Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Edebiyat
Mağara..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ebrar172" data-source="post: 277659" data-attributes="member: 157"><p> <table style='width: 100%'><tr><td><p style="text-align: center"><br /> <img src="http://www.mobilresim.com/up/magara_hb2.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /><br /> <span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'garamond'"> <br /> Bir mağara düşün dostum. <br /> Girişi boydan boya gün ışığına acık bir yeraltı mağarası.<br /> İnsanlar düşün bu mağarada. Çocukluktan beri zincire vurulmuş hepsi; <br /> ne yerlerinden kıpırdamaları, ne başlarını çevirmeleri kabil, yalnız karşılarını görüyorlar. <br /> Arkalarından bir ışık geliyor.. uzaktan, tepede yakılan bir ateşten. <br /> Ateşle aralarında bir yol var, yol boyunca alçak bir duvar. <br /> <br /> Gözbağcıları seyircilerden ayıran setleri bilirsin, <br /> üzerlerinde kuklaları sergilerler, öyle bir duvar iste... <br /> Ve insanlar düşün, ellerinde eşyalar: Tahtadan taştan insan veya hayvan<br /> heykelcikleri, boy boy, biçim biçim. Bu insanlar duvar boyunca yürümektedirler, <br /> kimi konuşarak, kimi susarak. Garip bir tablo diyeceksin, hele esirler daha da garip. Doğru.. <br /> O esirler ki ömür boyu başlarını çeviremeyecek, kendilerini de, arkadaşlarını da, arkalarından geçen nesneleri de duvara vuran gölgelerinden izleyecekler. Şimdi de mağarada seslerin yankılandığını düşün.. <br /> Dışarıdan biri konuştu mu, esirler gölgelerin konuştuğunu sanır, öyle değil mi? <br /> Kısaca onlar için tek gerçek var: Gölgeler.<br /> </span></span><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'garamond'"> <br /> </span></span></p> </td><td><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'garamond'"><br /> </span></span></td></tr><tr><td><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'garamond'">Tutalım ki zincirlerini çözdük esirlerin, onları vehimlerinden kurtardık. <br /> Ne olurdu dersin, anlatayım.. Ayağa kalkmağa, başını cevirmeğe, yürümeğe <br /> ve ışığa bakmağa zorlanan esir, bunları yaparken acı duyardı.<br /> Gözleri kamaşır, gölgelerini görmeğe alıştığı cisimleri tanıyamazdı. <br /> Biri, ona: " Ömür boyu gördüklerin hayaldi. Simdi gerçekle karşı karşıyasın" diyecek olsa, <br /> sonrada eşyaları bir bır gösterse,"bunlar nedir" diyecek olsa, şaşırıp kalır, mağarada gördüklerini, <br /> şimdi gösterilenlerden çok daha gerçek sanırdı.<br /> </span></span></td><td></td></tr><tr><td><p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'garamond'"><br /> Bir de düşün ki <br /> tutsağı mağaradan çıkarıp dik bir patikada <br /> güneşin aydınlattığı bölgelere sürükledik. <br /> Bağırdı, yanıp yakıldı, öfkelendi... Kulak asmadık. <br /> Gün ışığına yaklaştıkça gözleri daha çok kamaştı. Hiçbirini seçemez oldu gerçek nesnelerin. <br /> Sonra, yavaş yavaş alıştı aydınlığa. Önce gölgeleri fark etti, arkasından insanların <br /> ve cisimlerin suya vuran akislerini. <br /> <br /> <br /> Aksam olunca göğe çevirdi bakışlarını, <br /> ayı gördü, yıldızları gördü. <br /> Zamanla güneşin suya vuran akislerine bakabildi. <br /> Nihayet gökteki güneşe çevirdi gözlerini. Ve düşünmeğe başladı. <br /> Ona öyle geldi ki mevsimleri de, yılları da güneş yaratıyor, <br /> görünen dünyanın yöneticisi o. Esirlerin mağarada gördükleri ne varsa onun eseri. <br /> Ve eski günlerini hatırladı. Ne kadar yanlış anlamışlardı bilgeliği. <br /> Mutluydu şimdi, mağarada kalan arkadaşlarına acıyordu.<br /> Eski hayatına, eski vehimlerine dönmemek için <br /> her çileye katlanabilirdi.<br /> <br /> Adamın mağaraya döndüğünü tasavvur et. <br /> Karanlığa kolay kolay alışabilir mi? <br /> Dostlarına hakikati söylese dinlerler mi onu? Ağzını açar açmaz alay ederler: <br /> "Sen dışarıda gözlerini kaybetmişsin arkadaş. Saçmalıyorsun. Biz yerimizden çok memnunuz. <br /> Bizi dışarı çıkmağa zorlayacakların vay haline..<br /> "İşte böyle aziz dostum. Sana anlattığım hikaye kendi halimizin tasviridir. <br /> Yer altındaki mağara: Görünürler dünyası. <br /> Yücelere çıkan tutsak, meseller(idea'lar) alemine yükselen ruh..<br /> <br /> <br /> <strong><span style="color: #8b4513"><br /> <br /> Cemil Meriç.. (Magaradakiler)</span></strong><br /> <br /> </span></span></p> </td><td></td></tr></table> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ebrar172, post: 277659, member: 157"] [TABLE="align: center"] [TR] [TD][CENTER][SIZE=3][FONT=garamond][/FONT][/SIZE] [IMG]http://www.mobilresim.com/up/magara_hb2.jpg[/IMG] [SIZE=3][FONT=garamond] Bir mağara düşün dostum. Girişi boydan boya gün ışığına acık bir yeraltı mağarası. İnsanlar düşün bu mağarada. Çocukluktan beri zincire vurulmuş hepsi; ne yerlerinden kıpırdamaları, ne başlarını çevirmeleri kabil, yalnız karşılarını görüyorlar. Arkalarından bir ışık geliyor.. uzaktan, tepede yakılan bir ateşten. Ateşle aralarında bir yol var, yol boyunca alçak bir duvar. Gözbağcıları seyircilerden ayıran setleri bilirsin, üzerlerinde kuklaları sergilerler, öyle bir duvar iste... Ve insanlar düşün, ellerinde eşyalar: Tahtadan taştan insan veya hayvan heykelcikleri, boy boy, biçim biçim. Bu insanlar duvar boyunca yürümektedirler, kimi konuşarak, kimi susarak. Garip bir tablo diyeceksin, hele esirler daha da garip. Doğru.. O esirler ki ömür boyu başlarını çeviremeyecek, kendilerini de, arkadaşlarını da, arkalarından geçen nesneleri de duvara vuran gölgelerinden izleyecekler. Şimdi de mağarada seslerin yankılandığını düşün.. Dışarıdan biri konuştu mu, esirler gölgelerin konuştuğunu sanır, öyle değil mi? Kısaca onlar için tek gerçek var: Gölgeler. [/FONT][/SIZE][SIZE=3][FONT=garamond] [/FONT][/SIZE][/CENTER] [/TD] [TD="align: center"][SIZE=3][FONT=garamond] [/FONT][/SIZE][/TD] [/TR] [TR] [TD="align: center"][SIZE=3][FONT=garamond]Tutalım ki zincirlerini çözdük esirlerin, onları vehimlerinden kurtardık. Ne olurdu dersin, anlatayım.. Ayağa kalkmağa, başını cevirmeğe, yürümeğe ve ışığa bakmağa zorlanan esir, bunları yaparken acı duyardı. Gözleri kamaşır, gölgelerini görmeğe alıştığı cisimleri tanıyamazdı. Biri, ona: " Ömür boyu gördüklerin hayaldi. Simdi gerçekle karşı karşıyasın" diyecek olsa, sonrada eşyaları bir bır gösterse,"bunlar nedir" diyecek olsa, şaşırıp kalır, mağarada gördüklerini, şimdi gösterilenlerden çok daha gerçek sanırdı. [/FONT][/SIZE][/TD] [/TR] [TR] [TD="colspan: 2"][CENTER][SIZE=3][FONT=garamond] Bir de düşün ki tutsağı mağaradan çıkarıp dik bir patikada güneşin aydınlattığı bölgelere sürükledik. Bağırdı, yanıp yakıldı, öfkelendi... Kulak asmadık. Gün ışığına yaklaştıkça gözleri daha çok kamaştı. Hiçbirini seçemez oldu gerçek nesnelerin. Sonra, yavaş yavaş alıştı aydınlığa. Önce gölgeleri fark etti, arkasından insanların ve cisimlerin suya vuran akislerini. Aksam olunca göğe çevirdi bakışlarını, ayı gördü, yıldızları gördü. Zamanla güneşin suya vuran akislerine bakabildi. Nihayet gökteki güneşe çevirdi gözlerini. Ve düşünmeğe başladı. Ona öyle geldi ki mevsimleri de, yılları da güneş yaratıyor, görünen dünyanın yöneticisi o. Esirlerin mağarada gördükleri ne varsa onun eseri. Ve eski günlerini hatırladı. Ne kadar yanlış anlamışlardı bilgeliği. Mutluydu şimdi, mağarada kalan arkadaşlarına acıyordu. Eski hayatına, eski vehimlerine dönmemek için her çileye katlanabilirdi. Adamın mağaraya döndüğünü tasavvur et. Karanlığa kolay kolay alışabilir mi? Dostlarına hakikati söylese dinlerler mi onu? Ağzını açar açmaz alay ederler: "Sen dışarıda gözlerini kaybetmişsin arkadaş. Saçmalıyorsun. Biz yerimizden çok memnunuz. Bizi dışarı çıkmağa zorlayacakların vay haline.. "İşte böyle aziz dostum. Sana anlattığım hikaye kendi halimizin tasviridir. Yer altındaki mağara: Görünürler dünyası. Yücelere çıkan tutsak, meseller(idea'lar) alemine yükselen ruh.. [B][COLOR=#8b4513] Cemil Meriç.. (Magaradakiler)[/COLOR][/B] [/FONT][/SIZE][/CENTER] [/TD] [/TR] [/TABLE] [CENTER][FONT=comic sans ms] [/FONT][/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Edebiyat
Mağara..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst