Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Leyla gerçekten de güzel değil miydi?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="_bamteli_" data-source="post: 163397" data-attributes="member: 15023"><p><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"><strong>Leyla gerçekten de güzel değil miydi?</strong></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"><strong><a href="http://www.mustafaulusoy.com/show_image.php?filename=resimler/ccccc.jpg&width=200" target="_blank"><img src="http://www.mustafaulusoy.com/show_image.php?filename=resimler/ccccc.jpg&width=200" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></a></strong></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"><strong>Leyla gerçekten de güzel değil miydi?</strong></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #ffe9bc"><em>Eklenme Tarihi : 16/05/2005</em></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"><strong>Denir ki, Leyla kara kuru, cılız, sıradan bir kız. Leyla’yı görenler Mecnun’un aklına şaşkın. Denir ki yine; padişah merak eder, çağırır Leyla’yı sarayına. Dillere destan bir güzellik uman padişah da başkaları gibi şaşkın. Leyla’ya bir sürü laf eder. “Bu muydu Mecnun’u mecnun eden Leyla!” bakışını hisseden Leyla, “Sen” der, “Mecnun değilsin!”</strong></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"><strong>Leyla’yı görüp de Mecnun’a dudak bükenler narsistik kültürde de egemen olan güzellik kavramından mustarip gibidirler: Güzelliği fiziksel güzelliğe hapsetmek. Leyla bir yüz ve bedenden ibaret değildir halbuki. Mesele yüz ve bedense eğer, cesetlerin de bir bedeni ve yüzü vardır. Leyla’nınsa başka bir güzelliği.</strong></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"><strong>Onunla sohbet eden sanır ki Leyla tüm dünyayı unutmuş. Konuşana dikkat kesilmiş, tüm varlığı kulak olmuş. Anlatılanı anlatıldığı gibi anlamaya çalışır Leyla. Sözcükler vehmin duvarlarına çarpmaz ona vardığında. Anlatan “Hah işte, bunu anlatmaya çalışıyorum” der (hüsn-ü ifham).</strong></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"><strong>Anlatımı sadedir. Tane tane konuşur. Sözcükleri boca etmez kimseciklere. Kelimeleri öyle kullanır ki, bir çeşmeden dökülen su gibi, ağzından dökülen kelimelerle inşa ettiği güzelliktir. Kömür gözlü değildir Leyla, amma tatlı dillidir(hüsn-ü kelam). </strong></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"><strong>Düzen ve intizama riayet eder.Eşyalara sinmiş olan düzenle, evine girenlerin içi açılır (hüsn-ü intizam).</strong></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"><strong>Bir gün Mecnun’la karşılaşır, eli ayağına dolanır. Onu hangi güzelim sözcüklerle karşılayacağını bilemez. Kim olsa aynısını yapar Leyla. Kara kuru yüzünden tebessümler dökülür, en güzel kelimelerle insanları buyur eder (hüsn-ü istikbal). Ne var ne yok misafirlerinin önüne koyar, onları ikramlarıyla memnun etmek için paralanır (hüsn-ü kerem).</strong></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"><strong>Eşyaları kimse Leyla kadar güzel kullanamaz, kimse onlara Leyla kadar güzel davranamaz. Tahta kaşığı sanki canlı bir varlık gibidir. Kullandıktan sonra ona teşekkür etmeyi unutmaz. Görenler kaygıya gark olur; belki de mecnun olan aslında odur. Kap kacağını elinde öyle bir tutuşu vardır ki, narin bir bebeği elinde tutan anneden daha mahir. Leyla’nın elleri kara kuru, ne gamdır(hüsn-ü istimal).</strong></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"><strong>İnsanları kırmamak için kılı kırk yarar. Konuşmadan önce tartar, ölçer, biçer. Konuşması gerektiğinde yeteri kadar konuşur, susması gerektiği yerde ağzına kilit vurur. Kırmaktansa kırılmayı öğrenmiştir Leyla. Bencilliklerinden sıyrılmış, ben diye tutturmaktan azat olmuştur. Onunla arkadaş olmak için can atılır. Yanına varan huzura varır. İnsanlara zorluk çıkarmaz. Kolaylaştırır. Onunla geçinmek kolay değildir sadece, güzeldir de aynı zamanda (hüsn-ü muaşeret).</strong></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"><strong>Onunla sohbete niyetlenenler sözlerine çekidüzen verir. Çünkü bilirler ki Leyla gıybetten hiç hoşlanmaz. Kötü düşünmekten kaçınır, yaşananlara güzel tarafından bakar. Her olayın altında bir hayır görür. Umutsuzluk yoktur yüreğinde. Mızmızlanmaz, şikâyet etmez. Kimsecikleri suçlamaz. Suçlanacak olanın nefsi olduğunu idrak etmiştir. Varlıklara zarar vermek aklının ucundan geçmez (hüsn-ü niyet).</strong></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"><strong>En güzel hallerinden biri de edeptir Leyla’nın (hüsn-ü edep). Narsistik kültürde bunun bir karşılığı bile yoktur. Bana en hazin gelen de budur. </strong></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"><strong>Kolay pes eden biri değildir Leyla. Metindir, sağlamca tutunur inandıklarına. Kararlarına sahip çıkar. Hatalarınaysa daha çok. Kimsenin üzerine yıkmaz yanlışlarını. Dayanıklı bir kişiliği vardır (Hüsn-ü metanet).</strong></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"><strong>Güzelliği fiziksel güzelliğe hapsedenlerin Mecnun’u anlaması imkânsız gibidir. “Bir kadının en cazibedar, en tatlı güzelliği nedir?” diye sorulsa; “Kadınlığa mahsus bir letafet ve nezaket içindeki hüsn-ü sîretidir” cevabını narsistik kültür algılayamaz, anlayamaz. Oysa ne güzel bir tanımdır bu (hüsn-ü mana), ne kadar derin. Ya da “En kıymetdar ve en şirin cemali nedir bir kadının?” diye sorsak, narsistik kültür bilmez ki “ Ulvî, ciddî, samimî, nuranî şefkatidir.”</strong></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"><strong>Mecnun’un Leyla’da tutulduğu böyle bir güzelliktir işte: Halleriyle Cemil isminin tecellisine mazhar olmuş güzel bir insan. Ondaki güzelliğe zaman ilişemez bile. Aksine zaman, ancak Leyla’nın hüsn-ü siretinin olgunlaşıp ziyadeleşmesine hizmet edebilir.</strong></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"><strong>Tasvir etmeye çalıştığım güzellik biçimlerinin bazıları kadınlara özgüyse de; çoğu erkekler için de geçerlidir elbet. Erkeklere özgü başkaca erdemler ise cesaret ve cömertliktir (hüsn-ü sehavet). Koruma, kollama, yakınlarının sorumluluğu alma gibi bazı özellikler özellikle erkeklerde tecelli eden başkaca güzel hallerdir. </strong></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"><strong>Leyla gerçekten de böyle biri miydi? Bilmiyorum. Gaybı ancak O bilir. Ben sadece güzel bir insanı tasvir etmek ve fiziksel güzellik dışındaki güzellik hallerine dikkat çekmek istedim. </strong></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"><strong>Bütün bunlardan sonra akla gelen soru, Mecnun’un Leyla’dan neden ve nasıl vazgeçtiğidir? Bu ise ayrı bir bahistir.</strong></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"></p></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"><strong>Mustafa Ulusoy</strong></p><p></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #3F3F3F"><span style="font-family: 'verdana'"></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="_bamteli_, post: 163397, member: 15023"] [COLOR=#000000][COLOR=#3F3F3F][FONT=verdana][B]Leyla gerçekten de güzel değil miydi?[/B] [CENTER][B][URL="http://www.mustafaulusoy.com/show_image.php?filename=resimler/ccccc.jpg&width=200"][IMG]http://www.mustafaulusoy.com/show_image.php?filename=resimler/ccccc.jpg&width=200[/IMG][/URL][/B] [B]Leyla gerçekten de güzel değil miydi?[/B] [COLOR=#ffe9bc][I]Eklenme Tarihi : 16/05/2005[/I][/COLOR] [B]Denir ki, Leyla kara kuru, cılız, sıradan bir kız. Leyla’yı görenler Mecnun’un aklına şaşkın. Denir ki yine; padişah merak eder, çağırır Leyla’yı sarayına. Dillere destan bir güzellik uman padişah da başkaları gibi şaşkın. Leyla’ya bir sürü laf eder. “Bu muydu Mecnun’u mecnun eden Leyla!” bakışını hisseden Leyla, “Sen” der, “Mecnun değilsin!”[/B] [B]Leyla’yı görüp de Mecnun’a dudak bükenler narsistik kültürde de egemen olan güzellik kavramından mustarip gibidirler: Güzelliği fiziksel güzelliğe hapsetmek. Leyla bir yüz ve bedenden ibaret değildir halbuki. Mesele yüz ve bedense eğer, cesetlerin de bir bedeni ve yüzü vardır. Leyla’nınsa başka bir güzelliği.[/B] [B]Onunla sohbet eden sanır ki Leyla tüm dünyayı unutmuş. Konuşana dikkat kesilmiş, tüm varlığı kulak olmuş. Anlatılanı anlatıldığı gibi anlamaya çalışır Leyla. Sözcükler vehmin duvarlarına çarpmaz ona vardığında. Anlatan “Hah işte, bunu anlatmaya çalışıyorum” der (hüsn-ü ifham).[/B] [B]Anlatımı sadedir. Tane tane konuşur. Sözcükleri boca etmez kimseciklere. Kelimeleri öyle kullanır ki, bir çeşmeden dökülen su gibi, ağzından dökülen kelimelerle inşa ettiği güzelliktir. Kömür gözlü değildir Leyla, amma tatlı dillidir(hüsn-ü kelam). [/B] [B]Düzen ve intizama riayet eder.Eşyalara sinmiş olan düzenle, evine girenlerin içi açılır (hüsn-ü intizam).[/B] [B]Bir gün Mecnun’la karşılaşır, eli ayağına dolanır. Onu hangi güzelim sözcüklerle karşılayacağını bilemez. Kim olsa aynısını yapar Leyla. Kara kuru yüzünden tebessümler dökülür, en güzel kelimelerle insanları buyur eder (hüsn-ü istikbal). Ne var ne yok misafirlerinin önüne koyar, onları ikramlarıyla memnun etmek için paralanır (hüsn-ü kerem).[/B] [B]Eşyaları kimse Leyla kadar güzel kullanamaz, kimse onlara Leyla kadar güzel davranamaz. Tahta kaşığı sanki canlı bir varlık gibidir. Kullandıktan sonra ona teşekkür etmeyi unutmaz. Görenler kaygıya gark olur; belki de mecnun olan aslında odur. Kap kacağını elinde öyle bir tutuşu vardır ki, narin bir bebeği elinde tutan anneden daha mahir. Leyla’nın elleri kara kuru, ne gamdır(hüsn-ü istimal).[/B] [B]İnsanları kırmamak için kılı kırk yarar. Konuşmadan önce tartar, ölçer, biçer. Konuşması gerektiğinde yeteri kadar konuşur, susması gerektiği yerde ağzına kilit vurur. Kırmaktansa kırılmayı öğrenmiştir Leyla. Bencilliklerinden sıyrılmış, ben diye tutturmaktan azat olmuştur. Onunla arkadaş olmak için can atılır. Yanına varan huzura varır. İnsanlara zorluk çıkarmaz. Kolaylaştırır. Onunla geçinmek kolay değildir sadece, güzeldir de aynı zamanda (hüsn-ü muaşeret).[/B] [B]Onunla sohbete niyetlenenler sözlerine çekidüzen verir. Çünkü bilirler ki Leyla gıybetten hiç hoşlanmaz. Kötü düşünmekten kaçınır, yaşananlara güzel tarafından bakar. Her olayın altında bir hayır görür. Umutsuzluk yoktur yüreğinde. Mızmızlanmaz, şikâyet etmez. Kimsecikleri suçlamaz. Suçlanacak olanın nefsi olduğunu idrak etmiştir. Varlıklara zarar vermek aklının ucundan geçmez (hüsn-ü niyet).[/B] [B]En güzel hallerinden biri de edeptir Leyla’nın (hüsn-ü edep). Narsistik kültürde bunun bir karşılığı bile yoktur. Bana en hazin gelen de budur. [/B] [B]Kolay pes eden biri değildir Leyla. Metindir, sağlamca tutunur inandıklarına. Kararlarına sahip çıkar. Hatalarınaysa daha çok. Kimsenin üzerine yıkmaz yanlışlarını. Dayanıklı bir kişiliği vardır (Hüsn-ü metanet).[/B] [B]Güzelliği fiziksel güzelliğe hapsedenlerin Mecnun’u anlaması imkânsız gibidir. “Bir kadının en cazibedar, en tatlı güzelliği nedir?” diye sorulsa; “Kadınlığa mahsus bir letafet ve nezaket içindeki hüsn-ü sîretidir” cevabını narsistik kültür algılayamaz, anlayamaz. Oysa ne güzel bir tanımdır bu (hüsn-ü mana), ne kadar derin. Ya da “En kıymetdar ve en şirin cemali nedir bir kadının?” diye sorsak, narsistik kültür bilmez ki “ Ulvî, ciddî, samimî, nuranî şefkatidir.”[/B] [B]Mecnun’un Leyla’da tutulduğu böyle bir güzelliktir işte: Halleriyle Cemil isminin tecellisine mazhar olmuş güzel bir insan. Ondaki güzelliğe zaman ilişemez bile. Aksine zaman, ancak Leyla’nın hüsn-ü siretinin olgunlaşıp ziyadeleşmesine hizmet edebilir.[/B] [B]Tasvir etmeye çalıştığım güzellik biçimlerinin bazıları kadınlara özgüyse de; çoğu erkekler için de geçerlidir elbet. Erkeklere özgü başkaca erdemler ise cesaret ve cömertliktir (hüsn-ü sehavet). Koruma, kollama, yakınlarının sorumluluğu alma gibi bazı özellikler özellikle erkeklerde tecelli eden başkaca güzel hallerdir. [/B] [B]Leyla gerçekten de böyle biri miydi? Bilmiyorum. Gaybı ancak O bilir. Ben sadece güzel bir insanı tasvir etmek ve fiziksel güzellik dışındaki güzellik hallerine dikkat çekmek istedim. [/B] [B]Bütün bunlardan sonra akla gelen soru, Mecnun’un Leyla’dan neden ve nasıl vazgeçtiğidir? Bu ise ayrı bir bahistir.[/B] [B]Mustafa Ulusoy[/B][/CENTER] [/FONT][/COLOR][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Leyla gerçekten de güzel değil miydi?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst