Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Medyatik lince maruz kalan malum Hocamızla alakalı bir yazı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Mücahid2" data-source="post: 238789" data-attributes="member: 1011530"><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: red">Çeker Hoca, Böhürler veya bu ithal bakıştan kurtulamayacak mıyız?</span></span> <img src="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/articlefiles/769-ORHAN_CEKER_HOCA_BOHURLER.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> </p><p style="text-align: right"><p style="text-align: right"><strong><a href="mailto:berturk06@hotmail.com"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #0000ff">berturk06@hotmail.com</span></span></span></a></strong></p> </p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-size: 10px"><span style="font-size: 10px">Kadını cinsel bir metȃ</span><span style="font-size: 10px"> olarak gören; açılıp saçıldıkça çağdaşlaştığı herzesini bir itikat umdesi gibi kabullenmiş</span>; <span style="font-size: 10px">İsl</span></span><span style="font-size: 10px"><span style="font-size: 10px">ȃ</span><span style="font-size: 10px">m’ın</span> <span style="font-size: 10px">sosyal hayata taall</span></span><span style="font-size: 10px">ȗk <span style="font-size: 10px">eden tüm ahk</span></span><span style="font-size: 10px">ȃm ve tezȃ</span><span style="font-size: 10px">hürlerini ‘gericilik’ olarak yaftalayan; bütün enerji ve motivasyonunu, dine ve onun temsil ettiği değerlere meydan okumaya borçlu olan ‘tek dünyalıları’ anlamak çok da zor olmasa gerek</span>…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-size: 10px"><span style="font-size: 10px">Ancak, <strong><span style="font-size: 10px">mütedeyyin kimliğiyle boy gösterip, dindar etiketiyle arz-ı end</span></strong></span><span style="font-size: 10px"><strong>ȃ</strong></span><strong><span style="font-size: 10px">m ettiği halde</span>, <span style="font-size: 10px">üzerine nereden </span></strong></span><span style="font-size: 10px"><strong>ȃ</strong><strong>rız olduğu meçhul bir aşağılık kompleksinin pençesinde kıvranan</strong></span><span style="font-size: 10px"> ‘<strong>bizim mahalle’nin</strong> ‘<strong>entelektüellerinin</strong>’ <strong>duruşunu –yoksa savruluşunu mu demeliydim</strong>!?- <strong>anlamlandırmak bir hayli zor görünüyor</strong></span>…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-size: 10px"><span style="font-size: 10px">Evet, </span><strong><span style="font-size: 10px">söylediği sözlerden ötürü son zamanların en ciddi</span> ‘<span style="font-size: 10px">medyatik lincine</span>’ <span style="font-size: 10px">m</span></strong></span><span style="font-size: 10px"><strong>ȃ</strong><strong><span style="font-size: 10px">ruz</span> <span style="font-size: 10px">kalan Orhan Çeker Hoca’ya dönük tepkilerden söz ediyorum</span></strong></span>.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Burada kalkıp uzun uzadıya, “Hoca ne söylemişti”, “hiç söylemediği halde ona hangi sözler isnȃd edilmişti”, “aslında ne demek istemişti” türünden, meseleyi sündürmeye mȃtuf spekülasyonlara girecek değilim; bunlar hakkında yeterince sarf-ı kelȃm edildi zaten…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Ben, modern ezberlere ilişen, ehl-i dünyanın bȃtıl kabullerini sarsan, bize yedirilmeye çalışılan lȃdinȋ yaşam tarzına meydan okuyan, dinin aslını nevzuhur değer yargılarına kurban etmeyen bir çıkış söz konusu olduğunda, ‘bizden biri’ görünümüyle öne çıkan ‘muhafazakȃr’ okur-yazar kesimde sık rastladığımız ‘fikrȋ dağınıklığa’ çevirmek istiyorum nazarlarımızı…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-size: 10px"><strong>Oldukça problemli, kendi içinde ciddi tutarsızlıklar yaşayan ve müslüman kimliğiyle tem</strong><strong>ȃ</strong><strong>yüz eden çoklarını esir almış o bildik ‘özür dileyici’ tutumdan bahsediyorum</strong></span>. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><strong>Liberal değer yargılarına r</strong><strong>ȃ</strong><strong>m olmuş, modern tasallut karşısında teslim-i silah etmiş, din</strong><strong>ȋ</strong><strong> olan her olguyu h</strong><strong>ȃ</strong><strong>kim ve c</strong><strong>ȃ</strong><strong>r</strong><strong>ȋ</strong><strong> kabullere vize ettirme tel</strong><strong>ȃ</strong><strong>şıyla hareket eden, ahk</strong><strong>ȃ</strong><strong>mdan utanan, dinle modernizmi telif etme sevdasıyla hakikati eğip büken, modern zihinlere anlatamayacağını düşündüğü din</strong><strong>ȋ</strong><strong> hükümleri tekellüflü tevillerle rafa kaldıran bir ‘aydın savruluşu’ sizin de gözünüze çarpmıyor mu</strong>?</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Bu savruluşun arka plȃnında bir ‘zihnȋ mağlubiyet’in izleri okunuyor. Batı uygarlığının en önemli kazanımının maddȋ plȃnda ele geçirdiği tartışılmaz üstünlük olduğunu düşünenler fazlasıyla yanılıyorlar. Meselenin nirengi noktası, bu zȃhirȋ terakkinin şuȃlarıyla gözleri kamaşan muhatapların, zihnȋ düzlemde de yenilgiyi kabul etmiş olmalarıdır. Eğer bugün kendisi dışındaki tüm medeniyet tecrübelerini hayatın dışına itmiş bir Batı uygarlığından söz edebiliyorsak, bunun, mağlup cenahta cȃrȋ olan ‘entelektüel eziklik’ ile ciddi alȃkası olduğunu da bilmek zorundayız.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Bu ‘eziklik’ çok değişik şekillerde tezȃhür ediyor. En merkezȋ vurgusu ise tek dünyalılara sarkıtılan “<strong>Biz sizin bildiğiniz dindarlardan değiliz</strong>!” mesajı… <strong>Toplumun fikr</strong><strong>ȋ</strong><strong> olarak ortadan ikiye bölündüğü mevzularda zihni modern tasallut ile iğfal edilmiş kalabalıkların ve dinin hemen her tez</strong><strong>ȃ</strong><strong>hürüne cephe almış muannidlerin hoşuna gidecek</strong> ‘<strong>aykırı</strong>’ (!) <strong>çıkışlar yapıyorlar</strong>. <strong>Güya</strong> ‘<strong>ezber bozuyorlar’</strong>. En mümeyyiz vasıfları, içinde yaşadıkları toplumun modern-bȃtıl kabulleri ile dinȋ değer yargıları çatıştığında, sanık sandalyesine hep ‘geleneksel’ diye tahfif ettikleri mirası oturtmaları… </span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Tekere çomak sokan, zihin konforumuzu bozan, ehl-i dünyanın tepkisini çekebilecek hükümleri, türlü atraksiyonlarla devre dışı bırakmaya çalışmaları bundan…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Nasıl bir zihnȋ dezenformasyonun öznesi hȃline geldiklerinin farkında değiller. Ehl-i dünyanın “bu devirde de bu olur muymuş canım!” bayağılığı ile karşıladığı her meselede, onların yanında saf tutuyorlar.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">En acınası özellikleri de, Hak ile bȃtıl arasında salınım yapıyor olmaları. Ne yardan ne serden geçebiliyorlar. Müslüman kimlikleri ile modern baskılar arasında yaşadıkları sıkışmadan, nevzuhur bir ‘orta yol’ ihdȃs ederek sıyrılmaya çalışmaları da, ne ölçüde çaresiz olduklarının göstergesi olarak okunmalıdır. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><strong>Kur’</strong><strong>ȃ</strong><strong>n’ın,</strong> ‘<strong>s</strong><strong>ȃ</strong><strong>liha</strong>’ <strong>kadını ‘kocasına itaat eden’ kadın olarak tarif ettiğini<a href="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftn1" target="_blank"><strong>[1]</strong></a></strong> <strong>biliyorlar ama en ucuz feminist söylemlerden de yakalarını sıyıramıyorlar</strong>.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Dinin hayatın her ünitesine dair hüküm vȃz ettiğinden haberdarlar ama demokrasi rüzgȃrının bu ölçüde sert estiği bir vasatta “dinin devlet talebi olmadığı” tekerlemesini dillerinden düşürmüyorlar.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><strong>İsl</strong><strong>ȃ</strong><strong>m’ın erkeğe içtim</strong><strong>ȃȋ</strong><strong> hayat, kadına ev merkezli bir yaşam tarzı telkin ettiğini bal gibi biliyorlar ama kadının sosyalleşmesinin bu ölçüde terviç edildiği bir çağda neş’et ettikleri için</strong>, “<strong>hadislerin tekinsiz olduğu</strong>” <strong>yalanına bel bağlıyorlar</strong>.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Gerek fıkıh kitaplarında karşılığını bulan teorik birikim, gerekse İslȃm’ın hayata hayat kılındığı uzun asırlardan bu yana yaşanan tarihȋ tecrübenin önümüze getirdiği uygulamalar aksini söylediği halde; ‘artık devrin değiştiği’ balonundan medet umuyor ve kadın-erkek ihtilȃtının meşru, hatta kaçınılmaz olduğu tezine gönül eğdiriyorlar.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Dünyevȋleşme dalgasının müslümanları da önüne kattığını, artık bizim de ‘çözülme’ diye bir gündemimiz olduğunu, kadim İslȃm toplumlarıyla aramızdaki makasın iyiden iyiye açıldığını, gayr-ı müslimce bir hayat tarzının bizi esir aldığını müşahede ediyorlar ama ‘açılım’, ‘terakki’, ‘büyüme’ gibi ‘büyülü’ kavramların herkes tarafından kutsandığı bir vasatta, ‘marjinal’ damgası yemeyi göze alamıyorlar. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><strong>Hakkı söylüyor da olsa, modern engizisyonların mahk</strong><strong>ȗ</strong><strong>m ettiği mü’minlere ne yazık ki ilk taşı hep onlar atıyorlar</strong>. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><strong>Şu b</strong><strong>ȃ</strong><strong>tıl gidişata dur diyen, birilerini rahatsız da etse kitabın ortasından konuşan bir </strong><strong>ȃ</strong><strong>lime</strong> ‘<strong>sataşmayı</strong>’, <strong>ehl-i dünya ile yakınlaşma adına fırsat olarak görüyorlar</strong>.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">*</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Bu ‘ezik muhafazakȃr’ prototipin hususiyetleri saymakla bitmez; özellikle dinȋ hassasiyetlere sahip kişilerin kalem oynattığı medyada bunlardan mebzul miktarda var. Cinsiyete göre de tarzları farklılaşabiliyor: Erkeklerinde acınası bir liberal diskur, kadınlarında çok yüzeysel bir feminizm jargonu baskın…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Neyse biz konumuza dönelim. Ne demiş Orhan Çeker Hoca? Meȃlen, “Tȃciz gibi aşağılık bir suç varsa, bunu önleme adına meselenin sebeplerine eğilelim ve bu sebepleri ortadan kaldırmak suretiyle problemi kökten çözmenin yollarını araştıralım. Çok yaygın bir şekilde, hatta millȋ bir politika hȃlinde ahlȃkȋ eğitime öncelik verelim. Bu tür suçları teşvik eden yayınları yasaklayalım. Kadın, giyim tarzı itibariyle tahrik edici ve davetkȃr davranıyorsa tȃciz suçuna ortak olur.”</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Bunlardan yanlış olan hangisi? </span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><strong>Şu ‘entelektüel müslüman’ ed</strong><strong>ȃ</strong><strong>sıyla ortada dolanan ve ehl-i dine akıl vermeye çalışan n</strong><strong>ȃ</strong><strong>ehiller, ideal bir İsl</strong><strong>ȃ</strong><strong>m toplumunda kimsenin kafasına göre başkalarını tahrik edecek şekilde giyinemeyeceğini, şimdilerde bayraktarlığını yaptıkları türden çarpık bir ‘özgürlük’ anlayışının söz konusu olamayacağını hakikaten bilmiyorlar mı</strong>? <strong>Biliyorlarsa şu b</strong><strong>ȃ</strong><strong>tıl rüzg</strong><strong>ȃ</strong><strong>ra kapılıp</strong> “<strong>Söyletmen! Vurun</strong>!” <strong>hoyratlığıyla Hoca’ya yüklenmelerine ne demeli</strong>?</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Ne densin istiyorlar? Veya gerçekten neye inanıyorlar? <strong>T</strong><strong>ȃ</strong><strong>ciz gibi aşağılık bir suçun bu ölçüde yaygınlaşmasında bu toprakları İsl</strong><strong>ȃ</strong><strong>msızlaştırma projesinin en etkili </strong><strong>ȃ</strong><strong>mil olduğundan haberdar değiller mi</strong>? Ve işbu İslȃmsızlaştırma projesinin en sinsi boyutunun, dinin içini boşaltarak, liberal tezlere demir atmış bir inanç telakkisini terviç etmek olduğunu hiç mi düşünmüyorlar? İslȃm’ın ahkȃmını ve muȃmelȃtını budaya budaya, ibadetten başka boyutu olmayan tuhaf bir algıyı din diye sahiplenir olduk ve içten içe çürüyen toplum gele gele bu ölçüde pespȃye bir derekeye geriledi. Bunu hatırlatana çemkirmek niye?</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Hoca bu minvalde konuşmuş ama ne hikmetse <strong>Yeni Şafak</strong>’tan <strong>Ayşe Böhürler</strong> de ‘koroya’ katılıp Hoca’ya ‘giydirmek’ için kolları sıvamış ve andığımız yazar profiline örnek teşkil ettiği izlenimi veren bir yazı yazmış.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Neredeyse dört gündür lehte veya aleyhte yayın yapan tüm yayın organlarında ve Hoca’nın kendi internet sitesinde, artık bıktıracak şekilde tekrarlanan “Hoca’nın ‘tecȃvüz’ değil ‘tȃciz’ dediği” bilgisi ne gariptir, Böhürler’in görüş alanına hiç girmemiş. Sağır sultanın bile duyduğu ve meseleyle yüzeysel de olsa ilgilenen basit bir televizyon izleyicisinin bile vȃkıf olduğu “tecȃvüz demedi; tȃciz dedi” bilgisinden, bu meseleyle ilgili köşe yazısı kaleme alan bir gazetecinin hiç haberdar olmaması acı mıdır; yoksa gülünç müdür? Şu satırlar, Böhürler’in o <span style="color: blue"><a href="http://www.yenisafak.com.tr/Yazarlar/default.aspx?i=26181&y=AyseBohurler" target="_blank"><span style="color: #0000ff">yazısından</span></a></span>: “<em><span style="color: black">Ancak İslam Hukuku Profesörü Çeker'in tecavüz gibi Allah'ın kesinkes yasakladığı büyük günahlardan kabul ettiği bir konuyu, bu hayvanlığı yapana değil de kışkırtıcı unsurlara sahip olarak kadına dayandırması, inanan inanmayan hepimizin tepkisini çekti.”<a href="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftn2" target="_blank"><strong><span style="color: black">[2]</span></strong></a></span></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Yazısında “<em>İslam'a göre kadınlara nizam vermeye çalışan erkekler, kadınların nasıl olması gerektiği konusunda tezler yazarlar ama dindar erkekler nasıl olmalı konusunda yapılmış tek bir çalışma ya da tez bulamazsınız.”</em> tesbitine yer vermesinden, bütün bir İslȃm düşünce ve eser geleneğine vȃkıf (!) olduğu sonucunu çıkardığımız yazar, <em>“Şunun şurasında camilerde, "karılarınızı dövmeyin, günahtır!" sözü ancak 3-5 yıldır söylenebiliyor.”</em> türünden ‘orijinal’ değiniler de yapıyor.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><strong>Böhürler’e ait bu satırlar bizi şaşırtmadı</strong>. <strong>Çünkü bunun öncesi de var</strong>. <strong>Böhürler’in nasıl bir zihn</strong><strong>ȋ</strong><strong> arka pl</strong><strong>ȃ</strong><strong>ndan ses verdiğini görmek için okuyalım</strong>: (İmlȃ ve cümle kurgusundaki hatalar yazara aittir)</span></span></p><p><em><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">“…Eşleri ile ilişkileri de hep muhalifti. Ben yeni hayatımın içinde sahih olup olmadığını bilemeden eşe itaat hadislerine tıpatıp amel modunda iken beni yoldan onlar çıkardı. Aile saadeti tanımı ve bunun öncelik haline gelmesi hepimiz tarafından küçümseniyor...</span></span><a href="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftn3" target="_blank"><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #0000ff">[3]</span></span></span></strong></a></em><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"> (Dinci olmakla suçlanan muhafazakȃr arkadaşlarından söz ettiği yazısından… B.E.) </span></span></p><p><em><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">“28 şubatın faydaları da oldu tabii ki... İkiyüzlülerin,riyakarların keşfine turnusol gibi imkan tanıdı. Gerçek demokratların sayılarının ne kadar az olduğunu öğrendik,dindar görünen erkekleri tanıdık. 28 şubat zaferi her kesimden erkeklerin oldu.”</span></span><a href="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftn4" target="_blank"><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #0000ff">[4]</span></span></span></strong></a></em></p><p><em><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">“Şu anda 70 yaşında kanser hastası, ama mücadeleden vazgeçmiş değil ne kendisi ne de toplum için. Hepimizin sıcak evlerinde oturduğu zamanlarda o köyleri dolaşmış, kendine değil ideallerine öncelik vermiş. Bu nedenle her zaman saygı uyandırmıştır bende. Hatta <strong>Yemen'de başkent Sana'da tamamı yüzleri siyah peçe ile kapanmış kadınları görünce, dönünce derneğine üye olmayı bile aklımdan geçirmiştim</strong>.”</span></span><a href="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftn5" target="_blank"><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #0000ff">[5]</span></span></span></strong></a></em><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"> (Türkȃn Saylan’dan bahsettiği yazısından… Vurgu bana ait. B.E.) </span></span></p><p><em><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">“Yani geçmişin korkularını taşımaktan vazgeçsek... Belki o zaman gerçekten anayasayı da, başörtüyü de tartışabiliriz. İslam devletini demiyorum çünkü Türkiye'de kendisini dindar kabul eden kesimin arasında bile böyle bir konu ve talep yok. İslam devleti tartışmalarını 80- 90 yılları arasında islamcı kesim kendi arasında yaptı. Medine Vesikası bu tartışmaların bir sonucuydu, çoğunluk Rad suresindeki /" siz kendinizde olanı değiştirmedikçe Allah'da bir toplumun durumun değiştirmez "/ ayetini esas aldı. Bu tartışmalar modasını da önemini de yitirdi. Önemli olan adaletli olmak, insani bir yönetim anlayışını benimsemek ve herkesimi kapsayan bir özgürlük alanı oluşturmak fikrinde hemfikir olundu.”</span></span><a href="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftn6" target="_blank"><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #0000ff">[6]</span></span></span></strong></a></em></p><p><em><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">“Günlük hayatın içinde şık olmayı istemek elbete çok kadınca bir şey ve çok anlaşılır. Fark edilir olmak, beğenilmek bunların hepsi kadınca duygular. Yine de insanda bu kadarı da olmaz dedirten durumlar var. Başörtüye gül takmak da bunlardan birisi bence. Tekbir defilesi, medyaya yansıyan görüntüler ve en çok son yıllarda başörtülü hanımların şık olmak için başörtü üzerinde süslenme temayülleri böyle bir yazıya sebep oldu. Örtülü ama olabildiğine süslü kadınlar "niye örtünüyoruz ki" sorusunu sorduruyor, baba baskısı söylemini güçlendiriyor. Süslenmeye değil ama başörtüsünü süslemeye gerçekten itirazım var.”</span></span><a href="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftn7" target="_blank"><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #0000ff">[7]</span></span></span></strong></a></em></p><p><em><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">“1995 yılında Kanal 7'de çalışmaya başladığımda, oradaki kadın ve erkeklerin birlikte çalışma ortamları çokça mevzubahis edilir, bunun doğru olup olmadığı tartışılırdı. O dönemde medyada çalışan başörtülü kızların pantolon giymesi, sigara içmesi gibi birçok konu tartışmanın odağındaydı. Ekrana çıkmaya başladığımda arkadaşım Yasemin Babayiğit'in özgün kreasyonu olan pantolonlu ama uzun tunikli takımlar için bile ağır eleştiriler almıştım. Kurulduğu ilk günden bu yana Kanal 7'de çalışanlar arasında kadınların sayısı erkeklere göre hep daha çok olmuştur ve dindar kesimde birlikte çalışma deneyiminin en iyi örnekleri orada sergilenmiştir. Sadece kadın erkek değil, farklı görüşlerden inançlardan birçok insan orada çok rahat çalışma imkânı bulabilmiştir. Kanal 7 ayrıca da birçok yönetmen, yapımcı, sunucu için iyi bir okul gibi olmuştur ki ben de bu okulun talebeleri arasındaydım. Ekranda bir kadının (başörtülü-başı açık) görünmesine tahammül edemeyen, ayak ayak üstüne atan kadın konuğu lanetleyen bir kitleye yayın yaptığımız o günlerden bugüne baktığımızda, aradaki fark çok daha iyi ortaya çıkıyor. Kadınların ve erkeklerin hayatları arasına duvarlar ören yaklaşım zaman içinde çok değişim gösterdi. Bu değişimde İslami kesimin medya kurumlarının öncülüğü ve katkısı büyük. Ancak asıl değişimi siyaset yaptı. Siyaset bu duvarların tamamen yıkılmasına neden oldu.”</span></span><a href="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftn8" target="_blank"><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #0000ff">[8]</span></span></span></strong></a></em></p><p style="text-align: right"><p style="text-align: right"><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Burak Ertürk</span></span></strong></p> </p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><a href="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftnref1" target="_blank">[1]</a></span></span> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 9px">4/en Nisȃ 34</span></span></p><p><a href="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftnref2" target="_blank"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 9px"><span style="color: #0000ff">[2]</span></span></span></a><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 9px"> “Tecavüzden korunma dinȋ tavsiyeler”; 19.02.2011; Yeni Şafak</span></span></p><p></p><p><a href="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftnref3" target="_blank"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 9px"><span style="color: #0000ff">[3]</span></span></span></a><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 9px"> “Benim dinci arkadaşlarım!”; 23.12.2006; Yeni Şafak</span></span></p><p></p><p><a href="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftnref4" target="_blank"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 9px"><span style="color: #0000ff">[4]</span></span></span></a><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 9px"> <span style="color: black">“28 Şubat en çok kadınları vurdu”; 03.03.2007; Yeni Şafak</span></span></span></p><p></p><p><a href="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftnref5" target="_blank"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 9px"><span style="color: #0000ff">[5]</span></span></span></a><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 9px"> “Canilerle din kardeşi olamayız”; 21.04.2007; Yeni Şafak</span></span></p><p></p><p><a href="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftnref6" target="_blank"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 9px"><span style="color: #0000ff">[6]</span></span></span></a><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 9px"> “Müslüman olmaktan utanıyor muyuz?” 29.09.2007; Yeni Şafak</span></span></p><p></p><p><a href="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftnref7" target="_blank"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 9px"><span style="color: #0000ff">[7]</span></span></span></a><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 9px"> “Başörtüye gül takmak”; 03.05.2008; Yeni Şafak</span></span></p><p></p><p><a href="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftnref8" target="_blank"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 9px"><span style="color: #0000ff">[8]</span></span></span></a><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 9px"> “Muhafazakȃr erkekler”; 21.03.2009; Yeni Şafak</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Mücahid2, post: 238789, member: 1011530"] [SIZE=5][COLOR=red]Çeker Hoca, Böhürler veya bu ithal bakıştan kurtulamayacak mıyız?[/COLOR][/SIZE] [IMG]http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/articlefiles/769-ORHAN_CEKER_HOCA_BOHURLER.jpg[/IMG] [RIGHT][RIGHT][B][EMAIL="berturk06@hotmail.com"][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#0000ff]berturk06@hotmail.com[/COLOR][/SIZE][/FONT][/EMAIL][/B][/RIGHT][/RIGHT] [FONT=Verdana][SIZE=2][SIZE=2][SIZE=2]Kadını cinsel bir metȃ[/SIZE][SIZE=2] olarak gören; açılıp saçıldıkça çağdaşlaştığı herzesini bir itikat umdesi gibi kabullenmiş[/SIZE]; [SIZE=2]İsl[/SIZE][/SIZE][SIZE=2][SIZE=2]ȃ[/SIZE][SIZE=2]m’ın[/SIZE] [SIZE=2]sosyal hayata taall[/SIZE][/SIZE][SIZE=2]ȗk [SIZE=2]eden tüm ahk[/SIZE][/SIZE][SIZE=2]ȃm ve tezȃ[/SIZE][SIZE=2]hürlerini ‘gericilik’ olarak yaftalayan; bütün enerji ve motivasyonunu, dine ve onun temsil ettiği değerlere meydan okumaya borçlu olan ‘tek dünyalıları’ anlamak çok da zor olmasa gerek[/SIZE]…[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][SIZE=2][SIZE=2]Ancak, [B][SIZE=2]mütedeyyin kimliğiyle boy gösterip, dindar etiketiyle arz-ı end[/SIZE][/B][/SIZE][SIZE=2][B]ȃ[/B][/SIZE][B][SIZE=2]m ettiği halde[/SIZE], [SIZE=2]üzerine nereden [/SIZE][/B][/SIZE][SIZE=2][B]ȃ[/B][B]rız olduğu meçhul bir aşağılık kompleksinin pençesinde kıvranan[/B][/SIZE][SIZE=2] ‘[B]bizim mahalle’nin[/B] ‘[B]entelektüellerinin[/B]’ [B]duruşunu –yoksa savruluşunu mu demeliydim[/B]!?- [B]anlamlandırmak bir hayli zor görünüyor[/B][/SIZE]…[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][SIZE=2][SIZE=2]Evet, [/SIZE][B][SIZE=2]söylediği sözlerden ötürü son zamanların en ciddi[/SIZE] ‘[SIZE=2]medyatik lincine[/SIZE]’ [SIZE=2]m[/SIZE][/B][/SIZE][SIZE=2][B]ȃ[/B][B][SIZE=2]ruz[/SIZE] [SIZE=2]kalan Orhan Çeker Hoca’ya dönük tepkilerden söz ediyorum[/SIZE][/B][/SIZE].[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Burada kalkıp uzun uzadıya, “Hoca ne söylemişti”, “hiç söylemediği halde ona hangi sözler isnȃd edilmişti”, “aslında ne demek istemişti” türünden, meseleyi sündürmeye mȃtuf spekülasyonlara girecek değilim; bunlar hakkında yeterince sarf-ı kelȃm edildi zaten…[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Ben, modern ezberlere ilişen, ehl-i dünyanın bȃtıl kabullerini sarsan, bize yedirilmeye çalışılan lȃdinȋ yaşam tarzına meydan okuyan, dinin aslını nevzuhur değer yargılarına kurban etmeyen bir çıkış söz konusu olduğunda, ‘bizden biri’ görünümüyle öne çıkan ‘muhafazakȃr’ okur-yazar kesimde sık rastladığımız ‘fikrȋ dağınıklığa’ çevirmek istiyorum nazarlarımızı…[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][SIZE=2][B]Oldukça problemli, kendi içinde ciddi tutarsızlıklar yaşayan ve müslüman kimliğiyle tem[/B][B]ȃ[/B][B]yüz eden çoklarını esir almış o bildik ‘özür dileyici’ tutumdan bahsediyorum[/B][/SIZE]. [/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][B]Liberal değer yargılarına r[/B][B]ȃ[/B][B]m olmuş, modern tasallut karşısında teslim-i silah etmiş, din[/B][B]ȋ[/B][B] olan her olguyu h[/B][B]ȃ[/B][B]kim ve c[/B][B]ȃ[/B][B]r[/B][B]ȋ[/B][B] kabullere vize ettirme tel[/B][B]ȃ[/B][B]şıyla hareket eden, ahk[/B][B]ȃ[/B][B]mdan utanan, dinle modernizmi telif etme sevdasıyla hakikati eğip büken, modern zihinlere anlatamayacağını düşündüğü din[/B][B]ȋ[/B][B] hükümleri tekellüflü tevillerle rafa kaldıran bir ‘aydın savruluşu’ sizin de gözünüze çarpmıyor mu[/B]?[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Bu savruluşun arka plȃnında bir ‘zihnȋ mağlubiyet’in izleri okunuyor. Batı uygarlığının en önemli kazanımının maddȋ plȃnda ele geçirdiği tartışılmaz üstünlük olduğunu düşünenler fazlasıyla yanılıyorlar. Meselenin nirengi noktası, bu zȃhirȋ terakkinin şuȃlarıyla gözleri kamaşan muhatapların, zihnȋ düzlemde de yenilgiyi kabul etmiş olmalarıdır. Eğer bugün kendisi dışındaki tüm medeniyet tecrübelerini hayatın dışına itmiş bir Batı uygarlığından söz edebiliyorsak, bunun, mağlup cenahta cȃrȋ olan ‘entelektüel eziklik’ ile ciddi alȃkası olduğunu da bilmek zorundayız.[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Bu ‘eziklik’ çok değişik şekillerde tezȃhür ediyor. En merkezȋ vurgusu ise tek dünyalılara sarkıtılan “[B]Biz sizin bildiğiniz dindarlardan değiliz[/B]!” mesajı… [B]Toplumun fikr[/B][B]ȋ[/B][B] olarak ortadan ikiye bölündüğü mevzularda zihni modern tasallut ile iğfal edilmiş kalabalıkların ve dinin hemen her tez[/B][B]ȃ[/B][B]hürüne cephe almış muannidlerin hoşuna gidecek[/B] ‘[B]aykırı[/B]’ (!) [B]çıkışlar yapıyorlar[/B]. [B]Güya[/B] ‘[B]ezber bozuyorlar’[/B]. En mümeyyiz vasıfları, içinde yaşadıkları toplumun modern-bȃtıl kabulleri ile dinȋ değer yargıları çatıştığında, sanık sandalyesine hep ‘geleneksel’ diye tahfif ettikleri mirası oturtmaları… [/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Tekere çomak sokan, zihin konforumuzu bozan, ehl-i dünyanın tepkisini çekebilecek hükümleri, türlü atraksiyonlarla devre dışı bırakmaya çalışmaları bundan…[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Nasıl bir zihnȋ dezenformasyonun öznesi hȃline geldiklerinin farkında değiller. Ehl-i dünyanın “bu devirde de bu olur muymuş canım!” bayağılığı ile karşıladığı her meselede, onların yanında saf tutuyorlar.[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]En acınası özellikleri de, Hak ile bȃtıl arasında salınım yapıyor olmaları. Ne yardan ne serden geçebiliyorlar. Müslüman kimlikleri ile modern baskılar arasında yaşadıkları sıkışmadan, nevzuhur bir ‘orta yol’ ihdȃs ederek sıyrılmaya çalışmaları da, ne ölçüde çaresiz olduklarının göstergesi olarak okunmalıdır. [/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][B]Kur’[/B][B]ȃ[/B][B]n’ın,[/B] ‘[B]s[/B][B]ȃ[/B][B]liha[/B]’ [B]kadını ‘kocasına itaat eden’ kadın olarak tarif ettiğini[URL="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftn1"][B][COLOR=windowtext][1][/COLOR][/B][/URL][/B] [B]biliyorlar ama en ucuz feminist söylemlerden de yakalarını sıyıramıyorlar[/B].[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Dinin hayatın her ünitesine dair hüküm vȃz ettiğinden haberdarlar ama demokrasi rüzgȃrının bu ölçüde sert estiği bir vasatta “dinin devlet talebi olmadığı” tekerlemesini dillerinden düşürmüyorlar.[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][B]İsl[/B][B]ȃ[/B][B]m’ın erkeğe içtim[/B][B]ȃȋ[/B][B] hayat, kadına ev merkezli bir yaşam tarzı telkin ettiğini bal gibi biliyorlar ama kadının sosyalleşmesinin bu ölçüde terviç edildiği bir çağda neş’et ettikleri için[/B], “[B]hadislerin tekinsiz olduğu[/B]” [B]yalanına bel bağlıyorlar[/B].[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Gerek fıkıh kitaplarında karşılığını bulan teorik birikim, gerekse İslȃm’ın hayata hayat kılındığı uzun asırlardan bu yana yaşanan tarihȋ tecrübenin önümüze getirdiği uygulamalar aksini söylediği halde; ‘artık devrin değiştiği’ balonundan medet umuyor ve kadın-erkek ihtilȃtının meşru, hatta kaçınılmaz olduğu tezine gönül eğdiriyorlar.[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Dünyevȋleşme dalgasının müslümanları da önüne kattığını, artık bizim de ‘çözülme’ diye bir gündemimiz olduğunu, kadim İslȃm toplumlarıyla aramızdaki makasın iyiden iyiye açıldığını, gayr-ı müslimce bir hayat tarzının bizi esir aldığını müşahede ediyorlar ama ‘açılım’, ‘terakki’, ‘büyüme’ gibi ‘büyülü’ kavramların herkes tarafından kutsandığı bir vasatta, ‘marjinal’ damgası yemeyi göze alamıyorlar. [/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][B]Hakkı söylüyor da olsa, modern engizisyonların mahk[/B][B]ȗ[/B][B]m ettiği mü’minlere ne yazık ki ilk taşı hep onlar atıyorlar[/B]. [/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][B]Şu b[/B][B]ȃ[/B][B]tıl gidişata dur diyen, birilerini rahatsız da etse kitabın ortasından konuşan bir [/B][B]ȃ[/B][B]lime[/B] ‘[B]sataşmayı[/B]’, [B]ehl-i dünya ile yakınlaşma adına fırsat olarak görüyorlar[/B].[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]*[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Bu ‘ezik muhafazakȃr’ prototipin hususiyetleri saymakla bitmez; özellikle dinȋ hassasiyetlere sahip kişilerin kalem oynattığı medyada bunlardan mebzul miktarda var. Cinsiyete göre de tarzları farklılaşabiliyor: Erkeklerinde acınası bir liberal diskur, kadınlarında çok yüzeysel bir feminizm jargonu baskın…[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Neyse biz konumuza dönelim. Ne demiş Orhan Çeker Hoca? Meȃlen, “Tȃciz gibi aşağılık bir suç varsa, bunu önleme adına meselenin sebeplerine eğilelim ve bu sebepleri ortadan kaldırmak suretiyle problemi kökten çözmenin yollarını araştıralım. Çok yaygın bir şekilde, hatta millȋ bir politika hȃlinde ahlȃkȋ eğitime öncelik verelim. Bu tür suçları teşvik eden yayınları yasaklayalım. Kadın, giyim tarzı itibariyle tahrik edici ve davetkȃr davranıyorsa tȃciz suçuna ortak olur.”[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Bunlardan yanlış olan hangisi? [/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][B]Şu ‘entelektüel müslüman’ ed[/B][B]ȃ[/B][B]sıyla ortada dolanan ve ehl-i dine akıl vermeye çalışan n[/B][B]ȃ[/B][B]ehiller, ideal bir İsl[/B][B]ȃ[/B][B]m toplumunda kimsenin kafasına göre başkalarını tahrik edecek şekilde giyinemeyeceğini, şimdilerde bayraktarlığını yaptıkları türden çarpık bir ‘özgürlük’ anlayışının söz konusu olamayacağını hakikaten bilmiyorlar mı[/B]? [B]Biliyorlarsa şu b[/B][B]ȃ[/B][B]tıl rüzg[/B][B]ȃ[/B][B]ra kapılıp[/B] “[B]Söyletmen! Vurun[/B]!” [B]hoyratlığıyla Hoca’ya yüklenmelerine ne demeli[/B]?[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Ne densin istiyorlar? Veya gerçekten neye inanıyorlar? [B]T[/B][B]ȃ[/B][B]ciz gibi aşağılık bir suçun bu ölçüde yaygınlaşmasında bu toprakları İsl[/B][B]ȃ[/B][B]msızlaştırma projesinin en etkili [/B][B]ȃ[/B][B]mil olduğundan haberdar değiller mi[/B]? Ve işbu İslȃmsızlaştırma projesinin en sinsi boyutunun, dinin içini boşaltarak, liberal tezlere demir atmış bir inanç telakkisini terviç etmek olduğunu hiç mi düşünmüyorlar? İslȃm’ın ahkȃmını ve muȃmelȃtını budaya budaya, ibadetten başka boyutu olmayan tuhaf bir algıyı din diye sahiplenir olduk ve içten içe çürüyen toplum gele gele bu ölçüde pespȃye bir derekeye geriledi. Bunu hatırlatana çemkirmek niye?[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Hoca bu minvalde konuşmuş ama ne hikmetse [B]Yeni Şafak[/B]’tan [B]Ayşe Böhürler[/B] de ‘koroya’ katılıp Hoca’ya ‘giydirmek’ için kolları sıvamış ve andığımız yazar profiline örnek teşkil ettiği izlenimi veren bir yazı yazmış.[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Neredeyse dört gündür lehte veya aleyhte yayın yapan tüm yayın organlarında ve Hoca’nın kendi internet sitesinde, artık bıktıracak şekilde tekrarlanan “Hoca’nın ‘tecȃvüz’ değil ‘tȃciz’ dediği” bilgisi ne gariptir, Böhürler’in görüş alanına hiç girmemiş. Sağır sultanın bile duyduğu ve meseleyle yüzeysel de olsa ilgilenen basit bir televizyon izleyicisinin bile vȃkıf olduğu “tecȃvüz demedi; tȃciz dedi” bilgisinden, bu meseleyle ilgili köşe yazısı kaleme alan bir gazetecinin hiç haberdar olmaması acı mıdır; yoksa gülünç müdür? Şu satırlar, Böhürler’in o [COLOR=blue][URL="http://www.yenisafak.com.tr/Yazarlar/default.aspx?i=26181&y=AyseBohurler"][COLOR=#0000ff]yazısından[/COLOR][/URL][/COLOR]: “[I][COLOR=black]Ancak İslam Hukuku Profesörü Çeker'in tecavüz gibi Allah'ın kesinkes yasakladığı büyük günahlardan kabul ettiği bir konuyu, bu hayvanlığı yapana değil de kışkırtıcı unsurlara sahip olarak kadına dayandırması, inanan inanmayan hepimizin tepkisini çekti.”[URL="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftn2"][B][COLOR=black][2][/COLOR][/B][/URL][/COLOR][/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Yazısında “[I]İslam'a göre kadınlara nizam vermeye çalışan erkekler, kadınların nasıl olması gerektiği konusunda tezler yazarlar ama dindar erkekler nasıl olmalı konusunda yapılmış tek bir çalışma ya da tez bulamazsınız.”[/I] tesbitine yer vermesinden, bütün bir İslȃm düşünce ve eser geleneğine vȃkıf (!) olduğu sonucunu çıkardığımız yazar, [I]“Şunun şurasında camilerde, "karılarınızı dövmeyin, günahtır!" sözü ancak 3-5 yıldır söylenebiliyor.”[/I] türünden ‘orijinal’ değiniler de yapıyor.[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][B]Böhürler’e ait bu satırlar bizi şaşırtmadı[/B]. [B]Çünkü bunun öncesi de var[/B]. [B]Böhürler’in nasıl bir zihn[/B][B]ȋ[/B][B] arka pl[/B][B]ȃ[/B][B]ndan ses verdiğini görmek için okuyalım[/B]: (İmlȃ ve cümle kurgusundaki hatalar yazara aittir)[/SIZE][/FONT] [I][FONT=Verdana][SIZE=2]“…Eşleri ile ilişkileri de hep muhalifti. Ben yeni hayatımın içinde sahih olup olmadığını bilemeden eşe itaat hadislerine tıpatıp amel modunda iken beni yoldan onlar çıkardı. Aile saadeti tanımı ve bunun öncelik haline gelmesi hepimiz tarafından küçümseniyor...[/SIZE][/FONT][URL="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftn3"][B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#0000ff][3][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/URL][/I][FONT=Verdana][SIZE=2] (Dinci olmakla suçlanan muhafazakȃr arkadaşlarından söz ettiği yazısından… B.E.) [/SIZE][/FONT] [I][FONT=Verdana][SIZE=2]“28 şubatın faydaları da oldu tabii ki... İkiyüzlülerin,riyakarların keşfine turnusol gibi imkan tanıdı. Gerçek demokratların sayılarının ne kadar az olduğunu öğrendik,dindar görünen erkekleri tanıdık. 28 şubat zaferi her kesimden erkeklerin oldu.”[/SIZE][/FONT][URL="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftn4"][B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#0000ff][4][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/URL][/I] [I][FONT=Verdana][SIZE=2]“Şu anda 70 yaşında kanser hastası, ama mücadeleden vazgeçmiş değil ne kendisi ne de toplum için. Hepimizin sıcak evlerinde oturduğu zamanlarda o köyleri dolaşmış, kendine değil ideallerine öncelik vermiş. Bu nedenle her zaman saygı uyandırmıştır bende. Hatta [B]Yemen'de başkent Sana'da tamamı yüzleri siyah peçe ile kapanmış kadınları görünce, dönünce derneğine üye olmayı bile aklımdan geçirmiştim[/B].”[/SIZE][/FONT][URL="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftn5"][B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#0000ff][5][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/URL][/I][FONT=Verdana][SIZE=2] (Türkȃn Saylan’dan bahsettiği yazısından… Vurgu bana ait. B.E.) [/SIZE][/FONT] [I][FONT=Verdana][SIZE=2]“Yani geçmişin korkularını taşımaktan vazgeçsek... Belki o zaman gerçekten anayasayı da, başörtüyü de tartışabiliriz. İslam devletini demiyorum çünkü Türkiye'de kendisini dindar kabul eden kesimin arasında bile böyle bir konu ve talep yok. İslam devleti tartışmalarını 80- 90 yılları arasında islamcı kesim kendi arasında yaptı. Medine Vesikası bu tartışmaların bir sonucuydu, çoğunluk Rad suresindeki /" siz kendinizde olanı değiştirmedikçe Allah'da bir toplumun durumun değiştirmez "/ ayetini esas aldı. Bu tartışmalar modasını da önemini de yitirdi. Önemli olan adaletli olmak, insani bir yönetim anlayışını benimsemek ve herkesimi kapsayan bir özgürlük alanı oluşturmak fikrinde hemfikir olundu.”[/SIZE][/FONT][URL="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftn6"][B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#0000ff][6][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/URL][/I] [I][FONT=Verdana][SIZE=2]“Günlük hayatın içinde şık olmayı istemek elbete çok kadınca bir şey ve çok anlaşılır. Fark edilir olmak, beğenilmek bunların hepsi kadınca duygular. Yine de insanda bu kadarı da olmaz dedirten durumlar var. Başörtüye gül takmak da bunlardan birisi bence. Tekbir defilesi, medyaya yansıyan görüntüler ve en çok son yıllarda başörtülü hanımların şık olmak için başörtü üzerinde süslenme temayülleri böyle bir yazıya sebep oldu. Örtülü ama olabildiğine süslü kadınlar "niye örtünüyoruz ki" sorusunu sorduruyor, baba baskısı söylemini güçlendiriyor. Süslenmeye değil ama başörtüsünü süslemeye gerçekten itirazım var.”[/SIZE][/FONT][URL="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftn7"][B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#0000ff][7][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/URL][/I] [I][FONT=Verdana][SIZE=2]“1995 yılında Kanal 7'de çalışmaya başladığımda, oradaki kadın ve erkeklerin birlikte çalışma ortamları çokça mevzubahis edilir, bunun doğru olup olmadığı tartışılırdı. O dönemde medyada çalışan başörtülü kızların pantolon giymesi, sigara içmesi gibi birçok konu tartışmanın odağındaydı. Ekrana çıkmaya başladığımda arkadaşım Yasemin Babayiğit'in özgün kreasyonu olan pantolonlu ama uzun tunikli takımlar için bile ağır eleştiriler almıştım. Kurulduğu ilk günden bu yana Kanal 7'de çalışanlar arasında kadınların sayısı erkeklere göre hep daha çok olmuştur ve dindar kesimde birlikte çalışma deneyiminin en iyi örnekleri orada sergilenmiştir. Sadece kadın erkek değil, farklı görüşlerden inançlardan birçok insan orada çok rahat çalışma imkânı bulabilmiştir. Kanal 7 ayrıca da birçok yönetmen, yapımcı, sunucu için iyi bir okul gibi olmuştur ki ben de bu okulun talebeleri arasındaydım. Ekranda bir kadının (başörtülü-başı açık) görünmesine tahammül edemeyen, ayak ayak üstüne atan kadın konuğu lanetleyen bir kitleye yayın yaptığımız o günlerden bugüne baktığımızda, aradaki fark çok daha iyi ortaya çıkıyor. Kadınların ve erkeklerin hayatları arasına duvarlar ören yaklaşım zaman içinde çok değişim gösterdi. Bu değişimde İslami kesimin medya kurumlarının öncülüğü ve katkısı büyük. Ancak asıl değişimi siyaset yaptı. Siyaset bu duvarların tamamen yıkılmasına neden oldu.”[/SIZE][/FONT][URL="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftn8"][B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#0000ff][8][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/URL][/I] [RIGHT][RIGHT][B][FONT=Verdana][SIZE=2]Burak Ertürk[/SIZE][/FONT][/B][/RIGHT][/RIGHT] [FONT=Verdana][SIZE=2][URL="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftnref1"][COLOR=windowtext][1][/COLOR][/URL][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=1]4/en Nisȃ 34[/SIZE][/FONT] [URL="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftnref2"][FONT=Verdana][SIZE=1][COLOR=#0000ff][2][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][FONT=Verdana][SIZE=1] “Tecavüzden korunma dinȋ tavsiyeler”; 19.02.2011; Yeni Şafak[/SIZE][/FONT] [URL="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftnref3"][FONT=Verdana][SIZE=1][COLOR=#0000ff][3][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][FONT=Verdana][SIZE=1] “Benim dinci arkadaşlarım!”; 23.12.2006; Yeni Şafak[/SIZE][/FONT] [URL="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftnref4"][FONT=Verdana][SIZE=1][COLOR=#0000ff][4][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][FONT=Verdana][SIZE=1] [COLOR=black]“28 Şubat en çok kadınları vurdu”; 03.03.2007; Yeni Şafak[/COLOR][/SIZE][/FONT] [URL="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftnref5"][FONT=Verdana][SIZE=1][COLOR=#0000ff][5][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][FONT=Verdana][SIZE=1] “Canilerle din kardeşi olamayız”; 21.04.2007; Yeni Şafak[/SIZE][/FONT] [URL="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftnref6"][FONT=Verdana][SIZE=1][COLOR=#0000ff][6][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][FONT=Verdana][SIZE=1] “Müslüman olmaktan utanıyor muyuz?” 29.09.2007; Yeni Şafak[/SIZE][/FONT] [URL="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftnref7"][FONT=Verdana][SIZE=1][COLOR=#0000ff][7][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][FONT=Verdana][SIZE=1] “Başörtüye gül takmak”; 03.05.2008; Yeni Şafak[/SIZE][/FONT] [URL="http://www.darulhikme.org.tr/myadmin/editor/fckblank.html#_ftnref8"][FONT=Verdana][SIZE=1][COLOR=#0000ff][8][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][FONT=Verdana][SIZE=1] “Muhafazakȃr erkekler”; 21.03.2009; Yeni Şafak[/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Medyatik lince maruz kalan malum Hocamızla alakalı bir yazı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst