Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- Tefsir, Kur’an’ın Fazileti
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 171978" data-attributes="member: 5987"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">FURKAN SÛRESİ</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">722 - İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ), "O gün zâlim kimse ellerini ısırıp: "Keşke Peygamberlerle berâber bir yol tutsaydım, vay başıma gelene, keşke falancayı dost edinmeseydim. And olsun ki beni, bana gelen Kur'ân'dan o saptırdı. Şeytan insanı yalnız ve yardımcısız bırakıyor" der" (Furkân 27-30) meâlindeki âyet hakkında şu açıklamayı yaptı: "Ayette zikri geçen zâlim Ukbe İbnu Ebi Muayt'tır. Zikri geçen dost (halil) da Ümeyye İbnu Halef'tir. Dostum Übeyy olduğu da söylenmiştir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">(Ayetin inişi bunlarla ilgilidir). Şöyle ki: Ukbe bir yemek hazırlayarak Kureyş'in eşrafını dâvet eder. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) da onların arasındadır. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), "Ukbe kelime-i tevhidi söylemedikçe, yemekten almayacağını" söyledi. Ukbe bu isteği yerine getirdi. Bunun üzerine dostu olan Ümeyye İbnu Halef veya Übeyy ona gelerek:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"- Sâbiî mi oldun?" dedi. Ukbe:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"- Hayır, ancak yemek yemeden evimden ayrılmasından utandım"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">diye cevap verdi. Übeyy:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"- Öyleyse, gidip onun yüzüne tükürmezsen ben de senden râzı olmayacağım!" dedi. Ukbe, bu talebe müsbet cevap vererek, isteneni yaptı. Ceza olarak Bedir günü yakalanıp idam edildi.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Bu rivayetin kaynağı asılda gösterilmemiştir. Ancak rivayeti mana olarak, Taberî Tefsir'inde (18, 6), İbnu Abbâs rivayeti olarak kaydeder. Ayrıca, El-Vahidî, Esb bu'n-Nüzül'da (s. 191); Suyüti, ed-Dürrü'l-Mensûr da (5, 68) kaydetmiştir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">723 - İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"- Hangi günah daha büyük?" diye sordum. Şu cevabı verdi:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">" Seni yaratmış olduğu halde Allah'a ortak koşmandır!"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"- Sonra hangisi gelir?" dedim.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">" Seninle beraber yiyecek korkusuyla çocuğunu öldürmendir!" dedi.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Ben tekrar:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"- Sonra ne gelir?" dedim.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">" Komşunun helâlliği ile zina etmen!"dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın bu sözlerine te'yiden şu mealdeki âyet nazil oldu:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"Onlar ki, Allah'ın yanına başka bir Tanrı daha (katıp) tapmazlar, Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar, zina etmezler. Kim bunlardan birini yaparsa cezaya çarpar" (Furkan 68).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Buharî, Tesfir, Furkân 2, Bakara 3, Edeb 20, Muharib'in 20, 46; Müslim,İman 141, (86); Ebu Davud, Talâk 50, (2310); Tirmizî, Tefsir, Furkân (3181).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">ŞUARA SÛRESİ</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">724 - İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Şu "Sen ilkin en yakın hısımlarını inzâr et" (Şuara 214) meâlindeki âyet indiği zaman, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm Safâ tepesi üzerine çıktı ve şöyle bağırmaya başladı: "Ey Benî Fihr!, Ey Benî Adiyy!" Bunlar Kureyş kabilesine mensup boylardı. Toplandılar.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Onlara Şöyle hitab etti:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">" Ben size, "şu vadide atlılar var, sizlere saldırmak istiyor"desem, beni tasdik eder misiniz?"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Hep beraber şu cevabı verdiler:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"- Evet, tasdik ederiz, şimdiye kadar hiç yalanına rastlamadık, hep doğru söyledin."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">" Öyleyse dinleyin!" dedi. "Önünüzde bekleyen şiddetli bir azabı sizehaber veriyorum."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Ebu Leheb atılıp:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"- Ey Muhammed, ey kuruyasıca! bizi bunun için mi çağırdın?" dedi.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Bunun üzerine: "Ebbu Leheb'in iki eli kurusun. Kendisi de kurudu..." diye başlayan Ebu Leheb suresi nazil oldu."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Buhârî Tefsir, Şuarâ 2, Cenâiz 98, Menâkıb 13; Müslim, İmân 355, (208); Tirmizî,Tefsir, Tebbet (3360).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">725 - İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ), "Şâirlere gelince, onlara da sapıklar uyar" (Şuarâ 224) meâlindeki âyet hakkında şunları söyledi: "Cenâb-ı Hakk, (kendilerine sapıklar uyar diye zemmettiği) şairlerden, "İman edip de iyi amel (ve hareket)de bulunanlar, Allah'ı çok zikredenler ve zulme uğratıldıklarından sonra öclerini alanlar..." (Şu'arâ 227) istisna edildiler."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Ebu Dâvud, Edeb 95, (5016).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">NEML SÛRESİ</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">726 - Ebü Hüreyre (radıyallahu anh) buyurdu ki: "Dabbetu'l-arz, berâberinde Hz. Müsa'nın asâsı ve Hz. Süleyman (aleyhimâ's-selam)'ın mühürü olduğu halde çıkar. Asâ ile mü'minlerin yüzünü cilalar, mührü de kâfırlerin burnuna basar. Öyle ki, sofra ehli toplanınca biri diğerine (yüzündeki parlaklıktan dolayı) "Ey mü'min!" der, diğeri de (öbürüne, burnundaki mühür damgası sebebiyle): "Ey kâfır!"der. (Yani mü'min de kâfir de yüzünden tanınır).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Tirmizî, Tefsir, Neml (3186).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">KASAS SURESİ</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">727 - Sâid İbnu Cübeyr anlatıyor: İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ)'a: "Hz. Musa iki müddetten hangisini ödedi`?" diye sordum da, bana şu cevabı verdi:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"O en çok, en güzel olanı ödedi (tamamladı). Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) söyledi mi yapardı."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Buharî, Şehâdât 28.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">728 - Ebu Hüreyre (radıyallahu anh), "(Ey Muhammed) Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin, ama Allah dilediğine hidayet verir" (Kasas 56) âyeti hakkında şunu söylemiştir: "Bu âyet Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın, amcası Ebu Talib'in İslâm'a girmesini ısrarla istemesi üzerine nazil oldu."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Müslim, İman 41 42, (25); Tirmizî, Tefsir, Kasas (3187).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">729 - İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ): "Herhalde o Kur'ân'ı (tilavetini, tebliğini ve mucibince amel etmeni) senin üzerine farz kılan (Allah), seni (yine) dönülecek yere döndürecektir..." (Kasas 85) meâlindeki âyette ifade edilen döndürülecek yerden maksadın Mekke olduğunu söylerdi."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Buhârî, Tefsir, Kasas 2.</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 171978, member: 5987"] [SIZE="4"][COLOR="DeepSkyBlue"]FURKAN SÛRESİ 722 - İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ), "O gün zâlim kimse ellerini ısırıp: "Keşke Peygamberlerle berâber bir yol tutsaydım, vay başıma gelene, keşke falancayı dost edinmeseydim. And olsun ki beni, bana gelen Kur'ân'dan o saptırdı. Şeytan insanı yalnız ve yardımcısız bırakıyor" der" (Furkân 27-30) meâlindeki âyet hakkında şu açıklamayı yaptı: "Ayette zikri geçen zâlim Ukbe İbnu Ebi Muayt'tır. Zikri geçen dost (halil) da Ümeyye İbnu Halef'tir. Dostum Übeyy olduğu da söylenmiştir. (Ayetin inişi bunlarla ilgilidir). Şöyle ki: Ukbe bir yemek hazırlayarak Kureyş'in eşrafını dâvet eder. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) da onların arasındadır. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), "Ukbe kelime-i tevhidi söylemedikçe, yemekten almayacağını" söyledi. Ukbe bu isteği yerine getirdi. Bunun üzerine dostu olan Ümeyye İbnu Halef veya Übeyy ona gelerek: "- Sâbiî mi oldun?" dedi. Ukbe: "- Hayır, ancak yemek yemeden evimden ayrılmasından utandım" diye cevap verdi. Übeyy: "- Öyleyse, gidip onun yüzüne tükürmezsen ben de senden râzı olmayacağım!" dedi. Ukbe, bu talebe müsbet cevap vererek, isteneni yaptı. Ceza olarak Bedir günü yakalanıp idam edildi. Bu rivayetin kaynağı asılda gösterilmemiştir. Ancak rivayeti mana olarak, Taberî Tefsir'inde (18, 6), İbnu Abbâs rivayeti olarak kaydeder. Ayrıca, El-Vahidî, Esb bu'n-Nüzül'da (s. 191); Suyüti, ed-Dürrü'l-Mensûr da (5, 68) kaydetmiştir. 723 - İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e: "- Hangi günah daha büyük?" diye sordum. Şu cevabı verdi: " Seni yaratmış olduğu halde Allah'a ortak koşmandır!" "- Sonra hangisi gelir?" dedim. " Seninle beraber yiyecek korkusuyla çocuğunu öldürmendir!" dedi. Ben tekrar: "- Sonra ne gelir?" dedim. " Komşunun helâlliği ile zina etmen!"dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın bu sözlerine te'yiden şu mealdeki âyet nazil oldu: "Onlar ki, Allah'ın yanına başka bir Tanrı daha (katıp) tapmazlar, Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar, zina etmezler. Kim bunlardan birini yaparsa cezaya çarpar" (Furkan 68). Buharî, Tesfir, Furkân 2, Bakara 3, Edeb 20, Muharib'in 20, 46; Müslim,İman 141, (86); Ebu Davud, Talâk 50, (2310); Tirmizî, Tefsir, Furkân (3181). ŞUARA SÛRESİ 724 - İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Şu "Sen ilkin en yakın hısımlarını inzâr et" (Şuara 214) meâlindeki âyet indiği zaman, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm Safâ tepesi üzerine çıktı ve şöyle bağırmaya başladı: "Ey Benî Fihr!, Ey Benî Adiyy!" Bunlar Kureyş kabilesine mensup boylardı. Toplandılar. Onlara Şöyle hitab etti: " Ben size, "şu vadide atlılar var, sizlere saldırmak istiyor"desem, beni tasdik eder misiniz?" Hep beraber şu cevabı verdiler: "- Evet, tasdik ederiz, şimdiye kadar hiç yalanına rastlamadık, hep doğru söyledin." " Öyleyse dinleyin!" dedi. "Önünüzde bekleyen şiddetli bir azabı sizehaber veriyorum." Ebu Leheb atılıp: "- Ey Muhammed, ey kuruyasıca! bizi bunun için mi çağırdın?" dedi. Bunun üzerine: "Ebbu Leheb'in iki eli kurusun. Kendisi de kurudu..." diye başlayan Ebu Leheb suresi nazil oldu." Buhârî Tefsir, Şuarâ 2, Cenâiz 98, Menâkıb 13; Müslim, İmân 355, (208); Tirmizî,Tefsir, Tebbet (3360). 725 - İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ), "Şâirlere gelince, onlara da sapıklar uyar" (Şuarâ 224) meâlindeki âyet hakkında şunları söyledi: "Cenâb-ı Hakk, (kendilerine sapıklar uyar diye zemmettiği) şairlerden, "İman edip de iyi amel (ve hareket)de bulunanlar, Allah'ı çok zikredenler ve zulme uğratıldıklarından sonra öclerini alanlar..." (Şu'arâ 227) istisna edildiler." Ebu Dâvud, Edeb 95, (5016). NEML SÛRESİ 726 - Ebü Hüreyre (radıyallahu anh) buyurdu ki: "Dabbetu'l-arz, berâberinde Hz. Müsa'nın asâsı ve Hz. Süleyman (aleyhimâ's-selam)'ın mühürü olduğu halde çıkar. Asâ ile mü'minlerin yüzünü cilalar, mührü de kâfırlerin burnuna basar. Öyle ki, sofra ehli toplanınca biri diğerine (yüzündeki parlaklıktan dolayı) "Ey mü'min!" der, diğeri de (öbürüne, burnundaki mühür damgası sebebiyle): "Ey kâfır!"der. (Yani mü'min de kâfir de yüzünden tanınır). Tirmizî, Tefsir, Neml (3186). KASAS SURESİ 727 - Sâid İbnu Cübeyr anlatıyor: İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ)'a: "Hz. Musa iki müddetten hangisini ödedi`?" diye sordum da, bana şu cevabı verdi: "O en çok, en güzel olanı ödedi (tamamladı). Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) söyledi mi yapardı." Buharî, Şehâdât 28. 728 - Ebu Hüreyre (radıyallahu anh), "(Ey Muhammed) Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin, ama Allah dilediğine hidayet verir" (Kasas 56) âyeti hakkında şunu söylemiştir: "Bu âyet Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın, amcası Ebu Talib'in İslâm'a girmesini ısrarla istemesi üzerine nazil oldu." Müslim, İman 41 42, (25); Tirmizî, Tefsir, Kasas (3187). 729 - İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ): "Herhalde o Kur'ân'ı (tilavetini, tebliğini ve mucibince amel etmeni) senin üzerine farz kılan (Allah), seni (yine) dönülecek yere döndürecektir..." (Kasas 85) meâlindeki âyette ifade edilen döndürülecek yerden maksadın Mekke olduğunu söylerdi." Buhârî, Tefsir, Kasas 2.[/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- Tefsir, Kur’an’ın Fazileti
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst