Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Şiirler
Leyla...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ebrar172" data-source="post: 116237" data-attributes="member: 157"><p><strong><em>"Barındırmaz mısın koynunda, ey toprak?" derim, "yer pek";</em></strong></p><p><strong><em>Döner, imdâdı gökten beklerim, heyhât, "gök yüksek".</em></strong></p><p><strong><em>Bunaldım kendi kendimden, zamân ıssız, mekân ıssız;</em></strong></p><p><strong><em>Ne vahşetlerde bir yoldaş, ne zulmetlerde tek yıldız!</em></strong></p><p><strong><em></em></strong></p><p><strong><em>Cihet yok: Sermedî bir seddi var karşında yeldânın;</em></strong></p><p><strong><em>Düşer, hüsrâna, kalkar, ye'se çarpar serserî alnın!</em></strong></p><p><strong><em>Ocaksız, vâhalar, çöller; sağır, vâdîler, enginler;</em></strong></p><p><strong><em>Aran: Beynin döner boşlukta; haykır: Ses veren cinler!</em></strong></p><p><strong><em></em></strong></p><p><strong><em>Şu vîran kubbe, yıllardır, sadâdan dûr, ışıktan dûr;</em></strong></p><p><strong><em>İlâhî, yok mu âfâkında bir ferdâya benzer nûr?</em></strong></p><p><strong><em>Ne bitmez bir geceymiş! Nerden etmiş Şark'ı istîla?</em></strong></p><p><strong><em>Değil canlar, cihanlar göçtü hilkatten, bunun, hâlâ,</em></strong></p><p><strong><em></em></strong></p><p><strong><em>Ezer kâbûsu, üç yüz elli, dört yüz milyon îmânı;</em></strong></p><p><strong><em>Boğar girdâbı her devrinde milyarlarca sâmânı!</em></strong></p><p><strong><em>Asırlardır ki, İslâm'ın bu her gün çiğnenen yurdu,</em></strong></p><p><strong><em>Asırlar geçti, hâlâ bekliyor ferdâ-yı mev'ûdu!</em></strong></p><p><strong><em></em></strong></p><p><strong><em>O ferdâ, istemem, hiç doğmasın "ferdâ-yı mahşer"se...</em></strong></p><p><strong><em>Hayır, kudretli bir varlıkla mü'minler mübeşşerse;</em></strong></p><p><strong><em>Bu kat kat perdeler, bilmem, neden sıyrılmasın artık?</em></strong></p><p><strong><em>Niçin serpilmesin, hâlâ, ufuklardan bir aydınlık?</em></strong></p><p><strong><em></em></strong></p><p><strong><em>O "aydınlık" ki, sönmek bilmeyen ümmîd-i işrâkı,</em></strong></p><p><strong><em>"Vücûdundan peşîman, ölmek ister" sandığın Şark'ı,</em></strong></p><p><strong><em>Füsünkâr iltimâ'âtıyle döndürmüş de şeydâya;</em></strong></p><p><strong><em>Sürükler, bunca yıllardır, o sevdâdan bu sevdâya.</em></strong></p><p><strong><em></em></strong></p><p><strong><em>Hayır! Şark'ın, o hodgâm olmayan Mecnûn-i nâ-kâmın,</em></strong></p><p><strong><em>Bütün dünyâda bir Leylâ'sı var: Âtîsi İslâm'ın.</em></strong></p><p><strong><em>Nasıldır mâsivâ, bilmez; onun fânîsidir ancak;</em></strong></p><p><strong><em>Bugün, yâdıyle müstağrak yarın, yâdında müstağrak!</em></strong></p><p><strong><em></em></strong></p><p><strong><em>Gel ey Leylâ, gel ey candan yakın cânan, uzaklaşma!</em></strong></p><p><strong><em>Senin derdinle canlardan geçen Mecnun'la uğraşma!</em></strong></p><p><strong><em>Düşün: Bîçârenin en kahraman, en gürbüz evlâdı,</em></strong></p><p><strong><em>Kimin uğrunda kurbandır ki, doğrandıkça doğrandı?</em></strong></p><p><strong><em></em></strong></p><p><strong><em>Şu yüz binlerce sönmüş yurda yangınlar veren kimdi?</em></strong></p><p><strong><em>Şu milyonlarca öksüz, dul kimin boynundadır şimdi?</em></strong></p><p><strong><em>Kimin boynundadır serden geçip berdâr olan canlar?</em></strong></p><p><strong><em>Kimin uğrundadır, Leylâ, o makteller, o zindanlar?</em></strong></p><p><strong><em></em></strong></p><p><strong><em>Helâl olsun o kurbanlar, o kanlar, tek sen ey Leylâ,</em></strong></p><p><strong><em>Görün bir kerrecik, ye's etmeden Mecnûn'u istîlâ.</em></strong></p><p><strong><em>Niçin hilkat zemîninden henüz yüksekte pervâzın?</em></strong></p><p><strong><em>Şu topraklarda, şâyed, yoksa hiç imkân-ı i'zâzın,</em></strong></p><p><strong><em></em></strong></p><p><strong><em>Şafaklar ferş-i râhın, fecr-i sâdıklar çerâğındır;</em></strong></p><p><strong><em>Hilâlim, göklerin kalbinde yer tutmuş, otâğındır;</em></strong></p><p><strong><em>Ezanlar nevbetindir: İnletir eb'âdı haşyetten;</em></strong></p><p><strong><em>Cihâzındır alemler, kubbeler, inmiş meşiyyetten;</em></strong></p><p><strong><em></em></strong></p><p><strong><em>Cemâ'atler kölendiı: Kâ'be'ler haclen... Gel ey Leylâ;</em></strong></p><p><strong><em>Gel ey candan yakın cânan ki gâiblerdesin, hâlâ!</em></strong></p><p><strong><em>Bu nâzın elverir, Leylâ, in artık in ki bâlâdan,</em></strong></p><p><strong><em>Müebbed bir bahâr insin şu yanmış yurda, Mevlâ'dan.</em></strong></p><p><strong><em></em></strong></p><p><strong><em><strong>Mehmet Akif ERSOY...</strong></em></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ebrar172, post: 116237, member: 157"] [B][I]"Barındırmaz mısın koynunda, ey toprak?" derim, "yer pek"; Döner, imdâdı gökten beklerim, heyhât, "gök yüksek". Bunaldım kendi kendimden, zamân ıssız, mekân ıssız; Ne vahşetlerde bir yoldaş, ne zulmetlerde tek yıldız! Cihet yok: Sermedî bir seddi var karşında yeldânın; Düşer, hüsrâna, kalkar, ye'se çarpar serserî alnın! Ocaksız, vâhalar, çöller; sağır, vâdîler, enginler; Aran: Beynin döner boşlukta; haykır: Ses veren cinler! Şu vîran kubbe, yıllardır, sadâdan dûr, ışıktan dûr; İlâhî, yok mu âfâkında bir ferdâya benzer nûr? Ne bitmez bir geceymiş! Nerden etmiş Şark'ı istîla? Değil canlar, cihanlar göçtü hilkatten, bunun, hâlâ, Ezer kâbûsu, üç yüz elli, dört yüz milyon îmânı; Boğar girdâbı her devrinde milyarlarca sâmânı! Asırlardır ki, İslâm'ın bu her gün çiğnenen yurdu, Asırlar geçti, hâlâ bekliyor ferdâ-yı mev'ûdu! O ferdâ, istemem, hiç doğmasın "ferdâ-yı mahşer"se... Hayır, kudretli bir varlıkla mü'minler mübeşşerse; Bu kat kat perdeler, bilmem, neden sıyrılmasın artık? Niçin serpilmesin, hâlâ, ufuklardan bir aydınlık? O "aydınlık" ki, sönmek bilmeyen ümmîd-i işrâkı, "Vücûdundan peşîman, ölmek ister" sandığın Şark'ı, Füsünkâr iltimâ'âtıyle döndürmüş de şeydâya; Sürükler, bunca yıllardır, o sevdâdan bu sevdâya. Hayır! Şark'ın, o hodgâm olmayan Mecnûn-i nâ-kâmın, Bütün dünyâda bir Leylâ'sı var: Âtîsi İslâm'ın. Nasıldır mâsivâ, bilmez; onun fânîsidir ancak; Bugün, yâdıyle müstağrak yarın, yâdında müstağrak! Gel ey Leylâ, gel ey candan yakın cânan, uzaklaşma! Senin derdinle canlardan geçen Mecnun'la uğraşma! Düşün: Bîçârenin en kahraman, en gürbüz evlâdı, Kimin uğrunda kurbandır ki, doğrandıkça doğrandı? Şu yüz binlerce sönmüş yurda yangınlar veren kimdi? Şu milyonlarca öksüz, dul kimin boynundadır şimdi? Kimin boynundadır serden geçip berdâr olan canlar? Kimin uğrundadır, Leylâ, o makteller, o zindanlar? Helâl olsun o kurbanlar, o kanlar, tek sen ey Leylâ, Görün bir kerrecik, ye's etmeden Mecnûn'u istîlâ. Niçin hilkat zemîninden henüz yüksekte pervâzın? Şu topraklarda, şâyed, yoksa hiç imkân-ı i'zâzın, Şafaklar ferş-i râhın, fecr-i sâdıklar çerâğındır; Hilâlim, göklerin kalbinde yer tutmuş, otâğındır; Ezanlar nevbetindir: İnletir eb'âdı haşyetten; Cihâzındır alemler, kubbeler, inmiş meşiyyetten; Cemâ'atler kölendiı: Kâ'be'ler haclen... Gel ey Leylâ; Gel ey candan yakın cânan ki gâiblerdesin, hâlâ! Bu nâzın elverir, Leylâ, in artık in ki bâlâdan, Müebbed bir bahâr insin şu yanmış yurda, Mevlâ'dan. [B]Mehmet Akif ERSOY...[/B][/I][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Şiirler
Leyla...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst