Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Lahika Analizi
Lahika Analizi 34: Kastamonu Lahikasi 16.Mektup
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 339554" data-attributes="member: 1004566"><p style="text-align: center"><strong>Bismillahirrahmanirrahim.</strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Esselamün aleyküm ve rahmetullahi ve berakatühü ebeden daimen.</strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong>Bu haftaki Lahika Analizi dersimize Kastamonu Lahikasi 16.Mektup,dan devam ediyoruz insallah. Anladiklarinizi paylasarak katilimlarinizi bekliyoruz kardesler. </p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center">[BILGI]<strong>Kardeşlerim,</strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Size lâtif bir hikâye:</strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong>Bir zaman, Barla’da bir zât, ağaçtan bir kutuda, cevizli bir tatlı bana göndermişti. Mukabilini verdiğim o bir buçuk kilo lokmalardan hergün altışar tane ben kendim yerdim ve bazan o kadar ve daha ziyade başkalara teberrük olarak verirdim. Sıddık Süleyman bu hâdiseyi belki tahattur eder. Bir aydan ziyade devam etti. Sonra, merhum Galip Beyle hesap ettik, onun beş altı misli bereket içinde olduğuna kanaatimiz geldi. Ben o vakit dedim: “Bu zâtta ehemmiyetli bir bereket, bir ihlâs var.”</p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center">Şimdi tahmin ve tahatttur ediyorum ki, o zât Hacı Hâfız imiş. O acip bereketin şimdi sırrı çıkmış. [SUP]<strong><span style="font-size: 10px">1</span></strong>[/SUP] <span style="font-size: 15px">اَلْحَمْدُ ِللهِ هٰذَا مِنْ فَضْلِ رَبِّى</span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center">Nur fabrikasının sahibi Hâfız Ali’nin ve mübareklerin köyleri ortasında, duada, Sav Köyü mevki almış. Tam bir senedir ahyâ yüzünden emvat dahi hisse alıyorlar.</p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center">Risaletü’n-Nur’un hizmetinde ekser şakirtleri birer nevi keramet ve ikram-ı İlâhî hissettikleri gibi, bu âciz kardeşiniz çok muhtaç olduğu için, çok nevilerini ve çeşitlerini hissediyorum. Ve bu sıralarda bu havalideki şakirtler, yeminle itiraf ediyoruz ki, “Biz Nurun hizmetinde çalıştıkça hem maişetçe, hem istirahat-i kalbce bir genişlik, bir ferah zahir bir surette hissediyoruz.” Ben kendimce o kadar hissediyorum ki, nefis ve şeytanım dahi o bedâhete karşı hayret ederek sustular.</p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center">Biliniz ki, bir seneden ziyadedir, ben duada, Risaletü’n-Nur’un şakirtlerinin risalelerle alâkadar olan ezvaç ve evlât ve valideynlerini dahi dahil ediyorum. Bunun bir sebebi, başta Sabri olarak, orada burada bazı zâtlar, çoluk ve çocuklarıyla daireye girmeleridir.</p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center">Adalet-i İlâhiye, İslâmiyete ihanet eden mimsiz medeniyete öyle bir azâb-ı mânevî vermiş ki, bedevîliğin ve vahşîliğin derecesinden çok aşağıya düşürtmüş. Avrupa’nın ve İngilizin yüz sene ezvâk-ı medeniyesini ve terakkî ve tasallut ve hâkimiyetin lezzetlerini hiçe indiren mütemadî korku ve dehşet ve telâş ve buhran yağdıran bombaları başlarına musallat etmiş.</p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center">İşte böyle bir zamanda en lüzumlu, en ehemmiyetli, en birinci vazife imanı kurtarmak olduğundan, bu zamana ve bu seneye bakan beşâret-i Kur’âniye ve</p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"> <table style='width: 100%'><tr><td><span style="font-size: 10px">[SUP]<strong>3</strong>[/SUP]</span><span style="font-size: 15px">فَضْلُ اللهِ يُؤْتِيهِ مَنْ يَشَاۤءُ</span><br /> </td><td><span style="font-size: 10px">[SUP]<strong>2</strong>[/SUP]</span><span style="font-size: 15px">فَضْلاً كَبِيرًا</span><br /> </td></tr></table></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center">âyetlerin müjdesi en büyük bir fütuhat suretinde Risaletü’n-Nur’un mânevî fütuhat-ı imaniyesini gösteriyor.</p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center">Evet, bir adamın imanı, ebedî ve dünya kadar bir mülk-ü bâkinin anahtarı ve nurudur. Öyleyse, imanı tehlikeye mâruz her adama, bütün küre-i arzın saltanatından daha fâideli bir saltanat, bir fütuhat kazandıran Risaletü’n-Nur, elbette bu âyetlerin, bu asırda, bu beşaretlerinin kastî bir medâr-ı nazarlarıdır.</p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center">Nur ve gül fabrikalarının hademe ve sahipleri, insanın başında iki göz gibidir; zâhiren ikidir, fakat bir görürler. Ahvel (şaşı) gözlü, iki görür. Lillâhilhamd bu iki cereyan-ı nuranî kemâl-i ittihaddadırlar.</p> <p style="text-align: center">[/BILGI]</p> <p style="text-align: center">• • •<strong>Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :</strong></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><strong>[SUP]<strong><span style="font-size: 10px">1</span></strong>[/SUP] </strong> : Allah’a hamd olsun. Bu Rabbimin ihsânıdır.</p> <p style="text-align: center"><strong>[SUP]<strong><span style="font-size: 10px">2</span></strong>[/SUP] </strong> : “Pek büyük bir lûtuf ve ihsan.” Ahzâb Sûresi, 33:47.</p> <p style="text-align: center"><strong>[SUP]<strong><span style="font-size: 10px">3</span></strong>[/SUP] </strong> : “Bu Allah’ın bir lûtfudur ki dilediğine verir.” Mâide Sûresi, 5:54.</p> <p style="text-align: center">[NOT]<span style="color: #A52A2A"></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #A52A2A"><strong></strong></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #A52A2A"><strong>Adalet-i İlâhiye, İslâmiyete ihanet eden mimsiz medeniyete öyle bir azâb-ı mânevî vermiş ki, bedevîliğin ve vahşîliğin derecesinden çok aşağıya düşürtmüş..." Üstad, ihanet diyor ki, onlar zaten İslama düşman değiller mi? İhanet dosta yapılmaz mı? </strong></span>[/NOT]</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 339554, member: 1004566"] [CENTER][B]Bismillahirrahmanirrahim. Esselamün aleyküm ve rahmetullahi ve berakatühü ebeden daimen. [/B]Bu haftaki Lahika Analizi dersimize Kastamonu Lahikasi 16.Mektup,dan devam ediyoruz insallah. Anladiklarinizi paylasarak katilimlarinizi bekliyoruz kardesler. [BILGI][B]Kardeşlerim, Size lâtif bir hikâye: [/B]Bir zaman, Barla’da bir zât, ağaçtan bir kutuda, cevizli bir tatlı bana göndermişti. Mukabilini verdiğim o bir buçuk kilo lokmalardan hergün altışar tane ben kendim yerdim ve bazan o kadar ve daha ziyade başkalara teberrük olarak verirdim. Sıddık Süleyman bu hâdiseyi belki tahattur eder. Bir aydan ziyade devam etti. Sonra, merhum Galip Beyle hesap ettik, onun beş altı misli bereket içinde olduğuna kanaatimiz geldi. Ben o vakit dedim: “Bu zâtta ehemmiyetli bir bereket, bir ihlâs var.” Şimdi tahmin ve tahatttur ediyorum ki, o zât Hacı Hâfız imiş. O acip bereketin şimdi sırrı çıkmış. [SUP][B][SIZE=2]1[/SIZE][/B][/SUP] [SIZE=4]اَلْحَمْدُ ِللهِ هٰذَا مِنْ فَضْلِ رَبِّى[/SIZE] Nur fabrikasının sahibi Hâfız Ali’nin ve mübareklerin köyleri ortasında, duada, Sav Köyü mevki almış. Tam bir senedir ahyâ yüzünden emvat dahi hisse alıyorlar. Risaletü’n-Nur’un hizmetinde ekser şakirtleri birer nevi keramet ve ikram-ı İlâhî hissettikleri gibi, bu âciz kardeşiniz çok muhtaç olduğu için, çok nevilerini ve çeşitlerini hissediyorum. Ve bu sıralarda bu havalideki şakirtler, yeminle itiraf ediyoruz ki, “Biz Nurun hizmetinde çalıştıkça hem maişetçe, hem istirahat-i kalbce bir genişlik, bir ferah zahir bir surette hissediyoruz.” Ben kendimce o kadar hissediyorum ki, nefis ve şeytanım dahi o bedâhete karşı hayret ederek sustular. Biliniz ki, bir seneden ziyadedir, ben duada, Risaletü’n-Nur’un şakirtlerinin risalelerle alâkadar olan ezvaç ve evlât ve valideynlerini dahi dahil ediyorum. Bunun bir sebebi, başta Sabri olarak, orada burada bazı zâtlar, çoluk ve çocuklarıyla daireye girmeleridir. Adalet-i İlâhiye, İslâmiyete ihanet eden mimsiz medeniyete öyle bir azâb-ı mânevî vermiş ki, bedevîliğin ve vahşîliğin derecesinden çok aşağıya düşürtmüş. Avrupa’nın ve İngilizin yüz sene ezvâk-ı medeniyesini ve terakkî ve tasallut ve hâkimiyetin lezzetlerini hiçe indiren mütemadî korku ve dehşet ve telâş ve buhran yağdıran bombaları başlarına musallat etmiş. İşte böyle bir zamanda en lüzumlu, en ehemmiyetli, en birinci vazife imanı kurtarmak olduğundan, bu zamana ve bu seneye bakan beşâret-i Kur’âniye ve [TABLE] [TR] [TD][SIZE=2][SUP][B]3[/B][/SUP][/SIZE][SIZE=4]فَضْلُ اللهِ يُؤْتِيهِ مَنْ يَشَاۤءُ[/SIZE] [/TD] [TD][SIZE=2][SUP][B]2[/B][/SUP][/SIZE][SIZE=4]فَضْلاً كَبِيرًا[/SIZE] [/TD] [/TR] [/TABLE] âyetlerin müjdesi en büyük bir fütuhat suretinde Risaletü’n-Nur’un mânevî fütuhat-ı imaniyesini gösteriyor. Evet, bir adamın imanı, ebedî ve dünya kadar bir mülk-ü bâkinin anahtarı ve nurudur. Öyleyse, imanı tehlikeye mâruz her adama, bütün küre-i arzın saltanatından daha fâideli bir saltanat, bir fütuhat kazandıran Risaletü’n-Nur, elbette bu âyetlerin, bu asırda, bu beşaretlerinin kastî bir medâr-ı nazarlarıdır. Nur ve gül fabrikalarının hademe ve sahipleri, insanın başında iki göz gibidir; zâhiren ikidir, fakat bir görürler. Ahvel (şaşı) gözlü, iki görür. Lillâhilhamd bu iki cereyan-ı nuranî kemâl-i ittihaddadırlar. [/BILGI] • • •[B]Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :[/B] [B][SUP][B][SIZE=2]1[/SIZE][/B][/SUP] [/B] : Allah’a hamd olsun. Bu Rabbimin ihsânıdır. [B][SUP][B][SIZE=2]2[/SIZE][/B][/SUP] [/B] : “Pek büyük bir lûtuf ve ihsan.” Ahzâb Sûresi, 33:47. [B][SUP][B][SIZE=2]3[/SIZE][/B][/SUP] [/B] : “Bu Allah’ın bir lûtfudur ki dilediğine verir.” Mâide Sûresi, 5:54. [NOT][COLOR=#A52A2A] [B] Adalet-i İlâhiye, İslâmiyete ihanet eden mimsiz medeniyete öyle bir azâb-ı mânevî vermiş ki, bedevîliğin ve vahşîliğin derecesinden çok aşağıya düşürtmüş..." Üstad, ihanet diyor ki, onlar zaten İslama düşman değiller mi? İhanet dosta yapılmaz mı? [/B][/COLOR][/NOT][/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Lahika Analizi
Lahika Analizi 34: Kastamonu Lahikasi 16.Mektup
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst