Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bilim ve Sanat
Matematik fobisi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ali Said" data-source="post: 117822" data-attributes="member: 8283"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">“Matematik bir kabus gibi rüyalarıma giriyor” “Ders zamanı ayaklarım geri geri gidiyor” Ölecek gibi oluyorum” “Konular daha zorlaşacak mı?” Bu ifadeler, öğrencilerin matematik korkularını yansıtan cümlelerden bazıları… Acaba öğrencileri matematikten bu kadar korkutan nedir, hiç düşündünüz mü? </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: red">MATEMATİK sınırları kâinat genişliğinde bir ülke gibidir</span></strong><span style="color: red">. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Hayatın her metrekaresinde karşımıza çıkar. İlk anda güzel bir oyuncak sandığımız, ama aslında sayı saymayı öğreten abaküsle tanışırız. Sonra, önümüze çözmemiz için konan problemde Ali’nin cebindeki paraları ne de kolay harcadığına imreniriz. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Derken, havuzu bir yandan doldururken diğer yandan boşaltan musluklar havuzun keyfini iyice kaçırır. Sonra, sorular daha da zorlaşır. İşin içine x, y, z gibi bilinmeyenler girer. Yaşımız ilerledikçe, matematik problemleri de zorlaşır. </span><span style="color: #7030a0">Asıl zor olanı ise, sonraki konuların anlaşılmasının önceki konuların anlaşılmasına bağlı olmasıdır.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: #0f0f0f">Bu yapısıyla içine girdikçe derinleşen ve derinleştikçe de sonsuz bir kuyuyu andıran</span></strong><span style="color: black">matematik, çoğumuzu korkutur. Bilmediğimiz bir âlemin sınırları içine giriyormuşuz gibi hissederiz kendimizi. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Kuyu serinliği ürpertir tenimizi. İki kere ikinin daima dört ettiği rakamların keskin dünyasında, annemizin şefkâtli kollarını özleriz. Öte yandan, bu dünya her katında muamma seviyesi yükselen bir gökdelen gibidir de. Gökdelenin en tepesi bulutlardan görülmez. Sanki sonsuza gider.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: black">Matematik, diğer bilimlerle kıyaslandığında</span></strong><span style="color: black">,</span><span style="color: #0f0f0f">kendi bütünlüğünü fazlasıyla oluşturmuştur. Tabiattan aldıkları ilhamla matematikçiler (kendi akıllarını da katarak) saf zihnî teoremler ve semboller geliştirmişlerdir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #0f0f0f"> Matematiği “katı bir disiplin” haline getiren de budur. Hatta zamanla öylesine katılaşmıştır ki, matematikte biçim, anlamın önüne geçmiştir. Şimdi, bu matematik ile sırasında masum masum oturan öğrenci arasında bir ilişki kurmaya çalışalım zihnimizde. Zorluğun nereden kaynaklandığını görebildik mi?</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: black">Biraz daha açık konuşalım. Katı bir disiplin olan</span></strong><span style="color: black"> (o hale getirilmiş olan) matematik, fazlasıyla zihnî ve soyuttur. Rakamların ve sembollerin havada uçuştuğu bir evrendir. Dışarıya kucak açan bir yanı pek yoktur. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Kapalı devre bir sisteme benzer. Bu haliyle de, sınırlı sayıda üye kabul eden prestijli bir kulüp gibi mağrur davranır. Öğrencinin ayağına gitmez, onun kendi ayağına gelmesini ister ve her geleni de kabul etmez. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">İlla, kendi kurallarına uyulacaktır. Bu kurallara uymayan, sonuca ulaşamaz. Oysa matematikte her şey sonuçtur, sonuç içindir. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: #943634">BURADA öğrenci açısından zorluk,</span></strong><span style="color: #943634"> (bu) matematiğin, kendi gündelik yaşantısı ile pek bir irtibatsız durmasıdır. Siz, babanızdan, “Harçlığının 1/3’üyle istediğini al” şeklinde bir cümle duydunuz mu hiç? </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Açıkçası, okulda öğretilen matematiğin öğrencinin tecrübî hayatında karşılığı son derece kısıtlıdır. Hiçbir öğrenci, on işçiyle yaptığı bir işi, altı işçiyle kaç günde yapabileceğine dair bir sorunla karşılaşmamıştır gerçek hayatında. Yirmi yıl sonra annesinin yaşının kendi yaşının üç katı olacağı da, onun için problem etmeye değmez.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"> Şehir hayatında suya sabuna dokunmadan yaşayan çocuklar için bu tespitler belki de daha doğru. Çünkü köyde tarlada çalışmış, bir günde ne kadar iş yapıldığını tecrübe etmiş, işçi sayısının yapılan işe katkısını farketmiş bir köy çocuğunun sınıfta karşılaştığı işçi problemlerine ve genel olarak matematiğe ilgisinin daha yüksek olması beklenebilir. Nitekim bu çocuklar iyi eğitim imkânı bulduklarında, ciddi başarılarıyla herkesi şaşırtıyorlar. Bilmem hatırlıyor musunuz, birkaç yıl önce ÖSS birincisi olan çocuk köyde çobanlık yapıyordu.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: black">Burada iki şey özellikle vurgulanmaya değer:</span></strong><span style="color: black"> Birincisi, çocuklarımızın gerçek hayatlarına biraz daha zengin tecrübeler katmaya çalışmalıyız; ikincisi ise matematik öğretimini öğrencilerin gerçek yaşam tecrübelerine yakınlaştırmalıyız.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"> Birinci görev öncelikle anne-babaya düşerken; ikincisi ise eğitimcilere düşüyor. Anne babalar özellikle küçük yaşlardan itibaren çocuklarının dikkatini tabiat unsurlarına çekmeli. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Farklı bitki türleri, meyve ve sebzelerin isimleri, özellikleri, birbirlerinden farklı yanları, ağaçların isimleri, dalları, yaprakları ve meyveleri (en azından bunlara dikkat çekmek), kedi ve köpekleri tanıtmak (“Onların dört ayağı var, bizim iki elimiz iki ayağımız var” gibi), renkleri tanıtmak, hatta güneş, ay ve yıldızlara işaret etmek; güneşin ışınları ile gölge arasındaki ilişkiye değinmek, özetle çocuğumuza içinde yaşadığı çevreyi tanıtmak, benzerlik ve farklılıkları göstermek, büyüklük-küçüklük gibi farklı nispetlere dikkat çekmek, onun ileriki yıllarda matematik algı ve kavrayışına çok şey katacaktır. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: #00b0f0">EĞİTİMCİLERE düşen görev ise</span></strong><span style="color: #00b0f0">, matematiği öncelikle cam fanusunun içinden çıkarmaktır. Matematik öğretiminde öğrencinin gelişim psikolojisi, öğrenme psikolojisi ilkelerine daha fazla dikkat etmek lâzımdır. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #0f0f0f">7-12 yaş arası “somut işlem dönemi” diye psikoloji bir veri ortaya koymuşken, bu dönemde kavranması fevkâlade zor soyut işlemleri tabiat unsurlarından (güneş, ay, ağaç, kedi vs.) ve çevre unsurlarından (masa, sandalye, tekerlek vs.) yararlanmadan salt matematiksel işlemler olarak öğrenciye vermenin hiçbir mantığı yoktur. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #0f0f0f">Öğrencinin kavrayış düzeyi, gerçek hayat tecrübesi, ilgileri, matematik öğretiminin kalkış noktasını oluşturmalıdır. Öğrenci matematiğe değil, biraz da matematik öğrenciye gitmeli, götürülmelidir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: #0f0f0f">ŞİMDİYE kadar daha çok</span></strong><span style="color: #0f0f0f">,</span><span style="color: #0f0f0f">öğrencilerimizin matematik başarısının neden düşük olduğunu izah etmiş olduk.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #0f0f0f"> Matematik korkusuna gelince, bu korkunun esası, “sınanma kaygısı” denilen kavramla ilişkilidir. “Akıllı ve zeki” olmanın en büyük göstergesinin matematik notu olduğu ülkemizde, anne babalar kendilerine uzatılan karnede ilk önce matematik notuna bakarlar ve bu notun “saf zeka”yı gösterdiğine inanırlar. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: #0070c0">Şimdi denklemimizi kuralım:</span></strong><span style="color: #0070c0"> Matematik başarısı herkesin gözünde çok değerli ama öğrencilerin matematik başarısı düşük. Üstüne üstlük, çocuklar da matematiği kendi kişiliklerinin birebir karşılığı gibi görüyorlar. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Dünyanın neresinde hangi matematik öğretmenine sorarsanız sorun, bu elemanlardan kurulu bir denklemin sonucunu “kaygı ve korku” olarak bulacaktır. Ne dersiniz, işlemde hata var mı?</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Hilmi Orhan</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ali Said, post: 117822, member: 8283"] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]“Matematik bir kabus gibi rüyalarıma giriyor” “Ders zamanı ayaklarım geri geri gidiyor” Ölecek gibi oluyorum” “Konular daha zorlaşacak mı?” Bu ifadeler, öğrencilerin matematik korkularını yansıtan cümlelerden bazıları… Acaba öğrencileri matematikten bu kadar korkutan nedir, hiç düşündünüz mü? [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B][COLOR=red]MATEMATİK sınırları kâinat genişliğinde bir ülke gibidir[/COLOR][/B][COLOR=red]. [/COLOR] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Hayatın her metrekaresinde karşımıza çıkar. İlk anda güzel bir oyuncak sandığımız, ama aslında sayı saymayı öğreten abaküsle tanışırız. Sonra, önümüze çözmemiz için konan problemde Ali’nin cebindeki paraları ne de kolay harcadığına imreniriz. [/COLOR] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Derken, havuzu bir yandan doldururken diğer yandan boşaltan musluklar havuzun keyfini iyice kaçırır. Sonra, sorular daha da zorlaşır. İşin içine x, y, z gibi bilinmeyenler girer. Yaşımız ilerledikçe, matematik problemleri de zorlaşır. [/COLOR][COLOR=#7030a0]Asıl zor olanı ise, sonraki konuların anlaşılmasının önceki konuların anlaşılmasına bağlı olmasıdır.[/COLOR] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B][COLOR=#0f0f0f]Bu yapısıyla içine girdikçe derinleşen ve derinleştikçe de sonsuz bir kuyuyu andıran[/COLOR][/B][COLOR=black]matematik, çoğumuzu korkutur. Bilmediğimiz bir âlemin sınırları içine giriyormuşuz gibi hissederiz kendimizi. [/COLOR] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Kuyu serinliği ürpertir tenimizi. İki kere ikinin daima dört ettiği rakamların keskin dünyasında, annemizin şefkâtli kollarını özleriz. Öte yandan, bu dünya her katında muamma seviyesi yükselen bir gökdelen gibidir de. Gökdelenin en tepesi bulutlardan görülmez. Sanki sonsuza gider.[/COLOR] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B][COLOR=black]Matematik, diğer bilimlerle kıyaslandığında[/COLOR][/B][COLOR=black],[/COLOR][COLOR=#0f0f0f]kendi bütünlüğünü fazlasıyla oluşturmuştur. Tabiattan aldıkları ilhamla matematikçiler (kendi akıllarını da katarak) saf zihnî teoremler ve semboller geliştirmişlerdir.[/COLOR] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=#0f0f0f] Matematiği “katı bir disiplin” haline getiren de budur. Hatta zamanla öylesine katılaşmıştır ki, matematikte biçim, anlamın önüne geçmiştir. Şimdi, bu matematik ile sırasında masum masum oturan öğrenci arasında bir ilişki kurmaya çalışalım zihnimizde. Zorluğun nereden kaynaklandığını görebildik mi?[/COLOR] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B][COLOR=black]Biraz daha açık konuşalım. Katı bir disiplin olan[/COLOR][/B][COLOR=black] (o hale getirilmiş olan) matematik, fazlasıyla zihnî ve soyuttur. Rakamların ve sembollerin havada uçuştuğu bir evrendir. Dışarıya kucak açan bir yanı pek yoktur. [/COLOR] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Kapalı devre bir sisteme benzer. Bu haliyle de, sınırlı sayıda üye kabul eden prestijli bir kulüp gibi mağrur davranır. Öğrencinin ayağına gitmez, onun kendi ayağına gelmesini ister ve her geleni de kabul etmez. [/COLOR] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]İlla, kendi kurallarına uyulacaktır. Bu kurallara uymayan, sonuca ulaşamaz. Oysa matematikte her şey sonuçtur, sonuç içindir. [/COLOR] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B][COLOR=#943634]BURADA öğrenci açısından zorluk,[/COLOR][/B][COLOR=#943634] (bu) matematiğin, kendi gündelik yaşantısı ile pek bir irtibatsız durmasıdır. Siz, babanızdan, “Harçlığının 1/3’üyle istediğini al” şeklinde bir cümle duydunuz mu hiç? [/COLOR] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Açıkçası, okulda öğretilen matematiğin öğrencinin tecrübî hayatında karşılığı son derece kısıtlıdır. Hiçbir öğrenci, on işçiyle yaptığı bir işi, altı işçiyle kaç günde yapabileceğine dair bir sorunla karşılaşmamıştır gerçek hayatında. Yirmi yıl sonra annesinin yaşının kendi yaşının üç katı olacağı da, onun için problem etmeye değmez.[/COLOR] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black] Şehir hayatında suya sabuna dokunmadan yaşayan çocuklar için bu tespitler belki de daha doğru. Çünkü köyde tarlada çalışmış, bir günde ne kadar iş yapıldığını tecrübe etmiş, işçi sayısının yapılan işe katkısını farketmiş bir köy çocuğunun sınıfta karşılaştığı işçi problemlerine ve genel olarak matematiğe ilgisinin daha yüksek olması beklenebilir. Nitekim bu çocuklar iyi eğitim imkânı bulduklarında, ciddi başarılarıyla herkesi şaşırtıyorlar. Bilmem hatırlıyor musunuz, birkaç yıl önce ÖSS birincisi olan çocuk köyde çobanlık yapıyordu.[/COLOR] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B][COLOR=black]Burada iki şey özellikle vurgulanmaya değer:[/COLOR][/B][COLOR=black] Birincisi, çocuklarımızın gerçek hayatlarına biraz daha zengin tecrübeler katmaya çalışmalıyız; ikincisi ise matematik öğretimini öğrencilerin gerçek yaşam tecrübelerine yakınlaştırmalıyız.[/COLOR] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black] Birinci görev öncelikle anne-babaya düşerken; ikincisi ise eğitimcilere düşüyor. Anne babalar özellikle küçük yaşlardan itibaren çocuklarının dikkatini tabiat unsurlarına çekmeli. [/COLOR] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Farklı bitki türleri, meyve ve sebzelerin isimleri, özellikleri, birbirlerinden farklı yanları, ağaçların isimleri, dalları, yaprakları ve meyveleri (en azından bunlara dikkat çekmek), kedi ve köpekleri tanıtmak (“Onların dört ayağı var, bizim iki elimiz iki ayağımız var” gibi), renkleri tanıtmak, hatta güneş, ay ve yıldızlara işaret etmek; güneşin ışınları ile gölge arasındaki ilişkiye değinmek, özetle çocuğumuza içinde yaşadığı çevreyi tanıtmak, benzerlik ve farklılıkları göstermek, büyüklük-küçüklük gibi farklı nispetlere dikkat çekmek, onun ileriki yıllarda matematik algı ve kavrayışına çok şey katacaktır. [/COLOR] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B][COLOR=#00b0f0]EĞİTİMCİLERE düşen görev ise[/COLOR][/B][COLOR=#00b0f0], matematiği öncelikle cam fanusunun içinden çıkarmaktır. Matematik öğretiminde öğrencinin gelişim psikolojisi, öğrenme psikolojisi ilkelerine daha fazla dikkat etmek lâzımdır. [/COLOR] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=#0f0f0f]7-12 yaş arası “somut işlem dönemi” diye psikoloji bir veri ortaya koymuşken, bu dönemde kavranması fevkâlade zor soyut işlemleri tabiat unsurlarından (güneş, ay, ağaç, kedi vs.) ve çevre unsurlarından (masa, sandalye, tekerlek vs.) yararlanmadan salt matematiksel işlemler olarak öğrenciye vermenin hiçbir mantığı yoktur. [/COLOR] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=#0f0f0f]Öğrencinin kavrayış düzeyi, gerçek hayat tecrübesi, ilgileri, matematik öğretiminin kalkış noktasını oluşturmalıdır. Öğrenci matematiğe değil, biraz da matematik öğrenciye gitmeli, götürülmelidir.[/COLOR] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B][COLOR=#0f0f0f]ŞİMDİYE kadar daha çok[/COLOR][/B][COLOR=#0f0f0f],[/COLOR][COLOR=#0f0f0f]öğrencilerimizin matematik başarısının neden düşük olduğunu izah etmiş olduk.[/COLOR] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=#0f0f0f] Matematik korkusuna gelince, bu korkunun esası, “sınanma kaygısı” denilen kavramla ilişkilidir. “Akıllı ve zeki” olmanın en büyük göstergesinin matematik notu olduğu ülkemizde, anne babalar kendilerine uzatılan karnede ilk önce matematik notuna bakarlar ve bu notun “saf zeka”yı gösterdiğine inanırlar. [/COLOR] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B][COLOR=#0070c0]Şimdi denklemimizi kuralım:[/COLOR][/B][COLOR=#0070c0] Matematik başarısı herkesin gözünde çok değerli ama öğrencilerin matematik başarısı düşük. Üstüne üstlük, çocuklar da matematiği kendi kişiliklerinin birebir karşılığı gibi görüyorlar. [/COLOR] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Dünyanın neresinde hangi matematik öğretmenine sorarsanız sorun, bu elemanlardan kurulu bir denklemin sonucunu “kaygı ve korku” olarak bulacaktır. Ne dersiniz, işlemde hata var mı?[/COLOR] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Hilmi Orhan[/COLOR] [/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bilim ve Sanat
Matematik fobisi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst