Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Lahika Analizi
Lahika Analizi 23: Kastamonu Lahikasi 5.mektup
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="FaKiR" data-source="post: 320675" data-attributes="member: 10"><p><strong><span style="color: #B22222">Aziz, tam sıddık kardeşlerim,</span></strong></p><p><strong><span style="color: #B22222"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #B22222">Benim, bu dünyada medâr-ı tesellîm ve sürurum sizlersiniz. Eğer sizler olmasaydınız, bu dört sene azaba dayanamazdım. Sizin sebat ve metanetiniz, bana da kuvvetli bir sabır ve tahammülü verdi. Birden hatıra gelen dört nokta:</span></strong></p><p><strong><span style="color: #B22222"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #B22222"> </span></strong><span style="color: #000000"> Sebat, metanet ve gayret kavramlarinin önemini birkez daha vurguluyor üstadimiz bu mektubunda.</span></p><p><span style="color: #000000">Vandaki talebelerinden birine gayretin önemini anlatirken su ifadeleri kullaniyor ustad:</span></p><p><span style="color: #000000">"</span></p><p><span style="color: #000000">BAZI NSANLAR VARDIR CALISIP DURAN INSANLARIN YANINA GELIR VE HAYDIN BIR SIGARA YAKALIM DEYIP ONLARI ISTEN ALIKOYARLAR</span></p><p><span style="color: #000000">BAZILARIDA DEVAMLI GAYRET GOSTEREREK INSAANLARIN FAAL OLMASINA BIR KAMCI VAZIFESI GORURLER</span></p><p><span style="color: #000000"></span></p><p><span style="color: #000000">AH BIR BILSEN GAYRET MAHSER GUNUNDE NASIL FAYDA VERECEK BIR DAKIKANI BILE BOS GECIRMEZDIN""</span></p><p><span style="color: #000000"></span><span style="color: #B22222"></span></p><p><span style="color: #B22222"></span></p><p><span style="color: #B22222"><strong>Birincisi: Kardeşlerim, bu zelzele benim itikadımda “şakk-ı kamer” gibi bir mu’cize-i Kur’ân’dır; en mütemerridi dahi tasdike mecbur eder bir vaziyete girdi.</strong></span></p><p><span style="color: #B22222"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #B22222"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #B22222"></span><span style="color: #000000">14.suada, MADEM HAKIKAT BUDUR SIZE ETHAR EDIYORUM: KURANA DAYANAN RISALEI NUR ILE MUBAREZE ETMEYINIZ ONUNLA SAVASMAYINIZ CUNKU O MAGLUP OLMAZ DIYOR</span></p><p><span style="color: #000000">OLAN BU MEMELEKETE OLUR YAZIK OLUR</span></p><p><span style="color: #000000">O BASKA YERE GIDER YINE TENVIR EDER DIYOR;</span></p><p><span style="color: #000000"></span><span style="color: #B22222"></span></p><p><span style="color: #B22222"><strong>İkincisi: Eski zamandan beri hiçbir cemaat, Risale-i Nur’un şakirtleri kadar hak ve hakikat mesleğinde pek çok iş görmekle beraber, pek az zahmetle kurtulmamışlar. Bizim hizmetimizin ondan birini yapanlar, zahmetimizin on mislini çekmişler. Demek biz, daima “Şükür ve elhamdülillâh” dedirten bir haldeyiz.</strong></span></p><p><span style="color: #B22222"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #B22222"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #B22222"></span><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Tahoma'"> Ehl-i hakikatın bir kısmı nasılki İsm-i Vedûd'a mazhardırlar ve azamî </span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Tahoma'">bir mertebede o ismin cilveleriyle, mevcudatın pencereleriyle Vâcib-ül Vücud'a </span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Tahoma'">bakıyorlar.. öyle de: Şu hiç-ender hiç olan kardeşinize, yalnız hizmet-i Kur'ana </span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Tahoma'">istihdamı hengâmında ve o hazine-i bînihayenin dellâlı olduğu bir vakitte, İsm-i </span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Tahoma'">Rahîm ve İsm-i Hakîm mazhariyetine medar bir vaziyet verilmiş. Bütün Sözler, o </span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Tahoma'">mazhariyetin cilveleridir. İnşâallah o Sözler, </span><span style="font-family: 'Traditional Arabic'">وَمَنْ يُؤْتَ اْلحِكْمَةَ فَقَدْ اُوتِىَ خَيْرًا </span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Traditional Arabic'">كَثِيرًا</span><span style="font-family: 'Tahoma'"> sırrına mazhardırlar.</span></span><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: #000000"> </span></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: #000000">Rahim ismi hizmetin her safhasinda tecelli etmekte, Risale i nur talebeleri butun insanligi sevgi ve sefkatle kucakladigi gibi kendileride " Nezaretim altinda yetistirilmen için insanlarin gonullerine sana karsi kendinden bir muhabbet attim"sirrina mazhardirlar insalah.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: #000000"></span></span><span style="color: #000000"></span></p><p><span style="color: #000000"></span><span style="color: #B22222"></span></p><p><span style="color: #B22222"><strong>Üçüncüsü: Ben gönderilen risaleleri mütalâa ettim. Bir kısım hakikatleri mükerrer gördüm. Makam münasebetiyle tekrar edilmiş. Benim arzu ve belki ihtiyarım olmadan niçin böyle olmuş, kuvve-i hafızama gelen nisyandan sıkıldım. Birden, şiddetli bir ihtarla “On Dokuzuncu Sözün âhirine bak” denildi. Baktım, risalet-i Ahmediyenin (a.s.m.) mu’cize-i Kur’âniyesinde tekraratının çok güzel hikmetleri, tam tefsiri olan Risaletü’n-Nur’da tamamıyla tezahür etmiş. O tekrarat, o hikmetler için tam yerinde ve münasip ve lâzım olmuş.</strong></span></p><p><span style="color: #B22222"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #B22222"></span></p><p><span style="color: #B22222"></span><span style="color: #000000">”Kur’ân; insana hem bir kitab-ı şeriat, hem bir kitab-ı duâ, hem bir kitab-ı hikmet, hem bir kitab-ı ubudiyet, hem bir kitab-ı emir ve davet, hem bir kitab-ı zikir, hem bir kitab-ı fikir…” (Sözler, 2004, s. 589</span></p><p><span style="color: #000000"></span><span style="color: #B22222"></span></p><p><span style="color: #B22222"><strong>Hem Lütfü, hem Abdurrahman, hem Hâfız Ali hükmünde Küçük Ali sizin namınıza da Yirmi Dokuzuncu Lem’a-i Arabiyenin tefsir ve tercümesini istemiş. Benim şimdi onunla meşgul olmaya ne vaktim var ve ne de halim müsaade eder. İnşaallah ileride Risaletü’n-Nur’un başka bir şakirdi o vazifeyi yapacak.</strong></span></p><p><span style="color: #B22222"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #B22222"><strong>Hem Yirminci Mektupla Otuz İkinci Söz bir derece o Lem’ayı izah ederler. Hazret-i Ali (r.a.) iki defa [SUP]<span style="font-size: 10px">1</span>[/SUP] <span style="font-size: 15px">تُقَادُ سِرَاجُ النُّورِ سِرًّا</span> sırrıyla, perde altında gizli parlamasına işareti, bizi ihtiyata sevk ve emreder.</strong></span></p><p><span style="color: #B22222"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #B22222"><strong>Bir meseleye gayet kısacık bir remizle zekâvetinize, fehminize havale ediyorum:</strong></span></p><p><span style="color: #B22222"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #B22222"><strong>Sual: “Yerin korkudan titremesi ve hiddeti neden Rus’a gelmiyor ve yalnız ...?”</strong></span></p><p><span style="color: #B22222"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #B22222"><strong>Cevap: Çünkü nesholup tahrif olmuş bir dine karşı dinsizlikle ihanet başka. Ve hak ve ebedî bir dine karşı ihanet ise, yeri titretiyor, kızdırıyor.</strong></span></p><p><span style="color: #B22222"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #B22222"><strong>Mukaddeme-i haşriyenin makamatını istiyorsunuz. Şimdiki vaziyetim hiçbir vecihle müsaade etmediği gibi, haşre dair yazılan hakikatler, burhanlar umuma nispeten ihtiyaca tam kâfi olduğundan, çabuk yazmasına mânen icbar edilmiyorum. Bir parça tehir edildi ve tâcil edilmedi. Hem ben burada kayıtlar altındayım,</strong></span></p><p><span style="color: #B22222"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #B22222"><strong><span style="font-size: 15px">اَلصَّبْرُ مِفْتَاحُ الْفَرَجِ وَالسُّرُورِ</span></strong></span></p><p><span style="color: #B22222"><strong>[SUP]<span style="font-size: 10px">2</span>[/SUP]</strong></span></p><p><span style="color: #B22222"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #B22222"><strong></strong></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="FaKiR, post: 320675, member: 10"] [B][COLOR=#B22222]Aziz, tam sıddık kardeşlerim, Benim, bu dünyada medâr-ı tesellîm ve sürurum sizlersiniz. Eğer sizler olmasaydınız, bu dört sene azaba dayanamazdım. Sizin sebat ve metanetiniz, bana da kuvvetli bir sabır ve tahammülü verdi. Birden hatıra gelen dört nokta: [/COLOR][/B][COLOR=#000000] Sebat, metanet ve gayret kavramlarinin önemini birkez daha vurguluyor üstadimiz bu mektubunda. Vandaki talebelerinden birine gayretin önemini anlatirken su ifadeleri kullaniyor ustad: " BAZI NSANLAR VARDIR CALISIP DURAN INSANLARIN YANINA GELIR VE HAYDIN BIR SIGARA YAKALIM DEYIP ONLARI ISTEN ALIKOYARLAR BAZILARIDA DEVAMLI GAYRET GOSTEREREK INSAANLARIN FAAL OLMASINA BIR KAMCI VAZIFESI GORURLER AH BIR BILSEN GAYRET MAHSER GUNUNDE NASIL FAYDA VERECEK BIR DAKIKANI BILE BOS GECIRMEZDIN"" [/COLOR][COLOR=#B22222] [B]Birincisi: Kardeşlerim, bu zelzele benim itikadımda “şakk-ı kamer” gibi bir mu’cize-i Kur’ân’dır; en mütemerridi dahi tasdike mecbur eder bir vaziyete girdi. [/B] [/COLOR][COLOR=#000000]14.suada, MADEM HAKIKAT BUDUR SIZE ETHAR EDIYORUM: KURANA DAYANAN RISALEI NUR ILE MUBAREZE ETMEYINIZ ONUNLA SAVASMAYINIZ CUNKU O MAGLUP OLMAZ DIYOR OLAN BU MEMELEKETE OLUR YAZIK OLUR O BASKA YERE GIDER YINE TENVIR EDER DIYOR; [/COLOR][COLOR=#B22222] [B]İkincisi: Eski zamandan beri hiçbir cemaat, Risale-i Nur’un şakirtleri kadar hak ve hakikat mesleğinde pek çok iş görmekle beraber, pek az zahmetle kurtulmamışlar. Bizim hizmetimizin ondan birini yapanlar, zahmetimizin on mislini çekmişler. Demek biz, daima “Şükür ve elhamdülillâh” dedirten bir haldeyiz. [/B] [/COLOR][COLOR=#000000][FONT=Tahoma] Ehl-i hakikatın bir kısmı nasılki İsm-i Vedûd'a mazhardırlar ve azamî bir mertebede o ismin cilveleriyle, mevcudatın pencereleriyle Vâcib-ül Vücud'a bakıyorlar.. öyle de: Şu hiç-ender hiç olan kardeşinize, yalnız hizmet-i Kur'ana istihdamı hengâmında ve o hazine-i bînihayenin dellâlı olduğu bir vakitte, İsm-i Rahîm ve İsm-i Hakîm mazhariyetine medar bir vaziyet verilmiş. Bütün Sözler, o mazhariyetin cilveleridir. İnşâallah o Sözler, [/FONT][FONT="Traditional Arabic"]وَمَنْ يُؤْتَ اْلحِكْمَةَ فَقَدْ اُوتِىَ خَيْرًا كَثِيرًا[/FONT][FONT=Tahoma] sırrına mazhardırlar.[/FONT][/COLOR][FONT=Tahoma][COLOR=#000000] Rahim ismi hizmetin her safhasinda tecelli etmekte, Risale i nur talebeleri butun insanligi sevgi ve sefkatle kucakladigi gibi kendileride " Nezaretim altinda yetistirilmen için insanlarin gonullerine sana karsi kendinden bir muhabbet attim"sirrina mazhardirlar insalah. [/COLOR][/FONT][COLOR=#000000] [/COLOR][COLOR=#B22222] [B]Üçüncüsü: Ben gönderilen risaleleri mütalâa ettim. Bir kısım hakikatleri mükerrer gördüm. Makam münasebetiyle tekrar edilmiş. Benim arzu ve belki ihtiyarım olmadan niçin böyle olmuş, kuvve-i hafızama gelen nisyandan sıkıldım. Birden, şiddetli bir ihtarla “On Dokuzuncu Sözün âhirine bak” denildi. Baktım, risalet-i Ahmediyenin (a.s.m.) mu’cize-i Kur’âniyesinde tekraratının çok güzel hikmetleri, tam tefsiri olan Risaletü’n-Nur’da tamamıyla tezahür etmiş. O tekrarat, o hikmetler için tam yerinde ve münasip ve lâzım olmuş. [/B] [/COLOR][COLOR=#000000]”Kur’ân; insana hem bir kitab-ı şeriat, hem bir kitab-ı duâ, hem bir kitab-ı hikmet, hem bir kitab-ı ubudiyet, hem bir kitab-ı emir ve davet, hem bir kitab-ı zikir, hem bir kitab-ı fikir…” (Sözler, 2004, s. 589 [/COLOR][COLOR=#B22222] [B]Hem Lütfü, hem Abdurrahman, hem Hâfız Ali hükmünde Küçük Ali sizin namınıza da Yirmi Dokuzuncu Lem’a-i Arabiyenin tefsir ve tercümesini istemiş. Benim şimdi onunla meşgul olmaya ne vaktim var ve ne de halim müsaade eder. İnşaallah ileride Risaletü’n-Nur’un başka bir şakirdi o vazifeyi yapacak. Hem Yirminci Mektupla Otuz İkinci Söz bir derece o Lem’ayı izah ederler. Hazret-i Ali (r.a.) iki defa [SUP][SIZE=2]1[/SIZE][/SUP] [SIZE=4]تُقَادُ سِرَاجُ النُّورِ سِرًّا[/SIZE] sırrıyla, perde altında gizli parlamasına işareti, bizi ihtiyata sevk ve emreder. Bir meseleye gayet kısacık bir remizle zekâvetinize, fehminize havale ediyorum: Sual: “Yerin korkudan titremesi ve hiddeti neden Rus’a gelmiyor ve yalnız ...?” Cevap: Çünkü nesholup tahrif olmuş bir dine karşı dinsizlikle ihanet başka. Ve hak ve ebedî bir dine karşı ihanet ise, yeri titretiyor, kızdırıyor. Mukaddeme-i haşriyenin makamatını istiyorsunuz. Şimdiki vaziyetim hiçbir vecihle müsaade etmediği gibi, haşre dair yazılan hakikatler, burhanlar umuma nispeten ihtiyaca tam kâfi olduğundan, çabuk yazmasına mânen icbar edilmiyorum. Bir parça tehir edildi ve tâcil edilmedi. Hem ben burada kayıtlar altındayım, [SIZE=4]اَلصَّبْرُ مِفْتَاحُ الْفَرَجِ وَالسُّرُورِ[/SIZE] [SUP][SIZE=2]2[/SIZE][/SUP] [/B][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Lahika Analizi
Lahika Analizi 23: Kastamonu Lahikasi 5.mektup
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst