Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Geylani Hz. ve Kadirilik
Müridlerin şeyhin huzurunda takınması gereken edepler
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="&amp;#304;lim-irfan" data-source="post: 168936" data-attributes="member: 8679"><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>Ruhaniyet için perde, uzaklık, yakınlık, madde ve müddet yoktur.Bundan dolayı mürşidin ruhaniyetinin hazır olması müridin kalbinin hazır olmasıyla beraberdir.Çünkü ruhaniyet, lemh-i basardan (mahiyeti anlaşılmayan bir anlık bakıştan) daha süratlidir.Bilakis, müritten uyanıklık ve uyku halinde mürşidin ruhaniyeti asla kesilmez.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>Mürşid, maksud (istenilen Allah'a kavuşmay)a vesile olduğu için, mürid mürşidini unutmamaya gayret etmelidir.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>Öncelikle genel anlamda uyulması gereken üç edep vardır:</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>Birincisi:Abdestli olmak</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>İkincisi:Bütün günahlardan,kusurlardan ve gafletten(nefsin </strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>arzusuna uymaktan) on yahut onbeş kere istiğfar etmek.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>Üçüncüsü:Fatiha ve ihlas-ı şerif okuyup,mürşidin ruhaniyetine hediye etmektir.Sayılan bu üç şey (mürşidin huzuruna) yürümeye başlamadan öncedir.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>(Bu vazifeleri,mürşidini ziyaret etmek üzere henüz yola çıkmadan önce yapmalı,) yürüme esnasında ise,feyiz almak için kalbini mürşidin kalbine tamamen (birliktelik sağlayak) bağlamalıdır.Lakin kibirlenmekten, kendisini beğenip üstün görmekten uzak tutup, bu rabtı (ilgiyi) ihlas ve muhabbet şekli üzere son dece yalvarma ve inkisar (kırgı ve üzgün olma hali) ile olmalıdır.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>Rabıtaya devam, kalpte zikri meydana getirir, zikir ise huzur temin eder.Onun için sadık müritlerin en mühim vazifesi huzur halini buluncaya kadar sıdk-ı sadakatle rabıtaya devam etmektir.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong><span style="color: black">MÜRŞİD HUZURUNDA EDEB</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>Mürşidin huzuru camii ve mahalle gibi geniş bir kapsama alanı dahilindedir.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>Feyzin gelişi, müridin huzurunda bulunma edebine dikkat etmeye bağlanmışdır.Mürşidin huzurunda bulunma edebi, ya zahir (bedeni olarak yapılan edeb) hasebiyledir (sebebiyledir), ya batın (iç alemiyle yapılan edep) hasebiyledir.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong><span style="color: black">ZAHİRİ; BEDENLE YAPILACAK EDEB</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>* Mürid, mürşidin yüzüne bakmayarak, (mürşidin karşısında) boynunu eğip şöyle durmalı ki: Sanki kendisi, sahibi olan efendisinden kaçmış ve daha sonra yakalanıp geri getirilmiş bir köle gibi tevazu ile durmalıdır.Boynu bükük ve kusurunu itiraf eden bir kişi gibi olmalı ve daima huşu, huzur, saygılı ve hürmetkar olmaya dikkat etmelidir.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>* Mürşidi emretmediği müddetçe oturmamalıdır.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>* Dini bir ihtyiaç yahut tasavvufta bir müşkülü (problemi) yahut da mürşide ait bir iş olmadıkça kendiliğinden yani konuşması emredilmeden konuşmaya başlamamalıdır.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>* Mürşidin huzurunda bulunanlar ile konuşmamalıdır.Mürid olan kimse her ne kadar yaşlı bile olsa bundan kaçınmalıdır.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>* Aşık olan kimse, aşık olduğu kimseden başkasına ihtiyaç duymadan nasıl duruyorsa, öyle durup, mecliste olanlarla asla ilgilenmemeli yani yüz çevirip bakmamalıdır.Çünkü müridin mürşide olan aşkı gerçekte Mevla Teala'ya olduğundan, mürşide tazim ve aşık olmak, gerçekte Mevla'ya dır.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>* Ve yine suskun ve gözleri kapalı olarak durup şeyhinden fayiz almak için (kalpten) yalvarma ile beraber şeyhin kalbine yönelici olmalıdır.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>* Mürşidini Rasulullah Efenidmiz'in vekili ve hüküm vermede, tasarrufta sultan saymalıdır.Ve mürşide karşı yaptığı muamelesini Rasulullah'a yahut sultana yapacağı muamele gibi bilmelidir.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>''Alimler Peygamberlerin varisleridir'' Hikmet ehline göre buradaki alimlerden kasıt zahir alimler olmayıp, ilmin gereğiyle amel eden Arif-i billah (fenafillah derecesine ulaşmış Allah'ın dostları) olan alimlerdir.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong><span style="color: black">BATINI; RUHEN YAPILACAK EDEB</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>* Mürid, mürşidin karşısına çıktığında müridin kalbi gafil ve kalbinde çeşitli düşünceler veya mürşidi imtihan etmek veya itiraz etmek veyahut nefisnden meyilsizlik ve şeyhi hoş görmeme olmamalıdır.Çünk bu sayılanların hepsi mürşidin kalbinin müritten nefret etmesini ve mürşidin nazarından düşmesini ve kalbinden çıkmasını icap ettirir.Çünkü her bir müridin, mürşid kalbinde karargahı yani bir yeri vardır.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>* ''Yedinci kat semadan yerin altına düşmek, kalp erbabının yani mürşitlerin kalbinden düşmekten hayırlıdır'' denildi.Ehlullah'ın nazarından düşmek, Hakk'ın nazarından düşmek olduğundan bu hal helak olma sebebidir.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>Bu hususta İbrahim Hakkı Bursevi Hazretleri şöyle buyururlar:</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>''Kalbe giren kişi, Kabe'ye giren kimseden daha üstündür.Bu sebeptendir ki, salih kullara ve Allah dostlarına: 'Bizi gönülden çıkarmayınız' derler ve manevi yardım o kimselere ulaşır.''</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>* Mürşidin feyzinin güneş ışığının her tarafı kapladığı gibi, ufku doldurup kapattığına ve müride gelmesinin ise, müridin talebine bağlı olduğuna kesin olarak inanmalıdır.Her ne kadar kendi eksikliğinden feyzin geldiğini anlamasada böyle inanmalıdır.Çünkü feyzin gelmesini idrak etmek anlamak şart değildir.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>* Dünya ehlinin maslahat hasebiyle yani iş icabı ve dünya işlerinden bahsedenlerin mürşidin huzurunda blunmaları, feyzin gelmesine zarar vermez.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>* Mürid, mürşidinin karşısında oturmayı uzatmamalıdır.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>* Mürşidin batınından gafil olup, zahiri ile meşgul olmamalıdır.Çünkü mürşidin dışı; zahir ehli içindir.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>* Ve ''mürşidim başka kimseye nazar ettiğinden ve onunla konuştuğundan benden gafildir.Ben bu halde ondan nasıl feyz alabilirim'' şeklindeki bir düşünceyi aklına getirmemelidir.Çünkü bu düşünce, mürşide olan itikadın azlığından meydana gelir.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>Mürşid o haldedir ki; Halk ile meşgul olması onu Hakk'tan gafil etmez, Hak ile meşgul olurkende halktan gaif yani habersiz değildir.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>* Mürid şeyhin halini öyle ayrı tutmalıdır ki:''Eğer şeyhim olmasa, yeryüzünde beni Rabbime ulaştıracak başka bir şeyh yoktur.'' diye düşünmelidir.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>* Mürşidinden son derece korku hali üzere olup, yardımını ümit ve çok arzu etme halinden uzak olmamalıdır.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>* Bir mürid, mutluluğunun şeyhinin kendisinden razı olmasına, şekavetinin ise mürşidinin kendisini kovmasında olduğuna kesin olarak inanmalıdır.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>* Mürşidin karşısında ve olmadığı yerde nefsin istek ve arzularına uymak suretiyle şiddet ve helakinden kaçınmak ve uyanıklık yani çok dikkatli üzere olmak lazımdır.Çünkü Allah dostları kalp casuslarıdır.Kalbin sırlarına Allah'ın izin verdiği ölçü ve sınırda vakıfdırlar.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>* Mürid, mürşidin kendisine tebessümle gülmesine ve güzel iltifatına aldanmamalıdır.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>* Mürid, mürşidin kendisine iltifat etmesini beklememelidir.Çünkü müride iltifat etmesi onu yabancı saymasındandır.Ayrıca mürşidin azarlaması, müridi imtihan içindir.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>* Mürid, mürşidiyle beraber yemek yemesin, elbisesini giymesin, ona ait olan kaseden su içmesin, bineğine binmesin, mürşidin mekanına oturmasın.Eğer bunlardan birini yapmasını mürşidi emrettiyse yapsın.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>* Mürid, mürşidin her halini taklid etmesin.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>* Mürid, mürşidin kovmasını ve azarlamasını çirkin görmeyip bilakis bir lutuf olarak görmelidir.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>* Mürşidi vefat ettikten sonra hanımı ile evlenmemelidir.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>* Eğer mürşidin hizmetinde bulunan bir kimse ise, mürşidden önce uyumamalıdır.Evin helasına giderken helaya yakın oturmamalıdır.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>* Mürşidinden sır gizlememeli, ne sorsa, sorduğu şey işlemiş olduğu bir günahıda olsa söylemeli.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>* Kalbine ait olan ve kurtulamadığı düşüncelerini vakit kaybetmeden şeyhine söylemeli, gizlememeli.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: blue"><strong>Kaynak Eser:Risale-i Halidiyye Tercümesi</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong><span style="color: black"><span style="color: blue">Burda yazılanlar her derviş için geçerlidir.Yani tasavvuf yolları çoktur.Herkes bu edepleri kendi yolunda tatbik etmelidir</span>.</span></strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'"><span style="color: #0066ff"><strong>.ismailaga.com</strong></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="İlim-irfan, post: 168936, member: 8679"] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]Ruhaniyet için perde, uzaklık, yakınlık, madde ve müddet yoktur.Bundan dolayı mürşidin ruhaniyetinin hazır olması müridin kalbinin hazır olmasıyla beraberdir.Çünkü ruhaniyet, lemh-i basardan (mahiyeti anlaşılmayan bir anlık bakıştan) daha süratlidir.Bilakis, müritten uyanıklık ve uyku halinde mürşidin ruhaniyeti asla kesilmez.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]Mürşid, maksud (istenilen Allah'a kavuşmay)a vesile olduğu için, mürid mürşidini unutmamaya gayret etmelidir.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]Öncelikle genel anlamda uyulması gereken üç edep vardır:[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]Birincisi:Abdestli olmak[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]İkincisi:Bütün günahlardan,kusurlardan ve gafletten(nefsin [/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]arzusuna uymaktan) on yahut onbeş kere istiğfar etmek.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]Üçüncüsü:Fatiha ve ihlas-ı şerif okuyup,mürşidin ruhaniyetine hediye etmektir.Sayılan bu üç şey (mürşidin huzuruna) yürümeye başlamadan öncedir.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B](Bu vazifeleri,mürşidini ziyaret etmek üzere henüz yola çıkmadan önce yapmalı,) yürüme esnasında ise,feyiz almak için kalbini mürşidin kalbine tamamen (birliktelik sağlayak) bağlamalıdır.Lakin kibirlenmekten, kendisini beğenip üstün görmekten uzak tutup, bu rabtı (ilgiyi) ihlas ve muhabbet şekli üzere son dece yalvarma ve inkisar (kırgı ve üzgün olma hali) ile olmalıdır.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]Rabıtaya devam, kalpte zikri meydana getirir, zikir ise huzur temin eder.Onun için sadık müritlerin en mühim vazifesi huzur halini buluncaya kadar sıdk-ı sadakatle rabıtaya devam etmektir.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B][COLOR=black]MÜRŞİD HUZURUNDA EDEB[/COLOR][/B][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]Mürşidin huzuru camii ve mahalle gibi geniş bir kapsama alanı dahilindedir.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]Feyzin gelişi, müridin huzurunda bulunma edebine dikkat etmeye bağlanmışdır.Mürşidin huzurunda bulunma edebi, ya zahir (bedeni olarak yapılan edeb) hasebiyledir (sebebiyledir), ya batın (iç alemiyle yapılan edep) hasebiyledir.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B][COLOR=black]ZAHİRİ; BEDENLE YAPILACAK EDEB[/COLOR][/B][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]* Mürid, mürşidin yüzüne bakmayarak, (mürşidin karşısında) boynunu eğip şöyle durmalı ki: Sanki kendisi, sahibi olan efendisinden kaçmış ve daha sonra yakalanıp geri getirilmiş bir köle gibi tevazu ile durmalıdır.Boynu bükük ve kusurunu itiraf eden bir kişi gibi olmalı ve daima huşu, huzur, saygılı ve hürmetkar olmaya dikkat etmelidir.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]* Mürşidi emretmediği müddetçe oturmamalıdır.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]* Dini bir ihtyiaç yahut tasavvufta bir müşkülü (problemi) yahut da mürşide ait bir iş olmadıkça kendiliğinden yani konuşması emredilmeden konuşmaya başlamamalıdır.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]* Mürşidin huzurunda bulunanlar ile konuşmamalıdır.Mürid olan kimse her ne kadar yaşlı bile olsa bundan kaçınmalıdır.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]* Aşık olan kimse, aşık olduğu kimseden başkasına ihtiyaç duymadan nasıl duruyorsa, öyle durup, mecliste olanlarla asla ilgilenmemeli yani yüz çevirip bakmamalıdır.Çünkü müridin mürşide olan aşkı gerçekte Mevla Teala'ya olduğundan, mürşide tazim ve aşık olmak, gerçekte Mevla'ya dır.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]* Ve yine suskun ve gözleri kapalı olarak durup şeyhinden fayiz almak için (kalpten) yalvarma ile beraber şeyhin kalbine yönelici olmalıdır.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]* Mürşidini Rasulullah Efenidmiz'in vekili ve hüküm vermede, tasarrufta sultan saymalıdır.Ve mürşide karşı yaptığı muamelesini Rasulullah'a yahut sultana yapacağı muamele gibi bilmelidir.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]''Alimler Peygamberlerin varisleridir'' Hikmet ehline göre buradaki alimlerden kasıt zahir alimler olmayıp, ilmin gereğiyle amel eden Arif-i billah (fenafillah derecesine ulaşmış Allah'ın dostları) olan alimlerdir.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B][COLOR=black]BATINI; RUHEN YAPILACAK EDEB[/COLOR][/B][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]* Mürid, mürşidin karşısına çıktığında müridin kalbi gafil ve kalbinde çeşitli düşünceler veya mürşidi imtihan etmek veya itiraz etmek veyahut nefisnden meyilsizlik ve şeyhi hoş görmeme olmamalıdır.Çünk bu sayılanların hepsi mürşidin kalbinin müritten nefret etmesini ve mürşidin nazarından düşmesini ve kalbinden çıkmasını icap ettirir.Çünkü her bir müridin, mürşid kalbinde karargahı yani bir yeri vardır.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]* ''Yedinci kat semadan yerin altına düşmek, kalp erbabının yani mürşitlerin kalbinden düşmekten hayırlıdır'' denildi.Ehlullah'ın nazarından düşmek, Hakk'ın nazarından düşmek olduğundan bu hal helak olma sebebidir.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]Bu hususta İbrahim Hakkı Bursevi Hazretleri şöyle buyururlar:[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]''Kalbe giren kişi, Kabe'ye giren kimseden daha üstündür.Bu sebeptendir ki, salih kullara ve Allah dostlarına: 'Bizi gönülden çıkarmayınız' derler ve manevi yardım o kimselere ulaşır.''[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]* Mürşidin feyzinin güneş ışığının her tarafı kapladığı gibi, ufku doldurup kapattığına ve müride gelmesinin ise, müridin talebine bağlı olduğuna kesin olarak inanmalıdır.Her ne kadar kendi eksikliğinden feyzin geldiğini anlamasada böyle inanmalıdır.Çünkü feyzin gelmesini idrak etmek anlamak şart değildir.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]* Dünya ehlinin maslahat hasebiyle yani iş icabı ve dünya işlerinden bahsedenlerin mürşidin huzurunda blunmaları, feyzin gelmesine zarar vermez.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]* Mürid, mürşidinin karşısında oturmayı uzatmamalıdır.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]* Mürşidin batınından gafil olup, zahiri ile meşgul olmamalıdır.Çünkü mürşidin dışı; zahir ehli içindir.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]* Ve ''mürşidim başka kimseye nazar ettiğinden ve onunla konuştuğundan benden gafildir.Ben bu halde ondan nasıl feyz alabilirim'' şeklindeki bir düşünceyi aklına getirmemelidir.Çünkü bu düşünce, mürşide olan itikadın azlığından meydana gelir.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]Mürşid o haldedir ki; Halk ile meşgul olması onu Hakk'tan gafil etmez, Hak ile meşgul olurkende halktan gaif yani habersiz değildir.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]* Mürid şeyhin halini öyle ayrı tutmalıdır ki:''Eğer şeyhim olmasa, yeryüzünde beni Rabbime ulaştıracak başka bir şeyh yoktur.'' diye düşünmelidir.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]* Mürşidinden son derece korku hali üzere olup, yardımını ümit ve çok arzu etme halinden uzak olmamalıdır.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]* Bir mürid, mutluluğunun şeyhinin kendisinden razı olmasına, şekavetinin ise mürşidinin kendisini kovmasında olduğuna kesin olarak inanmalıdır.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]* Mürşidin karşısında ve olmadığı yerde nefsin istek ve arzularına uymak suretiyle şiddet ve helakinden kaçınmak ve uyanıklık yani çok dikkatli üzere olmak lazımdır.Çünkü Allah dostları kalp casuslarıdır.Kalbin sırlarına Allah'ın izin verdiği ölçü ve sınırda vakıfdırlar.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]* Mürid, mürşidin kendisine tebessümle gülmesine ve güzel iltifatına aldanmamalıdır.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]* Mürid, mürşidin kendisine iltifat etmesini beklememelidir.Çünkü müride iltifat etmesi onu yabancı saymasındandır.Ayrıca mürşidin azarlaması, müridi imtihan içindir.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]* Mürid, mürşidiyle beraber yemek yemesin, elbisesini giymesin, ona ait olan kaseden su içmesin, bineğine binmesin, mürşidin mekanına oturmasın.Eğer bunlardan birini yapmasını mürşidi emrettiyse yapsın.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]* Mürid, mürşidin her halini taklid etmesin.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]* Mürid, mürşidin kovmasını ve azarlamasını çirkin görmeyip bilakis bir lutuf olarak görmelidir.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]* Mürşidi vefat ettikten sonra hanımı ile evlenmemelidir.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]* Eğer mürşidin hizmetinde bulunan bir kimse ise, mürşidden önce uyumamalıdır.Evin helasına giderken helaya yakın oturmamalıdır.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]* Mürşidinden sır gizlememeli, ne sorsa, sorduğu şey işlemiş olduğu bir günahıda olsa söylemeli.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]* Kalbine ait olan ve kurtulamadığı düşüncelerini vakit kaybetmeden şeyhine söylemeli, gizlememeli.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=blue][B]Kaynak Eser:Risale-i Halidiyye Tercümesi[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B][COLOR=black][COLOR=blue]Burda yazılanlar her derviş için geçerlidir.Yani tasavvuf yolları çoktur.Herkes bu edepleri kendi yolunda tatbik etmelidir[/COLOR].[/COLOR][/B][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman TUR][COLOR=#0066ff][B].ismailaga.com[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Geylani Hz. ve Kadirilik
Müridlerin şeyhin huzurunda takınması gereken edepler
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst