Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Peygamberler ve Peygamberlerin Hayatı
Musa Aleyhisselamın İmtihanı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="pendüender" data-source="post: 356533" data-attributes="member: 1023459"><p><span style="color: #800080"><span style="font-size: 15px"><strong><em><p style="text-align: center"><p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 15px"><strong><p style="text-align: center">Hak Teâlâ, Mûsâ -aleyhisselâm-’a iki tâlimatta bulundu:</p></strong></span></span></em></strong></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #800080"><span style="font-size: 15px"><strong><em><span style="color: #000000"><span style="font-size: 15px"><strong></p></p> <p style="text-align: center"></strong></span></span>“1. Bir ümit ve emel ile sana geleni nasipsiz bırakma!</p></em></strong></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #800080"><span style="font-size: 15px"><strong><em></p></em></strong></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #800080"><span style="font-size: 15px"><strong><em>2. Senden kendisini korumanı isteyeni muhâfaza et!”</p></em></strong></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #800080"><span style="font-size: 15px"><strong><em></p></em></strong></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #800080"><span style="font-size: 15px"><strong><em>Hazret-i Mûsâ, bir seyahate çıkmıştı ki, yolda bir şahinin bir güvercini kovaladığını gördü. Güvercin, Mûsâ -aleyhisselâm-’ı görünce ona sığınmak üzere omzuna kondu. Şahin de geldi, diğer omzuna kondu. Şahin üzerine atlamaya niyetlenince, güvercin Hazret-i Mûsâ’nın yeleğinden içeri girdi.</p></em></strong></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #800080"><span style="font-size: 15px"><strong><em></p></em></strong></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #800080"><span style="font-size: 15px"><strong><em>“–Beni koru yâ Mûsâ! Yoksa şahin beni helâk edecek!” dedi.</p></em></strong></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #800080"><span style="font-size: 15px"><strong><em>Buna mukâbil şahin de, açık bir lisanla Mûsâ -aleyhisselâm-’a:</p></em></strong></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #800080"><span style="font-size: 15px"><strong><em>“–Ey İmranoğlu! Ben de senin yardımına muhtaç olarak geldim. Ümidimi boşa çıkarma! Benimle rızkımın arasına girme!” diye nidâ etti.</p></em></strong></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #800080"><span style="font-size: 15px"><strong><em>Güvercin ise:</p></em></strong></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #800080"><span style="font-size: 15px"><strong><em></p></em></strong></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #800080"><span style="font-size: 15px"><strong><em>“–Ey İmranoğlu Mûsâ! Beni korumanı diliyorum, sana sığınıyorum, beni koru, bana eman ver!” dedi.</p></em></strong></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #800080"><span style="font-size: 15px"><strong><em>Mûsâ -aleyhisselâm- kendi kendine:</p></em></strong></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #800080"><span style="font-size: 15px"><strong><em></p></em></strong></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #800080"><span style="font-size: 15px"><strong><em>“–Aman yâ Rabbî! Bu hususta ne çabuk ve ağır bir imtihana tâbî tutuldum!” dedi. İmranoğlu Mûsâ, çâresizlik içinde kaldı.</p></em></strong></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #800080"><span style="font-size: 15px"><strong><em>Sonra güvercini korumak, şahinin de talebini yerine getirebilmek ve böylece Allâh’ın emrine sâdık kalabilmek için son çâre olarak baldırından bir parça et koparıp şâhine vermeyi düşündü.</p></em></strong></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #800080"><span style="font-size: 15px"><strong><em></p></em></strong></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #800080"><span style="font-size: 15px"><strong><em>Güvercinle şahin, Hazret-i Mûsâ’nın bu candan fedâkârlık niyetini sezdikleri anda:</p></em></strong></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #800080"><span style="font-size: 15px"><strong><em></p></em></strong></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #800080"><span style="font-size: 15px"><strong><em>“–Ey İmranoğlu! Acele etme! Biz iki elçiyiz. Maksadımız senin Allâh’a olan ahdinin sıhhatini imtihan etmekti.” dediler.</p></em></strong></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #800080"><span style="font-size: 15px"><strong><em>Evet, bu kıssa pek ibretlidir. İlk olarak Allah Teâlâ, Hazret-i Mûsâ’ya emir ve yasakları ile ilâhî bir hudut çizmiştir. Sonra da peygamberini, îman, bağlılık ve itaatini yoklamak üzere ağır bir fedâkârlık imtihanına mübtelâ kılmıştır.</p> </p><p></em></strong></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="pendüender, post: 356533, member: 1023459"] [COLOR="#800080"][SIZE=4][B][I][CENTER][CENTER][COLOR="#000000"][SIZE=4][B][CENTER]Hak Teâlâ, Mûsâ -aleyhisselâm-’a iki tâlimatta bulundu: [/CENTER][/B][/SIZE][/COLOR] “1. Bir ümit ve emel ile sana geleni nasipsiz bırakma! 2. Senden kendisini korumanı isteyeni muhâfaza et!” Hazret-i Mûsâ, bir seyahate çıkmıştı ki, yolda bir şahinin bir güvercini kovaladığını gördü. Güvercin, Mûsâ -aleyhisselâm-’ı görünce ona sığınmak üzere omzuna kondu. Şahin de geldi, diğer omzuna kondu. Şahin üzerine atlamaya niyetlenince, güvercin Hazret-i Mûsâ’nın yeleğinden içeri girdi. “–Beni koru yâ Mûsâ! Yoksa şahin beni helâk edecek!” dedi. Buna mukâbil şahin de, açık bir lisanla Mûsâ -aleyhisselâm-’a: “–Ey İmranoğlu! Ben de senin yardımına muhtaç olarak geldim. Ümidimi boşa çıkarma! Benimle rızkımın arasına girme!” diye nidâ etti. Güvercin ise: “–Ey İmranoğlu Mûsâ! Beni korumanı diliyorum, sana sığınıyorum, beni koru, bana eman ver!” dedi. Mûsâ -aleyhisselâm- kendi kendine: “–Aman yâ Rabbî! Bu hususta ne çabuk ve ağır bir imtihana tâbî tutuldum!” dedi. İmranoğlu Mûsâ, çâresizlik içinde kaldı. Sonra güvercini korumak, şahinin de talebini yerine getirebilmek ve böylece Allâh’ın emrine sâdık kalabilmek için son çâre olarak baldırından bir parça et koparıp şâhine vermeyi düşündü. Güvercinle şahin, Hazret-i Mûsâ’nın bu candan fedâkârlık niyetini sezdikleri anda: “–Ey İmranoğlu! Acele etme! Biz iki elçiyiz. Maksadımız senin Allâh’a olan ahdinin sıhhatini imtihan etmekti.” dediler. Evet, bu kıssa pek ibretlidir. İlk olarak Allah Teâlâ, Hazret-i Mûsâ’ya emir ve yasakları ile ilâhî bir hudut çizmiştir. Sonra da peygamberini, îman, bağlılık ve itaatini yoklamak üzere ağır bir fedâkârlık imtihanına mübtelâ kılmıştır.[/CENTER][/CENTER][/I][/B][/SIZE][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Peygamberler ve Peygamberlerin Hayatı
Musa Aleyhisselamın İmtihanı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst