Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Mevlana ve Mevlevilik
Mevlânâ dergâhına dil uzatanın sonu!..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="&amp;#304;lim-irfan" data-source="post: 172163" data-attributes="member: 8679"><p><strong><span style="color: darkgreen">Emîr Ârif Çelebi, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin torunu, Sultan Veled’in oğludur. 1271 (H.670) senesinde doğdu. 1319 (H.719) senesinde Konya’da vefât etti. Kabri oradadır. Küçük yaşta dedesi Mevlânâ hazretlerinin teveccühlerine kavuştu. Babası Sultan Veled’den zâhirî ve bâtınî ilimleri öğrendi. Babasının vefâtından sonra onun halîfesi, vekîli oldu<img src="http://www.islamiforum.info/images/smilies/nokta.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />.</span></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>“İNCE BİLGİLER”DEN ANLATIYORDU!<img src="http://www.islamiforum.info/images/smilies/nokta.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Sultan Veled, bir gün oğlu Ârif Çelebi’ye; </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">“Evlâdım! Sen her nereye baksan, Mevlânâ’yı görür, Mevlânâ’dan bahsedersin. Küçük aklınla mârifetlerden, Allahü teâlânın zâtı ve sıfatlarına âit ince bilgilerden anlatırsın. Sen Mevlânâ’nın hâllerini ve makamlarını ve bu mârifetlerini nereden biliyorsun da, bize hiç tenezzül etmiyorsun?” diye sordu. Ârif Çelebi de; </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">“Efendim! Ben o yüce zâtı, mânevî âlemde gördüm. O da bu fakîri gördü ve kendi kemâlâtını görebilecek gözün bağışlanmasına vesîle oldu” diye cevap verdi<img src="http://www.islamiforum.info/images/smilies/nokta.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Lala Fahreddîn anlattı: </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">“Arada sırada Ârif Çelebi’yi kucağıma alıp, Hüsâmeddîn Çelebi hazretlerinin evine giderdim. Hüsâmeddîn Çelebi, bizi hep kapıda karşılar, Ârif’i kucağına alarak odaya kadar götürürdü. Ona her türlü yiyeceklerden, nefis şerbetlerden ziyâfet çekerdi. Daha önceden alıp hazır ettiği güzel elbiseleri, kendi eliyle giydirirdi. Gideceğimiz zaman da, onu omuzuna alıp eve kadar götürür ve; “Ah! Mümkün olsaydı da Ârif Çelebi’nin lalası olup hizmetiyle şereflenebilseydim. Zîrâ, onun nûrunun doğu ile batıyı kuşatacağını ve âleme ışık salacağını, makâmının çok yüce olacağını hocam Mevlânâ hazretleri haber verdiler. Ne mutlu o kimselere ki, Ârif Çelebi’nin hizmetiyle şereflenip, sevgilisi oluyorlar” diyerek, hasretini dile getirirdi.”</span></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>“BU ÖKÜZ DE NEDİR?<img src="http://www.islamiforum.info/images/smilies/nokta.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />”</strong></p><p><strong><span style="color: blue">Sultan Veled anlattı: </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">“Ârif Çelebi, beş yaşlarında idi. Bir gün, başı iple bağlı bir öküzün yularından tutmuş götürüyordu. Onu o hâlde görünce; “Ey Ârif, bu öküz de nedir? Onu nereye götürüyorsun?” dedim. Cevâbında; “Bu yular, filân beyin başına takılan yulardır. Çünkü Mevlânâ dergâhına dil uzatmaktadır” dedi. Çocuğun bu hâline güldüm, fakat üç gün sonra duyduk ki, o beyin evini yağma edip, başını kesmişler!<img src="http://www.islamiforum.info/images/smilies/nokta.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></strong></p><p></p><p></p><p><span style="color: blue"><span style="font-family: 'Tahoma'">Meşhurların Son Sözleri</span></span></p><p><span style="color: blue"><span style="font-family: 'Tahoma'">Vehbi Tülek</span></span> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong><a href="mailto:vehbi.tulek@tg.com.tr"><span style="color: #0066ff">vehbi.tulek@tg.com.tr</span></a></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>20 Aralık 2009 Pazar</strong></span></span> </p><p><strong><span style="color: red">TÜRKİYE GAZETESİ</span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="İlim-irfan, post: 172163, member: 8679"] [B][COLOR=darkgreen]Emîr Ârif Çelebi, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin torunu, Sultan Veled’in oğludur. 1271 (H.670) senesinde doğdu. 1319 (H.719) senesinde Konya’da vefât etti. Kabri oradadır. Küçük yaşta dedesi Mevlânâ hazretlerinin teveccühlerine kavuştu. Babası Sultan Veled’den zâhirî ve bâtınî ilimleri öğrendi. Babasının vefâtından sonra onun halîfesi, vekîli oldu[IMG]http://www.islamiforum.info/images/smilies/nokta.gif[/IMG].[/COLOR] “İNCE BİLGİLER”DEN ANLATIYORDU![IMG]http://www.islamiforum.info/images/smilies/nokta.gif[/IMG] [COLOR=blue]Sultan Veled, bir gün oğlu Ârif Çelebi’ye; “Evlâdım! Sen her nereye baksan, Mevlânâ’yı görür, Mevlânâ’dan bahsedersin. Küçük aklınla mârifetlerden, Allahü teâlânın zâtı ve sıfatlarına âit ince bilgilerden anlatırsın. Sen Mevlânâ’nın hâllerini ve makamlarını ve bu mârifetlerini nereden biliyorsun da, bize hiç tenezzül etmiyorsun?” diye sordu. Ârif Çelebi de; “Efendim! Ben o yüce zâtı, mânevî âlemde gördüm. O da bu fakîri gördü ve kendi kemâlâtını görebilecek gözün bağışlanmasına vesîle oldu” diye cevap verdi[IMG]http://www.islamiforum.info/images/smilies/nokta.gif[/IMG]. Lala Fahreddîn anlattı: “Arada sırada Ârif Çelebi’yi kucağıma alıp, Hüsâmeddîn Çelebi hazretlerinin evine giderdim. Hüsâmeddîn Çelebi, bizi hep kapıda karşılar, Ârif’i kucağına alarak odaya kadar götürürdü. Ona her türlü yiyeceklerden, nefis şerbetlerden ziyâfet çekerdi. Daha önceden alıp hazır ettiği güzel elbiseleri, kendi eliyle giydirirdi. Gideceğimiz zaman da, onu omuzuna alıp eve kadar götürür ve; “Ah! Mümkün olsaydı da Ârif Çelebi’nin lalası olup hizmetiyle şereflenebilseydim. Zîrâ, onun nûrunun doğu ile batıyı kuşatacağını ve âleme ışık salacağını, makâmının çok yüce olacağını hocam Mevlânâ hazretleri haber verdiler. Ne mutlu o kimselere ki, Ârif Çelebi’nin hizmetiyle şereflenip, sevgilisi oluyorlar” diyerek, hasretini dile getirirdi.”[/COLOR] “BU ÖKÜZ DE NEDİR?[IMG]http://www.islamiforum.info/images/smilies/nokta.gif[/IMG]” [COLOR=blue]Sultan Veled anlattı: “Ârif Çelebi, beş yaşlarında idi. Bir gün, başı iple bağlı bir öküzün yularından tutmuş götürüyordu. Onu o hâlde görünce; “Ey Ârif, bu öküz de nedir? Onu nereye götürüyorsun?” dedim. Cevâbında; “Bu yular, filân beyin başına takılan yulardır. Çünkü Mevlânâ dergâhına dil uzatmaktadır” dedi. Çocuğun bu hâline güldüm, fakat üç gün sonra duyduk ki, o beyin evini yağma edip, başını kesmişler![IMG]http://www.islamiforum.info/images/smilies/nokta.gif[/IMG][/COLOR][/B] [COLOR=blue][FONT=Tahoma]Meşhurların Son Sözleri[/FONT][/COLOR] [COLOR=blue][FONT=Tahoma]Vehbi Tülek[/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Tahoma][B][EMAIL="vehbi.tulek@tg.com.tr"][COLOR=#0066ff]vehbi.tulek@tg.com.tr[/COLOR][/EMAIL] 20 Aralık 2009 Pazar[/B][/FONT][/COLOR] [B][COLOR=red]TÜRKİYE GAZETESİ[/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Mevlana ve Mevlevilik
Mevlânâ dergâhına dil uzatanın sonu!..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst