Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Musibet Nasil Saadet Getirir
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="topraktoprak" data-source="post: 182938" data-attributes="member: 11795"><p><strong><span style="color: purple"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"><img src="http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/cicekler01.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />“Ağrısız baş, sancısız diş olmaz”</span></span></span></strong><span style="color: purple"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"> derler ya hani, bu âlemde her şey arzu ettiğimiz gibi olmuyor. Her şey planladığımız gibi gitmiyor.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: purple">Hepimizin hayatı biraz inişli çıkışlı, acılı tatlılı, hüzünlü sevinçli, sıkıntılı neşeli... </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: purple">Huzuru, mutluluğu, saadeti ve sevinci hepimiz hoş karşılarız. Ama musibeti, dertleri, hastalığı, hattâ bir adım ötesi belâyı hoşça karşılayabiliyor muyuz?</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: navy"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: #000000">Karşılaştığımız her musibetin içinde saadetin varlığını</span></strong>, derdin içinde dermanın bulunduğunu, hastalığın önünde şifanın yer aldığını, belânın içinde sefanın, cefanın içinde vefanın olduğunu görebiliyor muyuz?</span></span></span><span style="color: navy"></span></p><p> <span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Verdana'">İşte o zaman hayat kolaylaşır, sıkıntılar azalır, musibetler küçülür, hastalıkların acısı ve elemi hafifler.</span></span></span></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: purple"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">Bütün bunlar nasıl olacak, diyebilirsiniz</span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: purple"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000">Birincisi:</span></span></strong></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy"><span style="font-family: 'Verdana'"> Her şeyden önce başa gelen her musibetin ve içine düştüğümüz her derdin daha büyüğü vardır. “Allah beterinden saklasın, daha acısı ve daha dayanılmazı olabilirdi” demek, musibeti küçültüyor, neredeyse, “Bu kadarına şükür” diyesi geliyor insanın. Büyük değil de, küçüğünün başa gelmesi bir yerde nimet bile olabiliyor.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: navy">Yola çıktınız, gidiyorsunuz, diyelim ki, arabanızla bir kaza geçirdiniz, bir iki hasarla atlattınız, “Cana geleceğine mala gelsin” dediniz. Cana da zarar gelebilirdi, ama atlattınız. Veya bir iki sıyrıkla geçiştirdiniz, daha kötüsünden kurtuldunuz.</span></span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: purple"><span style="font-family: 'Verdana'"><img src="http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/bahar4.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />İkincisi:</span></span></strong></span><span style="color: navy"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"> Hayat musibetlerle, sıkıntılarla, hastalıklarla pekişiyor, güçleniyor; insanın dayanma gücü artıyor, olgunlaşıyor.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: navy">Dertler ve sıkıntılar insanı hayata bağlıyor, pes ettirmiyor, teslim olmuyor insan, direnci ve azmi artıyor, neredeyse güç üzerine güç kazanıyor.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: navy">Hiç dert görmemiş, hasta olmamış bir insanla, çekmediği sıkıntı kalmamış bir insanın hayatı kavrayışı aynı mıdır?</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: navy">Birisi için felaket olan bir olay, diğeri için sıradanlaşıyor. Birisi şok ve panik yaşarken, ötekisi soğukkanlılıkla karşılıyor başına gelenleri... </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: navy">Dertler insanı pişiriyor, olgunlaştırıyor, mücadele gücünü arttırıyor, başarısını kamçılıyor, çok zaman istediği hedefe bile ulaştırıyor.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: navy">Sıradan bir hayat, tekdüze bir ömür, gecesi gündüzü aynı geçen bir gün, sabah kalk, akşam yat felsefesi insanı tembelleştiriyor, hayattan beklentilerini tüketiyor, yaşamanın cezbesini, cazibesini, bütün çekiciliği törpülüyor.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: navy">Zaten dertsiz baş olmuyor; sıkıntısız, üzüntüsüz, elemsiz, ıstırapsız bir insan yoktur, önemli olan bütün bunlara hazırlıklı olmak, gelecek için bir atlama taşı olduğunu kavramaktır.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: navy">Önemli bir nokta da şu: musibeti gözümüzde büyütmemeli, küçük görmeliyiz.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: navy"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><strong>Musibetin içinde boğulup kalmamalı, bir çıkış yolu aramalıyız. En kestirme çıkış yolu da, musibeti küçültmektir.</strong></span></span></span></span><span style="color: navy"></span></p><p> <span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Verdana'">Hani, bazen gece vakti, karanlık bir ortamda insanın gözüne bir hayal ilişir. Bir köşede sallanan bir ipe bakar durur, baka baka o ipi yılan sanmaya başlar, sonunda kendi kendini korkutur.</span></span></span></p><p> <span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Verdana'">Veya bir bahçe kenarında otururken az ilerideki ağaca baktıkça ve rüzgarın çarpmasıyla ağacı sallanır halde gördükçe, ağacı, üzerine doğru gelen bir canavar zannetmeye başlar.</span></span></span></p><p> <span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Verdana'">Halbuki ne o ip yılandır ve ne de o sallanan ağaç canavardır. Olayı gözünde büyütmüş, sonunda boş yere kendi kendini korkuya kaptırmıştır.</span></span></span></p><p> <span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Verdana'">Biraz cesaret göstererek gidip o ipi eliyle tutsa veya o ağacın yanına gitse, ne bir korku kalacaktır üzerinde, ne de bir endişe…</span></span></span></p><p> <span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Verdana'">Başa gelen musibetler de öyle. Gözde büyütüldükçe büyür, geleceğini karartır, ümidini yitirir, korku ve telaş içinde hayatını alt üst eder.</span></span></span></p><p> <span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Verdana'">Ancak bilse ki, musibetler ne olursa olsun geçicidir, ilk anlardaki, ilk günlerdeki gibi ağırlığı kalmaz, azalır.</span></span></span></p><p> <span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Verdana'">Bunun için başa gelen her musibeti küçültmeye çalışmalı, basitleştirmeye gayret etmeli, bütünüyle hayatımızı etkisi altına almasına müsaade etmemelidir.</span></span></span></p><p> <span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy"></span><strong><span style="color: purple"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"><img src="http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/bahar3.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />Üçüncüsü:</span></span></span></strong><span style="color: navy"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">En büyük nimetler ve saadetler çok çeşitli ve büyük musibetlerin arkasından gelmiş. Varlık da öyle, servet de öyle. Yattığı yerden kim ne kazanmıştır?</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: navy"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><strong>Yusuf Aleyhisselâm bunun için çok çarpıcı bir örnek.</strong></span></span></span></span><span style="color: navy"></span></p><p> <span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Verdana'">Aklı, idrakı, babasına bağlılığı, efendiliği, fizik ve ruh güzelliğiyle kardeşlerinin önüne geçmiş. Haklı olarak kıskanmışlar kardeşleri onu... Gözden düşürmek, aralarından uzaklaştırmak istemişler bir an önce...</span></span></span></p><p> <span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Verdana'">Birgün alıp götürmüşler, kuyuya atmışlar. Kurtulduk diye sevinmişler üstelik...</span></span></span></p><p> <span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Verdana'">Kuyudan çıkartılmış, esir pazarında köle diye satılmış. Saraya alınmış, bu sefer sarayın hanımı göz koymuş güzelliğine...</span></span></span></p><p> <span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong><span style="color: #000000">İftiraya kurban gitmiş Yusuf Peygamber,</span></strong> ama iffetine sahip çıkmış, sonunda kendini zindanda bulmuş.</span></span></span></p><p> <span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Verdana'">On dört sene hapiste kalmış. Çekmediği eza, görmediği cefa kalmamış. Gençliği hapishanede geçmiş. Ama orayı bir okula çevirmiş, insan eğitmiş, gönüller yapmış kaldığı süre içinde orada... Bunun için hapishaneye “Medrese-i Yusufiye” denmiş, “Yusufiye okulu” anlamına.</span></span></span></p><p> <span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Verdana'">Ama sonunda ne olmuş Hazret-i Yusuf? Mısır’a sultan olmuş, ülkenin hazinesi eline geçmiş, tek söz sahibi olmuş her konuda memlekette...</span></span></span></p><p> <span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Verdana'">İnsana ve insanlığa himmet etmiş, destek olmuş ve sonunda peygamberlik şerefiyle şereflenmiş. Herkes ona koşmuş, ona ulaşmış, onun eline el vermiş.</span></span></span></p><p> <span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Verdana'">Sonunda yıllar boyu görmediği, göremediği ve hasretleriyle yandığı annesiyle babasıyla ve kendisini yok etmeye çalışan kardeşleriyle buluşmuş. Kardeşlerini ise bağışlamış severek...</span></span></span></p><p> <span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Verdana'">Ve gele gele bir insanın dünyada ulaşabileceği en yüksek saadete ve nimete kavuşmuş.</span></span></span></p><p> <span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><strong>Ama bununla da kalmamış, her konuda zirvede olduğu bir sırada, maddi ve manevi feraha ve refaha ulaştığı bir esnada dünyanın geçici nimetleri tatmin etmemiş onu; bitip tükenmeyen sonsuz saadet nimetini istemiş, Rabbine kavuşmuş. Ebedlere geçmiş, bekaya ulaşmış.</strong></span></span></span></span></p><p> <span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong><span style="color: #990000">Evet, musibetler içinde ne saadetler gizlenmiş, musibetleri Vereni tanıyınca...</span></strong></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="topraktoprak, post: 182938, member: 11795"] [B][COLOR=purple][FONT=Verdana][SIZE=4][IMG]http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/cicekler01.jpg[/IMG]“Ağrısız baş, sancısız diş olmaz”[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B][COLOR=purple][FONT=Verdana][SIZE=4] derler ya hani, bu âlemde her şey arzu ettiğimiz gibi olmuyor. Her şey planladığımız gibi gitmiyor.[/SIZE][/FONT][/COLOR] [SIZE=4][FONT=Verdana][COLOR=purple]Hepimizin hayatı biraz inişli çıkışlı, acılı tatlılı, hüzünlü sevinçli, sıkıntılı neşeli... [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Verdana][COLOR=purple]Huzuru, mutluluğu, saadeti ve sevinci hepimiz hoş karşılarız. Ama musibeti, dertleri, hastalığı, hattâ bir adım ötesi belâyı hoşça karşılayabiliyor muyuz?[/COLOR][/FONT][/SIZE] [FONT=Verdana][COLOR=navy][SIZE=4][B][COLOR=#000000]Karşılaştığımız her musibetin içinde saadetin varlığını[/COLOR][/B], derdin içinde dermanın bulunduğunu, hastalığın önünde şifanın yer aldığını, belânın içinde sefanın, cefanın içinde vefanın olduğunu görebiliyor muyuz?[/SIZE][/COLOR][/FONT][COLOR=navy] [SIZE=4][FONT=Verdana]İşte o zaman hayat kolaylaşır, sıkıntılar azalır, musibetler küçülür, hastalıkların acısı ve elemi hafifler.[/FONT][/SIZE][/COLOR] [B][COLOR=purple][FONT=Verdana][SIZE=4]Bütün bunlar nasıl olacak, diyebilirsiniz[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [FONT=Verdana][COLOR=purple][B][SIZE=4][COLOR=#000000]Birincisi:[/COLOR][/SIZE][/B][/COLOR][/FONT][SIZE=4][COLOR=navy][FONT=Verdana] Her şeyden önce başa gelen her musibetin ve içine düştüğümüz her derdin daha büyüğü vardır. “Allah beterinden saklasın, daha acısı ve daha dayanılmazı olabilirdi” demek, musibeti küçültüyor, neredeyse, “Bu kadarına şükür” diyesi geliyor insanın. Büyük değil de, küçüğünün başa gelmesi bir yerde nimet bile olabiliyor.[/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Verdana][COLOR=navy]Yola çıktınız, gidiyorsunuz, diyelim ki, arabanızla bir kaza geçirdiniz, bir iki hasarla atlattınız, “Cana geleceğine mala gelsin” dediniz. Cana da zarar gelebilirdi, ama atlattınız. Veya bir iki sıyrıkla geçiştirdiniz, daha kötüsünden kurtuldunuz.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][B][COLOR=purple][FONT=Verdana][IMG]http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/bahar4.jpg[/IMG]İkincisi:[/FONT][/COLOR][/B][/SIZE][COLOR=navy][FONT=Verdana][SIZE=4] Hayat musibetlerle, sıkıntılarla, hastalıklarla pekişiyor, güçleniyor; insanın dayanma gücü artıyor, olgunlaşıyor.[/SIZE][/FONT][/COLOR] [SIZE=4][FONT=Verdana][COLOR=navy]Dertler ve sıkıntılar insanı hayata bağlıyor, pes ettirmiyor, teslim olmuyor insan, direnci ve azmi artıyor, neredeyse güç üzerine güç kazanıyor.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Verdana][COLOR=navy]Hiç dert görmemiş, hasta olmamış bir insanla, çekmediği sıkıntı kalmamış bir insanın hayatı kavrayışı aynı mıdır?[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Verdana][COLOR=navy]Birisi için felaket olan bir olay, diğeri için sıradanlaşıyor. Birisi şok ve panik yaşarken, ötekisi soğukkanlılıkla karşılıyor başına gelenleri... [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Verdana][COLOR=navy]Dertler insanı pişiriyor, olgunlaştırıyor, mücadele gücünü arttırıyor, başarısını kamçılıyor, çok zaman istediği hedefe bile ulaştırıyor.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Verdana][COLOR=navy]Sıradan bir hayat, tekdüze bir ömür, gecesi gündüzü aynı geçen bir gün, sabah kalk, akşam yat felsefesi insanı tembelleştiriyor, hayattan beklentilerini tüketiyor, yaşamanın cezbesini, cazibesini, bütün çekiciliği törpülüyor.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Verdana][COLOR=navy]Zaten dertsiz baş olmuyor; sıkıntısız, üzüntüsüz, elemsiz, ıstırapsız bir insan yoktur, önemli olan bütün bunlara hazırlıklı olmak, gelecek için bir atlama taşı olduğunu kavramaktır.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Verdana][COLOR=navy]Önemli bir nokta da şu: musibeti gözümüzde büyütmemeli, küçük görmeliyiz.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [FONT=Verdana][COLOR=navy][SIZE=4][COLOR=#000000][B]Musibetin içinde boğulup kalmamalı, bir çıkış yolu aramalıyız. En kestirme çıkış yolu da, musibeti küçültmektir.[/B][/COLOR][/SIZE][/COLOR][/FONT][COLOR=navy] [SIZE=4][FONT=Verdana]Hani, bazen gece vakti, karanlık bir ortamda insanın gözüne bir hayal ilişir. Bir köşede sallanan bir ipe bakar durur, baka baka o ipi yılan sanmaya başlar, sonunda kendi kendini korkutur.[/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Verdana]Veya bir bahçe kenarında otururken az ilerideki ağaca baktıkça ve rüzgarın çarpmasıyla ağacı sallanır halde gördükçe, ağacı, üzerine doğru gelen bir canavar zannetmeye başlar.[/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Verdana]Halbuki ne o ip yılandır ve ne de o sallanan ağaç canavardır. Olayı gözünde büyütmüş, sonunda boş yere kendi kendini korkuya kaptırmıştır.[/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Verdana]Biraz cesaret göstererek gidip o ipi eliyle tutsa veya o ağacın yanına gitse, ne bir korku kalacaktır üzerinde, ne de bir endişe…[/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Verdana]Başa gelen musibetler de öyle. Gözde büyütüldükçe büyür, geleceğini karartır, ümidini yitirir, korku ve telaş içinde hayatını alt üst eder.[/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Verdana]Ancak bilse ki, musibetler ne olursa olsun geçicidir, ilk anlardaki, ilk günlerdeki gibi ağırlığı kalmaz, azalır.[/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Verdana]Bunun için başa gelen her musibeti küçültmeye çalışmalı, basitleştirmeye gayret etmeli, bütünüyle hayatımızı etkisi altına almasına müsaade etmemelidir.[/FONT][/SIZE] [/COLOR][B][COLOR=purple][FONT=Verdana][SIZE=4][IMG]http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/bahar3.jpg[/IMG]Üçüncüsü:[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B][COLOR=navy][FONT=Verdana][SIZE=4]En büyük nimetler ve saadetler çok çeşitli ve büyük musibetlerin arkasından gelmiş. Varlık da öyle, servet de öyle. Yattığı yerden kim ne kazanmıştır?[/SIZE][/FONT][/COLOR] [FONT=Verdana][COLOR=navy][SIZE=4][COLOR=#000000][B]Yusuf Aleyhisselâm bunun için çok çarpıcı bir örnek.[/B][/COLOR][/SIZE][/COLOR][/FONT][COLOR=navy] [SIZE=4][FONT=Verdana]Aklı, idrakı, babasına bağlılığı, efendiliği, fizik ve ruh güzelliğiyle kardeşlerinin önüne geçmiş. Haklı olarak kıskanmışlar kardeşleri onu... Gözden düşürmek, aralarından uzaklaştırmak istemişler bir an önce...[/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Verdana]Birgün alıp götürmüşler, kuyuya atmışlar. Kurtulduk diye sevinmişler üstelik...[/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Verdana]Kuyudan çıkartılmış, esir pazarında köle diye satılmış. Saraya alınmış, bu sefer sarayın hanımı göz koymuş güzelliğine...[/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Verdana][B][COLOR=#000000]İftiraya kurban gitmiş Yusuf Peygamber,[/COLOR][/B] ama iffetine sahip çıkmış, sonunda kendini zindanda bulmuş.[/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Verdana]On dört sene hapiste kalmış. Çekmediği eza, görmediği cefa kalmamış. Gençliği hapishanede geçmiş. Ama orayı bir okula çevirmiş, insan eğitmiş, gönüller yapmış kaldığı süre içinde orada... Bunun için hapishaneye “Medrese-i Yusufiye” denmiş, “Yusufiye okulu” anlamına.[/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Verdana]Ama sonunda ne olmuş Hazret-i Yusuf? Mısır’a sultan olmuş, ülkenin hazinesi eline geçmiş, tek söz sahibi olmuş her konuda memlekette...[/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Verdana]İnsana ve insanlığa himmet etmiş, destek olmuş ve sonunda peygamberlik şerefiyle şereflenmiş. Herkes ona koşmuş, ona ulaşmış, onun eline el vermiş.[/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Verdana]Sonunda yıllar boyu görmediği, göremediği ve hasretleriyle yandığı annesiyle babasıyla ve kendisini yok etmeye çalışan kardeşleriyle buluşmuş. Kardeşlerini ise bağışlamış severek...[/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Verdana]Ve gele gele bir insanın dünyada ulaşabileceği en yüksek saadete ve nimete kavuşmuş.[/FONT][/SIZE] [FONT=Verdana][SIZE=4][COLOR=#000000][B]Ama bununla da kalmamış, her konuda zirvede olduğu bir sırada, maddi ve manevi feraha ve refaha ulaştığı bir esnada dünyanın geçici nimetleri tatmin etmemiş onu; bitip tükenmeyen sonsuz saadet nimetini istemiş, Rabbine kavuşmuş. Ebedlere geçmiş, bekaya ulaşmış.[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [SIZE=4][FONT=Verdana][B][COLOR=#990000]Evet, musibetler içinde ne saadetler gizlenmiş, musibetleri Vereni tanıyınca...[/COLOR][/B][/FONT][/SIZE][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Musibet Nasil Saadet Getirir
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst