Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Madem öyledir; sen, bu hayatına ve dünyana, çekemedikleri ve kaldıramadıkları...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ahmet.1" data-source="post: 461547" data-attributes="member: 1040028"><p><em><strong><span style="font-size: 15px">ÜÇÜNCÜ NOTA: </span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-size: 12px">Ey gafil Said! Bil ki: Galat-ı his nev'inden gayet muvakkat dünyayı lâyemut ve daimî görüyorsun. Etrafına ve dünyaya baktığın zaman bir derece sabit ve müstemir gördüğünden, fâni nefsini de o nazar ile sabit telakki ettiğinden, yalnız kıyametin kopacağından dehşet alıyorsun. Güya kıyametin kopmasına kadar yaşayacaksın gibi, yalnız ondan korkuyorsun. Aklını başına al. Sen ve hususî dünyan, daimî zeval ve fena darbesine maruzsunuz. Senin bu galat-ı hissin ve mağlatan şu misale benzer ki:</span></strong></em></p><p><span style="color: #008000">Galat-ı his: His yanılması.</span></p><p><span style="color: #008000">Nev': Tür, çeşit.</span></p><p><span style="color: #008000">Muvakkat: Geçici, az bir zaman için.</span></p><p><span style="color: #008000">Lâyemut: Ölümsüz, son bulmaz.</span></p><p><span style="color: #008000">Daimî: Devamlı, sürekli.</span></p><p><span style="color: #008000">Müstemir: Devamlı, sürekli, değişmez, devam eden.</span></p><p><span style="color: #008000">Fâni: Geçici, gelip geçici, kaybolan.</span></p><p><span style="color: #008000">Nazar: Bakmak, göz atmak. * Düşünce, anlayış.</span></p><p><span style="color: #008000">Telakki: Kabul etmek, karşılamak.</span></p><p><span style="color: #008000">Hususî: Özel.</span></p><p><span style="color: #008000">Zeval: Sona erme, son bulma.</span></p><p><span style="color: #008000">Fena: Yokluk, yok olma, göçüp gitme. *Kötü.</span></p><p><span style="color: #008000">Maruz: Uğrayan, uğrar durumda, hedef.</span></p><p><span style="color: #008000">Mağlata: Boş ve manasız söz.</span></p><p><span style="color: #008000">Misal: Örnek.</span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><em><strong>Bir adam elinde olan âyinesini bir hane veya bir şehre veya bir bahçeye karşı tutsa; misalî bir hane, bir şehir, bir bahçe o âyinede görünür. Edna bir hareket ve küçük bir tegayyür âyinenin başına gelse, o hayalî hane ve şehir ve bahçede herc ü merc ve karışıklık düşer. Hariçteki hakikî hane, şehir ve bahçenin devam ve bekası sana faide vermez. Çünki senin elindeki âyinedeki hane ve sana ait şehir ve bahçe, yalnız âyinenin sana verdiği mikyas ve mizan iledir. Senin hayatın ve ömrün, âyinedir. Senin dünyanın direği ve âyinesi ve merkezi, senin ömrün ve hayatındır. Her dakikada o hane ve şehir ve bahçenin ölmesi mümkün ve harab olması muhtemel olduğundan, her dakika senin başına yıkılacak ve senin kıyametin kopacak bir vaziyettedir. Madem öyledir; sen, bu hayatına ve dünyana, çekemedikleri ve kaldıramadıkları yükleri yükletme!..</strong></em></span></p><p><span style="color: #008000">Âyine: Ayna.</span></p><p><span style="color: #008000">Hane: Ev.</span></p><p><span style="color: #008000">Misalî: Örnekle ilgili.</span></p><p><span style="color: #008000">Edna: En aşağı. En küçük, en az.</span></p><p><span style="color: #008000">Tegayyür: Değişme, başkalaşma.</span></p><p><span style="color: #008000">Herc ü merc: Karmakarışık, darmadağınık, alt-üst.</span></p><p><span style="color: #008000">Beka: Sonsuzluk, devamlılık.</span></p><p><span style="color: #008000">Faide: Fayda, yarar.</span></p><p><span style="color: #008000">Mikyas: Ölçü, ölçek.</span></p><p><span style="color: #008000">Mizan: Tartı, terazi, denge, ölçü.</span></p><p><span style="color: #008000">Muhtemel: Olabilir, mümkün.</span></p><p></p><p><em><strong><span style="font-size: 15px">(Mesnevi-i Nuriye | Zühre)</span></strong></em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ahmet.1, post: 461547, member: 1040028"] [I][B][SIZE=4]ÜÇÜNCÜ NOTA: [/SIZE][/B][/I] [I][B][SIZE=3]Ey gafil Said! Bil ki: Galat-ı his nev'inden gayet muvakkat dünyayı lâyemut ve daimî görüyorsun. Etrafına ve dünyaya baktığın zaman bir derece sabit ve müstemir gördüğünden, fâni nefsini de o nazar ile sabit telakki ettiğinden, yalnız kıyametin kopacağından dehşet alıyorsun. Güya kıyametin kopmasına kadar yaşayacaksın gibi, yalnız ondan korkuyorsun. Aklını başına al. Sen ve hususî dünyan, daimî zeval ve fena darbesine maruzsunuz. Senin bu galat-ı hissin ve mağlatan şu misale benzer ki:[/SIZE][/B][/I] [COLOR="#008000"]Galat-ı his: His yanılması. Nev': Tür, çeşit. Muvakkat: Geçici, az bir zaman için. Lâyemut: Ölümsüz, son bulmaz. Daimî: Devamlı, sürekli. Müstemir: Devamlı, sürekli, değişmez, devam eden. Fâni: Geçici, gelip geçici, kaybolan. Nazar: Bakmak, göz atmak. * Düşünce, anlayış. Telakki: Kabul etmek, karşılamak. Hususî: Özel. Zeval: Sona erme, son bulma. Fena: Yokluk, yok olma, göçüp gitme. *Kötü. Maruz: Uğrayan, uğrar durumda, hedef. Mağlata: Boş ve manasız söz. Misal: Örnek.[/COLOR] [SIZE=3][I][B]Bir adam elinde olan âyinesini bir hane veya bir şehre veya bir bahçeye karşı tutsa; misalî bir hane, bir şehir, bir bahçe o âyinede görünür. Edna bir hareket ve küçük bir tegayyür âyinenin başına gelse, o hayalî hane ve şehir ve bahçede herc ü merc ve karışıklık düşer. Hariçteki hakikî hane, şehir ve bahçenin devam ve bekası sana faide vermez. Çünki senin elindeki âyinedeki hane ve sana ait şehir ve bahçe, yalnız âyinenin sana verdiği mikyas ve mizan iledir. Senin hayatın ve ömrün, âyinedir. Senin dünyanın direği ve âyinesi ve merkezi, senin ömrün ve hayatındır. Her dakikada o hane ve şehir ve bahçenin ölmesi mümkün ve harab olması muhtemel olduğundan, her dakika senin başına yıkılacak ve senin kıyametin kopacak bir vaziyettedir. Madem öyledir; sen, bu hayatına ve dünyana, çekemedikleri ve kaldıramadıkları yükleri yükletme!..[/B][/I][/SIZE] [COLOR="#008000"]Âyine: Ayna. Hane: Ev. Misalî: Örnekle ilgili. Edna: En aşağı. En küçük, en az. Tegayyür: Değişme, başkalaşma. Herc ü merc: Karmakarışık, darmadağınık, alt-üst. Beka: Sonsuzluk, devamlılık. Faide: Fayda, yarar. Mikyas: Ölçü, ölçek. Mizan: Tartı, terazi, denge, ölçü. Muhtemel: Olabilir, mümkün.[/COLOR] [I][B][SIZE=4](Mesnevi-i Nuriye | Zühre)[/SIZE][/B][/I] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Madem öyledir; sen, bu hayatına ve dünyana, çekemedikleri ve kaldıramadıkları...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst