Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bunları Biliyormusunuz
Tarihden Bir Yaprak
m.kemal icin yazilan mevlidi hic okudunuzmu?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="CeMre1" data-source="post: 209886" data-attributes="member: 1005799"><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">(((Günümüzde atatürkün İnkilaplarına bağlı kalacağım ve benimsiyorum diyen müşriklerin Ataları nasıldı dersiniz.Kendilerinden Dinleyelim)))</span></span></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong><span style="color: red"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Çağdaş Bir Putlaştırma Örneği; Atatürk'e Tanrı veya Peygamber Diyenler </span></span></strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Cumhuriyetin ilk yıllarında, devletin dine bakış tarzını öğrenebilmek için, önce, okullarda çocuklarımıza okutulan tarih kitaplarına, sosyoloji kitaplarına bakmak lâzım. İstanbul'da 1931 yılında, Devlet Matbaası'nda bastırılan Orta Zamanlar Tarihi'nde İslâmiyet ve Hz. Peygamber (s.a.s.) aleyhinde yazılanlar, en koyu münkirleri bile utandıracak seviyesizliktedir. Cumhuriyetin ilk yıllarında, devletin resmî ideolojisinde İslâmiyet'in yeri yoktur. Çünkü "İslâm birtakım zevâta göre eskimiştir!", "<strong>Hz. Muhammed (s.a.s.) nihâyet bir çöl bedevîsidir"</strong>, <strong>"İslâmiyet'in yerine yeni bir din koymak lâzımdır ki, o da Kemalizmdir." </strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Nitekim Edirne milletvekili <strong>Şeref Aykut</strong> 'a göre Kemalizm dininin altı esası, altı oktan ibaretti: Yani "Kemalizm dini, cumhuriyetçilik, milliyetçilik, inkılâpçılık, devletçilik, laiklik ve halkçılık prensiplerine dayanmalıydı." Kemalizmin, yeni bir din olarak yayılmasında Şeref Aykut yalnız değildi. İyi ama bu dinin peygamberi kim olmalıydı? Bu sorunun cevabını <strong>Behçet Kemal Çağlar </strong>verdi: Mustafa Kemal Atatürk! Behçet Kemal, Süleyman Çelebi'nin meşhur Mevlid'ini Atatürk'e uydurmakta ve çıktığı Anadolu il ve ilçelerinde, başına topladığı kalabalıklara Atatürk Mevlidi'ni okutmakta hiçbir sakınca görmedi: </span></p><p></p><p><span style="color: green">(...) </span></p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Ger dilersiz bulasız oddan necât</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Mustafâ-yı bâ Kemâl'e essalât.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Ol Zübeyde, Mustafâ'nın ânesi</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Ol sedeften doğdu ol dürdânesi!</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Gün gelip oldu Rızâ'dan hâmile</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Vakt erişti hafta ve eyyâm ile.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Geçti böyle, nice ay nice sene</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Vakt erişti bin sekiz yüz seksene.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Merhaba ey baş halâskâr merhaba</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Merhaba ey ulu serdâr merhaba!</span></span></strong></p><p></p><p><span style="color: green"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>Edip Ayel</strong>, Atatürk'e: <strong>"Sen bizim yeni peygamberimizsin!" </strong>diye seslenmekte geciktiği için dövünmeye başladı. Behçet Kemal'i geride bırakacak bir atılım içinde olması gerekirdi. Bunu gerçekleştirebilmek için, Atatürk'e yeni dinî sıfatlarla secde etmesi lâzımdı. Edip Ayel, aruzun tumturaklı kalıplarıyla Türk edebiyatının en muhteşem dalkavukluk örneğini ortaya koydu:</span></span> </p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Cennetse bu yurt, sen onu buldundu harâbe</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Bir gün olacaktır anıtın Türklüğe Kâbe.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Zindan kesilen ruhlara bir nur gibi doldun</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Türk ırkının, en son, ulu peygamberi oldun.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Tutsak seni lâyık, yüce Tanrı'yla müsâvi</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Toprak olamaz kalp doğabilmişse semâvî</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Ölmez bize cennetlerin ufkundan inen ses</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">İnsanlar ölür, Türklüğe <span style="color: #08bd09"><strong>Allah</strong></span> olan ölmez!</span></span></strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green">Edip Ayel'in bu kükremesinden sonra bir tereddüt belirdi: Atatürk, yeni Kemalizm dininin Allah'ı mı olmalıydı; peygamberi mi? Cumhuriyet devri şairlerinin bir büyük bölümü, Atatürk'e kıyamadılar. Onun üstünde de, altında da hiçbir gücün, hiçbir varlığın bulunmasına tahammül edemediler. Bu bakımdan, Atatürk'e hem <span style="color: #08bd09"><strong>Allah</strong></span>, hem de peygamber diye seslenerek kendilerinden geçtiler. <strong>Behçet Kemal</strong>, Edip Ayel'den geri kalmak istemedi:</span></span></p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Kaç yıldır Türkçe'ydi Tanrı'nın dili</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">İnsana ne ilâh, ne de sevgili</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Ne de ana-baba aratıyordu</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Her an yaratıyor, yaratıyordu.</span></span></strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green">Artık işaret verilmiş, yarış başlamıştı. İpi herkesten önce göğüslemeye çalışan atletler gibi, o devrin edipleri de "Allah", "tanrı", "ilâh", "Kâbe", "put" gibi kelimelerle Atatürk'e daha önce ulaşabilmenin cezbesine kapılmışlardı. Yüzlerce örnekten işte birkaçı: <strong>Halil Bedii </strong>Yönetken çığlıklar koparıyordu:</span></span></p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Tanrı gibi görünüyor her yerde</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Topraklarda, denizlerde, göklerde</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Gönül tapar, kendisinden geçer de</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Hangi yana göz bakarsa: Atatürk.</span></span></strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green"><strong>Kemalettin Kamu</strong>, kendisine milletvekilliği getiren şiirini kalabalıklara okumaya başladı:</span></span> </p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Çankaya;</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Burada erdi Mûsâ</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Burada uçtu İsa</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Bülbül burada varsa</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Hürriyet için öter.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Ne örümcek, ne yosun</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Ne mûcize, ne füsun...</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Kâbe Arab'ın olsun</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Çankaya bize yeter...</span></span></strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green">Sonra <strong>Faruk Nafiz Çamlıbel</strong>, sazını eline aldı:</span></span></p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">On milyon bel, iki kat olmuşken eğilmeden</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">O'nda on beş milyonun boyu birden uzaldı.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Tanrı, peygamber diye nedir, kimdir bilmeden</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Taptığımız ne varsa, hepsi ondan şekil aldı.</span></span></strong> </p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green">1938 yılında, <strong>Faruk Nafiz</strong>, tanrısız kalmamak için, Atatürk'ü yüreğine bir put gibi oturttu:</span></span></p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Yürüyor, kalbimizin durduğu bir yolda değil </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Kanlı bir göz yaşı nehrinde muazzam tabutun</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Ey ilâhın yüce dâvetlisi, göklerden eğil</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Göreceksin duruyor kalbimizin üstünde putun!</span></span></strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green">Türk edebiyatında, tarihin hiçbir devresinde görülmeyen dalkavukluk ve putperestlik örnekleri, patlayan bir lağımın dehşet saçan kokusu ve manzarasıyla etrafa yayılmaya başlamıştı: <strong>Akbaba'cı Yusuf Ziya Ortaç </strong>da sesini yükseltti:</span></span> </p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Topladı avucunda yıldırımı, şimşeği</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Yoktan var ediyordu tanrı gibi her şeyi.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Nurettin Artam, dinin bütün nurlarından koparak kula kul oldu: </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Koca bir güneşin akşam olmadan</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Dağların ardında sönüşü gibi</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Millete can veren, vatan yaratan</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Tanrının göklere dönüşü gibi.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Her zaman ırkıma büyük Baş Atam</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Tanrılaş gönlümde, tanrılaş Atam!</span></span></strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green"><strong>Ömer Bedrettin Uşaklı</strong> da, Atatürk tapıcılığından kurtulamadı: </span></span></p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Bir güneş gibi yalnız</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Sensin ülkü tanrımız</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Ey Türlüğün bütünü.</span></span></strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green"><strong>Vasfi Mahir Kocatürk</strong> de, kocaman yakıştırmalarla Kemalizm dininin müridleri arasında zikre başladı: </span></span></p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Peygamber, tanrısına duymadı bu hasreti</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Vermedi bu kudreti tanrı, peygamberine.</span></span></strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green"><strong>İlhami Bekir</strong>, alnımızın akına, katran karası elleriyle küfrün yobazlığını bulaştırmaya çalıştı:</span></span></p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">İlk adam, mavi gözlerle baktı toprağa</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Toprağın haritasını çizdi bayrağa</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><span style="color: #08bd09"><strong>Allah</strong></span> değil, o yazdı alın yazımızı.</span></span></strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green">Bu ruhsuz, bu köksüz, bu tatsız örnekleri uzatmak istemiyorum. Yalnız, Cumhuriyetin o kuruluş yıllarında, zilli-düdüklü dalkavuklar zümresinden, üç önemli ismin ayrıldığını belirtmek istiyorum: <strong>Yahya Kemal, Necip Fazıl</strong> ve <strong>Nazım Hikmet!</strong> Nazım Hikmet, daha önce Marks'a ve Lenin'e kul köle olduğu için Atatürk'e secde etmedi. Hatta ona "Burjuva Mustafa Kemal" diye homurdanan şiirler yazdı. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green">Yahya Kemal'le Necip Fazıl, İslâm'ın âmentüsüne bağlı kaldılar. Kemalizm dininin yeni öncüleri ise, imanın altı şartı olan İslâm âmentüsü karşısına, Kemalizm'in yeni âmentüsünü çıkardılar. Bazı devlet kuruluşlarında bastırıp dağıttıkları bu devrimci(!) âmentüyü şöyle yazarak ilân ettiler:</span></span></p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">"Kahramanlık örneği olan ve vatanın istikbâlini yoktan var eden Mustafa Kemal'e, onun cengâver ordusuna, yüce kanunlarına, mücâhit analarına ve Türkiye için âhiret günü olmayacağına iman ederim."</span></span></strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green">Halk, "halkçı" Kemalistlerin bu dehşetli dalkavukluklarından nefret ediyordu. Din ve dünya işlerini birbirinden ayırmaya çalışan Atatürk ise, kendisine takılan bu dinî sıfatlar karşısında şaşırıp kalıyordu. </span></span>[1]</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="CeMre1, post: 209886, member: 1005799"] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=blue](((Günümüzde atatürkün İnkilaplarına bağlı kalacağım ve benimsiyorum diyen müşriklerin Ataları nasıldı dersiniz.Kendilerinden Dinleyelim)))[/COLOR][/FONT] [COLOR=red][FONT=Comic Sans MS]Çağdaş Bir Putlaştırma Örneği; Atatürk'e Tanrı veya Peygamber Diyenler [/FONT][/COLOR][/B] [FONT=Comic Sans MS]Cumhuriyetin ilk yıllarında, devletin dine bakış tarzını öğrenebilmek için, önce, okullarda çocuklarımıza okutulan tarih kitaplarına, sosyoloji kitaplarına bakmak lâzım. İstanbul'da 1931 yılında, Devlet Matbaası'nda bastırılan Orta Zamanlar Tarihi'nde İslâmiyet ve Hz. Peygamber (s.a.s.) aleyhinde yazılanlar, en koyu münkirleri bile utandıracak seviyesizliktedir. Cumhuriyetin ilk yıllarında, devletin resmî ideolojisinde İslâmiyet'in yeri yoktur. Çünkü "İslâm birtakım zevâta göre eskimiştir!", "[B]Hz. Muhammed (s.a.s.) nihâyet bir çöl bedevîsidir"[/B], [B]"İslâmiyet'in yerine yeni bir din koymak lâzımdır ki, o da Kemalizmdir." [/B] Nitekim Edirne milletvekili [B]Şeref Aykut[/B] 'a göre Kemalizm dininin altı esası, altı oktan ibaretti: Yani "Kemalizm dini, cumhuriyetçilik, milliyetçilik, inkılâpçılık, devletçilik, laiklik ve halkçılık prensiplerine dayanmalıydı." Kemalizmin, yeni bir din olarak yayılmasında Şeref Aykut yalnız değildi. İyi ama bu dinin peygamberi kim olmalıydı? Bu sorunun cevabını [B]Behçet Kemal Çağlar [/B]verdi: Mustafa Kemal Atatürk! Behçet Kemal, Süleyman Çelebi'nin meşhur Mevlid'ini Atatürk'e uydurmakta ve çıktığı Anadolu il ve ilçelerinde, başına topladığı kalabalıklara Atatürk Mevlidi'ni okutmakta hiçbir sakınca görmedi: [/FONT] [COLOR=green](...) [/COLOR] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Ger dilersiz bulasız oddan necât Mustafâ-yı bâ Kemâl'e essalât. Ol Zübeyde, Mustafâ'nın ânesi Ol sedeften doğdu ol dürdânesi! Gün gelip oldu Rızâ'dan hâmile Vakt erişti hafta ve eyyâm ile. Geçti böyle, nice ay nice sene Vakt erişti bin sekiz yüz seksene. Merhaba ey baş halâskâr merhaba Merhaba ey ulu serdâr merhaba![/COLOR][/FONT][/B] [COLOR=green][FONT=Comic Sans MS][B]Edip Ayel[/B], Atatürk'e: [B]"Sen bizim yeni peygamberimizsin!" [/B]diye seslenmekte geciktiği için dövünmeye başladı. Behçet Kemal'i geride bırakacak bir atılım içinde olması gerekirdi. Bunu gerçekleştirebilmek için, Atatürk'e yeni dinî sıfatlarla secde etmesi lâzımdı. Edip Ayel, aruzun tumturaklı kalıplarıyla Türk edebiyatının en muhteşem dalkavukluk örneğini ortaya koydu:[/FONT][/COLOR] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Cennetse bu yurt, sen onu buldundu harâbe Bir gün olacaktır anıtın Türklüğe Kâbe. Zindan kesilen ruhlara bir nur gibi doldun Türk ırkının, en son, ulu peygamberi oldun. Tutsak seni lâyık, yüce Tanrı'yla müsâvi Toprak olamaz kalp doğabilmişse semâvî Ölmez bize cennetlerin ufkundan inen ses İnsanlar ölür, Türklüğe [COLOR=#08bd09][B]Allah[/B][/COLOR] olan ölmez![/COLOR][/FONT][/B] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=green]Edip Ayel'in bu kükremesinden sonra bir tereddüt belirdi: Atatürk, yeni Kemalizm dininin Allah'ı mı olmalıydı; peygamberi mi? Cumhuriyet devri şairlerinin bir büyük bölümü, Atatürk'e kıyamadılar. Onun üstünde de, altında da hiçbir gücün, hiçbir varlığın bulunmasına tahammül edemediler. Bu bakımdan, Atatürk'e hem [COLOR=#08bd09][B]Allah[/B][/COLOR], hem de peygamber diye seslenerek kendilerinden geçtiler. [B]Behçet Kemal[/B], Edip Ayel'den geri kalmak istemedi:[/COLOR][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Kaç yıldır Türkçe'ydi Tanrı'nın dili İnsana ne ilâh, ne de sevgili Ne de ana-baba aratıyordu Her an yaratıyor, yaratıyordu.[/COLOR][/FONT][/B] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=green]Artık işaret verilmiş, yarış başlamıştı. İpi herkesten önce göğüslemeye çalışan atletler gibi, o devrin edipleri de "Allah", "tanrı", "ilâh", "Kâbe", "put" gibi kelimelerle Atatürk'e daha önce ulaşabilmenin cezbesine kapılmışlardı. Yüzlerce örnekten işte birkaçı: [B]Halil Bedii [/B]Yönetken çığlıklar koparıyordu:[/COLOR][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Tanrı gibi görünüyor her yerde Topraklarda, denizlerde, göklerde Gönül tapar, kendisinden geçer de Hangi yana göz bakarsa: Atatürk.[/COLOR][/FONT][/B] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=green][B]Kemalettin Kamu[/B], kendisine milletvekilliği getiren şiirini kalabalıklara okumaya başladı:[/COLOR][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Çankaya; Burada erdi Mûsâ Burada uçtu İsa Bülbül burada varsa Hürriyet için öter. Ne örümcek, ne yosun Ne mûcize, ne füsun... Kâbe Arab'ın olsun Çankaya bize yeter...[/COLOR][/FONT][/B] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=green]Sonra [B]Faruk Nafiz Çamlıbel[/B], sazını eline aldı:[/COLOR][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]On milyon bel, iki kat olmuşken eğilmeden O'nda on beş milyonun boyu birden uzaldı. Tanrı, peygamber diye nedir, kimdir bilmeden Taptığımız ne varsa, hepsi ondan şekil aldı.[/COLOR][/FONT][/B] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=green]1938 yılında, [B]Faruk Nafiz[/B], tanrısız kalmamak için, Atatürk'ü yüreğine bir put gibi oturttu:[/COLOR][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Yürüyor, kalbimizin durduğu bir yolda değil Kanlı bir göz yaşı nehrinde muazzam tabutun Ey ilâhın yüce dâvetlisi, göklerden eğil Göreceksin duruyor kalbimizin üstünde putun![/COLOR][/FONT][/B] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=green]Türk edebiyatında, tarihin hiçbir devresinde görülmeyen dalkavukluk ve putperestlik örnekleri, patlayan bir lağımın dehşet saçan kokusu ve manzarasıyla etrafa yayılmaya başlamıştı: [B]Akbaba'cı Yusuf Ziya Ortaç [/B]da sesini yükseltti:[/COLOR][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Topladı avucunda yıldırımı, şimşeği Yoktan var ediyordu tanrı gibi her şeyi. Nurettin Artam, dinin bütün nurlarından koparak kula kul oldu: Koca bir güneşin akşam olmadan Dağların ardında sönüşü gibi Millete can veren, vatan yaratan Tanrının göklere dönüşü gibi. Her zaman ırkıma büyük Baş Atam Tanrılaş gönlümde, tanrılaş Atam![/COLOR][/FONT][/B] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=green][B]Ömer Bedrettin Uşaklı[/B] da, Atatürk tapıcılığından kurtulamadı: [/COLOR][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Bir güneş gibi yalnız Sensin ülkü tanrımız Ey Türlüğün bütünü.[/COLOR][/FONT][/B] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=green][B]Vasfi Mahir Kocatürk[/B] de, kocaman yakıştırmalarla Kemalizm dininin müridleri arasında zikre başladı: [/COLOR][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Peygamber, tanrısına duymadı bu hasreti Vermedi bu kudreti tanrı, peygamberine.[/COLOR][/FONT][/B] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=green][B]İlhami Bekir[/B], alnımızın akına, katran karası elleriyle küfrün yobazlığını bulaştırmaya çalıştı:[/COLOR][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]İlk adam, mavi gözlerle baktı toprağa Toprağın haritasını çizdi bayrağa [COLOR=#08bd09][B]Allah[/B][/COLOR] değil, o yazdı alın yazımızı.[/COLOR][/FONT][/B] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=green]Bu ruhsuz, bu köksüz, bu tatsız örnekleri uzatmak istemiyorum. Yalnız, Cumhuriyetin o kuruluş yıllarında, zilli-düdüklü dalkavuklar zümresinden, üç önemli ismin ayrıldığını belirtmek istiyorum: [B]Yahya Kemal, Necip Fazıl[/B] ve [B]Nazım Hikmet![/B] Nazım Hikmet, daha önce Marks'a ve Lenin'e kul köle olduğu için Atatürk'e secde etmedi. Hatta ona "Burjuva Mustafa Kemal" diye homurdanan şiirler yazdı. Yahya Kemal'le Necip Fazıl, İslâm'ın âmentüsüne bağlı kaldılar. Kemalizm dininin yeni öncüleri ise, imanın altı şartı olan İslâm âmentüsü karşısına, Kemalizm'in yeni âmentüsünü çıkardılar. Bazı devlet kuruluşlarında bastırıp dağıttıkları bu devrimci(!) âmentüyü şöyle yazarak ilân ettiler:[/COLOR][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]"Kahramanlık örneği olan ve vatanın istikbâlini yoktan var eden Mustafa Kemal'e, onun cengâver ordusuna, yüce kanunlarına, mücâhit analarına ve Türkiye için âhiret günü olmayacağına iman ederim."[/COLOR][/FONT][/B] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=green]Halk, "halkçı" Kemalistlerin bu dehşetli dalkavukluklarından nefret ediyordu. Din ve dünya işlerini birbirinden ayırmaya çalışan Atatürk ise, kendisine takılan bu dinî sıfatlar karşısında şaşırıp kalıyordu. [/COLOR][/FONT][1] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bunları Biliyormusunuz
Tarihden Bir Yaprak
m.kemal icin yazilan mevlidi hic okudunuzmu?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst