Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Mektûbat
Mektubat notlari
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="sarýklý genç" data-source="post: 133593" data-attributes="member: 5985"><p style="text-align: center"><p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><strong>[FONT=&quot]MEKTUBAT NOTLARI[/FONT]</strong>[FONT=&quot]</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px">[/FONT]</span></p> </p><p> <span style="font-size: 18px"><strong>[FONT=&quot]Şehidlerin hayatı[/FONT]</strong>[FONT=&quot] dünya hayatına benziyor, ama <strong>kedersiz</strong> ve <strong>zahmetsiz</strong>. Sh: 6[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• “<strong>Mevt</strong> tebdil-i mekândır, ıtlak-ı ruhtur, vazifeden terhistir. İdam ve adem ve fena değildir.” Sh: 7[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• <strong>Velilerin ruhları</strong>, keşif ehli zatlara görünebilir. Sh: 7[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• “<strong>Mevt</strong> vazife-i hayattan bir terhistir, bir paydostur, bir tebdil-i mekandır, bir tahvil-i vücuddur, hayat-ı bakiyeye bir davettir, bir mebdedir, bir hayat-ı bakiyenin mukaddimesidir.” Sh: 7[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• “Yer altına girmiş bir <strong>çekirdeğin</strong> hava âleminde bir ağaç olması gibi, yer altına giren insan da alem-i berzahta elbette bir hayat-ı bakiyye sümbülü verecektir.” Sh: 8[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• “Sana ızdırap veren pek ihtiyar peder ve validen ile beraber ceddin cedleri sefalet-i halleriyle senin önünde şimdi bulunsaydı h<strong>ayat ne kadar hikmet, mevt ne kadar nimet</strong> olduğunu bilecektin.” Sh: 8[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• “<strong>Küre-i arz</strong> hareket-i seneviyesi ile ileride <strong>mecma-i haşir</strong> olacak bir meydanın etrafında bir daire çiziyor.” Sh:8[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• Üstada göre <strong>cehennem</strong> iki kısım: 1-<strong>Cehennem-i Suğra</strong>: Yerin merkezindeki ateş kütlesi.[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]2-<strong>Cehennem-i Kübra</strong>: Arzın senelik çizdiği dairenin altında olan Cehennem-i Kübra ileride suğra Kübra’ya inkilab edecek. Sh:9[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• <strong>Cehennem-i Kübra</strong> dünya ateşinden farklı, <strong>nursuz</strong> olduğundan görülmüyor. Sh:9[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• Bir görüşe göre uzaydaki alev kütleleri, Cehennem-i Kübra’dan besleniyor. Sh:10[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• “<strong>Cennet ve cehennem</strong> şecere-i hilkatten ebed tarafına uzanıp eğilerek giden bir dalın iki meyvesidir. Sh:10[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• <strong>Üstâd</strong>, sevdiği insana sevgisini hissettiriyor. Sh:13[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• “Ehl-i dalalet ehl-i ilmi, ilmi <strong>vasıta-i cer</strong> etmekle ittiham ediyorlar.” Sh:13[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• “<strong>Tevekkül, kanaat ve iktisat</strong> öyle bir hazine ve bir servettir ki, hiçbir şey ile değişilmez.” Sh:14[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• “<strong>Salahat</strong> niyetiyle sana verilen bir şey salih olmazsan kabul etmek haramdır.” İbn-i Hacer Sh:14[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• “Eğer bütün eşya <strong>bir tek zata isnad edilse</strong> vücub derecesinde bir suhulet, bir kolaylık peyda eder. Eğer eşya müteaddit sanilere, esbaba isnad edilse imtina derecesinde bir suubet, bir müşkilat ortaya düşer.” Sh:17[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• 3. ve 4. mektupta Üstâd’ın <strong>dağlardaki</strong> <strong>tefekkür ve terennümleri</strong> var. Dağlarda bu nevi inziva ve tefekkür kadimden beri ehl-i tefekkürün yaptığı bir şarj dönemi. Sh:17[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• Hizmetimizde <strong>Rahim ve Hakim</strong> ismi tecelli etmiş. Demek bu hizmetin ferdi çok <strong>merhametli</strong> olmanın yanı başında, <strong>hikmetli ve hikmete uygun hareket etmek</strong> zorunda. Yoksa bu iki kanat olmadan uzun süre hizmet semasında tayeran edemez .Sh:19[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• Üstâd, risaleleri Rahim ve Hakim isminin gölgesinde yazmış. Onun için nurlarda hem <strong>büyük bir şefkat, hem nurlu bir hikmet</strong> zuhur etmiş. Sh:19[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• Üstâd, <strong>İmam Rabbani</strong> hazretlerinden “ Silsile-i Nakşi’nin kahramanı ve bir güneşi” olarak bahsediyor. Sh:22[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot] [/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• Üstâd, tasavvuf yolunda seyr ü sulükle alınan mesafeyi kısaltan Kur’ani bir yol bulmuş. Yalnız her risale okuyana bu yol açılmıyor. Üstâd ince bir nükte koymuş: <strong>DİKKATLE OKUYANLAR</strong>” Sh:23[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• Üstâd hazretleri bu asrın manevi doktoru. Yazılan eserler hakkındaki kanaati de şu: “Şu zamanın yaralarına en münasip bir ilaç, bir merhem ve zülumatın tehacumatına maruz heyet-i İslamiye’ye en nafi bir nur ve dalalet vadilerinde hayrete düşenler için en doğru bir rehber olduğu itikadındayım.” Sh: 23[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• Üstâd’a göre <strong>Risale-i Nur</strong> “İ’câz-ı Kur’an-ın manevi lemaatındandır.” Sh:23[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• Üstâd’ın birbiri içinde <strong>beş gurbeti</strong>:[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]1-İhtiyarlık sırrıyla yetim-i akran olması[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]2-baharın gurubuyla mevcudatın ekserisinin onu bırakıp gitmesi[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]3-vatan ve akrabalarından uzak kalması[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]4-gecenin ve dağların garibane vaziyetleri[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]5- ahiret yurduna doğru hızla hareket etmede ruhunun garibane vaziyeti. Sh:24-25[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• Üstâd 6. Mektub’ta <strong>psikolojik bir tedavi metodu</strong> da sunuyor: “Musibet karşısında tevekkül ile gülme, yani onu büyütmeme, o musibeti hafifleştiriyor. Şikâyet ise musibeti ikileştiriyor.” Sh:25[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• Üstâd, <strong>Mevlana</strong> için; “Üstâdlarımdan” diyor. Sh:25[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• Risale-i Nurdan <strong>istifadenin önemli şartlarından biri</strong> de; acz, fakr, tevekkül ve iltica ile onun önüne diz çökmek. Sh:26[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• Şefkat————> Rahim[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px"><strong>[FONT=&quot]Muhabbet[/FONT]</strong>[FONT=&quot]——> <strong>Vedud</strong> isimlerine götürür. Sh:31[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• Güneş, Esma-i Hüsna’dan 8 tanesine mazhar bir kandil. Sh:31[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• <strong>Hizmetteki başarılarımız, gayret ve şevkimiz</strong>; bir ikram-i ilahi, bir keramet-i Kur’aniye, bir inayet-i Rabbaniyedir. Nefsimizden bilmemek ve sahiplenmemek gerektir. Sh:32[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• “<strong>Kerametin</strong> <strong>izharı</strong> zaruret olmadan zarardır. <strong>İkramın izharı</strong> ise bir tahdis-i nimettir.” Sh:32[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• Eğer bir şahıs hakkında Cenab-ı Hakkın ikramı ve inayeti onda <strong>şükür damarını</strong> harekete geçiriyorsa anlatılabilir. Ama <strong>gururunu okşayacaksa</strong> anlatılmamalı. Sh:33[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• “<strong>Şu dünya hayatında en bahtiyar odur ki</strong>; dünyayı bir misafirhane-i asker-i telakki etsin ve öyle iz’an etsin ve ona göre hareket etsin.” Sh:33[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• Üstâd, manevi makamlardan en büyük mertebenin “<strong>Rıza mertebesi</strong>” olduğunu söylüyor. Yani kulun Rabbinden, Rabbisinin de kulundan razı olması. Sh:33[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• “<strong>Dünyaya ait işler</strong> kırılmaya mahkûm şişeler hükmündedir. <strong>Bâki umur-u uhreviye</strong> gayet sağlam elmaslar kıymetindedir” Sh:33[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• İnsandaki <strong>hissiyatın</strong> mecazi ve hakiki olmak üzere iki ciheti var. Sh:33[/FONT]</span></p><p> <span style="font-size: 18px">[FONT=&quot]• İnsandaki tüm <strong>hissiyatın ana hedefi</strong>; ahireti kazanmak, tebei olarak da dünyaya bakar. Sh:34[/FONT]</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="sarýklý genç, post: 133593, member: 5985"] [CENTER][CENTER][SIZE=5][B][FONT="]MEKTUBAT NOTLARI[/FONT][/B][FONT="] [/FONT][/SIZE][/CENTER][/CENTER] [SIZE=5][B][FONT="]Şehidlerin hayatı[/FONT][/B][FONT="] dünya hayatına benziyor, ama [B]kedersiz[/B] ve [B]zahmetsiz[/B]. Sh: 6[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• “[B]Mevt[/B] tebdil-i mekândır, ıtlak-ı ruhtur, vazifeden terhistir. İdam ve adem ve fena değildir.” Sh: 7[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• [B]Velilerin ruhları[/B], keşif ehli zatlara görünebilir. Sh: 7[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• “[B]Mevt[/B] vazife-i hayattan bir terhistir, bir paydostur, bir tebdil-i mekandır, bir tahvil-i vücuddur, hayat-ı bakiyeye bir davettir, bir mebdedir, bir hayat-ı bakiyenin mukaddimesidir.” Sh: 7[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• “Yer altına girmiş bir [B]çekirdeğin[/B] hava âleminde bir ağaç olması gibi, yer altına giren insan da alem-i berzahta elbette bir hayat-ı bakiyye sümbülü verecektir.” Sh: 8[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• “Sana ızdırap veren pek ihtiyar peder ve validen ile beraber ceddin cedleri sefalet-i halleriyle senin önünde şimdi bulunsaydı h[B]ayat ne kadar hikmet, mevt ne kadar nimet[/B] olduğunu bilecektin.” Sh: 8[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• “[B]Küre-i arz[/B] hareket-i seneviyesi ile ileride [B]mecma-i haşir[/B] olacak bir meydanın etrafında bir daire çiziyor.” Sh:8[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• Üstada göre [B]cehennem[/B] iki kısım: 1-[B]Cehennem-i Suğra[/B]: Yerin merkezindeki ateş kütlesi.[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]2-[B]Cehennem-i Kübra[/B]: Arzın senelik çizdiği dairenin altında olan Cehennem-i Kübra ileride suğra Kübra’ya inkilab edecek. Sh:9[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• [B]Cehennem-i Kübra[/B] dünya ateşinden farklı, [B]nursuz[/B] olduğundan görülmüyor. Sh:9[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• Bir görüşe göre uzaydaki alev kütleleri, Cehennem-i Kübra’dan besleniyor. Sh:10[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• “[B]Cennet ve cehennem[/B] şecere-i hilkatten ebed tarafına uzanıp eğilerek giden bir dalın iki meyvesidir. Sh:10[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• [B]Üstâd[/B], sevdiği insana sevgisini hissettiriyor. Sh:13[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• “Ehl-i dalalet ehl-i ilmi, ilmi [B]vasıta-i cer[/B] etmekle ittiham ediyorlar.” Sh:13[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• “[B]Tevekkül, kanaat ve iktisat[/B] öyle bir hazine ve bir servettir ki, hiçbir şey ile değişilmez.” Sh:14[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• “[B]Salahat[/B] niyetiyle sana verilen bir şey salih olmazsan kabul etmek haramdır.” İbn-i Hacer Sh:14[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• “Eğer bütün eşya [B]bir tek zata isnad edilse[/B] vücub derecesinde bir suhulet, bir kolaylık peyda eder. Eğer eşya müteaddit sanilere, esbaba isnad edilse imtina derecesinde bir suubet, bir müşkilat ortaya düşer.” Sh:17[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• 3. ve 4. mektupta Üstâd’ın [B]dağlardaki[/B] [B]tefekkür ve terennümleri[/B] var. Dağlarda bu nevi inziva ve tefekkür kadimden beri ehl-i tefekkürün yaptığı bir şarj dönemi. Sh:17[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• Hizmetimizde [B]Rahim ve Hakim[/B] ismi tecelli etmiş. Demek bu hizmetin ferdi çok [B]merhametli[/B] olmanın yanı başında, [B]hikmetli ve hikmete uygun hareket etmek[/B] zorunda. Yoksa bu iki kanat olmadan uzun süre hizmet semasında tayeran edemez .Sh:19[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• Üstâd, risaleleri Rahim ve Hakim isminin gölgesinde yazmış. Onun için nurlarda hem [B]büyük bir şefkat, hem nurlu bir hikmet[/B] zuhur etmiş. Sh:19[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• Üstâd, [B]İmam Rabbani[/B] hazretlerinden “ Silsile-i Nakşi’nin kahramanı ve bir güneşi” olarak bahsediyor. Sh:22[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="] [/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• Üstâd, tasavvuf yolunda seyr ü sulükle alınan mesafeyi kısaltan Kur’ani bir yol bulmuş. Yalnız her risale okuyana bu yol açılmıyor. Üstâd ince bir nükte koymuş: [B]DİKKATLE OKUYANLAR[/B]” Sh:23[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• Üstâd hazretleri bu asrın manevi doktoru. Yazılan eserler hakkındaki kanaati de şu: “Şu zamanın yaralarına en münasip bir ilaç, bir merhem ve zülumatın tehacumatına maruz heyet-i İslamiye’ye en nafi bir nur ve dalalet vadilerinde hayrete düşenler için en doğru bir rehber olduğu itikadındayım.” Sh: 23[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• Üstâd’a göre [B]Risale-i Nur[/B] “İ’câz-ı Kur’an-ın manevi lemaatındandır.” Sh:23[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• Üstâd’ın birbiri içinde [B]beş gurbeti[/B]:[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]1-İhtiyarlık sırrıyla yetim-i akran olması[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]2-baharın gurubuyla mevcudatın ekserisinin onu bırakıp gitmesi[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]3-vatan ve akrabalarından uzak kalması[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]4-gecenin ve dağların garibane vaziyetleri[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]5- ahiret yurduna doğru hızla hareket etmede ruhunun garibane vaziyeti. Sh:24-25[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• Üstâd 6. Mektub’ta [B]psikolojik bir tedavi metodu[/B] da sunuyor: “Musibet karşısında tevekkül ile gülme, yani onu büyütmeme, o musibeti hafifleştiriyor. Şikâyet ise musibeti ikileştiriyor.” Sh:25[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• Üstâd, [B]Mevlana[/B] için; “Üstâdlarımdan” diyor. Sh:25[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• Risale-i Nurdan [B]istifadenin önemli şartlarından biri[/B] de; acz, fakr, tevekkül ve iltica ile onun önüne diz çökmek. Sh:26[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• Şefkat————> Rahim[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][B][FONT="]Muhabbet[/FONT][/B][FONT="]——> [B]Vedud[/B] isimlerine götürür. Sh:31[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• Güneş, Esma-i Hüsna’dan 8 tanesine mazhar bir kandil. Sh:31[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• [B]Hizmetteki başarılarımız, gayret ve şevkimiz[/B]; bir ikram-i ilahi, bir keramet-i Kur’aniye, bir inayet-i Rabbaniyedir. Nefsimizden bilmemek ve sahiplenmemek gerektir. Sh:32[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• “[B]Kerametin[/B] [B]izharı[/B] zaruret olmadan zarardır. [B]İkramın izharı[/B] ise bir tahdis-i nimettir.” Sh:32[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• Eğer bir şahıs hakkında Cenab-ı Hakkın ikramı ve inayeti onda [B]şükür damarını[/B] harekete geçiriyorsa anlatılabilir. Ama [B]gururunu okşayacaksa[/B] anlatılmamalı. Sh:33[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• “[B]Şu dünya hayatında en bahtiyar odur ki[/B]; dünyayı bir misafirhane-i asker-i telakki etsin ve öyle iz’an etsin ve ona göre hareket etsin.” Sh:33[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• Üstâd, manevi makamlardan en büyük mertebenin “[B]Rıza mertebesi[/B]” olduğunu söylüyor. Yani kulun Rabbinden, Rabbisinin de kulundan razı olması. Sh:33[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• “[B]Dünyaya ait işler[/B] kırılmaya mahkûm şişeler hükmündedir. [B]Bâki umur-u uhreviye[/B] gayet sağlam elmaslar kıymetindedir” Sh:33[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• İnsandaki [B]hissiyatın[/B] mecazi ve hakiki olmak üzere iki ciheti var. Sh:33[/FONT][/SIZE] [SIZE=5][FONT="]• İnsandaki tüm [B]hissiyatın ana hedefi[/B]; ahireti kazanmak, tebei olarak da dünyaya bakar. Sh:34[/FONT][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Mektûbat
Mektubat notlari
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst