Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Vecize Analizi
''Marîz bir asrın, hasta bir unsurun, alîl bir uzvun reçetesi...''
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="akna" data-source="post: 227835" data-attributes="member: 1004668"><p><span style="color: darkred"><span style="color: black">Asrın hastalığa düşmesi</span></span></p><p><span style="color: darkred"><span style="color: black">beşerin dalalete yönelmesindendir</span></span></p><p><span style="color: darkred"><span style="color: black">beşerin dalalete yönelmesi ise cehl-i mürekkepten ileri gelmektedir</span></span></p><p> <span style="color: darkred"></span></p><p><span style="color: darkred"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><em><span style="color: darkred">"Bilirsiniz ki, eğer dalâlet cehaletten gelse, izalesi kolaydır. Fakat dalâlet fenden ve ilimden gelse, izalesi müşküldür. Eski zamanda ikinci kısım binde bir bulunuyordu. Bulunanlardan ancak binden biri irşadla yola gelebilirdi. Çünkü, öyleler kendilerini beğeniyorlar. Hem bilmiyorlar, hem kendilerini bilir zannediyorlar. Cenâb-ı Hak şu zamanda, i’câz-ı Kur’ân’ın mânevî lemeâtından olan malûm Sözleri, şu dalâlet zındıkasına bir tiryak hâsiyetini vermiş tasavvurundayım." 5.Mektub</span></em></span></p><p> </p><p>Üstad Hz bu asırda dalaletin ilim ve fenden geldiğini söylüyor</p><p>aslında burada da devreye cahillik giriyor diye düşünüyorum</p><p>bir insan düşünün ki ilim ve fen bilimlerinde en fazla ne kadar yükselebilir, ilerleyebilir</p><p>profesör olsun hadi ordinaryus olsun</p><p>sadece ve sadece belirli bir alanda ilerleyebilir</p><p>tıp alanında ilerlerse kimyadan anlamaz</p><p>biyoloji alanında ilerlerse matematikten anlamaz</p><p>en kötüsüde anlamadığının farkına varmaz, varsa da kabul etmez</p><p>ben biliyorum der</p><p>ama bir bakarsınız o konuda zerre kadar ilmi yoktur</p><p>işte en kötü cahillik, cahilliğin farkına varmamak ve bunu kabul etmemektir</p><p>böyle körü körüne cahil olan insanlar gözlerinin önündeki hahikatleri göremezler, görselerde inkar ederler</p><p>maneviyat olmadığı için elle tutulur ispatlar ararlar</p><p> </p><p> </p><p>Böyle cehl-i mürekkep içinde olan ve gaflete dalalete sapan insanlar için Üstad, mucizevi Kur'an'ın, manevi parıltıları hükmünde olan Sözler'i ilaç olarak önermiş. </p><p> </p><p>Demek böyle hastalıklı bir zamanda</p><p>bu kadar manevi hastalığa ve yaralara karşı </p><p>sadece Kur'an'ın ışığında giderek, ona sarılarak karşı durabiliriz. </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple"><em><strong>"Kur'ân, bu dünyada öyle nûrânî ve saadetli ve hakîkatli bir sûrette bir tebdil-i hayat-ı içtimâiye ile beraber, insanların hem nefislerinde, hem kalblerinde, hem ruhlarında, hem akıllarında, hem hayat-ı şahsiyelerinde hem hayat-ı içtimâiyelerinde, hem hayat-ı siyâsiyelerinde öyle bir inkılâp yapmış ve idâme etmiş ve idâre etmiş ki, on dört asır müddetinde, her dakikada altı bin altı yüz altmış altı âyetleri kemâl-i ihtiramla, hiç olmazsa yüz milyondan ziyâde insanların dilleriyle okunuyor ve insanları terbiye ve nefislerini tezkiye ve kalblerini tasfiye ediyor. Ruhlara inkişaf ve terakkî ve akıllara istikâmet ve nur ve hayata hayat ve saadet veriyor. Elbette böyle bir kitabın misli yoktur, hârikadır, fevkalâdedir, mu'cizedir." <span style="font-size: 10px">25.Söz'den</span></strong></em></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="akna, post: 227835, member: 1004668"] [COLOR=darkred][COLOR=black]Asrın hastalığa düşmesi[/COLOR] [COLOR=black]beşerin dalalete yönelmesindendir[/COLOR] [COLOR=black]beşerin dalalete yönelmesi ise cehl-i mürekkepten ileri gelmektedir[/COLOR] [/COLOR] [FONT=Trebuchet MS][I][COLOR=darkred]"Bilirsiniz ki, eğer dalâlet cehaletten gelse, izalesi kolaydır. Fakat dalâlet fenden ve ilimden gelse, izalesi müşküldür. Eski zamanda ikinci kısım binde bir bulunuyordu. Bulunanlardan ancak binden biri irşadla yola gelebilirdi. Çünkü, öyleler kendilerini beğeniyorlar. Hem bilmiyorlar, hem kendilerini bilir zannediyorlar. Cenâb-ı Hak şu zamanda, i’câz-ı Kur’ân’ın mânevî lemeâtından olan malûm Sözleri, şu dalâlet zındıkasına bir tiryak hâsiyetini vermiş tasavvurundayım." 5.Mektub[/COLOR][/I][/FONT] Üstad Hz bu asırda dalaletin ilim ve fenden geldiğini söylüyor aslında burada da devreye cahillik giriyor diye düşünüyorum bir insan düşünün ki ilim ve fen bilimlerinde en fazla ne kadar yükselebilir, ilerleyebilir profesör olsun hadi ordinaryus olsun sadece ve sadece belirli bir alanda ilerleyebilir tıp alanında ilerlerse kimyadan anlamaz biyoloji alanında ilerlerse matematikten anlamaz en kötüsüde anlamadığının farkına varmaz, varsa da kabul etmez ben biliyorum der ama bir bakarsınız o konuda zerre kadar ilmi yoktur işte en kötü cahillik, cahilliğin farkına varmamak ve bunu kabul etmemektir böyle körü körüne cahil olan insanlar gözlerinin önündeki hahikatleri göremezler, görselerde inkar ederler maneviyat olmadığı için elle tutulur ispatlar ararlar Böyle cehl-i mürekkep içinde olan ve gaflete dalalete sapan insanlar için Üstad, mucizevi Kur'an'ın, manevi parıltıları hükmünde olan Sözler'i ilaç olarak önermiş. Demek böyle hastalıklı bir zamanda bu kadar manevi hastalığa ve yaralara karşı sadece Kur'an'ın ışığında giderek, ona sarılarak karşı durabiliriz. [FONT=Century Gothic][SIZE=3][COLOR=purple][I][B]"Kur'ân, bu dünyada öyle nûrânî ve saadetli ve hakîkatli bir sûrette bir tebdil-i hayat-ı içtimâiye ile beraber, insanların hem nefislerinde, hem kalblerinde, hem ruhlarında, hem akıllarında, hem hayat-ı şahsiyelerinde hem hayat-ı içtimâiyelerinde, hem hayat-ı siyâsiyelerinde öyle bir inkılâp yapmış ve idâme etmiş ve idâre etmiş ki, on dört asır müddetinde, her dakikada altı bin altı yüz altmış altı âyetleri kemâl-i ihtiramla, hiç olmazsa yüz milyondan ziyâde insanların dilleriyle okunuyor ve insanları terbiye ve nefislerini tezkiye ve kalblerini tasfiye ediyor. Ruhlara inkişaf ve terakkî ve akıllara istikâmet ve nur ve hayata hayat ve saadet veriyor. Elbette böyle bir kitabın misli yoktur, hârikadır, fevkalâdedir, mu'cizedir." [SIZE=2]25.Söz'den[/SIZE][/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Vecize Analizi
''Marîz bir asrın, hasta bir unsurun, alîl bir uzvun reçetesi...''
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst