Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Misafire ikram
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="gül damlasý" data-source="post: 222014" data-attributes="member: 10998"><p>Hazarda olsun seferde olsun, her Müslüman'ın birbirine ikramda bulunup yardımlaşmaları, İslam'ın genel ve en önemli prensiplerinden birisidir. Düşküne yardım elini uzatmak, yolcuyu takviye etmek, hasta ve kimsesizleri ziyaret edip tasa ve kederlerini dağıtmak... Kur'an-ı Kerim'de Allah Teala'nın emri, pratikte de Rasulullah'ın seve seve yaptığı ve ashabına sık sık yapmalarını tavsiye ettiği sünnetlerindendir.</p><p></p><p>Misafirlik sığınma ve korunma gibi bazı sebeplerden dolayı zarurî bir hal olduğu gibi, bazen de özellikle ziyaret kastıyla olan özel bir durumdur.</p><p></p><p>Her iki halde de, yanına gelen kimseye külfet de olsa bazı mükellefiyetler yüklemektedir. Konuğu rahat ettirmek, ihtiyaçlarını gidermek, gerektiği ölçüde yardımcı olmak v.s. ev sahibine düşen görevlerdir.</p><p></p><p>Kurtûbî, İbnü'l Arabî'nin: "Misafir kabul etmek farz-ı kifayedir." fikrini; bazı alimlerin de genel anlamıyla yiyecek ve barınacak yerlerin olmayışı sebebiyle köylerde vacip, şehirlerde ise, aralarda yiyecek (satılan yerler) ve sığınılacak (hanlar, oteller v.s.) yerler çok olduğu için vacip değildir, görüşlerini naklettikten sonra "Şüphesiz, misafir kerim, misafirlik de keramettir. Yabancıları kabul etmek farzdır." şeklinde kendi görüşünü beyan etmiştir. Ayrıca "Misafir kabul etmek mekarim-i âhlaktan olup İslam'ın adâbından, nebî ve salihlerin de ahlakındandır" sözleriyle de bu güzel adâba ve ahlâka teşvik etmiştir.</p><p></p><p>Görüşlerini naklettiğimiz İslam alimleri "misafir"le ilgili açıklamalar yaparken onların dinlerini araştırmamışlar, sorgulamamışlar ve genelde misafire ikramın ne denli büyük ve güzel bir ibadet olduğunu vurgu yapmışlardır. "Tanrı misafiri" deyimi bizim kültürümüzde çok önemli bir yer tutar. Barınmaya, korunmaya ve yiyeceğe ihtiyacı olan insanlar bir tanıdık ve yakınlık bulunmasa dahi bu kavram mucibince Allah'ın bir emaneti olarak kabul edilmiş ve yaratıcısına hürmeten ve O'nu ta'zimen O'nun kullarını hoşnut edebilmek için Müslümanlar bütün imkanlarını seferber etmişlerdir.</p><p></p><p>"Misafire ikram"daki bu geniş perspektif gereği bizim insanımız misafiri Yüce Yaradan'a izafe ederken sadece kendi inancından kullanılan ve özel bir anlamı olan Allah'tan ziyade neredeyse semavî ve beşerî bütün dinlerde o yüce yaratici için kullanilan "Tanri" kelimesini tercih etmiş ve "Tanri misafiri" diye "Bütün beşerin Allah'ın (c.c.) kulları olduğu" düsturuyla kabul etmiş ve misafire ikramı en büyük ibadetlerden kabul ederek yaratılana (misafire) ikram ve Yaratıcı'yı hoşnut etme ve O'nun rızasını kazanma gayreti içerisine girmiştir.</p><p></p><p>Peygamber Efendimiz bir hadislerinde: "Allah'a ve ahiret gününe inanan misafirine ikramda bulunsun. Bir gün ve bir geceden ibaret olan caizesini yerine getirsin." sözleriyle misafire ikramla imanı bir arada zikretmek suretiyle önemine işaret etmiştir. İmam-ı Gazali'nin naklettiğine göre "Bir gün İmam Malik (r.a.) kendisine misafir gelen İmam-ı Şafii hazretlerinin eline su dökmüş ve: "Sakın ha! Benden gördüğün hareket seni utandırmasın ve de şaşırtmasın. Zira misafire hizmet etmek farzdır." demiştir.</p><p></p><p>Nakledilen bu söz ve davranışlar açıkça gösteriyor ki, misafir kabul etmek ve ona ikram, izzette bulunmak Müslümanlar için önem verilmesi gereken inançla, insanlıkla ilgili bir konudur. Hal böyle olunca misafirlikle ilgili adap nedir? Suali önem kazanmaktadır. Öyleyse "Ev sahibi" ve "misafir" açısından adabı izah etmeliyiz.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="gül damlasý, post: 222014, member: 10998"] Hazarda olsun seferde olsun, her Müslüman'ın birbirine ikramda bulunup yardımlaşmaları, İslam'ın genel ve en önemli prensiplerinden birisidir. Düşküne yardım elini uzatmak, yolcuyu takviye etmek, hasta ve kimsesizleri ziyaret edip tasa ve kederlerini dağıtmak... Kur'an-ı Kerim'de Allah Teala'nın emri, pratikte de Rasulullah'ın seve seve yaptığı ve ashabına sık sık yapmalarını tavsiye ettiği sünnetlerindendir. Misafirlik sığınma ve korunma gibi bazı sebeplerden dolayı zarurî bir hal olduğu gibi, bazen de özellikle ziyaret kastıyla olan özel bir durumdur. Her iki halde de, yanına gelen kimseye külfet de olsa bazı mükellefiyetler yüklemektedir. Konuğu rahat ettirmek, ihtiyaçlarını gidermek, gerektiği ölçüde yardımcı olmak v.s. ev sahibine düşen görevlerdir. Kurtûbî, İbnü'l Arabî'nin: "Misafir kabul etmek farz-ı kifayedir." fikrini; bazı alimlerin de genel anlamıyla yiyecek ve barınacak yerlerin olmayışı sebebiyle köylerde vacip, şehirlerde ise, aralarda yiyecek (satılan yerler) ve sığınılacak (hanlar, oteller v.s.) yerler çok olduğu için vacip değildir, görüşlerini naklettikten sonra "Şüphesiz, misafir kerim, misafirlik de keramettir. Yabancıları kabul etmek farzdır." şeklinde kendi görüşünü beyan etmiştir. Ayrıca "Misafir kabul etmek mekarim-i âhlaktan olup İslam'ın adâbından, nebî ve salihlerin de ahlakındandır" sözleriyle de bu güzel adâba ve ahlâka teşvik etmiştir. Görüşlerini naklettiğimiz İslam alimleri "misafir"le ilgili açıklamalar yaparken onların dinlerini araştırmamışlar, sorgulamamışlar ve genelde misafire ikramın ne denli büyük ve güzel bir ibadet olduğunu vurgu yapmışlardır. "Tanrı misafiri" deyimi bizim kültürümüzde çok önemli bir yer tutar. Barınmaya, korunmaya ve yiyeceğe ihtiyacı olan insanlar bir tanıdık ve yakınlık bulunmasa dahi bu kavram mucibince Allah'ın bir emaneti olarak kabul edilmiş ve yaratıcısına hürmeten ve O'nu ta'zimen O'nun kullarını hoşnut edebilmek için Müslümanlar bütün imkanlarını seferber etmişlerdir. "Misafire ikram"daki bu geniş perspektif gereği bizim insanımız misafiri Yüce Yaradan'a izafe ederken sadece kendi inancından kullanılan ve özel bir anlamı olan Allah'tan ziyade neredeyse semavî ve beşerî bütün dinlerde o yüce yaratici için kullanilan "Tanri" kelimesini tercih etmiş ve "Tanri misafiri" diye "Bütün beşerin Allah'ın (c.c.) kulları olduğu" düsturuyla kabul etmiş ve misafire ikramı en büyük ibadetlerden kabul ederek yaratılana (misafire) ikram ve Yaratıcı'yı hoşnut etme ve O'nun rızasını kazanma gayreti içerisine girmiştir. Peygamber Efendimiz bir hadislerinde: "Allah'a ve ahiret gününe inanan misafirine ikramda bulunsun. Bir gün ve bir geceden ibaret olan caizesini yerine getirsin." sözleriyle misafire ikramla imanı bir arada zikretmek suretiyle önemine işaret etmiştir. İmam-ı Gazali'nin naklettiğine göre "Bir gün İmam Malik (r.a.) kendisine misafir gelen İmam-ı Şafii hazretlerinin eline su dökmüş ve: "Sakın ha! Benden gördüğün hareket seni utandırmasın ve de şaşırtmasın. Zira misafire hizmet etmek farzdır." demiştir. Nakledilen bu söz ve davranışlar açıkça gösteriyor ki, misafir kabul etmek ve ona ikram, izzette bulunmak Müslümanlar için önem verilmesi gereken inançla, insanlıkla ilgili bir konudur. Hal böyle olunca misafirlikle ilgili adap nedir? Suali önem kazanmaktadır. Öyleyse "Ev sahibi" ve "misafir" açısından adabı izah etmeliyiz. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Misafire ikram
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst