Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Lahika Analizi
Lahika Analizi 41: Kastamonu Lahikasi 23.Mektup
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="garp" data-source="post: 354209" data-attributes="member: 1024392"><p><span style="font-size: 15px">Risale-i Nurların, tevhidin üzerinde bu kadar durmasının hikmeti nedir? Tevhide dair bir iki risale olsa yeterli olmaz mıydı? </span></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p>"Risale-i Nur'un iman ve tevhid için büyük tahşidatları ve küllî techizatları gittikçe çoğalıyor. Ve en muannid bir dinsizi susturmak için yüzde birisi kâfi iken, neden bu derecede hararetle daha yeni tahşidat yapıyor?"</p><p> Ona cevaben dediler:</p><p></p><p> "Risale-i Nur, yalnız bir cüz'î tahribatı, bir küçük haneyi tamir etmiyor; belki küllî bir tahribatı ve İslâmiyeti içine alan dağlar büyüklüğünde taşları bulunan bir muhit kaleyi tamir ediyor. Ve yalnız hususî bir kalbi ve has bir vicdanı ıslaha çalışmıyor; belki bin seneden beri tedarik ve teraküm edilen müfsit âletlerle dehşetli rahnelenen kalb-i umumî ve efkâr-ı âmmeyi ve umumun, bâhusus avâm-ı mü'minînin istinadgâhları olan İslâmî esaslar ve cereyanlar ve şeâirler kırılmasıyla, bozulmaya yüz tutan vicdan-ı umumîyi Kur'ân'ın i'câzıyla o geniş yaralarını, Kur'ân'ın ve imanın ilâçlarıyla tedavi etmeye çalışıyor."</p><p></p><p> "Elbette böyle küllî ve dehşetli rahnelere ve yaralara hakkalyakîn derecesinde ve dağlar kuvvetinde hüccetler, cihazlar ve bin tiryak hâsiyetinde mücerrep ilâçlar, hadsiz edviyeler bulunmak gerektir ki, bu zamanda, Kur'ân-ı Mucizü'l-Beyânın i'câz-ı mânevîsinden çıkan Risale-i Nur, o vazifeyi görmekle beraber, imanın hadsiz mertebelerinde terakkiyat ve inkişafata medardır, diyerek uzun bir mükâleme cereyan etti. Ben de tamamen işittim, hadsiz şükrettim. Kısa kesiyorum."(1)</p><p> </p><p>Üstadın yukarıdaki cevabı kafi derecede meseleyi hallediyor. Cevabın esas noktası; Risale-i Nurlar külli bir yıkıma karşı külli bir onarım ve tamir yapıyor. Elbette külli bir tamirde çok alet ve edevatlar gerekecektir. İşte Risale-i Nurların iman ve tevhide dair yığınakları bu ihtiyaçtan ileri geliyor. Bir zaman gelecek, Risale-i Nurlar dünyanın maddi ve manevi şeklini değiştirecek, elbette böyle bir vazife için çok donanım ve külli bir bakış açısı gerekecek. İşte bu sebeple tevhidin bütün makam ve dereceleri Risale-i Nurlarda beyan ve ispat edilmiş.</p><p></p><p> (1) bk. Kastamonu Lâhikası, 23. Mektup</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="garp, post: 354209, member: 1024392"] [COLOR="#8B4513"][/COLOR][SIZE=4]Risale-i Nurların, tevhidin üzerinde bu kadar durmasının hikmeti nedir? Tevhide dair bir iki risale olsa yeterli olmaz mıydı? [/SIZE] "Risale-i Nur'un iman ve tevhid için büyük tahşidatları ve küllî techizatları gittikçe çoğalıyor. Ve en muannid bir dinsizi susturmak için yüzde birisi kâfi iken, neden bu derecede hararetle daha yeni tahşidat yapıyor?" Ona cevaben dediler: "Risale-i Nur, yalnız bir cüz'î tahribatı, bir küçük haneyi tamir etmiyor; belki küllî bir tahribatı ve İslâmiyeti içine alan dağlar büyüklüğünde taşları bulunan bir muhit kaleyi tamir ediyor. Ve yalnız hususî bir kalbi ve has bir vicdanı ıslaha çalışmıyor; belki bin seneden beri tedarik ve teraküm edilen müfsit âletlerle dehşetli rahnelenen kalb-i umumî ve efkâr-ı âmmeyi ve umumun, bâhusus avâm-ı mü'minînin istinadgâhları olan İslâmî esaslar ve cereyanlar ve şeâirler kırılmasıyla, bozulmaya yüz tutan vicdan-ı umumîyi Kur'ân'ın i'câzıyla o geniş yaralarını, Kur'ân'ın ve imanın ilâçlarıyla tedavi etmeye çalışıyor." "Elbette böyle küllî ve dehşetli rahnelere ve yaralara hakkalyakîn derecesinde ve dağlar kuvvetinde hüccetler, cihazlar ve bin tiryak hâsiyetinde mücerrep ilâçlar, hadsiz edviyeler bulunmak gerektir ki, bu zamanda, Kur'ân-ı Mucizü'l-Beyânın i'câz-ı mânevîsinden çıkan Risale-i Nur, o vazifeyi görmekle beraber, imanın hadsiz mertebelerinde terakkiyat ve inkişafata medardır, diyerek uzun bir mükâleme cereyan etti. Ben de tamamen işittim, hadsiz şükrettim. Kısa kesiyorum."(1) Üstadın yukarıdaki cevabı kafi derecede meseleyi hallediyor. Cevabın esas noktası; Risale-i Nurlar külli bir yıkıma karşı külli bir onarım ve tamir yapıyor. Elbette külli bir tamirde çok alet ve edevatlar gerekecektir. İşte Risale-i Nurların iman ve tevhide dair yığınakları bu ihtiyaçtan ileri geliyor. Bir zaman gelecek, Risale-i Nurlar dünyanın maddi ve manevi şeklini değiştirecek, elbette böyle bir vazife için çok donanım ve külli bir bakış açısı gerekecek. İşte bu sebeple tevhidin bütün makam ve dereceleri Risale-i Nurlarda beyan ve ispat edilmiş. (1) bk. Kastamonu Lâhikası, 23. Mektup [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Lahika Analizi
Lahika Analizi 41: Kastamonu Lahikasi 23.Mektup
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst