Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Site Yönetimi ve Forum Duyuruları
Dini Gün ve Geceler
Muhteşem Fırsat: Zilhicce'nin On Günü; Leyali-i Aşere
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="genc_kalem" data-source="post: 167048" data-attributes="member: 15919"><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: red"><strong>Efendimizin muhteşem müjdesi nedir?</strong></span></span></span></p><p> </p><p style="text-align: center"><img src="http://www.moralhaber.net/resimler/haberler/70249.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Tahoma'">Kurban Bayramından önceki Zilhicce'nin ilk on gününün sevabı nedir? Bu gece hakkında Peygamber Efendimizin müjdesi nedir? Cemil Tokpınar yazdı.</span></p><p></p><p><strong><span style="font-size: 10px"><span style="color: #800000">Muhteşem bir hazine olan ve adeta küçük bir Ramazan gibi ihya edilmesi gereken Zilhicce'nin ilk on günü bu akşam başlıyor. Zilhiccenin ilk on gününü oruç ve ibadetle geçirmek büyük sevaplara vesile oluyor.</span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 10px">Cemil Tokpınar'ın yazısı</span></strong></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><strong><span style="color: #800000">Muhteşem Bir Fırsat: Zilhicce'nin İlk On Günü</span></strong></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">Ramazanın yarısından sonra başlayan ayrılık hüznü, Kadir Gecesinden sonra artar ve son teravih-son oruçla birlikte zirveye çıkar. Artık rahmet ve mağfiret ayı bitmekte, bire bin verilen geceler veda etmektedir. Maneviyata duyarlı nice mü’min gözyaşı döker, hatta bayramı buruk geçirir. </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">Şevval ayında tutulan altı oruç acılı yüreklerimizi bir derece teskin eder. Sanki Ramazanın küçük bir uzantısını yaşarız. Kurban Bayramından önceki Zilhicce’nin ilk on günü ise, Ramazandaki bol sevaplı ve çok feyizli ibadetlerden ayrılan mahzun gönüllerimize âdeta bir “teselli armağanı”dır. “Keşke Ramazan biraz uzun olsaydı…” ya da “Ah, Ramazanı hakkıyla ihya edebilseydim…” diye yanan gönüllerimize muhteşem bir fırsattır bu on gece. </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #800000">Kur’an-ı Kerim’de Fecr Suresinin başında, “On geceye yemin olsun ki…” ifadeleriyle bahsedilen bu on gecenin ne muazzam bir hazine olduğunu ne yazık ki hakkıyla bilemiyoruz.</span></span></strong> </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">Bazı kaynaklarda bu on gecenin Ramazan’ın son on günü veya Muharrem’in onuncu gününe (Aşure Gününe) kadar olan on gün olduğu kayıtlı olsa da genel görüş ve kabul, bu mübarek on günün Zilhicce ayının ilk on günü olduğudur. Bu seneki takvime göre bu on gün 18-27 Kasım tarihleri arasıdır.</span></p><p><span style="font-size: 10px">Kamerî ayların 12’ncisi olan Zilhicce ayı, İslâm’ın beş esasından biri olan hac ibadetinin yerine getirildiği umumi af ve bağışlanma ayıdır. İşte bu mübarek ayın yukarıda da ifade ettiğimiz birinden onuna kadar olan zaman dilimi “leyâli-i aşere”, yani on mübarek gecedir. 10. gün Kurban Bayramı’nın ilk günüdür. </span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #800000">İşte bu günlerin kıymetini anlatan Sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) muhteşem müjdesi:</span></span></strong></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">“Allah'a ibadet edilecek günler içinde Zilhicce'nin ilk on gününden daha sevimli günler yoktur. O günlerde tutulan her günün orucu bir senelik oruca, her gecesinde kılınan namazlar da Kadir Gecesine denktir.” (Tirmizi: Savm, 52; İbn Mace: Sıyam, 39)</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Demek ki, bugünlerde tutulan bir oruç, 360 gün oruca bedeldir.</strong> </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">Rabbimizin rahmet ve bereketi o kadar coşmaktadır ki, bir günlük oruca bir yıllık oruç sevabı vermektedir. Böyle güzel ve tatlı bir müjdeye ilgisiz kalmak mümkün mü? Bu gecelerin Kadir Gecesine benzetilmesi ise, ayrı bir güzelliktir. Çünkü, Kadir Gecesi bin aydan hayırlıdır ve 83 yıllık ibadete bedeldir.</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><strong><span style="color: #800000">Yine Efendimizden (s.a.v.) harika bir teşvik cümlesi:</span></strong></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">“Allah indinde Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve tekbiri çok söyleyin!” (Abd b. Humeyd, Müsned, 1/257) </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">Tesbih, sübhanellah; tahmid, elhamdülillah; tehlil, lâilâheillâllah; tekbir ise Allahu ekber demektir. Tesbih, tahmid ve tekbirin namazın çekirdekleri hükmünde olduğunu düşünürsek, bugünlerde nafile namazları arttırmanın ne kadar büyük sevap olduğunu anlayabiliriz.</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">Yukarıdaki hadisi destekleyen şöyle bir rivayet daha vardır: “Günlerden hiçbiri yoktur ki onlarda yapılan bir iş Zilhicce’nin ilk on gününde yapılan işten daha faziletli ve yüce, Allah’a daha sevimli olsun…” (Tirmizi, Savm: 52; Darimî, Savm: 52)</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">İbni Abbas'ın şu rivayeti ise, bugünlerdeki ibadetin cihattan bile faziletli olduğunu gösteriyor:</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam şöyle buyurdu:</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">— Allah katında içinde bulunduğumuz şu günler (Zilhicce'nin ilk on günün)deki salih amelden daha sevimli (salih amelin bulunacağı) başka günler yoktur.</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">Sahabeler, sordular:</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">— Yâ Resulallah, Allah yolunda cihad da mı?</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">R</span><span style="font-size: 10px">esulullah (s.a.v.) cevap verdi:</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">— Evet, Allah yolunda cihad da. Meğer ki bir adam canıyla ve malıyla cihada çıkıp da kendisine ait mal ve candan hiçbir şeyi geri getiremez olursa, o başka. (İbni Mâce, Sıyam: 39.İbni Hacer, 5:119)</span></p><p><span style="font-size: 10px">Buna göre, cihada çıkıp malını feda edip kendisi de şehit olan kimsenin ameli bu on gündeki amelden daha faziletlidir.</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Bugünlerde oruç tutup, gündüzünü ve gecelerini de ibadetle geçirmek hem affa, hem de büyük sevaplar elde etmeye vesile olur. </strong></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #800000">Bu on gün içinde Arefe gününün yeri ise bambaşkadır.</span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Arefe günü tutulan oruç hakkında şöyle buyurmaktadır: </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">“Arefe günü tutulan oruç, geçmiş bir senenin ve gelecek senenin günahlarına kefaret olur.” (Tergîb ve Terhîb Trc, 2. 457) </span></p><p><span style="font-size: 10px">Hz. Ebu Bekir’in oğlu Abdurrahman Arefe günü kardeşi Hz. Aişe’nin (r.a.) huzuruna girdi. Hz. Aişe oruçlu olduğu için hararetten dolayı üzerine su dökülüyordu. Abdurrahman ona:</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">— Orucunu boz, dedi. Hz. Aişe:</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">— Resulüllahın (s.a.v.), “Arefe günü oruç tutmak, kendisinden önceki senenin günahlarına kefaret olur” dediğini işittiğim halde iftar mı edeyim, dedi. (Tergîb ve Terhîb Trc, 2. 458)</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">“Kefaret olur”, günahları örter, affettirir, demektir. Bizim gibi neredeyse bir günah denizinde yüzen ahir zaman Müslümanları için bundan daha büyük bir müjde olabilir mi? İşte af ve mağfiret fırsatı!</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">Başka bir rivayette ise Hz. Aişe şöyle demiştir:</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">— Arefe gününün orucu bin gün oruç tutmak gibidir. (Tergîb ve Terhîb Trc, 2. 460)</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">Demek ki, bir günlük arefe orucu, üç yıllık normal günlerde tutulan oruç sevabına denktir.</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">Efendimiz, bugünün faziletini şöyle anlatır:</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">— Arefe günü gelince, Yüce Allah rahmetini saçar. Hiçbir gün o günde olduğu kadar insan cehennemden âzâd olunmaz. Kim Arefe günü gerek dünya ve gerekse âhiret ile ilgili olarak Allâh’tan bir şey isterse, Allâh onun dileğini karşılar. </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">Yine konuyla ilgili bir hadis şöyledir:</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">“Arefe gününden daha faziletli bir gün yoktur. Allahü Teâla o gün, yer ehli ile meleklere karşı övünür ve (Arafat’taki hacıları kast ederek) şöyle buyurur: </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">— Kullarıma bir bakın. Saçları başları dağınık, toz toprak içinde her uzak ilden bana geldiler. Bu halleri ile onlar, rahmetimi ümit etmekteler, azabımdan dahi korkmaktalar. Şahit olunuz, onları bağışladım. Onların yerlerini cennet eyledim.</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">Melekler derler ki: </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">— Onların arasında biri var ki; yalancıktan bu işi yapar. Falan kadın da öyle. </span></p><p><span style="font-size: 10px">Allahü Teâla şöyle buyurur:</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">— Onları da bağışladım. </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">Arefe günü olduğu kadar, hiçbir gün cehennemden daha çok azad edilen olmaz.”</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">Bu arada şunu hatırlatalım: Hadislerde zikredilen Zilhicce'nin ilk on gününden maksat ilk dokuz günüdür. Çünkü Zilhicce'nin onuncu günü Kurban Bayramının birinci günüdür, bugün oruçlu olmak caiz değildir; ancak o gün de ibadet günüdür. Müstehap olan oruç, Kurban Bayramından önceki ilk dokuz gündür. On geceye ise, Kurban Bayramının gecesi dahildir. Çünkü geceler önce gelmektedir.</span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">Ayrıca Zilhicce'nin sekizinci gününe “terviye günü” dokuzuncusuna “Arefe günü”; Kurban bayramı gününe (onuncu güne) “nahr=kurban günü”, ondan sonraki üç güne de “teşrik günleri” denilmiştir. </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: red"><strong><em>Bu on günü hangi ibadetlerle değerlendirmeliyiz?</em></strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">Her şeyden önce her zaman ve zeminde en vazgeçilmez ibadet olan beş vakit namazı asla ihmal etmemeliyiz. Çünkü, hiçbir nafile ibadet farzların yerini tutamaz. Namazlarda cemaate katılmak için gayret etmeli, daha bir dikkat ve huşu ile eda etmeliyiz. Mümkünse bugünlerde oruç tutup zamanımızı Kur’an, istiğfar, salâvat, zikir ve dua ile geçirmeliyiz. Her zaman yapamayanlar bile hiç değilse bugünlerde kuşluk, evvabin, teheccüt gibi namazları kılmalı, affa nail olmak için çırpınmalıdır.</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">Hatta affa ve rızaya nail olmayı hedef kabul ederek, bu on günü sanki Ramazanın son on günüymüş gibi geçirmeliyiz. Buna güç yetiremeyenler, hiç değilse arefe gününü ve bir gün öncesini oruçla ve ibadetle geçirmelidirler. On gece içinde, bilhassa terviye, arefe ve bayram gecelerini ihya etmenin özel bir yeri vardır. </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">Arefe günü bin İhlâs Suresi okumak çok faziletlidir. Çünkü arefe, tevhidin, azamet ve kibriyanın tam hissedilip ilân edildiği gündür. Bunun için Arefe gününün sabah namazında başlayıp bayramın dördüncü gününün ikindi namazına kadar 23 vakit farzlardan sonra teşrik tekbirlerini getirmek vaciptir. Hatta bu tekbirleri on gün içinde müsait oldukça söylemek büyük sevaptır.</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">Bugünlerde milyonlarca mü’min haccetmek için mukaddes topraklara gitmiş, kimi Kâbe’yi tavaf ediyor, kimi ağlayarak dua ediyor, kimi Medine’de Ravza-yı Mutahharada gözyaşı döküyor, kimi zikir ve dua ile sa’y ediyor, kimi Makam-ı İbrahim’de gözyaşıyla namaz kılıyor, kimi Mültezem’de af için yalvarıyor… Hepsi kendileri ve mü’minler için af, mağfiret, rıza, tevfik ve hidayet istiyor. Arefe günü ise, hepsi Arafat’a gelmiş, “Lebbeyk, Allahümme Lebbeyk” sadalarıyla asumanı inletiyor, gözyaşıyla kıldıkları namaz ve ettikleri dua ile Rabbimizin rahmetine sığınıyor.</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">İşte kendimizi hayalen hacda hissetmek, onları izleyerek kendimizi onların içinde saymak yoluyla manevî bir hâl kazanabiliriz. İnşallah dua ve ibadetlerimizin hacıların yaptıkları ubudiyete dahil olmasını ümit ederek ibadet edelim.</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">Şunu da unutmayalım ki, hadislerde verilen müjdelere nail olmak için o günleri nicelik ve nitelik olarak en üst seviyede değerlendirmemiz gerekir. Böylece bambaşka bir hâlete bürünür, ibadetin hazzını yaşar, inşallah </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">Kurban bayramına affedilmiş olarak girebiliriz.</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: red"><em><strong>On Günlük İhyanın Püf Noktaları</strong></em></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><em><strong>Birçok insan bugünlerin kıymetini bildiği halde günlük işlerin ve ilişkilerin içinde tam bir ihya programı yapamıyor. Ya unutuyor ya dünya işlerine zaman ayırıyor ya da tam istifade edemiyor. Bunun için şu basit, ama etkili tavsiyelere dikkat edin:</strong></em></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red"><strong>1. Bu yılki miladî takvime göre, 18 Kasım 27 Kasım arası arasına rastlayan Zilhicce’nin ilk on gününü ajandanıza veya her gün gördüğünüz bir yere not edin.</strong></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: red"><strong>2. Bu on gün içinde sizi meşgul edecek misafirlik, yolculuk ve yorucu işlerden uzak durun. Bu tür programları ya öne alın veya erteleyin.</strong></span></p><p> </p><p><strong><span style="color: red">3. Seçici olmadan maç, dizi, haber izlemek gibi boş ve sizi ilgilendirmeyen işlere zaman ayırmaktan her zaman kaçının; bu on günde ise daha bir titiz olun.</span></strong></p><p> </p><p><span style="color: red"><strong>4. Bugünlerde sağlığınıza özel bir önem verin ki, ibadet ve zikirden geri kalmayın. Ameliyat ve uzun tedavileri bugünlere denk getirmeyin.</strong></span></p><p> </p><p><span style="color: red"><strong>5. Eğer ev hanımı, emekli, yaşlı gibi mesaiye bağlı bir işiniz yoksa bu on günü sanki i’tikafa girmiş gibi dolu dolu geçirin.</strong></span></p><p> </p><p><span style="color: red"><strong>6. Öğrenci, memur, işçi gibi belirli bir uğraşınız varsa, mümkün olduğu kadar izin ya da tatil günlerinde oruç ve ibadete ağırlık verin.</strong></span></p><p> </p><p><span style="color: red"><strong>7. İş, okul vs. sizi mutlaka meşgul etse bile aralardaki “ölü zamanları” değerlendirin. Bunlardan kastımız, iş ve okula gidip gelirken, teneffüs, sıra bekleme gibi durumlardaki boş zamanlardır. Bu zamanları Kur’an, salavat, dua, istiğfar ve zikirle değerlendirin.</strong></span></p><p> </p><p><span style="color: red"><strong>8. Yanınızda sürekli küçük ebatlı bir Kur’an veya bir evrad kitabı taşıyın. Boş zamanlarda birkaç sayfa bile okusanız kârdır.</strong></span></p><p> </p><p><span style="color: red"><strong>9. Kur’an okumasını bilmeseniz bile, ezberinizde olan sureleri defalarca okumanız büyük sevaptır.</strong></span></p><p> </p><p><span style="color: red"><strong>10. Bu on gecede daha az uykuyla idare edin ve uykunuzu kaçıracak çay, kahve gibi içecekleri daha çok tüketin.</strong></span></p><p> </p><p><span style="color: red"><strong>11. On günün tümünde oruçlu olamadıysanız fırsat bulduğunuz gün Cuma’ya denk gelse bile yine oruç tutun. Çünkü, başka günlerde tutmaya imkanı olduğu halde Cuma günü tutmak mekruhtur. Öyle bile olsa, mekruh sevabından biraz eksilir demektir, yoksa hiç tutmayan zaten hiç sevap kazanmamış olur.</strong></span></p><p> </p><p><strong><span style="color: red">12. Zaman kazanmak için bayramlık ve kurbanlık alış verişini önceden yapmaya çalışın.</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: blue"><em>*moralhaber.net ten alıntıdır.</em></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="genc_kalem, post: 167048, member: 15919"] [FONT=Arial][SIZE=5][COLOR=red][B]Efendimizin muhteşem müjdesi nedir?[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [CENTER][IMG]http://www.moralhaber.net/resimler/haberler/70249.jpg[/IMG][/CENTER] [LEFT][FONT=Tahoma]Kurban Bayramından önceki Zilhicce'nin ilk on gününün sevabı nedir? Bu gece hakkında Peygamber Efendimizin müjdesi nedir? Cemil Tokpınar yazdı.[/FONT][/LEFT] [B][SIZE=2][COLOR=#800000]Muhteşem bir hazine olan ve adeta küçük bir Ramazan gibi ihya edilmesi gereken Zilhicce'nin ilk on günü bu akşam başlıyor. Zilhiccenin ilk on gününü oruç ve ibadetle geçirmek büyük sevaplara vesile oluyor.[/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=2]Cemil Tokpınar'ın yazısı[/SIZE][/B] [SIZE=2][B][COLOR=#800000]Muhteşem Bir Fırsat: Zilhicce'nin İlk On Günü[/COLOR][/B][/SIZE] [SIZE=2]Ramazanın yarısından sonra başlayan ayrılık hüznü, Kadir Gecesinden sonra artar ve son teravih-son oruçla birlikte zirveye çıkar. Artık rahmet ve mağfiret ayı bitmekte, bire bin verilen geceler veda etmektedir. Maneviyata duyarlı nice mü’min gözyaşı döker, hatta bayramı buruk geçirir. [/SIZE] [SIZE=2]Şevval ayında tutulan altı oruç acılı yüreklerimizi bir derece teskin eder. Sanki Ramazanın küçük bir uzantısını yaşarız. Kurban Bayramından önceki Zilhicce’nin ilk on günü ise, Ramazandaki bol sevaplı ve çok feyizli ibadetlerden ayrılan mahzun gönüllerimize âdeta bir “teselli armağanı”dır. “Keşke Ramazan biraz uzun olsaydı…” ya da “Ah, Ramazanı hakkıyla ihya edebilseydim…” diye yanan gönüllerimize muhteşem bir fırsattır bu on gece. [/SIZE] [SIZE=2][B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=#800000]Kur’an-ı Kerim’de Fecr Suresinin başında, “On geceye yemin olsun ki…” ifadeleriyle bahsedilen bu on gecenin ne muazzam bir hazine olduğunu ne yazık ki hakkıyla bilemiyoruz.[/COLOR][/FONT][/B] [/SIZE] [SIZE=2]Bazı kaynaklarda bu on gecenin Ramazan’ın son on günü veya Muharrem’in onuncu gününe (Aşure Gününe) kadar olan on gün olduğu kayıtlı olsa da genel görüş ve kabul, bu mübarek on günün Zilhicce ayının ilk on günü olduğudur. Bu seneki takvime göre bu on gün 18-27 Kasım tarihleri arasıdır.[/SIZE] [SIZE=2]Kamerî ayların 12’ncisi olan Zilhicce ayı, İslâm’ın beş esasından biri olan hac ibadetinin yerine getirildiği umumi af ve bağışlanma ayıdır. İşte bu mübarek ayın yukarıda da ifade ettiğimiz birinden onuna kadar olan zaman dilimi “leyâli-i aşere”, yani on mübarek gecedir. 10. gün Kurban Bayramı’nın ilk günüdür. [/SIZE] [SIZE=2][B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=#800000]İşte bu günlerin kıymetini anlatan Sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) muhteşem müjdesi:[/COLOR][/FONT][/B][/SIZE] [SIZE=2]“Allah'a ibadet edilecek günler içinde Zilhicce'nin ilk on gününden daha sevimli günler yoktur. O günlerde tutulan her günün orucu bir senelik oruca, her gecesinde kılınan namazlar da Kadir Gecesine denktir.” (Tirmizi: Savm, 52; İbn Mace: Sıyam, 39)[/SIZE] [SIZE=2][B]Demek ki, bugünlerde tutulan bir oruç, 360 gün oruca bedeldir.[/B] [/SIZE] [SIZE=2]Rabbimizin rahmet ve bereketi o kadar coşmaktadır ki, bir günlük oruca bir yıllık oruç sevabı vermektedir. Böyle güzel ve tatlı bir müjdeye ilgisiz kalmak mümkün mü? Bu gecelerin Kadir Gecesine benzetilmesi ise, ayrı bir güzelliktir. Çünkü, Kadir Gecesi bin aydan hayırlıdır ve 83 yıllık ibadete bedeldir.[/SIZE] [SIZE=2][B][COLOR=#800000]Yine Efendimizden (s.a.v.) harika bir teşvik cümlesi:[/COLOR][/B][/SIZE] [SIZE=2]“Allah indinde Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve tekbiri çok söyleyin!” (Abd b. Humeyd, Müsned, 1/257) [/SIZE] [SIZE=2]Tesbih, sübhanellah; tahmid, elhamdülillah; tehlil, lâilâheillâllah; tekbir ise Allahu ekber demektir. Tesbih, tahmid ve tekbirin namazın çekirdekleri hükmünde olduğunu düşünürsek, bugünlerde nafile namazları arttırmanın ne kadar büyük sevap olduğunu anlayabiliriz.[/SIZE] [SIZE=2]Yukarıdaki hadisi destekleyen şöyle bir rivayet daha vardır: “Günlerden hiçbiri yoktur ki onlarda yapılan bir iş Zilhicce’nin ilk on gününde yapılan işten daha faziletli ve yüce, Allah’a daha sevimli olsun…” (Tirmizi, Savm: 52; Darimî, Savm: 52)[/SIZE] [SIZE=2]İbni Abbas'ın şu rivayeti ise, bugünlerdeki ibadetin cihattan bile faziletli olduğunu gösteriyor:[/SIZE] [SIZE=2]Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam şöyle buyurdu:[/SIZE] [SIZE=2]— Allah katında içinde bulunduğumuz şu günler (Zilhicce'nin ilk on günün)deki salih amelden daha sevimli (salih amelin bulunacağı) başka günler yoktur.[/SIZE] [SIZE=2]Sahabeler, sordular:[/SIZE] [SIZE=2]— Yâ Resulallah, Allah yolunda cihad da mı?[/SIZE] [SIZE=2]R[/SIZE][SIZE=2]esulullah (s.a.v.) cevap verdi:[/SIZE] [SIZE=2]— Evet, Allah yolunda cihad da. Meğer ki bir adam canıyla ve malıyla cihada çıkıp da kendisine ait mal ve candan hiçbir şeyi geri getiremez olursa, o başka. (İbni Mâce, Sıyam: 39.İbni Hacer, 5:119)[/SIZE] [SIZE=2]Buna göre, cihada çıkıp malını feda edip kendisi de şehit olan kimsenin ameli bu on gündeki amelden daha faziletlidir.[/SIZE] [SIZE=2][B]Bugünlerde oruç tutup, gündüzünü ve gecelerini de ibadetle geçirmek hem affa, hem de büyük sevaplar elde etmeye vesile olur. [/B][/SIZE] [B][SIZE=2][FONT=Comic Sans MS][COLOR=#800000][/COLOR][/FONT][/SIZE][/B] [B][SIZE=2][FONT=Comic Sans MS][COLOR=#800000]Bu on gün içinde Arefe gününün yeri ise bambaşkadır.[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B] [SIZE=2]Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Arefe günü tutulan oruç hakkında şöyle buyurmaktadır: [/SIZE] [SIZE=2]“Arefe günü tutulan oruç, geçmiş bir senenin ve gelecek senenin günahlarına kefaret olur.” (Tergîb ve Terhîb Trc, 2. 457) [/SIZE] [SIZE=2]Hz. Ebu Bekir’in oğlu Abdurrahman Arefe günü kardeşi Hz. Aişe’nin (r.a.) huzuruna girdi. Hz. Aişe oruçlu olduğu için hararetten dolayı üzerine su dökülüyordu. Abdurrahman ona:[/SIZE] [SIZE=2]— Orucunu boz, dedi. Hz. Aişe:[/SIZE] [SIZE=2]— Resulüllahın (s.a.v.), “Arefe günü oruç tutmak, kendisinden önceki senenin günahlarına kefaret olur” dediğini işittiğim halde iftar mı edeyim, dedi. (Tergîb ve Terhîb Trc, 2. 458)[/SIZE] [SIZE=2]“Kefaret olur”, günahları örter, affettirir, demektir. Bizim gibi neredeyse bir günah denizinde yüzen ahir zaman Müslümanları için bundan daha büyük bir müjde olabilir mi? İşte af ve mağfiret fırsatı![/SIZE] [SIZE=2]Başka bir rivayette ise Hz. Aişe şöyle demiştir:[/SIZE] [SIZE=2]— Arefe gününün orucu bin gün oruç tutmak gibidir. (Tergîb ve Terhîb Trc, 2. 460)[/SIZE] [SIZE=2]Demek ki, bir günlük arefe orucu, üç yıllık normal günlerde tutulan oruç sevabına denktir.[/SIZE] [SIZE=2]Efendimiz, bugünün faziletini şöyle anlatır:[/SIZE] [SIZE=2]— Arefe günü gelince, Yüce Allah rahmetini saçar. Hiçbir gün o günde olduğu kadar insan cehennemden âzâd olunmaz. Kim Arefe günü gerek dünya ve gerekse âhiret ile ilgili olarak Allâh’tan bir şey isterse, Allâh onun dileğini karşılar. [/SIZE] [SIZE=2]Yine konuyla ilgili bir hadis şöyledir:[/SIZE] [SIZE=2]“Arefe gününden daha faziletli bir gün yoktur. Allahü Teâla o gün, yer ehli ile meleklere karşı övünür ve (Arafat’taki hacıları kast ederek) şöyle buyurur: [/SIZE] [SIZE=2]— Kullarıma bir bakın. Saçları başları dağınık, toz toprak içinde her uzak ilden bana geldiler. Bu halleri ile onlar, rahmetimi ümit etmekteler, azabımdan dahi korkmaktalar. Şahit olunuz, onları bağışladım. Onların yerlerini cennet eyledim.[/SIZE] [SIZE=2]Melekler derler ki: [/SIZE] [SIZE=2]— Onların arasında biri var ki; yalancıktan bu işi yapar. Falan kadın da öyle. [/SIZE] [SIZE=2]Allahü Teâla şöyle buyurur:[/SIZE] [SIZE=2]— Onları da bağışladım. [/SIZE] [SIZE=2]Arefe günü olduğu kadar, hiçbir gün cehennemden daha çok azad edilen olmaz.”[/SIZE] [SIZE=2]Bu arada şunu hatırlatalım: Hadislerde zikredilen Zilhicce'nin ilk on gününden maksat ilk dokuz günüdür. Çünkü Zilhicce'nin onuncu günü Kurban Bayramının birinci günüdür, bugün oruçlu olmak caiz değildir; ancak o gün de ibadet günüdür. Müstehap olan oruç, Kurban Bayramından önceki ilk dokuz gündür. On geceye ise, Kurban Bayramının gecesi dahildir. Çünkü geceler önce gelmektedir.[/SIZE] [SIZE=2]Ayrıca Zilhicce'nin sekizinci gününe “terviye günü” dokuzuncusuna “Arefe günü”; Kurban bayramı gününe (onuncu güne) “nahr=kurban günü”, ondan sonraki üç güne de “teşrik günleri” denilmiştir. [/SIZE] [SIZE=5][COLOR=red][B][I]Bu on günü hangi ibadetlerle değerlendirmeliyiz?[/I][/B][/COLOR][/SIZE] [SIZE=2]Her şeyden önce her zaman ve zeminde en vazgeçilmez ibadet olan beş vakit namazı asla ihmal etmemeliyiz. Çünkü, hiçbir nafile ibadet farzların yerini tutamaz. Namazlarda cemaate katılmak için gayret etmeli, daha bir dikkat ve huşu ile eda etmeliyiz. Mümkünse bugünlerde oruç tutup zamanımızı Kur’an, istiğfar, salâvat, zikir ve dua ile geçirmeliyiz. Her zaman yapamayanlar bile hiç değilse bugünlerde kuşluk, evvabin, teheccüt gibi namazları kılmalı, affa nail olmak için çırpınmalıdır.[/SIZE] [SIZE=2]Hatta affa ve rızaya nail olmayı hedef kabul ederek, bu on günü sanki Ramazanın son on günüymüş gibi geçirmeliyiz. Buna güç yetiremeyenler, hiç değilse arefe gününü ve bir gün öncesini oruçla ve ibadetle geçirmelidirler. On gece içinde, bilhassa terviye, arefe ve bayram gecelerini ihya etmenin özel bir yeri vardır. [/SIZE] [SIZE=2]Arefe günü bin İhlâs Suresi okumak çok faziletlidir. Çünkü arefe, tevhidin, azamet ve kibriyanın tam hissedilip ilân edildiği gündür. Bunun için Arefe gününün sabah namazında başlayıp bayramın dördüncü gününün ikindi namazına kadar 23 vakit farzlardan sonra teşrik tekbirlerini getirmek vaciptir. Hatta bu tekbirleri on gün içinde müsait oldukça söylemek büyük sevaptır.[/SIZE] [SIZE=2]Bugünlerde milyonlarca mü’min haccetmek için mukaddes topraklara gitmiş, kimi Kâbe’yi tavaf ediyor, kimi ağlayarak dua ediyor, kimi Medine’de Ravza-yı Mutahharada gözyaşı döküyor, kimi zikir ve dua ile sa’y ediyor, kimi Makam-ı İbrahim’de gözyaşıyla namaz kılıyor, kimi Mültezem’de af için yalvarıyor… Hepsi kendileri ve mü’minler için af, mağfiret, rıza, tevfik ve hidayet istiyor. Arefe günü ise, hepsi Arafat’a gelmiş, “Lebbeyk, Allahümme Lebbeyk” sadalarıyla asumanı inletiyor, gözyaşıyla kıldıkları namaz ve ettikleri dua ile Rabbimizin rahmetine sığınıyor.[/SIZE] [SIZE=2]İşte kendimizi hayalen hacda hissetmek, onları izleyerek kendimizi onların içinde saymak yoluyla manevî bir hâl kazanabiliriz. İnşallah dua ve ibadetlerimizin hacıların yaptıkları ubudiyete dahil olmasını ümit ederek ibadet edelim.[/SIZE] [SIZE=2]Şunu da unutmayalım ki, hadislerde verilen müjdelere nail olmak için o günleri nicelik ve nitelik olarak en üst seviyede değerlendirmemiz gerekir. Böylece bambaşka bir hâlete bürünür, ibadetin hazzını yaşar, inşallah [/SIZE] [SIZE=2]Kurban bayramına affedilmiş olarak girebiliriz.[/SIZE] [SIZE=5][COLOR=red][I][B]On Günlük İhyanın Püf Noktaları[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][I][B]Birçok insan bugünlerin kıymetini bildiği halde günlük işlerin ve ilişkilerin içinde tam bir ihya programı yapamıyor. Ya unutuyor ya dünya işlerine zaman ayırıyor ya da tam istifade edemiyor. Bunun için şu basit, ama etkili tavsiyelere dikkat edin:[/B][/I][/SIZE] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=red][B]1. Bu yılki miladî takvime göre, 18 Kasım 27 Kasım arası arasına rastlayan Zilhicce’nin ilk on gününü ajandanıza veya her gün gördüğünüz bir yere not edin.[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [COLOR=red][B]2. Bu on gün içinde sizi meşgul edecek misafirlik, yolculuk ve yorucu işlerden uzak durun. Bu tür programları ya öne alın veya erteleyin.[/B][/COLOR] [B][COLOR=red]3. Seçici olmadan maç, dizi, haber izlemek gibi boş ve sizi ilgilendirmeyen işlere zaman ayırmaktan her zaman kaçının; bu on günde ise daha bir titiz olun.[/COLOR][/B] [COLOR=red][B]4. Bugünlerde sağlığınıza özel bir önem verin ki, ibadet ve zikirden geri kalmayın. Ameliyat ve uzun tedavileri bugünlere denk getirmeyin.[/B][/COLOR] [COLOR=red][B]5. Eğer ev hanımı, emekli, yaşlı gibi mesaiye bağlı bir işiniz yoksa bu on günü sanki i’tikafa girmiş gibi dolu dolu geçirin.[/B][/COLOR] [COLOR=red][B]6. Öğrenci, memur, işçi gibi belirli bir uğraşınız varsa, mümkün olduğu kadar izin ya da tatil günlerinde oruç ve ibadete ağırlık verin.[/B][/COLOR] [COLOR=red][B]7. İş, okul vs. sizi mutlaka meşgul etse bile aralardaki “ölü zamanları” değerlendirin. Bunlardan kastımız, iş ve okula gidip gelirken, teneffüs, sıra bekleme gibi durumlardaki boş zamanlardır. Bu zamanları Kur’an, salavat, dua, istiğfar ve zikirle değerlendirin.[/B][/COLOR] [COLOR=red][B]8. Yanınızda sürekli küçük ebatlı bir Kur’an veya bir evrad kitabı taşıyın. Boş zamanlarda birkaç sayfa bile okusanız kârdır.[/B][/COLOR] [COLOR=red][B]9. Kur’an okumasını bilmeseniz bile, ezberinizde olan sureleri defalarca okumanız büyük sevaptır.[/B][/COLOR] [COLOR=red][B]10. Bu on gecede daha az uykuyla idare edin ve uykunuzu kaçıracak çay, kahve gibi içecekleri daha çok tüketin.[/B][/COLOR] [COLOR=red][B]11. On günün tümünde oruçlu olamadıysanız fırsat bulduğunuz gün Cuma’ya denk gelse bile yine oruç tutun. Çünkü, başka günlerde tutmaya imkanı olduğu halde Cuma günü tutmak mekruhtur. Öyle bile olsa, mekruh sevabından biraz eksilir demektir, yoksa hiç tutmayan zaten hiç sevap kazanmamış olur.[/B][/COLOR] [B][COLOR=red]12. Zaman kazanmak için bayramlık ve kurbanlık alış verişini önceden yapmaya çalışın.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue][I]*moralhaber.net ten alıntıdır.[/I][/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Site Yönetimi ve Forum Duyuruları
Dini Gün ve Geceler
Muhteşem Fırsat: Zilhicce'nin On Günü; Leyali-i Aşere
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst