Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Musîbet birdir. Musîbetin geldiği kişi feryat-figan eder, sızlanırsa iki olur...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 425913" data-attributes="member: 1004566"><p style="text-align: center"><a href="http://www.dervisinfikri.com/uploads/posts/2012-06/1341004641_yaprakligif.gif" target="_blank"><img src="http://www.dervisinfikri.com/uploads/posts/2012-06/thumbs/1341004641_yaprakligif.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></a></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px">Rasulullah -sallallahu aleyhi ve selem- şöyle buyurmuşlardır:</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px"></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px">“Erkek olsun kadın olsun, bir mü’min, Allah’ına günahsız tertemiz kavuşuncaya kadar başından, çoluk çocuğundan, malından belâ eksik olmaz.</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px">Sabrın ehemmiyeti çok büyüktür. Allah azze ve celle hazretleri kullarını dâimâ imtihana tabi tutar. Kul bunu büyük bir gönül hoşluğu ile teslîmiyet ve sabır ile karşılarsa bir çok ibâdetlerle elde edemediği derecelere terakkî eder. Zâhiren birçok kerih gördüğümüz şeyler vardır ki, hakîkatte bizim için hayırlıdır. Çok defa da hayır gördüğümüz şey vardır ki bizim için fâidesizdir, hatta zararlıdır. Çünkü herhangi bir şeyin sonucunu ancak, Allah Teâlâ ve Tekaddes hazretleri bilir.</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px"></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px">Allah Teâlâ, hadîs-i kudsîde buyurur:</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px">“Rahmetime kavuşması için, gönderdiğim sebepler içerisinde bir kuluma rahmet ederim. Çünkü onun günahlarını bu hastalık sebebiyle affedeceğim. Cennetteki derecesini bununla artıracağım.”</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px"></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px">Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurur:</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px">“Şüphe edilen altını ateşle muayene ettikleri gibi, Allah Teâlâ insanları dert ile imtihan eder. Bazısı belâ ateşinden hâlis olarak çıkar, bazısı bozuk olarak çıkar.”</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px"></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px">Yine buyuruyorlar:</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px"></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px">“Mü’minlerde üç şeyden birisi bulunur: Kıllet; yokluk, yani fakirlik. İllet; hastalık. Zillet; yani hor görülme.”</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px"></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px">İbrâhim Düssûkî -kuddise sirruh- hazretlerinin tavsiyeleri şöyledir:</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px">Bir hak yolcusu, fakr hâlini kolay bulamaz. Ta şu hâlleri özüne sindirinceye kadar.</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px"></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px">Cümle kulların işini görürken, eziyetlerini bir taşıyıcı olacak ki, bu hâli Allah Teâlânın kullarına bir ikram, sayılır. Niyetinde başka bir şey yoktur.</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px">Sonra kendisine eziyet edene, eziyet etmez.</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px"></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px">Üzerine düşmeyen, dünya ve âhirete faydası olmayan sözü de söylemez.</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px">Bir musîbete uğradığı zaman bağırıp çağırmaz.</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px"></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px">Hiç kimsenin gıybetini etmez ki, bunu yapmakla harama dalmaktan korunmak ister. Şüphelere dalmamak için kendisini gıybet etmemek sûretiyle tutar.</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px"></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px">İmtihan yoluyla bir belâya uğradığı zaman sabreder.</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px">İntikam almaya gücü yettiği hâlde bağışlar, bırakır.</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px">Dik başlı gezmek âdeti değildir.</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px">Yer yüzü onun maddî varlığı ile mâmur olur. Semâ ise kalbi ile...</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px">Tuttuğu yol, öfkesini yutmaktır. Yutkunmaktır. Dağıtmaktır ve dâimâ tercihtir. Aftır. Müsâmahadır.</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px"></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px">Hakkında söylenen, sevmediği şeylerin hepsini kabullenir.</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px"></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px">Osman Nûri Hîrî -kuddise sirruh-:</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px">Sabırlı, sıkıntılara katlanmayı huy edinendir, buyurmuşlardır.</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px"></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px">Abdullah bin Mübârek -kuddise sirruh-:</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px"></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px">Musîbet birdir. Musîbetin geldiği kişi feryat-figan eder, sızlanırsa iki olur: Biri musîbet, diğeri sevabın gitmesi. Bu musîbet öncekinden daha büyüktür. Sabredenin karşılığı ise hesapsızdır. Yani sabredenlere verilen sevabın miktarını Allah teâlâdan başka kimse bilmez.</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px"></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px">Abdulkadir Geylânî hazretleri buyurur ki:</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px"></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px">Cenab-ı Hakk’tan geçmiş günahların için mağfiret iste. Bundan sonra o günahlardan başkasının gelmemesi için yalvar. İlâhî emirlere uymak için Allah’tan yardım iste. Kaza ve kaderin gelmesini hoş karşıla. Belâlara karşı sabırlı ol. Elindekilere şükret. Elindekilerin kadrini bil. Ölüm gününü hayırla netîcelendirmeğe bak.</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px"></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px">Cenab-ı Allah’tan dünyayı isteme. Belânın gitmesini, fakrın geçmesini, zenginliğin gelmesini isteme. İçinde bulunduğun mânevî hâlin gitmemesini iste. Belâ mı senin için hayır getirir, yoksa dünya rahatlığı mı? Acaba zenginlik mi hayır getirir yoksa fakirlik mi? Bilemezsin hangisi hayırlıdır. İşlerin içyüzünü bilmek sana saklıdır.</span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center">Sâdık Dânâ</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 425913, member: 1004566"] [CENTER][URL="http://www.dervisinfikri.com/uploads/posts/2012-06/1341004641_yaprakligif.gif"][IMG]http://www.dervisinfikri.com/uploads/posts/2012-06/thumbs/1341004641_yaprakligif.gif[/IMG][/URL] [SIZE=3]Rasulullah -sallallahu aleyhi ve selem- şöyle buyurmuşlardır: “Erkek olsun kadın olsun, bir mü’min, Allah’ına günahsız tertemiz kavuşuncaya kadar başından, çoluk çocuğundan, malından belâ eksik olmaz. Sabrın ehemmiyeti çok büyüktür. Allah azze ve celle hazretleri kullarını dâimâ imtihana tabi tutar. Kul bunu büyük bir gönül hoşluğu ile teslîmiyet ve sabır ile karşılarsa bir çok ibâdetlerle elde edemediği derecelere terakkî eder. Zâhiren birçok kerih gördüğümüz şeyler vardır ki, hakîkatte bizim için hayırlıdır. Çok defa da hayır gördüğümüz şey vardır ki bizim için fâidesizdir, hatta zararlıdır. Çünkü herhangi bir şeyin sonucunu ancak, Allah Teâlâ ve Tekaddes hazretleri bilir.[/SIZE] [SIZE=3] Allah Teâlâ, hadîs-i kudsîde buyurur: “Rahmetime kavuşması için, gönderdiğim sebepler içerisinde bir kuluma rahmet ederim. Çünkü onun günahlarını bu hastalık sebebiyle affedeceğim. Cennetteki derecesini bununla artıracağım.” Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurur: “Şüphe edilen altını ateşle muayene ettikleri gibi, Allah Teâlâ insanları dert ile imtihan eder. Bazısı belâ ateşinden hâlis olarak çıkar, bazısı bozuk olarak çıkar.” Yine buyuruyorlar: “Mü’minlerde üç şeyden birisi bulunur: Kıllet; yokluk, yani fakirlik. İllet; hastalık. Zillet; yani hor görülme.” İbrâhim Düssûkî -kuddise sirruh- hazretlerinin tavsiyeleri şöyledir: Bir hak yolcusu, fakr hâlini kolay bulamaz. Ta şu hâlleri özüne sindirinceye kadar. Cümle kulların işini görürken, eziyetlerini bir taşıyıcı olacak ki, bu hâli Allah Teâlânın kullarına bir ikram, sayılır. Niyetinde başka bir şey yoktur. Sonra kendisine eziyet edene, eziyet etmez. Üzerine düşmeyen, dünya ve âhirete faydası olmayan sözü de söylemez. Bir musîbete uğradığı zaman bağırıp çağırmaz. Hiç kimsenin gıybetini etmez ki, bunu yapmakla harama dalmaktan korunmak ister. Şüphelere dalmamak için kendisini gıybet etmemek sûretiyle tutar. İmtihan yoluyla bir belâya uğradığı zaman sabreder. İntikam almaya gücü yettiği hâlde bağışlar, bırakır. Dik başlı gezmek âdeti değildir. Yer yüzü onun maddî varlığı ile mâmur olur. Semâ ise kalbi ile... Tuttuğu yol, öfkesini yutmaktır. Yutkunmaktır. Dağıtmaktır ve dâimâ tercihtir. Aftır. Müsâmahadır. Hakkında söylenen, sevmediği şeylerin hepsini kabullenir. Osman Nûri Hîrî -kuddise sirruh-: Sabırlı, sıkıntılara katlanmayı huy edinendir, buyurmuşlardır. Abdullah bin Mübârek -kuddise sirruh-: Musîbet birdir. Musîbetin geldiği kişi feryat-figan eder, sızlanırsa iki olur: Biri musîbet, diğeri sevabın gitmesi. Bu musîbet öncekinden daha büyüktür. Sabredenin karşılığı ise hesapsızdır. Yani sabredenlere verilen sevabın miktarını Allah teâlâdan başka kimse bilmez. Abdulkadir Geylânî hazretleri buyurur ki: Cenab-ı Hakk’tan geçmiş günahların için mağfiret iste. Bundan sonra o günahlardan başkasının gelmemesi için yalvar. İlâhî emirlere uymak için Allah’tan yardım iste. Kaza ve kaderin gelmesini hoş karşıla. Belâlara karşı sabırlı ol. Elindekilere şükret. Elindekilerin kadrini bil. Ölüm gününü hayırla netîcelendirmeğe bak. Cenab-ı Allah’tan dünyayı isteme. Belânın gitmesini, fakrın geçmesini, zenginliğin gelmesini isteme. İçinde bulunduğun mânevî hâlin gitmemesini iste. Belâ mı senin için hayır getirir, yoksa dünya rahatlığı mı? Acaba zenginlik mi hayır getirir yoksa fakirlik mi? Bilemezsin hangisi hayırlıdır. İşlerin içyüzünü bilmek sana saklıdır.[/SIZE] Sâdık Dânâ[/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Musîbet birdir. Musîbetin geldiği kişi feryat-figan eder, sızlanırsa iki olur...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst