Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Vecize Analizi
Lemeât Mülahazaları - 3 "Kalem-i kudrette ittihad, tevhidi îlân eder."
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="akna" data-source="post: 239543" data-attributes="member: 1004668"><p><strong>Cevap: Güncel Risale Dersimiz: "Kalem-i kudrette ittihad, tevhidi îlân eder."</strong></p><p></p><p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">evet biraz uzun bir bölüm </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">ama o kadar mükemmel izah edilmiş ki</span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">bölmeye elim varmadı</span></span></p><p></p><p> </p><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 15px"><em><u><strong>Yirmi Yedinci Pencere</strong></u></em></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Traditional Arabic'">اَ<span style="font-size: 18px">للهُ خَالِقُ كُلِّ شَىْءٍ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ وَكِيلٌ<span style="font-size: 10px"><span style="color: red">1</span> </span></span></span><span style="font-family: 'MS Sans Serif'"><img src="http://www.erisale.com/images/blank.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></span></strong></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"><strong><em>Kâinatta, esbab ve müsebbebat görünen eşyaya bakıyoruz ve görüyoruz ki, en âlâ bir sebep, en âdi bir müsebbebe kuvveti yetmiyor. Demek esbab bir perdedir; müsebbepleri yapan başkadır.</em></strong></span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"><strong>Meselâ, hadsiz masnuattan, yalnız cüz’î bir misal olarak, insan başı içinde bir hardal küçüklüğünde bir yerde yerleştirilen kuvve-i hafızaya bakıyoruz. Görüyoruz ki, öyle bir câmi’ kitap, belki kütüphane hükmündedir ki, bütün sergüzeşt‑i hayatı, içinde karıştırılmaksızın yazılıyor. Acaba şu mu’cize-i kudrete hangi sebep gösterilebilir? Telâfif-i dimağiye mi? Basit, şuursuz hüceyrat zerreleri mi? Tesadüf rüzgârları mı? Halbuki, o mu’cize-i san’at, öyle bir Zâtın san’atı olabilir ki, beşerin haşirde neşredilecek büyük defter-i a’mâlinden, muhasebe vaktinde hatıra getirilecek ve işlediği her fiilleri yazıldığını bildirmek için bir küçük senet istinsah edip, yazıp, aklının eline verecek bir Sâni-i Hakîmin san’atı olabilir.</strong></span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"><strong>İşte, beşerin kuvve-i hafızasına misal olarak, bütün yumurtaları, çekirdekleri, tohumları kıyas et. Ve bu câmi’, küçücük mu’cizelere, sair müsebbebatı da kıyas et. Çünkü, hangi müsebbebe ve masnua baksan, o derece harika bir san’at var ki, değil onun âdi, basit sebebi, belki bütün esbab toplansa, ona karşı izhar-ı acz edecekler.</strong></span> <strong>Meselâ, büyük bir sebep zannedilen güneşi ihtiyarlı, şuurlu farz ederek, ona denilse, “Bir sineğin vücudunu yapabilir misin?” Elbette diyecek ki: “Hâlıkımın ihsanıyla, dükkânımda ziya, renkler, hararet çok. Fakat sineğin vücudunda göz, kulak, hayat gibi öyle şeyler var ki, ne benim dükkânımda bulunur ve ne de benim iktidarım dahilindedir.”</strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Hem nasıl ki müsebbebdeki harika san’at ve tezyinat, esbabı azledip, Müsebbibü’l-Esbab olan Vâcibü’l-Vücuda işaret ederek, </span></span><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'MS Sans Serif'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>2</strong></span></span><img src="http://www.erisale.com/images/blank.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span><span style="font-family: 'Traditional Arabic'"><strong>وَاِلَيْهِ يُرْجَعُ اْلاَمْرُ كُلُّه</strong></span></span> sırrınca Ona teslim-i umur eder. <span style="color: red">Öyle de, müsebbebata takılan neticeler, gayeler, faideler, bilbedâhe, perde-i esbab arkasında bir </span></span></span><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">Rabb-i Kerîmin, bir Hakîm-i Rahîmin işleri olduğunu gösterir. Çünkü, şuursuz esbab, elbette bir gayeyi düşünüp çalışmaz. Halbuki, görüyoruz, vücuda gelen her mahlûk, bir gaye değil, belki çok gayeleri, çok faideleri, çok hikmetleri takip ederek vücuda geliyor. Demek, bir Rabb-i Hakîm ve Kerîm, o şeyleri yapıp gönderiyor, o faideleri onlara gaye-i vücut yapıyor.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Meselâ yağmur geliyor. Yağmuru zâhiren intaç eden esbab, hayvânâtı düşünüp, onlara acıyıp merhamet etmekten ne kadar uzak olduğu malûmdur. Demek, hayvânâtı halk eden ve rızıklarını taahhüt eden bir Hâlık-ı Rahîmin hikmetiyle imdada gönderiliyor. Hattâ yağmura “rahmet“ deniliyor. Çünkü çok âsâr-ı rahmet ve faideleri tazammun ettiğinden, güya yağmur şeklinde rahmet tecessüm etmiş, takattur etmiş, katre katre geliyor.</span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Hem bütün mahlûkatın yüzüne tebessüm eden bütün ziynetli nebâtat ve hayvânattaki tezyinat ve gösterişler, bilbedâhe, perde-i gayb arkasında bu süslü ve güzel san’atlarla kendini tanıttırmak ve sevdirmek ve bildirmek isteyen bir Zât-ı Zülcelâlin vücub-u vücuduna ve vahdetine delâlet ederler. <strong><u><em><span style="color: blue">Demek, eşyadaki süslü vaziyetler, gösterişli keyfiyetler, tanıttırmak ve sevdirmek sıfatlarına kat’iyen delâlet eder. Sevdirmek ve tanıttırmak sıfatları ise, bilbedâhe, Vedûd, Mâruf bir Sâni-i Kadîrin vücub-u vücuduna ve vahdetine şehadet eder.</span></em></u></strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">[DIKKAT] <em><strong>Elhasıl:Sebep gayet âdi, âciz ve ona isnad edilen müsebbep ise gayet san’atlı ve kıymetli olduğundan, sebebi azleder. Hem müsebbebin gayesi, faidesi dahi, câhil ve câmid olan esbabı ortadan atar, bir Sâni-i Hakîmin eline teslim eder. Hem müsebbebin yüzündeki tezyinat ve maharetler, kendi kudretini zîşuurlara bildirmek isteyen ve kendini sevdirmek arzu eden bir Sâni-i Hakîme işaret eder</strong></em>.[/DIKKAT]</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo"><strong>Ey esbabperest biçare! Bu üç mühim hakikati neyle izah edebilirsin? Sen nasıl kendini kandırabilirsin? Aklın varsa, esbab perdesini yırt, <em>“Vahdehû lâ şerîke lehu” </em>de, hadsiz evhamdan kurtul.</strong></span></span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><strong><em><span style="font-size: 10px"><span style="color: red">1</span><span style="color: red">-</span>“Allah herşeyin yaratıcısıdır. O herşey üzerinde hakkıyla görüp gözeticidir.” Zümer Sûresi, 39:62.</span></em></strong></span></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red">2</span><span style="color: red">-</span>“Bütün işler Ona döndürülür.” Hûd Sûresi, 11:123.</span></span></strong></em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="akna, post: 239543, member: 1004668"] [b]Cevap: Güncel Risale Dersimiz: "Kalem-i kudrette ittihad, tevhidi îlân eder."[/b] [LEFT][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]evet biraz uzun bir bölüm [/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]ama o kadar mükemmel izah edilmiş ki[/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]bölmeye elim varmadı[/SIZE][/FONT][/LEFT] [CENTER][FONT=Trebuchet MS][SIZE=4][I][U][B]Yirmi Yedinci Pencere[/B][/U][/I][/SIZE][/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=Trebuchet MS][B][SIZE=3][FONT=Traditional Arabic]اَ[SIZE=5]للهُ خَالِقُ كُلِّ شَىْءٍ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ وَكِيلٌ[SIZE=2][COLOR=red]1[/COLOR] [/SIZE][/SIZE][/FONT][FONT=MS Sans Serif][IMG]http://www.erisale.com/images/blank.gif[/IMG][/FONT][/SIZE][/B][/FONT][/CENTER] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=darkred][B][I]Kâinatta, esbab ve müsebbebat görünen eşyaya bakıyoruz ve görüyoruz ki, en âlâ bir sebep, en âdi bir müsebbebe kuvveti yetmiyor. Demek esbab bir perdedir; müsebbepleri yapan başkadır.[/I][/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen][B]Meselâ, hadsiz masnuattan, yalnız cüz’î bir misal olarak, insan başı içinde bir hardal küçüklüğünde bir yerde yerleştirilen kuvve-i hafızaya bakıyoruz. Görüyoruz ki, öyle bir câmi’ kitap, belki kütüphane hükmündedir ki, bütün sergüzeşt‑i hayatı, içinde karıştırılmaksızın yazılıyor. Acaba şu mu’cize-i kudrete hangi sebep gösterilebilir? Telâfif-i dimağiye mi? Basit, şuursuz hüceyrat zerreleri mi? Tesadüf rüzgârları mı? Halbuki, o mu’cize-i san’at, öyle bir Zâtın san’atı olabilir ki, beşerin haşirde neşredilecek büyük defter-i a’mâlinden, muhasebe vaktinde hatıra getirilecek ve işlediği her fiilleri yazıldığını bildirmek için bir küçük senet istinsah edip, yazıp, aklının eline verecek bir Sâni-i Hakîmin san’atı olabilir.[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen][B]İşte, beşerin kuvve-i hafızasına misal olarak, bütün yumurtaları, çekirdekleri, tohumları kıyas et. Ve bu câmi’, küçücük mu’cizelere, sair müsebbebatı da kıyas et. Çünkü, hangi müsebbebe ve masnua baksan, o derece harika bir san’at var ki, değil onun âdi, basit sebebi, belki bütün esbab toplansa, ona karşı izhar-ı acz edecekler.[/B][/COLOR] [B]Meselâ, büyük bir sebep zannedilen güneşi ihtiyarlı, şuurlu farz ederek, ona denilse, “Bir sineğin vücudunu yapabilir misin?” Elbette diyecek ki: “Hâlıkımın ihsanıyla, dükkânımda ziya, renkler, hararet çok. Fakat sineğin vücudunda göz, kulak, hayat gibi öyle şeyler var ki, ne benim dükkânımda bulunur ve ne de benim iktidarım dahilindedir.”[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Hem nasıl ki müsebbebdeki harika san’at ve tezyinat, esbabı azledip, Müsebbibü’l-Esbab olan Vâcibü’l-Vücuda işaret ederek, [/SIZE][/FONT][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][SIZE=5][FONT=MS Sans Serif][SIZE=2][COLOR=red][B]2[/B][/COLOR][/SIZE][IMG]http://www.erisale.com/images/blank.gif[/IMG][/FONT][FONT=Traditional Arabic][B]وَاِلَيْهِ يُرْجَعُ اْلاَمْرُ كُلُّه[/B][/FONT][/SIZE] sırrınca Ona teslim-i umur eder. [COLOR=red]Öyle de, müsebbebata takılan neticeler, gayeler, faideler, bilbedâhe, perde-i esbab arkasında bir [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=red]Rabb-i Kerîmin, bir Hakîm-i Rahîmin işleri olduğunu gösterir. Çünkü, şuursuz esbab, elbette bir gayeyi düşünüp çalışmaz. Halbuki, görüyoruz, vücuda gelen her mahlûk, bir gaye değil, belki çok gayeleri, çok faideleri, çok hikmetleri takip ederek vücuda geliyor. Demek, bir Rabb-i Hakîm ve Kerîm, o şeyleri yapıp gönderiyor, o faideleri onlara gaye-i vücut yapıyor.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Meselâ yağmur geliyor. Yağmuru zâhiren intaç eden esbab, hayvânâtı düşünüp, onlara acıyıp merhamet etmekten ne kadar uzak olduğu malûmdur. Demek, hayvânâtı halk eden ve rızıklarını taahhüt eden bir Hâlık-ı Rahîmin hikmetiyle imdada gönderiliyor. Hattâ yağmura “rahmet“ deniliyor. Çünkü çok âsâr-ı rahmet ve faideleri tazammun ettiğinden, güya yağmur şeklinde rahmet tecessüm etmiş, takattur etmiş, katre katre geliyor.[/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Hem bütün mahlûkatın yüzüne tebessüm eden bütün ziynetli nebâtat ve hayvânattaki tezyinat ve gösterişler, bilbedâhe, perde-i gayb arkasında bu süslü ve güzel san’atlarla kendini tanıttırmak ve sevdirmek ve bildirmek isteyen bir Zât-ı Zülcelâlin vücub-u vücuduna ve vahdetine delâlet ederler. [B][U][I][COLOR=blue]Demek, eşyadaki süslü vaziyetler, gösterişli keyfiyetler, tanıttırmak ve sevdirmek sıfatlarına kat’iyen delâlet eder. Sevdirmek ve tanıttırmak sıfatları ise, bilbedâhe, Vedûd, Mâruf bir Sâni-i Kadîrin vücub-u vücuduna ve vahdetine şehadet eder.[/COLOR][/I][/U][/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][DIKKAT] [I][B]Elhasıl:Sebep gayet âdi, âciz ve ona isnad edilen müsebbep ise gayet san’atlı ve kıymetli olduğundan, sebebi azleder. Hem müsebbebin gayesi, faidesi dahi, câhil ve câmid olan esbabı ortadan atar, bir Sâni-i Hakîmin eline teslim eder. Hem müsebbebin yüzündeki tezyinat ve maharetler, kendi kudretini zîşuurlara bildirmek isteyen ve kendini sevdirmek arzu eden bir Sâni-i Hakîme işaret eder[/B][/I].[/DIKKAT][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=indigo][B]Ey esbabperest biçare! Bu üç mühim hakikati neyle izah edebilirsin? Sen nasıl kendini kandırabilirsin? Aklın varsa, esbab perdesini yırt, [I]“Vahdehû lâ şerîke lehu” [/I]de, hadsiz evhamdan kurtul.[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][B][I][SIZE=2][COLOR=red]1[/COLOR][COLOR=red]-[/COLOR]“Allah herşeyin yaratıcısıdır. O herşey üzerinde hakkıyla görüp gözeticidir.” Zümer Sûresi, 39:62.[/SIZE][/I][/B][/FONT] [I][B][FONT=Trebuchet MS][SIZE=2][COLOR=red]2[/COLOR][COLOR=red]-[/COLOR]“Bütün işler Ona döndürülür.” Hûd Sûresi, 11:123.[/SIZE][/FONT][/B][/I] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Vecize Analizi
Lemeât Mülahazaları - 3 "Kalem-i kudrette ittihad, tevhidi îlân eder."
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst