Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Müminin özel vasfı: Sabır ve şükür!
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="GÖNÜLSIZIM" data-source="post: 211122" data-attributes="member: 11723"><p style="text-align: center"><span style="color: #63355d"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen">Sıkıntıların içindeki zahmetlere kilitlenip rahmetleri göremeyen bazı soru sahiplerine arz ediyorum bu konuyu.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #63355d"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen">Bir adam, Efendimiz (sas) Hazretleri’ne gelerek şöyle sormuş:</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #63355d"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen">-Ya Resulallah, demiş, bana öyle bir şey haber ver ki onu yapınca cennete layık hale geleyim.!</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #63355d"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen">Şöyle anlatmış cennete layık hale gelme anlayışını:</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #63355d"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen">-Allah’ın senin hakkındaki takdirine ya sabırla ya da şükürle karşılık ver; cennete layık hale geldin gitti.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #63355d"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen">Evet, maruz kalınan İlahî takdirlere ya sabır ya da şükürle karşılık vermek Neden ya sabır ya da şükür?. Çünkü mümin insanın özel vasfıdır bu sabır ve şükür. Bu özel vasfı sayesinde inanmış insan, hayatta karşılaştığı her durumu hakkında hayra çevirebilir. Nitekim Efendimiz (sas) Hazretleri, müminin her halini hayra çeviren bu özel vasfını şöyle haber vermiştir bizlere:</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #63355d"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen">-Hayret edilir müminin haline. Üzücü bir olayla karşılaşsa sabreder kazanır, sevindirici bir olayla karşılaşsa şükreder yine kazanır. Yani mümin bu özel vasfı sayesinde her olayı hakkında hayra çevirebilir. Böylece tevekkül ve teslimiyeti ona hep kazandırır, hiç kaybettirmez.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #63355d"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen">Nitekim Lokman Hekim de müminin bu sabırlı halini şöyle izah der:</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #63355d"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen">-Nasıl madenin kıymetlisi ateşe verilince üzerindeki pası dökülüp altından öz cevheri çıkarsa, Allah’ın sevdiği kulları da maruz kaldıkları musibetleri sabır ve tevekkülle karşılayarak günahlardan arınmış saf kulları haline gelirler…</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #63355d"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen">Kaldı ki, bizim şer sanıp da üzüntü, sıkıntı duyduğumuz birçok olayların aslında şer değil hayır olduğu da daha sonraki sonuçlarından anlaşılır. Yanıldığımızı, boşuna üzüldüğümüzü de o zaman mahcubiyet duyarak idrak ederiz. Ama baştan o sıkıntıyı da yaşarız..</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #63355d"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen">Hikmet alimleri müminin maruz kaldığı musibet ve sıkıntıları iki kısma ayırıyorlar.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #63355d"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen">-Kulun makamının yükselmesi için gelen sıkıntılar. İşlemiş olduğu günahın cezası olarak gelen sıkıntılar. Şurası kesindir ki, her iki hal de kulun lehinedir. Çünkü kul burada günahının cezasını çekmezse ahirete tehir edilir. Ahiretin cezası ise dünya ile kıyaslanamayacak kadar ağır ve acı olur. Bundan dolayı kamil insanlar maruz kaldıkları musibet ve sıkıntıları günahlarının peşin olarak verilen cezası diye yorumlayarak ayrıca bundan sevinç duymuşlar, musibetin içinde de yine bir nevi mutluluk hissetmişler.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #63355d"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen">Başa gelen musibetlerin, günahların karşılığı olduğuna dair verilen misalde şu olay anlatılır: Sahabeden bir zat, cahiliye devrinde tanıdığı bir kadınla yolda karşılaşır. Ayaküstü sohbetten sonra ayrılıp giden kadının arkasından bakmaya devam eder. Bu sırada önündeki çukura giren ayağı kırılır. Sonra Resulüllah’ın (sas) huzuruna gelerek kadına bakarken ayağının kırıldığını anlatınca Efendimiz (sas) şöyle bir hatırlatmada bulunur:</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #63355d"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen">-Allah, bir kulunu severse onun işlemiş olduğu hatasının cezasını hemen peşin olarak verir, ahirete tehir etmez! Böylece kul, burada cezasını çektiğinden ahirete o günahla gitmekten kurtulmuş olur. Demek ki, maruz kaldığımız sıkıntılar işlediğimiz yanlışlarımızın bir bakıma cezasını teşkil ediyorsa, buna da üzülmemek, aksine sevinmek bile mümkün.. Ahirete tehir edilmeyip dünyada ödemek söz konusudur çünkü.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #63355d"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen">Kaldı ki, hikmet alimlerinin ikazına göre, dünyevî sıkıntılar korkulacak sıkıntılar da değildir. Asıl korkulacak sıkıntı ve musibet, dine gelen sıkıntı ve musibettir. Dinin emrini yaşama aşk ve şevkinden mahrum kalma musibetidir. Bu musibetin insana kazandıracak hiçbir hayır yanı yoktur. Ama dünyevî musibetin verdiği zahmet burada kalır, kazandırdığı rahmet ise ahirete beraber gider… İşte bu farktan dolayıdır ki hikmet alimi Sehl bin Abullah’a şikâyette bulunan bir adam “Evime hırsız girmiş, altınlarımızı çalıp götürmüş.”deyince şöyle cevap vermiş:</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #63355d"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen">-Bunlar dünyevî musibetlerdir.. Ya musibet malına değil de dinine gelse de, şeytan kafana girip vesvese vererek imanını çalmış olsaydı ne yapacaktın? Asıl musibet bu musibettir. Dini yaşama aşk ve şevkini kaybetme musibeti. Korkacaksanız böyle musibetten korkun!.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #63355d"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen">-Ne dersiniz? Maruz kaldığımız sıkıntı ve musibetlere böyle geniş şekilde bakabiliyor muyuz?..</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #63355d"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen">AHMED ŞAHİN</span></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="GÖNÜLSIZIM, post: 211122, member: 11723"] [CENTER][COLOR=#63355d][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen]Sıkıntıların içindeki zahmetlere kilitlenip rahmetleri göremeyen bazı soru sahiplerine arz ediyorum bu konuyu.[/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#63355d][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen]Bir adam, Efendimiz (sas) Hazretleri’ne gelerek şöyle sormuş:[/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#63355d][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen]-Ya Resulallah, demiş, bana öyle bir şey haber ver ki onu yapınca cennete layık hale geleyim.![/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#63355d][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen]Şöyle anlatmış cennete layık hale gelme anlayışını:[/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#63355d][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen]-Allah’ın senin hakkındaki takdirine ya sabırla ya da şükürle karşılık ver; cennete layık hale geldin gitti.[/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#63355d][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen]Evet, maruz kalınan İlahî takdirlere ya sabır ya da şükürle karşılık vermek Neden ya sabır ya da şükür?. Çünkü mümin insanın özel vasfıdır bu sabır ve şükür. Bu özel vasfı sayesinde inanmış insan, hayatta karşılaştığı her durumu hakkında hayra çevirebilir. Nitekim Efendimiz (sas) Hazretleri, müminin her halini hayra çeviren bu özel vasfını şöyle haber vermiştir bizlere:[/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#63355d][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen]-Hayret edilir müminin haline. Üzücü bir olayla karşılaşsa sabreder kazanır, sevindirici bir olayla karşılaşsa şükreder yine kazanır. Yani mümin bu özel vasfı sayesinde her olayı hakkında hayra çevirebilir. Böylece tevekkül ve teslimiyeti ona hep kazandırır, hiç kaybettirmez.[/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#63355d][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen]Nitekim Lokman Hekim de müminin bu sabırlı halini şöyle izah der:[/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#63355d][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen]-Nasıl madenin kıymetlisi ateşe verilince üzerindeki pası dökülüp altından öz cevheri çıkarsa, Allah’ın sevdiği kulları da maruz kaldıkları musibetleri sabır ve tevekkülle karşılayarak günahlardan arınmış saf kulları haline gelirler…[/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#63355d][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen]Kaldı ki, bizim şer sanıp da üzüntü, sıkıntı duyduğumuz birçok olayların aslında şer değil hayır olduğu da daha sonraki sonuçlarından anlaşılır. Yanıldığımızı, boşuna üzüldüğümüzü de o zaman mahcubiyet duyarak idrak ederiz. Ama baştan o sıkıntıyı da yaşarız..[/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#63355d][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen]Hikmet alimleri müminin maruz kaldığı musibet ve sıkıntıları iki kısma ayırıyorlar.[/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#63355d][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen]-Kulun makamının yükselmesi için gelen sıkıntılar. İşlemiş olduğu günahın cezası olarak gelen sıkıntılar. Şurası kesindir ki, her iki hal de kulun lehinedir. Çünkü kul burada günahının cezasını çekmezse ahirete tehir edilir. Ahiretin cezası ise dünya ile kıyaslanamayacak kadar ağır ve acı olur. Bundan dolayı kamil insanlar maruz kaldıkları musibet ve sıkıntıları günahlarının peşin olarak verilen cezası diye yorumlayarak ayrıca bundan sevinç duymuşlar, musibetin içinde de yine bir nevi mutluluk hissetmişler.[/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#63355d][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen]Başa gelen musibetlerin, günahların karşılığı olduğuna dair verilen misalde şu olay anlatılır: Sahabeden bir zat, cahiliye devrinde tanıdığı bir kadınla yolda karşılaşır. Ayaküstü sohbetten sonra ayrılıp giden kadının arkasından bakmaya devam eder. Bu sırada önündeki çukura giren ayağı kırılır. Sonra Resulüllah’ın (sas) huzuruna gelerek kadına bakarken ayağının kırıldığını anlatınca Efendimiz (sas) şöyle bir hatırlatmada bulunur:[/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#63355d][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen]-Allah, bir kulunu severse onun işlemiş olduğu hatasının cezasını hemen peşin olarak verir, ahirete tehir etmez! Böylece kul, burada cezasını çektiğinden ahirete o günahla gitmekten kurtulmuş olur. Demek ki, maruz kaldığımız sıkıntılar işlediğimiz yanlışlarımızın bir bakıma cezasını teşkil ediyorsa, buna da üzülmemek, aksine sevinmek bile mümkün.. Ahirete tehir edilmeyip dünyada ödemek söz konusudur çünkü.[/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#63355d][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen]Kaldı ki, hikmet alimlerinin ikazına göre, dünyevî sıkıntılar korkulacak sıkıntılar da değildir. Asıl korkulacak sıkıntı ve musibet, dine gelen sıkıntı ve musibettir. Dinin emrini yaşama aşk ve şevkinden mahrum kalma musibetidir. Bu musibetin insana kazandıracak hiçbir hayır yanı yoktur. Ama dünyevî musibetin verdiği zahmet burada kalır, kazandırdığı rahmet ise ahirete beraber gider… İşte bu farktan dolayıdır ki hikmet alimi Sehl bin Abullah’a şikâyette bulunan bir adam “Evime hırsız girmiş, altınlarımızı çalıp götürmüş.”deyince şöyle cevap vermiş:[/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#63355d][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen]-Bunlar dünyevî musibetlerdir.. Ya musibet malına değil de dinine gelse de, şeytan kafana girip vesvese vererek imanını çalmış olsaydı ne yapacaktın? Asıl musibet bu musibettir. Dini yaşama aşk ve şevkini kaybetme musibeti. Korkacaksanız böyle musibetten korkun!.[/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#63355d][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen]-Ne dersiniz? Maruz kaldığımız sıkıntı ve musibetlere böyle geniş şekilde bakabiliyor muyuz?..[/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#63355d][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen]AHMED ŞAHİN[/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR][/CENTER] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Müminin özel vasfı: Sabır ve şükür!
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst