Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Malınızı En Karlı Hale Getirmek İçin Okuyun! Ali İhsan ER Şu fani âlemde sermaye olarak kullanıla
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="harp" data-source="post: 237047" data-attributes="member: 1008315"><p><strong>Malınızı En Karlı Hale Getirmek İçin Okuyun! Ali İhsan ER Şu fani âlemde sermaye olarak kullanıla</strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">Malınızı En Karlı Hale Getirmek İçin Okuyun!</span></p><p> </p><p> <strong><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px">Ali İhsan ER</span></span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> <img height="200" hspace="5" vspace="5" width="200" align="right" border="0"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px">Şu fani âlemde sermaye olarak kullanılan malın, baki âleme ait bir sermaye haline getirilmesi mümkündür ve bunun yolu da ihtiyaç sahiplerine verilen mallardır. Hz. Abdullah bu sırrı çok iyi keşfetmiş olmalı ki baş döndürücü bir infakta bulunuyor...</span><span style="font-size: 12px">Hz. Ali’nin ağabeyi Hz. Cafer b. Ebu Talib’in oğlu Hz. Abdullah, sıcak bir günde, bir kabilenin hurmalığına inmişti. Abdullah burada dinlenirken, hurmalıkta çalışan köleye, yemek vakti üç parça ekmek geldiğini gördü. Adam ekmeklerden birini ağzına götürmek üzereydi ki, birden önünde açlığı her halinden belli bir köpek belirdi. Köle elindeki ekmeği köpeğin önüne attı. </span></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px">Köpek ekmeği derhal yedi. Köle ekmeğin <a href="http://2.ci/" target="_blank">2.ci</a> parçasını da attı. Köpek bunu da bir kerede sildi süpürdü. Köle bunun üzerine 3.cü parçayı da köpeğe verdi. Kalkıp, yeniden işine dönmek üzereydi ki, olup biteni uzaktan seyreden Abdullah, yaklaşıp sordu: "Ey köle, bugünkü yiyeceğin ne kadardı?" Köle sıkılarak cevap verdi: </span></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px">"İşte bu üç parça ekmek." "O halde neden kendine hiç ayırmadın?" "Baktım ki, hayvan çok aç. O halde bırakmak istemedim." "Peki sen ne yiyeceksin şimdi?" "Oruç tutacağım." Bunun üzerine, Abdullah b. Cafer, köleden sahibini, evinin nerede olduğunu sordu. Sonra da gidip adamdan bu hurmalığı içindeki köleyle birlikte satın aldı. Sonra döndü, köleye bu tarlayı ve onu sahibinden satın aldığını söyledi ve ekledi: </span></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px">"Seni azad ediyorum. Bu hurmalığı da sana hediye ediyorum." Cömertliğiyle meşhur Abdullah b. Cafer, kendisinden daha cömert birini tanıyıp tanımadığı sorulduğunda, bu olayı anlatır ve, "Ama o köpeğe topu topu üç parça ekmek vermiş; sense ona koskoca bir hurmalığı ve hürriyetini vermişsin" dediklerinde, şu karşılığı verirdi: [FONT=verdana,sans-serif]<strong><em>"Ama o elindeki her şeyi verdi; ben ise elimdekinin bir kısmını verebildim..."</em></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px"><strong><em></em></strong></span></span><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-size: 12px"><strong>Cömert ol, elindekini dağıt!</strong></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-size: 12px">Bu, nasıl bir cömertlik anlayışıdır insanın aklı almıyor. Herhalde bir insan ancak bu kadar cömert olabilir. Hani şaka gibi derler ya. Ama bu şaka değil bir gerçekti. Allah yolunda infakta bulunulan mal ahiret adına ebedileşmektedir. </span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-size: 12px">Peygamberimiz’in, Tekâsür Sûresi’ni okurken, bu mevzuya işaretle şöyle dediğini görmekteyiz: "Ademoğlu "malım", "malım" der. Halbuki ey Ademoğlu! Senin malından (sana kalan sadece) yeyip bitirdiğin, giyinip eskittiğin ve sadaka olarak verip bıraktığından başkası değildir." (Müslim, Zühd, 3) </span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-size: 12px">Demek ki; şu fani âlemde sermaye olarak kullanılan malın, baki âleme ait bir sermaye haline getirilmesi mümkündür ve bunun yolu da ihtiyaç sahiplerine verilen mallardır. Malını Allah yolunda infak eden insan, içtimai hayatta itibar ve saygınlık kazanırken diğer yanda, hem canı hem de malı itibarıyla bir korunmanın altına girmektedir. </span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-size: 12px">Allah Rasûlü’nün ifadeleri içinde, her gün yeryüzüne iki melek inmekte ve onlardan biri, infak edenler için hayır duada bulunup infakta bulunanların mallarını artırmasını talep ederken, diğeri de, cimrilik yapıp kısanların mallarını telef etmesini istemektedirler. (Buhari, Zekat, 37) Allah Rasûlü’nün Hafsa validemize söylediği şu sözleri de bu meyanda dikkat çekicidir: </span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-size: 12px">"İnfak et, cömert davran ve daima etrafına dağıt. Sakın ola ki, malı elinde tutup saklama ve elinde bulunan fazlalığı cimrilikle saklama, yoksa Allah da sana karşı kısar ve verme hususunda böyle davranır." (Tirmizi, Zühd, 17)</span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-size: 12px"></span>[/FONT]</span><strong><span style="color: red"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px">BİR HATIRLATMA</span></span></span></strong></p><p> <strong><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px">SiZi iKAZ EDEN BiR DOSTUNUZ OLSUN</span></span></span></strong><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px">Birbirimize karşı hep pozitif yanlarımızı söylerken, negatif yönlerimizi söylemekten kaçınabiliyoruz. Maalesef bu durum, her ne kadar iyi niyetli olsak da yakınımızda olan insanların kusurlarını devam ettirmelerine sebep olabiliyor. Halbuki iyi bir zaman ve mekanını kollayarak sevdiğimiz insanların yanlışlarını da yüzlerine karşı tatlı ve uygun bir dille söyleyebilmeliyiz. Aslında eksiklik duygusu, insanın gelişimi için gereklidir. Ama çoğumuz bu duyguyu kabul etmek istemeyiz. </span></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px">Çünkü eksiklik, toplumsal değer yargılarına göre arzu edilmeyen bir durumdur. Bu nedenle, eksik yönlerimizi ancak bazı durumlarla yüz yüze geldiğimizde kabul ederiz. Eksiklik duygusu, meydana getirdiği hoşnutsuzluğa karşın yaşanması kaçınılmaz bir olgudur. Üstelik insanın hayatını sürdürebilmesi ve gelişebilmesi için zorunludur. Çünkü eksikliğin fark edilmesi insanı harekete geçirir. </span></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px"></span><span style="font-size: 12px"><strong>SUÇLAYICI OLMAYIN</strong></span></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px"><strong></strong>Belli bir terbiye çerçevesinde birbirimizi ikaz etmeye kendimizi alıştırmalıyız. Bu ikaz etme meselesi yüz yüze yapıldığı takdirde gıyabında konuşma da kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Burada üslup meselesinin önemi bir kere daha ortaya çıkıyor. </span></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px">Bu tür bire bir diyaloglarda, perdeyi yırtmadan, muhatabı söz ve tavırlarla rencide etmeden ve suçlayıcı ve karalayıcı bir üslup kullanmadan, yol gösterici mahiyette tamamen Allah rızasını gözeterek hareket etmek ciddi önem arz ediyor. Bu bir ahlâk haline getirildiğinde hem kardeşlik duygusu gelişmiş olacak hem de gıybet kapısı kapanmış olacaktır.</span></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span><strong><span style="color: red"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px"> HADİS BAHÇESİ</span></span></span></strong><strong><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px">SEVEN SEVDiĞiNi ANAR</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Peygamber Efendimiz (sas) şöyle buyuruyorlar: "Sübhanallah ve’l-hamdülillah ve la ilahe illallah, Allahu ekber" sözlerini söylemem benim için güneşin üzerine doğup battığı her şeyden daha sevgilidir. (Riyazü’s-Salihin, Erkam Yayınları) (Sübhanallah ve-l hamdülillah ve la ilahe illallah, Allahu ekber: Allah ne kusursuz, ne kadar güzel, Ne kadar sonsuzdur. O’nu över O’na hamd ederim. O’ndan başka ilah yoktur, yalnız O’na kulluk edilir mülk onundur. O en yüce, en büyük, en kuvvetli en azizdir.) Hadisin verdiği mesajlar </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">1) Allah’ı zikretmek, O’nun yüce adını anmak bize her şeyden daha sevimli ve sevgili gelmeli. </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">2) Güneşin üzerine doğup battığı her şeye sahip olan mı, yoksa bu sözleri söyleyip yüreğinde taşıyan mı daha zengin bir düşünelim! </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">3) Seven sevdiğini anar.</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span><strong><span style="color: red"><span style="font-family: 'Verdana'">ALTIN ÖĞÜTLER</span></span></strong></span><strong><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px">DiLi TATLI OLANIN DOSTU ÇOK OLUR</span></span></span></strong><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px">Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri’ne kulak verelim: Dil insanın terazisidir, âlim ve cahili ayırıcıdır. Mü’min insaf etmeyene insafla gider. Ahlâkı güzel olan yumuşak söyler. Çok selâm ve tatlı dil sevgiye sebeptir. Büyüklerin yolu güzel sözlü olmak ve açık selâm vermektir. </span></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px">Dili tatlı olanın dostu çok olur. Sözü tatlı olanın muhabbeti lazımdır. Allah’ı tanıyan kişi insanlardan özür diler. Özür dileyenin özrünü kabul eyle. Sana eziyet edeni affedip tatlı ve yumuşak söyle. Elinden geldiği kadar kusurları affet, ayıpları görmezden gel. Af ihsanların en güzelidir.</span></span></span></p><p> </p><p><strong><span style="color: red"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: #000000">Bugün</span></span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="harp, post: 237047, member: 1008315"] [b]Malınızı En Karlı Hale Getirmek İçin Okuyun! Ali İhsan ER Şu fani âlemde sermaye olarak kullanıla[/b] [FONT=Verdana]Malınızı En Karlı Hale Getirmek İçin Okuyun![COLOR=#333333][/COLOR][/FONT] [B][COLOR=#333333][FONT=Verdana][SIZE=3]Ali İhsan ER[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] <img height="200" hspace="5" vspace="5" width="200" align="right" border="0">[COLOR=#333333][FONT=Verdana][SIZE=3]Şu fani âlemde sermaye olarak kullanılan malın, baki âleme ait bir sermaye haline getirilmesi mümkündür ve bunun yolu da ihtiyaç sahiplerine verilen mallardır. Hz. Abdullah bu sırrı çok iyi keşfetmiş olmalı ki baş döndürücü bir infakta bulunuyor...[/SIZE][SIZE=3]Hz. Ali’nin ağabeyi Hz. Cafer b. Ebu Talib’in oğlu Hz. Abdullah, sıcak bir günde, bir kabilenin hurmalığına inmişti. Abdullah burada dinlenirken, hurmalıkta çalışan köleye, yemek vakti üç parça ekmek geldiğini gördü. Adam ekmeklerden birini ağzına götürmek üzereydi ki, birden önünde açlığı her halinden belli bir köpek belirdi. Köle elindeki ekmeği köpeğin önüne attı. Köpek ekmeği derhal yedi. Köle ekmeğin [URL="http://2.ci/"]2.ci[/URL] parçasını da attı. Köpek bunu da bir kerede sildi süpürdü. Köle bunun üzerine 3.cü parçayı da köpeğe verdi. Kalkıp, yeniden işine dönmek üzereydi ki, olup biteni uzaktan seyreden Abdullah, yaklaşıp sordu: "Ey köle, bugünkü yiyeceğin ne kadardı?" Köle sıkılarak cevap verdi: "İşte bu üç parça ekmek." "O halde neden kendine hiç ayırmadın?" "Baktım ki, hayvan çok aç. O halde bırakmak istemedim." "Peki sen ne yiyeceksin şimdi?" "Oruç tutacağım." Bunun üzerine, Abdullah b. Cafer, köleden sahibini, evinin nerede olduğunu sordu. Sonra da gidip adamdan bu hurmalığı içindeki köleyle birlikte satın aldı. Sonra döndü, köleye bu tarlayı ve onu sahibinden satın aldığını söyledi ve ekledi: "Seni azad ediyorum. Bu hurmalığı da sana hediye ediyorum." Cömertliğiyle meşhur Abdullah b. Cafer, kendisinden daha cömert birini tanıyıp tanımadığı sorulduğunda, bu olayı anlatır ve, "Ama o köpeğe topu topu üç parça ekmek vermiş; sense ona koskoca bir hurmalığı ve hürriyetini vermişsin" dediklerinde, şu karşılığı verirdi: [FONT=verdana,sans-serif][B][I]"Ama o elindeki her şeyi verdi; ben ise elimdekinin bir kısmını verebildim..." [/I][/B][/SIZE][/FONT][SIZE=3] [B]Cömert ol, elindekini dağıt![/B] Bu, nasıl bir cömertlik anlayışıdır insanın aklı almıyor. Herhalde bir insan ancak bu kadar cömert olabilir. Hani şaka gibi derler ya. Ama bu şaka değil bir gerçekti. Allah yolunda infakta bulunulan mal ahiret adına ebedileşmektedir. Peygamberimiz’in, Tekâsür Sûresi’ni okurken, bu mevzuya işaretle şöyle dediğini görmekteyiz: "Ademoğlu "malım", "malım" der. Halbuki ey Ademoğlu! Senin malından (sana kalan sadece) yeyip bitirdiğin, giyinip eskittiğin ve sadaka olarak verip bıraktığından başkası değildir." (Müslim, Zühd, 3) Demek ki; şu fani âlemde sermaye olarak kullanılan malın, baki âleme ait bir sermaye haline getirilmesi mümkündür ve bunun yolu da ihtiyaç sahiplerine verilen mallardır. Malını Allah yolunda infak eden insan, içtimai hayatta itibar ve saygınlık kazanırken diğer yanda, hem canı hem de malı itibarıyla bir korunmanın altına girmektedir. Allah Rasûlü’nün ifadeleri içinde, her gün yeryüzüne iki melek inmekte ve onlardan biri, infak edenler için hayır duada bulunup infakta bulunanların mallarını artırmasını talep ederken, diğeri de, cimrilik yapıp kısanların mallarını telef etmesini istemektedirler. (Buhari, Zekat, 37) Allah Rasûlü’nün Hafsa validemize söylediği şu sözleri de bu meyanda dikkat çekicidir: "İnfak et, cömert davran ve daima etrafına dağıt. Sakın ola ki, malı elinde tutup saklama ve elinde bulunan fazlalığı cimrilikle saklama, yoksa Allah da sana karşı kısar ve verme hususunda böyle davranır." (Tirmizi, Zühd, 17) [/SIZE][/FONT][/COLOR][B][COLOR=red][FONT=Verdana][SIZE=3]BİR HATIRLATMA[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=#333333][FONT=Verdana][SIZE=3]SiZi iKAZ EDEN BiR DOSTUNUZ OLSUN[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B][COLOR=#333333][FONT=Verdana] [SIZE=3]Birbirimize karşı hep pozitif yanlarımızı söylerken, negatif yönlerimizi söylemekten kaçınabiliyoruz. Maalesef bu durum, her ne kadar iyi niyetli olsak da yakınımızda olan insanların kusurlarını devam ettirmelerine sebep olabiliyor. Halbuki iyi bir zaman ve mekanını kollayarak sevdiğimiz insanların yanlışlarını da yüzlerine karşı tatlı ve uygun bir dille söyleyebilmeliyiz. Aslında eksiklik duygusu, insanın gelişimi için gereklidir. Ama çoğumuz bu duyguyu kabul etmek istemeyiz. Çünkü eksiklik, toplumsal değer yargılarına göre arzu edilmeyen bir durumdur. Bu nedenle, eksik yönlerimizi ancak bazı durumlarla yüz yüze geldiğimizde kabul ederiz. Eksiklik duygusu, meydana getirdiği hoşnutsuzluğa karşın yaşanması kaçınılmaz bir olgudur. Üstelik insanın hayatını sürdürebilmesi ve gelişebilmesi için zorunludur. Çünkü eksikliğin fark edilmesi insanı harekete geçirir. [/SIZE][SIZE=3][B]SUÇLAYICI OLMAYIN [/B]Belli bir terbiye çerçevesinde birbirimizi ikaz etmeye kendimizi alıştırmalıyız. Bu ikaz etme meselesi yüz yüze yapıldığı takdirde gıyabında konuşma da kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Burada üslup meselesinin önemi bir kere daha ortaya çıkıyor. Bu tür bire bir diyaloglarda, perdeyi yırtmadan, muhatabı söz ve tavırlarla rencide etmeden ve suçlayıcı ve karalayıcı bir üslup kullanmadan, yol gösterici mahiyette tamamen Allah rızasını gözeterek hareket etmek ciddi önem arz ediyor. Bu bir ahlâk haline getirildiğinde hem kardeşlik duygusu gelişmiş olacak hem de gıybet kapısı kapanmış olacaktır. [/SIZE][/FONT][/COLOR][B][COLOR=red][FONT=Verdana][SIZE=3] HADİS BAHÇESİ[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B][B][COLOR=#333333][FONT=Verdana] [SIZE=3]SEVEN SEVDiĞiNi ANAR [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B][SIZE=3][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Peygamber Efendimiz (sas) şöyle buyuruyorlar: "Sübhanallah ve’l-hamdülillah ve la ilahe illallah, Allahu ekber" sözlerini söylemem benim için güneşin üzerine doğup battığı her şeyden daha sevgilidir. (Riyazü’s-Salihin, Erkam Yayınları) (Sübhanallah ve-l hamdülillah ve la ilahe illallah, Allahu ekber: Allah ne kusursuz, ne kadar güzel, Ne kadar sonsuzdur. O’nu över O’na hamd ederim. O’ndan başka ilah yoktur, yalnız O’na kulluk edilir mülk onundur. O en yüce, en büyük, en kuvvetli en azizdir.) Hadisin verdiği mesajlar 1) Allah’ı zikretmek, O’nun yüce adını anmak bize her şeyden daha sevimli ve sevgili gelmeli. 2) Güneşin üzerine doğup battığı her şeye sahip olan mı, yoksa bu sözleri söyleyip yüreğinde taşıyan mı daha zengin bir düşünelim! 3) Seven sevdiğini anar. [/FONT][/COLOR][B][COLOR=red][FONT=Verdana]ALTIN ÖĞÜTLER[/FONT][/COLOR][/B][/SIZE][B][COLOR=#333333][FONT=Verdana] [SIZE=3]DiLi TATLI OLANIN DOSTU ÇOK OLUR[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B][COLOR=#333333][FONT=Verdana] [SIZE=3]Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri’ne kulak verelim: Dil insanın terazisidir, âlim ve cahili ayırıcıdır. Mü’min insaf etmeyene insafla gider. Ahlâkı güzel olan yumuşak söyler. Çok selâm ve tatlı dil sevgiye sebeptir. Büyüklerin yolu güzel sözlü olmak ve açık selâm vermektir. Dili tatlı olanın dostu çok olur. Sözü tatlı olanın muhabbeti lazımdır. Allah’ı tanıyan kişi insanlardan özür diler. Özür dileyenin özrünü kabul eyle. Sana eziyet edeni affedip tatlı ve yumuşak söyle. Elinden geldiği kadar kusurları affet, ayıpları görmezden gel. Af ihsanların en güzelidir.[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333333][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [B][COLOR=red][FONT=Verdana][COLOR=#000000]Bugün[/COLOR][/FONT][/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Malınızı En Karlı Hale Getirmek İçin Okuyun! Ali İhsan ER Şu fani âlemde sermaye olarak kullanıla
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst