Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur Talebeleri
Mehmet serim
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="mihrimah" data-source="post: 113127" data-attributes="member: 656"><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Simav’da bir Serim ağabey vardı. Doğu’nun Fahreddin hocasına bedel o da Ege’nin Fahreddin Hocasıydı. Zayıf, çevik, kuru bir zattı. Fahreddin Hoca’nın kara olmasına rağmen o sarıydı. Fahreddin Hoca Hınıslı o Simavlıydı. Fahreddin Hoca hep dershaneye gelir, o hep dershaneye giderdi. Fahrettin Hoca hep Risale-i Nur okutur, o hep Risale-i Nur okurdu. İkisi de gece yatmaz, sabah uyumazdı. İkisinin de çarşıya doğru bir yürüyüşleri vardı ki gören Kâbe yolcusu sanırdı. Onlar dershaneye Kâbe’ye gidilen iman ve ciddiyetle giderdi. İkisi de bulundukları yerde rükün, Türkiye’de sütun idiler. </span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Serim Ağabey, <strong>ciddi</strong> bir Nur talebesiydi. <strong>Komiteciliği</strong> bilmezdi. Fikirlerini <strong>açıkça</strong> söylerdi. Herkese karşı <strong>şefkatliydi</strong>. Yüzünden <strong>tebessüm</strong> eksik olmazdı. </span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="color: darkslategray"><strong><span style="font-family: 'Verdana'">Takva</span></strong><span style="font-family: 'Verdana'"> sahibiydi. Üstadi bir meşrebe sahipti. O da üstat gibi <strong>Şafii</strong> Mezhebindendi. Bir <strong>namaz kılışı</strong> vardı ki Hazreti Ali ciddiyetindeydi. Onun arkasında cemaat olunca, kendimi üstadın arkasında namaz kılıyor sanırdım. Namazın erkânına, Kur’an’ın tecvidine uyarak ve okuduğunu anlayarak huşu içinde namaz kılardı. Namazdaki bu ciddiyeti içindir ki ona hep “Sahabe meslekli, üstat meşrepli” demişimdir.</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Güzel ders yapardı. <strong>Kime, nerede, ne okunacağını</strong> bilirdi. <strong>Sesi</strong> mikrofonik ve toktu. En çok sevdiği şey suallere cevap vermekti. Risale-i Nur’un <strong>fihristi</strong> gibiydi. Kim, neyi merak ederse ona sorardı. </span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Evini dershane olarak vermişti. Hisar’ın girişindeki o Demirkapılı dershane ne hizmetlere şahitti. Ömer Ağabey, Hasan Ağabey, Mehmet Makas Ağabeyle birlikte Mehmet Serim Ağabey, mutfakta ses sese vererek ilahi söyleyip yemek yapışlarını, Rahmetli Ali Uçar ağabey her yerde anlatırdı. Bu dershanenin her günkü nöbetçisi ise Serim Ağabeydi. Diğer adıyla Sarı Hoca olan bu zat, gelen bütün misafirleri ağırlardı, hizmetin her yükünü çekerdi.</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Mehmet Serim Ağabey’in en yakın dava arkadaşları, Mümtaz Koç, Ali Göktaş, Yakup Erdoğan, Salih Ural ve diğer nur talebeleridir. Simav Cemaatini en iyi <strong>Bayram Yüksel</strong> Ağabey bilirdi. Muzaffer Ağabey, son yıllarda yazların bir kısmını orada geçirirdi. Rahmetli Ali Uçar Ağabey’in her yorulduğunda nefes aldığı yerdi. Mustafa Sungur, Tahiri Mutlu, Abdullah Yeğin ve Said Ağabeyler Simav’a gelerek bu cemaatle ders yapmışlardı. Simav Cemaati bu Ağabeyleri ve daha birçok nur talebesini bağrına basarak Eynal Kaplıcalarında misafir etmişti. Bu misafirlerle ilgilenmede Mehmet Serim Ağabey’in ayrı bir yeri vardı. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: darkslategray">Bir zamanlar, kendi evindeki dershanede haftanın yedi gününde yedi kişiye ders yapan Serim Ağabey, ekilen nur tohumlarının neticesinde bu gün yedi dershanenin yedi salonunda yedi yüz kişiye ders yapıyor. Allah hizmetini makbul, cemaatini bol eylesin.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: darkslategray">İbrahim Köse </span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="mihrimah, post: 113127, member: 656"] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Simav’da bir Serim ağabey vardı. Doğu’nun Fahreddin hocasına bedel o da Ege’nin Fahreddin Hocasıydı. Zayıf, çevik, kuru bir zattı. Fahreddin Hoca’nın kara olmasına rağmen o sarıydı. Fahreddin Hoca Hınıslı o Simavlıydı. Fahreddin Hoca hep dershaneye gelir, o hep dershaneye giderdi. Fahrettin Hoca hep Risale-i Nur okutur, o hep Risale-i Nur okurdu. İkisi de gece yatmaz, sabah uyumazdı. İkisinin de çarşıya doğru bir yürüyüşleri vardı ki gören Kâbe yolcusu sanırdı. Onlar dershaneye Kâbe’ye gidilen iman ve ciddiyetle giderdi. İkisi de bulundukları yerde rükün, Türkiye’de sütun idiler. [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Serim Ağabey, [B]ciddi[/B] bir Nur talebesiydi. [B]Komiteciliği[/B] bilmezdi. Fikirlerini [B]açıkça[/B] söylerdi. Herkese karşı [B]şefkatliydi[/B]. Yüzünden [B]tebessüm[/B] eksik olmazdı. [/COLOR][/FONT] [COLOR=darkslategray][B][FONT=Verdana]Takva[/FONT][/B][FONT=Verdana] sahibiydi. Üstadi bir meşrebe sahipti. O da üstat gibi [B]Şafii[/B] Mezhebindendi. Bir [B]namaz kılışı[/B] vardı ki Hazreti Ali ciddiyetindeydi. Onun arkasında cemaat olunca, kendimi üstadın arkasında namaz kılıyor sanırdım. Namazın erkânına, Kur’an’ın tecvidine uyarak ve okuduğunu anlayarak huşu içinde namaz kılardı. Namazdaki bu ciddiyeti içindir ki ona hep “Sahabe meslekli, üstat meşrepli” demişimdir.[/FONT][/COLOR] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Güzel ders yapardı. [B]Kime, nerede, ne okunacağını[/B] bilirdi. [B]Sesi[/B] mikrofonik ve toktu. En çok sevdiği şey suallere cevap vermekti. Risale-i Nur’un [B]fihristi[/B] gibiydi. Kim, neyi merak ederse ona sorardı. [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Evini dershane olarak vermişti. Hisar’ın girişindeki o Demirkapılı dershane ne hizmetlere şahitti. Ömer Ağabey, Hasan Ağabey, Mehmet Makas Ağabeyle birlikte Mehmet Serim Ağabey, mutfakta ses sese vererek ilahi söyleyip yemek yapışlarını, Rahmetli Ali Uçar ağabey her yerde anlatırdı. Bu dershanenin her günkü nöbetçisi ise Serim Ağabeydi. Diğer adıyla Sarı Hoca olan bu zat, gelen bütün misafirleri ağırlardı, hizmetin her yükünü çekerdi.[/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Mehmet Serim Ağabey’in en yakın dava arkadaşları, Mümtaz Koç, Ali Göktaş, Yakup Erdoğan, Salih Ural ve diğer nur talebeleridir. Simav Cemaatini en iyi [B]Bayram Yüksel[/B] Ağabey bilirdi. Muzaffer Ağabey, son yıllarda yazların bir kısmını orada geçirirdi. Rahmetli Ali Uçar Ağabey’in her yorulduğunda nefes aldığı yerdi. Mustafa Sungur, Tahiri Mutlu, Abdullah Yeğin ve Said Ağabeyler Simav’a gelerek bu cemaatle ders yapmışlardı. Simav Cemaati bu Ağabeyleri ve daha birçok nur talebesini bağrına basarak Eynal Kaplıcalarında misafir etmişti. Bu misafirlerle ilgilenmede Mehmet Serim Ağabey’in ayrı bir yeri vardı. [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=darkslategray]Bir zamanlar, kendi evindeki dershanede haftanın yedi gününde yedi kişiye ders yapan Serim Ağabey, ekilen nur tohumlarının neticesinde bu gün yedi dershanenin yedi salonunda yedi yüz kişiye ders yapıyor. Allah hizmetini makbul, cemaatini bol eylesin.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [COLOR=darkslategray]İbrahim Köse [/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur Talebeleri
Mehmet serim
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst