Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- Tefsir, Kur’an’ın Fazileti
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 171981" data-attributes="member: 5987"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid">SEBE SÛRESİ</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid">751 - Ferve İbnu Müseyrk (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e bir gün:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid">"- Ey Allah'ın Resûlü, kavminden yüz çevirenlere karşı, İslâm'ı benimseyenlerle bir olup mücadele edeyim mi?" diye sordum. Onlarla savaşma hususunda bana izin verdi ve beni emir tayin etti. Ben (Medine'den) ayrılınca:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid">" Gutayfî ne yaptı.?" diye benden sormuş. Kendisine, gittiğim söylenince hemen peşimden birisini göndererek beni geri çağırdı ve şu talimatı verdi:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid">" Kavmini İslâm'a davet et. Onlardan İslam gelenlerin Müslümanlığını kabul et. Kabul etmeyenler için savaşmakta acele etme, ben sana yeni bir emir gönderinceye kadar bekle."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid">Der ki: Sebe kavmi hakkındaki âyetler nâzil olmuştu. Bir adam sordu:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid">"- Ey Allah'ın Resûlü, Sebe de ne? Bir yer veya bir kadın mıdır?"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid">" Ne bir yer, ne de bir kadın değildir. Bilakis bir erkektir. On çocuklu bir Arap. Bu çocuklardan altısı Yemen cihetine gidip yerleşti, dördü de Şam cihetine gidip yerleşti. Şam tarafına gidenler Lahm, Cüzâm, Gassân ve Âmile kabilelerini ortaya çıkardılar. Yemen tarafına gidenler ise Ezd, Es'ariyyun, Hımyer, Kinde, Müzhic ve Enmâr halkını</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid">meydana getirdiler. "</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid">Bir adam:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid">" Enmâr da ne?" diye sordu.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid">" Enmâr, dedi, Has'am ve Becîle kabilelerinin mensup olduğu cemaattir."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid">Ebu Dâvud, Hurufve'l-Kırâ'ât 1, (3978); Tirmizî, Tefsir, Sebe, (3220).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid">752 - Hz. Ebü Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid">"Allahu Teâla Hazretleri semâda bir işin yapılmasına hükmetti mi, Rabb-i Teâla'nın sözüne ihtiramla, melâike (aleyhimüsselam) korku ile kanatlarını birbirine vururlar. Rabb Teâla nın işitilen sözü düz bir kaya üzerinde (hareket eden) zincirin sesi gibidir. Meleklerin kalplerinden korku açılınca (Cebrail ve Mikail gibi mukarreb meleklere):</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid">" Rabbiniz ne buyurdu?" diye sorarlar. Onlar da:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid">" Allah Teâlâ hazretleri hakkı söylemiştir. Zaten O, yüce ve uludur" derler. O'nun sözünü, kulak kabartan (şeytanlar gizlice) işitir. Kulak hırsızı şeytanlar (yerden göğe kadar) birbirlerinin üstünde (zincirleme) dizilmiş ve kulak hırsızlığına hazırlanmış bulunur. - Süfyan (İbnu Uyeyne) eliyle tarif etti: Parmaklarını önce (üst üste) dizdi, sonra açtı-(En üstteki, ilâhî kelamı işitir ve alttakine verir, o da kendi altındakine verir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid">Böylece gele gele sihirbaz ve kahinlerin diline kadar ulaşır. Bazan kelimeyi aşağıdakine vermeden önce bir şahap, şeytana ulaşır. Bazan şahap kendisine isabet etmezden önce kelimeyi aşağısındakine vermiş olur. (Sihirbaz ve kâhinler kendilerine bu şekilde ulaşan hırsızlama habere) yüz kadar da kendileri ilave ederek yalanlar düzerler.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid">Emr-i İlâhî yeryüzünde tahakkuk edince halk kendi arasında: "Bu işin olacağı bize daha önce falan falan günlerde haber verilmemiş miydi?" derler. Böylece, semada (kulak hırsız1ığı yoluyla) işitilmiş olan haber böylece tasdik edilir."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid">Buharî, Tefsir, Sebe 1, Hicr 1; Tirmizî, Tefsir, Sebe, (3221).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid">753 - İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: "Allahu Zülcelâl hazretleri vahiy suretiyle konuştuğu zaman sema ehli bir ses işitir ki bu, demir bir zincirin düz bir kaya üzerinde hareket etmesiyle çıkan çıngırak sesine benzer. Sema ehli bu sesi duyunca korku ve haşyetten bayılırlar. Cibril (aleyhi's-selam) kendilerine gelinceye kadar bu halde devam ederler. O gelince korku, kalplerinden açılır. Hemen: "Ey Cibril, Rabbiniz ne buyurdu?" diye sorarlar. O: "Hakkı söyledi" der. Sema ehli hep bir ağızdan: "el-Hak, el-Hak" diye söyleşirler.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid">Ebu Dâvud, Sünnet 22, (4738).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid">FÂTIR SÛRESİ</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid">754 - Ebu Saîd (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), "Sonra biz o kitabı kullarımızdan (beğenip) seçtiklerimize miras bıraktık. İşte onlardan kimi nefsine zulmedendir. Onların bâzısı mutedildir, onlardan bir kısmı da Allah'ın izniyle hayrat (ve hasenât yarışların)da öncü ol(up kazan)andır...!" (Fâtır, 32) âyeti hakkında şunu söyledi: "Bunların hepsi aynı makamdadır, hepsi de cennettedir."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid">Tirmizî, Tefsir, Melâike (Fâtır), (3223).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid">755 - İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ): "Onlar orada şöyle bağrışırlar: "Rabbimiz, bizi çıkar, yapmış olduğumuzdan bambaşka iyi amel (ve hareketler)de bulunacağız." Size, iyice düşünecek kimsenin düşünebileceğ'i, öğüt kabul edilebileceği kadar ömür vermedik mi? Size (azâb ile) korkutan da gelmişti. Şimdi tadın (o azâbı)! Artık zâlimler için hiçbir yardımcı yoktur" (Fâtır 37) âyetinde geçen "korkutan da gelmişti" ibâresinde kastedilen şeyin Kur'ân'la gelmiş olan Muhammed (aleyhissalâtu vesselâm) olduğunu söyledi."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid">(Rezin ilâvesidir, kaynağı bulunamamıştır.)</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrchid"></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 171981, member: 5987"] [SIZE="4"][COLOR="DarkOrchid"]SEBE SÛRESİ 751 - Ferve İbnu Müseyrk (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e bir gün: "- Ey Allah'ın Resûlü, kavminden yüz çevirenlere karşı, İslâm'ı benimseyenlerle bir olup mücadele edeyim mi?" diye sordum. Onlarla savaşma hususunda bana izin verdi ve beni emir tayin etti. Ben (Medine'den) ayrılınca: " Gutayfî ne yaptı.?" diye benden sormuş. Kendisine, gittiğim söylenince hemen peşimden birisini göndererek beni geri çağırdı ve şu talimatı verdi: " Kavmini İslâm'a davet et. Onlardan İslam gelenlerin Müslümanlığını kabul et. Kabul etmeyenler için savaşmakta acele etme, ben sana yeni bir emir gönderinceye kadar bekle." Der ki: Sebe kavmi hakkındaki âyetler nâzil olmuştu. Bir adam sordu: "- Ey Allah'ın Resûlü, Sebe de ne? Bir yer veya bir kadın mıdır?" " Ne bir yer, ne de bir kadın değildir. Bilakis bir erkektir. On çocuklu bir Arap. Bu çocuklardan altısı Yemen cihetine gidip yerleşti, dördü de Şam cihetine gidip yerleşti. Şam tarafına gidenler Lahm, Cüzâm, Gassân ve Âmile kabilelerini ortaya çıkardılar. Yemen tarafına gidenler ise Ezd, Es'ariyyun, Hımyer, Kinde, Müzhic ve Enmâr halkını meydana getirdiler. " Bir adam: " Enmâr da ne?" diye sordu. " Enmâr, dedi, Has'am ve Becîle kabilelerinin mensup olduğu cemaattir." Ebu Dâvud, Hurufve'l-Kırâ'ât 1, (3978); Tirmizî, Tefsir, Sebe, (3220). 752 - Hz. Ebü Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki: "Allahu Teâla Hazretleri semâda bir işin yapılmasına hükmetti mi, Rabb-i Teâla'nın sözüne ihtiramla, melâike (aleyhimüsselam) korku ile kanatlarını birbirine vururlar. Rabb Teâla nın işitilen sözü düz bir kaya üzerinde (hareket eden) zincirin sesi gibidir. Meleklerin kalplerinden korku açılınca (Cebrail ve Mikail gibi mukarreb meleklere): " Rabbiniz ne buyurdu?" diye sorarlar. Onlar da: " Allah Teâlâ hazretleri hakkı söylemiştir. Zaten O, yüce ve uludur" derler. O'nun sözünü, kulak kabartan (şeytanlar gizlice) işitir. Kulak hırsızı şeytanlar (yerden göğe kadar) birbirlerinin üstünde (zincirleme) dizilmiş ve kulak hırsızlığına hazırlanmış bulunur. - Süfyan (İbnu Uyeyne) eliyle tarif etti: Parmaklarını önce (üst üste) dizdi, sonra açtı-(En üstteki, ilâhî kelamı işitir ve alttakine verir, o da kendi altındakine verir. Böylece gele gele sihirbaz ve kahinlerin diline kadar ulaşır. Bazan kelimeyi aşağıdakine vermeden önce bir şahap, şeytana ulaşır. Bazan şahap kendisine isabet etmezden önce kelimeyi aşağısındakine vermiş olur. (Sihirbaz ve kâhinler kendilerine bu şekilde ulaşan hırsızlama habere) yüz kadar da kendileri ilave ederek yalanlar düzerler. Emr-i İlâhî yeryüzünde tahakkuk edince halk kendi arasında: "Bu işin olacağı bize daha önce falan falan günlerde haber verilmemiş miydi?" derler. Böylece, semada (kulak hırsız1ığı yoluyla) işitilmiş olan haber böylece tasdik edilir." Buharî, Tefsir, Sebe 1, Hicr 1; Tirmizî, Tefsir, Sebe, (3221). 753 - İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: "Allahu Zülcelâl hazretleri vahiy suretiyle konuştuğu zaman sema ehli bir ses işitir ki bu, demir bir zincirin düz bir kaya üzerinde hareket etmesiyle çıkan çıngırak sesine benzer. Sema ehli bu sesi duyunca korku ve haşyetten bayılırlar. Cibril (aleyhi's-selam) kendilerine gelinceye kadar bu halde devam ederler. O gelince korku, kalplerinden açılır. Hemen: "Ey Cibril, Rabbiniz ne buyurdu?" diye sorarlar. O: "Hakkı söyledi" der. Sema ehli hep bir ağızdan: "el-Hak, el-Hak" diye söyleşirler. Ebu Dâvud, Sünnet 22, (4738). FÂTIR SÛRESİ 754 - Ebu Saîd (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), "Sonra biz o kitabı kullarımızdan (beğenip) seçtiklerimize miras bıraktık. İşte onlardan kimi nefsine zulmedendir. Onların bâzısı mutedildir, onlardan bir kısmı da Allah'ın izniyle hayrat (ve hasenât yarışların)da öncü ol(up kazan)andır...!" (Fâtır, 32) âyeti hakkında şunu söyledi: "Bunların hepsi aynı makamdadır, hepsi de cennettedir." Tirmizî, Tefsir, Melâike (Fâtır), (3223). 755 - İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ): "Onlar orada şöyle bağrışırlar: "Rabbimiz, bizi çıkar, yapmış olduğumuzdan bambaşka iyi amel (ve hareketler)de bulunacağız." Size, iyice düşünecek kimsenin düşünebileceğ'i, öğüt kabul edilebileceği kadar ömür vermedik mi? Size (azâb ile) korkutan da gelmişti. Şimdi tadın (o azâbı)! Artık zâlimler için hiçbir yardımcı yoktur" (Fâtır 37) âyetinde geçen "korkutan da gelmişti" ibâresinde kastedilen şeyin Kur'ân'la gelmiş olan Muhammed (aleyhissalâtu vesselâm) olduğunu söyledi." (Rezin ilâvesidir, kaynağı bulunamamıştır.) [/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- Tefsir, Kur’an’ın Fazileti
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst