Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Lahika Analizi
Lahika Analizi 31: Kastamonu Lahikasi 13.Mektup
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 334771" data-attributes="member: 1004566"><p><span style="color: #800000"><span style="font-size: 12px"><strong>"Risaletü’n-Nur’un sadık talebeleri imanla kabre gideceklerine ve ehl-i Cennet olacaklarına dair..." deniyor. Sadece sadık talebeler mi bu ecre mazhar olacaklar? Bu kriterlerine göre, birçoğumuz bu dairenin dışında kalmaz mıyız?</strong></span></span></p><p><span style="color: #800000"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p style="margin-left: 20px"><strong>"</strong><strong>Seni yeni değil, Hulûsi gibi eski bir talebe olarak kabul ettim. </strong><strong><em>Talebeliğin hâssası şudur ki:</em> Yazılan Sözlere kendi malı gibi sahip olmalıdır. Kendisi telif etmiş ve yazmış nazarıyla bakıp neşrine ve ehil olanlara iblâğına çalışmaktır.</strong>"(1)</p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><em><strong>"Dostun hassası ve şartı budur ki:</strong></em> <strong>Kat’iyen Sözlere ve envâr-ı Kur’âniyeye dair olan hizmetimize ciddî taraftar olsun; ve haksızlığa ve bid’alara ve dalâlete kalben taraftar olmasın; kendine de istifadeye çalışsın."</strong></p> <p style="margin-left: 20px"><strong></strong></p> <p style="margin-left: 20px"><em><strong>"Kardeşin hassası ve şartı şudur ki:</strong></em> <strong>Hakikî olarak Sözlerin neşrine ciddî çalışmakla beraber, beş farz namazını edâ etmek, yedi kebâiri işlememektir."</strong></p> <p style="margin-left: 20px"><strong></strong></p> <p style="margin-left: 20px"><strong></strong><strong>"</strong><strong><em>Talebeliğin hassası ve şartı şudur ki:</em></strong><strong>Sözleri kendi malı ve telifi gibi hissedip sahip çıksın ve en mühim vazife-i hayatiyesini onun neşir ve hizmeti bilsin."</strong>(2)</p> <p style="margin-left: 20px"></p><p> Yukardaki ifadelerde Üstad Hazretleri <strong>dost, kardeş</strong> ve <strong>talebeliğin </strong>özelliklerini sıralamış. Bu şartlarda insanın kaldıramayacağı kadar zorluklar yoktur. Burada göze çarpan en önemli husus dost ve kardeş olma şartlarının zaten İslam’ın emir ve yasakları olmasıdır. Üstad Hazretleri buna ilave olarak bizden sadece, Risale-i Nur'u kendi malımız ve telifimiz gibi telakki edip neşri için gayret etmemizi istemiştir.</p><p> Elbette talebeliğin de çekirdekten ağaca kadar derece ve mertebeleri vardır. Biz belki ağaç gibi olmaya güç yetiremeyiz, ama çekirdek gibi bir dereceye de pekala ulaşabiliriz. Bu yüzden keskin bir hat çizip, talebelik budur, gerisi talebe olamaz demek yanlış olur. Ama talebeliğin asgari şartlarına uymak zorunluluğu vardır. Ondan sonrası insanın gayret ve azmine bakar. </p><p><strong>Haslar, rükünler, sadıklar </strong> gibi ifade ve makamlar; talebeliğin çekirdekten ağaca kadar olan farklı derece ve mertebelerin ünvanlarıdır. Her yönü ile kamil olan Nur talebelerine Üstad Hazretleri bazı özel tabirler kullanmıştir. Haslar, rükünler, sadıklar demiş. Yoksa, hasların ve rükünlerin dışında olanlar da Nur dairesinin içinde ve talebe kapsamındadırlar. Biz talebeliğin asgari şartlarını ifa edebilirsek, inşallah o müjdeye nail oluruz diye düşünüyoruz. </p><p><strong>Dipnotlar: </strong></p><p><strong></strong></p><p> (1) bk. Barla Lâhikası, (252. Mektup)</p><p> (2) bk. Mektubat, Yirmi Altıncı Mektup,</p><p></p><p></p><p>Yazar: Sorularla Risale</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 334771, member: 1004566"] [COLOR=#800000][SIZE=3][B]"Risaletü’n-Nur’un sadık talebeleri imanla kabre gideceklerine ve ehl-i Cennet olacaklarına dair..." deniyor. Sadece sadık talebeler mi bu ecre mazhar olacaklar? Bu kriterlerine göre, birçoğumuz bu dairenin dışında kalmaz mıyız?[/B] [/SIZE][/COLOR] [INDENT][B]"[/B][B]Seni yeni değil, Hulûsi gibi eski bir talebe olarak kabul ettim. [/B][B][I]Talebeliğin hâssası şudur ki:[/I] Yazılan Sözlere kendi malı gibi sahip olmalıdır. Kendisi telif etmiş ve yazmış nazarıyla bakıp neşrine ve ehil olanlara iblâğına çalışmaktır.[/B]"(1) [/INDENT] [INDENT][I][B]"Dostun hassası ve şartı budur ki:[/B][/I] [B]Kat’iyen Sözlere ve envâr-ı Kur’âniyeye dair olan hizmetimize ciddî taraftar olsun; ve haksızlığa ve bid’alara ve dalâlete kalben taraftar olmasın; kendine de istifadeye çalışsın." [/B] [I][B]"Kardeşin hassası ve şartı şudur ki:[/B][/I] [B]Hakikî olarak Sözlerin neşrine ciddî çalışmakla beraber, beş farz namazını edâ etmek, yedi kebâiri işlememektir." [/B][B]"[/B][B][I]Talebeliğin hassası ve şartı şudur ki:[/I][/B][B]Sözleri kendi malı ve telifi gibi hissedip sahip çıksın ve en mühim vazife-i hayatiyesini onun neşir ve hizmeti bilsin."[/B](2) [/INDENT] Yukardaki ifadelerde Üstad Hazretleri [B]dost, kardeş[/B] ve [B]talebeliğin [/B]özelliklerini sıralamış. Bu şartlarda insanın kaldıramayacağı kadar zorluklar yoktur. Burada göze çarpan en önemli husus dost ve kardeş olma şartlarının zaten İslam’ın emir ve yasakları olmasıdır. Üstad Hazretleri buna ilave olarak bizden sadece, Risale-i Nur'u kendi malımız ve telifimiz gibi telakki edip neşri için gayret etmemizi istemiştir. Elbette talebeliğin de çekirdekten ağaca kadar derece ve mertebeleri vardır. Biz belki ağaç gibi olmaya güç yetiremeyiz, ama çekirdek gibi bir dereceye de pekala ulaşabiliriz. Bu yüzden keskin bir hat çizip, talebelik budur, gerisi talebe olamaz demek yanlış olur. Ama talebeliğin asgari şartlarına uymak zorunluluğu vardır. Ondan sonrası insanın gayret ve azmine bakar. [B]Haslar, rükünler, sadıklar [/B] gibi ifade ve makamlar; talebeliğin çekirdekten ağaca kadar olan farklı derece ve mertebelerin ünvanlarıdır. Her yönü ile kamil olan Nur talebelerine Üstad Hazretleri bazı özel tabirler kullanmıştir. Haslar, rükünler, sadıklar demiş. Yoksa, hasların ve rükünlerin dışında olanlar da Nur dairesinin içinde ve talebe kapsamındadırlar. Biz talebeliğin asgari şartlarını ifa edebilirsek, inşallah o müjdeye nail oluruz diye düşünüyoruz. [B]Dipnotlar: [/B] (1) bk. Barla Lâhikası, (252. Mektup) (2) bk. Mektubat, Yirmi Altıncı Mektup, Yazar: Sorularla Risale [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Lahika Analizi
Lahika Analizi 31: Kastamonu Lahikasi 13.Mektup
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst