Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Lâ tahzen!"e Mukabele- Canan Aydemir
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="gaye-i himmet" data-source="post: 125554" data-attributes="member: 12733"><p>"</p><p><img src="http://www.senaidemirci.net/kucukler/kustuyu(4).jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">Üzülme!</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">Üzülebiliyorsan bir kalbin var demektir. Kalpsizler üzül(e)mezler ki. Ne mutlu sana ki, üzülebiliyorsun. Dokunan var demek ki kalbine. Ya dokunulmasaydı kalbine. Ya hüznün gönül toprağını karmasına izin verilmeseydi. Demek ki gözden çıkarılmadın. Demek ki sen hâlâ bir umut tarlasısın.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">Yorum: Üzülmek bence kalp işinden çok iman işi. Yeryüzündeki milyarlarca insanın da kalbi var ama çoğu üzülmüyor. O imandır ki kalbi kalıp olmaktan çıkarır, kalp eyler.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">Üzülme! </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">Üzülüyorsan, Biri var ki cılız varlığını düştüğü çamurdan kaldırmak istiyor. Onun için dokunuyor kalbine. Kıymetini bil ki, üzmeye değer görüyor seni. Hüzünlerin kalbinin toprağını allak bullak ediyorsa, sen ekilmeye layık bir topraksın demektir. Kaygıların vuruşuyla tuz buz oluyorsa taş katılığında büyüttüğün güvencelerin, yarılan göğsüne umut fidanları dikiliyor demektir. </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">Yorum: Bu paragraf bana Aşık Veysel'in "Benim sadık yarim kara topraktır." sözünü hatırlattı. Eskiden alimler sağlıklı olmalarından şüphelenip, Rabb'im beni unuttu mu acaba, derlermiş.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">Üzülme! </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">Yüzün yerde geziyorsan, ellerin boynuna sarılı ise, içini ısıtacak haberlerin mürekkebi damlıyor olmalı ömrünün defterine. Kar yağıyorsa güvendiğin dağlara, yarının ovalarında rengârenk çiçeklerin olacak demektir. Hırçın fırtınalar sarsıyorsa sevinçlerinin zirvesini, rüzgârlar dövüyorsa umudunun yamaçlarını, bir yüce dağsın sen demek ki, az bekle, eteğinden serin pınarlar akmaya başlayacak demek ki... </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">Yorum: Bu paragraf umut dolu, söyleyecek söz bulamıyorum, çölde su bulmuş gibi sevindirdi beni.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">Üzülme! </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">Üzülüyorsan, şımaramazsın. Kibrin kirli tuzağına düşemezsin. Kendini beğenmişliğin çamuruna dolaşmaz ayakların. Uzak geçersin isyanlı yollardan. Heveslerinin ardı sıra düşüp nisyan uçurumlarının başına sürüklenmezsin. Seni Biri yakınlığına çağırıyor demek ki... Gözden çıkarmamış olmalı seni. </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">Yorum: Evet üzüntüler şımarmamı hep engelledi, küçükten büyüdüm. Üzüntü şer değil bazen hayırmış demek ki...</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">Üzülme! </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">Üzülüyorsan, bir kutlu teselli kapısının önünde bekletiliyorsun demektir. Gözlerini kaldır vefasız dünyanın eşiğinden. Gönlünün elinden çıkar sebeplerin boş avuntularını. Umudunu kes sahte doymalardan. Yüreğini küstür coşkulardan. Kapı açıldı açılıyor demektir. </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">Yorum: Öyle ya üzülme olmadan sevinmenin ne demek olduğunu nereden bileceğiz? Bu paragrafın harfleri yağmur damlaları gibi rahmet yağdırdı mahzun kalplere</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">Üzülme! </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">Üzülüyorsan, kaybedeceğin bir şeyler var demek ki... Kaybedeceği bir şeyi olanlar çoktan kazanmışlardır. Eline geçmeyenleri saymakla tüketme nefesini, elindekileri saymaya başla. Hepsini saysan bile, nefesini saymaya nefesin yetmeyecek demektir. Bak işte zenginsin. </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">Yorum: Bu paragraf zenginliğimi haykırıyor adeta. Doğru ya hep sahip olmak istediğimiz şeyleri sayıyoruz da sahip olduklarımızı saymıyoruz. En değerli şeyimiz ise imanımız, ancak ve ancak onu kaybetmekten korkmalıyız.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">Üzülme! </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">Seni bir "İşiten" var. Seni senin kendini bile sevmenden önce O sevdi seni. Senin kendini bile bilmediğin unutuş kuyularından çekip çıkardı seni. Çektiğin acılara habire meşgul çalan telefonlar gibi kör ve sağır değil O. Yüreğinin her yangınına O yetişiyor. Ayrılıklarına ve sıkıntılarına metal soğukluğundaki plazalar gibi umursamaz değil O. Yitirdiklerinin hepsini sana iade edeceğine söz veriyor. Sevdalarına ve özlemlerine çok seçenekli sınav kâğıtları gibi tatsız ve tuzsuz formüller sunmuyor. Seni herkesten çok anlıyor, seni senin kendini düşündüğünden çok düşünüyor. Gözyaşlarınla imzalayasın istiyor yakarışlarını. Bir ebedî çerçevenin içinde, gösterişsiz bir kullukla fotoğraflamak istiyor seni. Dağılıp giden ömür kırıntılarının arasından sıcacık bir kardelen ümidi devşiresin istiyor. Keyfinin çatlak kabuklarının arasından sonsuz teselli pınarları akıtmak istiyor. </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">Yorum: Meşgul çalan telefon benzetmesi çok güzel. "Allahu Ekber!" "Elhamdülillah" denmez de ne denir Rabb'imizin bize düşkünlüğüne. Bir de biz O'na hakkıyla kul olabilsek...</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">Üzülme! </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">Varlığının tenine çiziktir her hüzün. Varlığından haber verir üzüntün. Hatırlar mısın, bir zamanlar hatırlanmaya değer bir şey bile değildin? Hiç umursanmadan çöpe atılabilecek kirli bir su iken sen, yüzüne bir tek O baktı. Kimselerin arayıp sormadığı, önemseyip adını bir kenara yazmadığı o günlerde, senin adını ilk O andı. Hatırını bildi. Seni yanına aldı. Hep yanında oldu. Sen seni unutup da başını yastığa koyduğunda bile, seni her defasında sabaha çıkardı. Sen Onu defalarca unuttun ama O seni asla unutmadı. </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">Yorum: Her hüzün, imanımızı içten içe yiyen bir elma kurdu gibi sanki. Bir de bakıyoruz ki üzüntüden geriye adını bile anmak istemediğimiz hastalıklar kalmış hediye. Sonra? Sonra o hüzün bizde kalsa iyi, çürük elmanın sepetteki diğer elmaları çürüttüğü gibi biz de hastalığımızla başkalarını üzüyor, çürütüyoruz. Rabb’imiz bizi sevindirmek istiyor varederek, bak Ben seni yarattım, senin Rabb’inim, sevinmedin mi seni yarattığıma, diyor her üzüldüğümüzde. Beni tanımak istemez misin, diyor ve ne acı ki bazı kulları yaşantılarıyla bu soruya “Hayır, boşver, sonra” diye karşılık veriyor. “Veyl” onlara…</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">Üzülme! </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">O'nun en sevdiği kulu da yalnız kaldı. Taşlandı. Sürüldü. Yaralandı. Aç susuz kaldı. Yuvasına uzaktan gözleri yaşlar içinde baktı. Mağarada yapayalnız ve korunmasızdı. Senin gibi üzülen yol arkadaşına sonsuz müjdeler veren tebessümüyle fısıldadı: "Lâ tahzen, innAllahe meânâ." </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">Yorum: Efendimiz’in başına gelenler beni hep teskin etmiştir. Onun örnekliğiyle sabretmeye daha bir gayret etmişimdir. Bence O, biz kardeşlerine hâlâ “Lâ tahzen, innAllahe meâna.” diyor, duyabiliyor muyuz?</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">Üzülme! </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">Kaldır yüzünü yerden. Omuzlarından sarsıp kendine getirmek istiyor seni Sevgili. "Rabbin sana küsmedi ki..." Gözlerinin içine içine bak sevdiklerinin. "Rabbin seni unutup yalnız bırakmadı ki..." </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">Yorum: Tek dileğim, Rabb’ime olan sevgimin günahlarıma kefaret olması. Yoksa vallahi ne bu dünyada yüzümü yerden kaldırabilirim ne de ahirette O’nun (c.c.) cemaline bakabilirim…</span></span></span></em></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="gaye-i himmet, post: 125554, member: 12733"] " [IMG]http://www.senaidemirci.net/kucukler/kustuyu(4).jpg[/IMG] [B][I][FONT=Arial Black][SIZE=3][COLOR=blue]Üzülme! Üzülebiliyorsan bir kalbin var demektir. Kalpsizler üzül(e)mezler ki. Ne mutlu sana ki, üzülebiliyorsun. Dokunan var demek ki kalbine. Ya dokunulmasaydı kalbine. Ya hüznün gönül toprağını karmasına izin verilmeseydi. Demek ki gözden çıkarılmadın. Demek ki sen hâlâ bir umut tarlasısın. Yorum: Üzülmek bence kalp işinden çok iman işi. Yeryüzündeki milyarlarca insanın da kalbi var ama çoğu üzülmüyor. O imandır ki kalbi kalıp olmaktan çıkarır, kalp eyler. Üzülme! Üzülüyorsan, Biri var ki cılız varlığını düştüğü çamurdan kaldırmak istiyor. Onun için dokunuyor kalbine. Kıymetini bil ki, üzmeye değer görüyor seni. Hüzünlerin kalbinin toprağını allak bullak ediyorsa, sen ekilmeye layık bir topraksın demektir. Kaygıların vuruşuyla tuz buz oluyorsa taş katılığında büyüttüğün güvencelerin, yarılan göğsüne umut fidanları dikiliyor demektir. Yorum: Bu paragraf bana Aşık Veysel'in "Benim sadık yarim kara topraktır." sözünü hatırlattı. Eskiden alimler sağlıklı olmalarından şüphelenip, Rabb'im beni unuttu mu acaba, derlermiş. Üzülme! Yüzün yerde geziyorsan, ellerin boynuna sarılı ise, içini ısıtacak haberlerin mürekkebi damlıyor olmalı ömrünün defterine. Kar yağıyorsa güvendiğin dağlara, yarının ovalarında rengârenk çiçeklerin olacak demektir. Hırçın fırtınalar sarsıyorsa sevinçlerinin zirvesini, rüzgârlar dövüyorsa umudunun yamaçlarını, bir yüce dağsın sen demek ki, az bekle, eteğinden serin pınarlar akmaya başlayacak demek ki... Yorum: Bu paragraf umut dolu, söyleyecek söz bulamıyorum, çölde su bulmuş gibi sevindirdi beni. Üzülme! Üzülüyorsan, şımaramazsın. Kibrin kirli tuzağına düşemezsin. Kendini beğenmişliğin çamuruna dolaşmaz ayakların. Uzak geçersin isyanlı yollardan. Heveslerinin ardı sıra düşüp nisyan uçurumlarının başına sürüklenmezsin. Seni Biri yakınlığına çağırıyor demek ki... Gözden çıkarmamış olmalı seni. Yorum: Evet üzüntüler şımarmamı hep engelledi, küçükten büyüdüm. Üzüntü şer değil bazen hayırmış demek ki... Üzülme! Üzülüyorsan, bir kutlu teselli kapısının önünde bekletiliyorsun demektir. Gözlerini kaldır vefasız dünyanın eşiğinden. Gönlünün elinden çıkar sebeplerin boş avuntularını. Umudunu kes sahte doymalardan. Yüreğini küstür coşkulardan. Kapı açıldı açılıyor demektir. Yorum: Öyle ya üzülme olmadan sevinmenin ne demek olduğunu nereden bileceğiz? Bu paragrafın harfleri yağmur damlaları gibi rahmet yağdırdı mahzun kalplere Üzülme! Üzülüyorsan, kaybedeceğin bir şeyler var demek ki... Kaybedeceği bir şeyi olanlar çoktan kazanmışlardır. Eline geçmeyenleri saymakla tüketme nefesini, elindekileri saymaya başla. Hepsini saysan bile, nefesini saymaya nefesin yetmeyecek demektir. Bak işte zenginsin. Yorum: Bu paragraf zenginliğimi haykırıyor adeta. Doğru ya hep sahip olmak istediğimiz şeyleri sayıyoruz da sahip olduklarımızı saymıyoruz. En değerli şeyimiz ise imanımız, ancak ve ancak onu kaybetmekten korkmalıyız. Üzülme! Seni bir "İşiten" var. Seni senin kendini bile sevmenden önce O sevdi seni. Senin kendini bile bilmediğin unutuş kuyularından çekip çıkardı seni. Çektiğin acılara habire meşgul çalan telefonlar gibi kör ve sağır değil O. Yüreğinin her yangınına O yetişiyor. Ayrılıklarına ve sıkıntılarına metal soğukluğundaki plazalar gibi umursamaz değil O. Yitirdiklerinin hepsini sana iade edeceğine söz veriyor. Sevdalarına ve özlemlerine çok seçenekli sınav kâğıtları gibi tatsız ve tuzsuz formüller sunmuyor. Seni herkesten çok anlıyor, seni senin kendini düşündüğünden çok düşünüyor. Gözyaşlarınla imzalayasın istiyor yakarışlarını. Bir ebedî çerçevenin içinde, gösterişsiz bir kullukla fotoğraflamak istiyor seni. Dağılıp giden ömür kırıntılarının arasından sıcacık bir kardelen ümidi devşiresin istiyor. Keyfinin çatlak kabuklarının arasından sonsuz teselli pınarları akıtmak istiyor. Yorum: Meşgul çalan telefon benzetmesi çok güzel. "Allahu Ekber!" "Elhamdülillah" denmez de ne denir Rabb'imizin bize düşkünlüğüne. Bir de biz O'na hakkıyla kul olabilsek... Üzülme! Varlığının tenine çiziktir her hüzün. Varlığından haber verir üzüntün. Hatırlar mısın, bir zamanlar hatırlanmaya değer bir şey bile değildin? Hiç umursanmadan çöpe atılabilecek kirli bir su iken sen, yüzüne bir tek O baktı. Kimselerin arayıp sormadığı, önemseyip adını bir kenara yazmadığı o günlerde, senin adını ilk O andı. Hatırını bildi. Seni yanına aldı. Hep yanında oldu. Sen seni unutup da başını yastığa koyduğunda bile, seni her defasında sabaha çıkardı. Sen Onu defalarca unuttun ama O seni asla unutmadı. Yorum: Her hüzün, imanımızı içten içe yiyen bir elma kurdu gibi sanki. Bir de bakıyoruz ki üzüntüden geriye adını bile anmak istemediğimiz hastalıklar kalmış hediye. Sonra? Sonra o hüzün bizde kalsa iyi, çürük elmanın sepetteki diğer elmaları çürüttüğü gibi biz de hastalığımızla başkalarını üzüyor, çürütüyoruz. Rabb’imiz bizi sevindirmek istiyor varederek, bak Ben seni yarattım, senin Rabb’inim, sevinmedin mi seni yarattığıma, diyor her üzüldüğümüzde. Beni tanımak istemez misin, diyor ve ne acı ki bazı kulları yaşantılarıyla bu soruya “Hayır, boşver, sonra” diye karşılık veriyor. “Veyl” onlara… Üzülme! O'nun en sevdiği kulu da yalnız kaldı. Taşlandı. Sürüldü. Yaralandı. Aç susuz kaldı. Yuvasına uzaktan gözleri yaşlar içinde baktı. Mağarada yapayalnız ve korunmasızdı. Senin gibi üzülen yol arkadaşına sonsuz müjdeler veren tebessümüyle fısıldadı: "Lâ tahzen, innAllahe meânâ." Yorum: Efendimiz’in başına gelenler beni hep teskin etmiştir. Onun örnekliğiyle sabretmeye daha bir gayret etmişimdir. Bence O, biz kardeşlerine hâlâ “Lâ tahzen, innAllahe meâna.” diyor, duyabiliyor muyuz? Üzülme! Kaldır yüzünü yerden. Omuzlarından sarsıp kendine getirmek istiyor seni Sevgili. "Rabbin sana küsmedi ki..." Gözlerinin içine içine bak sevdiklerinin. "Rabbin seni unutup yalnız bırakmadı ki..." Yorum: Tek dileğim, Rabb’ime olan sevgimin günahlarıma kefaret olması. Yoksa vallahi ne bu dünyada yüzümü yerden kaldırabilirim ne de ahirette O’nun (c.c.) cemaline bakabilirim…[/COLOR][/SIZE][/FONT][/I][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Lâ tahzen!"e Mukabele- Canan Aydemir
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst