Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- Tefsir, Kur’an’ın Fazileti
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 171985" data-attributes="member: 5987"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">HÂ-MÍM el-MÜ'MİN SURESİ</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">771 - Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Her kim akşam olunca Hâ-mim el-Mü'min süresini baştan, 3. (dahil) âyetine kadar ve âyete'l-Kürsîyi okuyacak olursa bu iki Kur'ân kıraati sayesinde sabaha kadar muhafaza olunur. Kim de aynı şeyleri sabahleyin okursa onlar sâyesinde akşama kadar muhafaza edilirler."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân 2, (2882).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">772 - Alâ İbnu Ziyâd'ın anlattığına göre, cehennemi zikrederken bir adam kendisine:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">"- Niye milleti ümidsizliğe sevkediyorsun?" diye müdahale etti. O da:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">"- Allahu Tealâ: "Ey kendilerine kötülük edip aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin. Doğrusu Allah günahların hepsini bağışlar. Çünkü O, bağışlayandır, merhametlidir" (Zümer, 53) ve: "...Aşırı gidenlerin ateşlikler olduklarında şüphe yoktur" (Mü'min 43) buyurmuş olunca, ben ümidsizliğe düşürebilirim. Ne var ki, siz kötü amellerinize rağmen cennetle müjdelenmekten hoşlanıyorsunuz. Halbuki Allah, Muhammed (aleyhissalâtu vesselâm)'i itaat edenler için cennetle müjdelemek, isyan edenler için de cehennemle korkutmak üzere gönderdi." dedi.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">Buhârî, Tefsir, Hâ-mim el-Mü'min 1. Hadis muallâktır.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">FUSSİLET SÛRESİ</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">773 - İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: "Kâ'be'nin yanında ikisi Sakifli, biri de Kureyşli veya ikisi Kureyşli biri Sakifli üç kişi biraraya geldi. Bunlar göbek yağları fazla, anlayışları kıt kimselerdi. Birisi:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">" Ne konuştuğumuzu Allah işitiyor mudur, ne dersiniz?" diye bir lâf attı. Bir diğeri:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">Sesli konuşursak işitir, gizli konuşursak işitmez olmalı" dedi. Üçüncü de:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">Sesli konuşmamızı işitiyorsa, gizli konuşmamızı da işitiyordur" dedi. Bunun üzerine şu âyet nâzil oldu:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">"Siz, ne kulaklarınız, ne gözleriniz, ne de derileriniz kendi aleyhinize şahidlik eder diye (düşünüp) sakınmadınız. Bilakis Allah yapmakta oduklarınızın birçoğunu bilmez sandınız. Rabbinize karşı beslediğ'iniz şu zannınız (yok mu?) İşte sizi o helâk etti. Bu yüzden hüsrâna düşenlerden oldunuz" (Fussilet, 22-23).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">Buhârî,Hâ-mim Secde Fussilet 1, 2, Tevhid 41; Müslim, Sıfatul-Münâfıkun 5; Tirmizî, Tefsir, Hâ-mim es-Secde (Fussilet) (3245).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">774 - Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Rabbimiz Allah'tır deyip de sonra doğru yolda gidenler var ya! Onların üzerlerine "Korkmayın tasalanmayın, vaadolunduğunuz cennetle sevinin!" diye diye melekler inecektir.." (Fussilet, 30) meâlindeki âyeti okudu ve şöyle buyurdu: "İnsanlar, bunu hep söylediler. Ancak, sonradan ekserisi küfre düştü, kim bu söz üzere ölürse, o kimse istikaımeti doğru olanlardandır."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">Tirmizî, Tefsir, Hâ-Mim, Secde (Fussilet) (3247).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">775 - İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ), "Ne (her) iyilik, ne de (her) kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel yol ne ise onunla önle. O zaman görürsün ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse bile, sanki yakın dost(un olmuş)tur. Bu (en güzel haslete), sabredenlerden başkası kavuşturulmaz. Buna büyük bir hisseye mâlik olandan gayrisi eriştirilmez" (Fussilet,34-35) âyetiyle ilgili olarak şu açıklamayı yaptı: "(Ayette kastedilen en iyi yol) öfke anındaki sabır, kötülüğe maruz kalındığı andaki aftır. İnsanlar bunları yaptıkları takdirde, Allah onları korur, düşmanları da kendilerine eğilir. Sanki samimi dost olur."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">Buharî, Tefsir, Hâ-mim, es-Secde (Fussilet) 1.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">HÂ-MİM-AYN-SİN-KAF SURESİ</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">776 - İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlattığına göre, kendisine: "Ey Muhammed de ki: "Ben sizden (tebliğ hizmetine) mukâbil yakınlara sevgiden başka bir ücret istemem" (Ha-mim-Ayn-Sin Kaf (Şura, 23) âyetinde geçen "yakınlar" hususunda soruldu. Saîd İbnu Cübeyr atılarak: "Âl-i Muhammed'in yakınları"diye cevap verdi. İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ): "Acele ettin, Kureyş'in her koluna mutlaka Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın bir akrabalığı var, ondan maksad "Sizin, aramızdaki akrabalığın hakkını vermenizi dilerim" demesidir" der.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">Buharî, Tefsir, Hâ-Mim-Ayn-Sin-Kaf (Şüra) 1; Tirmizî, Tefsir, Şüra, (3248).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">ZUHRUF SURESİ</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">777 - İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ), "Eğer (bütün) insanlar (küfre imrenecek) bir tek ümmet hâline gelmeyecek olsalardı o çok esirgeyen (Allah)'a küfreden kimselerin evlerinin tavanlarını, üstünden çıkacakları merdivenleri, odalarının kapılarını, üzerine yaslanacakları tahtları hep gümüşten yapardık!" (Zuhruf, 33-34) âyeti hakkında şu açıklamayı yaptı: Yani: "İnsanların tamamını küffâr kılmayacak olsam, küffârın evlerine gümüşten tavan, gümüşten merdiven, gümüşten tahtlar yapardım."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">Buharî, Tefsir, Zuhruf 1. (Hadis muallaktır).</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 171985, member: 5987"] [SIZE="4"][COLOR="Sienna"]HÂ-MÍM el-MÜ'MİN SURESİ 771 - Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Her kim akşam olunca Hâ-mim el-Mü'min süresini baştan, 3. (dahil) âyetine kadar ve âyete'l-Kürsîyi okuyacak olursa bu iki Kur'ân kıraati sayesinde sabaha kadar muhafaza olunur. Kim de aynı şeyleri sabahleyin okursa onlar sâyesinde akşama kadar muhafaza edilirler." Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân 2, (2882). 772 - Alâ İbnu Ziyâd'ın anlattığına göre, cehennemi zikrederken bir adam kendisine: "- Niye milleti ümidsizliğe sevkediyorsun?" diye müdahale etti. O da: "- Allahu Tealâ: "Ey kendilerine kötülük edip aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin. Doğrusu Allah günahların hepsini bağışlar. Çünkü O, bağışlayandır, merhametlidir" (Zümer, 53) ve: "...Aşırı gidenlerin ateşlikler olduklarında şüphe yoktur" (Mü'min 43) buyurmuş olunca, ben ümidsizliğe düşürebilirim. Ne var ki, siz kötü amellerinize rağmen cennetle müjdelenmekten hoşlanıyorsunuz. Halbuki Allah, Muhammed (aleyhissalâtu vesselâm)'i itaat edenler için cennetle müjdelemek, isyan edenler için de cehennemle korkutmak üzere gönderdi." dedi. Buhârî, Tefsir, Hâ-mim el-Mü'min 1. Hadis muallâktır. FUSSİLET SÛRESİ 773 - İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: "Kâ'be'nin yanında ikisi Sakifli, biri de Kureyşli veya ikisi Kureyşli biri Sakifli üç kişi biraraya geldi. Bunlar göbek yağları fazla, anlayışları kıt kimselerdi. Birisi: " Ne konuştuğumuzu Allah işitiyor mudur, ne dersiniz?" diye bir lâf attı. Bir diğeri: Sesli konuşursak işitir, gizli konuşursak işitmez olmalı" dedi. Üçüncü de: Sesli konuşmamızı işitiyorsa, gizli konuşmamızı da işitiyordur" dedi. Bunun üzerine şu âyet nâzil oldu: "Siz, ne kulaklarınız, ne gözleriniz, ne de derileriniz kendi aleyhinize şahidlik eder diye (düşünüp) sakınmadınız. Bilakis Allah yapmakta oduklarınızın birçoğunu bilmez sandınız. Rabbinize karşı beslediğ'iniz şu zannınız (yok mu?) İşte sizi o helâk etti. Bu yüzden hüsrâna düşenlerden oldunuz" (Fussilet, 22-23). Buhârî,Hâ-mim Secde Fussilet 1, 2, Tevhid 41; Müslim, Sıfatul-Münâfıkun 5; Tirmizî, Tefsir, Hâ-mim es-Secde (Fussilet) (3245). 774 - Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Rabbimiz Allah'tır deyip de sonra doğru yolda gidenler var ya! Onların üzerlerine "Korkmayın tasalanmayın, vaadolunduğunuz cennetle sevinin!" diye diye melekler inecektir.." (Fussilet, 30) meâlindeki âyeti okudu ve şöyle buyurdu: "İnsanlar, bunu hep söylediler. Ancak, sonradan ekserisi küfre düştü, kim bu söz üzere ölürse, o kimse istikaımeti doğru olanlardandır." Tirmizî, Tefsir, Hâ-Mim, Secde (Fussilet) (3247). 775 - İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ), "Ne (her) iyilik, ne de (her) kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel yol ne ise onunla önle. O zaman görürsün ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse bile, sanki yakın dost(un olmuş)tur. Bu (en güzel haslete), sabredenlerden başkası kavuşturulmaz. Buna büyük bir hisseye mâlik olandan gayrisi eriştirilmez" (Fussilet,34-35) âyetiyle ilgili olarak şu açıklamayı yaptı: "(Ayette kastedilen en iyi yol) öfke anındaki sabır, kötülüğe maruz kalındığı andaki aftır. İnsanlar bunları yaptıkları takdirde, Allah onları korur, düşmanları da kendilerine eğilir. Sanki samimi dost olur." Buharî, Tefsir, Hâ-mim, es-Secde (Fussilet) 1. HÂ-MİM-AYN-SİN-KAF SURESİ 776 - İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlattığına göre, kendisine: "Ey Muhammed de ki: "Ben sizden (tebliğ hizmetine) mukâbil yakınlara sevgiden başka bir ücret istemem" (Ha-mim-Ayn-Sin Kaf (Şura, 23) âyetinde geçen "yakınlar" hususunda soruldu. Saîd İbnu Cübeyr atılarak: "Âl-i Muhammed'in yakınları"diye cevap verdi. İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ): "Acele ettin, Kureyş'in her koluna mutlaka Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın bir akrabalığı var, ondan maksad "Sizin, aramızdaki akrabalığın hakkını vermenizi dilerim" demesidir" der. Buharî, Tefsir, Hâ-Mim-Ayn-Sin-Kaf (Şüra) 1; Tirmizî, Tefsir, Şüra, (3248). ZUHRUF SURESİ 777 - İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ), "Eğer (bütün) insanlar (küfre imrenecek) bir tek ümmet hâline gelmeyecek olsalardı o çok esirgeyen (Allah)'a küfreden kimselerin evlerinin tavanlarını, üstünden çıkacakları merdivenleri, odalarının kapılarını, üzerine yaslanacakları tahtları hep gümüşten yapardık!" (Zuhruf, 33-34) âyeti hakkında şu açıklamayı yaptı: Yani: "İnsanların tamamını küffâr kılmayacak olsam, küffârın evlerine gümüşten tavan, gümüşten merdiven, gümüşten tahtlar yapardım." Buharî, Tefsir, Zuhruf 1. (Hadis muallaktır).[/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- Tefsir, Kur’an’ın Fazileti
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst