Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman'dan Nasihatler
Muhakkak, Allah (dilerse) bu dini bir facir kisiyle de teyid eder
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="hulusi" data-source="post: 76364" data-attributes="member: 32"><p><span style="color: #ff0900">"Sen, ey riyakâr nefsim! Dine hizmet ettim diye gururlanma... sırrınca, müzekka olmadığın için, belki sen kendini o racül-ü facir bilmelisin; hizmetini, ubudiyetini, geçen nimetlerin şükrü ve vazife-i fıtrat ve farize-i hilkat ve netice-i sanat bil</span></p><p>İnsan, başarılarını Allah’ın bir lütfu bilmeli, böylece gurur ve kibir gibi hallerden kurtulmalıdır. Yoksa nefis daima onu aldatabilir. İnsan dine hizmet ettiğinden dolayı kendinde bir kibir hali hissettiğinde “Muhakkak, Allah (dilerse) bu dini bir facir kisiyle de teyid eder.” gerçeğini hatırlatmalı ve kendisinin o facir kişi olabileceğini düşünerek büyüklenme yerine tövbe ve istiğfar yoluna girmelidir.</p><p></p><p>Nefsimiz müzekkâ değildir, yani hatalardan tezkiye edilmiş temizlenmiş bir nefse sahip değiliz. Kötülüğü bize emreden nefsimiz, kendisini dinlemeyerek iyi bir iş gördüğümüzde bu defa bir başka kötülük olan kibirlenmeyi bize emreder.</p><p></p><p>Nefis, rahmani işlerde bile kendini öne çıkarmak ister. Ama yaptığı hizmetleri fıtri bir görev, yaratılışın bir neticesi olarak bilirse böyle hallerden kurtulur. Bir arı bal yaptığında gururlanmadığı gibi, böyle bir insan da hizmet ettiğinde bu iyiliği kendi nefsine veremez.</p><p></p><p>İyilikler Allah’tan kötülükler nefistendir. Bir öğrenci, iyi not aldığında “ben aldım” derken, kötü not aldığında ise “öğretmen verdi” der. Bu öğrenci psikolojisi aynen nefsin tabiatında da görülür. Yaptığı iyi şeyleri kendinden bilip gururlanırken, kötü şeyleri ise kadere verir, sorumluluktan kurtulmak ister. </p><p></p><p>Kur’an-ı Kerim, bunun tam aksini bizlere bildirir ve şöyle der: “Sana gelen her iyilik Allah’tan, her kötülük ise nefsindendir.” Kuyunun dibindeki bir insan, yukarıdan uzatılan bir zembile binip yükseldiğinde “ben kendim çıktım” demeye hakkı yoktur. Ama o zembile binmese, kuyu dibinde kalma sorumluluğu tümüyle ona aittir.</p><p></p><p>Allah’ın verdiği gözle ve Onun yarattığı ışıkla eşyayı görürüz. Ama gözümüzü kapadığımızda karanlıkta kalırız. “Görüyorum” diye gururlanmaya hakkımız yoktur. Görmemek ise bütünüyle bizim tercihimize bırakılmıştır.</p><p></p><p>Allah’ın verdiği göz ile, Allah’ın yarattığı şeylere bakıp “Maşaallah, Rabb’imiz ne güzel yaratmış” demek bir tefekkürdür, bir iyiliktir ve Allah’tandır. Bu gözü haram şeylere çevirmek, veya “tabiat ne güzel yapmış” diye bakmak haddi aşmaktır, kötülüktür ve nefse aittir. </p><p></p><p>İnsana düşen görev, iyilikleri Allah’tan bilip gurur yerine şükretmek, kötülükleri nefsinden bilip istiğfar etmektir. Şükür, nimetin artmasına, istiğfar da kusurların azalmasına sebebiyet verir.</p><p><span style="color: #ff0000">İlm-i Heyet </span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="hulusi, post: 76364, member: 32"] [color=#ff0900]"Sen, ey riyakâr nefsim! Dine hizmet ettim diye gururlanma... sırrınca, müzekka olmadığın için, belki sen kendini o racül-ü facir bilmelisin; hizmetini, ubudiyetini, geçen nimetlerin şükrü ve vazife-i fıtrat ve farize-i hilkat ve netice-i sanat bil[/color] İnsan, başarılarını Allah’ın bir lütfu bilmeli, böylece gurur ve kibir gibi hallerden kurtulmalıdır. Yoksa nefis daima onu aldatabilir. İnsan dine hizmet ettiğinden dolayı kendinde bir kibir hali hissettiğinde “Muhakkak, Allah (dilerse) bu dini bir facir kisiyle de teyid eder.” gerçeğini hatırlatmalı ve kendisinin o facir kişi olabileceğini düşünerek büyüklenme yerine tövbe ve istiğfar yoluna girmelidir. Nefsimiz müzekkâ değildir, yani hatalardan tezkiye edilmiş temizlenmiş bir nefse sahip değiliz. Kötülüğü bize emreden nefsimiz, kendisini dinlemeyerek iyi bir iş gördüğümüzde bu defa bir başka kötülük olan kibirlenmeyi bize emreder. Nefis, rahmani işlerde bile kendini öne çıkarmak ister. Ama yaptığı hizmetleri fıtri bir görev, yaratılışın bir neticesi olarak bilirse böyle hallerden kurtulur. Bir arı bal yaptığında gururlanmadığı gibi, böyle bir insan da hizmet ettiğinde bu iyiliği kendi nefsine veremez. İyilikler Allah’tan kötülükler nefistendir. Bir öğrenci, iyi not aldığında “ben aldım” derken, kötü not aldığında ise “öğretmen verdi” der. Bu öğrenci psikolojisi aynen nefsin tabiatında da görülür. Yaptığı iyi şeyleri kendinden bilip gururlanırken, kötü şeyleri ise kadere verir, sorumluluktan kurtulmak ister. Kur’an-ı Kerim, bunun tam aksini bizlere bildirir ve şöyle der: “Sana gelen her iyilik Allah’tan, her kötülük ise nefsindendir.” Kuyunun dibindeki bir insan, yukarıdan uzatılan bir zembile binip yükseldiğinde “ben kendim çıktım” demeye hakkı yoktur. Ama o zembile binmese, kuyu dibinde kalma sorumluluğu tümüyle ona aittir. Allah’ın verdiği gözle ve Onun yarattığı ışıkla eşyayı görürüz. Ama gözümüzü kapadığımızda karanlıkta kalırız. “Görüyorum” diye gururlanmaya hakkımız yoktur. Görmemek ise bütünüyle bizim tercihimize bırakılmıştır. Allah’ın verdiği göz ile, Allah’ın yarattığı şeylere bakıp “Maşaallah, Rabb’imiz ne güzel yaratmış” demek bir tefekkürdür, bir iyiliktir ve Allah’tandır. Bu gözü haram şeylere çevirmek, veya “tabiat ne güzel yapmış” diye bakmak haddi aşmaktır, kötülüktür ve nefse aittir. İnsana düşen görev, iyilikleri Allah’tan bilip gurur yerine şükretmek, kötülükleri nefsinden bilip istiğfar etmektir. Şükür, nimetin artmasına, istiğfar da kusurların azalmasına sebebiyet verir. [color=#ff0000]İlm-i Heyet [/color] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman'dan Nasihatler
Muhakkak, Allah (dilerse) bu dini bir facir kisiyle de teyid eder
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst