Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- Tefsir, Kur’an’ın Fazileti
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 172002" data-attributes="member: 5987"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">ŞEMS SURESİ</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">862 - Abdullah İbnu Zem'a (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ben birgün Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı bir hutbe sırasında dinledim. (Şems suresinde zikri geçen) deveden ve onu boğazlayandan bahsediyordu. Aleyhissalatu vesselam Efendimiz şöyle demişlerdir:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"(Âyette geçen) "En azgını ileri atıldı" yâni: "Deveyi öldürmek üzere kaba, güçlü ve kavmi içinde Ebu Zem'a gibi desteği olan bir adam fırlayıp (deveyi öldürdü)."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Sonra Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in (bu meseleyi bırakarak) kadınlarla ilgili şeylerden bahsetmeye başladığını işitim. Buyurdular ki: "Sizden biri hangi düşünceyle hanımını köle dövercesine dövmeye tevessül eder? Akşam olunca aynı yatakta berâber yatmayacaklar mı?"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Râvî devamla der ki: "Sonra Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) cemaate yönelerek seslice yellenen kimseye gülenlere nasihatte bulundu ve: "Onun bu yaptığına niye gülüyorsunuz!" diyerek (gülmeyi yasakladı).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Bûhârî, Tefsir, Şems 1, Enbiyâ 17, Nikâh 93, Edeb 43; Müslim, Cennet, (2855); Tirmizî, Tefsir, (3340).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">DUHA SURESİ</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">863 - Cündeb İbnu Süfyân el-Becelî (radıyallahu anh) anlatıyor:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Resûlullah (aleyhissalâtu vessselâm) hastalanmıştı, bir veya iki gece kalkamadı. Bir kadın gelerek:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"- Ey Muhammed, ümid ederim ki, şeytanın seni terketmiştir, zira iki veya üç gecedir sana geldiğini görmedim" dedi. Bunun üzerine şu âyet nazil oldu. (meâlen): "Andolsun kuşluk vaktine, (insanların) sükûna vardığı dem geceye ki, (Habibim) Rabbin seni terketmedi, sana darılmadı da" (Duha 1-3).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">864 - Bir rivayette şöyle gelmiştir: "Cibril (aleyhisselam) Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a vahiy getirmede gecikmişti. Müşrikler:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"Muhammed'e artık veda edildi (ebediyyen terkedildi)" dediler. Bunun üzerine (Duha suresi) nâzil oldu."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Buharî, Tefsir, Duha 2, Teheccüd 4, Fedâilu'l-Kur'ân 1; Müslim, Cihâd 114, (1797); Tirmizî, Tefsir, Duha, (3342).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">İKRA' (ALAK) SURESİ</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">865 - İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) namaz kılarken Ebu Cehil gelip, hiddetle:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"Ben seni bundan yasaklamadım mı? Ben seni bundan yasaklamadım mı? Ben seni bundan yasaklamadım mı?" dedi. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) namazdan çıkıp, Ebu Cehil'i (davranışı sebebiyle) sertce azarladı. Bunun üzerine Ebu Cehil:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"Biliyorsun ki Mekke'de adamı en çok olan benim (bana baskın çıkmaya gücün yetmez)" dedi. Onun bu sözüne mukâbil Cenab-ı Hakk şu âyeti inzal buyurdu: "Haydi meclisini çağırsın, biz de zebânileri çağırırız" (Alâk 17-18.)</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ) der ki: "Allah'a kasem olsun adamlarını çağırsaydı, herifi, Allah'ın zebânileri anında yakalayacaklardı."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Tirmizi, Tefsir, İkra (Alâk), (3346); Müslim, Sıfâtu'l-Münâfıkîn 38 (2797).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">KADR SURESİ</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">866 - İmam Mâlik in Muvatta'da kaydına göre şu rivâyet kendine ulaşmıştır:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e ümmetinin ömrü gösterilmiş. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), önceki ümmetlerin ömrüne nisbetle kısa olduğu için, amelde onların uzun ömürde işlediklerine yetişemezler diye bu ömrü kısa bulmuş. Bunun üzerine Cenab-ı Hakk bin aydan hayırlı olan Kadir Gecesi'ni vermiştir."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Muvatta, İ'tikaf 15, (1, 321).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">867 - İbnu Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a Kadir gecesi (Ramazan'ın neresinde?) diye sorulmuştu.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"O, Ramazan'ın tamamında!" diye cevap verdi."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Ebu Dâvud, Salât, 324, ( 1387).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">868 - İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in ashabından bazılarına (radıyallahu anhüm), rüyalarında, Kadir gecesinin Ramazan'ın son yedisinde olduğu gösterildi. Rüyaları kendisine anlatılınca Efendimiz (aleyhissalâtu vesselâm): "Görüyorum ki, rüyanız son yediye tetâbuk etmektedir. Öyleyse, Kadir gecesini aramak isteyen son yedide arasın" buyurdu."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Buhârî, Teheccüd 21, Leyletü'l-Kadr 2; Müslim, Sıyâm 205, (1165); Muvatta, İ'tikâf 14, (1, 321); (Tirmizî'de bulunamamıştır).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">869 - Buhârî'nin Hz. Aişe'den kaydettiği bir rivayette, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle demiştir: "Kadir gecesini, Ramazan'ın son onunda arayın".</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Buhârî, Leyletü'l-Kadr 3; Tirmizî, Savm 72, (792).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">870 - Ebû Saîd (radıyallahu anh) anlatıyor:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kadir gecesi bana (bugün rüyamda) gösterildi, (şu anda hangisi olduğunu unuttum). O gecenin sabahında kendimi su ve toprak içinde secde eder buldum." Derken hava bozdu, yağmur başladı. Zaten mescid çardak şeklindeydi (üstü ağaç dallarıyla örtülü idi). Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın burnu (alnı) üzerinde ve burun yumuşaklarında su ve toprak bulaşığını gördüm. O gün Ramazan'ın yirmi birinci sabahıydı."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Buhârî, Leyletü'l-Kadr 1, 13; Müslim, Sıyâm 215, (1165); Ebu Dâvud, Salat 320, (1382-1383) Veya Ramazan 3; İbnu Mâce Savm, 56, (1766); Muvatta, İ'tikâf 9 (1, 319).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">871 - Abdurrahman İbnu Ubeyd es-Sunâbihî Hz. Bilâl-i Habeşî (radıyallahu anh)'den nakledilen şu hadisi rivayet eder: Hz. Bilâl, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın Kadir gecesi hakkında şöyle söylediğini işitmiştir: "O, son ondan yedinin ilkidir: Yani yirmi üçüncü gece."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">(Buhârî'de bulunamamıştır).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">872 - İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ): "Kadir gecesini (Ramazan'ın) yirmi dördünde arayınız" buyurdu.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Buhârî, Leyletü'l-Kadr 3. (Müslim'de bulunamadı.).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">873 - Zirr İbnu Hubeyş anlatıyor:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"Ubey İbnu Ka'b (radıyallahu anh)'a dedim ki, "İbnu Mes'ud (radıyallahu anh): "Bütün sene geceleri kalkan kimse Kadir gecesine tesadüf edebilir diyormuş (ne dersiniz?)." Bana şu cevabı verdi: "Kendisinden başka ilâh olmayan Zat-ı Zülcelâl'e yemin olsun, Kadir gecesi Ramazan ayındadır. Ve o gece, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın bize kalkmamızı emrettiği gecedir, o da yirmi yedinci gecedir. Bunun emâresi, o gecenin sabahında güneşin beyaz ve ışınsız olarak doğmasıdır."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Müslim, Müsâfırîn 179. (762).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">874 - Yusuf İbnu Sa'd anlatıyor:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"Hasan İbnu Ali (radıyallahu anhümâ), Hz. Muâviye'ye biat ettikten sonra, bir adam yanına gelip: "Mü'minlerin yüzünü kara ettin (veya: Ey mü'minlerin yüzünü karartan adam) (diye öfkesini) dile getirdi. Hz. Hüseyin (radıyallahu anh) adama (tatlılıkla mukabele etti):</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"- Allah'ın rahmetine banasıca, niye böyle şiddetli çıkışıyorsun. Nitekim Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Benî Ümeyye'yi (sağken rüyasında, tek tek halife olup) minbere çıkmış gördü. Bu onu üzmüştü ki şu âyetler indi:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"Biz sana Kevser'i verdik" (Kevser 1).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"Biz onu sana Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin (o büyük fazilet ve şerefini) sana bildiren nedir? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır (Bu gece senden sonra Benî Ümeyye'nin saltanat süreceği) bin aydan hayırlıdır."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Kasım İbnu'l-Fadl (merhum der ki: "Benî Ümeyye'nin iktidar müddetlerini ay olarak saydık, tam bin aydı, ne fazla ne eksik."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Tirmizi, Tefsir,Kadr, (3347).</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 172002, member: 5987"] [SIZE="4"][COLOR="RoyalBlue"]ŞEMS SURESİ 862 - Abdullah İbnu Zem'a (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ben birgün Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı bir hutbe sırasında dinledim. (Şems suresinde zikri geçen) deveden ve onu boğazlayandan bahsediyordu. Aleyhissalatu vesselam Efendimiz şöyle demişlerdir: "(Âyette geçen) "En azgını ileri atıldı" yâni: "Deveyi öldürmek üzere kaba, güçlü ve kavmi içinde Ebu Zem'a gibi desteği olan bir adam fırlayıp (deveyi öldürdü)." Sonra Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in (bu meseleyi bırakarak) kadınlarla ilgili şeylerden bahsetmeye başladığını işitim. Buyurdular ki: "Sizden biri hangi düşünceyle hanımını köle dövercesine dövmeye tevessül eder? Akşam olunca aynı yatakta berâber yatmayacaklar mı?" Râvî devamla der ki: "Sonra Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) cemaate yönelerek seslice yellenen kimseye gülenlere nasihatte bulundu ve: "Onun bu yaptığına niye gülüyorsunuz!" diyerek (gülmeyi yasakladı). Bûhârî, Tefsir, Şems 1, Enbiyâ 17, Nikâh 93, Edeb 43; Müslim, Cennet, (2855); Tirmizî, Tefsir, (3340). DUHA SURESİ 863 - Cündeb İbnu Süfyân el-Becelî (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vessselâm) hastalanmıştı, bir veya iki gece kalkamadı. Bir kadın gelerek: "- Ey Muhammed, ümid ederim ki, şeytanın seni terketmiştir, zira iki veya üç gecedir sana geldiğini görmedim" dedi. Bunun üzerine şu âyet nazil oldu. (meâlen): "Andolsun kuşluk vaktine, (insanların) sükûna vardığı dem geceye ki, (Habibim) Rabbin seni terketmedi, sana darılmadı da" (Duha 1-3). 864 - Bir rivayette şöyle gelmiştir: "Cibril (aleyhisselam) Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a vahiy getirmede gecikmişti. Müşrikler: "Muhammed'e artık veda edildi (ebediyyen terkedildi)" dediler. Bunun üzerine (Duha suresi) nâzil oldu." Buharî, Tefsir, Duha 2, Teheccüd 4, Fedâilu'l-Kur'ân 1; Müslim, Cihâd 114, (1797); Tirmizî, Tefsir, Duha, (3342). İKRA' (ALAK) SURESİ 865 - İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) namaz kılarken Ebu Cehil gelip, hiddetle: "Ben seni bundan yasaklamadım mı? Ben seni bundan yasaklamadım mı? Ben seni bundan yasaklamadım mı?" dedi. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) namazdan çıkıp, Ebu Cehil'i (davranışı sebebiyle) sertce azarladı. Bunun üzerine Ebu Cehil: "Biliyorsun ki Mekke'de adamı en çok olan benim (bana baskın çıkmaya gücün yetmez)" dedi. Onun bu sözüne mukâbil Cenab-ı Hakk şu âyeti inzal buyurdu: "Haydi meclisini çağırsın, biz de zebânileri çağırırız" (Alâk 17-18.) İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ) der ki: "Allah'a kasem olsun adamlarını çağırsaydı, herifi, Allah'ın zebânileri anında yakalayacaklardı." Tirmizi, Tefsir, İkra (Alâk), (3346); Müslim, Sıfâtu'l-Münâfıkîn 38 (2797). KADR SURESİ 866 - İmam Mâlik in Muvatta'da kaydına göre şu rivâyet kendine ulaşmıştır: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e ümmetinin ömrü gösterilmiş. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), önceki ümmetlerin ömrüne nisbetle kısa olduğu için, amelde onların uzun ömürde işlediklerine yetişemezler diye bu ömrü kısa bulmuş. Bunun üzerine Cenab-ı Hakk bin aydan hayırlı olan Kadir Gecesi'ni vermiştir." Muvatta, İ'tikaf 15, (1, 321). 867 - İbnu Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a Kadir gecesi (Ramazan'ın neresinde?) diye sorulmuştu. "O, Ramazan'ın tamamında!" diye cevap verdi." Ebu Dâvud, Salât, 324, ( 1387). 868 - İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in ashabından bazılarına (radıyallahu anhüm), rüyalarında, Kadir gecesinin Ramazan'ın son yedisinde olduğu gösterildi. Rüyaları kendisine anlatılınca Efendimiz (aleyhissalâtu vesselâm): "Görüyorum ki, rüyanız son yediye tetâbuk etmektedir. Öyleyse, Kadir gecesini aramak isteyen son yedide arasın" buyurdu." Buhârî, Teheccüd 21, Leyletü'l-Kadr 2; Müslim, Sıyâm 205, (1165); Muvatta, İ'tikâf 14, (1, 321); (Tirmizî'de bulunamamıştır). 869 - Buhârî'nin Hz. Aişe'den kaydettiği bir rivayette, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle demiştir: "Kadir gecesini, Ramazan'ın son onunda arayın". Buhârî, Leyletü'l-Kadr 3; Tirmizî, Savm 72, (792). 870 - Ebû Saîd (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kadir gecesi bana (bugün rüyamda) gösterildi, (şu anda hangisi olduğunu unuttum). O gecenin sabahında kendimi su ve toprak içinde secde eder buldum." Derken hava bozdu, yağmur başladı. Zaten mescid çardak şeklindeydi (üstü ağaç dallarıyla örtülü idi). Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın burnu (alnı) üzerinde ve burun yumuşaklarında su ve toprak bulaşığını gördüm. O gün Ramazan'ın yirmi birinci sabahıydı." Buhârî, Leyletü'l-Kadr 1, 13; Müslim, Sıyâm 215, (1165); Ebu Dâvud, Salat 320, (1382-1383) Veya Ramazan 3; İbnu Mâce Savm, 56, (1766); Muvatta, İ'tikâf 9 (1, 319). 871 - Abdurrahman İbnu Ubeyd es-Sunâbihî Hz. Bilâl-i Habeşî (radıyallahu anh)'den nakledilen şu hadisi rivayet eder: Hz. Bilâl, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın Kadir gecesi hakkında şöyle söylediğini işitmiştir: "O, son ondan yedinin ilkidir: Yani yirmi üçüncü gece." (Buhârî'de bulunamamıştır). 872 - İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ): "Kadir gecesini (Ramazan'ın) yirmi dördünde arayınız" buyurdu. Buhârî, Leyletü'l-Kadr 3. (Müslim'de bulunamadı.). 873 - Zirr İbnu Hubeyş anlatıyor: "Ubey İbnu Ka'b (radıyallahu anh)'a dedim ki, "İbnu Mes'ud (radıyallahu anh): "Bütün sene geceleri kalkan kimse Kadir gecesine tesadüf edebilir diyormuş (ne dersiniz?)." Bana şu cevabı verdi: "Kendisinden başka ilâh olmayan Zat-ı Zülcelâl'e yemin olsun, Kadir gecesi Ramazan ayındadır. Ve o gece, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın bize kalkmamızı emrettiği gecedir, o da yirmi yedinci gecedir. Bunun emâresi, o gecenin sabahında güneşin beyaz ve ışınsız olarak doğmasıdır." Müslim, Müsâfırîn 179. (762). 874 - Yusuf İbnu Sa'd anlatıyor: "Hasan İbnu Ali (radıyallahu anhümâ), Hz. Muâviye'ye biat ettikten sonra, bir adam yanına gelip: "Mü'minlerin yüzünü kara ettin (veya: Ey mü'minlerin yüzünü karartan adam) (diye öfkesini) dile getirdi. Hz. Hüseyin (radıyallahu anh) adama (tatlılıkla mukabele etti): "- Allah'ın rahmetine banasıca, niye böyle şiddetli çıkışıyorsun. Nitekim Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Benî Ümeyye'yi (sağken rüyasında, tek tek halife olup) minbere çıkmış gördü. Bu onu üzmüştü ki şu âyetler indi: "Biz sana Kevser'i verdik" (Kevser 1). "Biz onu sana Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin (o büyük fazilet ve şerefini) sana bildiren nedir? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır (Bu gece senden sonra Benî Ümeyye'nin saltanat süreceği) bin aydan hayırlıdır." Kasım İbnu'l-Fadl (merhum der ki: "Benî Ümeyye'nin iktidar müddetlerini ay olarak saydık, tam bin aydı, ne fazla ne eksik." Tirmizi, Tefsir,Kadr, (3347).[/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- Tefsir, Kur’an’ın Fazileti
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst