Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Madem O var, herşey var
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 278691" data-attributes="member: 1004566"><p><span style="font-size: 10px">Ve Hüve Hayyu’l-lâyemût. Yani, bütün kâinatın mevcudatında görünen ve vesile-i muhabbet olan kemal ve hüsün ve ihsanın hadsiz bir derece fevkinde bir cemal ve kemal ve ihsanın sahibi ve bütün mahbuplara bedel, birtek cilve-i cemâli kâfi gelen bir Mâbud-u Lemyezel, bir Mahbub-u Lâyezâlin ezelî ve ebedî bir hayat-ı daimesi var ki, şaibe-i zeval ve fenâdan münezzeh ve avârız-ı naks ve kusurdan müberrâdır. İşte şu kelime, cin ve inse ve bütün zîşuura ve ehl-i muhabbet ve aşka ilân eder ki:</span><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Sizlere müjde! Mahbuplarınızdan nihayetsiz firakların yaralarını tedavi edip merhem süren bir Mahbub-u Bâkîniz var. Madem O var ve bâkidir; başkaları ne olursa olsun, merak çekmeyiniz. Belki o mahbuplarda sebeb-i muhabbetiniz olan hüsün ve ihsan, fazl ve kemal, o Mahbub-u Bâkînin cilve-i cemâl-i bâkisinden çok perdelerden geçip, gayet zayıf bir gölgenin gölgesidir. Onların zevalleri sizleri incitmesin. Çünkü onlar bir nevi aynalardır. Aynaların değişmesi, şâşaa-i cemâlin cilvesini tazeleştirir, güzelleştirir. Madem O var, herşey var. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"></span></span><em><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, s.221</span></span></em></p><p></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">***</span></span></p><p></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Aşk, şiddetli bir muhabbettir. Fâni mahbuplara müteveccih olduğu vakit, ya o aşk kendi sahibini daimî bir azap ve elemde bırakır. Veyahut o mecazî mahbup, o şiddetli muhabbetin fiyatına değmediği için, bâki bir mahbubu arattırır; aşk-ı mecazî, aşk-ı hakikîye inkılâp eder.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Bediüzzaman Said Nursi, Mektûbât, s. 37</span></span></em></p><p></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">***</span></span></p><p></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Mecâzî aşklarda yüzde doksan dokuzu mâşukundan şikâyet eder. Çünkü, Samed aynası olan bâtın-ı kalb ile, sanem-misâl dünyevî mahbublara perestiş etmek, o mahbubların nazarında sakîldir ve istiskàl eder, reddeder. Zîrâ fıtrat, fıtrî ve lâyık olmayan şeyi reddeder, atar. (Şehevânî sevmekler, bahsimizden hariçtir.) </span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, s. 322</span></span></em></p><p></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">***</span></span></p><p></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Aşk, mahbubuna hasr-ı nazar edip herşeyi mahbubuna feda eder. Yahut mahbubunu îlâ ve senâ etmek için başkalarını tenzil ve mânen zemmeder ve hürmetlerini kırar. Meselâ biri demiş: "Güneş mahbubumun hüsnünü görüp utanıyor; görmemek için bulut perdesini başına çekiyor." Hey âşık efendi! Ne hakkın var, sekiz İsm-i Âzamın bir sahife-i nuranîsi olan güneşi böyle utandırıyorsun? (...)</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Aşk ücret ister ve mukabele talep eder. Aşkın ağlamaları bir nevi taleptir, bir ücret istemektir.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Bediüzzaman Said Nursi, Mektûbât, s. 35</span></span></em></p><p></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">***</span></span></p><p></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Güzel değil batmakla gàib olan bir mahbub. Çünkü, zevâle mahkûm, hakiki güzel olamaz; aşk-ı ebedî için yaratılan ve âyine-i Samed olan kalb ile sevilmez ve sevilmemeli.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, s. 195</span></span></em></p><p></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">***</span></span></p><p></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Derâkab, zevâl ile acılanan mülâkatlar, keder ve meraka değmez, iştiyâka hiç lâyık değildir. Çünkü, zevâl-i lezzet elem olduğu gibi, zevâl-i lezzetin tasavvuru dahi bir elemdir. Bütün mecâzî âşıkların dîvanları, yani aşknâmeleri olan manzum kitapları, şu tasavvur-u zevâlden gelen elemden birer feryaddır. Herbirinin, bütün dîvân-ı eş'ârının ruhunu eğer sıksan, elemkârâne birer feryad damlar.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><em>Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, s. 196</em> </span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 278691, member: 1004566"] [SIZE=2]Ve Hüve Hayyu’l-lâyemût. Yani, bütün kâinatın mevcudatında görünen ve vesile-i muhabbet olan kemal ve hüsün ve ihsanın hadsiz bir derece fevkinde bir cemal ve kemal ve ihsanın sahibi ve bütün mahbuplara bedel, birtek cilve-i cemâli kâfi gelen bir Mâbud-u Lemyezel, bir Mahbub-u Lâyezâlin ezelî ve ebedî bir hayat-ı daimesi var ki, şaibe-i zeval ve fenâdan münezzeh ve avârız-ı naks ve kusurdan müberrâdır. İşte şu kelime, cin ve inse ve bütün zîşuura ve ehl-i muhabbet ve aşka ilân eder ki:[/SIZE][FONT=Verdana][SIZE=2]Sizlere müjde! Mahbuplarınızdan nihayetsiz firakların yaralarını tedavi edip merhem süren bir Mahbub-u Bâkîniz var. Madem O var ve bâkidir; başkaları ne olursa olsun, merak çekmeyiniz. Belki o mahbuplarda sebeb-i muhabbetiniz olan hüsün ve ihsan, fazl ve kemal, o Mahbub-u Bâkînin cilve-i cemâl-i bâkisinden çok perdelerden geçip, gayet zayıf bir gölgenin gölgesidir. Onların zevalleri sizleri incitmesin. Çünkü onlar bir nevi aynalardır. Aynaların değişmesi, şâşaa-i cemâlin cilvesini tazeleştirir, güzelleştirir. Madem O var, herşey var. [/SIZE][/FONT][I][FONT=Verdana][SIZE=2]Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, s.221[/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Verdana][SIZE=2]***[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Aşk, şiddetli bir muhabbettir. Fâni mahbuplara müteveccih olduğu vakit, ya o aşk kendi sahibini daimî bir azap ve elemde bırakır. Veyahut o mecazî mahbup, o şiddetli muhabbetin fiyatına değmediği için, bâki bir mahbubu arattırır; aşk-ı mecazî, aşk-ı hakikîye inkılâp eder. [/SIZE][/FONT] [I][FONT=Verdana][SIZE=2]Bediüzzaman Said Nursi, Mektûbât, s. 37[/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Verdana][SIZE=2]***[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Mecâzî aşklarda yüzde doksan dokuzu mâşukundan şikâyet eder. Çünkü, Samed aynası olan bâtın-ı kalb ile, sanem-misâl dünyevî mahbublara perestiş etmek, o mahbubların nazarında sakîldir ve istiskàl eder, reddeder. Zîrâ fıtrat, fıtrî ve lâyık olmayan şeyi reddeder, atar. (Şehevânî sevmekler, bahsimizden hariçtir.) [/SIZE][/FONT] [I][FONT=Verdana][SIZE=2]Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, s. 322[/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Verdana][SIZE=2]***[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Aşk, mahbubuna hasr-ı nazar edip herşeyi mahbubuna feda eder. Yahut mahbubunu îlâ ve senâ etmek için başkalarını tenzil ve mânen zemmeder ve hürmetlerini kırar. Meselâ biri demiş: "Güneş mahbubumun hüsnünü görüp utanıyor; görmemek için bulut perdesini başına çekiyor." Hey âşık efendi! Ne hakkın var, sekiz İsm-i Âzamın bir sahife-i nuranîsi olan güneşi böyle utandırıyorsun? (...) Aşk ücret ister ve mukabele talep eder. Aşkın ağlamaları bir nevi taleptir, bir ücret istemektir. [/SIZE][/FONT] [I][FONT=Verdana][SIZE=2]Bediüzzaman Said Nursi, Mektûbât, s. 35[/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Verdana][SIZE=2]***[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Güzel değil batmakla gàib olan bir mahbub. Çünkü, zevâle mahkûm, hakiki güzel olamaz; aşk-ı ebedî için yaratılan ve âyine-i Samed olan kalb ile sevilmez ve sevilmemeli. [/SIZE][/FONT] [I][FONT=Verdana][SIZE=2]Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, s. 195[/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Verdana][SIZE=2]***[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Derâkab, zevâl ile acılanan mülâkatlar, keder ve meraka değmez, iştiyâka hiç lâyık değildir. Çünkü, zevâl-i lezzet elem olduğu gibi, zevâl-i lezzetin tasavvuru dahi bir elemdir. Bütün mecâzî âşıkların dîvanları, yani aşknâmeleri olan manzum kitapları, şu tasavvur-u zevâlden gelen elemden birer feryaddır. Herbirinin, bütün dîvân-ı eş'ârının ruhunu eğer sıksan, elemkârâne birer feryad damlar. [/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][I]Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, s. 196[/I] [/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Madem O var, herşey var
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst