Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Musıbete sabır gerekır
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 353941" data-attributes="member: 1004566"><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px">MUSIBETE SABIR GEREKIR</span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px">Biliyorsunuz, kendini begenmek, amellerle böbürlenmek 70 senelik ibadeti götürür. Zira kula verilen nimetleri geçici bilip, her seyin Allah’in kudreti ile olduguna inanarak amel etmek lazimdir. Ancak bu sayede Hakk’a layik kul olunur.</span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px">Sahip oldugumuz büyük küçük her nimet için, ‘Bu nimetler Allah’in nimetidir. Ben O’nun verdigi ile gidalaniyorum, faydalaniyorum.’ diyerek sükretmemiz lazim gelir. </span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px">Evet; nimete ulasinca ve mesakkate düsünce edebe sarilmak lazim gelir. Nimet ve mesakkat kulun günahinin kefaretidir, imtihan-i rabbaniyedir. Yaradan’a siginmanin da yoludur, köprüsüdür.</span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px">Eger kul edepsizlik ederse, nimetten hakiki manada istifade edemedigi gibi, günahlarina da kefaret bulamaz.</span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px">Hadis-i serifte buyuruluyor:</span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px">“Müslümana ariz olan hiçbir fenalik, hastalik, keder, hüzün, eza, iç sikintisi, hatta bir diken batmasi yoktur ki, Allahu Tealâ bu musibetlerden birisi sebebiyle o müslümanin suçlarina ve günahlarina kefaret kilmasin.”</span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px">Demek ki hastalik ve bela insanin belini büker, inletir. Ama sabreden hastanin iniltileri hasenat defterine geçer. Sikayet edenin iniltileri ise günah defterine geçer. Hastaligina da hakiki manada bir fayda yoktur.</span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px">O halde feraset sahibi kardesim, Allah’i kula sikayet etme!.. Hastaligin sikayet edilmesi, Allah’i kula sikayet etmektir. Iyi anlasilsin, burada sikayet diyoruz, tedavi degil... Sikayet kalbî bir arizanin dile gelmis halidir. Söyledigimiz sudur: Takdire riza göstermelidir. Bela ve musibet sabr-i cemîl ister. Sabr-i cemîl nedir?</span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px">Sure-i Yusuf’da Yakub a.s.’in, Yusuf a.s.’in kardeslerine söyledikleri sabr-i cemîlin ne oldugunu bize anla*tiyor:</span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px">“Nefsiniz sizi bir is yapmaya sürükledi; artik buna güzelce sabir gerekir. Anlattiklariniz karsisinda ancak Allah’tan yardim beklenir.” (Yusuf,18)</span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px">‘Iki senedir disim agriyor’, ‘kulagimin agrisi halen devam ediyor’, ‘su sol gözüm biraz hafif görüyor’ seklinde söylenmelerimizin sonu yoktur. Halbuki söylestigimiz kimsenin derdimize deva verecek, çare olacak kudreti yoktur. Söylenmekle o derdin mükafatini kaybettigimiz gibi, günah da kazanmis oluruz.</span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px">Halbuki sikintilarin arttigi bela ve mesakkat zamaninda edebe sarilmak lazim gelir. Ancak bu halde ilâhi lütuflar gözlenir; bela ve musibetlerin arkasindaki hikmetler beklenir. Arkadan gelecek hayirlar ancak sabr-i cemîl ile görülür.</span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px">Bizim güzel dedigimiz bela oluverir, çirkin dedigimiz rahmet olur; bilemezsin. Kaderin arkasindaki yükü göremezsin. Takdir kildan incedir, anlayamazsin. Tedbirsizlik edip takdire karsi çikma, degistiremezsin. Allah’in hükmüne râm ol. Bela ve musibette edebi gözet.</span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px">Peygamber s.a.v. Efendimiz söyle buyuruyor:</span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px">“Muhakkak ki Allah, sizin suretlerinize, mallariniza degil, kalplerinize ve amellerinize nazar eder.” </span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px">Bu hadis-i serifin nuraniyetiyle müminin kalb-i selime, amel-i salihe ihtiyaci vardir.</span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px">Yusuf a.s. bir defa güzelliginden dolayi yanilarak övündü. Bu övünmesi üç-bes kurusa köle olarak satilmasina sebep oldu. Sehvetine, nefsanî arzularina esir olanlar kaça satilir? Varin düsünün. Nefsine köle olanlari kaça alirlar acaba?</span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px">Hadis-i kudside Allahu Tealâ buyuruyor:</span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px">“Ey kulum, sen bir mesele için bir seyi murad edersin. Ben de senin için bir sey murad ederim. Eger senin istegin benim muradima uyarsa, senin muradini veririm. Eger benimle çatisir, irademin disinda bir sey istersen bu durumda sadece benim dedigim olur. Ben Kahhar sifatiyla istedigimi yaptiririm. Yine benim muradim olur.”</span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px">Allah ile kul arasindaki edep cümlesindendir ki, Allahu Tealâ’nin o kulun o günkü vaktine göre izhar ettigi bir tecelliyat vardir. O gün o vakitte sana bir hastalik verdi, malina bir ziyan geldi, çocugun öldü gibi bir mesele basina geldi. Allah o günde, o vakitte sana ne izhar ediyorsa ona teslim ol, itiraz etme. </span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px">Baskalarinin lafi ile gönlünü bulandirma.</span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px">Nasihat veren çoktur, ama belayi kaldiran yoktur.</span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px">Mehmet Ildirar</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 353941, member: 1004566"] [COLOR=#000000][SIZE=2]MUSIBETE SABIR GEREKIR Biliyorsunuz, kendini begenmek, amellerle böbürlenmek 70 senelik ibadeti götürür. Zira kula verilen nimetleri geçici bilip, her seyin Allah’in kudreti ile olduguna inanarak amel etmek lazimdir. Ancak bu sayede Hakk’a layik kul olunur. Sahip oldugumuz büyük küçük her nimet için, ‘Bu nimetler Allah’in nimetidir. Ben O’nun verdigi ile gidalaniyorum, faydalaniyorum.’ diyerek sükretmemiz lazim gelir. Evet; nimete ulasinca ve mesakkate düsünce edebe sarilmak lazim gelir. Nimet ve mesakkat kulun günahinin kefaretidir, imtihan-i rabbaniyedir. Yaradan’a siginmanin da yoludur, köprüsüdür. Eger kul edepsizlik ederse, nimetten hakiki manada istifade edemedigi gibi, günahlarina da kefaret bulamaz. Hadis-i serifte buyuruluyor: “Müslümana ariz olan hiçbir fenalik, hastalik, keder, hüzün, eza, iç sikintisi, hatta bir diken batmasi yoktur ki, Allahu Tealâ bu musibetlerden birisi sebebiyle o müslümanin suçlarina ve günahlarina kefaret kilmasin.” Demek ki hastalik ve bela insanin belini büker, inletir. Ama sabreden hastanin iniltileri hasenat defterine geçer. Sikayet edenin iniltileri ise günah defterine geçer. Hastaligina da hakiki manada bir fayda yoktur. O halde feraset sahibi kardesim, Allah’i kula sikayet etme!.. Hastaligin sikayet edilmesi, Allah’i kula sikayet etmektir. Iyi anlasilsin, burada sikayet diyoruz, tedavi degil... Sikayet kalbî bir arizanin dile gelmis halidir. Söyledigimiz sudur: Takdire riza göstermelidir. Bela ve musibet sabr-i cemîl ister. Sabr-i cemîl nedir? Sure-i Yusuf’da Yakub a.s.’in, Yusuf a.s.’in kardeslerine söyledikleri sabr-i cemîlin ne oldugunu bize anla*tiyor: “Nefsiniz sizi bir is yapmaya sürükledi; artik buna güzelce sabir gerekir. Anlattiklariniz karsisinda ancak Allah’tan yardim beklenir.” (Yusuf,18) ‘Iki senedir disim agriyor’, ‘kulagimin agrisi halen devam ediyor’, ‘su sol gözüm biraz hafif görüyor’ seklinde söylenmelerimizin sonu yoktur. Halbuki söylestigimiz kimsenin derdimize deva verecek, çare olacak kudreti yoktur. Söylenmekle o derdin mükafatini kaybettigimiz gibi, günah da kazanmis oluruz. Halbuki sikintilarin arttigi bela ve mesakkat zamaninda edebe sarilmak lazim gelir. Ancak bu halde ilâhi lütuflar gözlenir; bela ve musibetlerin arkasindaki hikmetler beklenir. Arkadan gelecek hayirlar ancak sabr-i cemîl ile görülür. Bizim güzel dedigimiz bela oluverir, çirkin dedigimiz rahmet olur; bilemezsin. Kaderin arkasindaki yükü göremezsin. Takdir kildan incedir, anlayamazsin. Tedbirsizlik edip takdire karsi çikma, degistiremezsin. Allah’in hükmüne râm ol. Bela ve musibette edebi gözet. Peygamber s.a.v. Efendimiz söyle buyuruyor: “Muhakkak ki Allah, sizin suretlerinize, mallariniza degil, kalplerinize ve amellerinize nazar eder.” Bu hadis-i serifin nuraniyetiyle müminin kalb-i selime, amel-i salihe ihtiyaci vardir. Yusuf a.s. bir defa güzelliginden dolayi yanilarak övündü. Bu övünmesi üç-bes kurusa köle olarak satilmasina sebep oldu. Sehvetine, nefsanî arzularina esir olanlar kaça satilir? Varin düsünün. Nefsine köle olanlari kaça alirlar acaba? Hadis-i kudside Allahu Tealâ buyuruyor: “Ey kulum, sen bir mesele için bir seyi murad edersin. Ben de senin için bir sey murad ederim. Eger senin istegin benim muradima uyarsa, senin muradini veririm. Eger benimle çatisir, irademin disinda bir sey istersen bu durumda sadece benim dedigim olur. Ben Kahhar sifatiyla istedigimi yaptiririm. Yine benim muradim olur.” Allah ile kul arasindaki edep cümlesindendir ki, Allahu Tealâ’nin o kulun o günkü vaktine göre izhar ettigi bir tecelliyat vardir. O gün o vakitte sana bir hastalik verdi, malina bir ziyan geldi, çocugun öldü gibi bir mesele basina geldi. Allah o günde, o vakitte sana ne izhar ediyorsa ona teslim ol, itiraz etme. Baskalarinin lafi ile gönlünü bulandirma. Nasihat veren çoktur, ama belayi kaldiran yoktur. Mehmet Ildirar[/SIZE][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Musıbete sabır gerekır
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst