Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Peygamberimizin Hayatı
La Tahzen! İnnALLAHe-l meana!"
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 189065" data-attributes="member: 5987"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"><span style="color: Black">La Tahzen! İnnALLAHe-l meana!" </span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy">Asırlar öncesinden, hicretin en can alıcı noktasında, sevr mağarasından tüm insanlığa bir teselli mesajı yükseldi : </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"><span style="color: Black">La Tahzen! İnnALLAHe-l meana!" </span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"><span style="color: Black">"Üzülme, Allah bizimle beraberdir." </span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy">Pekiyi, sadece Hz. Ebu Bekir’e miydi bu teselli?.. Sadece müşriklerin şerrinden sığınmaya mıydı?.. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy">Hayatın, imtihan ekseninde, bazı kırılma noktalarında vardır.. Bu noktalarda, sonsuz bir kudrete dayanma arzusu, zirveye çıkar.. Sebepler sükût ettiğinde, çaresizlik tüm çareleri tükettiğinde, artık O’ndan (c.c.) başka hiçbir yardımcının kalmadığını hissettiğinde, bu teselli, rahmetin kucağına sevkin başlangıcı olur.. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy">İşte hicret sahnelerinden birinde ve en birincisinde, Allah (c.c.) tam emniyet ve tevekkül ile kendisini, Kendine emanet edene, yardımını nasıl yetiştiriyordu, eskimeyen levhalardan bir kez daha izleyelim.. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy">En güzel’in (s.a.v.) hayatı, hayata da en güzel örnekti.. Çünkü Alemlerin Rabbi, O’nu alemlere rahmet göndermişti.. Hayat seyrinde, itaatten ibadete, ahlaktan tevekküle her şeyde “zirve” olduğu gibi, Rahmetin de tecessüm etmiş bir timsali olan Efendimiz (s.a.v.), sebeplerin sükûta yaklaştığı son noktada, sadık dostuna işte böyle teselli vermişti.. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy">Eğilseler ayaklarını görecekleri kadar yaklaşan müşrikleri gören Ebu Bekir (r.a.) Kâinatın efendisine zarar verirler endişesi ile : </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy">"-Yâ Resûlallah!" dedi. "-Beni öldürseler de gam çekmem. Ben nihâyet bir ferdim. Amma, Allah göstermesin, sana bir zarar ve ziyan eriştirecek olurlarsa bu, bütün ümmetin helâkine sebep olur." </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy">Rasulullah endişesiz ve mütebessimdi.. Çünkü öyle birine inanmış güvenmişti ki, O (C.C.) kendisini bırakmazdı.. Asılardır, hassas kulaklarda ve kalblerde yankı bulan şu cümle ile teselli verdi son peygamber arkadaşına: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"><span style="color: Black">"Üzülme, Allah bizimle beraberdir." </span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy">Hz. Ebû Bekir: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy">"-Yâ Resûlallah" dedi. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy">"-Onlardan birisi eğilip de ayaklarının dibinden bir bakıverse, bizi görür." </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy">İki cihanın mefhari olan Efendimiz, yine emîn ve tam tevekkül ile şunları demişti: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy">"-Yâ Ebâ Bekir, iki kişinin üçüncüsü Allah olursa, </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy">sen âkibetin ne olacağını zannediyorsun? </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy">Yakalanacağımızı mı sanırsın?" </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy">Allah’a tam tevekkül edene yardım, işte böyle yetişiyordu.. Hem hiç umulmadık yardımcılarla… </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy">Müşriklerin rehber olarak yanlarına aldıkları iz sürücü, kavminin en iyisiydi.. Adeta havadaki kokudan iz sürebiliyordu.. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy">O kadar eminler ki kendilerinden; bu sefer yakalayacaklar ve başına büyük ödül konulan Allah rasulünü öldüreceklerdi.. Ama unuttukları bir şey vardı.. O’nun (s.a.v.) öyle bir gözeteni, koruyanı vardı ki; O’nu (s.a.v.) en güçsüz bir örümceğin ağı ile kibirli o müşriklerin gözlerinden ve şerrinden muhafaza edebilirdi ve etti.. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy">İz sürücü kendinden emindi : “-İşte buradalar” dedi.. Fahr-i Kâinat Efendimizle Sıddık-ı Ekber, konuşulanları duyuyorlardı. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy">Ve ezelde vazife almış nöbetçiler işbaşındaydı.. İki yabani güvercin, bir de örümcek.. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy">Mağaranın dibine kadar giden o müşrik, bu nöbetçilere takılmış ve geri dönmüştü : </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy">"Mağaranın ağzında iki yabanî güvercinin yuva kurduğunu gördüm. Orada olduklarına asla ihtimal vermem" demişti. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy">Azılı müşrik Ümeyye bin Halef ise, arkadaşlarına hiddetli hiddetli şöyle seslenmişti: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy">"Hâlâ mağaranın orada ne dolaşıp duruyorsunuz. Orada örümceğin ağ bağladığını görmüyor musunuz? Vallahi ben, bu ağın Muhammed doğmadan önce gerilmiş olduğu kanaâtındayım."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy">Hak; batıla bir kez daha üstün gelmişti.. Ve Cenâb-ı Hak, nöbetçi tayin ettiği bir örümcek ve iki yabanî güvercin ile Sevgili Resûlünü bütün Kureyş'e karşı korumuş oluyordu. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy">Kul tam emniyetle Rabbine teslim olsun da, Rabbi onu rahmeti ile kuşatıp, koruması altına almasın, mümkün müydü bu?.. Tüm dizginler elinde bulunan Allah (c.c.), “Rabbim benimle beraber; beni görüyor, biliyor” teslimiyetine kayıtsız kalır mıydı hiç?.. Elbette kalmazdı, kalmadı ve kalmayacak da… </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy">İmtihan dünyasının senaryolarında bazen,“sıkıntılar” başrol oynar.. Hakîm ve Rahîm olan Rabb, hikmeti ve rahmeti ile vazifelendirir, musibeti.. Değil mi ki, başımıza her ne gelse O’ndan (c..c) gelir.. Bu noktada “Bela vereni” bulana, bela; rahmetin kâşifidir..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy">Günah kirlerini, ateşe bırakmak istemeyen, rahmeti ile bu dünyada, geçici sıkıntılarla kulunu temizlemek isteyen Allah (c.c.) bununla, kuluna yakınlığını hissettirir.. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy">Kendisine kendinden daha yakın; kendinden daha şefkatli olanı bulan, daha neyi arar ki?. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy">Madem bizimle beraberdir Allah (c.c.), o zaman telaşa gerek yok.. Her musibette, her çaresizlikte, ümmetinin derdi ile dertlenen Allah rasulü, şefkati ile başımızı okşar, ve fısıldar kulağımıza : </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"><span style="color: Black">“Korkma, üzülme, Allah seninle beraberdir!”</span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Navy"><span style="color: DarkRed">İnşallah RABBİM hep bizlerle olur ...</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 189065, member: 5987"] [SIZE="4"][COLOR="Navy"][COLOR="Black"]La Tahzen! İnnALLAHe-l meana!" [/COLOR] Asırlar öncesinden, hicretin en can alıcı noktasında, sevr mağarasından tüm insanlığa bir teselli mesajı yükseldi : [COLOR="Black"]La Tahzen! İnnALLAHe-l meana!" "Üzülme, Allah bizimle beraberdir." [/COLOR] Pekiyi, sadece Hz. Ebu Bekir’e miydi bu teselli?.. Sadece müşriklerin şerrinden sığınmaya mıydı?.. Hayatın, imtihan ekseninde, bazı kırılma noktalarında vardır.. Bu noktalarda, sonsuz bir kudrete dayanma arzusu, zirveye çıkar.. Sebepler sükût ettiğinde, çaresizlik tüm çareleri tükettiğinde, artık O’ndan (c.c.) başka hiçbir yardımcının kalmadığını hissettiğinde, bu teselli, rahmetin kucağına sevkin başlangıcı olur.. İşte hicret sahnelerinden birinde ve en birincisinde, Allah (c.c.) tam emniyet ve tevekkül ile kendisini, Kendine emanet edene, yardımını nasıl yetiştiriyordu, eskimeyen levhalardan bir kez daha izleyelim.. En güzel’in (s.a.v.) hayatı, hayata da en güzel örnekti.. Çünkü Alemlerin Rabbi, O’nu alemlere rahmet göndermişti.. Hayat seyrinde, itaatten ibadete, ahlaktan tevekküle her şeyde “zirve” olduğu gibi, Rahmetin de tecessüm etmiş bir timsali olan Efendimiz (s.a.v.), sebeplerin sükûta yaklaştığı son noktada, sadık dostuna işte böyle teselli vermişti.. Eğilseler ayaklarını görecekleri kadar yaklaşan müşrikleri gören Ebu Bekir (r.a.) Kâinatın efendisine zarar verirler endişesi ile : "-Yâ Resûlallah!" dedi. "-Beni öldürseler de gam çekmem. Ben nihâyet bir ferdim. Amma, Allah göstermesin, sana bir zarar ve ziyan eriştirecek olurlarsa bu, bütün ümmetin helâkine sebep olur." Rasulullah endişesiz ve mütebessimdi.. Çünkü öyle birine inanmış güvenmişti ki, O (C.C.) kendisini bırakmazdı.. Asılardır, hassas kulaklarda ve kalblerde yankı bulan şu cümle ile teselli verdi son peygamber arkadaşına: [COLOR="Black"]"Üzülme, Allah bizimle beraberdir." [/COLOR] Hz. Ebû Bekir: "-Yâ Resûlallah" dedi. "-Onlardan birisi eğilip de ayaklarının dibinden bir bakıverse, bizi görür." İki cihanın mefhari olan Efendimiz, yine emîn ve tam tevekkül ile şunları demişti: "-Yâ Ebâ Bekir, iki kişinin üçüncüsü Allah olursa, sen âkibetin ne olacağını zannediyorsun? Yakalanacağımızı mı sanırsın?" Allah’a tam tevekkül edene yardım, işte böyle yetişiyordu.. Hem hiç umulmadık yardımcılarla… Müşriklerin rehber olarak yanlarına aldıkları iz sürücü, kavminin en iyisiydi.. Adeta havadaki kokudan iz sürebiliyordu.. O kadar eminler ki kendilerinden; bu sefer yakalayacaklar ve başına büyük ödül konulan Allah rasulünü öldüreceklerdi.. Ama unuttukları bir şey vardı.. O’nun (s.a.v.) öyle bir gözeteni, koruyanı vardı ki; O’nu (s.a.v.) en güçsüz bir örümceğin ağı ile kibirli o müşriklerin gözlerinden ve şerrinden muhafaza edebilirdi ve etti.. İz sürücü kendinden emindi : “-İşte buradalar” dedi.. Fahr-i Kâinat Efendimizle Sıddık-ı Ekber, konuşulanları duyuyorlardı. Ve ezelde vazife almış nöbetçiler işbaşındaydı.. İki yabani güvercin, bir de örümcek.. Mağaranın dibine kadar giden o müşrik, bu nöbetçilere takılmış ve geri dönmüştü : "Mağaranın ağzında iki yabanî güvercinin yuva kurduğunu gördüm. Orada olduklarına asla ihtimal vermem" demişti. Azılı müşrik Ümeyye bin Halef ise, arkadaşlarına hiddetli hiddetli şöyle seslenmişti: "Hâlâ mağaranın orada ne dolaşıp duruyorsunuz. Orada örümceğin ağ bağladığını görmüyor musunuz? Vallahi ben, bu ağın Muhammed doğmadan önce gerilmiş olduğu kanaâtındayım." Hak; batıla bir kez daha üstün gelmişti.. Ve Cenâb-ı Hak, nöbetçi tayin ettiği bir örümcek ve iki yabanî güvercin ile Sevgili Resûlünü bütün Kureyş'e karşı korumuş oluyordu. Kul tam emniyetle Rabbine teslim olsun da, Rabbi onu rahmeti ile kuşatıp, koruması altına almasın, mümkün müydü bu?.. Tüm dizginler elinde bulunan Allah (c.c.), “Rabbim benimle beraber; beni görüyor, biliyor” teslimiyetine kayıtsız kalır mıydı hiç?.. Elbette kalmazdı, kalmadı ve kalmayacak da… İmtihan dünyasının senaryolarında bazen,“sıkıntılar” başrol oynar.. Hakîm ve Rahîm olan Rabb, hikmeti ve rahmeti ile vazifelendirir, musibeti.. Değil mi ki, başımıza her ne gelse O’ndan (c..c) gelir.. Bu noktada “Bela vereni” bulana, bela; rahmetin kâşifidir.. Günah kirlerini, ateşe bırakmak istemeyen, rahmeti ile bu dünyada, geçici sıkıntılarla kulunu temizlemek isteyen Allah (c.c.) bununla, kuluna yakınlığını hissettirir.. Kendisine kendinden daha yakın; kendinden daha şefkatli olanı bulan, daha neyi arar ki?. Madem bizimle beraberdir Allah (c.c.), o zaman telaşa gerek yok.. Her musibette, her çaresizlikte, ümmetinin derdi ile dertlenen Allah rasulü, şefkati ile başımızı okşar, ve fısıldar kulağımıza : [COLOR="Black"]“Korkma, üzülme, Allah seninle beraberdir!”[/COLOR] [COLOR="DarkRed"]İnşallah RABBİM hep bizlerle olur ...[/COLOR][/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Peygamberimizin Hayatı
La Tahzen! İnnALLAHe-l meana!"
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst