Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Mevlana ve Mevlevilik
Mesneviden İNSAN OL İNSAN
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="hakka_yolcu" data-source="post: 215055" data-attributes="member: 1006633"><p><strong><span style="font-size: 9px"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: #8b0000">Adamın biri, büyük bir şehre gelmişti. Çarşıyı gezerken güzel kokular satan attarların sokağına saptı. Dükkanlardan gül, menekşe, kokuları dalga dalga sokağa dökülüyordu. Adam birkaç adım attı. Güzel kokular başını döndürmüştü. Fazla dayanamadı, düşüp bayıldı.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 9px"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: #8b0000"></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 9px"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: #8b0000">Halk, bayılan adamın başına üşüşmüştü. Kimi kalbini yokluyor, bileklerini ovuyor, kimisi de gül suyu ile yüzünü yıkıyordu. Ne yaptılarsa adamı ayıltamamışlardı. Ferahlatıcı kokular, gülsuları boşuna harcanmış, adam bir türlü kendine gelememişti. Ve baygınlığı daha çok artmıştı. Çaresiz kaldılar. Etrafa haber salarak akrabalarını arattılar. Hiç kimse adama sahip çıkmıyor, saatler geçtiği halde adam da bir türlü kendine gelemiyordu. Akşama doğru oradan geçen bir debbağ (derileri terbiye eden) adamı tanımışta. Kalabalığa seslendi:</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 9px"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: #8b0000"></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 9px"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: #8b0000">"- Sakın ona gülsuyu serpmeyin! Ben onun hastalığının ne olduğunu biliyorum. Siz ona hiç dokunmayın, ben biraz sonra geleceğim..." diyerek uzaklaştı. Bir vîraneye girdi. Avucuna bir parça gübre aldı. Attarlar sokağına gelerek, gizlice, gübreyi bayılan adamın burnuna tuttu. Hayret!.. Adam kendine gelmeye başladı. Biraz sonra da ayağa kalktı. Debbağla birlikte yürüyerek gitti.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 9px"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: #8b0000"></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 9px"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: #8b0000">Bayılan adam da bir debbağdı. Yıllarca kokmuş deriler arasında pis kokulara alışmış, attarlar sokağında güzel kokulara dayanamayarak düşüp bayılmıştı.</span> </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 9px"><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 9px"><span style="font-family: 'Tahoma'">MESNEVİ:</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 9px"><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 9px"><span style="font-family: 'Tahoma'">- Mayıs böceği daima pislik taşır durur. Bu yüzden de gül suyundan bayılır. Onun ilacı yine pis kokulu şeylerdir. Çünkü ona alışmıştır, onunla hall ü hamur olmuştur.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 9px"><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 9px"><span style="font-family: 'Tahoma'">Nasîhatçiler de, kasvetli kişiyi, kendisine bir kapı açılması, iyileşmesi ve şifa bulması için hikmetli güzel sözlerle, amberle, gülsuyu ile tedavî etmek isterler.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 9px"><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 9px"><span style="font-family: 'Tahoma'">Kime öğüdün güzel kokusu fayda vermezse, muhakkak o, kötü kokulara alışmıştır.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 9px"><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 9px"><span style="font-family: 'Tahoma'">Sen de nurdan, öğütten, iyilik ve güzellikten nasîbini al!.. Burnunu pisliğe sokma da, mayıs böceği olma! İNSAN OL, İNSAN!..." </span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="hakka_yolcu, post: 215055, member: 1006633"] [B][SIZE=1][FONT=Tahoma][COLOR=#8b0000]Adamın biri, büyük bir şehre gelmişti. Çarşıyı gezerken güzel kokular satan attarların sokağına saptı. Dükkanlardan gül, menekşe, kokuları dalga dalga sokağa dökülüyordu. Adam birkaç adım attı. Güzel kokular başını döndürmüştü. Fazla dayanamadı, düşüp bayıldı. Halk, bayılan adamın başına üşüşmüştü. Kimi kalbini yokluyor, bileklerini ovuyor, kimisi de gül suyu ile yüzünü yıkıyordu. Ne yaptılarsa adamı ayıltamamışlardı. Ferahlatıcı kokular, gülsuları boşuna harcanmış, adam bir türlü kendine gelememişti. Ve baygınlığı daha çok artmıştı. Çaresiz kaldılar. Etrafa haber salarak akrabalarını arattılar. Hiç kimse adama sahip çıkmıyor, saatler geçtiği halde adam da bir türlü kendine gelemiyordu. Akşama doğru oradan geçen bir debbağ (derileri terbiye eden) adamı tanımışta. Kalabalığa seslendi: "- Sakın ona gülsuyu serpmeyin! Ben onun hastalığının ne olduğunu biliyorum. Siz ona hiç dokunmayın, ben biraz sonra geleceğim..." diyerek uzaklaştı. Bir vîraneye girdi. Avucuna bir parça gübre aldı. Attarlar sokağına gelerek, gizlice, gübreyi bayılan adamın burnuna tuttu. Hayret!.. Adam kendine gelmeye başladı. Biraz sonra da ayağa kalktı. Debbağla birlikte yürüyerek gitti. Bayılan adam da bir debbağdı. Yıllarca kokmuş deriler arasında pis kokulara alışmış, attarlar sokağında güzel kokulara dayanamayarak düşüp bayılmıştı.[/COLOR] MESNEVİ: - Mayıs böceği daima pislik taşır durur. Bu yüzden de gül suyundan bayılır. Onun ilacı yine pis kokulu şeylerdir. Çünkü ona alışmıştır, onunla hall ü hamur olmuştur. Nasîhatçiler de, kasvetli kişiyi, kendisine bir kapı açılması, iyileşmesi ve şifa bulması için hikmetli güzel sözlerle, amberle, gülsuyu ile tedavî etmek isterler. Kime öğüdün güzel kokusu fayda vermezse, muhakkak o, kötü kokulara alışmıştır. Sen de nurdan, öğütten, iyilik ve güzellikten nasîbini al!.. Burnunu pisliğe sokma da, mayıs böceği olma! İNSAN OL, İNSAN!..." [/FONT][/SIZE][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Mevlana ve Mevlevilik
Mesneviden İNSAN OL İNSAN
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst