Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Lahika Analizi
Lahika Analizi 37: Kastamonu Lahikasi 19.Mektup
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="kenz-i mahfi" data-source="post: 348083" data-attributes="member: 1024011"><p>Yirmiikinci Mektubta şu cümle var: "Evet, mümin kadeşini sever ve sevmeli. Fakat fenalığı için yalnız acır. Tahakkümle değil, belki lütufla ıslahına çalışır." yine aynı mektupta: "Eğer hasmını mağlup etmek istersen, fenalığına karşı iyilikle mukabele et." Yine İhlas Risalesi'nde: "nasıl insanın bir eli diğer eline rekabet etmez, bir gözü bir gözünü tenkit etmez, dili kulağına itiraz etmez, kalb ruhun ayıbını görmez. Belki birbirinin noksanını ikmal eder, kusurunu örter, ihtiyacına yardım eder, vazifesine muavenet eder..." Mümin kardeşimize karşı affetmede ölçü budur. </p><p>Yalnız dine zarar verenler ve bunu bilerek yapanlara karşı affetmek ise cinayete taraftar olmak gibidir. Üstadımızın bu mektubda kullandığı "alicenabane affetmek" ifadesiyle cevap vermek gerekirse mektubun devamında: "Hem âlicenâbâne affetmek ise, yalnız kendine karşı cinayetini affedebilir. Kendi hakkından vazgeçse hakkı var; yoksa başkalarının hukukunu çiğneyen cânilere afüvkârâne bakmaya hakkı yoktur, zulme şerik olur." Yani şahsımıza karşı yapılan bir haksızlığı affedebiliriz ve affetmeliyiz. Üstad da böyle yapmıştır. Bu uluvvücenablığın bir göstergesidir. Yoksa Kur'an'a, imana yapılan bir tecavüzü affetmeye asla müsaade yoktur.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="kenz-i mahfi, post: 348083, member: 1024011"] Yirmiikinci Mektubta şu cümle var: "Evet, mümin kadeşini sever ve sevmeli. Fakat fenalığı için yalnız acır. Tahakkümle değil, belki lütufla ıslahına çalışır." yine aynı mektupta: "Eğer hasmını mağlup etmek istersen, fenalığına karşı iyilikle mukabele et." Yine İhlas Risalesi'nde: "nasıl insanın bir eli diğer eline rekabet etmez, bir gözü bir gözünü tenkit etmez, dili kulağına itiraz etmez, kalb ruhun ayıbını görmez. Belki birbirinin noksanını ikmal eder, kusurunu örter, ihtiyacına yardım eder, vazifesine muavenet eder..." Mümin kardeşimize karşı affetmede ölçü budur. Yalnız dine zarar verenler ve bunu bilerek yapanlara karşı affetmek ise cinayete taraftar olmak gibidir. Üstadımızın bu mektubda kullandığı "alicenabane affetmek" ifadesiyle cevap vermek gerekirse mektubun devamında: "Hem âlicenâbâne affetmek ise, yalnız kendine karşı cinayetini affedebilir. Kendi hakkından vazgeçse hakkı var; yoksa başkalarının hukukunu çiğneyen cânilere afüvkârâne bakmaya hakkı yoktur, zulme şerik olur." Yani şahsımıza karşı yapılan bir haksızlığı affedebiliriz ve affetmeliyiz. Üstad da böyle yapmıştır. Bu uluvvücenablığın bir göstergesidir. Yoksa Kur'an'a, imana yapılan bir tecavüzü affetmeye asla müsaade yoktur. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Lahika Analizi
Lahika Analizi 37: Kastamonu Lahikasi 19.Mektup
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst