Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Mahmut efendi [ks]hz. ve İsmailağa cemaati
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ashabulyemin" data-source="post: 187725" data-attributes="member: 12602"><p>Ismailağa Cemaati - </p><p></p><p>--------------------------------------------------------------------------------</p><p></p><p>İSMAİLAĞA CEMAATİ </p><p>Tasavvuf literatüründe hem dini ve Tasavvufi, hem de dünyevi ilme sahip olan büyüklere "zü'l-cenaheyn" yani çift kanatlı" deniyor. Halidi kolunun büyüklerini farklı kılan en temel özellik de bu yönleri. Halid el Bağdadi'den bugüne kadar irşad makamında oturan Halidi büyüklerin neredeyse tamamı "zü'l-cenaheyn." Bu yüzden Mahmud Hocaefendinin irşad faaliyetleri kadar eğitim ve telif çalışmalarının da dikkate alınması gerekiyor. Telif çalışmalarının büyük bölümünü kendisi yapan Ustaosmanoğlu'nun ismiyle çıkan bazı çalışmaları ise öğencileri tarafından dersler, vaazlar, sohbetler sırasında alınan notlarla hazırlanıyor.</p><p></p><p><span style="color: green">30 CİLTLİK TEFSİR</span></p><p></p><p></p><p>Hocaefendi'nin en hacimli eseri, Ruhu'l-Furkan adlı henüz tamamlanmayan tefsir. Ruhu'l-Furkan, fıkhi meseleleri barındırması yönüyle "ahkam tefsiri" özelliğini de taşıyor. Tefsirde ayetlerin kelime anlamları veriliyor ve sonra mealleri, ardından da tefsirleri yapılıyor. Ruhu'l-Furkan'da fıkıh, kelam, Tasavvuf gibi temel İslâmi disiplinlerle alakalı meselelerin tahlil edilmesi, Hocaefendi'nin derinliğini göstermesi açısından ayrıca önemli. Halen yazımı devam eden tefsirin 11. cildi basıldı. Son ciltte En'am Suresi'nin tefsir edildiği dikkate alındığında eserin 30 cildi aşacağı tahmin ediliyor.</p><p></p><p></p><p><span style="color: green">HER SOHBETİ KİTAP GİBİ</span></p><p></p><p></p><p>Hocaefendinin diğer önemli eseri ise Risale-i Kudsiyye Şerh ve Tercümesi. Risale-i Kudsiyye, İsmet Efendi Tekkesi'nin kurucusu Mustafa İsmet Efendi tarafından kaleme alınan manzum bir eser. Eserde Nakşibendiyye-Halidiyye kolunun ders usulleri, prensip ve kaideleri anlatılırken İslam Akaidi ile alakalı temel meseleler işleniyor. Sufi bir cemaatin bilmesi gereken konuları hikmetli bir dille anlatan eser, İsmet Efendi'den sonra gelen tekkenin irşad büyükleri tarafından müracaat kaynağı olarak görüldü. Mahmud Hocaefendi, her sohbetinde Risale-i Kudsiyye'den bir dörtlük okuyup şerh ediyordu. Öğrencileri O'nun bu açıklamalarını yazıya aktarıp 2 cilt halinde Risale-i Kudsiyye Şerh ve Tercümesi başlığıyla yayınladı. Haliddiyye koluyla ilgili temel meselelerin ayrıntılı bir şekilde işlendiği bu eser, öğrenciler için de başvuru kaynağı oldu.</p><p></p><p></p><p><span style="color: green">ARTIK VAAZ VERMİYOR</span></p><p></p><p></p><p>Hocaefendi İmam-Hatip olarak görev yaptığı İsmailağa Camii başta olmak üzere birçok camide vaaz ediyordu. Pazar günleri sabah namazından sonra Sultan Selim Camii'nde yaptığı sohbetler ise irşad tarihinde ayrı bir yere sahip. Sohbetler, sabah namazından sonra olmasına rağmen cami erken saatlerde dolar vaazı çevredeki camilerden dinlenirdi.</p><p></p><p>Misafir hocaefendilerin okuduğu aşırların tefsir edildiği sohbetler işrak vaktine kadar devam ederdi. Bu sohbetlerde öğrencilerin aldığı notlar da 1995 yılından itibaren Sohbetler ismiyle kitaplaştırılmaya başlandı. Ortaya oldukça hacimli 4 ciltlik bir eser çıkarken 1998 yılında sona eren sohbetler Hocaefendi'nin rahatsızlığından dolayı bir daha başlayamadı.</p><p></p><p>Konuların vaaz üslubunda ve sade bir dille işlendiği "Sohbetler" kitabı İslami disiplinlerin kompozisyonundan ibaret. Mahmud Ustaosmanoğlu Hocaefendi'nin başta İmam Rabbani'nin Mektubat'ı olmak üzere bir çok eserle ilgili yaptığı açıklayıcı sohbetler ve derslerinde tutulan notlardan oluşan bir çok kitabı da bulunuyor.</p><p></p><p></p><p></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green">Dilencinin hor görülmesine izin vermedi</span></p><p></p><p></p><p>Tasavvuf büyüklerinin hayat dilleri, konuşma dillerinden daha etkili oluyor. Mahmud Hocaefendi'nin hayatında da Tasavvuf büyüklerinin geleneksel yaşantısını bütün güzellikleriyle görmek mümkün. İstanbul'un en ücra köşelerindeki ihtiyacı olan insanların İsmailağa Camii'ne gelmesi, caminin kapısını adeta sadaka taşına dönüştürüyor. Hocaefendi'nin, "Sizden sadaka isteyen kişi, atın üzerinde dahi olsa yine ona sadaka veriniz" buyruğunu sürekli hatırlatması cemaatin hayır duygularını diri tutuyor. Bir sohbetinde cami kapısında bekleyen dilencilere nasıl davranılması gerektiğini anlatırken, cemaatten birisi kalkıp "Efendim! Onlar burayı istismar ediyor. Mehmet Ağa Camii'ne kadar açık geliyor, orada tesettüre bürünüyorlar. Bunlara bu halde sadaka verilir mi?" diye sorduğunda, Hocaefendi kızdığını belli eder bir ses tonuyla "Onların da sizin de sahibiniz Cenab-ı Hakk'tır. Mevla Teala o halde onlara müsaade ediyor, rızık veriyor da siz ne hakla onlara engel oluyorsunuz. Yanlış bir durum varsa o kolluk kuvvetlerinin işidir. Onlara havale edin. Kardeşlerim! Bizim dilenciye karışma yetkimiz yok. Onu azarlayamayız" cevabını vermişti.</p><p></p><p></p><p><span style="color: green">SULUKULE'Yİ İRFANA AÇTI</span></p><p></p><p></p><p>Hocaefendi'nin sadaka konusunda ki hassasiyetinden haberdar olan muhtaçlar camiye giriş-çıkış saatlerini iyi bilir, güzergahında sağlı sollu beklerlerdi. Mahmut Hocaefendi'nin dilencilerin onurunu koruyan bu duruşu, Sulukule gibi vukuatın bol olduğu semtlerin kapısını da ilim ve irfana açtı. Mahmud Hocaefendi'nin bir zamanlar vaaz verdiği Edirnekapı Mihrimah Sultan Camiî Sulukule'de ikamet eden vatandaşlar tarafından dolduruluyordu.</p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p><span style="color: green">Mektubat okutmak ilim ister</span></p><p></p><p></p><p>Bayram Ali Öztürk "muhakkik, muttaki, mücahit" bir ilim adamıydı. Hem İlahiyat Fakültesi'ni bitirmiş, hem de devrin önemli ilim adamlarından dersler almıştı. Mahmud Hocaefendi, Sadreddin Yüksel ve Mehmet Savaş gibi ileri gelen alimlerin ders halkalarında bulundu. Fatih ve İsmailağa Camilerinde tahsil ettiği ilmi, onu genç yaşta hoca kürsüsüne oturttu. Mahmut Hocaefendi öğrencileri arasında O'na ayrı bir alaka gösterdiği için "Mektubat"ı okuyup, şerhetme görevini Ona vermişti. Bayram Ali Öztürk, İmam-ı Rabbani'nden bahsederken "Sultan" kelimesini kullanırdı. Mektubat derslerinde zamanla o derece uzmanlaştı ki bir çok hocanın okumaya dahi cesaret edemediği mektupları şerhediyordu.</p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p><span style="color: green">Ustaosmanoğlu nasıl bir insan?</span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green">Evinde ağırladığı misafirlerin sofrasını kendisi kuruyor, musafaha yaptığı kişiler ellerini çekinceye kadar o da elini çekmiyor. Şahsına karşı bir tavır söz konusu olduğunda kesinlikle karşılık vermiyor, sevenlerini de sükunetlerini muhafaza etmeleri için ikaz ediyor. Her yaştan insanın eğitim görmesini istiyor ve 60 yaşlarına gelen kişilere dahi okumayı tavsiye ediyor. Büyük alimlerden Abdulhalik Gücdüvani'nin şu vasiyyetine bağlı kalınmasını istiyor: "Fıkıh ve hadis ilmini öğren, cahil sûfilerden uzak dur, malın fıkıh kitapları olsun. Birisi medh ettiği zaman gururlanma, kınayınca da üzülme. İnsanlardan dünyevi bir şey isteme, affedici, lutfedici ehli ol. Teala'nın sana verdiklerini sen de halka dağıt." Helal-haram konusunda Ali Haydar Efendi'nin şu sözünü sık sık tekrarlıyor: "İnsanoğlu helal ile haramı ağzıyla ayırt edemez. İnsan için helalinden pişirmiş olduğu tavuğun tadı ile çalınmış tavuğun tadı aynıdır. Haram ile helal arasını ancak fıkıh ayırır. Medya kuruluşlarını takip etmiyor, fakat öğrencileri düzenli olarak günlük haberleri kendisine aktarıyor. Dünya haberleri konusunda en çok Çeçenistan başta olmak üzere muzdarip Müslüman ülkelerle ilgili gelişmeleri soruyor</span></p><p> </p><p><span style="color: green"><a href="http://irsadforum.net/forum/mahmud-ustaosmanoglu-(kuddise-sirruhu)/ismailaga-cemaati-(efendi-hz(ksa)/" target="_blank">Ismailağa Cemaati - [Efendi hz[ksa]</a></span></p><p> </p><p><span style="color: green">irsadforum çalışmalarımızdan</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ashabulyemin, post: 187725, member: 12602"] Ismailağa Cemaati - -------------------------------------------------------------------------------- İSMAİLAĞA CEMAATİ Tasavvuf literatüründe hem dini ve Tasavvufi, hem de dünyevi ilme sahip olan büyüklere "zü'l-cenaheyn" yani çift kanatlı" deniyor. Halidi kolunun büyüklerini farklı kılan en temel özellik de bu yönleri. Halid el Bağdadi'den bugüne kadar irşad makamında oturan Halidi büyüklerin neredeyse tamamı "zü'l-cenaheyn." Bu yüzden Mahmud Hocaefendinin irşad faaliyetleri kadar eğitim ve telif çalışmalarının da dikkate alınması gerekiyor. Telif çalışmalarının büyük bölümünü kendisi yapan Ustaosmanoğlu'nun ismiyle çıkan bazı çalışmaları ise öğencileri tarafından dersler, vaazlar, sohbetler sırasında alınan notlarla hazırlanıyor. [COLOR=green]30 CİLTLİK TEFSİR[/COLOR] Hocaefendi'nin en hacimli eseri, Ruhu'l-Furkan adlı henüz tamamlanmayan tefsir. Ruhu'l-Furkan, fıkhi meseleleri barındırması yönüyle "ahkam tefsiri" özelliğini de taşıyor. Tefsirde ayetlerin kelime anlamları veriliyor ve sonra mealleri, ardından da tefsirleri yapılıyor. Ruhu'l-Furkan'da fıkıh, kelam, Tasavvuf gibi temel İslâmi disiplinlerle alakalı meselelerin tahlil edilmesi, Hocaefendi'nin derinliğini göstermesi açısından ayrıca önemli. Halen yazımı devam eden tefsirin 11. cildi basıldı. Son ciltte En'am Suresi'nin tefsir edildiği dikkate alındığında eserin 30 cildi aşacağı tahmin ediliyor. [COLOR=green]HER SOHBETİ KİTAP GİBİ[/COLOR] Hocaefendinin diğer önemli eseri ise Risale-i Kudsiyye Şerh ve Tercümesi. Risale-i Kudsiyye, İsmet Efendi Tekkesi'nin kurucusu Mustafa İsmet Efendi tarafından kaleme alınan manzum bir eser. Eserde Nakşibendiyye-Halidiyye kolunun ders usulleri, prensip ve kaideleri anlatılırken İslam Akaidi ile alakalı temel meseleler işleniyor. Sufi bir cemaatin bilmesi gereken konuları hikmetli bir dille anlatan eser, İsmet Efendi'den sonra gelen tekkenin irşad büyükleri tarafından müracaat kaynağı olarak görüldü. Mahmud Hocaefendi, her sohbetinde Risale-i Kudsiyye'den bir dörtlük okuyup şerh ediyordu. Öğrencileri O'nun bu açıklamalarını yazıya aktarıp 2 cilt halinde Risale-i Kudsiyye Şerh ve Tercümesi başlığıyla yayınladı. Haliddiyye koluyla ilgili temel meselelerin ayrıntılı bir şekilde işlendiği bu eser, öğrenciler için de başvuru kaynağı oldu. [COLOR=green]ARTIK VAAZ VERMİYOR[/COLOR] Hocaefendi İmam-Hatip olarak görev yaptığı İsmailağa Camii başta olmak üzere birçok camide vaaz ediyordu. Pazar günleri sabah namazından sonra Sultan Selim Camii'nde yaptığı sohbetler ise irşad tarihinde ayrı bir yere sahip. Sohbetler, sabah namazından sonra olmasına rağmen cami erken saatlerde dolar vaazı çevredeki camilerden dinlenirdi. Misafir hocaefendilerin okuduğu aşırların tefsir edildiği sohbetler işrak vaktine kadar devam ederdi. Bu sohbetlerde öğrencilerin aldığı notlar da 1995 yılından itibaren Sohbetler ismiyle kitaplaştırılmaya başlandı. Ortaya oldukça hacimli 4 ciltlik bir eser çıkarken 1998 yılında sona eren sohbetler Hocaefendi'nin rahatsızlığından dolayı bir daha başlayamadı. Konuların vaaz üslubunda ve sade bir dille işlendiği "Sohbetler" kitabı İslami disiplinlerin kompozisyonundan ibaret. Mahmud Ustaosmanoğlu Hocaefendi'nin başta İmam Rabbani'nin Mektubat'ı olmak üzere bir çok eserle ilgili yaptığı açıklayıcı sohbetler ve derslerinde tutulan notlardan oluşan bir çok kitabı da bulunuyor. [COLOR=green] Dilencinin hor görülmesine izin vermedi[/COLOR] Tasavvuf büyüklerinin hayat dilleri, konuşma dillerinden daha etkili oluyor. Mahmud Hocaefendi'nin hayatında da Tasavvuf büyüklerinin geleneksel yaşantısını bütün güzellikleriyle görmek mümkün. İstanbul'un en ücra köşelerindeki ihtiyacı olan insanların İsmailağa Camii'ne gelmesi, caminin kapısını adeta sadaka taşına dönüştürüyor. Hocaefendi'nin, "Sizden sadaka isteyen kişi, atın üzerinde dahi olsa yine ona sadaka veriniz" buyruğunu sürekli hatırlatması cemaatin hayır duygularını diri tutuyor. Bir sohbetinde cami kapısında bekleyen dilencilere nasıl davranılması gerektiğini anlatırken, cemaatten birisi kalkıp "Efendim! Onlar burayı istismar ediyor. Mehmet Ağa Camii'ne kadar açık geliyor, orada tesettüre bürünüyorlar. Bunlara bu halde sadaka verilir mi?" diye sorduğunda, Hocaefendi kızdığını belli eder bir ses tonuyla "Onların da sizin de sahibiniz Cenab-ı Hakk'tır. Mevla Teala o halde onlara müsaade ediyor, rızık veriyor da siz ne hakla onlara engel oluyorsunuz. Yanlış bir durum varsa o kolluk kuvvetlerinin işidir. Onlara havale edin. Kardeşlerim! Bizim dilenciye karışma yetkimiz yok. Onu azarlayamayız" cevabını vermişti. [COLOR=green]SULUKULE'Yİ İRFANA AÇTI[/COLOR] Hocaefendi'nin sadaka konusunda ki hassasiyetinden haberdar olan muhtaçlar camiye giriş-çıkış saatlerini iyi bilir, güzergahında sağlı sollu beklerlerdi. Mahmut Hocaefendi'nin dilencilerin onurunu koruyan bu duruşu, Sulukule gibi vukuatın bol olduğu semtlerin kapısını da ilim ve irfana açtı. Mahmud Hocaefendi'nin bir zamanlar vaaz verdiği Edirnekapı Mihrimah Sultan Camiî Sulukule'de ikamet eden vatandaşlar tarafından dolduruluyordu. [COLOR=green]Mektubat okutmak ilim ister[/COLOR] Bayram Ali Öztürk "muhakkik, muttaki, mücahit" bir ilim adamıydı. Hem İlahiyat Fakültesi'ni bitirmiş, hem de devrin önemli ilim adamlarından dersler almıştı. Mahmud Hocaefendi, Sadreddin Yüksel ve Mehmet Savaş gibi ileri gelen alimlerin ders halkalarında bulundu. Fatih ve İsmailağa Camilerinde tahsil ettiği ilmi, onu genç yaşta hoca kürsüsüne oturttu. Mahmut Hocaefendi öğrencileri arasında O'na ayrı bir alaka gösterdiği için "Mektubat"ı okuyup, şerhetme görevini Ona vermişti. Bayram Ali Öztürk, İmam-ı Rabbani'nden bahsederken "Sultan" kelimesini kullanırdı. Mektubat derslerinde zamanla o derece uzmanlaştı ki bir çok hocanın okumaya dahi cesaret edemediği mektupları şerhediyordu. [COLOR=green]Ustaosmanoğlu nasıl bir insan? Evinde ağırladığı misafirlerin sofrasını kendisi kuruyor, musafaha yaptığı kişiler ellerini çekinceye kadar o da elini çekmiyor. Şahsına karşı bir tavır söz konusu olduğunda kesinlikle karşılık vermiyor, sevenlerini de sükunetlerini muhafaza etmeleri için ikaz ediyor. Her yaştan insanın eğitim görmesini istiyor ve 60 yaşlarına gelen kişilere dahi okumayı tavsiye ediyor. Büyük alimlerden Abdulhalik Gücdüvani'nin şu vasiyyetine bağlı kalınmasını istiyor: "Fıkıh ve hadis ilmini öğren, cahil sûfilerden uzak dur, malın fıkıh kitapları olsun. Birisi medh ettiği zaman gururlanma, kınayınca da üzülme. İnsanlardan dünyevi bir şey isteme, affedici, lutfedici ehli ol. Teala'nın sana verdiklerini sen de halka dağıt." Helal-haram konusunda Ali Haydar Efendi'nin şu sözünü sık sık tekrarlıyor: "İnsanoğlu helal ile haramı ağzıyla ayırt edemez. İnsan için helalinden pişirmiş olduğu tavuğun tadı ile çalınmış tavuğun tadı aynıdır. Haram ile helal arasını ancak fıkıh ayırır. Medya kuruluşlarını takip etmiyor, fakat öğrencileri düzenli olarak günlük haberleri kendisine aktarıyor. Dünya haberleri konusunda en çok Çeçenistan başta olmak üzere muzdarip Müslüman ülkelerle ilgili gelişmeleri soruyor[/COLOR] [COLOR=green][/COLOR] [COLOR=green][url=http://irsadforum.net/forum/mahmud-ustaosmanoglu-(kuddise-sirruhu)/ismailaga-cemaati-(efendi-hz(ksa)/]Ismailağa Cemaati - [Efendi hz[ksa][/url][/COLOR] [COLOR=green][/COLOR] [COLOR=green]irsadforum çalışmalarımızdan[/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Mahmut efendi [ks]hz. ve İsmailağa cemaati
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst