Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Mektûbat
Mektubat
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ahmet.1" data-source="post: 564038" data-attributes="member: 1040028"><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Hem ferman etmiş ki:</span></span></em></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: #A52A2A">ﺍَﻟْﻘَﺪَﺭِﻳَّﺔُ ﻣَﺠُﻮﺱُ ﻫَﺬِﻩِ ﺍﻟْﺎُﻣَّﺔِ </span></span></span></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">deyip, çok şubelere inkısam eden ve kaderi inkâr eden Kaderiye taifesini haber vermiş. Hem çok şubelere inkısam eden Râfızîleri haber vermiş.</span></span></em></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Hem -nakl-i sahih-i kat'î ile- İmam-ı Ali'ye (R.A.) demiş: Sende Hazret-i İsa (A.S.) gibi iki kısım insan helâkete gider. Birisi, ifrat-ı muhabbet; diğeri, ifrat-ı adavetle. Hazret-i İsa'ya Nasrani muhabbetinden hadd-i meşru'dan tecavüz ile hâşâ "İbnullah" dediler. Yahudi, adavetinden çok tecavüz ettiler, nübüvvetini ve kemalini inkâr ettiler. Senin hakkında da bir kısım, hadd-i meşru'dan tecavüz edecek, muhabbetinden helâkete gidecektir.</span></span></em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: #A52A2A"> ﻟَﻬُﻢْ ﻧَﺒْﺰٌ ﻳُﻘَﺎﻝُ ﻟَﻬُﻢُ ﺍﻟﺮَّﺍﻓِﻀِﻴَّﺔُ </span></span></span><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">demiş. Bir kısmı, senin adavetinden çok ileri gidecekler, onlar da Havariç'tir ve Emevîlerin müfrit bir kısım tarafdarlarıdır ki, onlara Nâsibe denilir.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Eğer denilse: Âl-i Beyt'e muhabbeti, Kur'an emrediyor. Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm çok teşvik etmiş. O muhabbet, Şîalar için belki bir özür teşkil eder. Çünki ehl-i muhabbet, bir derece ehl-i sekirdir. Ne için Şîalar hususan Râfızîler, o muhabbetten istifade etmiyorlar; belki işaret-i Nebeviye ile o fart-ı muhabbetten mahkûmdurlar?</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Elcevab: Muhabbet iki kısımdır. Biri: Mana-yı harfiyle, yani: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm hesabına, Cenab-ı Hak namına, Hazret-i Ali ile Hasan ve Hüseyin ve Âl-i Beyt'i sevmektir. Şu muhabbet Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın muhabbetini ziyadeleştirir. Cenab-ı Hakk'ın muhabbetine vesile olur. Şu muhabbet meşrudur, ifratı zarar vermez, tecavüz etmez, başkalarının zemmini ve adavetini iktiza etmez.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">İkincisi: Mana-yı ismiyle muhabbettir. Yani bizzât onları sever. Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm'ı düşünmeden Hazret-i Ali'nin kahramanlıklarını ve kemalini ve Hazret-i Hasan ve Hüseyin'in yüksek faziletlerini düşünüp sever. Hattâ Allah'ı bilmese de, Peygamber'i tanımasa da yine onları sever. Bu sevmek, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın muhabbetine ve Cenab-ı Hakk'ın muhabbetine sebebiyet vermez; hem ifrat olsa, başkaların zemmini ve adavetini iktiza eder.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">İşte işaret-i Nebeviye ile, Hazret-i Ali hakkında ziyade muhabbetlerinden, Hazret-i Ebu Bekir-is Sıddık ile Hazret-i Ömer'den teberri ettiklerinden hasarete düşmüşler. Ve o menfî muhabbet, sebeb-i hasarettir.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Hem -nakl-i sahih-i kat'î ile- ferman etmiş ki:</span></span></em></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: #A52A2A">ﺍِﺫَﺍ ﻣَﺸَﻮُﺍ ﺍﻟْﻤُﻄَﻴْﻄَٓﺎﺀَ ﻭَﺧَﺪَﻣَﺘْﻬُﻢْ ﺑَﻨَﺎﺕُ ﻓَﺎﺭِﺱَ ﻭَﺍﻟﺮُّﻭﻡِ، ﺭَﺩَّ ﺍﻟﻠَّﻪُ ﺑَﺎْﺳَﻬُﻢْ ﺑَﻴْﻨَﻬُﻢْ ﻭَ ﺳَﻠَّﻂَ ﺷِﺮَﺍﺭَﻫُﻢْ ﻋَﻠَﻰ ﺧِﻴَﺎﺭِﻫِﻢْ </span></span></span><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">deyip, "Ne vakit size Fars ve Rum kızları hizmet etti; o vakit belanız, fitneniz içinize girecek, harbiniz dâhilî olacak; şerirleriniz başa geçip, hayırlılar ve iyilerinize musallat olacaklar!" haber vermiş. Otuz sene sonra haber verdiği gibi çıkmış.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Hem -nakl-i sahih-i kat'î ile- ferman etmiş ki:</span></span></em></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: #A52A2A">ﻭَﺗُﻔْﺘَﺢُ ﺧَﻴْﺒَﺮُ ﻋَﻠَﻰ ﻳَﺪَﻯْ ﻋَﻠِﻰٍّ</span></span></span> <em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">deyip, "Hayber Kal'asının fethi, Ali'nin eliyle olacak." Me'mulün pek fevkinde ikinci gün bir mu'cize-i Nebeviye olarak Hayber Kal'asının kapısını Hazret-i Ali çekip kalkan gibi istimal ederek, fethe muvaffak olduktan sonra kapıyı yere atmış; sekiz kuvvetli adam, o kapıyı yerden kaldıramamış; bir rivayette kırk adam kaldıramamış.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Hem ferman etmiş ki:</span></span></em></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: #A52A2A">ﻟﺎَ ﺗَﻘُﻮﻡُ ﺍﻟﺴَّﺎﻋَﺔُ ﺣَﺘَّﻰ ﺗَﻘْﺘَﺘِﻞَ ﻓِﺌَﺘَﺎﻥِ ﺩَﻋْﻮَﺍﻫُﻤَﺎ ﻭَﺍﺣِﺪَﺓٌ </span></span></span></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">diye, Sıffîn'de Hazret-i Ali ile Muaviye'nin harbini haber vermiş. </span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Hem ferman etmiş ki:</span></span></em></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: #A52A2A">ﺍِﻥَّ ﻋَﻤَّﺎﺭًﺍ ﺗَﻘْﺘُﻠُﻪُ ﺍﻟْﻔِﺌَﺔُ ﺍﻟْﺒَﺎﻏِﻴَﺔُ</span></span></span></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">diye, "Bâgî bir taife, Ammar'ı katledecek." Sonra, Sıffîn Harbi'nde katledildi. Hazret-i Ali, onu Muaviye'nin taraftarları bâgî olduklarına hüccet gösterdi. Fakat Muaviye tevil etti. Amr İbn-ül Âs dedi: "Bâgî yalnız onun kàtilleridir, umumumuz değiliz."</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Hem ferman etmiş ki:</span></span></em></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: #A52A2A">ﺍِﻥَّ ﺍﻟْﻔِﺘَﻦَ ﻟﺎَ ﺗَﻈْﻬَﺮُ ﻣَﺎ ﺩَﺍﻡَ ﻋُﻤَﺮُ ﺣَﻴًّﺎ</span></span></span></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">diye, "Hazret-i Ömer sağ kaldıkça, içinizde fitneler zuhur etmez!" haber vermiş, öyle de olmuş.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Hem Sehl İbn-i Amr daha imana gelmeden esir olmuş. Hazret-i Ömer, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'a demiş ki: "İzin ver, ben bunun dişlerini çekeceğim. Çünki o fesahatıyla küffar-ı Kureyş'i harbimize teşvik ediyordu." Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etmiş ki:</span></span></em></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: #A52A2A">ﻭَﻋَﺴَﻰ ﺍَﻥْ ﻳَﻘُﻮﻡَ ﻣَﻘَﺎﻣًﺎ ﻳَﺴُﺮُّﻙَ ﻳَﺎ ﻋُﻤَﺮُ </span></span></span><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">diye, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın vefatı hengâmında olan dehşet-engiz ve sabırsûz hâdisede, Hazret-i Ebu Bekir-is Sıddık nasılki Medine-i Münevvere'de kemal-i metanetle herkese teselli verip mühim bir hutbe ile sahabeleri teskin etmiş.. aynen onun gibi: Şu Sehl o hengâmda, Mekke-i Mükerreme'de aynı Ebu Bekir-is Sıddık gibi sahabeye teskin ve teselli verip, malûm fesahatıyla Ebu Bekir-is Sıddık'ın aynı hutbesinin mealinde bir nutuk söylemiş. Hattâ iki hutbenin kelimeleri birbirine benzer.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Hem Süraka'ya ferman etmiş ki:</span></span></em></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: #A52A2A">ﻛَﻴْﻒَ ﺑِﻚَ ﺍِﺫَﺍ ﺍُﻟْﺒِﺴْﺖَ ﺳُﻮَﺍﺭَﻯْ ﻛِﺴْﺮَﻯ</span></span></span></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">diye, "Kisra'nın iki bileziğini giyeceksin!" Hazret-i Ömer zamanında Kisra mahvedildi, zînetleri ve şahane bilezikleri geldi; </span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Hazret-i Ömer Süraka'ya giydirdi. Dedi:</span></span></em></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: #A52A2A">ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠَّﻪِ ﺍﻟَّﺬِﻯ ﺳَﻠَﺒَﻬُﻤَﺎ ﻛِﺴْﺮَﻯ ﻭَﺍَﻟْﺒَﺴَﻬُﻤَﺎ ﺳُﺮَﺍﻗَﺔَ</span></span></span></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">İhbar-ı Nebevîyi tasdik ettirdi.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Hem ferman etmiş ki:</span></span></em></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: #A52A2A">ﺍِﺫَﺍ ﺫَﻫَﺐَ ﻛِﺴْﺮَﻯ ﻓَﻠﺎَ ﻛِﺴْﺮَﻯ ﺑَﻌْﺪَﻩُ</span></span></span></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">diye, "Kisra-yı Fars gittikten sonra, daha kisra çıkmayacak!" Haber vermiş, hem öyle olmuş.</span></span></em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ahmet.1, post: 564038, member: 1040028"] [I][FONT=Arial][SIZE=3]Hem ferman etmiş ki:[/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Arial][SIZE=5][COLOR="#A52A2A"]ﺍَﻟْﻘَﺪَﺭِﻳَّﺔُ ﻣَﺠُﻮﺱُ ﻫَﺬِﻩِ ﺍﻟْﺎُﻣَّﺔِ [/COLOR][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Arial][SIZE=3]deyip, çok şubelere inkısam eden ve kaderi inkâr eden Kaderiye taifesini haber vermiş. Hem çok şubelere inkısam eden Râfızîleri haber vermiş.[/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Arial][SIZE=3]Hem -nakl-i sahih-i kat'î ile- İmam-ı Ali'ye (R.A.) demiş: Sende Hazret-i İsa (A.S.) gibi iki kısım insan helâkete gider. Birisi, ifrat-ı muhabbet; diğeri, ifrat-ı adavetle. Hazret-i İsa'ya Nasrani muhabbetinden hadd-i meşru'dan tecavüz ile hâşâ "İbnullah" dediler. Yahudi, adavetinden çok tecavüz ettiler, nübüvvetini ve kemalini inkâr ettiler. Senin hakkında da bir kısım, hadd-i meşru'dan tecavüz edecek, muhabbetinden helâkete gidecektir.[/SIZE][/FONT][/I][FONT=Arial][SIZE=5][COLOR="#A52A2A"] ﻟَﻬُﻢْ ﻧَﺒْﺰٌ ﻳُﻘَﺎﻝُ ﻟَﻬُﻢُ ﺍﻟﺮَّﺍﻓِﻀِﻴَّﺔُ [/COLOR][/SIZE][/FONT][I][FONT=Arial][SIZE=3]demiş. Bir kısmı, senin adavetinden çok ileri gidecekler, onlar da Havariç'tir ve Emevîlerin müfrit bir kısım tarafdarlarıdır ki, onlara Nâsibe denilir. Eğer denilse: Âl-i Beyt'e muhabbeti, Kur'an emrediyor. Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm çok teşvik etmiş. O muhabbet, Şîalar için belki bir özür teşkil eder. Çünki ehl-i muhabbet, bir derece ehl-i sekirdir. Ne için Şîalar hususan Râfızîler, o muhabbetten istifade etmiyorlar; belki işaret-i Nebeviye ile o fart-ı muhabbetten mahkûmdurlar? Elcevab: Muhabbet iki kısımdır. Biri: Mana-yı harfiyle, yani: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm hesabına, Cenab-ı Hak namına, Hazret-i Ali ile Hasan ve Hüseyin ve Âl-i Beyt'i sevmektir. Şu muhabbet Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın muhabbetini ziyadeleştirir. Cenab-ı Hakk'ın muhabbetine vesile olur. Şu muhabbet meşrudur, ifratı zarar vermez, tecavüz etmez, başkalarının zemmini ve adavetini iktiza etmez. İkincisi: Mana-yı ismiyle muhabbettir. Yani bizzât onları sever. Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm'ı düşünmeden Hazret-i Ali'nin kahramanlıklarını ve kemalini ve Hazret-i Hasan ve Hüseyin'in yüksek faziletlerini düşünüp sever. Hattâ Allah'ı bilmese de, Peygamber'i tanımasa da yine onları sever. Bu sevmek, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın muhabbetine ve Cenab-ı Hakk'ın muhabbetine sebebiyet vermez; hem ifrat olsa, başkaların zemmini ve adavetini iktiza eder. İşte işaret-i Nebeviye ile, Hazret-i Ali hakkında ziyade muhabbetlerinden, Hazret-i Ebu Bekir-is Sıddık ile Hazret-i Ömer'den teberri ettiklerinden hasarete düşmüşler. Ve o menfî muhabbet, sebeb-i hasarettir. Hem -nakl-i sahih-i kat'î ile- ferman etmiş ki:[/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Arial][SIZE=5][COLOR="#A52A2A"]ﺍِﺫَﺍ ﻣَﺸَﻮُﺍ ﺍﻟْﻤُﻄَﻴْﻄَٓﺎﺀَ ﻭَﺧَﺪَﻣَﺘْﻬُﻢْ ﺑَﻨَﺎﺕُ ﻓَﺎﺭِﺱَ ﻭَﺍﻟﺮُّﻭﻡِ، ﺭَﺩَّ ﺍﻟﻠَّﻪُ ﺑَﺎْﺳَﻬُﻢْ ﺑَﻴْﻨَﻬُﻢْ ﻭَ ﺳَﻠَّﻂَ ﺷِﺮَﺍﺭَﻫُﻢْ ﻋَﻠَﻰ ﺧِﻴَﺎﺭِﻫِﻢْ [/COLOR][/SIZE][/FONT][I][FONT=Arial][SIZE=3]deyip, "Ne vakit size Fars ve Rum kızları hizmet etti; o vakit belanız, fitneniz içinize girecek, harbiniz dâhilî olacak; şerirleriniz başa geçip, hayırlılar ve iyilerinize musallat olacaklar!" haber vermiş. Otuz sene sonra haber verdiği gibi çıkmış. Hem -nakl-i sahih-i kat'î ile- ferman etmiş ki:[/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Arial][SIZE=5][COLOR="#A52A2A"]ﻭَﺗُﻔْﺘَﺢُ ﺧَﻴْﺒَﺮُ ﻋَﻠَﻰ ﻳَﺪَﻯْ ﻋَﻠِﻰٍّ[/COLOR][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Arial][SIZE=3]deyip, "Hayber Kal'asının fethi, Ali'nin eliyle olacak." Me'mulün pek fevkinde ikinci gün bir mu'cize-i Nebeviye olarak Hayber Kal'asının kapısını Hazret-i Ali çekip kalkan gibi istimal ederek, fethe muvaffak olduktan sonra kapıyı yere atmış; sekiz kuvvetli adam, o kapıyı yerden kaldıramamış; bir rivayette kırk adam kaldıramamış. Hem ferman etmiş ki:[/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Arial][SIZE=5][COLOR="#A52A2A"]ﻟﺎَ ﺗَﻘُﻮﻡُ ﺍﻟﺴَّﺎﻋَﺔُ ﺣَﺘَّﻰ ﺗَﻘْﺘَﺘِﻞَ ﻓِﺌَﺘَﺎﻥِ ﺩَﻋْﻮَﺍﻫُﻤَﺎ ﻭَﺍﺣِﺪَﺓٌ [/COLOR][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Arial][SIZE=3]diye, Sıffîn'de Hazret-i Ali ile Muaviye'nin harbini haber vermiş. Hem ferman etmiş ki:[/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Arial][SIZE=5][COLOR="#A52A2A"]ﺍِﻥَّ ﻋَﻤَّﺎﺭًﺍ ﺗَﻘْﺘُﻠُﻪُ ﺍﻟْﻔِﺌَﺔُ ﺍﻟْﺒَﺎﻏِﻴَﺔُ[/COLOR][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Arial][SIZE=3]diye, "Bâgî bir taife, Ammar'ı katledecek." Sonra, Sıffîn Harbi'nde katledildi. Hazret-i Ali, onu Muaviye'nin taraftarları bâgî olduklarına hüccet gösterdi. Fakat Muaviye tevil etti. Amr İbn-ül Âs dedi: "Bâgî yalnız onun kàtilleridir, umumumuz değiliz." Hem ferman etmiş ki:[/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Arial][SIZE=5][COLOR="#A52A2A"]ﺍِﻥَّ ﺍﻟْﻔِﺘَﻦَ ﻟﺎَ ﺗَﻈْﻬَﺮُ ﻣَﺎ ﺩَﺍﻡَ ﻋُﻤَﺮُ ﺣَﻴًّﺎ[/COLOR][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Arial][SIZE=3]diye, "Hazret-i Ömer sağ kaldıkça, içinizde fitneler zuhur etmez!" haber vermiş, öyle de olmuş. Hem Sehl İbn-i Amr daha imana gelmeden esir olmuş. Hazret-i Ömer, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'a demiş ki: "İzin ver, ben bunun dişlerini çekeceğim. Çünki o fesahatıyla küffar-ı Kureyş'i harbimize teşvik ediyordu." Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etmiş ki:[/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Arial][SIZE=5][COLOR="#A52A2A"]ﻭَﻋَﺴَﻰ ﺍَﻥْ ﻳَﻘُﻮﻡَ ﻣَﻘَﺎﻣًﺎ ﻳَﺴُﺮُّﻙَ ﻳَﺎ ﻋُﻤَﺮُ [/COLOR][/SIZE][/FONT][I][FONT=Arial][SIZE=3]diye, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın vefatı hengâmında olan dehşet-engiz ve sabırsûz hâdisede, Hazret-i Ebu Bekir-is Sıddık nasılki Medine-i Münevvere'de kemal-i metanetle herkese teselli verip mühim bir hutbe ile sahabeleri teskin etmiş.. aynen onun gibi: Şu Sehl o hengâmda, Mekke-i Mükerreme'de aynı Ebu Bekir-is Sıddık gibi sahabeye teskin ve teselli verip, malûm fesahatıyla Ebu Bekir-is Sıddık'ın aynı hutbesinin mealinde bir nutuk söylemiş. Hattâ iki hutbenin kelimeleri birbirine benzer. Hem Süraka'ya ferman etmiş ki:[/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Arial][SIZE=5][COLOR="#A52A2A"]ﻛَﻴْﻒَ ﺑِﻚَ ﺍِﺫَﺍ ﺍُﻟْﺒِﺴْﺖَ ﺳُﻮَﺍﺭَﻯْ ﻛِﺴْﺮَﻯ[/COLOR][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Arial][SIZE=3]diye, "Kisra'nın iki bileziğini giyeceksin!" Hazret-i Ömer zamanında Kisra mahvedildi, zînetleri ve şahane bilezikleri geldi; Hazret-i Ömer Süraka'ya giydirdi. Dedi:[/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Arial][SIZE=5][COLOR="#A52A2A"]ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠَّﻪِ ﺍﻟَّﺬِﻯ ﺳَﻠَﺒَﻬُﻤَﺎ ﻛِﺴْﺮَﻯ ﻭَﺍَﻟْﺒَﺴَﻬُﻤَﺎ ﺳُﺮَﺍﻗَﺔَ[/COLOR][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Arial][SIZE=3]İhbar-ı Nebevîyi tasdik ettirdi. Hem ferman etmiş ki:[/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Arial][SIZE=5][COLOR="#A52A2A"]ﺍِﺫَﺍ ﺫَﻫَﺐَ ﻛِﺴْﺮَﻯ ﻓَﻠﺎَ ﻛِﺴْﺮَﻯ ﺑَﻌْﺪَﻩُ[/COLOR][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Arial][SIZE=3]diye, "Kisra-yı Fars gittikten sonra, daha kisra çıkmayacak!" Haber vermiş, hem öyle olmuş.[/SIZE][/FONT][/I] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Mektûbat
Mektubat
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst