Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- Tefsir, Kur’an’ın Fazileti
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 171982" data-attributes="member: 5987"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed">YÂ-SÍN SÛRESİ</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed">756 - Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki: "Her şeyin bir kalbi vardır. Kur'ân'ın kalbi de Yâ-Sîn'dir. Kim bu sureyi okursa, Cenab-ı Hakk, bu okuması sebebiyle kendisine, Kur'ân-ı Kerim'i -Yâ-Sîn hariç- on kere okumuş sevabını verir. "</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed">Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân 7, (2889).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed">757 - Ebu Saîdi'l-Hudri (radıyallahu anh) anlatıyor: Benî Seleme Medine'nin uzakça bir kenarında meskün idi. Mescid-i Nebevi'nin yakınlarına taşınmak istediler. Bunun üzerine şu meâldeki âyet indi:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed">"Şüphesiz ölüleri dirilten, işlediklerini ve eserlerini yazan biziz. Herşeyi apaçık bir kitapta saymışızdır" (Yâ-Sîn, 11). Resûlullah (aleyhissàlâtu vesselâm): "Ayak izleriniz (sevap olarak) yazılıyor" dedi.Yerlerinde kaldılar."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed">Tirmizî, Tefsir, Yâ-Sîn, (3224).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed">758 - İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Antakya şehrinde fıravunlardan bir fıravun vardı. Allahu Teâla Hazretleri ora halkına elçiler gönderdi. Bunlar üç kişiydiler. İkisi önce geldi, bunları yalanladılar. Allah bunları bir üçüncüyle takviye etti. Elçiler, onları hakka çağırıp, emredilen şeyleri açıklayıp, dinlerinin bâtıl olduğunu söyledikleri vakit; peygamberlere: "Biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık, vazgeçmezseniz sizi mutlaka taşlarız. Bizden size muhakkak acıklı bir işkence de dokunur" dediler. Peygamberler de: "Sizin uğursuzluğunuz (musibetleriniz), dediler, kendi beraberinizdedir. Size nasihat edilirse mi? Hayır, siz haddi aşıp taşanlar gürûhusunuz.." (Yâ-Sîn 18-19).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed">Rezîn ilavesidir. Bu mânâda bir rivayet Taberî Tefsiri'nde gelmiştir (22,101).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed">759 - İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ): "O şehrin en uç, (kenar)ından koşarak bir adam geldi: "Ey kavmim, dedi, uyun o gönderilmiş olanlara; uyun sizden hiçbir ücret istemeyen o kimselere. Onlar hidayete ermiş (zâtlar)dır. Ben beni yaratana neden kulluk etmiyecekmişim? Siz (hepiniz) ancak ona döndürü(lüp götürü)leceksiniz. Ben O'ndan başka tanrılar edinir miyim? Eğer O çok esirgeyici (Allah), bana bir zarar (yapmak) isterse onların (iddia ettiğiniz) şefaati bana hiçbir fâide vermez. Onlar beni asla kurtaramazlar. Şüphesiz ben o takdirde mutlak apaçık bir sapıklık içindeyim (demek)dir. Gerçek, ben Rabbinize iman ettim. İşte bunu benden duyun. (Ona): Gir cennete, denildi. (O da): Ne olurdu dedi, kavmim bilselerdi, Rabbimin beni bağışladığını, beni (cennetle ikrâm) edilenlerden kıldığını"(Yâ-Sîn, 20-27) meâlindeki âyetler hakkında şu açıklamada bulundu: "Bu zât hayatında da, ölümünde de kavmine nasihatta bulundu."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed">Rezin ilâvesidir, kaynağı bulunamamıştır.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed">760 - Ebu Zerr (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ben Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte, mescidde idim, o sırada güneş batıyordu. Bana:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed">" Ey Ebu Zerr, biliyor musun güneş nereye gidiyor?" diye sordu.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed">"- Allah ve Resûlü, daha iyi bilir" dedim.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed">"- Arşın altında secde etmeye gidiyor. (Secde için önce) izin ister. Kendisine izin verilir. Secde ettiği halde kendisinden bunun kabul edilmeyeceği zaman yakındır. O zaman izin ister fakat verilmez, kendisine: "Geldiğin yere dön ve battığın yerden doğ" denir. işte bunu şu ayet ifade etmektedir: "Güneş de (ilâhî bir âyettir ki) müstekarrına (duracağı zamana) kadar cereyan etmektedir..." (Yâ-Sîn, 38). Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ilâve etti:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed">" Bu (durma hadisesi) ne zamandır, bilir misin? Bu, kişiye imânının fayda vermeyeceği, artık inançsız hâle geldiği zamandır."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed">Buhârî, Tefsir,Yâsin 1, Bed'ü'l-halk 4, Tevhid 22, 23; Müslim, İmân 250 (159); Tirmizî, Tefsir, Yâsin,(3225).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed">SAFFAT SÛRESİ</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed">761 - Semüre İbnu Cündeb (radıyallahu anh), "(Nuh'un) zürriyetini (yeryüzünde) devamlı kalanların ta kendileri kıldık" (Saffât, 77) meâlindeki âyetle ilgili şu açıklamayı rivayet etti: "Bunlar Hâm, Sâm ve Rüm'un atası Yâfes'dir."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed">Tirmizî, Tefsir, Saffat, (3228-3229).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed">762 - İbnu Abbas ve İbnu Mes'ud (radıyallahu anhüm)'dan rivayet edildiğine göre, bunlar, "İlyâs'ın İdris (aleyhi's-selam) olduğunu" söylüyorlardı. İbnu Mes'ud (radıyallahu anh), âyeti şeklinde okumuştur (Saffât, 130).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed">Rezin'in ilavesidir. İbnu Kesir bunu, İbnu Ebî Hatim'in rivayeti olarak kaydetmiştir (6, 33).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed">763 - Ubey İbnu Kâ'b (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e şu âyetten sordum: "Onu (Yunus'u) yüz bin veya daha çok kişiye peygamber gönderdik" (Saffât,147). Bana: "Onlar yirmi bin fazlaydılar" diye cevap verdi."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed">Tirmizî, Tefsir, Saffât, (3227).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed">764 - İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ), "Biziz o saf saf dizilenler, mutlak biz" (Saffât,165) meâlindeki âyetle ilgili olarak demiştir ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed">"Melâike, Rablerinin yanında, tesbih ederken saf saf olurlar."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed">Rezîn ilavesidir. Bu mânâda bir rivayet Taberî Tefsiri'nde gelmiştir. (23, 67). Müslim'in bir rivayeti de bu mânâyı te'yid eder (Mesâcid 4, (522).</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 171982, member: 5987"] [SIZE="4"][COLOR="DarkRed"]YÂ-SÍN SÛRESİ 756 - Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki: "Her şeyin bir kalbi vardır. Kur'ân'ın kalbi de Yâ-Sîn'dir. Kim bu sureyi okursa, Cenab-ı Hakk, bu okuması sebebiyle kendisine, Kur'ân-ı Kerim'i -Yâ-Sîn hariç- on kere okumuş sevabını verir. " Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân 7, (2889). 757 - Ebu Saîdi'l-Hudri (radıyallahu anh) anlatıyor: Benî Seleme Medine'nin uzakça bir kenarında meskün idi. Mescid-i Nebevi'nin yakınlarına taşınmak istediler. Bunun üzerine şu meâldeki âyet indi: "Şüphesiz ölüleri dirilten, işlediklerini ve eserlerini yazan biziz. Herşeyi apaçık bir kitapta saymışızdır" (Yâ-Sîn, 11). Resûlullah (aleyhissàlâtu vesselâm): "Ayak izleriniz (sevap olarak) yazılıyor" dedi.Yerlerinde kaldılar." Tirmizî, Tefsir, Yâ-Sîn, (3224). 758 - İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Antakya şehrinde fıravunlardan bir fıravun vardı. Allahu Teâla Hazretleri ora halkına elçiler gönderdi. Bunlar üç kişiydiler. İkisi önce geldi, bunları yalanladılar. Allah bunları bir üçüncüyle takviye etti. Elçiler, onları hakka çağırıp, emredilen şeyleri açıklayıp, dinlerinin bâtıl olduğunu söyledikleri vakit; peygamberlere: "Biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık, vazgeçmezseniz sizi mutlaka taşlarız. Bizden size muhakkak acıklı bir işkence de dokunur" dediler. Peygamberler de: "Sizin uğursuzluğunuz (musibetleriniz), dediler, kendi beraberinizdedir. Size nasihat edilirse mi? Hayır, siz haddi aşıp taşanlar gürûhusunuz.." (Yâ-Sîn 18-19). Rezîn ilavesidir. Bu mânâda bir rivayet Taberî Tefsiri'nde gelmiştir (22,101). 759 - İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ): "O şehrin en uç, (kenar)ından koşarak bir adam geldi: "Ey kavmim, dedi, uyun o gönderilmiş olanlara; uyun sizden hiçbir ücret istemeyen o kimselere. Onlar hidayete ermiş (zâtlar)dır. Ben beni yaratana neden kulluk etmiyecekmişim? Siz (hepiniz) ancak ona döndürü(lüp götürü)leceksiniz. Ben O'ndan başka tanrılar edinir miyim? Eğer O çok esirgeyici (Allah), bana bir zarar (yapmak) isterse onların (iddia ettiğiniz) şefaati bana hiçbir fâide vermez. Onlar beni asla kurtaramazlar. Şüphesiz ben o takdirde mutlak apaçık bir sapıklık içindeyim (demek)dir. Gerçek, ben Rabbinize iman ettim. İşte bunu benden duyun. (Ona): Gir cennete, denildi. (O da): Ne olurdu dedi, kavmim bilselerdi, Rabbimin beni bağışladığını, beni (cennetle ikrâm) edilenlerden kıldığını"(Yâ-Sîn, 20-27) meâlindeki âyetler hakkında şu açıklamada bulundu: "Bu zât hayatında da, ölümünde de kavmine nasihatta bulundu." Rezin ilâvesidir, kaynağı bulunamamıştır. 760 - Ebu Zerr (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ben Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte, mescidde idim, o sırada güneş batıyordu. Bana: " Ey Ebu Zerr, biliyor musun güneş nereye gidiyor?" diye sordu. "- Allah ve Resûlü, daha iyi bilir" dedim. "- Arşın altında secde etmeye gidiyor. (Secde için önce) izin ister. Kendisine izin verilir. Secde ettiği halde kendisinden bunun kabul edilmeyeceği zaman yakındır. O zaman izin ister fakat verilmez, kendisine: "Geldiğin yere dön ve battığın yerden doğ" denir. işte bunu şu ayet ifade etmektedir: "Güneş de (ilâhî bir âyettir ki) müstekarrına (duracağı zamana) kadar cereyan etmektedir..." (Yâ-Sîn, 38). Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ilâve etti: " Bu (durma hadisesi) ne zamandır, bilir misin? Bu, kişiye imânının fayda vermeyeceği, artık inançsız hâle geldiği zamandır." Buhârî, Tefsir,Yâsin 1, Bed'ü'l-halk 4, Tevhid 22, 23; Müslim, İmân 250 (159); Tirmizî, Tefsir, Yâsin,(3225). SAFFAT SÛRESİ 761 - Semüre İbnu Cündeb (radıyallahu anh), "(Nuh'un) zürriyetini (yeryüzünde) devamlı kalanların ta kendileri kıldık" (Saffât, 77) meâlindeki âyetle ilgili şu açıklamayı rivayet etti: "Bunlar Hâm, Sâm ve Rüm'un atası Yâfes'dir." Tirmizî, Tefsir, Saffat, (3228-3229). 762 - İbnu Abbas ve İbnu Mes'ud (radıyallahu anhüm)'dan rivayet edildiğine göre, bunlar, "İlyâs'ın İdris (aleyhi's-selam) olduğunu" söylüyorlardı. İbnu Mes'ud (radıyallahu anh), âyeti şeklinde okumuştur (Saffât, 130). Rezin'in ilavesidir. İbnu Kesir bunu, İbnu Ebî Hatim'in rivayeti olarak kaydetmiştir (6, 33). 763 - Ubey İbnu Kâ'b (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e şu âyetten sordum: "Onu (Yunus'u) yüz bin veya daha çok kişiye peygamber gönderdik" (Saffât,147). Bana: "Onlar yirmi bin fazlaydılar" diye cevap verdi." Tirmizî, Tefsir, Saffât, (3227). 764 - İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ), "Biziz o saf saf dizilenler, mutlak biz" (Saffât,165) meâlindeki âyetle ilgili olarak demiştir ki: "Melâike, Rablerinin yanında, tesbih ederken saf saf olurlar." Rezîn ilavesidir. Bu mânâda bir rivayet Taberî Tefsiri'nde gelmiştir. (23, 67). Müslim'in bir rivayeti de bu mânâyı te'yid eder (Mesâcid 4, (522).[/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- Tefsir, Kur’an’ın Fazileti
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst