Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Mevlana ve Mevlevilik
Mevlânâ’nın irtihali Şebi Arus
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="&amp;#304;lim-irfan" data-source="post: 171348" data-attributes="member: 8679"><p><strong><span style="color: blue">Bugün</span></strong> <strong>17 Aralık.</strong> <strong><span style="color: blue">17 Aralık, Hazreti Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi'nin ölmeden önce ölümünün Şeb-i Arus (düğün günü) ilân edilmesini vasiyet ettiği günün eylemleştirildiği gündür. Hz. Mevlânâ bugünde irtihal edip ahirete intikaleyledi.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Bu akşam bu münasebetle Konya'da</span></strong> <strong>"Mevlânâ Törenleri"<span style="color: blue">nin kapanış merasimi her yıl yapılır. Bu merasim ile böylece her yıl ihtifaller bitmiş olur.</span></strong></p><p><strong>17 Aralık</strong> <strong><span style="color: blue">akşamı yapılan merasime Şeb-i Arus deniliyor. Şeb-i Arus, Mevlevi tâbirlerindendir. Hz. Mevlânâ'nın ölüm gününün hatırası olarak yapılan merasim hakkında kullanılan bir ifadedir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">İkindiden sonra Kur'ân okunarak ve Ayn'ül-Cem yapılmak suretiyle icra edilen bu merasimin gecesine, aynı zamanda</span></strong> <strong>"Leyletü'l-Arus"</strong> <strong><span style="color: blue">da denilir.</span></strong> <strong>Şeb, <span style="color: blue">Farsca'da gece, leyl de Arapça'da gece demek olduğu için,tâbirlerin ikisi de bir mânâya delalet etmektedir.</span></strong></p><p><strong>"Mevlânâ Haftası"<span style="color: blue">nda Mevlânâ ile ilgili bazı şeyler konuşuldu. Maalesef</span></strong> <strong>"Mevlânâ Edebiyatı"<span style="color: blue"> yapıldı. Yapılanların pratiğe dönüşmesi için ne önlem alındı ve ne de bu yüce veli örnek alındı. Başlangıçtan bu yana da hiç örnek alınmamıştı. Böyle devam ederse bundan sonra da örnek alınacağına dair bir ümit ışığı yok.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Mevlânâ'ya bakınız. O, beşeriyeti arzu edilen medeniyet ve fazilet şahikasına çıkaracak ve istenilen huzura kavuşturacak yegâne düsturun Kur'ân-ı Kerim olduğuna inanır ve bu gerçeği haykırırdı.</span></strong> <strong>Hz. Mevlânâ bakınız ne diyor:</strong></p><p><strong><span style="color: blue">"Ben sağ olduğum müddetçe Kur'ân-ı Kerim'in kölesiyim...</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Ey insan! Sen güzellik Yûsufusun. Dünya kuyusuna atılmışsın. Seni bu müzlim kuyusundan çıkaracak, kurtaracak tek çare Hablullah (=Allah'ın ipi) olan Kur'ân-ı Kerim'e sıkı sıkı sarılmandır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Eğer sen mukaddes Kur'ân'ın dergâhına sığınırsan, orada bütün peygamberlerin ruhlarıyla görüşürsün..."</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Mevlânâ en büyük tad ve zevki Allah'a ibadet ve O'nu zikir mihrabında bulmuştur. Yine demiştir ki: "İbadet ruhun gıdası, can sefası, kalbin cilası ve gönlün Cenab-ı Hakk'a râbıtasıdır. Allah'a kulluk ve O'nu zikretmek, öyle bir nimet-i azimdir ki: Nefs şeytanı, o nimetten, o lokmadan yiyemedikçe nasıl Müslüman olur. Balık sudan ayrı yaşar mı?"</span></strong></p><p><strong>Mevlânâ Celaleddin-i Rumi'</strong>yi<strong><span style="color: blue"> kendi eserlerinden tedkik ettiğimizde, O'nun hakiki şahsiyetini şöyle sıralayabiliriz:</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">1- Allah-u Teâlâ'ya karşı fütursuz bir iman ve teslimiyetle beraber, volkanları andıran bir aşk ve ilahi muhabbet,</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">2- Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'e karşı noksansız itimat ve bağlılık, O'nun nurlu yolunda kemale eriş.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">3- Kur'ân-ı Kerim'i hakiki düstur bilerek herhâl ve emelini O'na uydurup dünya ve ahirete dair bütün işlerinde O'nun hükümlerinden ayrılmamak.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">4- Zikir ve ibadetin zevkinde fâni olarak en büylük neşeyi kul olmakta bulup O'ndan gayrıya bir nefes bile iltifat etmemek ve,</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">5- Hayat boyunca bütün hizmetlerini, din ve Allah (c.c.) yolunda yaparak insanların gaflet ve maddecilikten kurtulmalarını sağlamak.</span></strong></p><p><strong>Şimdi soruyorum:</strong></p><p><strong><span style="color: blue">Mevlânâ ihtifallerine katılanlar Mevlânâ'nın şahsiyetinden kendi şahsiyetlerine ne kazandırabilirler? Bir şey kazanamadılarsa yazık oldu kendilerine; hem de çok yazık...</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: red">Mevlüt Özcan - Milli Gazete</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">17/12/2009</span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="İlim-irfan, post: 171348, member: 8679"] [B][COLOR=blue]Bugün[/COLOR][/B] [B]17 Aralık.[/B] [B][COLOR=blue]17 Aralık, Hazreti Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi'nin ölmeden önce ölümünün Şeb-i Arus (düğün günü) ilân edilmesini vasiyet ettiği günün eylemleştirildiği gündür. Hz. Mevlânâ bugünde irtihal edip ahirete intikaleyledi.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Bu akşam bu münasebetle Konya'da[/COLOR][/B] [B]"Mevlânâ Törenleri"[COLOR=blue]nin kapanış merasimi her yıl yapılır. Bu merasim ile böylece her yıl ihtifaller bitmiş olur.[/COLOR][/B] [B]17 Aralık[/B] [B][COLOR=blue]akşamı yapılan merasime Şeb-i Arus deniliyor. Şeb-i Arus, Mevlevi tâbirlerindendir. Hz. Mevlânâ'nın ölüm gününün hatırası olarak yapılan merasim hakkında kullanılan bir ifadedir.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]İkindiden sonra Kur'ân okunarak ve Ayn'ül-Cem yapılmak suretiyle icra edilen bu merasimin gecesine, aynı zamanda[/COLOR][/B] [B]"Leyletü'l-Arus"[/B] [B][COLOR=blue]da denilir.[/COLOR][/B] [B]Şeb, [COLOR=blue]Farsca'da gece, leyl de Arapça'da gece demek olduğu için,tâbirlerin ikisi de bir mânâya delalet etmektedir.[/COLOR][/B] [B]"Mevlânâ Haftası"[COLOR=blue]nda Mevlânâ ile ilgili bazı şeyler konuşuldu. Maalesef[/COLOR][/B] [B]"Mevlânâ Edebiyatı"[COLOR=blue] yapıldı. Yapılanların pratiğe dönüşmesi için ne önlem alındı ve ne de bu yüce veli örnek alındı. Başlangıçtan bu yana da hiç örnek alınmamıştı. Böyle devam ederse bundan sonra da örnek alınacağına dair bir ümit ışığı yok.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Mevlânâ'ya bakınız. O, beşeriyeti arzu edilen medeniyet ve fazilet şahikasına çıkaracak ve istenilen huzura kavuşturacak yegâne düsturun Kur'ân-ı Kerim olduğuna inanır ve bu gerçeği haykırırdı.[/COLOR][/B] [B]Hz. Mevlânâ bakınız ne diyor:[/B] [B][COLOR=blue]"Ben sağ olduğum müddetçe Kur'ân-ı Kerim'in kölesiyim...[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Ey insan! Sen güzellik Yûsufusun. Dünya kuyusuna atılmışsın. Seni bu müzlim kuyusundan çıkaracak, kurtaracak tek çare Hablullah (=Allah'ın ipi) olan Kur'ân-ı Kerim'e sıkı sıkı sarılmandır.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Eğer sen mukaddes Kur'ân'ın dergâhına sığınırsan, orada bütün peygamberlerin ruhlarıyla görüşürsün..."[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Mevlânâ en büyük tad ve zevki Allah'a ibadet ve O'nu zikir mihrabında bulmuştur. Yine demiştir ki: "İbadet ruhun gıdası, can sefası, kalbin cilası ve gönlün Cenab-ı Hakk'a râbıtasıdır. Allah'a kulluk ve O'nu zikretmek, öyle bir nimet-i azimdir ki: Nefs şeytanı, o nimetten, o lokmadan yiyemedikçe nasıl Müslüman olur. Balık sudan ayrı yaşar mı?"[/COLOR][/B] [B]Mevlânâ Celaleddin-i Rumi'[/B]yi[B][COLOR=blue] kendi eserlerinden tedkik ettiğimizde, O'nun hakiki şahsiyetini şöyle sıralayabiliriz:[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]1- Allah-u Teâlâ'ya karşı fütursuz bir iman ve teslimiyetle beraber, volkanları andıran bir aşk ve ilahi muhabbet,[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]2- Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'e karşı noksansız itimat ve bağlılık, O'nun nurlu yolunda kemale eriş.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]3- Kur'ân-ı Kerim'i hakiki düstur bilerek herhâl ve emelini O'na uydurup dünya ve ahirete dair bütün işlerinde O'nun hükümlerinden ayrılmamak.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]4- Zikir ve ibadetin zevkinde fâni olarak en büylük neşeyi kul olmakta bulup O'ndan gayrıya bir nefes bile iltifat etmemek ve,[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]5- Hayat boyunca bütün hizmetlerini, din ve Allah (c.c.) yolunda yaparak insanların gaflet ve maddecilikten kurtulmalarını sağlamak.[/COLOR][/B] [B]Şimdi soruyorum:[/B] [B][COLOR=blue]Mevlânâ ihtifallerine katılanlar Mevlânâ'nın şahsiyetinden kendi şahsiyetlerine ne kazandırabilirler? Bir şey kazanamadılarsa yazık oldu kendilerine; hem de çok yazık...[/COLOR][/B] [B][COLOR=red]Mevlüt Özcan - Milli Gazete[/COLOR][/B] [B][COLOR=red]17/12/2009[/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Mevlana ve Mevlevilik
Mevlânâ’nın irtihali Şebi Arus
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst