Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
Müsbet ve Menfi MİLLİYETÇİLİK !
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Elif_Gibi" data-source="post: 100802" data-attributes="member: 6253"><p><strong>Cevap: Müsbet ve Menfi MİLLİYETÇİLİK ! ( olay budur)</strong></p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green">Irkçılığı men eden âyet-i kerime: </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green"></span></span></strong></p><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green">“Ey insanlar! Muhakkak ki biz, sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve sizi millet millet, kabile kabile yaptık ki, tanışıp kaynaşasınız. Allah katında en şerefliniz Ondan en çok korkanınızdır.” </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green">(Hucurat suresi, 13) </span></span></strong></p><p></p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green">Aynı surede şöyle buyulur: </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green">“Ancak müminler birbirinin kardeşidirler. Öyle ise, kardeşlerinizin aralarını ıslah edin.” </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green">Allah ne Türkleri, ne Arapları, ne Kürtleri değil, ancak, müminleri birbiriyle kardeş ediyor. İslâm’a göre, mümin olmayan bir insan, mümin babasına varis olamıyor. İman gidince, maddî, uzvî ve ırkî bağlılık bir işe yaramıyor. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green">“Kendi nefsi için istediğini mümin kardeşi için de istemeyen (kâmil) mümin olamaz.” buyuran Allah Resulü (asm.), bu âyetin amel ve his âlemimize nasıl aksedeceği hususunda bize yol gösteriyor. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green">Müminler birbirlerini böylesine sevmeleri gerektiği halde şu veya bu sebeple aralarına kin ve husumet girerse, bu takdirde ne yapacaklardır? Âyet-i kerimenin devamı şunu emreder: “Kardeşlerinizin arasını ıslah edin.” Onları sulha, sükûna kavuşturun. Düşmanlıklarını, dostluğa, muhabbete, kardeşliğe çevirin. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green">Evet, Kuran’ın hükmüne göre müminler kardeş. Hepsi bir tek aile. Tek cephe. Onların arasına ayrılık sokanlar ise bilerek veya bilmeyerek karşı cephe namına çalışmış oluyorlar. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green">Hud Sûresinden ulvî bir ders: Nuh (as.) tufan hâdisesinde, “Ey Rabbim! Şüphesiz oğlum da benim ailemdendir. (benim ehlimdendir)” dediğinde, İlâhî cevap şöyle gelir: “Ey Nuh o senin ailenden (ehlinden) değildir.” Demek ki; insanın, inanmayan, isyan eden oğlu onun ehli sayılmıyor. Öyle ise inanmayan ırkdaşı da onun dostu, kardeşi olamaz. Bu hakikati hiçbir tevile imkân vermeyecek kadar net biçimde ortaya koyan bir Allah kelâmı: </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green"></span></span></strong></p><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green">“Ey iman edenler, babalarınızı ve kardeşlerinizi eğer küfrü imana tercih etmişlerse dost edinmeyin! Sizden kim onları dost edinirse işte onlar, zalimlerin ta kendisidir.” </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green">(Tevbe suresi, 23)</span></span></strong></p><p></p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green">Bu ayet, “Ancak müminler birbirinin kardeşidirler.” âyet-i kerimesinde ders verilen ince ruhun ve derin şuurun bir başka ifadesidir. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green">İnanmayan babanız sizin dostunuz değil, inanmayan kardeşiniz de sizin dostunuz değil. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green">Onları dost edinen insan, hakikati çiğnemiş, zulmetmiştir. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green">Allah’ın ona bir ihsanı olan sevgi hissini yanlış yerde kullanmış, zulmetmiştir… </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green">Yanlış bir tercihle kendisini Cehenneme sokmaya sebep olmuş, nefsine zulmetmiştir. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green">Onun sevgi hanesinde küffar, mümine ağır basmış ve o adam bu büyük adaletsizliği işlemekle zalim olmuştur. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green">‘Maliki yevmiddin’ olan Allah haber veriyor: </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green"></span></span></strong></p><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green">“O gün ne mal, ne evlât bir fayda vermez. Allah’a kalb-i selim ile gelenler müstesna..” </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green">(Şuara suresi, 88-89) </span></span></strong></p><p></p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green">Irk yakınlığının en birinci basamağı, en ileri seviyesi evlâtla baba arasındaki münasebet değil midir? Bu âyet, bu yakınlığın o meydanda para etmeyeceğini haber veriyor bize. Artık hangi ırkçılıktan bahsediyoruz. O gün kimsenin ne malına, ne mülküne, ne de kazandığı evlât sayısına bakılmayacak. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green">O gün tek geçer akçe var: Kalb-i selim. Allah’a teslim olmuş, Onun her emrine ram olmuş temiz ve halis bir kalp. Ondan başkasına bağlanmamış bir gönül. Bu gönül kimde bulunursa bulunsun, Arap’ta olsun, Acemde olsun makbuldür. Ve Cennet, kalb-i selim sahiplerinin varacağı mükâfat menzili. Orada her mümine, ihlâsına, ameline, ahlâkına, gayretine, himmetine göre makam verilecek. Ondaki bütün tabakalar bu esaslara göre. Orada her ırkın ayrı bir makamı yok. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: green"></span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Elif_Gibi, post: 100802, member: 6253"] [b]Cevap: Müsbet ve Menfi MİLLİYETÇİLİK ! ( olay budur)[/b] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=green]Irkçılığı men eden âyet-i kerime: [/COLOR][/FONT][/B] [CENTER][B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=green]“Ey insanlar! Muhakkak ki biz, sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve sizi millet millet, kabile kabile yaptık ki, tanışıp kaynaşasınız. Allah katında en şerefliniz Ondan en çok korkanınızdır.” (Hucurat suresi, 13) [/COLOR][/FONT][/B][/CENTER] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=green]Aynı surede şöyle buyulur: “Ancak müminler birbirinin kardeşidirler. Öyle ise, kardeşlerinizin aralarını ıslah edin.” Allah ne Türkleri, ne Arapları, ne Kürtleri değil, ancak, müminleri birbiriyle kardeş ediyor. İslâm’a göre, mümin olmayan bir insan, mümin babasına varis olamıyor. İman gidince, maddî, uzvî ve ırkî bağlılık bir işe yaramıyor. “Kendi nefsi için istediğini mümin kardeşi için de istemeyen (kâmil) mümin olamaz.” buyuran Allah Resulü (asm.), bu âyetin amel ve his âlemimize nasıl aksedeceği hususunda bize yol gösteriyor. Müminler birbirlerini böylesine sevmeleri gerektiği halde şu veya bu sebeple aralarına kin ve husumet girerse, bu takdirde ne yapacaklardır? Âyet-i kerimenin devamı şunu emreder: “Kardeşlerinizin arasını ıslah edin.” Onları sulha, sükûna kavuşturun. Düşmanlıklarını, dostluğa, muhabbete, kardeşliğe çevirin. Evet, Kuran’ın hükmüne göre müminler kardeş. Hepsi bir tek aile. Tek cephe. Onların arasına ayrılık sokanlar ise bilerek veya bilmeyerek karşı cephe namına çalışmış oluyorlar. Hud Sûresinden ulvî bir ders: Nuh (as.) tufan hâdisesinde, “Ey Rabbim! Şüphesiz oğlum da benim ailemdendir. (benim ehlimdendir)” dediğinde, İlâhî cevap şöyle gelir: “Ey Nuh o senin ailenden (ehlinden) değildir.” Demek ki; insanın, inanmayan, isyan eden oğlu onun ehli sayılmıyor. Öyle ise inanmayan ırkdaşı da onun dostu, kardeşi olamaz. Bu hakikati hiçbir tevile imkân vermeyecek kadar net biçimde ortaya koyan bir Allah kelâmı: [/COLOR][/FONT][/B] [CENTER][B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=green]“Ey iman edenler, babalarınızı ve kardeşlerinizi eğer küfrü imana tercih etmişlerse dost edinmeyin! Sizden kim onları dost edinirse işte onlar, zalimlerin ta kendisidir.” (Tevbe suresi, 23)[/COLOR][/FONT][/B][/CENTER] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=green]Bu ayet, “Ancak müminler birbirinin kardeşidirler.” âyet-i kerimesinde ders verilen ince ruhun ve derin şuurun bir başka ifadesidir. İnanmayan babanız sizin dostunuz değil, inanmayan kardeşiniz de sizin dostunuz değil. Onları dost edinen insan, hakikati çiğnemiş, zulmetmiştir. Allah’ın ona bir ihsanı olan sevgi hissini yanlış yerde kullanmış, zulmetmiştir… Yanlış bir tercihle kendisini Cehenneme sokmaya sebep olmuş, nefsine zulmetmiştir. Onun sevgi hanesinde küffar, mümine ağır basmış ve o adam bu büyük adaletsizliği işlemekle zalim olmuştur. ‘Maliki yevmiddin’ olan Allah haber veriyor: [/COLOR][/FONT][/B] [CENTER][B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=green]“O gün ne mal, ne evlât bir fayda vermez. Allah’a kalb-i selim ile gelenler müstesna..” (Şuara suresi, 88-89) [/COLOR][/FONT][/B][/CENTER] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=green]Irk yakınlığının en birinci basamağı, en ileri seviyesi evlâtla baba arasındaki münasebet değil midir? Bu âyet, bu yakınlığın o meydanda para etmeyeceğini haber veriyor bize. Artık hangi ırkçılıktan bahsediyoruz. O gün kimsenin ne malına, ne mülküne, ne de kazandığı evlât sayısına bakılmayacak. O gün tek geçer akçe var: Kalb-i selim. Allah’a teslim olmuş, Onun her emrine ram olmuş temiz ve halis bir kalp. Ondan başkasına bağlanmamış bir gönül. Bu gönül kimde bulunursa bulunsun, Arap’ta olsun, Acemde olsun makbuldür. Ve Cennet, kalb-i selim sahiplerinin varacağı mükâfat menzili. Orada her mümine, ihlâsına, ameline, ahlâkına, gayretine, himmetine göre makam verilecek. Ondaki bütün tabakalar bu esaslara göre. Orada her ırkın ayrı bir makamı yok. [/COLOR][/FONT][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
Müsbet ve Menfi MİLLİYETÇİLİK !
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst