Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Lahika Analizi
Lahika Analizi 7 : Üstad Bediuzzaman Said Nursi hz.rahmetle aniyoruz...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 242369" data-attributes="member: 27"><p><strong>Cevap: Lahika Analizi : Üstad Bediuzzaman Said Nursi hz.rahmetle aniyoruz...</strong></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p>Ve aleykümselam ve rahmetullahi ve berekatühü ebeden daimen. </p><p></p><p>Neden Bediüzzaman ? </p><p></p><p>Keşke hakkıyla Onun hizmet tarzını hayatımıza tatbik edebilseydikte, bu soruya daha hissiyatlı bir şekilde cevap verebilseydik. Kendimize katabildiğimiz kadar ifade etmeye çalışalım Allahın izniyle. </p><p></p><p>Gayesizlik, neyi niçin yaptığını bilmemek biz akîl insanların işi değil. Her sevginin, her yoldaşlığın muhakkak bir nedeni vardır ve olmalı. Neden Bediüzzaman sorusuna verilecek cevaplar içinde, maddi bir menfaatten bahsedileceğini düşünemiyorum. Benim kendilerine olan sevgim tamamen uhrevidir, öyle kalmasını Rabbimizden niyaz ediyorum. İlk başlarda Üstada olan övgüleri eleştirmek bana oldukça zaman kaybettirdi. Bir yerde buna nokta koyma ihtiyacı hissettim. Neden bu kadar seviliyor ? Hayatında neler yaşamış ? Davası ne idi ? Ne için mücadele vermiş ? Karşısında kimler varmış ? Bu ve bunun gibi birçok soruların cevaplarını yüzeysel olarak bilgi edinmişsem de, abartıldığını düşünerek işin gerçeğini öğrenme ihtiyacı hissettim. "Merak ilmin hocasıdır", biz de merakımızla başladığımız bu serüvende o ilim deryasının içine düşmüşsekte, ne derece hakkını verebilmişiz Allah cc. bilir. </p><p></p><p>Allaha cc. sonsuz şükürler olsun ki; Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin müellifi olduğu ilim deryası Risale-i Nur'a bizi muhatap kıldı. Böyle bir esere muhatap olabilmek, onu tanımış olmak benim gibi birine gerçekten Allahın cc. bir lütfu. Tanımasaydım diye sorduğum oluyor kendime ve asıl o zaman Neden Bediüzzaman sorusunun cevabını buluyorum. Tanımasaydım kısmını düşünmek bile istemiyorum. Tanıdığım için hakkını verebilmek yolunda çalışmayı daha cazip görüyorum ki Allah bu ilim deryasından bizleri uzaklaştırmasın. AMİN. </p><p></p><p>Eserleri okudukça, Üstadımıza olan övgülerin sevgi kaynağının ardında yatan asıl sebebi gördüm. Hele ki külliyatı tamamen okuduktan sonra, talebelerinin Üstad Hazretlerine yazdıkları sevgi ve bağlılık mektuplarını okudukça, o sevgiyi ziyadesiyle hakettiğini ve bizlerin o sevgiyi ifade etmekten aciz kaldığımızı gördüm. Ben Üstadı hakikata programlanmış ve hakikata muhalif hareketlerin karşısında en ufak bir şaşma olmayan; yazdığı eserleri aynen yaşayan biri olarak görüyor ve bu yüzden de kendilerine muhabbet ediyorum. Devrinin göze çarpan her sahnesinde kendilerini görüyoruz ve görünen bu tabloda, her zaman O en doğru yerde. En makul, en müsbet rolü üstlenmiş ve rolünü en ufak bir hataya yer vermeden harfiyyen yerine getirmiş. Burada şöyle davranmalıydı, şu kısmı yanlış yapmış diyebileceğimiz (insafla) tek bir kare göremiyoruz. </p><p></p><p>O kendisine "nüfuzun kuvvetlidir" diye gelenleri dinleseydi, tarih kitaplarında döneminin en çok anılan ismi olurdu. Belki de bu ülkenin kaderini başka tarzda değiştirmeye muktedir olurdu. O müsbet hareket anlayışından vazgeçmedi. İngilizlerin İstanbul'u işgali esnasında aynı nüfuzunu, tesirini yine müsbet yönde kullandı, çizgisini korudu. Kendi memleketinde, rahat rahat yaşamak ve istese o bölgenin gücünü, aşiretlerini kendine celbedebilecek tesirli bir hitabeti varken bunu reddetti. Şam'da 10 bine yakın insana hutbe veren ve bunların içinde 100 e yakını alim olan bir toğluluğa sözünü saatlerce dinleten bir alim elbette bunu rahatlıkla yapabilirdi. İlimle mücadeleyi, nefisle muharebeyi; silahla, ayaklanmalarla mücadeleye, isyanlara tercih etti ve yine en doğru karede yerini aldı. O tesirini yine müsbet hareket etmekten yana kullandı. Tek başına çıktığı hakikat yolculuğunda 1950 li yıllarda bir işaretine canını feda edecek belki yüzbinlerce talebesi varken, kendine hayatı bir anlamda zehir edenlerden intikam alma gereği bile duymadı. Müsbet kelimesi bana Üstadı hatırlatır hep. Bugün ve yakın tarihimizde sözünde bu kadar tesir olupta bu kadar doğru yerde olabilen, hep en doğru hareketi sergileyen kaç kişi sayılabilir ? Ben sadece Üstadın bu yönünü bile Neden Bediüzzaman sorusuna cevap olarak gösterebilirim. Allah cc. Ondan ebediyyen razı olsun, kabrini pürnur eylesin, bizi Ona ahirette komşu eylesin. Soğuk zindanlardan, yapayalnız anlarından bizlerin sıcacık odalarına ve çepeçevre kardeşlerden oluşan halkaların arasına bıraktığı bu harikulade eserlerden, ahir ömrümüze kadar istifade etmeyi nasib eylesin. Allah cc. senden ebeden ve ebeden razı olsun ÜSTADIM...</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 242369, member: 27"] [b]Cevap: Lahika Analizi : Üstad Bediuzzaman Said Nursi hz.rahmetle aniyoruz...[/b] Ve aleykümselam ve rahmetullahi ve berekatühü ebeden daimen. Neden Bediüzzaman ? Keşke hakkıyla Onun hizmet tarzını hayatımıza tatbik edebilseydikte, bu soruya daha hissiyatlı bir şekilde cevap verebilseydik. Kendimize katabildiğimiz kadar ifade etmeye çalışalım Allahın izniyle. Gayesizlik, neyi niçin yaptığını bilmemek biz akîl insanların işi değil. Her sevginin, her yoldaşlığın muhakkak bir nedeni vardır ve olmalı. Neden Bediüzzaman sorusuna verilecek cevaplar içinde, maddi bir menfaatten bahsedileceğini düşünemiyorum. Benim kendilerine olan sevgim tamamen uhrevidir, öyle kalmasını Rabbimizden niyaz ediyorum. İlk başlarda Üstada olan övgüleri eleştirmek bana oldukça zaman kaybettirdi. Bir yerde buna nokta koyma ihtiyacı hissettim. Neden bu kadar seviliyor ? Hayatında neler yaşamış ? Davası ne idi ? Ne için mücadele vermiş ? Karşısında kimler varmış ? Bu ve bunun gibi birçok soruların cevaplarını yüzeysel olarak bilgi edinmişsem de, abartıldığını düşünerek işin gerçeğini öğrenme ihtiyacı hissettim. "Merak ilmin hocasıdır", biz de merakımızla başladığımız bu serüvende o ilim deryasının içine düşmüşsekte, ne derece hakkını verebilmişiz Allah cc. bilir. Allaha cc. sonsuz şükürler olsun ki; Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin müellifi olduğu ilim deryası Risale-i Nur'a bizi muhatap kıldı. Böyle bir esere muhatap olabilmek, onu tanımış olmak benim gibi birine gerçekten Allahın cc. bir lütfu. Tanımasaydım diye sorduğum oluyor kendime ve asıl o zaman Neden Bediüzzaman sorusunun cevabını buluyorum. Tanımasaydım kısmını düşünmek bile istemiyorum. Tanıdığım için hakkını verebilmek yolunda çalışmayı daha cazip görüyorum ki Allah bu ilim deryasından bizleri uzaklaştırmasın. AMİN. Eserleri okudukça, Üstadımıza olan övgülerin sevgi kaynağının ardında yatan asıl sebebi gördüm. Hele ki külliyatı tamamen okuduktan sonra, talebelerinin Üstad Hazretlerine yazdıkları sevgi ve bağlılık mektuplarını okudukça, o sevgiyi ziyadesiyle hakettiğini ve bizlerin o sevgiyi ifade etmekten aciz kaldığımızı gördüm. Ben Üstadı hakikata programlanmış ve hakikata muhalif hareketlerin karşısında en ufak bir şaşma olmayan; yazdığı eserleri aynen yaşayan biri olarak görüyor ve bu yüzden de kendilerine muhabbet ediyorum. Devrinin göze çarpan her sahnesinde kendilerini görüyoruz ve görünen bu tabloda, her zaman O en doğru yerde. En makul, en müsbet rolü üstlenmiş ve rolünü en ufak bir hataya yer vermeden harfiyyen yerine getirmiş. Burada şöyle davranmalıydı, şu kısmı yanlış yapmış diyebileceğimiz (insafla) tek bir kare göremiyoruz. O kendisine "nüfuzun kuvvetlidir" diye gelenleri dinleseydi, tarih kitaplarında döneminin en çok anılan ismi olurdu. Belki de bu ülkenin kaderini başka tarzda değiştirmeye muktedir olurdu. O müsbet hareket anlayışından vazgeçmedi. İngilizlerin İstanbul'u işgali esnasında aynı nüfuzunu, tesirini yine müsbet yönde kullandı, çizgisini korudu. Kendi memleketinde, rahat rahat yaşamak ve istese o bölgenin gücünü, aşiretlerini kendine celbedebilecek tesirli bir hitabeti varken bunu reddetti. Şam'da 10 bine yakın insana hutbe veren ve bunların içinde 100 e yakını alim olan bir toğluluğa sözünü saatlerce dinleten bir alim elbette bunu rahatlıkla yapabilirdi. İlimle mücadeleyi, nefisle muharebeyi; silahla, ayaklanmalarla mücadeleye, isyanlara tercih etti ve yine en doğru karede yerini aldı. O tesirini yine müsbet hareket etmekten yana kullandı. Tek başına çıktığı hakikat yolculuğunda 1950 li yıllarda bir işaretine canını feda edecek belki yüzbinlerce talebesi varken, kendine hayatı bir anlamda zehir edenlerden intikam alma gereği bile duymadı. Müsbet kelimesi bana Üstadı hatırlatır hep. Bugün ve yakın tarihimizde sözünde bu kadar tesir olupta bu kadar doğru yerde olabilen, hep en doğru hareketi sergileyen kaç kişi sayılabilir ? Ben sadece Üstadın bu yönünü bile Neden Bediüzzaman sorusuna cevap olarak gösterebilirim. Allah cc. Ondan ebediyyen razı olsun, kabrini pürnur eylesin, bizi Ona ahirette komşu eylesin. Soğuk zindanlardan, yapayalnız anlarından bizlerin sıcacık odalarına ve çepeçevre kardeşlerden oluşan halkaların arasına bıraktığı bu harikulade eserlerden, ahir ömrümüze kadar istifade etmeyi nasib eylesin. Allah cc. senden ebeden ve ebeden razı olsun ÜSTADIM... [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Lahika Analizi
Lahika Analizi 7 : Üstad Bediuzzaman Said Nursi hz.rahmetle aniyoruz...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst