Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Mektûbat
MEKTUBAT NoTLARI...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="FaKiR" data-source="post: 246204" data-attributes="member: 10"><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">MEKTUBAT NOTLARI</span></span></p><p></p><p> </p><p><img src="http://www.sozbasimyayin.com/kitaplar/buyuk_resim/bb_mektubat.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Şehidlerin hayatı</span></span></strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"> dünya hayatına benziyor, ama <strong>kedersiz</strong> ve <strong>zahmetsiz</strong>. Sh: 6</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Mevt</strong> tebdil-i mekândır, ıtlak-ı ruhtur, vazifeden terhistir. İdam ve adem ve fena değildir.” Sh: 7</span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Velilerin ruhları</strong>, keşif ehli zatlara görünebilir. Sh: 7</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Mevt</strong> vazife-i hayattan bir terhistir, bir paydostur, bir tebdil-i mekandır, bir tahvil-i vücuddur, hayat-ı bakiyeye bir davettir, bir mebdedir, bir hayat-ı bakiyenin mukaddimesidir.” Sh: 7</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Yer altına girmiş bir <strong>çekirdeğin</strong> hava âleminde bir ağaç olması gibi, yer altına giren insan da alem-i berzahta elbette bir hayat-ı bakiyye sümbülü verecektir.” Sh: 8</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Sana ızdırap veren pek ihtiyar peder ve validen ile beraber ceddin cedleri sefalet-i halleriyle senin önünde şimdi bulunsaydı h<strong>ayat ne kadar hikmet, mevt ne kadar nimet</strong> olduğunu bilecektin.” Sh: 8</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Küre-i arz</strong> hareket-i seneviyesi ile ileride <strong>mecma-i haşir</strong> olacak bir meydanın etrafında bir daire çiziyor.” Sh:8</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstada göre <strong>cehennem</strong> iki kısım: 1-<strong>Cehennem-i Suğra</strong>: Yerin merkezindeki ateş kütlesi.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">2-<strong>Cehennem-i Kübra</strong>: Arzın senelik çizdiği dairenin altında olan Cehennem-i Kübra ileride suğra Kübra’ya inkilab edecek. Sh:9</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Cehennem-i Kübra</strong> dünya ateşinden farklı, <strong>nursuz</strong> olduğundan görülmüyor. Sh:9</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Bir görüşe göre uzaydaki alev kütleleri, Cehennem-i Kübra’dan besleniyor. Sh:10</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Cennet ve cehennem</strong> şecere-i hilkatten ebed tarafına uzanıp eğilerek giden bir dalın iki meyvesidir. Sh:10</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Üstâd</strong>, sevdiği insana sevgisini hissettiriyor. Sh:13</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Ehl-i dalalet ehl-i ilmi, ilmi <strong>vasıta-i cer</strong> etmekle ittiham ediyorlar.” Sh:13</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Tevekkül, kanaat ve iktisat</strong> öyle bir hazine ve bir servettir ki, hiçbir şey ile değişilmez.” Sh:14</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Salahat</strong> niyetiyle sana verilen bir şey salih olmazsan kabul etmek haramdır.” İbn-i Hacer Sh:14</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Eğer bütün eşya <strong>bir tek zata isnad edilse</strong> vücub derecesinde bir suhulet, bir kolaylık peyda eder. Eğer eşya müteaddit sanilere, esbaba isnad edilse imtina derecesinde bir suubet, bir müşkilat ortaya düşer.” Sh:17</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• 3. ve 4. mektupta Üstâd’ın <strong>dağlardaki</strong> <strong>tefekkür ve terennümleri</strong> var. Dağlarda bu nevi inziva ve tefekkür kadimden beri ehl-i tefekkürün yaptığı bir şarj dönemi. Sh:17</span></span></p><p><img src="https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Hizmetimizde <strong>Rahim ve Hakim</strong> ismi tecelli etmiş. Demek bu hizmetin ferdi çok <strong>merhametli</strong> olmanın yanı başında, <strong>hikmetli ve hikmete uygun hareket etmek</strong> zorunda. Yoksa bu iki kanat olmadan uzun süre hizmet semasında tayeran edemez .Sh:19</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd, risaleleri Rahim ve Hakim isminin gölgesinde yazmış. Onun için nurlarda hem <strong>büyük bir şefkat, hem nurlu bir hikmet</strong> zuhur etmiş. Sh:19</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd, <strong>İmam Rabbani</strong> hazretlerinden “ Silsile-i Nakşi’nin kahramanı ve bir güneşi” olarak bahsediyor. Sh:22</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd, tasavvuf yolunda seyr ü sulükle alınan mesafeyi kısaltan Kur’ani bir yol bulmuş. Yalnız her risale okuyana bu yol açılmıyor. Üstâd ince bir nükte koymuş: <strong>DİKKATLE OKUYANLAR</strong>” Sh:23</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd hazretleri bu asrın manevi doktoru. Yazılan eserler hakkındaki kanaati de şu: “<strong>Şu zamanın yaralarına en münasip bir ilaç, bir merhem ve zülumatın tehacumatına maruz heyet-i İslamiye’ye en nafi bir nur ve dalalet vadilerinde hayrete düşenler için en doğru bir rehber olduğu itikadındayım.</strong>” Sh: 23</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd’a göre <strong>Risale-i Nur</strong> “İ’câz-ı Kur’an-ın manevi lemaatındandır.” Sh:23</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd’ın birbiri içinde <strong>beş gurbeti</strong>:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">1-İhtiyarlık sırrıyla yetim-i akran olması</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">2-baharın gurubuyla mevcudatın ekserisinin onu bırakıp gitmesi</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">3-vatan ve akrabalarından uzak kalması</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">4-gecenin ve dağların garibane vaziyetleri</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">5- ahiret yurduna doğru hızla hareket etmede ruhunun garibane vaziyeti. Sh:24-25</span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd 6. Mektub’ta <strong>psikolojik bir tedavi metodu</strong> da sunuyor: “Musibet karşısında tevekkül ile gülme, yani onu büyütmeme, o musibeti hafifleştiriyor. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Şikâyet ise musibeti ikileştiriyor.” Sh:25</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd, <strong>Mevlana</strong> için; “Üstâdlarımdan” diyor. Sh:25</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Risale-i Nurdan <strong>istifadenin önemli şartlarından biri</strong> de; acz, fakr, tevekkül ve iltica ile onun önüne diz çökmek. Sh:26</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Şefkat</strong>————> </span></span><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Rahim</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Muhabbet</span></span></strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">——> <strong>Vedud</strong> isimlerine götürür. Sh:31</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Güneş, Esma-i Hüsna’dan 8 tanesine mazhar bir kandil. Sh:31</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Hizmetteki başarılarımız, gayret ve şevkimiz</strong>; bir ikram-i ilahi, bir keramet-i Kur’aniye, bir inayet-i Rabbaniyedir. Nefsimizden bilmemek ve sahiplenmemek gerektir. Sh:32</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><img src="https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Kerametin</strong> <strong>izharı</strong> zaruret olmadan zarardır. <strong>İkramın izharı</strong> ise bir tahdis-i nimettir.” Sh:32</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Eğer bir şahıs hakkında Cenab-ı Hakkın ikramı ve inayeti onda <strong>şükür damarını</strong> harekete geçiriyorsa anlatılabilir. Ama <strong>gururunu okşayacaksa</strong> anlatılmamalı. Sh:33</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Şu dünya hayatında en bahtiyar odur ki</strong>; dünyayı bir misafirhane-i asker-i telakki etsin ve öyle iz’an etsin ve ona göre hareket etsin.” Sh:33</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd, manevi makamlardan en büyük mertebenin “<strong>Rıza mertebesi</strong>” olduğunu söylüyor. Yani kulun Rabbinden, Rabbisinin de kulundan razı olması. Sh:33</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Dünyaya ait işler</strong> kırılmaya mahkûm şişeler hükmündedir. <strong>Bâki umur-u uhreviye</strong> gayet sağlam elmaslar kıymetindedir” Sh:33</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• İnsandaki <strong>hissiyatın</strong> mecazi ve hakiki olmak üzere iki ciheti var. Sh:33</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• İnsandaki tüm <strong>hissiyatın ana hedefi</strong>; ahireti kazanmak, tebei olarak da dünyaya bakar. Sh:34</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>İslamiyet</strong> iltizamdır. <strong>İman</strong> iz’andır.” Sh:34</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>İmansız İslamiyet</strong> sebeb-i necat olmadığı gibi, <strong>İslamiyetsiz iman</strong> da medar-ı necat olmaz. Sh:34</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><img src="https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Kur’an da geçen <strong>İmam-ı Mübin ve Kitab-ı Mübin</strong> meselelerini Üstâdın izahı: İmam-ı Mübin: Kader defteri, Kitab-ı Mübin: Kudret ve kaza defteri Sh:36-37</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• "<strong>İmam-ı mübin</strong> mazi ve müstakbelin ve alem-i gaybın etrafında dal budak salan şecere-i hilkatin bir programı bir fihristesi hükmündedir." Sh:36</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• "<strong>Levh-i mahv isbat</strong> ise; sabit ve daim olan Levh-i Mahfuz-u azamın daire-i mümkinatta yani mevt ve hayata, vücud ve fenaya daima mazhar olan eşyada mütebeddil bir defteri ne yazar bozar bir tahtasıdır ki, <strong>hakikat-i zaman</strong> odur." Sh:37</span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Ehl-i Hak olan Ehl-i Sünnet vel Cemaat</strong>” Sh:39</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Kur’an’a muhalif olan medeni hukuk</strong>. Sh:40</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâda göre bu zamanda maddeye karşı bir “<strong>Hırs-ı vahşiyane</strong>” var. Sh:40</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Rahmet-i Rahmaniyenin en hürmetli, en halavetli, en latif, en şirin bir cilvesi olan <strong>şefkat-ı valide</strong> hakaik-i kainat içinde en muhterem, en mükerrer bir hakikattir.” Sh:40</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Valide</strong> en Kerim en Rahim öyle fedakar bir dosttur ki… Sh:40-41</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><img src="https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Mesail-i İmaniyenin <strong>münakaşa</strong> suretinde bahsi caiz değildir. Sh:42</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâdın Risaleleri okumadaki mühim bir ölçüsü “<strong>gazete gibi okumayınız</strong>” Sh:42</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• İnsanların kafalarına takılan bazı soru ve tereddütler <strong>kalpte iman esaslarının zayıflığından</strong> ileri geliyor. Sh:42</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>İnkar</strong> (ateizm):Bütün kainatı tahkir, bütün kainatı tezyif, mevcudatın Allah’ın varlığına dair şehadetlerini yalanlama, varlık aynalarında cilveleri görülen ilahi isimleri tezyiftir. Sh:43</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Halk–ı şer şer değil, belki kesb-i şer şerdir</strong>.” sh:43</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><img src="https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Hayr-ı kesir için şerr-i kalil kabul edilir</strong>.” Sh:43</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Halk ve icat bütün neticelere bakar, kesb ise hususi bir neticeye bakar</strong>. Sh:43</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Kömür gibi ervah-ı safileyi elmas gibi olan ervah-ı âliyeden temyiz ve tefrik için <strong>şeytanların hilkati ile ve sırrı teklif ve ba’sı Enbiya ile bir meydan-ı imtihan ve tecrübe ve cihat ve müsabaka</strong> açılmış. Sh:44</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Hayat <strong>harekâtla</strong> kemalatını bulur, <strong>beliyyat</strong> vasıtasıyla terakki eder. Sh:45</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Mesail-i imaniyeyi mizansız mücadele suretinde cemaat içinde bahsetmek caiz değildir</strong>. Mizansız mücadele olduğundan tiryak iken zehir olur. Diyenlere, dinleyenlere zarardır. Belki böyle mesail-i imaniyenin <strong>itidal-i demle, insafta, bir müdavele-i efkar suretinde</strong> bahsi caizdir. Sh:45</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><img src="https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd hazretleri 13. Mektupta da belirttiği gibi <strong>beşerin zulümlü eli arkasında kaderi ilahinin rahmetini</strong> görüyor. Her meseleye o çerçeveden yaklaşıyor. Sh:46-47</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd günümüz politikası için şu tabiri kullanıyor: “<strong>Uçları ecnebi elinde olan dünya siyaseti</strong>” Sh:47</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• "Kur’an-ı Hakimin hizmetinin <strong>bütün siyasetlerin fevkinde bir ulviyeti</strong> var ki, <strong>çoğu yalancılıktan ibaret olan dünya siyasetine</strong> tenezzüle meydan vermiyor." Sh:48</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• "<strong>Haksızlığı hak zanneden insanlara karşı hak dava etmek Hakka bir nevi haksızlıktır</strong>." Sh:48</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• "Bütün sergüzeşt-i hayatım şahittir ki, <strong>hak gördüğüm meslekte gitmeye karşı korku elimi tutup men edememiş ve edemiyor</strong>. Sh:48</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• "<strong>İzzetle mevti zilletle hayata tercih edenlerdeniz</strong>” Sh:43</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><img src="https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• "Siyasetten tecerrüd sebebiyle Kur’anın elmas gibi hakikatlerini propaganda-i siyaset ittihamı altında cam parçalarının kıymetine indirmedim." Sh:49</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Velayet-i Kübra</strong>, Velayet-i Nübüvvetten gelen, berzah tarikine uğramayarak doğrudan doğruya zahirden hakikate geçip akrebiyyet-i İlahiyyenin inkişafına bakan bir velayet. Sh:51</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• "Kader söylese, <strong>iktidar-ı beşer</strong> konuşmaz. <strong>İhtiyar-ı cüz-i</strong> susar." Sh:53</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâdın yorumuna göre, Hz Ali’nin Hz Zübeyr ve Aişe ve Talha ile muharebesi <strong>içtihat muharebesi</strong>, Muaviye ile savaşı s<strong>altanat ve hilafetin mücadelesi</strong>, Hz Hüseyin’in Emevilerle mücadelesi ise <strong>din ile milliyet</strong> mücadelesi. Sh:53-54</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd hazretleri ahirzamanın dehşetli deccallerinden <strong>Süfyan’ı</strong> şöyle tanımlıyor: “nifak perdesi altında Risalet-i Ahmediyyeyi (SAV) inkar edecek Süfyan namında müthiş bir şahıs ehl-i nifakın başına geçecek, Şeriat-ı İslamiyenin tahribine çalışacaktır.” Sh:56</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Fenaya gitmek</strong>, muvakkaten harici libasını çıkarıp <strong>vücudu maneviyye</strong> ve <strong>ilmiyye</strong> girmektir. Sh:59</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><img src="https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />• Üstâd, Eski Said döneminde “ <strong>bir miktar</strong>” siyasete girdiğinden bahsediyor. Ama bu uğraşının “<strong>beyhude</strong> “olduğunun farkına varmış. Sh:61</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd o zaman siyasete girme gayesini “<strong>siyaset vasıtasıyla dine ve ilme hizmet” </strong>olarak açıklıyor. Sh:61</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd hazretleri <strong>ehl-i hizmet için siyasetle uğraşmanın</strong>: </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">1-meşkuk</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">2-müşkilatlı</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">3-bir bakıma fuzuliyane</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">4-asıl hizmete mani</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">5-hatalı</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">6-çoğu yalancılık</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">7-bilmeyerek ecnebi aletine alet olma ihtimali olan bir yol olduğunu dile getiriyor ki hali hazırda da değişen bir şey yok Sh:61-62</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd’ın <strong>Eski Said dönemine ait terk ettiği dört şey</strong>:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">1. Sigara</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">2. Gazete</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">3. Siyaset</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">4. Dünyevi, siyasi sohbetler Sh:62</span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><img src="https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />• Üstâd, Eski Said döneminde <strong>günde sekiz gazete okurken, Barla’da sekiz senede bir gazete </strong>okumamış. Sh:62</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>İman hizmeti</strong> şu zamanda; </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">en mühim</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">en lüzumlu</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">en saf</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">en hakikatli bir hizmet. Sh:62</span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Fırtınalı bir zamanda sağlam hizmet edilmez</strong>”. Sh:62</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Hizmet, <strong>günahlara kefaret</strong> olabiliyor. Sh:63</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd <strong>ırkçı fikirlere</strong>, “Avrupa’nın bir nevi <strong>Frenk illeti</strong> olduğundan bir zehr-i katil nazarıyla” bakıyor. Sh:63-64</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd, ehl-i hizmet için şu önemli ölçüyü veriyor: <strong>“teveccüh-ü ammeye mazhar olmak ve halkların nazarında şöhret kazanmak, benim gibi adamlara zarardır zannederim.</strong>” Sh:65</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “ <strong>Müftehirane, gizli bereketi izhar etmek kesilmesine sebep olur</strong>.” Sh:66</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “ <strong>Hak ve hakikat inhisar altına alınamaz</strong>.” Sh:70</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd üç sene Rusya esaretinde çekmediği sıkıntıyı <strong>üç ay</strong> Barla’da fazlasıyla çekmiş. Sh:75</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Kazaya Rıza, kadere teslim</strong> İslamiyet’in bir şiarıdır .” Sh:77 </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><img src="https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />• <strong>Buluğ öncesi vefat eden çocuklar</strong> Cennette, ebedi sevimli. Cennete layık bir suretle daimi çocuk kalacakları ve ana ve babaların sevinç ve süruruna vesile olacaklarını Kur’an haber veriyor. Sh:78</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Dünya madem fanidir değmiyor alaka-i kalbe</strong>.” Sh:79</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Bütün ahval ve keşfiyatın ve ezvak ve müşehedatın mizanı kitap ve sünnettir ve mihenkleri kitap ve sünnetin desatir-i kudsiyeleri ve Asfiya-i Muhakkikinin kavanin-i kudsiyeleridir</strong>.” Sh:83</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Vahdet-i Vücud</strong> bir meşreb</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">bir hal</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">bir nakıs mertebe . Sh:83</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Cenab-ı Hakkın Esma-i Hüsnasının had ve hesaba gelmez enva-i tecelliyatı var. <strong>Mahlukatın tenevvüleri</strong> o <strong>tecelliyatın tenevvüünden</strong> geliyor. Sh:86</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Ehl-i dalaletin tutulduğu üç dal</strong>;</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">1 – şuursuz tabiat</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">2 - kör tesadüf</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">3 – cansız sebepler. Sh:87</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>19. Mektup</strong>, 12 saatte yazılmış, üç dört gün zarfında. Sh:89</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>“Resulü-i Ekrem (asm) çendan her hali ve her tavrı sıdkına ve nübüvvetine şahid olabilir; fakat her hali, her tavrı harikulade olmak lazım değildir</strong>. Sh:92</span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Sırr-ı imtihan ve hikmet-i teklif iktiza eder ki</strong>, akla kapı açılsın ve aklın ihtiyarı elinden alınmasın.” Sh:93</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd <strong>hadislerdeki aslın</strong> vahiy olarak, ilhamın bir çeşidi olarak Resulullah’ın kalbine geldiğini <strong>tafsilinin</strong> ise Nebi (asm)’a ait olduğunu yazıyor. Sh:93</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Bazı hakikatler var ki, temsil ile fehme takrib edilir</strong>.” Sh:93</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Bazen olur ki, <strong>haber-i vahid</strong> bazı şerait dâhilinde tevatür gibi katiyeti ifade eder. Hem bazen olur ki, haber-i vahid <strong>harici emarelerle</strong> katiyeti ifade eder. Sh:94</span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Fenn-i hadisin muhakkikleri, nekkadları O derece hadis ile hususiyet peyda etmişler ki, Resul-i Ekremin (asm)’in tarz-ı ifadesine ve üslup-u alisine ve sünnet-i ifadesine ünsiyet edip meleke kesp etmişler ki, 100 hadis içinde bir mevzu-u görse “<strong>mevzudur</strong> “der. “Bu hadis olmaz ve peygamberin sözü değildir” der reddeder. Sarraf gibi hadisin cevherini tanır başka sözü ona iltibas edemez. Sh:95</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Resul-i Ekrem(asm)’in istikbalden haber verdiği bazı hadiseler cüz-i birer hadise değil, belki <strong>tekerrür eden bir hadise-i külliyeyi cüz-i bir surette haber verir</strong>. Hâlbuki o hadisenin <strong>müteaddit vecihleri</strong> var. Her defa bir vechini beyan eder. Sonra Ravi-i hadis o vecihleri birleştirir. Hilaf-i vahi görünür.” Sh:95</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Resul-i Ekrem(asm)’in vahye istinaden</strong>;</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">1-Her asırda ehl-i imanın kuvve-i maneviyesini muhafaza</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">2-Dehşetli hadiselerde ümitsizliğe düşülmesini engellemek</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">3-Ehl-i beytine ehl-i imanı manevi raptetmek için <strong>Mehdi’yi</strong> haber vermiş. Sh:95</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Mehdiden evvel, çok <strong>Mehdi misal zatlar</strong> gelmiş ve hizmet etmişler. Sh:95</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Hz Ali’nin hilafette dördüncü olmasının kaderi hikmetleri</strong>;</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">1-İlk başta olsaydı çok kabilelerde rekabet damarı tahrik olabilirdi. Buda yeni oturmaya başlayan devlet sistemini sarsabilirdi.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">2-Hz Ali (ra) zamanındaki fitne ve hadiselerde ancak Hz Ali gibi bir kamet-i bala dayanabilirdi. Sh:99</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Al-i Beytin fonksiyonu</strong>: İslam hakikatlerini ve Kur’an ahkâmını muhafaza. Sh:100</span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Saltanat-ı dünyeviye Al-i Beyte yaramaz</strong>. Vazife-i asliyesi olan hıfz-ı dini ve hizmet-i İslamiyeti onlara unutturur.” Sh:100</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd, <strong>Abdullah bin Zübeyr</strong> (ra) için “kahraman-ı âl-i şan” diyor. Sh:103</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd ünlü <strong>Moğol istilası</strong> için “Cengiz ve Hülagu’nun dehşetli fitnelerini” tabirini kullanıyor. Sh:104</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd, <strong>Haccac-ı Zalim</strong>’in yüz bin insanı öldürdüğünü naklediyor. Sh:105</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd hazretleri Şia’nın Ehl-i Beyt sevgisi için “<strong>menfi muhabbet</strong>” tabirini kullanıyor ki “<strong>sebeb-i hasarettir</strong>”. Sh:107</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Kudüs</strong> feth edildiğinde bir veba hastalığı çıkmış, üç günde yetmiş bin can almış. Sh:111</span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd, <strong>ehl-i beyt</strong> kanalıyla gelen rivayetlere yer veriyor ve bu silsile için “<strong>nurani yüksek silsile-i rivayet</strong>” tabirini kullanıyor. Sh:116</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd, <strong>Ebu Hureyre</strong> için şöyle diyor; “ Hoca-i kainat olan Fahr-i Alem aleyhissalatü vesselamın kudsi medresesi ve tekyesi olan Suffe’nin demirbaş bir mühim talebesi ve müridi ve kuvve-i hafızanın ziyadesi için dua-yı nebeviye mazhar olan. Sh:118</span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâdın, <strong>Hz Ebu Hureyre</strong> hakkında şu ifadesi çok güzel: “Medrese-i kudsiyye-i Ahmediyye olan Suffe’nin namdar, sadık, hafız bir şakirdi. Sh:119</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd, zaif hadislerin aynı konuda birbirini takviye edeceğini şu sözüyle açıklıyor: “<strong>kavi ile ittifak eden kavileşir</strong>.” Sh:119</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Arap yarımadasındaki açlık ve susuzluk sebebiyle bir <strong>ikram-ı İlahi</strong> olarak ekser mucizeler taam ve su hususunda, ihtiyacı binaen tezahür etmiş. Sh:120</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Cemaatler içinde vukuu bulan hadiseler ahadi bir surette nakledilse, <strong>tekzip edilmediği vakit doğruluğunu</strong> gösterir.” Sh:120</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><img src="https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />• Üstâd <strong>Bedir</strong> savaşı için “<strong>menba-i mucizat</strong>” tabirini kullanıyor. Sh:139</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd, <strong>Hz Muhammed’in ve yaptığı inkılabın</strong> dünyanın gördüğü en büyük hadise olduğunu şöyle anlatıyor; “<strong>Nev-i beşerin en büyük hadisesi olan hadise-i Muhammediyye</strong>.” Sh:162</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd, <strong>Tevrat İncil ve Zebur’un tahrif olmasını</strong> şu sebeplere bağlıyor:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">*Kur’an gibi icazları olamaması</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">*Tercüme edilirken yabancı kelimelerin içlerine karışması</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">*Müfessirlerin söz ve yanlış tevillerinin ayetlerin metnine girip, karışması</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">ve Allah düşmanlarının garazla bu kitaplara bazı tahrifatlar sokması Sh:163</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• İncil’de Efendimize işaret eden <strong>Faraklit</strong> kelimesinin bir manası, Hakkı batıldan fark eden, ayıran demek. Sh:165</span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Resul-i Ekrem (asm)’ın Kur’an dan sonra en büyük mucizesi kendi zatıdır.”</strong> Sh:179</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd, Nebiler Sultanının (SAV) en büyük bir mucizesinin getirdiği şeriat olduğunu söylüyor ve ekliyor: “<strong>Ne misli gelmiş, ne de gelecek</strong>.” Sh:179</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd, Şakkı Kamer mucizesi için “<strong>mütevatir</strong>” ve “<strong>kati</strong>” tabirlerini kullanıyor. Sh:179</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Kur’an <strong>40 vecihle</strong> mucizedir. Sh:181</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd <strong>İmam Şafii</strong>’nin bir <strong>münacatını</strong> sürekli evradları arasında okuduğunu zikrediyor. Ve bu münacatın Mısırdaki bir kıtlığın kalkmasına sebep olduğunu yazmış. Sh:184</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Resulullah (asm) Esma-i Hüsna’dan <strong>ism-i azama</strong> mazhar. Sh:184</span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><img src="https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />• <strong>Cahiliye Arapları arasında revaçtaki dört şey</strong>: </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">1. Belagat ve fesahat</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">2. Şiir ve hitabet</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">3. Kâhinlik ve gaibden haber vermek</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">4. Mazi hadiselerini ve tabiat vakıalarını bilmek. Sh:185</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Kureyşliler Kur’an’a harflerle savaş açamadıkları için, kılıçla savaşı seçtiler. Sh:186</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Musibetler, elem ve kederler <strong>hafızanın zayıflamasına</strong> sebep oluyor. Üstâd bunu izah sadedinde diyor ki: “Kuvve-i hafızam, musibetler neticesi olarak sönmüştü.” Sh:196</span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>En ziyade insanı tahrik eden meraktır</strong>.” Sh:200</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Ahirette müminleri öyle bir <strong>istikbal</strong> bekliyor ki: “<strong>Şu dünyevi istikbal ona nispeten bir katre serap hükmündedir.</strong>” Sh:200</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Ahiret saadetine göre dünyevi bütün mutluluklar “<strong>Bir berk-i zailin bir şemsi sermede nisbeti gibidir.</strong>” Sh:200</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Evet, nasıl ki onun (sav) <strong>Risaleti</strong> şu dar-ı dünyanın açılmasına sebebiyet verdi öylede O’nun <strong>ubudiyeti</strong> dahi öteki dârın açılmasına sebeptir. Sh:202</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><img src="https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />• Kur’ân’daki tekrarlar “<strong>tekerrür-ü ihtiyaçtan</strong>“ ileri gelmiş. Sh:204</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Kur’ân’daki tekrarlar “<strong>sureten tekrardır</strong>.” Yani her biri ayrı bir makamda olduğundan, asli itibari ile tekrar değildir. Sh:205</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Kur’an kâinata, <strong>Kâinatın Sahibi namına</strong> bakar, bahseder, Fen ve hikmet ise bizzat <strong>mevcudata mevcudat hesabına</strong> bakar, bahseder.” Sh:203</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Felsefenin(Dinsiz felsefe)</strong> ele aldığı meseleler Üstada göre “<strong>batınen kof, zahinen mutantan”</strong> Sh:206</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd, ünlü kelam âlemi <strong>Sadeddin-i Taftazani’</strong>yi “Muhakikin büyüklerinden” görüyor. Sh:208</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>İman</strong> ise, aklın ihtiyariyledir.” Sh:209</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd’ın, Resulullah’ı anlatırken kullandığı şu ifade çok güzel. “ <strong>Sema-i Risaletin kamer-i müniri olan Hatem-i Divan-ı Nübüvvet</strong>“ . Sh:210</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Arapça mühim bir kaide “ <strong>Elfadlü Maşehidet bihil adau</strong>” [ fazilet odur ki, düşmanlar dahi onu tasdik etsin.] Sh:214</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Resulullah(sav), kulluğunda <strong>ibtida ve intihayı</strong> cem etmiş. Sh:217</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Hilkatin en yüksek gayesi ve fıtratın en yüce mertebesi</strong> iman-ı billahtır.” Sh:222</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Marifetullahın içinde <strong>muhabbetullah</strong>, muhabbetullahın için ise bir <strong>lezzet-i ruhaniyye</strong> var. Sh:222–223</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Sultan-ı Kâinat birdir. Her şeyin anahtarı onun yanında, her şeyin dizgini onun elindedir. Her şey onun emriyle halledilir. Onu bulsan her matlubunu buldun, hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun.</strong>” Sh:224</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Sizlere müjde. <strong>Mevt</strong> idam değil, hiçlik değil. Fena değil, inkıraz değil, sönmek değil, firakı ebedi değil, adem değil, tesadüf değil, failsiz bir in’idam değil... Belki bir Fail-i Hakim-i Rahim tarafından bir terhistir. Bir tebdil-i mekândır. Saadet-i Ebediyye tarafına, vatanı aslilerine bir sevkiyattır. Yüzde doksan dokuz ahbabın mecmaı olan âlem-i berzaha bir visal kapısıdır. Sh:226</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Başında şuur ve yüzünde gözü bulunana</strong> şu kainat ve şu mevcudattaki <strong>nizam ve mizan ve tanzim ve tevzin;</strong> bir tek, yekta, Vahid, Ehad, Kadir, Mürid, Âlim, Hakim bir zatı vahdaniyet mertebesinde gösterir.” Sh:231</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Malikiyet mertebe</strong>-i uzması tevhid-i Azam suretinde O’nundur.” Sh:231</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Fıtrat- ı insandaki <strong>sıbgat-ı Rabbaniye</strong> hitap çiçeğini açtı.” Sh:234</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Vâhidiyet</strong> ise, bütün o mevcudat birinindir ve birine bakar ve birinin icadıdır demektir. <strong>Ehadiyet</strong> ise; herbir şeyde, Hâlık-ı Külli Şey'in ekser esması tecelli ediyor demektir. Sh:235</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Bütün mazideki acaib-i kudreti olan <strong>vukuat</strong> şehadet eder ki; o Kadîr-i Mutlak, bütün istikbaldeki acaib-i imkânata muktedirdir. Sh:237</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Şu kâinatın zîşuuru ve en mükemmel meyvesi ve neticesi ve gayesi, insandır”</strong> Sh:237</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Kâinatın <strong>ruhu, nuru, mayesi, esası, neticesi, hülâsası</strong> hayattır.” Sh:238</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd <strong>Muhyiddin-i Arabi</strong>’yi sofiyenin ehl-i tahkiklerinden sayıyor. Vahdet-i vücudu, sofiye Allah’tan gayri varlık mertebelerini evham ve hayal derecesinde görmüşler. Sh:249 </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Bütün hakaik-i kâinat, o mahiyetin esma-i hüsnasından olan <strong>Hak</strong> isminin şualarıdır.” Sh:250 </span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Hilkat-ı insaniye, hilkat-ı âlemden daha acibdir</strong>.” Sh:251</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Şu dünyanın manevî güneşi olan hayat dahi, harab-ı dünya ile gurubundan sonra haşrin sabahında bâki bir surette tulû' edecektir</strong>. Sh:252 </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Bütün mevcudat bir tek Sâni'a verilse</strong>, birtek mevcud gibi kolay ve sühuletli olur. <strong>Eğer müteaddid esbaba ve tabiata isnad edilse</strong>; bir tek sinek, semavat kadar; bir çiçek, bir bahar kadar; bir meyve, bir bahçe kadar müşkilâtlı ve suubetli olur.” Sh:254</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Vahdet ve iman yolunda</strong>, vücub derecesinde bir sühulet ve kolaylık var. <strong>Şirk ve esbabda</strong>, imtina derecesinde müşkilât ve suubet var.” Sh:257 </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><img src="https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />• “<strong>Bütün eşyanın vâhidden sudûru, bir vâhidin hadsiz eşyadan sudûrundan çok derece eshel ve kolaydır</strong>.” Sh:257</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• ”Sen <strong>vâlideynine</strong> hürmet etmezsen, senin evlâdın dahi sana hizmet etmeyecektir.” Sh:261</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Ana-babaya itaat</strong> hayatın rahatına ve rızkın bereketine sebep. Sh:261</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Din ve dünya işlerinde başarı <strong>hukuk-u valideyne riayetle</strong> mümkün. Sh:261</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Müslümanlar arasında düşmanlığa sebep olan 3 husus</strong>: </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">1-tarafgirlik</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">2-inad</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">3-hased Sh:262</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>İnsaniyet-i kübra olan İslâmiyet</strong>” Sh:262</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Mü'min</strong>, kardeşini sever ve sevmeli. Fakat fenalığı için yalnız acır. Tahakkümle değil, belki <strong>lütufla</strong> ıslahına çalışır.” Sh:263</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Tevhid-i imanî, elbette tevhid-i kulûbü ister. Ve vahdet-i itikad dahi, vahdet-i içtimaiyeyi iktiza eder</strong>.” Sh:263</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• "<strong>Mesleğim haktır veya daha güzeldir" demeye hakkın var. Fakat, yalnız hak benim mesleğimdir, demeye hakkın yoktur</strong>. Sh:265</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Her söylediğin hak olsun. Fakat her hakkı söylemeğe senin hakkın yoktur. Her dediğin doğru olmalı. Fakat her doğruyu demek doğru değildir.</strong>” Sh:265</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Nasihatı <strong>damarlara dokundurmadan</strong> yapmak lazım. Sh:265</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• En ziyade kendimize zarar veren yine kendi nefs-i emmaremizdir. Sh:265</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Eğer hasmını mağlub etmek istersen, fenalığına karşı iyilikle mukabele et.”</strong> Sh:265</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Mü'minin şe'ni, kerim olmaktır</strong>.” Sh:265</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Hased</strong> evvelâ hâsidi ezer, mahveder, yandırır. <strong>Mahsud</strong> hakkında zararı ya azdır veya yoktur.” Sh:266</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• ”<strong>Kaderi tenkid eden başını örse vurur, kırar. Rahmete itiraz eden, rahmetten mahrum kalır</strong>.” Sh:266</span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><img src="https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />• “<strong>Birbiriyle boğuşanlar müspet hareket edemezler</strong>.” Sh:269</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Maneviyat, ibadetin sıhhati ve ihlas</strong>, adavet ve inad ile sarsılır. Sh:270</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Hırs</strong>, sebeb-i mahrumiyettir; <strong>tevekkül ve kanaat</strong> ise, vesile-i rahmettir.” Sh:271</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Tertib-i eşyada bir <strong>teenni-i hikmet</strong> vardır.” Sh:272</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Zekat</strong>, her şahıs için sebeb-i bereket ve dâfi-i beliyyattır.” Sh:273</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Gıybet</strong>, ehl-i adavet ve hased ve inadın en çok istimal ettikleri alçak bir silâhtır.” Sh:276</span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Gıybet</strong> odur ki: Gıybet edilen adam hazır olsa idi ve işitse idi, kerahet edip darılacaktı” Sh:276</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Fâsık-ı mütecahirin gıybeti olmaz</strong>. Sh:277</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Gıybet</strong>, nasıl ateş odunu yer bitirir; gıybet dahi a'mal-i sâlihayı yer bitirir. Sh:277</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd hizmet kardeşliğinde zaman ve mekânın önemli olmadığını şu sözlerle ifade ediyor: “<strong>Biri şarkta, biri garbda, biri mazide, biri müstakbelde, biri dünyada, biri âhirette olsa da beraber sayılabilirler ve sohbet edebilirler.”</strong> Sh:278</span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Kulun musibetlerinde <strong>bir nevi hayır</strong> vardır. Sh:278</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Cenab-ı Hak bir abdini severse, dünyayı ona küstürür, çirkin gösterir</strong>. Sh:278</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd risaleleri yazmada “<strong>tuluat-ı kalbiyeye</strong>” mazhar olduğunu söylüyor. Sh:279</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Bazı şerait dâhilinde dua makbul olur</strong>.” Sh:279</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>İstiğfar</strong> manevî temizlenme vesilesi. Sh:279</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Örf-ü ülemada <strong>Sahabeye</strong>, Radıyallahü Anh; <strong>Tâbiîn ve Tebe-i Tâbiîne</strong>, Rahimehullah; <strong>onlardan sonrakilere</strong>, Gaferehullah; ve <strong>Evliyaya</strong>, Kuddise Sırruhu denilir. Sh:280</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Sabır</strong> ise müşkilâtın anahtarıdır. Sh:280</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>İbadette sabır insanı makam-ı mahbubiyete kadar çıkarıyor</strong>. Sh:281</span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><img src="https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />• “<strong>Kur'an’a ve imana ait her şey</strong> kıymetlidir, zahiren ne kadar küçük olursa olsun kıymetçe büyüktür.” Sh:282</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Kabrin arkası için çalışınız, hakikî saadet ve lezzet ondadır</strong>. Sh:283</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Kanaat</strong>, ticaretli bir şükrandır, <strong>hırs</strong> hasaretli bir küfrandır ve <strong>iktisad</strong> nimete güzel ve menfaatli bir ihtiramdır. <strong>İsraf</strong> ise, nimete çirkin ve zararlı bir istihfaftır.” Sh:286-287</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Yani her bir masnu' öyle bir <strong>mektub-u Rabbanîdir</strong> ki, umum zîşuur onu mütalaa eder.” Sh:287</span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Eşya zeval ve ademe gitmiyor, belki <strong>daire-i kudretten daire-i ilme</strong> geçiyor; âlem-i şehadetten, âlem-i gayba gidiyor.” Sh:287</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Mahlukatın tenevvü'leri ve ihtilafları, o tecelliyatın tenevvü'lerinden ileri geliyor.”</strong>Sh:288</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>İmansıza her şey madumdur, zulümatlıdır</strong>.” Sh:288</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Şu mevcudat-ı seyyale, şu mahlukat-ı seyyare</strong>, Vâcib-ül Vücud'un envâr-ı icad ve vücudunu tazelendirmek için müteharrik âyineler ve değişen mazharlardır.” Sh:290</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Sözlerdeki ekser temsiller</strong>; birer bürhan-ı yakînî, birer hüccet-i katıa hükmündedir.” Sh:291</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Cennet ehli <strong>dünyevi hadise ve maceraları</strong> sinemada seyreder gibi seyredecekler. Sh:294</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• ”<strong>Dua</strong> bir sırr-ı azîm-i ubudiyettir.” Sh:299</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>İçtima-ı esbab, bir nevi duadır</strong>.Sh:299</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Bütün kâinattan dergâh-ı İlahiyeye çıkan bir duadır. Esbab olanlar, müsebbebatı Allah'tan isterler</strong>.” Sh:300</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Sebeb-i hilkat-ı âlemin birisi de duadır</strong>.” Sh:300</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Dua</strong>, ubudiyetin ruhudur ve hâlis bir imanın neticesidir.” Sh:302</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd, Mevlid yazarı <strong>Süleyman Çelebi’</strong>nin “<strong>ehl-i velayet</strong>” olduğunu söylüyor. Sh.303</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Nasıl Cenab Hakk'ın zât ve sıfâtında nazir ve şebih ve misli yoktur; öyle de şuunat-ı rububiyetinde misli yoktur. Sıfâtı nasıl mahlukat sıfâtına benzemiyor, muhabbeti dahi benzemez</strong>.”Sh:306</span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Cenab-ı Hak bize gayet karibdir, biz ondan gayet derecede uzağız</strong>.” Sh:306</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın <strong>Mi'racı</strong>, onun <strong>seyr ü sülûkudur</strong>.” Sh:306</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Ehl-i velayetin seyr ü sülûku Mi'racı Nebevi’nin açtığı yolda bir yolculuktur</strong>.” Sh:307</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd, <strong>Peygamber Efendimiz</strong> (sav) için “<strong>zaman-ı Âdem'den şimdiye kadar hiç bir tarih, onun gibi bir ferdi gösteremiyor ve gösteremez</strong>.” Sh:307</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd, <strong>mevlid ve mevlidi dinlemek</strong> için “<strong>zevkli, fahirli, nurlu, neş'eli, hayırlı bir müsamere-i ulviye-i diniyye</strong>” Sh:308</span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Tebeî ve sathî bir nazarla bakılsa, gayet muhal bir şey, mümkün görünebilir</strong>.” Sh:314</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Kur’an hizmetkarları şahsına teveccüh ettirirse <strong>me’hazin kudsiyeti</strong> kaybolur. Sh:319</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Üstâd kendinde 3 şahsiyet olduğunu söylüyor</strong>:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">1. Vazifedeki dellâllık şahsiyeti</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">2. Ubudiyetteki hali.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">3. Şahsi durumu Sh:320</span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd, <strong>acz ve fakrını bilmenin</strong> kulluğun esası olduğunu söylüyor. sh:320</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd şu hizmet ölçüsünü veriyor: “<strong>Sizi bütün bütün kaçırmamak için, bu şahsiyetimin gizli çok fenalıklarını ve sû'-i hallerini söylemeyeceğim.</strong>” Sh:320</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Nefis cümleden süflî, vazife cümleden a'lâ</strong>. Sh:320</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Fikr-i milliyet,</strong> şu asırda çok ileri gitmiş. Hususan dessas Avrupa zalimleri, bunu İslâmlar içinde menfî bir surette uyandırıyorlar; tâ ki, parçalayıp onları yutsunlar. Sh:322</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Milliyetçilikte</strong>; </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">1- bir zevk-i nefsanî var</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">2- gafletkârane bir lezzet var</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">3- uğursuz bir kuvvet var Sh:322</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><img src="https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />• <strong>Menfî milliyetin özellikleri</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">1. şeametlidir,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">2. zararlıdır</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">3. başkasını yutmakla beslenir,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">4. diğerlerine adavetle devam eder,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">5. hasımlaşmaya ve keşmekeşe sebebdir. Sh:322</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd, “<strong>İslâmiyet milliyetini</strong>” savunuyor. Sh:322</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>İslam ülkeleri şu zamanda</strong> </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">1. en ziyade birbirine muhtaç</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">2. birbirinden mazlum</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">3. birbirinden fakir</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">4. Avrupa’nın tahakkümü altında eziliyor. Sh:323</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd, <strong>Türk milletinin</strong> “1000 asırdır Kur’ana bayraktarlık yaptığını” söylüyor. Sh:324</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Müslümanlık Türklerin ruhuna işlemiş: “<strong>Yeryüzünde nerde Türk varsa müslümandır. Müslümanlığı kaybeden Türklükten de çıkmıştır</strong>. Sh:324</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• "<strong>Körü körüne taklid dahi, çok defa maskaralık olur."</strong> Sh:324</span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Ekser enbiyanın Asya'da zuhuru, ağleb-i hükemanın Avrupa'da gelmesi, kader-i ezelînin bir remzi, bir işaretidir ki; Asya akvamını intibaha getirecek, terakki ettirecek, idare ettirecek; din ve kalbdir. Felsefe ve hikmet ise, din ve kalbe yardım etmeli, yerine geçmemeli.</strong> Sh:325</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “İslâmiyet'i <strong>Hıristiyan dinine</strong> kıyas etmek, kıyas-ı maalfarıktır, o kıyas yanlıştır.” Sh:325</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Hıristiyan Avrupa’nın Rönesans ve Reform hareketlerinden sonra dine düşman olma sebepleri</strong>;</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">1. Hıristiyanlığın 300 sene kadar iç savaşlara sebep olması</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">2. Zalimlerin elinde fakirleri ve mütefekkir kesimi ezmeye vesile olması. Sh:325</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>İslâmiyet'in esası</strong>, mahz-ı tevhiddir; vesait ve esbaba tesir-i hakikî vermiyor, icad ve makam cihetiyle kıymet vermiyor.” Sh:325</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">• <strong>Üstâd’a göre Anadolu:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">1- Eski zamandan beri çok göçlere ve değişikliklere sahne olduğundan</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">2- Merkez-i Hükûmet-i İslâmiye bu vatanda teşkil olduktan sonra her taraftan diğer kavimlerde gelip yerleştiğinden, Levh-i Mahfuz açılsa ancak o zaman kimin hangi milletten olduğu anlaşılabilir. Sh:326</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd, <strong>Ziya Gökalp</strong> için: ”Menfî milliyetçilerin ve unsuriyetperverlerin reislerinden ve dine karşı pek lâkayd birisi” diyor. Sh:326</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Kur'an-ı Hakîm'in cümleleri</strong>, birer manaya münhasır değil, belki nev'-i beşerin umum tabakatına hitab olduğu için, her tabakaya karşı birer manayı tazammun eden bir küllî hükmündedir.” Sh:328</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd “<strong>Rabbül Âlemin</strong>” tabirindeki âlemler için </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">1. Sema yıldızlarının her birinin birer âlem olabileceği</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">2. Yerdeki her bir cins mahlûkatın birer âlem olabileceği</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">3. Her bir insanın âlem sayılabileceği tesbitini yapıyor. Sh:329</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Nefsini beğenen ve nefsine itimad eden, bedbahttır. Nefsinin ayıbını gören, bahtiyardır</strong>. Sh:329</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>İman yalnız ilim ile değil, imanda çok letaifin hisseleri var</strong>.” Sh:331</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Madem Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm Hâtem-ül Enbiya'dır, bütün enbiyanın vârisidir; elbette bütün vusul yollarının başındadır. <strong>Onun cadde-i kübrasından hariç, hakikat ve necat yolu olamaz</strong>.” Sh:335</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Peygamber'i işiten ve davasını bilen adamlar onu tasdik etmezse, Cenab-ı Hakk'ı tanımaz</strong>.” Sh:336</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Mu'cizatıyla, âsârıyla kâinatın medar-ı fahri ve nev'-i beşerin medar-ı şerefi olan Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm'ı inkâr eden adam, elbette hiçbir cihette hiçbir nura mazhar olamaz ve Allah'ı tanımaz</strong>.” Sh:336</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">• <strong>Vehme ve bıkkınlığa düşen kimselere hizmetle alakalı manevi ikramlar ve hadiselerle takviye ve tahşidat yapılmalı. Sh:338</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Hizmet tokatlarının çoğu <strong>makam sevgisi ile hizmetten uzaklaşanlarda</strong> ve <strong>korkarak çekilenlerde</strong> görülüyor. Sh:339</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Elfaz-ı Kur'aniye ve tesbihat-ı Nebeviyenin lafızları camid libas değil; cesedin hayatdar cildi gibidir</strong>.” Sh:340</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Lisan-ı nahvî olan lisan-ı Arabînin</strong> câmiiyeti ve elfaz-ı Kur'aniyenin i'cazı öyle bir tarzdadır ki, kabil-i tercüme değildir! Belki "muhaldir" diyebilirim. Sh:342</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd <strong>Kur’an mealleri</strong> için şöyle diyor: “<strong>Tercüme dedikleri şeyler ise, gayet muhtasar ve nâkıs bir mealdir. Böyle meal nerede; hayatdar, çok cihetlerle teşa'ub etmiş âyâtın hakikî manaları nerede</strong>? Sh:342</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Âlem-i İslâmda <strong>Ehl-i Sünnet ve Cemaat</strong> denilen ehl-i hak ve istikamet fırka-i azîmesi, hakaik-i Kur'aniyeyi ve imaniyeyi istikamet dairesinde hüve hüvesine Sünnet-i Seniyeye ittiba' ederek muhafaza etmişler.” Sh:342</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Her hâdî zât, mühdî olamaz</strong>.” Sh:342</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Hayalâtlara karşı kapısı açık olan <strong>rü'yaları</strong>, tahkikî bir surette mevzubahs etmek, tahkik mesleğine tam uygun gelmediğinden.” Sh:346-347</span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Hadisleri anlamada <strong>küçük aklımız ve kısır anlayışımız ve dar fikrimiz</strong> ve <strong>sönük malumatımız</strong> miyar olamaz. Sh:351</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Hazret-i Azrail</strong> Aleyhisselâm, kabz-ı ervaha müekkel olan melaikelerin nâzırıdır.” Sh:351 </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Nuranî bir şey, hadsiz âyineler vasıtasıyla hadsiz yerlerde bizzât bulunabilir ve temessül eder</strong>.” Sh:351</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Esrar-ı Kur'aniye’den tereşşuh eden Sözler, velayetten matlub olan neticeleri verebilirler.</strong> Sh:355 </span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Kur'an’dan gelen o Sözler ve o Nurlar, yalnız aklî mesail-i ilmiye değil; belki kalbî, ruhî, hâlî mesail-i imaniyedir ve pek yüksek ve kıymetdar maarif-i İlahiye hükmündedirler</strong>. Sh:356</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Her vakit Kur'an-ı Hakîm, hakikatleri ifade ettiği gibi, <strong>Velayet-i Kübra feyizlerini </strong>dahi ehil olanlara ifaza eder.”Sh:356</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Şu zamanda içtimai hayatta insan ister istemez <strong>dünyanın gaflet ve evhamlarına</strong> bulaşıyor. Sh:357</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâda göre tarikatların içinde en mühim ve en müessiri “<strong>Nakşibendi</strong>” tarikatı. Sh:358</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">• <strong>Üstâd Risale-i Nurdan ders alarak manevi terakki için şu şartları sıralıyor:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">1. İhtiyaç hissetmek</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">2. Ciddi ihlas ile istimal etmek. Sh:358</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Nurdan gelen feyze kanaat etmek</strong>, Üstâd’ın şakirtler üzerindeki hakkı. Sh:359</span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">• <strong>Risale-i Nur’un telif ve neşrindeki 3 keramet:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">1. <strong>Te'lifinde fevkalâde sühulet ve sür'attir</strong>. Hattâ beş parça olan Ondokuzuncu Mektub iki-üç günde ve her günde üç-dört saat zarfında -mecmuu oniki saat eder- kitabsız, dağda, bağda te'lif edildi. Otuzuncu Söz hastalıklı bir zamanda, beş-altı saatte te'lif edildi. Yirmisekizinci Söz olan Cennet bahsi bir veya iki saatte, Süleyman'ın dere bahçesinde te'lif edildi.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">2. <strong>Yazmasında dahi fevkalâde bir sühulet, bir iştiyak ve usanmamak</strong> var</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">3. <strong>Okunması dahi usanç vermiyor</strong>. Sh:359</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Ahirzaman denen şu zamanda akıl ve ruhlar çok çabuk <strong>usanç</strong> duyabiliyor. Sh:359</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd, Risalelerden istifadenin bir anahtarını şöyle bir anahtarını veriyor: “ <strong>Hususan ihtiyaç hissedilse okundukça zevk alınıyor, usanılmıyor</strong>. Sh:359</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd <strong>33. söz </strong>için “<strong>o risale, marifetullah ve İman-ı Billah için en kuvvetli ve en parlak bir risaledir</strong>.” Sh:360</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd kendisine zarar vermek için gelen casus vs memurları o gelmeden gece rüyasında yılan suretinde gördüğünü söylüyor. Sh:361</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Canavar bir hayvana karşı kendini zaîf göstermek, onu hücuma teşci' ettiği gibi; canavar vicdanı taşıyanlara karşı dahi dalkavukluk etmekle za'f göstermek, onları tecavüze sevkeder</strong>.” Sh:361</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Rıza-yı küfür, küfür olduğu gibi; zulme rıza da zulümdür</strong>.” Sh:362</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Halık-ı Rahman’ın ibadından istediği en mühim iş, <strong>şükürdür</strong>.” Sh:366</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Şükrün ölçüsü</strong>; </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">1. Kanaattır</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">2. İktisaddır</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">3. Rızadır</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">4. Memnuniyettir.Sh:366</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Şükürsüzlüğün mizanı</strong>; </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">1. Hırstır</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">2. İsraftır</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">3. Hürmetsizliktir</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">4. Haram helâl demeyip rast geleni yemektir. Sh:366</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Rahman</strong> ismi ism-i has olan Allah isminden sonra Mevla’nın en büyük ismidir.Sh:366</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Rahman'ın</strong> en zahir manası <strong>Rezzak'tır</strong>. .Sh:366</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Namaz şükür çeşitlerinin en câmii ve fihriste-i umumiyesi</strong>.Sh:366</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd, <strong>Haşir risalesi</strong> olan 10. söz için: “y<strong>üzer âyât-ı Kur'aniyeden süzülmüş bazı katarattır</strong>” diyor. Sh:369</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Lezzetli üzüm salkımlarının hasiyetleri, kuru çubuğunda aranılmaz. İşte ben de öyle bir kuru çubuk hükmündeyim</strong>.” Sh:369 </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd, <strong>kendisinin daha sonra gelecek ve bid’alar zulümatını dağıtacak nurani zatlara zemin hazırladığını</strong> söylüyor. Sh:370</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Velayetin kerameti olduğu gibi, niyet-i hâlisenin dahi kerameti vardır</strong>. <strong>Samimiyetin dahi kerameti vardır</strong>. Bahusus Lillah için olan bir uhuvvet dairesindeki kardeşlerin içinde ciddî, samimî tesanüdün çok kerametleri olabilir. <strong>Hatta şöyle bir cemaatin şahs-ı manevîsi bir veliyy-i kâmil hükmüne geçebilir, inayata mazhar olur</strong>.” Sh:372</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd, Barla’daki tecerrüd, sürgün ve inzivasını zulüm perdesi altında, bir inayet eseri olarak “<strong>Kur'anın esrarına hasr-ı fikr ettirmek ve nazarı dağıtmamak”</strong> Sh:375</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Biz istihdam olunuyoruz</strong>.” Sh:375</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Yazılarımda ne kadar güzellik ve tesir bulunsa, ancak temsilât-ı Kur'aniyenin lemaatındandır</strong>.” Sh:377</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Risalelerde yirmi yerde kat'î hüccetlerle tesadüfü ve tabiatı nefyetmişiz ve Kur'an’ın kılıncıyla i'dam etmişiz, müdahalelerini muhal göstermişiz</strong>.” Sh:379</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Hazret-i İbrahim Aleyhisselâm'dan gelen ve Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ı netice veren bir silsile-i nuraniyeyi teşkil eden efrad, elbette <strong>din-i hak nurundan lâkayd kalmamışlar ve zulümat-ı küfre mağlub olmamışlar</strong>.” Sh:385</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Ehl-i fetret, ehl-i necattırlar</strong>.” Sh:385</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>İmam-ı Şafiî ve İmam-ı Eş'arî</strong>ye göre ehl-i fetret küfre de girse, azaba maruz kalmaz. Çünkü teklifi doğuracak tebliğden uzak kalmışlardır. Sh:385</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Arap yarımadasında Hazret-i İsmail Aleyhisselâm'dan sonra <strong>Hâlid İbn-i Sinan ve Hanzele</strong> namında iki nebi geldiğine dair rivayet vardır. Sh:386</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>İmam-ı Rabbanî</strong> hem delile, hem keşfe istinaden demiş ki: <strong>Hindistan'da çok nebiler gelmiştir. Fakat bazılarının ya hiç ümmeti olmamış veyahut mahdud birkaç adama münhasır kaldığı için iştihar bulmamışlar veyahut nebi ismi verilmemiş</strong>.” Sh:386</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• ”<strong>Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın peder ve vâlideleri ehl-i necattır ve ehl-i Cennet'tir ve ehl-i imandır</strong>.” Sh:386</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Hususan <strong>Şaban ve Ramazan</strong>da, akıldan ziyade kalb hissedardır, ruh hareket eder. “ Sh:388</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Zaman geçtikçe, Kur'an-ı Hakîm'in daha ziyade hakaiki inkişaf eder</strong>.” Sh:388</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Kasemat-ı Kur'aniyede çok büyük nükteler var, çok sırlar var</strong>.”Sh:389</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Surelerin başlarındaki huruf-u mukattaa İlahî bir şifredir. Has abdine, onlarla bazı işaret-i gaybiye veriyor. O şifrenin miftahı, o abd-i has’dadı</strong>r. Sh:389</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd “<strong>Her bir harf-i Kur'an, bir hakaik hazinesi hükmüne geçer; bazen bir tek harf, bir sahife kadar hakikatleri ders verir</strong>” diyor. Sh:393</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Kur'anın değil âyetleri, kelimeleri, belki Nun-u Na'büdü gibi bazı harfleri dahi mühim hakikatların nurlu anahtarlarıdır.” Sh:395</span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Ramazan-ı Şerif'teki <strong>oruç</strong>, hakikî ve hâlis, azametli ve umumî bir şükrün anahtarıdır. Sh:399</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>İnsaniyetteki hemcinsine şefkat ise, şükr-ü hakikînin bir esasıdır</strong>.” Sh:400</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Açlık vasıtasıyla za'fını ve aczini hisseden kul, Rabbin emirlerine daha çabuk boyun eğiyor.</strong>” Sh:401</span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Kur'an-ı Hakîm'in</strong> nass-ı hadîs ile her bir harfinin on sevabı var; on hasene sayılır, on meyve-i Cennet getirir. <strong>Ramazan-ı Şerifte</strong> her bir harfin, on değil bin ve Âyet-ül Kürsî gibi âyetlerin herbir harfi binler ve Ramazan-ı Şerifin Cumalarında daha ziyadedir. Ve <strong>Leyle-i Kadir'</strong>de otuzbin hasene sayılır.” Sh:401-402</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Ramazan-ı Şerif</strong> âdeta bir âhiret ticareti için gayet kârlı bir meşher, bir pazardır.” Sh:402</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Bir</strong> <strong>tek Ramazan, seksen sene bir ömür semeratını kazandırabili</strong>r.” Sh: 402</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Orucun ekmeli</strong> ise: Mide gibi bütün duyguları; gözü, kulağı, kalbi, hayali, fikri gibi cihazat-ı insaniyeye dahi bir nevi oruç tutturmaktır.” Sh:402</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “İnsanın nefsi, yemek içmek hususunda keyfemayeşa hareket ettikçe, <strong>hem şahsın maddî hayatına tıbben zarar verdiği gibi; hem helâl-haram demeyip rast gelen şeye saldırmak, âdeta manevî hayatını da zehirler. Daha kalbe ve ruha itaat etmek, o nefse güç gelir. Serkeşane dizginini eline alır.</strong>” Sh:403</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Beşerin musibetini ikileştiren <strong>sabırsızlığın ve tahammülsüzlüğün</strong> bir ilâcı da oruçtur.” Sh:403</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Eskiden beri çok ehl-i velayet, tekemmül için riyazete, az yemek ve içmeğe kendilerini alıştırmışlar</strong>.” Sh:403</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Ramazan-ı Şerifte</strong> mü'minler, derecatına göre ayrı ayrı nurlara, feyizlere, manevî sürurlara mazhar oluyorlar. Kalb ve ruh, akıl, sır gibi letaifin o mübarek ayda oruç vasıtasıyla çok terakkiyat ve tefeyyüzleri vardır.” Sh:404</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Ramazan-ı Şerifteki oruç doğrudan doğruya <strong>nefsin firavunluk cephesine</strong> darbe vurur, kırar.” Sh:404</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Birbirine sarılı çok yapraklı bir gül goncası gibi, şu âlem binler perde perde içinde sarılı, birbiri altında saklı âlemleri bu âlem içinde gördüm</strong>.” Sh:409</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">• <strong>Hizmet ehlinin karşısına çıkan 6 ejderha;</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">1. maddi- manevi makam sevgisi</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">2. korku hisi</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">3. tama, geçim derdi</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">4. ırkçılık</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">5. enaniyet</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">6. tenbellik ve ten sevdası Sh:412-428</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Makam sevgisi</strong>, çok kötü ahlakların kaynağı… Sh:412</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd, en büyük makam-ı manevinin <strong>rıza makamı </strong>olduğunu söylüyor. Yani Rabbin kulundan razı olması ve rahmetin kula teveccüh etmesi Sh:413</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstâd Avrupalıların kötü bir ahlakını işaret ediyor: “ <strong>eğlenceperest seyirciler</strong>.” Maalesef Türkiye’de bunda onlara taş çıkartacak duruma geldi. Sh:413</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Ehl-i sefahat ve dalalet ile arkadaşlık</strong> dünyada; zarar, berzahta azab, âhirette düşmanlık. Sh:414</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Ehl-i dünya, özellikle ulemayı <strong>korku damarıyla</strong> gemliyorlar. Sh:415</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• "Cenab-ı Hak <strong>havf</strong> damarını <strong>hıfz-ı hayat</strong> için vermiş, hayatı tahrib için değil!” Sh:415</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstadımız, kendi ifadesiyle bizim “<strong>hizmet-i Kur'aniye’de arkadaşımız ve o hizmet-i kudsiyenin tedbirinde üstadımız ve ustabaşımızdır</strong>” Sh:416</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstad bir zamanlar güneş batmayan <strong>İngiltere</strong> için şu tabiri kullanıyor: “<strong>Cebbar bir hükümetin</strong>” Sh:417</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Bir harp kaidesi</strong>: “"En ziyade yaralananlar, siperini bırakıp kaçanlardır. En az yara alanlar, siperinde sebat edenlerdir!." Sh:417</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Biz, kudsî hizmetimizde daima <strong>müsbet hareket</strong> ediyoruz.”Sh:419</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstad hazretlerinin, <strong>Cengiz ve Hulagu</strong> hakkında diğer bir tesbiti: “Hülâgu ve Cengiz gibi zalimlerin gaddarane sergüzeştleri Sh:421</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>İlhada giren ve Türkün hakikî bütün mefahir-i milliyesini taşıyan İslâmiyet milliyetinden çıkmak isteyen adamları Türk bilmiyoruz, Türk perdesi altına girmiş firenk telakki ediyoruz</strong>!” Sh:423</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstad kendisine her türlü zulmü reva görenlere şöyle hitap ediyor: “<strong>dünyayı başıma ateş yapsanız, hakikat-ı Kur'aniyeye feda olan bu baş size eğilmeyecektir</strong>.” Sh:424</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstad, vefatıyla birlikte <strong>hizmetin daha fazla inkişafını</strong> bildiriyor: “Cenab-ı Hak rahmetiyle öyle kardeşleri bana vermiş ki; vefatım ile, o hizmet bir merkezde yapıldığına bedel, çok merkezlerde yapılacak. Sh:424</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>İnsanda en tehlikeli damar</strong>, enaniyettir ve en zaîf damarı da odur. Sh:424</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Ey kardeşlerim! Dikkat ediniz; <strong>sizi enaniyette vurmasınlar, onunla sizi avlamasınlar</strong>. Sh:425</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Şu asırda ehl-i dalalet, eneye binmiş, dalalet vâdilerinde koşuyor. Ehl-i hak, bilmecburiye eneyi terk etmekle hakka hizmet edebilir</strong>. Sh:425</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Etrafına toplandığımız hizmet-i Kur'aniye, ene'yi kabul etmiyor. "Nahnü" istiyor. "Ben demeyiniz, biz deyiniz" diyor</strong>. Sh:425</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Neşrolunan Sözler</strong>, hakaik-i Kur'aniyenin birer anahtarı ve o hakaiki inkâr etmeye çalışanların başlarına inen birer elmas kılınçtır.” Sh:425</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Ülema-üs sû'</strong> hakkında bir tehdid-i azîm var.” Sh:425</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• "<strong>Bu dürûs-u Kur'aniyenin dairesi içinde olanlar</strong>, allâme ve müçtehidler de olsalar; vazifeleri -ulûm-u imaniye cihetinde- yalnız yazılan şu <strong>Sözler'in şerhleri ve izahlarıdır veya tanzimleridir</strong>. Sh:426</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Çok emarelerle anlamışız ki: <strong>Bu ulûm-u imaniyedeki fetva vazifesiyle tavzif edilmişiz</strong>.” Sh:426 </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Ey kardeşlerim! Dikkat ediniz: Vazifeniz kudsiyedir, hizmetiniz ulvîdir. Her bir saatiniz, bir gün ibadet hükmüne geçebilecek bir kıymettedir. Biliniz ki, elinizden kaçmasın</strong>!..”. Sh:427</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Kur'an kelimesi, ebced hesabıyla bin üçyüz elli birdir. Hicri 1351 [miladi1935] senesinde ise; </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">1-Yazılan Risalelelerde Kuran’ı kelimelerinin birbirine tevafuku, aynı senede tezahür etti.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">2-Kur'anın yeni bir tarzda yazılması, aynı senede oluyor.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">3-Hatt-ı Kur'anı muhafaza için, Kur'an şakirdlerinin bütün kuvvetleriyle hatt-ı Kur'anîyi muhafazaya çalışması aynı senededir. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">4-Önemli icaz nükteleri o sene keşfedildi.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">5-Kur’an ile ilgili başka mühim hadiseler de o sene olmaya başladı. Sh:428</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Avrupa'nın insaniyetperver maskesi altında vahşi reislerinin sağır kulakları çınlasın</strong>!”.. Sh:429</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Ben rahmet-i İlahîden ümid ederim ki: <strong>Mevtim, hayatımdan ziyade dine hizmet edecek ve ölümüm başınızda bomba gibi patlayıp başınızı dağıtacak!”</strong> Sh:432</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstad 1930’larda dahi, bu memleket-i <strong>Dar-ı İslam</strong> görüyor. Sh:433</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">• <strong>Şu zaman da Türkçe ibadet girişimleri</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">1. za'f-ı imandan</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">2. ırkçılıktan</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">3. meyl-i tahribden geliyor. Sh:434-435</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Füruat-ı İslâmiye</strong>, değişmeye kabil bir libas hükmünde değil ki; onlar tebdil edilse, esas-ı din bâki kalabilsin. Belki esas-ı dine bir ceseddir, lâakal bir cilddir. Sh:435</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstada göre <strong>mezheplerin ihtilafı</strong>; “Sahib-i şeriatın gösterdiği nazarî düsturların tarz-ı tefehhümünden ileri gelmiştir.” Sh:435</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>İslamiyet</strong> havasdan ziyade, <strong>avamın tahassüngahı</strong> olmuştur.” Sh:437</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Ehl-i İslâm</strong> ne vakit dinine tam temessük etmiş ise, o zamana nispeten terakki etmiş. Ne vakit salabeti terk etmişse, tedenni etmiş.” Sh:438</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>İslâmiyet, sair dinlere kıyas edilmez</strong>.” Sh:438</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstad, 20. asrın <strong>ırkçılık asrı olmayacağını</strong> söylüyor. Sh:439</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Mehdi;</strong> </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">1. büyük bir müctehid</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">2. müceddid</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">3. büyük bir kutup ve mürşid olacak. Sh:440</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstad, yeryüzünde bir nurani ağaç haline gelmiş <strong>seyyidler topluluğunun</strong> zuhur edecek <strong>Mehdi’nin etrafında temerküz edeceğini</strong> söylüyor. Sh:441</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>İslâmiyetin esasları o kadar derindir ki; felsefenin en derin esasları onlara yetişmez, belki sathî kalır</strong>.” Sh:442</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstadımız, <strong>tarîkatın</strong> <strong>gaye-i maksadı</strong>, marifet ve inkişaf-ı hakaik-i imaniye olarak, Mi'rac-ı Ahmedî'nin (A.S.M.) gölgesi altında kalb ayağıyla hakikatlerine erişilmesine vesile ulvi bir sırr-ı insanî ve bir kemal-i beşerî olduğunu söylüyor. Sh:443</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Seyr ü sülûkun anahtarları ve vesileleri</strong>, zikr-i İlahî ve tefekkürdür. Sh:444</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Velayet</strong>, bir hüccet-i risalettir; <strong>tarîkat</strong>, bir bürhan-ı şeriattır.” Sh:444</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstad, <strong>bazı firakı dalle’nin tasavvufu inkar ettikleri için hem kendileri hem başkalarının o nurlardan mahrum olmasına sebep olduklarını belirtiyor</strong>. Sh:445</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstad hak tarikatlar için “<strong>hazine-i uzma</strong>” ve “<strong>bir nevi âb-ı hayatı dağıtan o kevser menbaı</strong>” olarak bahsediyor. Sh:445</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Sünnet-i Seniye dairesinde tarîkatın hasenatı, seyyiatına kat'iyyen müreccah olduğuna delil: Ehl-i tarîkat, ehl-i dalaletin hücumu zamanında imanlarını muhafaza etmesidir</strong>.” Sh:445</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Tarîkatta hissesi olmayan ve kalbi harekete gelmeyen, bir muhakkik âlim zât da olsa, şimdiki zındıkların desiselerine karşı kendini tam muhafaza etmesi müşkülleşmiştir</strong>.” Sh:445</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Alem-i İslâm’da kardeşliğin inkişafında en birinci rol oynayan <strong>tasavvuftur</strong>. Sh:445</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Mazhariyet-i esmadan ibaret olan meratib-i velayet”</strong> Sh:447</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Velayet makamları içinde ‘<strong>Mehdi Makamı, Makam-ı Hızır</strong> “gibi makamlar var. Bazen bir zat o makamlara ulaşınca kendisini Mehdi veya Hızır zannedebiliyor veya çevresi onu öyle görebiliyor. Sh:447</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstad, <strong>Vahdet-i vücut</strong> meşrebinin noksan ve hatalı olmakla beraber, çok zevkli olduğundan o meşrebe giren velilerin ondan çıkmak istemediklerini ve en âli bir mertebe zannettiklerini söylüyor. Sh:449</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Velayet yollarının ve tarikat şubelerinin en mühim esası, ihlâstır</strong>.” Sh:450</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>İhlas</strong> ile hafî şirklerden halas olur.” Sh:450</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Mana-yı harfî olmak kaydıyla, bir mübarek zatı bir veliyi sevmek insanı muhabbetullaha götürür</strong>. Sh:450</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Makbul bir insan hakkında en mühim bir ihsan-ı İlahî, ihsanını ona ihsas etmemektir; tâ niyazdan naza ve şükürden fahre girmesin</strong>.” Sh:451</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Bazı ehl-i tasavvufun zannettikleri gibi, <strong>şeriatı</strong> zahirî bir kışır, <strong>hakikatı</strong> onun içi ve neticesi ve gayesi tasavvur etmek doğru değildir.” Sh:451</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Tarîkatın en mühim esası, Sünnet-i Seniyeye ittiba' etmektir</strong>.” Sh:452</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Muhkemat-ı şeriat olan farzların bir tanesine, evrad-ı tarîkat mukabil gelemez; yerini dolduramaz</strong>.” Sh:452</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın caddesinden hariç ve onun arkasından gitmeyen muhaldir ki; hakikî envâr-ı hakikata vâsıl olabilsin</strong>.” Sadi Şirazi Sh:452</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstad <strong>Zemahşerî</strong> için “<strong>İtizal'de en mutaassıb bir ferd</strong>” tabirini kullanıyor. Sh:453</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Dalalet fırkaların Ehl-i Sünnete muhalefeti “ <strong>Ehl-i Sünnet'in yüksek düsturlarına kısa akılları yetişemediğinden ve geniş kavanin-i Ehl-i Sünnet, onların dar fikirlerine yerleşmediğinden</strong>” dir. Sh:454</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">• <strong>Sofilerin düşebileceği 8 varta: </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">1. Velayeti Nübüvvete tercih, ondan üstün görmek</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">2. Bazı velileri sahabelerden üstün görmek</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">3. Adab ve evradı tarikatı Sünnet-i Seniyye tercih</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">4. İlhamı vahye karıştırmak</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">5. Keramete, rüyalara takılma, tarikatın gayesi ve maksadı yerine bunlarla meşgul olmak.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">6. Velayet makamlarındaki asılları ve gölgelerini karıştırmak, şatahata düşmek.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">7. Fahrı, nazı, şatahatı, teveccüh-ü nâsı ve merciiyeti, acz ve fakr meşrebine tercih.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">8. Ahirette alınacak ve koparılacak velayet meyvelerini, dünyada yemesini ister Sh: 454-455</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Sahabelerde</strong> öyle bir <strong>hâssa-i sohbet</strong> var ki, velayet ile yetişilmez ve Sahabelere tefevvuk edilmez ve Enbiyaya hiçbir vakit evliya yetişmez.” Sh:454</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Adâb-ı şer'iyeye lâkaydlık</strong> bir vartadır. Sh:454</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Tasavvuf yolunda vartalardan korunmanın yegane çaresi</strong>: “usûl-ü imaniyeyi ve esasat-ı şeriatı daima rehber ve esas tutmak” tır. Sh:455</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">• <strong>Tarîkatın pek çok faydalarından 9 tanesi:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">1. İstikametli tarikat vesilesiyle iman hakikatlerinin inkişafı</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">2. Kalp ve sair latifeleri işleterek insan-ı kâmil olmak</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">3. Evham ve şübehattan tahaffuz</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">4. Marifetullah ve o marifetteki muhabbetullahın zevkini, kavramakla dünyanın vahşetinden gurbetinden kurtulmaktır.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">5. Ubudiyeti zevkine varmak</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">6. Tevekkül ve rıza mertebelerine erişmek</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">7. Nefsi emmare ve enaniyet tehlikelerinden kurtulmak</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">8. Tarîkatın verdiği feyizle niyetini güzelleştirilip dakikalarını ibadet hükmüne getirmek</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">9. İslam’ı yaşamak Sh:456–457</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Kalb</strong>; Makine-i insaniyenin merkezi ve zenbereği. Sh:456</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Bütün hak tarikler Kur’an’dan alınmıştır</strong>.Sh:458</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Tarikatların</strong> bazısı, bazısından daha kısa, daha selâmetli, daha umumiyetli oluyor.” Sh:458</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Acz</strong> meşrebi aşk yolundan daha kısa ve daha selametli bir yoldur.”.Sh:458</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• Üstadımız <strong>aczmendi tarikinin</strong> esaslarını şöyle sıralıyor: </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">1. İttiba-i sünnet</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">2. Feraiz-i işlemek</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">3. Kebairfi terketmek</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">4. Namaz-ı tadil-i erkânla kılmak</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">5. Tesbihatı yapmak Sh:458</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>Bu meşrebde yapılması gerekenler</strong>; </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">1. Nefsini tezkiye etmemek belki ittiham etmek</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">2. Hizmet ve çalışmalarda nefsini koşturmak ücret vaktinde çekmek ve gizlemek.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">3. Acz, fahri esas yapmak. Kemalini kemalsizlikte bilmek</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">4. Manayı harfi cihetiyle mahlukata bakmak Sh:459-460</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “Şimdi anlıyorum ki, eskiden beri benim liyakatim olmadığı halde bana verilen <strong>Bediüzzaman</strong> lâkabı, benim değildi; belki Risale-i Nur'un manevî bir ismi idi. Zahir bir tercümanına âriyeten ve emaneten takılmış.” Sh:465</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>20. asır</strong> bid’at zamanıdır. Sh:465</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• <strong>20 asır,</strong> şeriat-ı Muhammediyeye (A.S.M.) ve şeair-i Ahmediyeye (A.S.M.) ciddi bir tahribe sebep olmuş. Sh:466</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">• “<strong>Bu asrın dehşetine karşı taklidî olan itikadın istinad kal'aları sarsılmış ve uzaklaşmış ve perdelenmiş olduğundan</strong>” Sh:466</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Salih Okur'a Tesekkurler...</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="FaKiR, post: 246204, member: 10"] [CENTER][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]MEKTUBAT NOTLARI[/SIZE][/FONT][/CENTER] [IMG]http://www.sozbasimyayin.com/kitaplar/buyuk_resim/bb_mektubat.jpg[/IMG] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Şehidlerin hayatı[/SIZE][/FONT][/B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] dünya hayatına benziyor, ama [B]kedersiz[/B] ve [B]zahmetsiz[/B]. Sh: 6[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Mevt[/B] tebdil-i mekândır, ıtlak-ı ruhtur, vazifeden terhistir. İdam ve adem ve fena değildir.” Sh: 7[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Velilerin ruhları[/B], keşif ehli zatlara görünebilir. Sh: 7[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Mevt[/B] vazife-i hayattan bir terhistir, bir paydostur, bir tebdil-i mekandır, bir tahvil-i vücuddur, hayat-ı bakiyeye bir davettir, bir mebdedir, bir hayat-ı bakiyenin mukaddimesidir.” Sh: 7[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Yer altına girmiş bir [B]çekirdeğin[/B] hava âleminde bir ağaç olması gibi, yer altına giren insan da alem-i berzahta elbette bir hayat-ı bakiyye sümbülü verecektir.” Sh: 8[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Sana ızdırap veren pek ihtiyar peder ve validen ile beraber ceddin cedleri sefalet-i halleriyle senin önünde şimdi bulunsaydı h[B]ayat ne kadar hikmet, mevt ne kadar nimet[/B] olduğunu bilecektin.” Sh: 8[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Küre-i arz[/B] hareket-i seneviyesi ile ileride [B]mecma-i haşir[/B] olacak bir meydanın etrafında bir daire çiziyor.” Sh:8[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstada göre [B]cehennem[/B] iki kısım: 1-[B]Cehennem-i Suğra[/B]: Yerin merkezindeki ateş kütlesi.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]2-[B]Cehennem-i Kübra[/B]: Arzın senelik çizdiği dairenin altında olan Cehennem-i Kübra ileride suğra Kübra’ya inkilab edecek. Sh:9[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Cehennem-i Kübra[/B] dünya ateşinden farklı, [B]nursuz[/B] olduğundan görülmüyor. Sh:9[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Bir görüşe göre uzaydaki alev kütleleri, Cehennem-i Kübra’dan besleniyor. Sh:10[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Cennet ve cehennem[/B] şecere-i hilkatten ebed tarafına uzanıp eğilerek giden bir dalın iki meyvesidir. Sh:10[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Üstâd[/B], sevdiği insana sevgisini hissettiriyor. Sh:13[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Ehl-i dalalet ehl-i ilmi, ilmi [B]vasıta-i cer[/B] etmekle ittiham ediyorlar.” Sh:13[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Tevekkül, kanaat ve iktisat[/B] öyle bir hazine ve bir servettir ki, hiçbir şey ile değişilmez.” Sh:14[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Salahat[/B] niyetiyle sana verilen bir şey salih olmazsan kabul etmek haramdır.” İbn-i Hacer Sh:14[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Eğer bütün eşya [B]bir tek zata isnad edilse[/B] vücub derecesinde bir suhulet, bir kolaylık peyda eder. Eğer eşya müteaddit sanilere, esbaba isnad edilse imtina derecesinde bir suubet, bir müşkilat ortaya düşer.” Sh:17[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• 3. ve 4. mektupta Üstâd’ın [B]dağlardaki[/B] [B]tefekkür ve terennümleri[/B] var. Dağlarda bu nevi inziva ve tefekkür kadimden beri ehl-i tefekkürün yaptığı bir şarj dönemi. Sh:17[/SIZE][/FONT] [IMG]https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif[/IMG] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Hizmetimizde [B]Rahim ve Hakim[/B] ismi tecelli etmiş. Demek bu hizmetin ferdi çok [B]merhametli[/B] olmanın yanı başında, [B]hikmetli ve hikmete uygun hareket etmek[/B] zorunda. Yoksa bu iki kanat olmadan uzun süre hizmet semasında tayeran edemez .Sh:19[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd, risaleleri Rahim ve Hakim isminin gölgesinde yazmış. Onun için nurlarda hem [B]büyük bir şefkat, hem nurlu bir hikmet[/B] zuhur etmiş. Sh:19[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd, [B]İmam Rabbani[/B] hazretlerinden “ Silsile-i Nakşi’nin kahramanı ve bir güneşi” olarak bahsediyor. Sh:22[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd, tasavvuf yolunda seyr ü sulükle alınan mesafeyi kısaltan Kur’ani bir yol bulmuş. Yalnız her risale okuyana bu yol açılmıyor. Üstâd ince bir nükte koymuş: [B]DİKKATLE OKUYANLAR[/B]” Sh:23[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd hazretleri bu asrın manevi doktoru. Yazılan eserler hakkındaki kanaati de şu: “[B]Şu zamanın yaralarına en münasip bir ilaç, bir merhem ve zülumatın tehacumatına maruz heyet-i İslamiye’ye en nafi bir nur ve dalalet vadilerinde hayrete düşenler için en doğru bir rehber olduğu itikadındayım.[/B]” Sh: 23[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd’a göre [B]Risale-i Nur[/B] “İ’câz-ı Kur’an-ın manevi lemaatındandır.” Sh:23[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd’ın birbiri içinde [B]beş gurbeti[/B]:[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]1-İhtiyarlık sırrıyla yetim-i akran olması[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]2-baharın gurubuyla mevcudatın ekserisinin onu bırakıp gitmesi[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]3-vatan ve akrabalarından uzak kalması[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]4-gecenin ve dağların garibane vaziyetleri[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]5- ahiret yurduna doğru hızla hareket etmede ruhunun garibane vaziyeti. Sh:24-25[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd 6. Mektub’ta [B]psikolojik bir tedavi metodu[/B] da sunuyor: “Musibet karşısında tevekkül ile gülme, yani onu büyütmeme, o musibeti hafifleştiriyor. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Şikâyet ise musibeti ikileştiriyor.” Sh:25[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd, [B]Mevlana[/B] için; “Üstâdlarımdan” diyor. Sh:25[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Risale-i Nurdan [B]istifadenin önemli şartlarından biri[/B] de; acz, fakr, tevekkül ve iltica ile onun önüne diz çökmek. Sh:26[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Şefkat[/B]————> [/SIZE][/FONT][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Rahim[/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Muhabbet[/SIZE][/FONT][/B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]——> [B]Vedud[/B] isimlerine götürür. Sh:31[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Güneş, Esma-i Hüsna’dan 8 tanesine mazhar bir kandil. Sh:31[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Hizmetteki başarılarımız, gayret ve şevkimiz[/B]; bir ikram-i ilahi, bir keramet-i Kur’aniye, bir inayet-i Rabbaniyedir. Nefsimizden bilmemek ve sahiplenmemek gerektir. Sh:32[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][IMG]https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif[/IMG][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Kerametin[/B] [B]izharı[/B] zaruret olmadan zarardır. [B]İkramın izharı[/B] ise bir tahdis-i nimettir.” Sh:32[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Eğer bir şahıs hakkında Cenab-ı Hakkın ikramı ve inayeti onda [B]şükür damarını[/B] harekete geçiriyorsa anlatılabilir. Ama [B]gururunu okşayacaksa[/B] anlatılmamalı. Sh:33[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Şu dünya hayatında en bahtiyar odur ki[/B]; dünyayı bir misafirhane-i asker-i telakki etsin ve öyle iz’an etsin ve ona göre hareket etsin.” Sh:33[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd, manevi makamlardan en büyük mertebenin “[B]Rıza mertebesi[/B]” olduğunu söylüyor. Yani kulun Rabbinden, Rabbisinin de kulundan razı olması. Sh:33[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Dünyaya ait işler[/B] kırılmaya mahkûm şişeler hükmündedir. [B]Bâki umur-u uhreviye[/B] gayet sağlam elmaslar kıymetindedir” Sh:33[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• İnsandaki [B]hissiyatın[/B] mecazi ve hakiki olmak üzere iki ciheti var. Sh:33[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• İnsandaki tüm [B]hissiyatın ana hedefi[/B]; ahireti kazanmak, tebei olarak da dünyaya bakar. Sh:34[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]İslamiyet[/B] iltizamdır. [B]İman[/B] iz’andır.” Sh:34[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]İmansız İslamiyet[/B] sebeb-i necat olmadığı gibi, [B]İslamiyetsiz iman[/B] da medar-ı necat olmaz. Sh:34[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][IMG]https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif[/IMG][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Kur’an da geçen [B]İmam-ı Mübin ve Kitab-ı Mübin[/B] meselelerini Üstâdın izahı: İmam-ı Mübin: Kader defteri, Kitab-ı Mübin: Kudret ve kaza defteri Sh:36-37[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• "[B]İmam-ı mübin[/B] mazi ve müstakbelin ve alem-i gaybın etrafında dal budak salan şecere-i hilkatin bir programı bir fihristesi hükmündedir." Sh:36[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• "[B]Levh-i mahv isbat[/B] ise; sabit ve daim olan Levh-i Mahfuz-u azamın daire-i mümkinatta yani mevt ve hayata, vücud ve fenaya daima mazhar olan eşyada mütebeddil bir defteri ne yazar bozar bir tahtasıdır ki, [B]hakikat-i zaman[/B] odur." Sh:37[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Ehl-i Hak olan Ehl-i Sünnet vel Cemaat[/B]” Sh:39[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Kur’an’a muhalif olan medeni hukuk[/B]. Sh:40[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâda göre bu zamanda maddeye karşı bir “[B]Hırs-ı vahşiyane[/B]” var. Sh:40[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Rahmet-i Rahmaniyenin en hürmetli, en halavetli, en latif, en şirin bir cilvesi olan [B]şefkat-ı valide[/B] hakaik-i kainat içinde en muhterem, en mükerrer bir hakikattir.” Sh:40[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Valide[/B] en Kerim en Rahim öyle fedakar bir dosttur ki… Sh:40-41[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][IMG]https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif[/IMG][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Mesail-i İmaniyenin [B]münakaşa[/B] suretinde bahsi caiz değildir. Sh:42[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâdın Risaleleri okumadaki mühim bir ölçüsü “[B]gazete gibi okumayınız[/B]” Sh:42[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• İnsanların kafalarına takılan bazı soru ve tereddütler [B]kalpte iman esaslarının zayıflığından[/B] ileri geliyor. Sh:42[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]İnkar[/B] (ateizm):Bütün kainatı tahkir, bütün kainatı tezyif, mevcudatın Allah’ın varlığına dair şehadetlerini yalanlama, varlık aynalarında cilveleri görülen ilahi isimleri tezyiftir. Sh:43[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Halk–ı şer şer değil, belki kesb-i şer şerdir[/B].” sh:43[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][IMG]https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif[/IMG][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Hayr-ı kesir için şerr-i kalil kabul edilir[/B].” Sh:43[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Halk ve icat bütün neticelere bakar, kesb ise hususi bir neticeye bakar[/B]. Sh:43[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Kömür gibi ervah-ı safileyi elmas gibi olan ervah-ı âliyeden temyiz ve tefrik için [B]şeytanların hilkati ile ve sırrı teklif ve ba’sı Enbiya ile bir meydan-ı imtihan ve tecrübe ve cihat ve müsabaka[/B] açılmış. Sh:44[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Hayat [B]harekâtla[/B] kemalatını bulur, [B]beliyyat[/B] vasıtasıyla terakki eder. Sh:45[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Mesail-i imaniyeyi mizansız mücadele suretinde cemaat içinde bahsetmek caiz değildir[/B]. Mizansız mücadele olduğundan tiryak iken zehir olur. Diyenlere, dinleyenlere zarardır. Belki böyle mesail-i imaniyenin [B]itidal-i demle, insafta, bir müdavele-i efkar suretinde[/B] bahsi caizdir. Sh:45[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][IMG]https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif[/IMG][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd hazretleri 13. Mektupta da belirttiği gibi [B]beşerin zulümlü eli arkasında kaderi ilahinin rahmetini[/B] görüyor. Her meseleye o çerçeveden yaklaşıyor. Sh:46-47[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd günümüz politikası için şu tabiri kullanıyor: “[B]Uçları ecnebi elinde olan dünya siyaseti[/B]” Sh:47[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• "Kur’an-ı Hakimin hizmetinin [B]bütün siyasetlerin fevkinde bir ulviyeti[/B] var ki, [B]çoğu yalancılıktan ibaret olan dünya siyasetine[/B] tenezzüle meydan vermiyor." Sh:48[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• "[B]Haksızlığı hak zanneden insanlara karşı hak dava etmek Hakka bir nevi haksızlıktır[/B]." Sh:48[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• "Bütün sergüzeşt-i hayatım şahittir ki, [B]hak gördüğüm meslekte gitmeye karşı korku elimi tutup men edememiş ve edemiyor[/B]. Sh:48[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• "[B]İzzetle mevti zilletle hayata tercih edenlerdeniz[/B]” Sh:43[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][IMG]https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif[/IMG][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• "Siyasetten tecerrüd sebebiyle Kur’anın elmas gibi hakikatlerini propaganda-i siyaset ittihamı altında cam parçalarının kıymetine indirmedim." Sh:49[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Velayet-i Kübra[/B], Velayet-i Nübüvvetten gelen, berzah tarikine uğramayarak doğrudan doğruya zahirden hakikate geçip akrebiyyet-i İlahiyyenin inkişafına bakan bir velayet. Sh:51[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• "Kader söylese, [B]iktidar-ı beşer[/B] konuşmaz. [B]İhtiyar-ı cüz-i[/B] susar." Sh:53[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâdın yorumuna göre, Hz Ali’nin Hz Zübeyr ve Aişe ve Talha ile muharebesi [B]içtihat muharebesi[/B], Muaviye ile savaşı s[B]altanat ve hilafetin mücadelesi[/B], Hz Hüseyin’in Emevilerle mücadelesi ise [B]din ile milliyet[/B] mücadelesi. Sh:53-54[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd hazretleri ahirzamanın dehşetli deccallerinden [B]Süfyan’ı[/B] şöyle tanımlıyor: “nifak perdesi altında Risalet-i Ahmediyyeyi (SAV) inkar edecek Süfyan namında müthiş bir şahıs ehl-i nifakın başına geçecek, Şeriat-ı İslamiyenin tahribine çalışacaktır.” Sh:56[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Fenaya gitmek[/B], muvakkaten harici libasını çıkarıp [B]vücudu maneviyye[/B] ve [B]ilmiyye[/B] girmektir. Sh:59[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][IMG]https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif[/IMG]• Üstâd, Eski Said döneminde “ [B]bir miktar[/B]” siyasete girdiğinden bahsediyor. Ama bu uğraşının “[B]beyhude[/B] “olduğunun farkına varmış. Sh:61[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd o zaman siyasete girme gayesini “[B]siyaset vasıtasıyla dine ve ilme hizmet” [/B]olarak açıklıyor. Sh:61[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd hazretleri [B]ehl-i hizmet için siyasetle uğraşmanın[/B]: [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]1-meşkuk[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]2-müşkilatlı[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]3-bir bakıma fuzuliyane[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]4-asıl hizmete mani[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]5-hatalı[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]6-çoğu yalancılık[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]7-bilmeyerek ecnebi aletine alet olma ihtimali olan bir yol olduğunu dile getiriyor ki hali hazırda da değişen bir şey yok Sh:61-62[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd’ın [B]Eski Said dönemine ait terk ettiği dört şey[/B]:[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]1. Sigara[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]2. Gazete[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]3. Siyaset[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]4. Dünyevi, siyasi sohbetler Sh:62[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][IMG]https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif[/IMG]• Üstâd, Eski Said döneminde [B]günde sekiz gazete okurken, Barla’da sekiz senede bir gazete [/B]okumamış. Sh:62[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]İman hizmeti[/B] şu zamanda; [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]en mühim[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]en lüzumlu[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]en saf[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]en hakikatli bir hizmet. Sh:62[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Fırtınalı bir zamanda sağlam hizmet edilmez[/B]”. Sh:62[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Hizmet, [B]günahlara kefaret[/B] olabiliyor. Sh:63[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd [B]ırkçı fikirlere[/B], “Avrupa’nın bir nevi [B]Frenk illeti[/B] olduğundan bir zehr-i katil nazarıyla” bakıyor. Sh:63-64[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd, ehl-i hizmet için şu önemli ölçüyü veriyor: [B]“teveccüh-ü ammeye mazhar olmak ve halkların nazarında şöhret kazanmak, benim gibi adamlara zarardır zannederim.[/B]” Sh:65[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “ [B]Müftehirane, gizli bereketi izhar etmek kesilmesine sebep olur[/B].” Sh:66[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “ [B]Hak ve hakikat inhisar altına alınamaz[/B].” Sh:70[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd üç sene Rusya esaretinde çekmediği sıkıntıyı [B]üç ay[/B] Barla’da fazlasıyla çekmiş. Sh:75[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Kazaya Rıza, kadere teslim[/B] İslamiyet’in bir şiarıdır .” Sh:77 [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][IMG]https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif[/IMG]• [B]Buluğ öncesi vefat eden çocuklar[/B] Cennette, ebedi sevimli. Cennete layık bir suretle daimi çocuk kalacakları ve ana ve babaların sevinç ve süruruna vesile olacaklarını Kur’an haber veriyor. Sh:78[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Dünya madem fanidir değmiyor alaka-i kalbe[/B].” Sh:79[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Bütün ahval ve keşfiyatın ve ezvak ve müşehedatın mizanı kitap ve sünnettir ve mihenkleri kitap ve sünnetin desatir-i kudsiyeleri ve Asfiya-i Muhakkikinin kavanin-i kudsiyeleridir[/B].” Sh:83[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Vahdet-i Vücud[/B] bir meşreb[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]bir hal[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]bir nakıs mertebe . Sh:83[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Cenab-ı Hakkın Esma-i Hüsnasının had ve hesaba gelmez enva-i tecelliyatı var. [B]Mahlukatın tenevvüleri[/B] o [B]tecelliyatın tenevvüünden[/B] geliyor. Sh:86[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Ehl-i dalaletin tutulduğu üç dal[/B];[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]1 – şuursuz tabiat[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]2 - kör tesadüf[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]3 – cansız sebepler. Sh:87[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]19. Mektup[/B], 12 saatte yazılmış, üç dört gün zarfında. Sh:89[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]“Resulü-i Ekrem (asm) çendan her hali ve her tavrı sıdkına ve nübüvvetine şahid olabilir; fakat her hali, her tavrı harikulade olmak lazım değildir[/B]. Sh:92[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Sırr-ı imtihan ve hikmet-i teklif iktiza eder ki[/B], akla kapı açılsın ve aklın ihtiyarı elinden alınmasın.” Sh:93[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd [B]hadislerdeki aslın[/B] vahiy olarak, ilhamın bir çeşidi olarak Resulullah’ın kalbine geldiğini [B]tafsilinin[/B] ise Nebi (asm)’a ait olduğunu yazıyor. Sh:93[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Bazı hakikatler var ki, temsil ile fehme takrib edilir[/B].” Sh:93[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Bazen olur ki, [B]haber-i vahid[/B] bazı şerait dâhilinde tevatür gibi katiyeti ifade eder. Hem bazen olur ki, haber-i vahid [B]harici emarelerle[/B] katiyeti ifade eder. Sh:94[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Fenn-i hadisin muhakkikleri, nekkadları O derece hadis ile hususiyet peyda etmişler ki, Resul-i Ekremin (asm)’in tarz-ı ifadesine ve üslup-u alisine ve sünnet-i ifadesine ünsiyet edip meleke kesp etmişler ki, 100 hadis içinde bir mevzu-u görse “[B]mevzudur[/B] “der. “Bu hadis olmaz ve peygamberin sözü değildir” der reddeder. Sarraf gibi hadisin cevherini tanır başka sözü ona iltibas edemez. Sh:95[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Resul-i Ekrem(asm)’in istikbalden haber verdiği bazı hadiseler cüz-i birer hadise değil, belki [B]tekerrür eden bir hadise-i külliyeyi cüz-i bir surette haber verir[/B]. Hâlbuki o hadisenin [B]müteaddit vecihleri[/B] var. Her defa bir vechini beyan eder. Sonra Ravi-i hadis o vecihleri birleştirir. Hilaf-i vahi görünür.” Sh:95[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Resul-i Ekrem(asm)’in vahye istinaden[/B];[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]1-Her asırda ehl-i imanın kuvve-i maneviyesini muhafaza[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]2-Dehşetli hadiselerde ümitsizliğe düşülmesini engellemek[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]3-Ehl-i beytine ehl-i imanı manevi raptetmek için [B]Mehdi’yi[/B] haber vermiş. Sh:95[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Mehdiden evvel, çok [B]Mehdi misal zatlar[/B] gelmiş ve hizmet etmişler. Sh:95[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Hz Ali’nin hilafette dördüncü olmasının kaderi hikmetleri[/B];[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]1-İlk başta olsaydı çok kabilelerde rekabet damarı tahrik olabilirdi. Buda yeni oturmaya başlayan devlet sistemini sarsabilirdi.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]2-Hz Ali (ra) zamanındaki fitne ve hadiselerde ancak Hz Ali gibi bir kamet-i bala dayanabilirdi. Sh:99[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Al-i Beytin fonksiyonu[/B]: İslam hakikatlerini ve Kur’an ahkâmını muhafaza. Sh:100[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Saltanat-ı dünyeviye Al-i Beyte yaramaz[/B]. Vazife-i asliyesi olan hıfz-ı dini ve hizmet-i İslamiyeti onlara unutturur.” Sh:100[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd, [B]Abdullah bin Zübeyr[/B] (ra) için “kahraman-ı âl-i şan” diyor. Sh:103[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd ünlü [B]Moğol istilası[/B] için “Cengiz ve Hülagu’nun dehşetli fitnelerini” tabirini kullanıyor. Sh:104[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd, [B]Haccac-ı Zalim[/B]’in yüz bin insanı öldürdüğünü naklediyor. Sh:105[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd hazretleri Şia’nın Ehl-i Beyt sevgisi için “[B]menfi muhabbet[/B]” tabirini kullanıyor ki “[B]sebeb-i hasarettir[/B]”. Sh:107[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Kudüs[/B] feth edildiğinde bir veba hastalığı çıkmış, üç günde yetmiş bin can almış. Sh:111[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd, [B]ehl-i beyt[/B] kanalıyla gelen rivayetlere yer veriyor ve bu silsile için “[B]nurani yüksek silsile-i rivayet[/B]” tabirini kullanıyor. Sh:116[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd, [B]Ebu Hureyre[/B] için şöyle diyor; “ Hoca-i kainat olan Fahr-i Alem aleyhissalatü vesselamın kudsi medresesi ve tekyesi olan Suffe’nin demirbaş bir mühim talebesi ve müridi ve kuvve-i hafızanın ziyadesi için dua-yı nebeviye mazhar olan. Sh:118[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâdın, [B]Hz Ebu Hureyre[/B] hakkında şu ifadesi çok güzel: “Medrese-i kudsiyye-i Ahmediyye olan Suffe’nin namdar, sadık, hafız bir şakirdi. Sh:119[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd, zaif hadislerin aynı konuda birbirini takviye edeceğini şu sözüyle açıklıyor: “[B]kavi ile ittifak eden kavileşir[/B].” Sh:119[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Arap yarımadasındaki açlık ve susuzluk sebebiyle bir [B]ikram-ı İlahi[/B] olarak ekser mucizeler taam ve su hususunda, ihtiyacı binaen tezahür etmiş. Sh:120[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Cemaatler içinde vukuu bulan hadiseler ahadi bir surette nakledilse, [B]tekzip edilmediği vakit doğruluğunu[/B] gösterir.” Sh:120[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][IMG]https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif[/IMG]• Üstâd [B]Bedir[/B] savaşı için “[B]menba-i mucizat[/B]” tabirini kullanıyor. Sh:139[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd, [B]Hz Muhammed’in ve yaptığı inkılabın[/B] dünyanın gördüğü en büyük hadise olduğunu şöyle anlatıyor; “[B]Nev-i beşerin en büyük hadisesi olan hadise-i Muhammediyye[/B].” Sh:162[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd, [B]Tevrat İncil ve Zebur’un tahrif olmasını[/B] şu sebeplere bağlıyor:[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]*Kur’an gibi icazları olamaması[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]*Tercüme edilirken yabancı kelimelerin içlerine karışması[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]*Müfessirlerin söz ve yanlış tevillerinin ayetlerin metnine girip, karışması[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]ve Allah düşmanlarının garazla bu kitaplara bazı tahrifatlar sokması Sh:163[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• İncil’de Efendimize işaret eden [B]Faraklit[/B] kelimesinin bir manası, Hakkı batıldan fark eden, ayıran demek. Sh:165[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Resul-i Ekrem (asm)’ın Kur’an dan sonra en büyük mucizesi kendi zatıdır.”[/B] Sh:179[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd, Nebiler Sultanının (SAV) en büyük bir mucizesinin getirdiği şeriat olduğunu söylüyor ve ekliyor: “[B]Ne misli gelmiş, ne de gelecek[/B].” Sh:179[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd, Şakkı Kamer mucizesi için “[B]mütevatir[/B]” ve “[B]kati[/B]” tabirlerini kullanıyor. Sh:179[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Kur’an [B]40 vecihle[/B] mucizedir. Sh:181[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd [B]İmam Şafii[/B]’nin bir [B]münacatını[/B] sürekli evradları arasında okuduğunu zikrediyor. Ve bu münacatın Mısırdaki bir kıtlığın kalkmasına sebep olduğunu yazmış. Sh:184[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Resulullah (asm) Esma-i Hüsna’dan [B]ism-i azama[/B] mazhar. Sh:184[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][IMG]https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif[/IMG]• [B]Cahiliye Arapları arasında revaçtaki dört şey[/B]: [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]1. Belagat ve fesahat[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]2. Şiir ve hitabet[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]3. Kâhinlik ve gaibden haber vermek[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]4. Mazi hadiselerini ve tabiat vakıalarını bilmek. Sh:185[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Kureyşliler Kur’an’a harflerle savaş açamadıkları için, kılıçla savaşı seçtiler. Sh:186[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Musibetler, elem ve kederler [B]hafızanın zayıflamasına[/B] sebep oluyor. Üstâd bunu izah sadedinde diyor ki: “Kuvve-i hafızam, musibetler neticesi olarak sönmüştü.” Sh:196[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]En ziyade insanı tahrik eden meraktır[/B].” Sh:200[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Ahirette müminleri öyle bir [B]istikbal[/B] bekliyor ki: “[B]Şu dünyevi istikbal ona nispeten bir katre serap hükmündedir.[/B]” Sh:200[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Ahiret saadetine göre dünyevi bütün mutluluklar “[B]Bir berk-i zailin bir şemsi sermede nisbeti gibidir.[/B]” Sh:200[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Evet, nasıl ki onun (sav) [B]Risaleti[/B] şu dar-ı dünyanın açılmasına sebebiyet verdi öylede O’nun [B]ubudiyeti[/B] dahi öteki dârın açılmasına sebeptir. Sh:202[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][IMG]https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif[/IMG]• Kur’ân’daki tekrarlar “[B]tekerrür-ü ihtiyaçtan[/B]“ ileri gelmiş. Sh:204[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Kur’ân’daki tekrarlar “[B]sureten tekrardır[/B].” Yani her biri ayrı bir makamda olduğundan, asli itibari ile tekrar değildir. Sh:205[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Kur’an kâinata, [B]Kâinatın Sahibi namına[/B] bakar, bahseder, Fen ve hikmet ise bizzat [B]mevcudata mevcudat hesabına[/B] bakar, bahseder.” Sh:203[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Felsefenin(Dinsiz felsefe)[/B] ele aldığı meseleler Üstada göre “[B]batınen kof, zahinen mutantan”[/B] Sh:206[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd, ünlü kelam âlemi [B]Sadeddin-i Taftazani’[/B]yi “Muhakikin büyüklerinden” görüyor. Sh:208[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]İman[/B] ise, aklın ihtiyariyledir.” Sh:209[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd’ın, Resulullah’ı anlatırken kullandığı şu ifade çok güzel. “ [B]Sema-i Risaletin kamer-i müniri olan Hatem-i Divan-ı Nübüvvet[/B]“ . Sh:210[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Arapça mühim bir kaide “ [B]Elfadlü Maşehidet bihil adau[/B]” [ fazilet odur ki, düşmanlar dahi onu tasdik etsin.] Sh:214[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Resulullah(sav), kulluğunda [B]ibtida ve intihayı[/B] cem etmiş. Sh:217[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Hilkatin en yüksek gayesi ve fıtratın en yüce mertebesi[/B] iman-ı billahtır.” Sh:222[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Marifetullahın içinde [B]muhabbetullah[/B], muhabbetullahın için ise bir [B]lezzet-i ruhaniyye[/B] var. Sh:222–223[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Sultan-ı Kâinat birdir. Her şeyin anahtarı onun yanında, her şeyin dizgini onun elindedir. Her şey onun emriyle halledilir. Onu bulsan her matlubunu buldun, hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun.[/B]” Sh:224[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Sizlere müjde. [B]Mevt[/B] idam değil, hiçlik değil. Fena değil, inkıraz değil, sönmek değil, firakı ebedi değil, adem değil, tesadüf değil, failsiz bir in’idam değil... Belki bir Fail-i Hakim-i Rahim tarafından bir terhistir. Bir tebdil-i mekândır. Saadet-i Ebediyye tarafına, vatanı aslilerine bir sevkiyattır. Yüzde doksan dokuz ahbabın mecmaı olan âlem-i berzaha bir visal kapısıdır. Sh:226[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Başında şuur ve yüzünde gözü bulunana[/B] şu kainat ve şu mevcudattaki [B]nizam ve mizan ve tanzim ve tevzin;[/B] bir tek, yekta, Vahid, Ehad, Kadir, Mürid, Âlim, Hakim bir zatı vahdaniyet mertebesinde gösterir.” Sh:231[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Malikiyet mertebe[/B]-i uzması tevhid-i Azam suretinde O’nundur.” Sh:231[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Fıtrat- ı insandaki [B]sıbgat-ı Rabbaniye[/B] hitap çiçeğini açtı.” Sh:234[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Vâhidiyet[/B] ise, bütün o mevcudat birinindir ve birine bakar ve birinin icadıdır demektir. [B]Ehadiyet[/B] ise; herbir şeyde, Hâlık-ı Külli Şey'in ekser esması tecelli ediyor demektir. Sh:235[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Bütün mazideki acaib-i kudreti olan [B]vukuat[/B] şehadet eder ki; o Kadîr-i Mutlak, bütün istikbaldeki acaib-i imkânata muktedirdir. Sh:237[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Şu kâinatın zîşuuru ve en mükemmel meyvesi ve neticesi ve gayesi, insandır”[/B] Sh:237[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Kâinatın [B]ruhu, nuru, mayesi, esası, neticesi, hülâsası[/B] hayattır.” Sh:238[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd [B]Muhyiddin-i Arabi[/B]’yi sofiyenin ehl-i tahkiklerinden sayıyor. Vahdet-i vücudu, sofiye Allah’tan gayri varlık mertebelerini evham ve hayal derecesinde görmüşler. Sh:249 [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Bütün hakaik-i kâinat, o mahiyetin esma-i hüsnasından olan [B]Hak[/B] isminin şualarıdır.” Sh:250 [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Hilkat-ı insaniye, hilkat-ı âlemden daha acibdir[/B].” Sh:251[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Şu dünyanın manevî güneşi olan hayat dahi, harab-ı dünya ile gurubundan sonra haşrin sabahında bâki bir surette tulû' edecektir[/B]. Sh:252 [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Bütün mevcudat bir tek Sâni'a verilse[/B], birtek mevcud gibi kolay ve sühuletli olur. [B]Eğer müteaddid esbaba ve tabiata isnad edilse[/B]; bir tek sinek, semavat kadar; bir çiçek, bir bahar kadar; bir meyve, bir bahçe kadar müşkilâtlı ve suubetli olur.” Sh:254[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Vahdet ve iman yolunda[/B], vücub derecesinde bir sühulet ve kolaylık var. [B]Şirk ve esbabda[/B], imtina derecesinde müşkilât ve suubet var.” Sh:257 [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][IMG]https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif[/IMG]• “[B]Bütün eşyanın vâhidden sudûru, bir vâhidin hadsiz eşyadan sudûrundan çok derece eshel ve kolaydır[/B].” Sh:257[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• ”Sen [B]vâlideynine[/B] hürmet etmezsen, senin evlâdın dahi sana hizmet etmeyecektir.” Sh:261[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Ana-babaya itaat[/B] hayatın rahatına ve rızkın bereketine sebep. Sh:261[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Din ve dünya işlerinde başarı [B]hukuk-u valideyne riayetle[/B] mümkün. Sh:261[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Müslümanlar arasında düşmanlığa sebep olan 3 husus[/B]: [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]1-tarafgirlik[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]2-inad[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]3-hased Sh:262[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]İnsaniyet-i kübra olan İslâmiyet[/B]” Sh:262[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Mü'min[/B], kardeşini sever ve sevmeli. Fakat fenalığı için yalnız acır. Tahakkümle değil, belki [B]lütufla[/B] ıslahına çalışır.” Sh:263[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Tevhid-i imanî, elbette tevhid-i kulûbü ister. Ve vahdet-i itikad dahi, vahdet-i içtimaiyeyi iktiza eder[/B].” Sh:263[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• "[B]Mesleğim haktır veya daha güzeldir" demeye hakkın var. Fakat, yalnız hak benim mesleğimdir, demeye hakkın yoktur[/B]. Sh:265[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Her söylediğin hak olsun. Fakat her hakkı söylemeğe senin hakkın yoktur. Her dediğin doğru olmalı. Fakat her doğruyu demek doğru değildir.[/B]” Sh:265[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Nasihatı [B]damarlara dokundurmadan[/B] yapmak lazım. Sh:265[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• En ziyade kendimize zarar veren yine kendi nefs-i emmaremizdir. Sh:265[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Eğer hasmını mağlub etmek istersen, fenalığına karşı iyilikle mukabele et.”[/B] Sh:265[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Mü'minin şe'ni, kerim olmaktır[/B].” Sh:265[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Hased[/B] evvelâ hâsidi ezer, mahveder, yandırır. [B]Mahsud[/B] hakkında zararı ya azdır veya yoktur.” Sh:266[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• ”[B]Kaderi tenkid eden başını örse vurur, kırar. Rahmete itiraz eden, rahmetten mahrum kalır[/B].” Sh:266[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][IMG]https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif[/IMG]• “[B]Birbiriyle boğuşanlar müspet hareket edemezler[/B].” Sh:269[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Maneviyat, ibadetin sıhhati ve ihlas[/B], adavet ve inad ile sarsılır. Sh:270[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Hırs[/B], sebeb-i mahrumiyettir; [B]tevekkül ve kanaat[/B] ise, vesile-i rahmettir.” Sh:271[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Tertib-i eşyada bir [B]teenni-i hikmet[/B] vardır.” Sh:272[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Zekat[/B], her şahıs için sebeb-i bereket ve dâfi-i beliyyattır.” Sh:273[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Gıybet[/B], ehl-i adavet ve hased ve inadın en çok istimal ettikleri alçak bir silâhtır.” Sh:276[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Gıybet[/B] odur ki: Gıybet edilen adam hazır olsa idi ve işitse idi, kerahet edip darılacaktı” Sh:276[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Fâsık-ı mütecahirin gıybeti olmaz[/B]. Sh:277[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Gıybet[/B], nasıl ateş odunu yer bitirir; gıybet dahi a'mal-i sâlihayı yer bitirir. Sh:277[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd hizmet kardeşliğinde zaman ve mekânın önemli olmadığını şu sözlerle ifade ediyor: “[B]Biri şarkta, biri garbda, biri mazide, biri müstakbelde, biri dünyada, biri âhirette olsa da beraber sayılabilirler ve sohbet edebilirler.”[/B] Sh:278[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Kulun musibetlerinde [B]bir nevi hayır[/B] vardır. Sh:278[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Cenab-ı Hak bir abdini severse, dünyayı ona küstürür, çirkin gösterir[/B]. Sh:278[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd risaleleri yazmada “[B]tuluat-ı kalbiyeye[/B]” mazhar olduğunu söylüyor. Sh:279[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Bazı şerait dâhilinde dua makbul olur[/B].” Sh:279[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]İstiğfar[/B] manevî temizlenme vesilesi. Sh:279[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Örf-ü ülemada [B]Sahabeye[/B], Radıyallahü Anh; [B]Tâbiîn ve Tebe-i Tâbiîne[/B], Rahimehullah; [B]onlardan sonrakilere[/B], Gaferehullah; ve [B]Evliyaya[/B], Kuddise Sırruhu denilir. Sh:280[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Sabır[/B] ise müşkilâtın anahtarıdır. Sh:280[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]İbadette sabır insanı makam-ı mahbubiyete kadar çıkarıyor[/B]. Sh:281[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][IMG]https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif[/IMG]• “[B]Kur'an’a ve imana ait her şey[/B] kıymetlidir, zahiren ne kadar küçük olursa olsun kıymetçe büyüktür.” Sh:282[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Kabrin arkası için çalışınız, hakikî saadet ve lezzet ondadır[/B]. Sh:283[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Kanaat[/B], ticaretli bir şükrandır, [B]hırs[/B] hasaretli bir küfrandır ve [B]iktisad[/B] nimete güzel ve menfaatli bir ihtiramdır. [B]İsraf[/B] ise, nimete çirkin ve zararlı bir istihfaftır.” Sh:286-287[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Yani her bir masnu' öyle bir [B]mektub-u Rabbanîdir[/B] ki, umum zîşuur onu mütalaa eder.” Sh:287[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Eşya zeval ve ademe gitmiyor, belki [B]daire-i kudretten daire-i ilme[/B] geçiyor; âlem-i şehadetten, âlem-i gayba gidiyor.” Sh:287[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Mahlukatın tenevvü'leri ve ihtilafları, o tecelliyatın tenevvü'lerinden ileri geliyor.”[/B]Sh:288[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]İmansıza her şey madumdur, zulümatlıdır[/B].” Sh:288[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Şu mevcudat-ı seyyale, şu mahlukat-ı seyyare[/B], Vâcib-ül Vücud'un envâr-ı icad ve vücudunu tazelendirmek için müteharrik âyineler ve değişen mazharlardır.” Sh:290[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Sözlerdeki ekser temsiller[/B]; birer bürhan-ı yakînî, birer hüccet-i katıa hükmündedir.” Sh:291[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Cennet ehli [B]dünyevi hadise ve maceraları[/B] sinemada seyreder gibi seyredecekler. Sh:294[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• ”[B]Dua[/B] bir sırr-ı azîm-i ubudiyettir.” Sh:299[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]İçtima-ı esbab, bir nevi duadır[/B].Sh:299[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Bütün kâinattan dergâh-ı İlahiyeye çıkan bir duadır. Esbab olanlar, müsebbebatı Allah'tan isterler[/B].” Sh:300[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Sebeb-i hilkat-ı âlemin birisi de duadır[/B].” Sh:300[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Dua[/B], ubudiyetin ruhudur ve hâlis bir imanın neticesidir.” Sh:302[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd, Mevlid yazarı [B]Süleyman Çelebi’[/B]nin “[B]ehl-i velayet[/B]” olduğunu söylüyor. Sh.303[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Nasıl Cenab Hakk'ın zât ve sıfâtında nazir ve şebih ve misli yoktur; öyle de şuunat-ı rububiyetinde misli yoktur. Sıfâtı nasıl mahlukat sıfâtına benzemiyor, muhabbeti dahi benzemez[/B].”Sh:306[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Cenab-ı Hak bize gayet karibdir, biz ondan gayet derecede uzağız[/B].” Sh:306[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın [B]Mi'racı[/B], onun [B]seyr ü sülûkudur[/B].” Sh:306[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Ehl-i velayetin seyr ü sülûku Mi'racı Nebevi’nin açtığı yolda bir yolculuktur[/B].” Sh:307[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd, [B]Peygamber Efendimiz[/B] (sav) için “[B]zaman-ı Âdem'den şimdiye kadar hiç bir tarih, onun gibi bir ferdi gösteremiyor ve gösteremez[/B].” Sh:307[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd, [B]mevlid ve mevlidi dinlemek[/B] için “[B]zevkli, fahirli, nurlu, neş'eli, hayırlı bir müsamere-i ulviye-i diniyye[/B]” Sh:308[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Tebeî ve sathî bir nazarla bakılsa, gayet muhal bir şey, mümkün görünebilir[/B].” Sh:314[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Kur’an hizmetkarları şahsına teveccüh ettirirse [B]me’hazin kudsiyeti[/B] kaybolur. Sh:319[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Üstâd kendinde 3 şahsiyet olduğunu söylüyor[/B]:[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]1. Vazifedeki dellâllık şahsiyeti[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]2. Ubudiyetteki hali.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]3. Şahsi durumu Sh:320[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd, [B]acz ve fakrını bilmenin[/B] kulluğun esası olduğunu söylüyor. sh:320[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd şu hizmet ölçüsünü veriyor: “[B]Sizi bütün bütün kaçırmamak için, bu şahsiyetimin gizli çok fenalıklarını ve sû'-i hallerini söylemeyeceğim.[/B]” Sh:320[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Nefis cümleden süflî, vazife cümleden a'lâ[/B]. Sh:320[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Fikr-i milliyet,[/B] şu asırda çok ileri gitmiş. Hususan dessas Avrupa zalimleri, bunu İslâmlar içinde menfî bir surette uyandırıyorlar; tâ ki, parçalayıp onları yutsunlar. Sh:322[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Milliyetçilikte[/B]; [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]1- bir zevk-i nefsanî var[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]2- gafletkârane bir lezzet var[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]3- uğursuz bir kuvvet var Sh:322[/SIZE][/FONT] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][IMG]https://risaleforum.net/customavatars/avatar10_82.gif[/IMG]• [B]Menfî milliyetin özellikleri[/B][/FONT][/SIZE] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]1. şeametlidir,[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]2. zararlıdır[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]3. başkasını yutmakla beslenir,[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]4. diğerlerine adavetle devam eder,[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]5. hasımlaşmaya ve keşmekeşe sebebdir. Sh:322[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd, “[B]İslâmiyet milliyetini[/B]” savunuyor. Sh:322[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]İslam ülkeleri şu zamanda[/B] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]1. en ziyade birbirine muhtaç[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]2. birbirinden mazlum[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]3. birbirinden fakir[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]4. Avrupa’nın tahakkümü altında eziliyor. Sh:323[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd, [B]Türk milletinin[/B] “1000 asırdır Kur’ana bayraktarlık yaptığını” söylüyor. Sh:324[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Müslümanlık Türklerin ruhuna işlemiş: “[B]Yeryüzünde nerde Türk varsa müslümandır. Müslümanlığı kaybeden Türklükten de çıkmıştır[/B]. Sh:324[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• "[B]Körü körüne taklid dahi, çok defa maskaralık olur."[/B] Sh:324[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Ekser enbiyanın Asya'da zuhuru, ağleb-i hükemanın Avrupa'da gelmesi, kader-i ezelînin bir remzi, bir işaretidir ki; Asya akvamını intibaha getirecek, terakki ettirecek, idare ettirecek; din ve kalbdir. Felsefe ve hikmet ise, din ve kalbe yardım etmeli, yerine geçmemeli.[/B] Sh:325[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “İslâmiyet'i [B]Hıristiyan dinine[/B] kıyas etmek, kıyas-ı maalfarıktır, o kıyas yanlıştır.” Sh:325[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Hıristiyan Avrupa’nın Rönesans ve Reform hareketlerinden sonra dine düşman olma sebepleri[/B];[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]1. Hıristiyanlığın 300 sene kadar iç savaşlara sebep olması[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]2. Zalimlerin elinde fakirleri ve mütefekkir kesimi ezmeye vesile olması. Sh:325[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]İslâmiyet'in esası[/B], mahz-ı tevhiddir; vesait ve esbaba tesir-i hakikî vermiyor, icad ve makam cihetiyle kıymet vermiyor.” Sh:325[/SIZE][/FONT] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS]• [B]Üstâd’a göre Anadolu:[/B][/FONT][/SIZE] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]1- Eski zamandan beri çok göçlere ve değişikliklere sahne olduğundan[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]2- Merkez-i Hükûmet-i İslâmiye bu vatanda teşkil olduktan sonra her taraftan diğer kavimlerde gelip yerleştiğinden, Levh-i Mahfuz açılsa ancak o zaman kimin hangi milletten olduğu anlaşılabilir. Sh:326[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd, [B]Ziya Gökalp[/B] için: ”Menfî milliyetçilerin ve unsuriyetperverlerin reislerinden ve dine karşı pek lâkayd birisi” diyor. Sh:326[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Kur'an-ı Hakîm'in cümleleri[/B], birer manaya münhasır değil, belki nev'-i beşerin umum tabakatına hitab olduğu için, her tabakaya karşı birer manayı tazammun eden bir küllî hükmündedir.” Sh:328[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd “[B]Rabbül Âlemin[/B]” tabirindeki âlemler için [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]1. Sema yıldızlarının her birinin birer âlem olabileceği[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]2. Yerdeki her bir cins mahlûkatın birer âlem olabileceği[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]3. Her bir insanın âlem sayılabileceği tesbitini yapıyor. Sh:329[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Nefsini beğenen ve nefsine itimad eden, bedbahttır. Nefsinin ayıbını gören, bahtiyardır[/B]. Sh:329[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]İman yalnız ilim ile değil, imanda çok letaifin hisseleri var[/B].” Sh:331[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Madem Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm Hâtem-ül Enbiya'dır, bütün enbiyanın vârisidir; elbette bütün vusul yollarının başındadır. [B]Onun cadde-i kübrasından hariç, hakikat ve necat yolu olamaz[/B].” Sh:335[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Peygamber'i işiten ve davasını bilen adamlar onu tasdik etmezse, Cenab-ı Hakk'ı tanımaz[/B].” Sh:336[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Mu'cizatıyla, âsârıyla kâinatın medar-ı fahri ve nev'-i beşerin medar-ı şerefi olan Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm'ı inkâr eden adam, elbette hiçbir cihette hiçbir nura mazhar olamaz ve Allah'ı tanımaz[/B].” Sh:336[/SIZE][/FONT] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS]• [B]Vehme ve bıkkınlığa düşen kimselere hizmetle alakalı manevi ikramlar ve hadiselerle takviye ve tahşidat yapılmalı. Sh:338[/B][/FONT][/SIZE] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Hizmet tokatlarının çoğu [B]makam sevgisi ile hizmetten uzaklaşanlarda[/B] ve [B]korkarak çekilenlerde[/B] görülüyor. Sh:339[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Elfaz-ı Kur'aniye ve tesbihat-ı Nebeviyenin lafızları camid libas değil; cesedin hayatdar cildi gibidir[/B].” Sh:340[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Lisan-ı nahvî olan lisan-ı Arabînin[/B] câmiiyeti ve elfaz-ı Kur'aniyenin i'cazı öyle bir tarzdadır ki, kabil-i tercüme değildir! Belki "muhaldir" diyebilirim. Sh:342[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd [B]Kur’an mealleri[/B] için şöyle diyor: “[B]Tercüme dedikleri şeyler ise, gayet muhtasar ve nâkıs bir mealdir. Böyle meal nerede; hayatdar, çok cihetlerle teşa'ub etmiş âyâtın hakikî manaları nerede[/B]? Sh:342[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Âlem-i İslâmda [B]Ehl-i Sünnet ve Cemaat[/B] denilen ehl-i hak ve istikamet fırka-i azîmesi, hakaik-i Kur'aniyeyi ve imaniyeyi istikamet dairesinde hüve hüvesine Sünnet-i Seniyeye ittiba' ederek muhafaza etmişler.” Sh:342[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Her hâdî zât, mühdî olamaz[/B].” Sh:342[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Hayalâtlara karşı kapısı açık olan [B]rü'yaları[/B], tahkikî bir surette mevzubahs etmek, tahkik mesleğine tam uygun gelmediğinden.” Sh:346-347[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Hadisleri anlamada [B]küçük aklımız ve kısır anlayışımız ve dar fikrimiz[/B] ve [B]sönük malumatımız[/B] miyar olamaz. Sh:351[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Hazret-i Azrail[/B] Aleyhisselâm, kabz-ı ervaha müekkel olan melaikelerin nâzırıdır.” Sh:351 [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Nuranî bir şey, hadsiz âyineler vasıtasıyla hadsiz yerlerde bizzât bulunabilir ve temessül eder[/B].” Sh:351[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Esrar-ı Kur'aniye’den tereşşuh eden Sözler, velayetten matlub olan neticeleri verebilirler.[/B] Sh:355 [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Kur'an’dan gelen o Sözler ve o Nurlar, yalnız aklî mesail-i ilmiye değil; belki kalbî, ruhî, hâlî mesail-i imaniyedir ve pek yüksek ve kıymetdar maarif-i İlahiye hükmündedirler[/B]. Sh:356[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Her vakit Kur'an-ı Hakîm, hakikatleri ifade ettiği gibi, [B]Velayet-i Kübra feyizlerini [/B]dahi ehil olanlara ifaza eder.”Sh:356[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Şu zamanda içtimai hayatta insan ister istemez [B]dünyanın gaflet ve evhamlarına[/B] bulaşıyor. Sh:357[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâda göre tarikatların içinde en mühim ve en müessiri “[B]Nakşibendi[/B]” tarikatı. Sh:358[/SIZE][/FONT] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS]• [B]Üstâd Risale-i Nurdan ders alarak manevi terakki için şu şartları sıralıyor:[/B][/FONT][/SIZE] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]1. İhtiyaç hissetmek[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]2. Ciddi ihlas ile istimal etmek. Sh:358[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Nurdan gelen feyze kanaat etmek[/B], Üstâd’ın şakirtler üzerindeki hakkı. Sh:359[/SIZE][/FONT] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS]• [B]Risale-i Nur’un telif ve neşrindeki 3 keramet:[/B][/FONT][/SIZE] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]1. [B]Te'lifinde fevkalâde sühulet ve sür'attir[/B]. Hattâ beş parça olan Ondokuzuncu Mektub iki-üç günde ve her günde üç-dört saat zarfında -mecmuu oniki saat eder- kitabsız, dağda, bağda te'lif edildi. Otuzuncu Söz hastalıklı bir zamanda, beş-altı saatte te'lif edildi. Yirmisekizinci Söz olan Cennet bahsi bir veya iki saatte, Süleyman'ın dere bahçesinde te'lif edildi.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]2. [B]Yazmasında dahi fevkalâde bir sühulet, bir iştiyak ve usanmamak[/B] var[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]3. [B]Okunması dahi usanç vermiyor[/B]. Sh:359[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Ahirzaman denen şu zamanda akıl ve ruhlar çok çabuk [B]usanç[/B] duyabiliyor. Sh:359[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd, Risalelerden istifadenin bir anahtarını şöyle bir anahtarını veriyor: “ [B]Hususan ihtiyaç hissedilse okundukça zevk alınıyor, usanılmıyor[/B]. Sh:359[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd [B]33. söz [/B]için “[B]o risale, marifetullah ve İman-ı Billah için en kuvvetli ve en parlak bir risaledir[/B].” Sh:360[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd kendisine zarar vermek için gelen casus vs memurları o gelmeden gece rüyasında yılan suretinde gördüğünü söylüyor. Sh:361[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Canavar bir hayvana karşı kendini zaîf göstermek, onu hücuma teşci' ettiği gibi; canavar vicdanı taşıyanlara karşı dahi dalkavukluk etmekle za'f göstermek, onları tecavüze sevkeder[/B].” Sh:361[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Rıza-yı küfür, küfür olduğu gibi; zulme rıza da zulümdür[/B].” Sh:362[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Halık-ı Rahman’ın ibadından istediği en mühim iş, [B]şükürdür[/B].” Sh:366[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Şükrün ölçüsü[/B]; [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]1. Kanaattır[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]2. İktisaddır[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]3. Rızadır[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]4. Memnuniyettir.Sh:366[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Şükürsüzlüğün mizanı[/B]; [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]1. Hırstır[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]2. İsraftır[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]3. Hürmetsizliktir[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]4. Haram helâl demeyip rast geleni yemektir. Sh:366[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Rahman[/B] ismi ism-i has olan Allah isminden sonra Mevla’nın en büyük ismidir.Sh:366[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Rahman'ın[/B] en zahir manası [B]Rezzak'tır[/B]. .Sh:366[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Namaz şükür çeşitlerinin en câmii ve fihriste-i umumiyesi[/B].Sh:366[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd, [B]Haşir risalesi[/B] olan 10. söz için: “y[B]üzer âyât-ı Kur'aniyeden süzülmüş bazı katarattır[/B]” diyor. Sh:369[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Lezzetli üzüm salkımlarının hasiyetleri, kuru çubuğunda aranılmaz. İşte ben de öyle bir kuru çubuk hükmündeyim[/B].” Sh:369 [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd, [B]kendisinin daha sonra gelecek ve bid’alar zulümatını dağıtacak nurani zatlara zemin hazırladığını[/B] söylüyor. Sh:370[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Velayetin kerameti olduğu gibi, niyet-i hâlisenin dahi kerameti vardır[/B]. [B]Samimiyetin dahi kerameti vardır[/B]. Bahusus Lillah için olan bir uhuvvet dairesindeki kardeşlerin içinde ciddî, samimî tesanüdün çok kerametleri olabilir. [B]Hatta şöyle bir cemaatin şahs-ı manevîsi bir veliyy-i kâmil hükmüne geçebilir, inayata mazhar olur[/B].” Sh:372[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd, Barla’daki tecerrüd, sürgün ve inzivasını zulüm perdesi altında, bir inayet eseri olarak “[B]Kur'anın esrarına hasr-ı fikr ettirmek ve nazarı dağıtmamak”[/B] Sh:375[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Biz istihdam olunuyoruz[/B].” Sh:375[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Yazılarımda ne kadar güzellik ve tesir bulunsa, ancak temsilât-ı Kur'aniyenin lemaatındandır[/B].” Sh:377[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Risalelerde yirmi yerde kat'î hüccetlerle tesadüfü ve tabiatı nefyetmişiz ve Kur'an’ın kılıncıyla i'dam etmişiz, müdahalelerini muhal göstermişiz[/B].” Sh:379[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Hazret-i İbrahim Aleyhisselâm'dan gelen ve Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ı netice veren bir silsile-i nuraniyeyi teşkil eden efrad, elbette [B]din-i hak nurundan lâkayd kalmamışlar ve zulümat-ı küfre mağlub olmamışlar[/B].” Sh:385[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Ehl-i fetret, ehl-i necattırlar[/B].” Sh:385[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]İmam-ı Şafiî ve İmam-ı Eş'arî[/B]ye göre ehl-i fetret küfre de girse, azaba maruz kalmaz. Çünkü teklifi doğuracak tebliğden uzak kalmışlardır. Sh:385[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Arap yarımadasında Hazret-i İsmail Aleyhisselâm'dan sonra [B]Hâlid İbn-i Sinan ve Hanzele[/B] namında iki nebi geldiğine dair rivayet vardır. Sh:386[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]İmam-ı Rabbanî[/B] hem delile, hem keşfe istinaden demiş ki: [B]Hindistan'da çok nebiler gelmiştir. Fakat bazılarının ya hiç ümmeti olmamış veyahut mahdud birkaç adama münhasır kaldığı için iştihar bulmamışlar veyahut nebi ismi verilmemiş[/B].” Sh:386[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• ”[B]Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın peder ve vâlideleri ehl-i necattır ve ehl-i Cennet'tir ve ehl-i imandır[/B].” Sh:386[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Hususan [B]Şaban ve Ramazan[/B]da, akıldan ziyade kalb hissedardır, ruh hareket eder. “ Sh:388[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Zaman geçtikçe, Kur'an-ı Hakîm'in daha ziyade hakaiki inkişaf eder[/B].” Sh:388[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Kasemat-ı Kur'aniyede çok büyük nükteler var, çok sırlar var[/B].”Sh:389[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Surelerin başlarındaki huruf-u mukattaa İlahî bir şifredir. Has abdine, onlarla bazı işaret-i gaybiye veriyor. O şifrenin miftahı, o abd-i has’dadı[/B]r. Sh:389[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd “[B]Her bir harf-i Kur'an, bir hakaik hazinesi hükmüne geçer; bazen bir tek harf, bir sahife kadar hakikatleri ders verir[/B]” diyor. Sh:393[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Kur'anın değil âyetleri, kelimeleri, belki Nun-u Na'büdü gibi bazı harfleri dahi mühim hakikatların nurlu anahtarlarıdır.” Sh:395[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Ramazan-ı Şerif'teki [B]oruç[/B], hakikî ve hâlis, azametli ve umumî bir şükrün anahtarıdır. Sh:399[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]İnsaniyetteki hemcinsine şefkat ise, şükr-ü hakikînin bir esasıdır[/B].” Sh:400[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Açlık vasıtasıyla za'fını ve aczini hisseden kul, Rabbin emirlerine daha çabuk boyun eğiyor.[/B]” Sh:401[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Kur'an-ı Hakîm'in[/B] nass-ı hadîs ile her bir harfinin on sevabı var; on hasene sayılır, on meyve-i Cennet getirir. [B]Ramazan-ı Şerifte[/B] her bir harfin, on değil bin ve Âyet-ül Kürsî gibi âyetlerin herbir harfi binler ve Ramazan-ı Şerifin Cumalarında daha ziyadedir. Ve [B]Leyle-i Kadir'[/B]de otuzbin hasene sayılır.” Sh:401-402[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Ramazan-ı Şerif[/B] âdeta bir âhiret ticareti için gayet kârlı bir meşher, bir pazardır.” Sh:402[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Bir[/B] [B]tek Ramazan, seksen sene bir ömür semeratını kazandırabili[/B]r.” Sh: 402[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Orucun ekmeli[/B] ise: Mide gibi bütün duyguları; gözü, kulağı, kalbi, hayali, fikri gibi cihazat-ı insaniyeye dahi bir nevi oruç tutturmaktır.” Sh:402[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “İnsanın nefsi, yemek içmek hususunda keyfemayeşa hareket ettikçe, [B]hem şahsın maddî hayatına tıbben zarar verdiği gibi; hem helâl-haram demeyip rast gelen şeye saldırmak, âdeta manevî hayatını da zehirler. Daha kalbe ve ruha itaat etmek, o nefse güç gelir. Serkeşane dizginini eline alır.[/B]” Sh:403[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Beşerin musibetini ikileştiren [B]sabırsızlığın ve tahammülsüzlüğün[/B] bir ilâcı da oruçtur.” Sh:403[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Eskiden beri çok ehl-i velayet, tekemmül için riyazete, az yemek ve içmeğe kendilerini alıştırmışlar[/B].” Sh:403[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Ramazan-ı Şerifte[/B] mü'minler, derecatına göre ayrı ayrı nurlara, feyizlere, manevî sürurlara mazhar oluyorlar. Kalb ve ruh, akıl, sır gibi letaifin o mübarek ayda oruç vasıtasıyla çok terakkiyat ve tefeyyüzleri vardır.” Sh:404[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Ramazan-ı Şerifteki oruç doğrudan doğruya [B]nefsin firavunluk cephesine[/B] darbe vurur, kırar.” Sh:404[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Birbirine sarılı çok yapraklı bir gül goncası gibi, şu âlem binler perde perde içinde sarılı, birbiri altında saklı âlemleri bu âlem içinde gördüm[/B].” Sh:409[/SIZE][/FONT] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS]• [B]Hizmet ehlinin karşısına çıkan 6 ejderha;[/B][/FONT][/SIZE] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]1. maddi- manevi makam sevgisi[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]2. korku hisi[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]3. tama, geçim derdi[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]4. ırkçılık[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]5. enaniyet[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]6. tenbellik ve ten sevdası Sh:412-428[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Makam sevgisi[/B], çok kötü ahlakların kaynağı… Sh:412[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd, en büyük makam-ı manevinin [B]rıza makamı [/B]olduğunu söylüyor. Yani Rabbin kulundan razı olması ve rahmetin kula teveccüh etmesi Sh:413[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstâd Avrupalıların kötü bir ahlakını işaret ediyor: “ [B]eğlenceperest seyirciler[/B].” Maalesef Türkiye’de bunda onlara taş çıkartacak duruma geldi. Sh:413[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Ehl-i sefahat ve dalalet ile arkadaşlık[/B] dünyada; zarar, berzahta azab, âhirette düşmanlık. Sh:414[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Ehl-i dünya, özellikle ulemayı [B]korku damarıyla[/B] gemliyorlar. Sh:415[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• "Cenab-ı Hak [B]havf[/B] damarını [B]hıfz-ı hayat[/B] için vermiş, hayatı tahrib için değil!” Sh:415[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstadımız, kendi ifadesiyle bizim “[B]hizmet-i Kur'aniye’de arkadaşımız ve o hizmet-i kudsiyenin tedbirinde üstadımız ve ustabaşımızdır[/B]” Sh:416[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstad bir zamanlar güneş batmayan [B]İngiltere[/B] için şu tabiri kullanıyor: “[B]Cebbar bir hükümetin[/B]” Sh:417[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Bir harp kaidesi[/B]: “"En ziyade yaralananlar, siperini bırakıp kaçanlardır. En az yara alanlar, siperinde sebat edenlerdir!." Sh:417[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Biz, kudsî hizmetimizde daima [B]müsbet hareket[/B] ediyoruz.”Sh:419[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstad hazretlerinin, [B]Cengiz ve Hulagu[/B] hakkında diğer bir tesbiti: “Hülâgu ve Cengiz gibi zalimlerin gaddarane sergüzeştleri Sh:421[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]İlhada giren ve Türkün hakikî bütün mefahir-i milliyesini taşıyan İslâmiyet milliyetinden çıkmak isteyen adamları Türk bilmiyoruz, Türk perdesi altına girmiş firenk telakki ediyoruz[/B]!” Sh:423[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstad kendisine her türlü zulmü reva görenlere şöyle hitap ediyor: “[B]dünyayı başıma ateş yapsanız, hakikat-ı Kur'aniyeye feda olan bu baş size eğilmeyecektir[/B].” Sh:424[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstad, vefatıyla birlikte [B]hizmetin daha fazla inkişafını[/B] bildiriyor: “Cenab-ı Hak rahmetiyle öyle kardeşleri bana vermiş ki; vefatım ile, o hizmet bir merkezde yapıldığına bedel, çok merkezlerde yapılacak. Sh:424[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]İnsanda en tehlikeli damar[/B], enaniyettir ve en zaîf damarı da odur. Sh:424[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Ey kardeşlerim! Dikkat ediniz; [B]sizi enaniyette vurmasınlar, onunla sizi avlamasınlar[/B]. Sh:425[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Şu asırda ehl-i dalalet, eneye binmiş, dalalet vâdilerinde koşuyor. Ehl-i hak, bilmecburiye eneyi terk etmekle hakka hizmet edebilir[/B]. Sh:425[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Etrafına toplandığımız hizmet-i Kur'aniye, ene'yi kabul etmiyor. "Nahnü" istiyor. "Ben demeyiniz, biz deyiniz" diyor[/B]. Sh:425[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Neşrolunan Sözler[/B], hakaik-i Kur'aniyenin birer anahtarı ve o hakaiki inkâr etmeye çalışanların başlarına inen birer elmas kılınçtır.” Sh:425[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Ülema-üs sû'[/B] hakkında bir tehdid-i azîm var.” Sh:425[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• "[B]Bu dürûs-u Kur'aniyenin dairesi içinde olanlar[/B], allâme ve müçtehidler de olsalar; vazifeleri -ulûm-u imaniye cihetinde- yalnız yazılan şu [B]Sözler'in şerhleri ve izahlarıdır veya tanzimleridir[/B]. Sh:426[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Çok emarelerle anlamışız ki: [B]Bu ulûm-u imaniyedeki fetva vazifesiyle tavzif edilmişiz[/B].” Sh:426 [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Ey kardeşlerim! Dikkat ediniz: Vazifeniz kudsiyedir, hizmetiniz ulvîdir. Her bir saatiniz, bir gün ibadet hükmüne geçebilecek bir kıymettedir. Biliniz ki, elinizden kaçmasın[/B]!..”. Sh:427[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Kur'an kelimesi, ebced hesabıyla bin üçyüz elli birdir. Hicri 1351 [miladi1935] senesinde ise; [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]1-Yazılan Risalelelerde Kuran’ı kelimelerinin birbirine tevafuku, aynı senede tezahür etti.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]2-Kur'anın yeni bir tarzda yazılması, aynı senede oluyor.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]3-Hatt-ı Kur'anı muhafaza için, Kur'an şakirdlerinin bütün kuvvetleriyle hatt-ı Kur'anîyi muhafazaya çalışması aynı senededir. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]4-Önemli icaz nükteleri o sene keşfedildi.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]5-Kur’an ile ilgili başka mühim hadiseler de o sene olmaya başladı. Sh:428[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Avrupa'nın insaniyetperver maskesi altında vahşi reislerinin sağır kulakları çınlasın[/B]!”.. Sh:429[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Ben rahmet-i İlahîden ümid ederim ki: [B]Mevtim, hayatımdan ziyade dine hizmet edecek ve ölümüm başınızda bomba gibi patlayıp başınızı dağıtacak!”[/B] Sh:432[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstad 1930’larda dahi, bu memleket-i [B]Dar-ı İslam[/B] görüyor. Sh:433[/SIZE][/FONT] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS]• [B]Şu zaman da Türkçe ibadet girişimleri[/B][/FONT][/SIZE] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]1. za'f-ı imandan[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]2. ırkçılıktan[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]3. meyl-i tahribden geliyor. Sh:434-435[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Füruat-ı İslâmiye[/B], değişmeye kabil bir libas hükmünde değil ki; onlar tebdil edilse, esas-ı din bâki kalabilsin. Belki esas-ı dine bir ceseddir, lâakal bir cilddir. Sh:435[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstada göre [B]mezheplerin ihtilafı[/B]; “Sahib-i şeriatın gösterdiği nazarî düsturların tarz-ı tefehhümünden ileri gelmiştir.” Sh:435[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]İslamiyet[/B] havasdan ziyade, [B]avamın tahassüngahı[/B] olmuştur.” Sh:437[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Ehl-i İslâm[/B] ne vakit dinine tam temessük etmiş ise, o zamana nispeten terakki etmiş. Ne vakit salabeti terk etmişse, tedenni etmiş.” Sh:438[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]İslâmiyet, sair dinlere kıyas edilmez[/B].” Sh:438[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstad, 20. asrın [B]ırkçılık asrı olmayacağını[/B] söylüyor. Sh:439[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Mehdi;[/B] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]1. büyük bir müctehid[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]2. müceddid[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]3. büyük bir kutup ve mürşid olacak. Sh:440[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstad, yeryüzünde bir nurani ağaç haline gelmiş [B]seyyidler topluluğunun[/B] zuhur edecek [B]Mehdi’nin etrafında temerküz edeceğini[/B] söylüyor. Sh:441[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]İslâmiyetin esasları o kadar derindir ki; felsefenin en derin esasları onlara yetişmez, belki sathî kalır[/B].” Sh:442[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstadımız, [B]tarîkatın[/B] [B]gaye-i maksadı[/B], marifet ve inkişaf-ı hakaik-i imaniye olarak, Mi'rac-ı Ahmedî'nin (A.S.M.) gölgesi altında kalb ayağıyla hakikatlerine erişilmesine vesile ulvi bir sırr-ı insanî ve bir kemal-i beşerî olduğunu söylüyor. Sh:443[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Seyr ü sülûkun anahtarları ve vesileleri[/B], zikr-i İlahî ve tefekkürdür. Sh:444[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Velayet[/B], bir hüccet-i risalettir; [B]tarîkat[/B], bir bürhan-ı şeriattır.” Sh:444[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstad, [B]bazı firakı dalle’nin tasavvufu inkar ettikleri için hem kendileri hem başkalarının o nurlardan mahrum olmasına sebep olduklarını belirtiyor[/B]. Sh:445[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstad hak tarikatlar için “[B]hazine-i uzma[/B]” ve “[B]bir nevi âb-ı hayatı dağıtan o kevser menbaı[/B]” olarak bahsediyor. Sh:445[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Sünnet-i Seniye dairesinde tarîkatın hasenatı, seyyiatına kat'iyyen müreccah olduğuna delil: Ehl-i tarîkat, ehl-i dalaletin hücumu zamanında imanlarını muhafaza etmesidir[/B].” Sh:445[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Tarîkatta hissesi olmayan ve kalbi harekete gelmeyen, bir muhakkik âlim zât da olsa, şimdiki zındıkların desiselerine karşı kendini tam muhafaza etmesi müşkülleşmiştir[/B].” Sh:445[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Alem-i İslâm’da kardeşliğin inkişafında en birinci rol oynayan [B]tasavvuftur[/B]. Sh:445[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Mazhariyet-i esmadan ibaret olan meratib-i velayet”[/B] Sh:447[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Velayet makamları içinde ‘[B]Mehdi Makamı, Makam-ı Hızır[/B] “gibi makamlar var. Bazen bir zat o makamlara ulaşınca kendisini Mehdi veya Hızır zannedebiliyor veya çevresi onu öyle görebiliyor. Sh:447[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstad, [B]Vahdet-i vücut[/B] meşrebinin noksan ve hatalı olmakla beraber, çok zevkli olduğundan o meşrebe giren velilerin ondan çıkmak istemediklerini ve en âli bir mertebe zannettiklerini söylüyor. Sh:449[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Velayet yollarının ve tarikat şubelerinin en mühim esası, ihlâstır[/B].” Sh:450[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]İhlas[/B] ile hafî şirklerden halas olur.” Sh:450[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Mana-yı harfî olmak kaydıyla, bir mübarek zatı bir veliyi sevmek insanı muhabbetullaha götürür[/B]. Sh:450[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Makbul bir insan hakkında en mühim bir ihsan-ı İlahî, ihsanını ona ihsas etmemektir; tâ niyazdan naza ve şükürden fahre girmesin[/B].” Sh:451[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Bazı ehl-i tasavvufun zannettikleri gibi, [B]şeriatı[/B] zahirî bir kışır, [B]hakikatı[/B] onun içi ve neticesi ve gayesi tasavvur etmek doğru değildir.” Sh:451[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Tarîkatın en mühim esası, Sünnet-i Seniyeye ittiba' etmektir[/B].” Sh:452[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Muhkemat-ı şeriat olan farzların bir tanesine, evrad-ı tarîkat mukabil gelemez; yerini dolduramaz[/B].” Sh:452[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın caddesinden hariç ve onun arkasından gitmeyen muhaldir ki; hakikî envâr-ı hakikata vâsıl olabilsin[/B].” Sadi Şirazi Sh:452[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstad [B]Zemahşerî[/B] için “[B]İtizal'de en mutaassıb bir ferd[/B]” tabirini kullanıyor. Sh:453[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Dalalet fırkaların Ehl-i Sünnete muhalefeti “ [B]Ehl-i Sünnet'in yüksek düsturlarına kısa akılları yetişemediğinden ve geniş kavanin-i Ehl-i Sünnet, onların dar fikirlerine yerleşmediğinden[/B]” dir. Sh:454[/SIZE][/FONT] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS]• [B]Sofilerin düşebileceği 8 varta: [/B][/FONT][/SIZE] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]1. Velayeti Nübüvvete tercih, ondan üstün görmek[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]2. Bazı velileri sahabelerden üstün görmek[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]3. Adab ve evradı tarikatı Sünnet-i Seniyye tercih[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]4. İlhamı vahye karıştırmak[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]5. Keramete, rüyalara takılma, tarikatın gayesi ve maksadı yerine bunlarla meşgul olmak.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]6. Velayet makamlarındaki asılları ve gölgelerini karıştırmak, şatahata düşmek.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]7. Fahrı, nazı, şatahatı, teveccüh-ü nâsı ve merciiyeti, acz ve fakr meşrebine tercih.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]8. Ahirette alınacak ve koparılacak velayet meyvelerini, dünyada yemesini ister Sh: 454-455[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Sahabelerde[/B] öyle bir [B]hâssa-i sohbet[/B] var ki, velayet ile yetişilmez ve Sahabelere tefevvuk edilmez ve Enbiyaya hiçbir vakit evliya yetişmez.” Sh:454[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Adâb-ı şer'iyeye lâkaydlık[/B] bir vartadır. Sh:454[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Tasavvuf yolunda vartalardan korunmanın yegane çaresi[/B]: “usûl-ü imaniyeyi ve esasat-ı şeriatı daima rehber ve esas tutmak” tır. Sh:455[/SIZE][/FONT] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS]• [B]Tarîkatın pek çok faydalarından 9 tanesi:[/B][/FONT][/SIZE] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]1. İstikametli tarikat vesilesiyle iman hakikatlerinin inkişafı[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]2. Kalp ve sair latifeleri işleterek insan-ı kâmil olmak[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]3. Evham ve şübehattan tahaffuz[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]4. Marifetullah ve o marifetteki muhabbetullahın zevkini, kavramakla dünyanın vahşetinden gurbetinden kurtulmaktır.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]5. Ubudiyeti zevkine varmak[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]6. Tevekkül ve rıza mertebelerine erişmek[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]7. Nefsi emmare ve enaniyet tehlikelerinden kurtulmak[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]8. Tarîkatın verdiği feyizle niyetini güzelleştirilip dakikalarını ibadet hükmüne getirmek[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]9. İslam’ı yaşamak Sh:456–457[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Kalb[/B]; Makine-i insaniyenin merkezi ve zenbereği. Sh:456[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Bütün hak tarikler Kur’an’dan alınmıştır[/B].Sh:458[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Tarikatların[/B] bazısı, bazısından daha kısa, daha selâmetli, daha umumiyetli oluyor.” Sh:458[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Acz[/B] meşrebi aşk yolundan daha kısa ve daha selametli bir yoldur.”.Sh:458[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• Üstadımız [B]aczmendi tarikinin[/B] esaslarını şöyle sıralıyor: [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]1. İttiba-i sünnet[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]2. Feraiz-i işlemek[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]3. Kebairfi terketmek[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]4. Namaz-ı tadil-i erkânla kılmak[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]5. Tesbihatı yapmak Sh:458[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]Bu meşrebde yapılması gerekenler[/B]; [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]1. Nefsini tezkiye etmemek belki ittiham etmek[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]2. Hizmet ve çalışmalarda nefsini koşturmak ücret vaktinde çekmek ve gizlemek.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]3. Acz, fahri esas yapmak. Kemalini kemalsizlikte bilmek[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]4. Manayı harfi cihetiyle mahlukata bakmak Sh:459-460[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “Şimdi anlıyorum ki, eskiden beri benim liyakatim olmadığı halde bana verilen [B]Bediüzzaman[/B] lâkabı, benim değildi; belki Risale-i Nur'un manevî bir ismi idi. Zahir bir tercümanına âriyeten ve emaneten takılmış.” Sh:465[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]20. asır[/B] bid’at zamanıdır. Sh:465[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• [B]20 asır,[/B] şeriat-ı Muhammediyeye (A.S.M.) ve şeair-i Ahmediyeye (A.S.M.) ciddi bir tahribe sebep olmuş. Sh:466[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]• “[B]Bu asrın dehşetine karşı taklidî olan itikadın istinad kal'aları sarsılmış ve uzaklaşmış ve perdelenmiş olduğundan[/B]” Sh:466[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Salih Okur'a Tesekkurler...[/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Mektûbat
MEKTUBAT NoTLARI...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst