Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Mevlana ve Mevlevilik
Mevlana, bugünün semazenlerine ne derdi?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="NuruAhsen" data-source="post: 174283" data-attributes="member: 857"><p><img src="http://img412.imageshack.us/img412/2434/mevlana2tq.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Arial'">Sema özellikle son yıllarda adeta folklorik bir hale dönüştü ve gerçek manası unutularak otantik bir “dans” haline getirildi. Düğünlerde, derneklerde, festivallerde, hatta içkili turistik mekânlarda bile icra edilir oldu. Mevlevilik ile yaptığı çalışmalarla tanınan Prof. Dr. Cihan Okuyucu ve Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç, bu durumdan oldukça mustaripler.</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Arial'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Arial'">Acaba Mevlana, bugün sema yaptığını iddia edenleri görseydi onlara ne derdi?</span></strong></p><p> <span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Mevlana Hazretleri bir gün kuyumcular çarşısından geçiyordu. Hal arkadaşı, mana yoldaşı Selahaddin Zerkub’un sarraf dükkânının önünden geçerken birden aşka geldi, semaya durdu. Çünkü dükkândan, altın döven kalfaların çekiç sesleri geliyordu. Ritimli çekiç sesleri, Mevlana’yı alıp götürmüştü başka bir âleme… Döndü, döndü, döndü... Döndükçe kâinat da onunla döndü, varlık ona eşlik etti. Selahaddin Zerkub, kalfalarına devam işareti verdi. “Dövmeye devam edin” dedi. “Altın varaklar ezilip dağılsa da bu tak taklar sürsün.” Madde dövüldükçe mana coşa geldi. Çekiç sesleri “Tak, tak!” dedikçe, Mevlana “Allah, Allah!” deyip döndü, semada kanat çırptı.</span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Yine bir gün Konya sokaklarında dolaşırken, avladığı tilkinin postunu kendi lehçesiyle “Dilku dilku!” diye bağırarak satan bir Türkmen’in bu nağmesinden cezbeye gelerek orada sema etmeye başladı. Çünkü “dilku” kelimesi Farsça’da “Gönül neredesin?” anlamına gelmekteydi ve kelimeyi bu manasıyla anlayan Hazreti Mevlana’ya yeterli malzeme çıkmaktaydı. </span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Sema, “dinlemek, işitmek, kulak vermek, işitilen söz” anlamlarına geliyor. Terim olarak ise; musiki nağmelerini dinlemeye, dinlerken vecde gelip kendinden geçmeye, oynayıp raks etmeye, tasavvuf ehlinin cezbe haliyle ayakta zikretmesine deniyor. </span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'">Mevleviliğin sembol zikri semada maksat ve niyet; ruhen yükselmek, Allah’a giden yolda mesafe almaktır. Semazen ne folklorik bir edayla dans edendir ne de sadece öylesine dönendir. O tıpkı Mevlana’nın Mesnevî’nin ilk beytinde “Dinle!” dediği gibi dinleyendir. Ve o dinleyişle ruhen yükselip ötelere kanat çırpandır. </span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Sema özellikle son yıllarda adeta folklorik bir hale dönüştü ve gerçek manası unutularak otantik bir “dans” haline getirildi. Düğünlerde, derneklerde, festivallerde, olur olmaz her yerde, hatta içkili turistik mekânlarda bile icra edilir oldu. Bu Mevlana’ya ve onun düşüncelerine gönül veren samimi Müslümanları rahatsız ederken aynı zamanda </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Mevleviliği semaya indirgeyen basit bir anlayışı da beraberinde getirdi.</span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'">17 Aralık Şeb-i Arus Törenleri’nin de yapılacağı bugünlerde bu konuya dikkat çekmek istedik. Ve Mevlana’yı, Mevleviliği, semayı ve semazenliği Mevlana uzmanı iki ilim adamına sorduk. Gördük ki onlar da aynı konudan mustaripler.......</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="NuruAhsen, post: 174283, member: 857"] [IMG]http://img412.imageshack.us/img412/2434/mevlana2tq.jpg[/IMG] [B][FONT=Arial]Sema özellikle son yıllarda adeta folklorik bir hale dönüştü ve gerçek manası unutularak otantik bir “dans” haline getirildi. Düğünlerde, derneklerde, festivallerde, hatta içkili turistik mekânlarda bile icra edilir oldu. Mevlevilik ile yaptığı çalışmalarla tanınan Prof. Dr. Cihan Okuyucu ve Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç, bu durumdan oldukça mustaripler. Acaba Mevlana, bugün sema yaptığını iddia edenleri görseydi onlara ne derdi?[/FONT][/B] [FONT=Arial] Mevlana Hazretleri bir gün kuyumcular çarşısından geçiyordu. Hal arkadaşı, mana yoldaşı Selahaddin Zerkub’un sarraf dükkânının önünden geçerken birden aşka geldi, semaya durdu. Çünkü dükkândan, altın döven kalfaların çekiç sesleri geliyordu. Ritimli çekiç sesleri, Mevlana’yı alıp götürmüştü başka bir âleme… Döndü, döndü, döndü... Döndükçe kâinat da onunla döndü, varlık ona eşlik etti. Selahaddin Zerkub, kalfalarına devam işareti verdi. “Dövmeye devam edin” dedi. “Altın varaklar ezilip dağılsa da bu tak taklar sürsün.” Madde dövüldükçe mana coşa geldi. Çekiç sesleri “Tak, tak!” dedikçe, Mevlana “Allah, Allah!” deyip döndü, semada kanat çırptı.[/FONT] [FONT=Arial] Yine bir gün Konya sokaklarında dolaşırken, avladığı tilkinin postunu kendi lehçesiyle “Dilku dilku!” diye bağırarak satan bir Türkmen’in bu nağmesinden cezbeye gelerek orada sema etmeye başladı. Çünkü “dilku” kelimesi Farsça’da “Gönül neredesin?” anlamına gelmekteydi ve kelimeyi bu manasıyla anlayan Hazreti Mevlana’ya yeterli malzeme çıkmaktaydı. [/FONT] [FONT=Arial] Sema, “dinlemek, işitmek, kulak vermek, işitilen söz” anlamlarına geliyor. Terim olarak ise; musiki nağmelerini dinlemeye, dinlerken vecde gelip kendinden geçmeye, oynayıp raks etmeye, tasavvuf ehlinin cezbe haliyle ayakta zikretmesine deniyor. [/FONT] [FONT=Arial]Mevleviliğin sembol zikri semada maksat ve niyet; ruhen yükselmek, Allah’a giden yolda mesafe almaktır. Semazen ne folklorik bir edayla dans edendir ne de sadece öylesine dönendir. O tıpkı Mevlana’nın Mesnevî’nin ilk beytinde “Dinle!” dediği gibi dinleyendir. Ve o dinleyişle ruhen yükselip ötelere kanat çırpandır. [/FONT] [FONT=Arial] Sema özellikle son yıllarda adeta folklorik bir hale dönüştü ve gerçek manası unutularak otantik bir “dans” haline getirildi. Düğünlerde, derneklerde, festivallerde, olur olmaz her yerde, hatta içkili turistik mekânlarda bile icra edilir oldu. Bu Mevlana’ya ve onun düşüncelerine gönül veren samimi Müslümanları rahatsız ederken aynı zamanda [/FONT] [FONT=Arial]Mevleviliği semaya indirgeyen basit bir anlayışı da beraberinde getirdi.[/FONT] [FONT=Arial]17 Aralık Şeb-i Arus Törenleri’nin de yapılacağı bugünlerde bu konuya dikkat çekmek istedik. Ve Mevlana’yı, Mevleviliği, semayı ve semazenliği Mevlana uzmanı iki ilim adamına sorduk. Gördük ki onlar da aynı konudan mustaripler.......[/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Mevlana ve Mevlevilik
Mevlana, bugünün semazenlerine ne derdi?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst