Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sorularla İslamiyet
Müceddid Yeniden Din Getirmez; Dini Yeniden İzah Eder.
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 125341" data-attributes="member: 27"><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: Red">Müceddidlik kurumu üzerine</span></span></span></p> <p style="text-align: center"></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkRed"><em>A. Beyaz: “Müceddid nedir? Neleri teyid eder? Geçmiş müceddidlerin fikirlerini mi? Yoksa İslâmiyet’in keşfine muhtaç olan meselelerini mi?” </em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkRed"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Müceddid, dini tecdit eden ve yenileyen demektir. <strong>Dîni yenilemek, yeni bir din getirmek veya yeni bir hüküm ihdas etmek demek değildir.</strong> Çünkü din, Hz. Peygamberle (asm) tamamlanmıştır. Dinin eksik bir ciheti de kalmamıştır. <strong>O halde dini yenilemek, aynı dini ve aynı hükümleri yeni bir îzâh tarzı ve yeni bir üslûpla yeniden tebliğ ve teklif etmek demektir.</strong> Müceddidler, Allah’ın emriyle ve izniyle, görevlendirildikleri <strong>çağın akıl, fikir ve zihin yapısına ve medeniyet anlayışına uygun biçimde Allah’ın dînini tebliğ ederler.</strong> <strong>Peygamber Efendimiz (asm) kıyamete kadar her yüz yılda bir müceddid-i din geleceğini haber vermiştir.</strong>1 </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Allah’ın dini sabittir. Fakat insanlar ve zaman çabuk değişmektedir. Son Peygamberden (asm) önce değişen ve bozulan anlayışları ve zihniyetleri Cenâb-ı Hak yeni bir peygamberle yeniden tebliğe ve teklife tâbi tutuyordu. <strong>Peygamber Efendimiz ile birlikte peygamberlik dönemi kapandıktan sonra ise bozulan fikirleri Cenâb-ı Hak müceddidler ile aydınlattı ve tamir etti.</strong> Yani bir bakıma önceki peygamberlerin tebliğ ve teklif görevlerini İslâmiyet döneminde müceddidleri yürüttüler. Nitekim Peygamber Efendimiz (asm), <strong>“Âlimler peygamberlerin vârisleridirler”</strong>2 sözü ile buna işâret buyururlar. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Müceddidin ana görevi, sarsılan Tevhid inancını yeniden onarmaktır. Müceddidlerin hemen hepsinin Tevhid öncelikli vazifelerle geldiklerini görüyoruz. Çünkü Tevhid dini için, Tevhîd esasının ve inancının sağlamlığı önemli bir husûsiyettir. <strong>Müceddidler çağlarındaki dinin yıpratılma çabalarının ağırlığına göre bazen kalbî bir yol açarak tasavvuf sâhasında; bazen akıl, ilim ve hikmet yoluyla fıkıh veya kelâm sahasında tecdid ve içtihad vazîfelerini yürütmüşlerdir. </strong>Kendilerinden önceki müceddidin fikirlerini tasdik ve teyid etmekle berâber, İslâmiyetin farklı bir yönünü keşfetmişler, Kur’ân’ı ve hadisleri yeni bir anlayışla yorumlamışlardır. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Fakat ilginçtir; hemen çoğu kendi devirlerindeki siyasetin ve hükümet erkânının gazabına uğramışlardır. İmam-ı Azam Ebû Hanîfe’den ve Ahmed b. Hanbel’den Bedîüzzaman Saîd Nursî’ye müceddidlerin çile doldurdukları hapishaneleri ümmet unutabilir mi? </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></strong></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">İslâmiyetin korunması bizzat Cenâb-ı Hakk’ın taahhüt ettiği bir mes’eledir. Cenâb-ı Hak, <strong>“Muhakkak Zikr’i biz indirdik; O’nun koruyucusu da elbet biziz”</strong>3 buyurarak, Kur’ân’ın ve Kur’ân’dan beslenen Tevhid inancının ve İslâmiyetin bizzat taraf-ı İlâhîce muhafaza altına alındığını beyan buyurmuştur. <strong>Öyleyse, Peygamberler dönemi kapandığına göre; Tevhîd İnancının muhafazasının muhakkik âlimler eliyle yapılması adetullaha da uygundur. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Çağımıza geldiğimizde; Batıda felsefenin, önceleri, Hıristiyanlığın ilk ve orta çağlarda inanç diye sunduğu var sayımlar ve hurâfeler yığınını eleştirmesi ve inkâr etmesi gayet tabiî ve eşyanın tabiatına uygun bir gelişme olarak tezâhür etti. Fakat aynı silâh İslâm ülkelerine taşınarak, İslâmiyetin, felsefenin girmeye hiç de ehil olmadığı Allah’a iman, ahiret gününe iman, meleklere îman ve kader, kazâ, hayır ve şer telakkîleri gibi temel inanç dinamikler “fen ve felsefe” silâhıyla vurulmaya kalkışılmamalıydı. <strong>Böylesi bir katliâmla Müslüman toplumlar inanç erozyonuna uğratılmış; buna da bilimsel gelişme süsü verilmiştir.</strong> Fen ve felsefenin verdiği inkâr veya vesvese ise geleneklere bağlı, taklitle elde edilmiş, teslimle ayakta duran ve marifetle yetinen bir inanç yapılanması temelden sarsıntı geçirmiştir. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"><strong>İşte son asrın bu haksız ve haddini aşan inanç ve fikir cinayetleri karşısında, Kur’ân’ın en has ve en büyük zâviyede değer verdiği imân esaslarını yeni bir üslûpla asrın nazarına yeniden sunan Bedîüzzaman Saîd Nursî, Müslüman’ın inanç yapısını tasdikten imâna, şehadet ve şuhuddan tahkîke, iz’ândan hakîkate ve burhana kapı açmak suretiyle “takviye için” vazifelendirilmiş bir müceddiddir.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"> <strong><span style="color: DarkRed">Cenâb-ı Hak, onun feyzinden bizi ve dünyamızı mahrum bırakmasın. Âmin. </span></strong></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p></p><p><u><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkGreen">Dipnotlar: </span></span></span></strong></u></p><p> <u><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkGreen">1. Ebû Dâvûd, Melâhim, 1; 2. Câmiü’s-Sağîr, 1/384; 3. Hicr Sûresi, 15/9.</span></span></span></strong></u></p><p></p><p> <p style="text-align: right"><u><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"> <strong><span style="font-size: 10px">Süleyman KÖSMENE</span></strong></span></span></span></u></p> <p style="text-align: right"><u><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkGreen">09.05.2009</span></span></span></strong></u> </p> <p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"><u><strong><span style="font-size: 10px">Yeniasya</span></strong></u></span></span></span></p> <p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: DarkRed"><span style="font-size: 12px">Geniş ve detaylı bilgiler için tıklayınız...</span></span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Red"><a href="http://www.tevhid.gen.tr/risale-i-nur-okuyoruz-aciklamali/23710-aciklamali-risale-i-nur-dersleri-ictihad-risalesi/" target="_blank">Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri - İçtihad Risalesi</a></span></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> </p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 125341, member: 27"] [CENTER][FONT=Comic Sans MS][SIZE=5][COLOR=Red]Müceddidlik kurumu üzerine[/COLOR][/SIZE][/FONT] [/CENTER] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkRed][I]A. Beyaz: “Müceddid nedir? Neleri teyid eder? Geçmiş müceddidlerin fikirlerini mi? Yoksa İslâmiyet’in keşfine muhtaç olan meselelerini mi?” [/I] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen]Müceddid, dini tecdit eden ve yenileyen demektir. [B]Dîni yenilemek, yeni bir din getirmek veya yeni bir hüküm ihdas etmek demek değildir.[/B] Çünkü din, Hz. Peygamberle (asm) tamamlanmıştır. Dinin eksik bir ciheti de kalmamıştır. [B]O halde dini yenilemek, aynı dini ve aynı hükümleri yeni bir îzâh tarzı ve yeni bir üslûpla yeniden tebliğ ve teklif etmek demektir.[/B] Müceddidler, Allah’ın emriyle ve izniyle, görevlendirildikleri [B]çağın akıl, fikir ve zihin yapısına ve medeniyet anlayışına uygun biçimde Allah’ın dînini tebliğ ederler.[/B] [B]Peygamber Efendimiz (asm) kıyamete kadar her yüz yılda bir müceddid-i din geleceğini haber vermiştir.[/B]1 [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen]Allah’ın dini sabittir. Fakat insanlar ve zaman çabuk değişmektedir. Son Peygamberden (asm) önce değişen ve bozulan anlayışları ve zihniyetleri Cenâb-ı Hak yeni bir peygamberle yeniden tebliğe ve teklife tâbi tutuyordu. [B]Peygamber Efendimiz ile birlikte peygamberlik dönemi kapandıktan sonra ise bozulan fikirleri Cenâb-ı Hak müceddidler ile aydınlattı ve tamir etti.[/B] Yani bir bakıma önceki peygamberlerin tebliğ ve teklif görevlerini İslâmiyet döneminde müceddidleri yürüttüler. Nitekim Peygamber Efendimiz (asm), [B]“Âlimler peygamberlerin vârisleridirler”[/B]2 sözü ile buna işâret buyururlar. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen]Müceddidin ana görevi, sarsılan Tevhid inancını yeniden onarmaktır. Müceddidlerin hemen hepsinin Tevhid öncelikli vazifelerle geldiklerini görüyoruz. Çünkü Tevhid dini için, Tevhîd esasının ve inancının sağlamlığı önemli bir husûsiyettir. [B]Müceddidler çağlarındaki dinin yıpratılma çabalarının ağırlığına göre bazen kalbî bir yol açarak tasavvuf sâhasında; bazen akıl, ilim ve hikmet yoluyla fıkıh veya kelâm sahasında tecdid ve içtihad vazîfelerini yürütmüşlerdir. [/B]Kendilerinden önceki müceddidin fikirlerini tasdik ve teyid etmekle berâber, İslâmiyetin farklı bir yönünü keşfetmişler, Kur’ân’ı ve hadisleri yeni bir anlayışla yorumlamışlardır. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen]Fakat ilginçtir; hemen çoğu kendi devirlerindeki siyasetin ve hükümet erkânının gazabına uğramışlardır. İmam-ı Azam Ebû Hanîfe’den ve Ahmed b. Hanbel’den Bedîüzzaman Saîd Nursî’ye müceddidlerin çile doldurdukları hapishaneleri ümmet unutabilir mi? [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen]İslâmiyetin korunması bizzat Cenâb-ı Hakk’ın taahhüt ettiği bir mes’eledir. Cenâb-ı Hak, [B]“Muhakkak Zikr’i biz indirdik; O’nun koruyucusu da elbet biziz”[/B]3 buyurarak, Kur’ân’ın ve Kur’ân’dan beslenen Tevhid inancının ve İslâmiyetin bizzat taraf-ı İlâhîce muhafaza altına alındığını beyan buyurmuştur. [B]Öyleyse, Peygamberler dönemi kapandığına göre; Tevhîd İnancının muhafazasının muhakkik âlimler eliyle yapılması adetullaha da uygundur. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen]Çağımıza geldiğimizde; Batıda felsefenin, önceleri, Hıristiyanlığın ilk ve orta çağlarda inanç diye sunduğu var sayımlar ve hurâfeler yığınını eleştirmesi ve inkâr etmesi gayet tabiî ve eşyanın tabiatına uygun bir gelişme olarak tezâhür etti. Fakat aynı silâh İslâm ülkelerine taşınarak, İslâmiyetin, felsefenin girmeye hiç de ehil olmadığı Allah’a iman, ahiret gününe iman, meleklere îman ve kader, kazâ, hayır ve şer telakkîleri gibi temel inanç dinamikler “fen ve felsefe” silâhıyla vurulmaya kalkışılmamalıydı. [B]Böylesi bir katliâmla Müslüman toplumlar inanç erozyonuna uğratılmış; buna da bilimsel gelişme süsü verilmiştir.[/B] Fen ve felsefenin verdiği inkâr veya vesvese ise geleneklere bağlı, taklitle elde edilmiş, teslimle ayakta duran ve marifetle yetinen bir inanç yapılanması temelden sarsıntı geçirmiştir. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen][B]İşte son asrın bu haksız ve haddini aşan inanç ve fikir cinayetleri karşısında, Kur’ân’ın en has ve en büyük zâviyede değer verdiği imân esaslarını yeni bir üslûpla asrın nazarına yeniden sunan Bedîüzzaman Saîd Nursî, Müslüman’ın inanç yapısını tasdikten imâna, şehadet ve şuhuddan tahkîke, iz’ândan hakîkate ve burhana kapı açmak suretiyle “takviye için” vazifelendirilmiş bir müceddiddir.[/B] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [CENTER][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen] [B][COLOR=DarkRed]Cenâb-ı Hak, onun feyzinden bizi ve dünyamızı mahrum bırakmasın. Âmin. [/COLOR][/B] [/COLOR][/SIZE][/FONT][/CENTER] [U][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=DarkGreen]Dipnotlar: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/U] [U][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=DarkGreen]1. Ebû Dâvûd, Melâhim, 1; 2. Câmiü’s-Sağîr, 1/384; 3. Hicr Sûresi, 15/9.[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/U] [RIGHT][U][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen] [B][SIZE=2]Süleyman KÖSMENE[/SIZE][/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][/U] [U][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=DarkGreen]09.05.2009[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/U] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen][U][B][SIZE=2]Yeniasya[/SIZE][/B][/U] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [CENTER][B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=DarkRed][SIZE=3]Geniş ve detaylı bilgiler için tıklayınız...[/SIZE][/COLOR][/FONT][/B] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=Red][URL="http://www.tevhid.gen.tr/risale-i-nur-okuyoruz-aciklamali/23710-aciklamali-risale-i-nur-dersleri-ictihad-risalesi/"]Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri - İçtihad Risalesi[/URL][/COLOR][/SIZE][/FONT] [/CENTER] [/RIGHT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sorularla İslamiyet
Müceddid Yeniden Din Getirmez; Dini Yeniden İzah Eder.
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst