Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- Tefsir, Kur’an’ın Fazileti
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 171991" data-attributes="member: 5987"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">MÜCÂDELE SURESİ</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">815 - Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) buyurdu ki: "Hamd o Allah'adır ki, bütün sesleri işitir. Israrcı (mücâdeleci) kadın Havle, Hz.Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'i evinin yanında buldu. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a birşeyler söylüyordu. Azna ne söylediğini işitmiyordum. Cenab-ı Hakk şu âyeti indirdi:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">"(Habibim) Zevci hakkında seninle direşip duran (nihayet hâlinden) Allah'a şikâyet etmekte olan (kadın)ın sözünü umulduğu veçhile Allah dinlemiştir. Allah sizin konuşmanızı zâten işitiyordu. Çünkü Allah hakkıyla işitici, kemâliyle görücüdür" (Mücâdele 1).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">Buharî, Tevhid 9; Nesâî, Talâk 33, (6,168); İbnu Mâce, Talâk 25, (2063).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">816 - Havle bintu Mâlik İbni Sa'lebe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Kocam Evs İbnu's-Sâmit bana zıhârda bulunmuştu. Derhal Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e şikayete geldim.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a durumu arzedince bana: "Allah'tan kork, o senin amcaoğlundur" diye onun hakkında beni iknâya çalışıyordu. Ben ısrarıma devam ettim. Derken âyet nazil oldu. "(Habibim) zevci hakkında seninle direşip duran (nihayet hâlinden) Allah'aşikayet etmekte olan kadının sözünü umduğu veçhile Allah dinlemiştir..." (Mücadele,1).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">Vahiy üzerine Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">" Kocan bir köle âzâd eder" buyurdu. Ben:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">"- Onun kölesi yok!" dedim. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm):</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">" Öyleyse ard arda iki ay oruç tutar" dedi. Ben tekrar:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">"- Ey Allah'ın Resülü, kocam çok yaşlıdır, oruca tahammül edemez!" dedim.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">" Öyleyse,dedi, altmış fakir doyursun!"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">"- Onun elinde, dedim, sadaka olarak verecek hiçbir şeyi yok, (nasıl altmış fakir doyuracak?)"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">" Öyleyse, dedi, ona ben yardım edeyim. Şu bir arak hurmayı al götür!"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">"- Ey Allah'ın Resülü, dedim, diğer bir arak'ı da ben verip ona yardım edeyim."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">" Güzel söyledin, dedi, git bunlarla ona bedel altmış fakiri doyur. Sonra da (eski nikâhınla) amcaoğluna dön!"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">Râvi bir arakın altmış sa' miktarında bir ölçek olduğunu belirtti.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">Ebü Dâvud, Talâk 17, (2214).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">817 - Ali İbnu Ebî Talib (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ey iman edenler, siz Peygambere mahrem bir şey arzetmek istediğiniz vakit bu mahrem konuşmanızdan evvel sadaka verin. Bu sizin için daha hayırlı, daha temizdir. Fakat bulamazsanız Şüphe yok ki Allah çok mağfiret edici, çok esirgeyicidir" (Mücâdele, 12) meâlindeki ayet nazil olduğu zaman Hz. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bana:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">" (Bu sadakanın) bir dinar olmasına ne dersin?" diye sordu. Ben:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">"- Bu miktar çoktur, tâkat getiremezler" dedim.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">" Yarım dinara ne dersin?" dedi.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">"- Ona da takat getiremezler" dedim.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">" Öyleyse ne kadar o1sun?" dedi.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">"- Bir kıl (ağırlığında altın) miktarı" dedim.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">" Sen de pek parasızsınl" dedi.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">Bunun üzerine şu âyet indi:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">"Mahrem konuşmanızdan evvel sadakalar vereceğinizden korktunuz mu? Çünkü işte yapmadınız. (Bununla beraber) Allah sizin tevbelerinizi kabul etti. O halde namazı kılın. Zekatı verin. Allah ve Peygamberine (diğer emirlerinde de) itaat edin. Allah ne</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">yaparsanız hakkıyla haberdârdır" (Mücâdele,13).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">Hz. Ali (radıyallahu anh) der ki: "Allah, benim sebebimle bu ümmetin mükellefıyetini hafıfletti."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">Tirmizî, Tefsir, Mücâdele, (3297).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">818 - Hz. Ali (radıyallahu anh) der ki: "Bu âyet ile benden başkası amel etmedi."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Orange">Rezîn'in ilavesidir. İbnu Kesir kaydetmiştir (4, 326).</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 171991, member: 5987"] [SIZE="4"][COLOR="Orange"] MÜCÂDELE SURESİ 815 - Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) buyurdu ki: "Hamd o Allah'adır ki, bütün sesleri işitir. Israrcı (mücâdeleci) kadın Havle, Hz.Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'i evinin yanında buldu. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a birşeyler söylüyordu. Azna ne söylediğini işitmiyordum. Cenab-ı Hakk şu âyeti indirdi: "(Habibim) Zevci hakkında seninle direşip duran (nihayet hâlinden) Allah'a şikâyet etmekte olan (kadın)ın sözünü umulduğu veçhile Allah dinlemiştir. Allah sizin konuşmanızı zâten işitiyordu. Çünkü Allah hakkıyla işitici, kemâliyle görücüdür" (Mücâdele 1). Buharî, Tevhid 9; Nesâî, Talâk 33, (6,168); İbnu Mâce, Talâk 25, (2063). 816 - Havle bintu Mâlik İbni Sa'lebe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Kocam Evs İbnu's-Sâmit bana zıhârda bulunmuştu. Derhal Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e şikayete geldim. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a durumu arzedince bana: "Allah'tan kork, o senin amcaoğlundur" diye onun hakkında beni iknâya çalışıyordu. Ben ısrarıma devam ettim. Derken âyet nazil oldu. "(Habibim) zevci hakkında seninle direşip duran (nihayet hâlinden) Allah'aşikayet etmekte olan kadının sözünü umduğu veçhile Allah dinlemiştir..." (Mücadele,1). Vahiy üzerine Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): " Kocan bir köle âzâd eder" buyurdu. Ben: "- Onun kölesi yok!" dedim. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm): " Öyleyse ard arda iki ay oruç tutar" dedi. Ben tekrar: "- Ey Allah'ın Resülü, kocam çok yaşlıdır, oruca tahammül edemez!" dedim. " Öyleyse,dedi, altmış fakir doyursun!" "- Onun elinde, dedim, sadaka olarak verecek hiçbir şeyi yok, (nasıl altmış fakir doyuracak?)" " Öyleyse, dedi, ona ben yardım edeyim. Şu bir arak hurmayı al götür!" "- Ey Allah'ın Resülü, dedim, diğer bir arak'ı da ben verip ona yardım edeyim." " Güzel söyledin, dedi, git bunlarla ona bedel altmış fakiri doyur. Sonra da (eski nikâhınla) amcaoğluna dön!" Râvi bir arakın altmış sa' miktarında bir ölçek olduğunu belirtti. Ebü Dâvud, Talâk 17, (2214). 817 - Ali İbnu Ebî Talib (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ey iman edenler, siz Peygambere mahrem bir şey arzetmek istediğiniz vakit bu mahrem konuşmanızdan evvel sadaka verin. Bu sizin için daha hayırlı, daha temizdir. Fakat bulamazsanız Şüphe yok ki Allah çok mağfiret edici, çok esirgeyicidir" (Mücâdele, 12) meâlindeki ayet nazil olduğu zaman Hz. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bana: " (Bu sadakanın) bir dinar olmasına ne dersin?" diye sordu. Ben: "- Bu miktar çoktur, tâkat getiremezler" dedim. " Yarım dinara ne dersin?" dedi. "- Ona da takat getiremezler" dedim. " Öyleyse ne kadar o1sun?" dedi. "- Bir kıl (ağırlığında altın) miktarı" dedim. " Sen de pek parasızsınl" dedi. Bunun üzerine şu âyet indi: "Mahrem konuşmanızdan evvel sadakalar vereceğinizden korktunuz mu? Çünkü işte yapmadınız. (Bununla beraber) Allah sizin tevbelerinizi kabul etti. O halde namazı kılın. Zekatı verin. Allah ve Peygamberine (diğer emirlerinde de) itaat edin. Allah ne yaparsanız hakkıyla haberdârdır" (Mücâdele,13). Hz. Ali (radıyallahu anh) der ki: "Allah, benim sebebimle bu ümmetin mükellefıyetini hafıfletti." Tirmizî, Tefsir, Mücâdele, (3297). 818 - Hz. Ali (radıyallahu anh) der ki: "Bu âyet ile benden başkası amel etmedi." Rezîn'in ilavesidir. İbnu Kesir kaydetmiştir (4, 326).[/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- Tefsir, Kur’an’ın Fazileti
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst