Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Şualar
Madem bizimle görüşmek ve dersimizi dinlemek istersin.
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ahmet.1" data-source="post: 460858" data-attributes="member: 1040028"><p><span style="font-size: 12px">"Madem kâinatta en kıymettar şey hayattır. Ve kâinatın mevcudâtı hayata musahhardır. Ve madem zîhayatın en kıymettarı zîruhtur. Ve zîruhun en kıymettarı zîşuurdur. Ve madem bu kıymettarlık için küre-i zemin, zîhayatı mütemadiyen çoğaltmak için, her asır, her sene dolar, boşalır. Elbette ve her halde, bu muhteşem ve müzeyyen olan semavatın dahi kendisine münasip ahalisi ve sekenesi, zîhayat ve zîruh ve zîşuurlardan vardır ki, huzur-u Muhammedîde (a.s.m.) sahabelere görünen Hazret-i Cebrail’in (a.s.) temessülü gibi, melâikeleri görmek ve onlarla konuşmak hadiseleri, tevatür suretinde eskiden beri nakil ve rivayet ediliyor. Öyleyse keşke ben semavat ehliyle dahi görüşseydim, onlar ne fikirde olduklarını bilseydim. Çünkü, Hâlık-ı Kâinat hakkında en mühim söz onlarındır" diye düşünürken, birden semâvî şöyle bir sesi işitti: </span></p><p></p><p><span style="color: #008000">Kâinat: Yaratılan bütün varlıklar, evren.</span></p><p><span style="color: #008000">Kıymettar: Kıymetli, değerli.</span></p><p><span style="color: #008000">Mevcudât: Varlıklar.</span></p><p><span style="color: #008000">Musahhar: Emir ve isteğe bağlı, emir dinler, emir altına alınmış, isteneni</span></p><p><span style="color: #008000">Yapmaya hazır.</span></p><p><span style="color: #008000">Zîhayat: Hayat sahibi, canlı.</span></p><p><span style="color: #008000">Zîruh: Ruh sahibi, ruhlu.</span></p><p><span style="color: #008000">Zîşuur: Şuur sahibi, şuurlu, bilinçli.</span></p><p><span style="color: #008000">Küre-i zemin: Yerküre, dünya.</span></p><p><span style="color: #008000">Mütemadiyen: Devamlı olarak, sürekli olarak.</span></p><p><span style="color: #008000">Asır: Yüzyıl.</span></p><p><span style="color: #008000">Müzeyyen: Süslü, süslenmiş.</span></p><p><span style="color: #008000">Semavat: Gökler.</span></p><p><span style="color: #008000">Münasip: Uygun, layık, yaraşır.</span></p><p><span style="color: #008000">Sekene: Oturanlar, yaşayanlar.</span></p><p><span style="color: #008000">Huzur-u Muhammedî: Peygamberimizin huzuru(asm).</span></p><p><span style="color: #008000">Sahabe: Peygamberimiz Hz. Muhammed'in mübarek yüzünü görmekle şereflenen ve O'nun sohbetlerine katılan mü'min kimse.</span></p><p><span style="color: #008000">Hazret-i Cebrail: Dört büyük melekten biri olup; vahiy getirmekle görevli olan melektir.</span></p><p><span style="color: #008000">Temessül: Yansıyarak görünür duruma gelme, yansıyıp görünme.</span></p><p><span style="color: #008000">Melâike: Melekler.</span></p><p><span style="color: #008000">Hadise: Olay.</span></p><p><span style="color: #008000">Tevatür: Kuvvetli haber, yalan ihtimali olmayan kuvvetli haber.</span></p><p><span style="color: #008000">Suret: Biçim, görünüş, şekil, tarz.</span></p><p><span style="color: #008000">Nakl: Bildirme, aktarma.</span></p><p><span style="color: #008000">Rivayet: Bildirilen, aktarılan, anlatılan, iletilen.</span></p><p><span style="color: #008000">Ehl: Halk, ilgililer, sahipler, oturanlar.</span></p><p><span style="color: #008000">Hâlık-ı Kâinat: Kainatın yaratıcısı, evreni yaratan.</span></p><p><span style="color: #008000">Mühim: Önemli.</span></p><p><span style="color: #008000">Semâvî: Semaya ait, gökle ilgili. *Allah katına ait.</span></p><p><span style="color: #008000"></span></p><p><span style="font-size: 12px">"Madem bizimle görüşmek ve dersimizi dinlemek istersin. Bil ki, başta Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm ve Kur’ân-ı Mucizü’l-Beyan olarak bütün peygamberlere vasıtamızla gelen mesâil-i imaniyeye en evvel biz iman etmişiz. Hem insanlara temessül edip görünen ve bizlerden olan bütün ervâh-ı tayyibe, bilâ istisna ve bil’ittifak, bu kâinat Hâlıkının vücub-u vücuduna ve vahdetine ve sıfât-ı kudsiyesine şehadet edip birbirine muvafık ve mutabık olarak ihbar etmişler. Bu hadsiz ihbaratın tevafuku ve tetabuku, güneş gibi sana bir rehberdir" dediklerini bildi ve onun nur-u imanı parladı, zeminden göklere çıktı. </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em>ŞUALAR</em></span></p><p>----------------</p><p><span style="color: #008000">Aleyhissalâtü Vesselâm: Salat ve selam O’nun üzerine olsun.</span></p><p><span style="color: #008000">Kur’ân-ı Mucizü’l-Beyan: Anlatma tarzı mucize olan Kur’an.</span></p><p><span style="color: #008000">Vasıta: Araç, aracı, sebep, vesile.</span></p><p><span style="color: #008000">Mesâil-i imaniye: İmana ait meseleler. İmanla ilgili konular.</span></p><p><span style="color: #008000">İman: İnanmak.</span></p><p><span style="color: #008000">Temessül: Yansıyarak görünür duruma gelme, yansıyıp görünme.</span></p><p><span style="color: #008000">Ervâh-ı Tayyibe: İyi ruhlar.</span></p><p><span style="color: #008000">Bilâ-istisna: İstisnasız, ayırt etmeden.</span></p><p><span style="color: #008000">Bil’ittifak: İttifakla, beraberce, birlikte.</span></p><p><span style="color: #008000">Hâlık: Yaratıcı Allah(cc).</span></p><p><span style="color: #008000">Vahdet: Birlik, teklik, Allah’a(cc) ait birlik.</span></p><p><span style="color: #008000">Sıfât-ı kudsiye: Kudsi sıfatlar, Allah’ın(cc) kusursuz ve kutsal olan mübarek sıfatları(nitelikleri).</span></p><p><span style="color: #008000">Şehadet: Şahitlik, tanıklık.</span></p><p><span style="color: #008000">Muvafık: Uygun, yerinde.</span></p><p><span style="color: #008000">Mutabık: Uyan.</span></p><p><span style="color: #008000">İhbar: Haber verme.</span></p><p><span style="color: #008000">Hadsiz: Sınırsız, sayısız.</span></p><p><span style="color: #008000">İhbarat: Haberler, haber vermeler.</span></p><p><span style="color: #008000">Tevafuk: Birbirine uygunluk. Düzenlenmiş gibi birbirine uygun olmak. Rast gelmek.</span></p><p><span style="color: #008000">Tetabuk: Uygun gelme, uyma, uygun düşme.</span></p><p><span style="color: #008000">Rehber: Yol gösteren, yol gösterici, kılavuz.</span></p><p><span style="color: #008000">Nur-u iman: İman nuru, iman ışığı.</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ahmet.1, post: 460858, member: 1040028"] [SIZE=3]"Madem kâinatta en kıymettar şey hayattır. Ve kâinatın mevcudâtı hayata musahhardır. Ve madem zîhayatın en kıymettarı zîruhtur. Ve zîruhun en kıymettarı zîşuurdur. Ve madem bu kıymettarlık için küre-i zemin, zîhayatı mütemadiyen çoğaltmak için, her asır, her sene dolar, boşalır. Elbette ve her halde, bu muhteşem ve müzeyyen olan semavatın dahi kendisine münasip ahalisi ve sekenesi, zîhayat ve zîruh ve zîşuurlardan vardır ki, huzur-u Muhammedîde (a.s.m.) sahabelere görünen Hazret-i Cebrail’in (a.s.) temessülü gibi, melâikeleri görmek ve onlarla konuşmak hadiseleri, tevatür suretinde eskiden beri nakil ve rivayet ediliyor. Öyleyse keşke ben semavat ehliyle dahi görüşseydim, onlar ne fikirde olduklarını bilseydim. Çünkü, Hâlık-ı Kâinat hakkında en mühim söz onlarındır" diye düşünürken, birden semâvî şöyle bir sesi işitti: [/SIZE] [COLOR="#008000"]Kâinat: Yaratılan bütün varlıklar, evren. Kıymettar: Kıymetli, değerli. Mevcudât: Varlıklar. Musahhar: Emir ve isteğe bağlı, emir dinler, emir altına alınmış, isteneni Yapmaya hazır. Zîhayat: Hayat sahibi, canlı. Zîruh: Ruh sahibi, ruhlu. Zîşuur: Şuur sahibi, şuurlu, bilinçli. Küre-i zemin: Yerküre, dünya. Mütemadiyen: Devamlı olarak, sürekli olarak. Asır: Yüzyıl. Müzeyyen: Süslü, süslenmiş. Semavat: Gökler. Münasip: Uygun, layık, yaraşır. Sekene: Oturanlar, yaşayanlar. Huzur-u Muhammedî: Peygamberimizin huzuru(asm). Sahabe: Peygamberimiz Hz. Muhammed'in mübarek yüzünü görmekle şereflenen ve O'nun sohbetlerine katılan mü'min kimse. Hazret-i Cebrail: Dört büyük melekten biri olup; vahiy getirmekle görevli olan melektir. Temessül: Yansıyarak görünür duruma gelme, yansıyıp görünme. Melâike: Melekler. Hadise: Olay. Tevatür: Kuvvetli haber, yalan ihtimali olmayan kuvvetli haber. Suret: Biçim, görünüş, şekil, tarz. Nakl: Bildirme, aktarma. Rivayet: Bildirilen, aktarılan, anlatılan, iletilen. Ehl: Halk, ilgililer, sahipler, oturanlar. Hâlık-ı Kâinat: Kainatın yaratıcısı, evreni yaratan. Mühim: Önemli. Semâvî: Semaya ait, gökle ilgili. *Allah katına ait. [/COLOR] [SIZE=3]"Madem bizimle görüşmek ve dersimizi dinlemek istersin. Bil ki, başta Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm ve Kur’ân-ı Mucizü’l-Beyan olarak bütün peygamberlere vasıtamızla gelen mesâil-i imaniyeye en evvel biz iman etmişiz. Hem insanlara temessül edip görünen ve bizlerden olan bütün ervâh-ı tayyibe, bilâ istisna ve bil’ittifak, bu kâinat Hâlıkının vücub-u vücuduna ve vahdetine ve sıfât-ı kudsiyesine şehadet edip birbirine muvafık ve mutabık olarak ihbar etmişler. Bu hadsiz ihbaratın tevafuku ve tetabuku, güneş gibi sana bir rehberdir" dediklerini bildi ve onun nur-u imanı parladı, zeminden göklere çıktı. [/SIZE] [SIZE=4][I]ŞUALAR[/I][/SIZE] ---------------- [COLOR="#008000"]Aleyhissalâtü Vesselâm: Salat ve selam O’nun üzerine olsun. Kur’ân-ı Mucizü’l-Beyan: Anlatma tarzı mucize olan Kur’an. Vasıta: Araç, aracı, sebep, vesile. Mesâil-i imaniye: İmana ait meseleler. İmanla ilgili konular. İman: İnanmak. Temessül: Yansıyarak görünür duruma gelme, yansıyıp görünme. Ervâh-ı Tayyibe: İyi ruhlar. Bilâ-istisna: İstisnasız, ayırt etmeden. Bil’ittifak: İttifakla, beraberce, birlikte. Hâlık: Yaratıcı Allah(cc). Vahdet: Birlik, teklik, Allah’a(cc) ait birlik. Sıfât-ı kudsiye: Kudsi sıfatlar, Allah’ın(cc) kusursuz ve kutsal olan mübarek sıfatları(nitelikleri). Şehadet: Şahitlik, tanıklık. Muvafık: Uygun, yerinde. Mutabık: Uyan. İhbar: Haber verme. Hadsiz: Sınırsız, sayısız. İhbarat: Haberler, haber vermeler. Tevafuk: Birbirine uygunluk. Düzenlenmiş gibi birbirine uygun olmak. Rast gelmek. Tetabuk: Uygun gelme, uyma, uygun düşme. Rehber: Yol gösteren, yol gösterici, kılavuz. Nur-u iman: İman nuru, iman ışığı.[/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Şualar
Madem bizimle görüşmek ve dersimizi dinlemek istersin.
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst