Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Şiirler
Mehmet Akif'in yeni bir şiiri ortaya çıkarıldı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="NuruAhsen" data-source="post: 174167" data-attributes="member: 857"><p>İSTANBUL - - İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un şiirleri, Safahat adıyla toplanarak bir kitap halinde ilk kez 1933'de basılmış ve günümüze kadar da sayısız baskı yapmıştır. Safahat ilk baskısında Safahat, Süleymaniye Kürsüsünde, Hakkın Sesleri, Fatih Kürsüsünde, Hatıralar, Asım, Gölgeler adıyla ayrı ayrı basılan kitapların bir araya getirilmesinden oluşmuş ise de sonraki baskılarında yayınlanmayan şiirlerine de kitapta yer verilmiştir. Yıllar içinde çeşitli yayınevleri birbirlerinden aldıkları bu şiirleri aynı adla basmayı sürdürmüşlerdir. 77 yıldır her nesli tüm sanat ve şiir anlayışlarını derinden etkileyen bu şiirlerin birçoğu İstiklal Marşı gibi ezberlene gelmiştir. </p><p></p><p>YAKIN DOSTLA SOHBET </p><p></p><p>Neredeyse tamamı sırasıyya bilinen ve ezberlenen Mehmet Akif şiirlerine, Aksiyon dergisi bir yenisini ekledi. Dergi, daha önce hiç bilinmeyen, hiç yayımlanmamış bir Mehmet Akif şiirini ortaya çıkardı. Büyük şairin 1867 - 1923 yılları arasında yaşayan dostu Ispartalı Ağlarcı(ca)zâde Mustafa Hakkı için kaleme aldığı şiir, dergide yayımlanır yayımlanmaz büyük bir ilgi gördü. Mehmet Akif'in Şam'da tanışıp dost olduğu Mustafa Hakkı için 5 Haziran 1905'te kaleme aldığı Hasbihal (sohbet) adlı şiir şöyle... </p><p></p><p><strong>HASBİHAL </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Bugün yaşım otuz üç; ben demek otuz üç yıl </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Kapılmışım bu serab-ı hayata; hem de nasıl: </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Bütün kavafil-i âmâl önümde can berleb, </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Durur iken yine ben sîne çâk çâk taleb, </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Uzakta şöyle heyülâda görsem ümmidim </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Teşahhus etti sanır da hemen seğirtirdim! </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Hayale peyrev olup döndüğüm bu feyzada </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Değildi bir demim olsun belâdan âzâde </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Adım başında felâket; adım başında muhat </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Ne bir kenâr-ı selâmet; ne bir tarîk-ı necat </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Sağımda ağzını açmış amîk bir uçurum; </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Solumda inmede dehşetli bir kasırga hücum! </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Gidilse leyle-i âtî kadar karanlık çöl! </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dönülse devre-i mâzî gibi kapanmış yol! </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Fakat tereddüde, ârâma var mıdır imkân? </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Sürüklenir gider elbette dalgaya kapılan. </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Uğraştım onca muhacimle bir zaman heyhat </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Sonunda tâb ü tüvânım kesildi bitti sebat </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Karardı gözlerim artık ne oldu bilmiyorum </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Açıldı pîş-i hayalimde başka bir uçurum </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Yuvarlanıp düşecektim o cah-ı muzlime ben </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Önümde nur-ı ilâhî gibi göründün sen </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Yarıp o zulmeti sâyende işte kurtuldum </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dalâle doğru giderken reşâde doğruldum </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Göründü dîde-i hakbîne şimdi âlem-i ruh </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Uyandı leyle-i ruhumda bir sabah-ı fütuh </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Hayat namına ben gerçi sersericesine </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dolaşmışım bu fezâ-yı hayâli bunca sene </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Fakat bugün o geçmiş demlerin nihâyetidir </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Hayat varsa benimçün bugün bidâyetidir </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Felekte ben de acep gün görür müyüm derken </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Sabah-ı sermede kalb eyledin leyâlimi sen </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Sen ey nigâhımı bîdâr eden ilâhî nur </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Kemâl-i feyzin ile olduğun zaman manzur </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Degişti sanki muhitim, açıldı başka cihan </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Çekildi ufkumu tazyik eden sehab-ı giran </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Baharlar uçuyor şimdi asümânımda </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Teraneler ötüyor tâ samîm-i cânımda </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Muhabbetin ne kadar mucizata mazharmış </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Bugün ben anlıyorum başka bir cihan varmış </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Gülzâr-ı hayalime suret veren musavver ruh </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Kitab-ı sineme bir bak ne dilfirib vuzuh </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>İçinde gösteriyor âlem sabahatini </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>O safhadan oku gel sen de kendi hikmetini </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Bu kâinatta görmekteyim bütün seni âh </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Biraz da gel edeyim sende kâinâta nigâh </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Ümidi, ye'si, maişet bela-yı hâilini </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Bu kârzâr cihânın bütün gavailini </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Hülasa her ne kadar kayd varsa cümlesini </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Hayalden silerek yazdım işte sade seni </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Bugün düşünm(üy)orum hiç kendi âtimi </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Düşünmek istemiş olsam da nerde kabil mi? </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Senin fezaları lebriz eden hayalinle </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Sığar mı başka endişe tenknâ-yı dile? </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Seninle başladı mâdâm bende feyz-i hayat </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Hüda bilir edemem bir de masivâ isbat </strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="NuruAhsen, post: 174167, member: 857"] İSTANBUL - - İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un şiirleri, Safahat adıyla toplanarak bir kitap halinde ilk kez 1933'de basılmış ve günümüze kadar da sayısız baskı yapmıştır. Safahat ilk baskısında Safahat, Süleymaniye Kürsüsünde, Hakkın Sesleri, Fatih Kürsüsünde, Hatıralar, Asım, Gölgeler adıyla ayrı ayrı basılan kitapların bir araya getirilmesinden oluşmuş ise de sonraki baskılarında yayınlanmayan şiirlerine de kitapta yer verilmiştir. Yıllar içinde çeşitli yayınevleri birbirlerinden aldıkları bu şiirleri aynı adla basmayı sürdürmüşlerdir. 77 yıldır her nesli tüm sanat ve şiir anlayışlarını derinden etkileyen bu şiirlerin birçoğu İstiklal Marşı gibi ezberlene gelmiştir. YAKIN DOSTLA SOHBET Neredeyse tamamı sırasıyya bilinen ve ezberlenen Mehmet Akif şiirlerine, Aksiyon dergisi bir yenisini ekledi. Dergi, daha önce hiç bilinmeyen, hiç yayımlanmamış bir Mehmet Akif şiirini ortaya çıkardı. Büyük şairin 1867 - 1923 yılları arasında yaşayan dostu Ispartalı Ağlarcı(ca)zâde Mustafa Hakkı için kaleme aldığı şiir, dergide yayımlanır yayımlanmaz büyük bir ilgi gördü. Mehmet Akif'in Şam'da tanışıp dost olduğu Mustafa Hakkı için 5 Haziran 1905'te kaleme aldığı Hasbihal (sohbet) adlı şiir şöyle... [B]HASBİHAL Bugün yaşım otuz üç; ben demek otuz üç yıl Kapılmışım bu serab-ı hayata; hem de nasıl: Bütün kavafil-i âmâl önümde can berleb, Durur iken yine ben sîne çâk çâk taleb, Uzakta şöyle heyülâda görsem ümmidim Teşahhus etti sanır da hemen seğirtirdim! Hayale peyrev olup döndüğüm bu feyzada Değildi bir demim olsun belâdan âzâde Adım başında felâket; adım başında muhat Ne bir kenâr-ı selâmet; ne bir tarîk-ı necat Sağımda ağzını açmış amîk bir uçurum; Solumda inmede dehşetli bir kasırga hücum! Gidilse leyle-i âtî kadar karanlık çöl! Dönülse devre-i mâzî gibi kapanmış yol! Fakat tereddüde, ârâma var mıdır imkân? Sürüklenir gider elbette dalgaya kapılan. Uğraştım onca muhacimle bir zaman heyhat Sonunda tâb ü tüvânım kesildi bitti sebat Karardı gözlerim artık ne oldu bilmiyorum Açıldı pîş-i hayalimde başka bir uçurum Yuvarlanıp düşecektim o cah-ı muzlime ben Önümde nur-ı ilâhî gibi göründün sen Yarıp o zulmeti sâyende işte kurtuldum Dalâle doğru giderken reşâde doğruldum Göründü dîde-i hakbîne şimdi âlem-i ruh Uyandı leyle-i ruhumda bir sabah-ı fütuh Hayat namına ben gerçi sersericesine Dolaşmışım bu fezâ-yı hayâli bunca sene Fakat bugün o geçmiş demlerin nihâyetidir Hayat varsa benimçün bugün bidâyetidir Felekte ben de acep gün görür müyüm derken Sabah-ı sermede kalb eyledin leyâlimi sen Sen ey nigâhımı bîdâr eden ilâhî nur Kemâl-i feyzin ile olduğun zaman manzur Degişti sanki muhitim, açıldı başka cihan Çekildi ufkumu tazyik eden sehab-ı giran Baharlar uçuyor şimdi asümânımda Teraneler ötüyor tâ samîm-i cânımda Muhabbetin ne kadar mucizata mazharmış Bugün ben anlıyorum başka bir cihan varmış Gülzâr-ı hayalime suret veren musavver ruh Kitab-ı sineme bir bak ne dilfirib vuzuh İçinde gösteriyor âlem sabahatini O safhadan oku gel sen de kendi hikmetini Bu kâinatta görmekteyim bütün seni âh Biraz da gel edeyim sende kâinâta nigâh Ümidi, ye'si, maişet bela-yı hâilini Bu kârzâr cihânın bütün gavailini Hülasa her ne kadar kayd varsa cümlesini Hayalden silerek yazdım işte sade seni Bugün düşünm(üy)orum hiç kendi âtimi Düşünmek istemiş olsam da nerde kabil mi? Senin fezaları lebriz eden hayalinle Sığar mı başka endişe tenknâ-yı dile? Seninle başladı mâdâm bende feyz-i hayat Hüda bilir edemem bir de masivâ isbat [/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Şiirler
Mehmet Akif'in yeni bir şiiri ortaya çıkarıldı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst