Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Blog
Blog
Musibetlere müslümanca bakış
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TUVRES" data-source="post: 675338" data-attributes="member: 1009574"><p><img src="http://www.risalehaber.com/images/author/746_b.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p> Vehbi KARAKAŞ</p><p> <a href="mailto:%20vkarakas@sakarya.edu.tr">vkarakas@sakarya.edu.tr</a></p><p> Musibetlere Müslümanca bakış</p><p> 08 Ocak 2011 Cumartesi 07:18</p><p> <strong><span style="font-family: 'times new roman'">MUSİBETLERE MÜSLÜMANCA BAKIŞ</span></strong></p><p> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong><span style="font-size: 12px"> </span></strong><strong>Dr. Vehbi KARAKAŞ</strong></span></p><p> <strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Calibri'">Yüce Allah haber veriyor:</span></span></strong></p><p> <strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">&#8220;Biz sizi bir şeyle: Ya korku ile, ya açlıkla, ya mallarınızı ve canlarınızı eksiltmek ve telef etmekle imtihan etmekteyiz. Sabredenleri müjdele!&#8221;</span></span><a href="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftn1" target="_blank"><span style="font-family: 'calibri'"><strong><span style="font-family: 'calibri'"><u><span style="color: #0000ff">[1]</span></u></span></strong></span></a></strong><strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Calibri'"> &#8220;Biz, sizi hayır ve şerle imtihan etmekteyiz.&#8221;</span></span><a href="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftn2" target="_blank"><span style="font-family: 'calibri'"><strong><span style="font-family: 'calibri'"><u><span style="color: #0000ff">[2]</span></u></span></strong></span></a></strong><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">&#8220;Hanginizin daha güzel iş yapacağınızı tesbit için Allah, ölümü ve hayatı yaratmıştır.&#8221;</span></span><a href="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftn3" target="_blank"><span style="font-family: 'calibri'"><strong><span style="font-family: 'calibri'"><u><span style="color: #0000ff">[3]</span></u></span></strong></span></a></strong> </p><p> <span style="color: black"><span style="font-family: 'verdana'">Bu ayetlerden de anlaşılmaktadır ki bu dünyaya gelen her insan imtihan salonuna alınmıştır. Ya hayırla, ya şerle imtihan olunmaktadır. Ya iyi olup, iyi yaşayıp imtihanı kazanacak, ya da kötü olup, kötü yaşayıp imtihanı kaybedecektir.</span></span></p><p> <strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'verdana'">Birinci ayet-i kerimedeki &#8220;korku&#8221;yu, Hz. Ali (r.a), Allah korkusu, &#8220;açlığı&#8221;, ramazan orucu, &#8220;mallardan eksilmeyi&#8221;, zekât ve sadakalar, &#8220;canlardan eksilmeyi&#8221;, hastalık, &#8220;meyvelerden eksilmeyi&#8221; de çocuklar( arkadaş, akraba ve ahbab<a href="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftn4" target="_blank"><span style="font-family: 'verdana'"><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'verdana'"><u>[4]</u></span></span></strong></span></a> )ın ölümü olarak tefsir etmiştir.<a href="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftn5" target="_blank"><span style="font-family: 'verdana'"><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'verdana'"><u>[5]</u></span></span></strong></span></a> </span></span></strong></p><p> <span style="color: black"><span style="font-family: 'verdana'">Bunu şu şekilde demek de mümkün: Allah&#8217;dan korkar, zekât ve sadaka vermeye razı olur, hastalıklara tahammül eder, bir de çocuklarınızın, arkadaş, akraba ve ahbabınızın ölümüne sabrederseniz imtihanı kazanmış olacaksınız. &#8220;Biz Allah&#8217;a aitiz ve Ona döneceğiz&#8221; derseniz, hidayete ermişlerden olduğunuzu isbat etmiş olacaksınız; Allah&#8217;ın bağış ve rahmet müjdesine layık görüleceksiniz.<a href="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftn6" target="_blank"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: black"><span style="font-family: 'verdana'"><u>[6]</u></span></span></span></a> </span></span></p><p> <strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'verdana'">ASIL MUSİBET, ZARARLI MUSİBET</span></span></strong></p><p> <span style="color: black"><span style="font-family: 'verdana'">Asıl musîbet ve zararlı musîbet, dine gelen musîbettir</span></span> <span style="color: black"><span style="font-family: 'verdana'">Dine gelen musibetten her zaman feryad edip Allah&#8217;ın dergâhına sığınmak gerekir. Çünkü dine gelen musibete insan sabretse, aldırmasa, rahatsız da olmasa, &#8220;din eğitimi yasaklanmış, Kur&#8217;an yasaklanmış, Arapça, yasaklanmış, tesettür yasaklanmış, din eğitimi kurumları kapatılmış, ezanlar susturulmuş, camilere kilit vurulmuş, &#8220;bana ne, boş ver, dünyayı ben mi düzelteceğim!&#8221; derse bu tutum, bu anlayış insanın Allah korusun dinsiz kalmasına, ahrete imansız gitmesine sebep olur, insan ebedî saadetten ve ebedî cennetten mahrum kalır. Ebu cehillerin, Ebuleheplerin, Firavun ve Nemrutlerın düştüğü yere, cehenneme düşer.</span></span></p><p> <span style="font-family: 'times new roman'">Deprem, yangın, sel gibi dinî olmayan musibetler, musibet değildir. Bunlar, Rahman&#8217;ın birer ihtarıdır. </span></p><p> <span style="font-family: 'times new roman'">B</span><span style="color: black"><span style="font-family: 'verdana'">aşkasının tarlasına giren koyunlar, çobandan gelen taşları bir uyarı görürler:&#8221;Çobanımız, bizi zarardan korumak için bu taşları atıyor,&#8221; derler geri dönerler. İşte kul da böyle olmalı ve böyle bilmelidir. Kaderden bir musibet taşı başına değdiği zaman, <strong>&#8220;elhamdülillah, rabbim beni düşündüğü ve beni zararlardan korumak istediği için bu taşı attı.&#8221;</strong> demeli, yanlışlardan geri dönmeli, günahlarına tevbe etmeli ve Allah&#8217;dan af istemelidir. </span></span></p><p> <span style="color: black"><span style="font-family: 'verdana'">Musibetlerin bir kısmı, günahları silmek için gelir. Bir kısmı da, gafleti dağıtır, insanın acizliğini bildirir, hava atmaktan kurtarır ve huzura kavuşturur. Böyle bir musibeti kul, musîbet değil, bilakis Allah&#8217;ın bir iltifâtı, bir temizlik operasyonu bilmelidir</span></span> </p><p> <strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'verdana'">&#8220;Ermiş bir ağacı silkelemekle nasıl onun meyveleri dökülür, sıtma hastalığına yakalanmış bir hastanın titremesiyle de, o hastanın günahları dökülür</span></span></strong> <strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'verdana'">&#8221;<a href="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftn7" target="_blank"><span style="font-family: 'verdana'"><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'verdana'"><u>[7]</u></span></span></strong></span></a> </span></span></strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'verdana'">hadisini hatırlamalıdır.</span></span></p><p> <span style="color: black"><span style="font-family: 'verdana'">Hazret-i Eyyüb Aleyhisselâm, vücudunu tamamen kuşatan hastalığa aldırmamış, hep hamd ve şükretmiştir. Ne zaman ki mikroplar kalb ve diline hücum etmiş, işte o zaman Allahım, bu mikropları sana havale ediyorum, diyerek, hastalığı Allah&#8217;a şikâyet etmiştir. Eyyub Aleyhisselamın bu duasının hedefi, nefsin rahat ve istirahati değil, Allah&#8217;ı zikrettiği iki organını mikropların tasallutundan kurtarmaktı.</span></span></p><p> <span style="color: black"><span style="font-family: 'verdana'">Biz de, öncelikle, dualarımızda günahlardan gelen mânevî, ruhî yaralarımıza Rabbimizden şifâ istemeliyiz</span></span> <span style="color: black"><span style="font-family: 'verdana'">Sonra da ibadetlerimize engel oldukları için Maddî hastalıklardan kurtulmayı dilemeliyiz. Fakat itiraz ve şikâyet edercesine değil, bilakis boyun bükerek, tevazu içinde, yardım isteyerek şifa dileklerimizi arz etmeliyiz. Madem Onun Rabbimiz olduğuna razı olmuşuz, onun verdiklerine de rıza göstermemiz lazım. Kadere itiraz anlamına gelen &#8220;ah,&#8221; ve &#8220;of&#8221; gibi kelimelerden uzak durmalıyız. Çünkü bu ifadeler, bir çeşit, kaderi eleştirme ve Allah&#8217;ın merhametini suçlamadır. Kaderi tenkit eden, başını örse vurur, kırar</span></span> <span style="color: black"><span style="font-family: 'verdana'">Allah&#8217;ın rahmet ve merhametini suçlayan, Allah&#8217;ın rahmet ve merhametinden mahrum kalır</span></span> <span style="color: black"><span style="font-family: 'verdana'">Kırılmış elle intikam almaya kalkmak, kırığı iyice artırır. Musîbete düşen adam da, îtiraz edercesine şikâyete yeltenirse musibetini ikiye çıkarır.<a href="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftn8" target="_blank"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: black"><span style="font-family: 'verdana'"><u>[8]</u></span></span></span></a> </span></span></p><p> <strong><span style="font-family: 'times new roman'">HZ. PEYGAMBER&#8217;DEN (S.AV) GELEN ÖLÇÜLER</span></strong></p><p> <span style="font-family: 'times new roman'">Hz. Peygamber&#8217;den (s.a.v) bu hususta çok önemli ölçüler gelmiş:</span></p><p> <span style="font-family: 'times new roman'">1-Buyurmuşlar ki: &#8220;Kim bir musibete çatar da istirca yaparsa (yani inna lillah ve inna ileyhi raciûn=biz Allah&#8217;a aitiz ve Ona döneceğiz, derse) Allah o insanın musibetini iyileştirir ve onun akibetini güzelleştirir, ona razı olacağı uygun bir bedel, daha iyi bir sonuç ihsan eder.<a href="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftn9" target="_blank"><u><span style="color: #0000ff">[9]</span></u></a></span></p><p> <span style="font-family: 'times new roman'">2-Hz. Peygamber (s.a.v) Efendimizin bir ara lambası söndü. Efendimiz, inna lillah ve inna ileyhi raciûn, dedi. Kendisine:</span></p><p> <span style="font-family: 'times new roman'">-Bu da bir musibet midir ki sen, musibete düşmüşlerin söylemesi gereken sözü söyledin, diye sormuşlar. Efendimiz:</span></p><p> <span style="font-family: 'times new roman'">-Evet, mü&#8217;mine eziyet veren her şey musibettir.&#8221;<a href="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftn10" target="_blank"><u><span style="color: #0000ff">[10]</span></u></a> (Sabrettiği ve kaderin hükmüne teslim olduğu takdirde Allah, böyle sabır kahramanını mükâfatsız bırakmayacaktır.)</span></p><p> <span style="font-family: 'times new roman'">3-Ümmü Seleme validemiz diyor ki: Ebu Seleme, Hz. Peygamberden bana bir söz getirdi. Hz. Peygamber (s.a.v) buyurmuşlar ki: &#8220;Hangi Müslümana bir musibet isabet eder de o inna lillah ve inna ileyhi raciûn, der, Allah&#8217;ın takdirine razı olur, sonra da: Allahım, bu musibetten dolayı beni mükâfatlandır, bu musibetten hayırlı bir sonuç bana nasip eyle, diye dua ederse, Allah onu mükâfatlandırır, önceki halinden daha güzel bir durum ona nasip eder.&#8221; Ümmü Seleme validemiz diyor ki, Ebu Seleme (yani kocası) vefat edince ben bu hadisi hatırladım ve bu inna lillah sözünü söyledim. Allah Teâlâ beni Hz. Muhammed&#8217;le (s.a.v) evlendirdi.<a href="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftn11" target="_blank"><u><span style="color: #0000ff">[11]</span></u></a> </span></p><p> <span style="font-family: 'times new roman'">Bazen musibetlerden rahmet çıktığını, kahrın içinde lütufların, lütufların içinde de kahrın saklı olduğunu unutmamamız gerekiyor. </span></p><p> <strong><span style="font-family: 'times new roman'">&#8220;Mevlam çekirdekte orman saklamış, / Tahıl tanesinde harman saklamış,</span></strong></p><p> <strong><span style="font-family: 'times new roman'">Sabır eyle, dua eyle, şükreyle, / Yılanın zehrinde derman saklamış.&#8221;</span></strong></p><p> <span style="font-family: 'times new roman'">Hz. Adem (a.s) in kalbi cennete takılı kaldı. Allah onu cennetle mihnet ve meşakkate soktu. Nihayet cennet elinden çıktı, Adem (a.s) Allah&#8217;ı zikretmekle baş başa kaldı. Yakup (a.s), Yusuf (a.s)a aşırı bir muhabbet besleyince Allah, aralarına ayrılık koydu. Yakup (a.s) Hak&#8217;la beraber kaldı. Hz. Muhammed (s.a.v) Mekke ehlinin yardımına tama&#8217; edince, Mekkeliler insanların en zorlusu olarak onun karşısına dikildiler. O kadar ki Hazret-i Rasul: &#8220;Hiçbir peygamber benim uğradığım eziyetlere uğramamıştır.&#8221; sözünü söyledi.<a href="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftn12" target="_blank"><u><span style="color: #0000ff">[12]</span></u></a> O da destek olarak sadece Rabbini gördü, Rabbini buldu. Derdini ona açtı, dermanı da O&#8217;ndan aldı. </span></p><p> <span style="font-family: 'times new roman'">Bu olaylardan çıkaracağımız sonuç şudur: Allah, Kendisi&#8217;yle sevgili kullarının arasına hiçbir şeyin ve hiç bir kimsenin girmesini istemiyor. Sevgililerinin de, Kendisi&#8217;nden başkasının yardımına güvenmemelerini istiyor. Tâ ki o sevgililer, hep kendisiyle beraber olsunlar. Allah&#8217;la beraber olan insan, bütün arzularına ve sevdiklerine kavuşur. Allah&#8217;la beraber olmayan da bütün sevdiklerinden mahrum kalır. Allah Teâlâ bizi Kendisi ile, Habibi ile ve sevgilileriyle beraber eylesin.</span></p><p> <strong><span style="font-family: 'times new roman'">ALLAH&#8217;I BULAN NEYİ KAYBEDER?</span></strong></p><p> <span style="font-family: 'times new roman'">Allah&#8217;ı bulan neyi kaybeder? Hiçbir şeyi.</span></p><p> <span style="font-family: 'times new roman'">Onu kaybeden neyi bulur? Hiçbir şeyi</span></p><p> <strong><span style="font-family: 'times new roman'">Allah&#8217;ı bulan, Onunla olan, zindanda dahi olsa saraylardadır.</span></strong></p><p> <strong><span style="font-family: 'times new roman'">Onu bulamayan, Onunla olmayan, saraylarda da olsa zindandadır.</span></strong></p><p> <strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Calibri'">Hoştur bana senden gelen</span></span></strong></p><p> <strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Calibri'">Ya hil&#8217;at ü yahut kefen,</span></span></strong></p><p> <strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Calibri'"> Ya taze gül, yahut diken</span></span></strong></p><p> <strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Calibri'">Kahrında hoş lutfun da hoş. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Calibri'"> </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Calibri'"> Gelse celalinden cefa</span></span></strong></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Yahut cemalinden vefa, </strong></span></span></p><p> <strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Calibri'">İkisi de cana safa</span></span></strong></p><p> <strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Calibri'">Kahrın da hoş, lutfun da hoş. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Calibri'"> </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Calibri'"> Gerek ağlat, gerek güldür, </span></span></strong></p><p> <strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Calibri'">Gerek yaşat gerek öldür,</span></span></strong></p><p> <strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Calibri'">Aşık Yunus sana kuldur,</span></span></strong></p><p> <strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Calibri'">Kahrında hoş, lutfun da hoş .</span></span></strong></p><p> <span style="font-family: 'times new roman'">Böylelerine Yüce Allah şöyle müjde veriyor:<strong> &#8220;Ey olmuş ve doymuş nefis! Sen Rabbinden, Rabbin de senden razı olarak Rabbine dön. Kullarımın arasına katıl ve Cennetime gir!<a href="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftn13" target="_blank"><strong><u><span style="color: #0000ff">[13]</span></u></strong></a></strong></span></p><p> <strong><span style="font-family: 'times new roman'">İNSANIN ŞİKÂYETE HAKKI YOK</span></strong></p><p> <span style="font-family: 'times new roman'">İnsanın başına gelen musibetlerden dolayı üç açıdan şikâyete hakkı yoktur:</span></p><p> <span style="font-family: 'times new roman'">1-Mülkün sahibi Allah&#8217;dır. Mülk sahibi, mülkünde dilediği gibi icraat yapabilir. </span></p><p> <span style="font-family: 'times new roman'">2-Hayat, musibetlerle durulur, kemal bulur.</span></p><p> <span style="font-family: 'times new roman'">3-Şu dünya, imtihan ve hizmet meydanıdır. Lezzet, ücret ve mükâfat yeri değildir.</span></p><p> <strong><span style="font-family: 'times new roman'">DAHA BETERİNDEN KURTULMAK</span></strong></p><p> <span style="font-family: 'times new roman'">Yoldan geçen adamın başına üst kattan kül döktüler. Adam:</span></p><p> <span style="font-family: 'times new roman'">-Elhamdulillah, dedi. </span></p><p> <span style="font-family: 'times new roman'">Küllerin içinde kaldığı halde Elhamdülillah diyen adamı gören bir başkası:</span></p><p> <span style="font-family: 'times new roman'">-Buna rağmen, dedi, hâlâ mı şükrediyorsun? Kül başına dökülen adam:</span></p><p> <span style="font-family: 'times new roman'">-Evet, dedi, her şeye rağmen sonsuz şükürler olsun Yüce Allah&#8217;a; ya başımdan kül değil de ateş dökselerdi?!</span></p><p> <span style="font-family: 'times new roman'">Muhammed b. Vasi&#8217;in ayağında gördüğü yaradan dolayı biri ona:</span></p><p> <span style="font-family: 'times new roman'">-Sana acıyorum, dedi. O da:</span></p><p> <span style="font-family: 'times new roman'">-Ben de bu yaranın gözümde çıkmadığına şükrediyorum, cevabını verdi.</span></p><p> <span style="font-family: 'times new roman'">Sordular Rabiatü&#8217;l-Edeviyye&#8217;ye:</span></p><p> <span style="font-family: 'times new roman'">-Kul ne zaman Rabbinden memnun olmuş sayılır? Cevabı şöyle olmuştur:</span></p><p> <span style="font-family: 'times new roman'">-Kul ancak, nimette de, felakette de aynı halini muhafaza ettiği zaman.</span></p><p> <strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Calibri'">&#8220;ONA HAMD SARAYI YAPIN&#8221;</span></span></strong></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Calibri'">Allah Teâlâ, ölüm meleğine:</span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Calibri'">-Kulumun çocuğunun ruhunu , gözünün nurunu aldın mı? Gönlünün meyvesini kopardın mı? Melek:</span></span></p><p> <span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">-Evet, dedi. Cenab-I Hak:</span></span></p><p> <span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">-Kulum ne dedi, buyurdu. Melek şöyle cevap verdi:</span></span></p><p> <span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">-Sana hamd etti, inna lillah ve inna ileyhi raciûn, dedi. Cenab-I Hak ilgililere emr etti:</span></span></p><p> <span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">-Bu kuluma cennette bir köşk hazırlayın ve adına &#8220;Hamd Sarayı&#8221; deyin.</span></span><a href="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftn14" target="_blank"><span style="font-family: 'calibri'"><span style="font-family: 'calibri'"><u><span style="color: #0000ff">[14]</span></u></span></span></a></p><p> <span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">Her şeye rağmen Yüce Rabbimiz bizi musibetle değil, nasihatla uyandırsın. Hastalık ve deprem korkusuyla değil, gönül sevdasıyla Allah diyenlerden, namaz kılanlardan eylesin. Hepimize dünyada da, ahirette de iyilik ve güzellikler nasip etsin.</span></span></p><p> </p><p> </p><p> <a href="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftnref1" target="_blank"><span style="font-family: 'calibri'"><span style="font-family: 'calibri'"><u><span style="color: #0000ff">[1]</span></u></span></span></a><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 10px"> Bakara, 2 / 155</span></span></p><p> </p><p> <a href="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftnref2" target="_blank"><span style="font-family: 'calibri'"><span style="font-family: 'calibri'"><u><span style="color: #0000ff">[2]</span></u></span></span></a><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 10px"> Enbiya, 21 / 35</span></span></p><p> </p><p> <a href="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftnref3" target="_blank"><span style="font-family: 'calibri'"><span style="font-family: 'calibri'"><u><span style="color: #0000ff">[3]</span></u></span></span></a><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 10px"> Mülk, 67 / 2</span></span></p><p> </p><p> <a href="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftnref4" target="_blank"><span style="font-family: 'calibri'"><span style="font-family: 'calibri'"><u><span style="color: #0000ff">[4]</span></u></span></span></a><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Calibri'"> İbn-i Kesir (Muhtasar) I, 143</span></span></p><p> </p><p> <a href="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftnref5" target="_blank"><span style="font-family: 'calibri'"><span style="font-family: 'calibri'"><u><span style="color: #0000ff">[5]</span></u></span></span></a><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Calibri'"> Fahru&#8217;r-Razî, et-Tefsirü&#8217;l-kebir, ıv, 151</span></span></p><p> </p><p> <a href="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftnref6" target="_blank"><span style="font-family: 'calibri'"><span style="font-family: 'calibri'"><u><span style="color: #0000ff">[6]</span></u></span></span></a><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Calibri'"> Bkz. Bakara, 2 / 156-157</span></span></p><p> </p><p> <a href="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftnref7" target="_blank"><u><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #0000ff">[7]</span></span></u></a> <span style="font-family: 'georgia'">Buharî, Merdâ: 3, 13, 16; Müslim, Birr: 45)</span></p><p> <a href="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftnref8" target="_blank"><span style="font-family: 'calibri'"><span style="font-family: 'calibri'"><u><span style="color: #0000ff">[8]</span></u></span></span></a><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Calibri'"> Bkz. Nursî, Said, Lem&#8217;alar, 18 (2. Lem&#8217;a)</span></span></p><p> </p><p> <a href="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftnref9" target="_blank"><span style="font-family: 'calibri'"><span style="font-family: 'calibri'"><u><span style="color: #0000ff">[9]</span></u></span></span></a><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 10px"> Fahr-I Razî, aynı yer, IV, 155</span></span></p><p> </p><p> <a href="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftnref10" target="_blank"><span style="font-family: 'calibri'"><span style="font-family: 'calibri'"><u><span style="color: #0000ff">[10]</span></u></span></span></a><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Calibri'"> Fah-ri Razî, aynı yer, 155</span></span></p><p> </p><p> <a href="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftnref11" target="_blank"><span style="font-family: 'calibri'"><span style="font-family: 'calibri'"><u><span style="color: #0000ff">[11]</span></u></span></span></a><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Calibri'"> Fahri Razi, aynı yer.</span></span></p><p> </p><p> <a href="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftnref12" target="_blank"><span style="font-family: 'calibri'"><span style="font-family: 'calibri'"><u><span style="color: #0000ff">[12]</span></u></span></span></a><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 10px"> Fahr-I Razi, aynı yer, 156</span></span></p><p> </p><p> <a href="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftnref13" target="_blank"><span style="font-family: 'calibri'"><span style="font-family: 'calibri'"><u><span style="color: #0000ff">[13]</span></u></span></span></a><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Calibri'"> Fecir, 89 / 27-30</span></span></p><p> </p><p> <a href="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftnref14" target="_blank"><span style="font-family: 'calibri'"><span style="font-family: 'calibri'"><u><span style="color: #0000ff">[14]</span></u></span></span></a><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 10px"> İbn-I Kesir, (muhtasar) I, 144</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TUVRES, post: 675338, member: 1009574"] [IMG]http://www.risalehaber.com/images/author/746_b.jpg[/IMG] Vehbi KARAKAŞ [EMAIL="%20vkarakas@sakarya.edu.tr"]vkarakas@sakarya.edu.tr[/EMAIL] Musibetlere Müslümanca bakış 08 Ocak 2011 Cumartesi 07:18 [B][FONT=times new roman]MUSİBETLERE MÜSLÜMANCA BAKIŞ[/FONT][/B] [FONT=Calibri][B][SIZE=3] [/SIZE][/B][B]Dr. Vehbi KARAKAŞ[/B][/FONT] [B][SIZE=3][FONT=Calibri]Yüce Allah haber veriyor:[/FONT][/SIZE][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=3]“Biz sizi bir şeyle: Ya korku ile, ya açlıkla, ya mallarınızı ve canlarınızı eksiltmek ve telef etmekle imtihan etmekteyiz. Sabredenleri müjdele!”[/SIZE][/FONT][URL="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftn1"][FONT=calibri][B][FONT=calibri][U][COLOR=#0000ff][1][/COLOR][/U][/FONT][/B][/FONT][/URL][/B][B][SIZE=3][FONT=Calibri] “Biz, sizi hayır ve şerle imtihan etmekteyiz.”[/FONT][/SIZE][URL="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftn2"][FONT=calibri][B][FONT=calibri][U][COLOR=#0000ff][2][/COLOR][/U][/FONT][/B][/FONT][/URL][/B][B][FONT=Calibri][SIZE=3]“Hanginizin daha güzel iş yapacağınızı tesbit için Allah, ölümü ve hayatı yaratmıştır.”[/SIZE][/FONT][URL="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftn3"][FONT=calibri][B][FONT=calibri][U][COLOR=#0000ff][3][/COLOR][/U][/FONT][/B][/FONT][/URL][/B][B][SIZE=3][FONT=Calibri] [/FONT][/SIZE][/B] [COLOR=black][FONT=verdana]Bu ayetlerden de anlaşılmaktadır ki bu dünyaya gelen her insan imtihan salonuna alınmıştır. Ya hayırla, ya şerle imtihan olunmaktadır. Ya iyi olup, iyi yaşayıp imtihanı kazanacak, ya da kötü olup, kötü yaşayıp imtihanı kaybedecektir.[/FONT][/COLOR] [B][COLOR=black][FONT=verdana]Birinci ayet-i kerimedeki “korku”yu, Hz. Ali (r.a), Allah korkusu, “açlığı”, ramazan orucu, “mallardan eksilmeyi”, zekât ve sadakalar, “canlardan eksilmeyi”, hastalık, “meyvelerden eksilmeyi” de çocuklar( arkadaş, akraba ve ahbab[URL="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftn4"][FONT=verdana][B][COLOR=black][FONT=verdana][U][4][/U][/FONT][/COLOR][/B][/FONT][/URL] )ın ölümü olarak tefsir etmiştir.[URL="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftn5"][FONT=verdana][B][COLOR=black][FONT=verdana][U][5][/U][/FONT][/COLOR][/B][/FONT][/URL] [/FONT][/COLOR][/B] [COLOR=black][FONT=verdana]Bunu şu şekilde demek de mümkün: Allah’dan korkar, zekât ve sadaka vermeye razı olur, hastalıklara tahammül eder, bir de çocuklarınızın, arkadaş, akraba ve ahbabınızın ölümüne sabrederseniz imtihanı kazanmış olacaksınız. “Biz Allah’a aitiz ve Ona döneceğiz” derseniz, hidayete ermişlerden olduğunuzu isbat etmiş olacaksınız; Allah’ın bağış ve rahmet müjdesine layık görüleceksiniz.[URL="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftn6"][FONT=verdana][COLOR=black][FONT=verdana][U][6][/U][/FONT][/COLOR][/FONT][/URL] [/FONT][/COLOR] [B][COLOR=black][FONT=verdana]ASIL MUSİBET, ZARARLI MUSİBET[/FONT][/COLOR][/B] [COLOR=black][FONT=verdana]Asıl musîbet ve zararlı musîbet, dine gelen musîbettir[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=verdana] [/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=verdana]Dine gelen musibetten her zaman feryad edip Allah’ın dergâhına sığınmak gerekir. Çünkü dine gelen musibete insan sabretse, aldırmasa, rahatsız da olmasa, “din eğitimi yasaklanmış, Kur’an yasaklanmış, Arapça, yasaklanmış, tesettür yasaklanmış, din eğitimi kurumları kapatılmış, ezanlar susturulmuş, camilere kilit vurulmuş, “bana ne, boş ver, dünyayı ben mi düzelteceğim!” derse bu tutum, bu anlayış insanın Allah korusun dinsiz kalmasına, ahrete imansız gitmesine sebep olur, insan ebedî saadetten ve ebedî cennetten mahrum kalır. Ebu cehillerin, Ebuleheplerin, Firavun ve Nemrutlerın düştüğü yere, cehenneme düşer.[/FONT][/COLOR][FONT=times new roman][/FONT] [FONT=times new roman]Deprem, yangın, sel gibi dinî olmayan musibetler, musibet değildir. Bunlar, Rahman’ın birer ihtarıdır. [/FONT] [FONT=times new roman]B[/FONT][COLOR=black][FONT=verdana]aşkasının tarlasına giren koyunlar, çobandan gelen taşları bir uyarı görürler:”Çobanımız, bizi zarardan korumak için bu taşları atıyor,” derler geri dönerler. İşte kul da böyle olmalı ve böyle bilmelidir. Kaderden bir musibet taşı başına değdiği zaman, [B]“elhamdülillah, rabbim beni düşündüğü ve beni zararlardan korumak istediği için bu taşı attı.”[/B] demeli, yanlışlardan geri dönmeli, günahlarına tevbe etmeli ve Allah’dan af istemelidir. [/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=verdana]Musibetlerin bir kısmı, günahları silmek için gelir. Bir kısmı da, gafleti dağıtır, insanın acizliğini bildirir, hava atmaktan kurtarır ve huzura kavuşturur. Böyle bir musibeti kul, musîbet değil, bilakis Allah’ın bir iltifâtı, bir temizlik operasyonu bilmelidir[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=verdana] [/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=verdana][/FONT][/COLOR] [B][COLOR=black][FONT=verdana]“Ermiş bir ağacı silkelemekle nasıl onun meyveleri dökülür, sıtma hastalığına yakalanmış bir hastanın titremesiyle de, o hastanın günahları dökülür[/FONT][/COLOR][/B][B][COLOR=black][FONT=verdana] [/FONT][/COLOR][/B][B][COLOR=black][FONT=verdana]”[URL="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftn7"][FONT=verdana][B][COLOR=black][FONT=verdana][U][7][/U][/FONT][/COLOR][/B][/FONT][/URL] [/FONT][/COLOR][/B][COLOR=black][FONT=verdana]hadisini hatırlamalıdır.[/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=verdana]Hazret-i Eyyüb Aleyhisselâm, vücudunu tamamen kuşatan hastalığa aldırmamış, hep hamd ve şükretmiştir. Ne zaman ki mikroplar kalb ve diline hücum etmiş, işte o zaman Allahım, bu mikropları sana havale ediyorum, diyerek, hastalığı Allah’a şikâyet etmiştir. Eyyub Aleyhisselamın bu duasının hedefi, nefsin rahat ve istirahati değil, Allah’ı zikrettiği iki organını mikropların tasallutundan kurtarmaktı.[/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=verdana]Biz de, öncelikle, dualarımızda günahlardan gelen mânevî, ruhî yaralarımıza Rabbimizden şifâ istemeliyiz[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=verdana] [/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=verdana]Sonra da ibadetlerimize engel oldukları için Maddî hastalıklardan kurtulmayı dilemeliyiz. Fakat itiraz ve şikâyet edercesine değil, bilakis boyun bükerek, tevazu içinde, yardım isteyerek şifa dileklerimizi arz etmeliyiz. Madem Onun Rabbimiz olduğuna razı olmuşuz, onun verdiklerine de rıza göstermemiz lazım. Kadere itiraz anlamına gelen “ah,” ve “of” gibi kelimelerden uzak durmalıyız. Çünkü bu ifadeler, bir çeşit, kaderi eleştirme ve Allah’ın merhametini suçlamadır. Kaderi tenkit eden, başını örse vurur, kırar[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=verdana] [/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=verdana]Allah’ın rahmet ve merhametini suçlayan, Allah’ın rahmet ve merhametinden mahrum kalır[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=verdana] [/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=verdana]Kırılmış elle intikam almaya kalkmak, kırığı iyice artırır. Musîbete düşen adam da, îtiraz edercesine şikâyete yeltenirse musibetini ikiye çıkarır.[URL="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftn8"][FONT=verdana][COLOR=black][FONT=verdana][U][8][/U][/FONT][/COLOR][/FONT][/URL] [/FONT][/COLOR] [B][FONT=times new roman]HZ. PEYGAMBER’DEN (S.AV) GELEN ÖLÇÜLER[/FONT][/B] [FONT=times new roman]Hz. Peygamber’den (s.a.v) bu hususta çok önemli ölçüler gelmiş:[/FONT] [FONT=times new roman]1-Buyurmuşlar ki: “Kim bir musibete çatar da istirca yaparsa (yani inna lillah ve inna ileyhi raciûn=biz Allah’a aitiz ve Ona döneceğiz, derse) Allah o insanın musibetini iyileştirir ve onun akibetini güzelleştirir, ona razı olacağı uygun bir bedel, daha iyi bir sonuç ihsan eder.[URL="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftn9"][U][COLOR=#0000ff][9][/COLOR][/U][/URL][/FONT] [FONT=times new roman]2-Hz. Peygamber (s.a.v) Efendimizin bir ara lambası söndü. Efendimiz, inna lillah ve inna ileyhi raciûn, dedi. Kendisine:[/FONT] [FONT=times new roman]-Bu da bir musibet midir ki sen, musibete düşmüşlerin söylemesi gereken sözü söyledin, diye sormuşlar. Efendimiz:[/FONT] [FONT=times new roman]-Evet, mü’mine eziyet veren her şey musibettir.”[URL="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftn10"][U][COLOR=#0000ff][10][/COLOR][/U][/URL] (Sabrettiği ve kaderin hükmüne teslim olduğu takdirde Allah, böyle sabır kahramanını mükâfatsız bırakmayacaktır.)[/FONT] [FONT=times new roman]3-Ümmü Seleme validemiz diyor ki: Ebu Seleme, Hz. Peygamberden bana bir söz getirdi. Hz. Peygamber (s.a.v) buyurmuşlar ki: “Hangi Müslümana bir musibet isabet eder de o inna lillah ve inna ileyhi raciûn, der, Allah’ın takdirine razı olur, sonra da: Allahım, bu musibetten dolayı beni mükâfatlandır, bu musibetten hayırlı bir sonuç bana nasip eyle, diye dua ederse, Allah onu mükâfatlandırır, önceki halinden daha güzel bir durum ona nasip eder.” Ümmü Seleme validemiz diyor ki, Ebu Seleme (yani kocası) vefat edince ben bu hadisi hatırladım ve bu inna lillah sözünü söyledim. Allah Teâlâ beni Hz. Muhammed’le (s.a.v) evlendirdi.[URL="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftn11"][U][COLOR=#0000ff][11][/COLOR][/U][/URL] [/FONT] [FONT=times new roman]Bazen musibetlerden rahmet çıktığını, kahrın içinde lütufların, lütufların içinde de kahrın saklı olduğunu unutmamamız gerekiyor. [/FONT] [B][FONT=times new roman]“Mevlam çekirdekte orman saklamış, / Tahıl tanesinde harman saklamış,[/FONT][/B] [B][FONT=times new roman]Sabır eyle, dua eyle, şükreyle, / Yılanın zehrinde derman saklamış.”[/FONT][/B] [FONT=times new roman]Hz. Adem (a.s) in kalbi cennete takılı kaldı. Allah onu cennetle mihnet ve meşakkate soktu. Nihayet cennet elinden çıktı, Adem (a.s) Allah’ı zikretmekle baş başa kaldı. Yakup (a.s), Yusuf (a.s)a aşırı bir muhabbet besleyince Allah, aralarına ayrılık koydu. Yakup (a.s) Hak’la beraber kaldı. Hz. Muhammed (s.a.v) Mekke ehlinin yardımına tama’ edince, Mekkeliler insanların en zorlusu olarak onun karşısına dikildiler. O kadar ki Hazret-i Rasul: “Hiçbir peygamber benim uğradığım eziyetlere uğramamıştır.” sözünü söyledi.[URL="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftn12"][U][COLOR=#0000ff][12][/COLOR][/U][/URL] O da destek olarak sadece Rabbini gördü, Rabbini buldu. Derdini ona açtı, dermanı da O’ndan aldı. [/FONT] [FONT=times new roman]Bu olaylardan çıkaracağımız sonuç şudur: Allah, Kendisi’yle sevgili kullarının arasına hiçbir şeyin ve hiç bir kimsenin girmesini istemiyor. Sevgililerinin de, Kendisi’nden başkasının yardımına güvenmemelerini istiyor. Tâ ki o sevgililer, hep kendisiyle beraber olsunlar. Allah’la beraber olan insan, bütün arzularına ve sevdiklerine kavuşur. Allah’la beraber olmayan da bütün sevdiklerinden mahrum kalır. Allah Teâlâ bizi Kendisi ile, Habibi ile ve sevgilileriyle beraber eylesin.[/FONT] [B][FONT=times new roman]ALLAH’I BULAN NEYİ KAYBEDER?[/FONT][/B] [FONT=times new roman]Allah’ı bulan neyi kaybeder? Hiçbir şeyi.[/FONT] [FONT=times new roman]Onu kaybeden neyi bulur? Hiçbir şeyi[/FONT] [B][FONT=times new roman]Allah’ı bulan, Onunla olan, zindanda dahi olsa saraylardadır.[/FONT][/B] [B][FONT=times new roman]Onu bulamayan, Onunla olmayan, saraylarda da olsa zindandadır.[/FONT][/B] [B][SIZE=3][FONT=Calibri]Hoştur bana senden gelen[/FONT][/SIZE][/B] [B][SIZE=3][FONT=Calibri]Ya hil’at ü yahut kefen,[/FONT][/SIZE][/B] [B][SIZE=3][FONT=Calibri] Ya taze gül, yahut diken[/FONT][/SIZE][/B] [B][SIZE=3][FONT=Calibri]Kahrında hoş lutfun da hoş. Gelse celalinden cefa[/FONT][/SIZE][/B] [SIZE=3][FONT=Calibri][B]Yahut cemalinden vefa, [/B][B][/B][/FONT][/SIZE] [B][SIZE=3][FONT=Calibri]İkisi de cana safa[/FONT][/SIZE][/B] [B][SIZE=3][FONT=Calibri]Kahrın da hoş, lutfun da hoş. Gerek ağlat, gerek güldür, [/FONT][/SIZE][/B] [B][SIZE=3][FONT=Calibri]Gerek yaşat gerek öldür,[/FONT][/SIZE][/B] [B][SIZE=3][FONT=Calibri]Aşık Yunus sana kuldur,[/FONT][/SIZE][/B] [B][SIZE=3][FONT=Calibri]Kahrında hoş, lutfun da hoş .[/FONT][/SIZE][/B] [FONT=times new roman]Böylelerine Yüce Allah şöyle müjde veriyor:[B] “Ey olmuş ve doymuş nefis! Sen Rabbinden, Rabbin de senden razı olarak Rabbine dön. Kullarımın arasına katıl ve Cennetime gir![URL="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftn13"][B][U][COLOR=#0000ff][13][/COLOR][/U][/B][/URL][/B][/FONT] [B][FONT=times new roman]İNSANIN ŞİKÂYETE HAKKI YOK[/FONT][/B] [FONT=times new roman]İnsanın başına gelen musibetlerden dolayı üç açıdan şikâyete hakkı yoktur:[/FONT] [FONT=times new roman]1-Mülkün sahibi Allah’dır. Mülk sahibi, mülkünde dilediği gibi icraat yapabilir. [/FONT] [FONT=times new roman]2-Hayat, musibetlerle durulur, kemal bulur.[/FONT] [FONT=times new roman]3-Şu dünya, imtihan ve hizmet meydanıdır. Lezzet, ücret ve mükâfat yeri değildir.[/FONT] [B][FONT=times new roman]DAHA BETERİNDEN KURTULMAK[/FONT][/B] [FONT=times new roman]Yoldan geçen adamın başına üst kattan kül döktüler. Adam:[/FONT] [FONT=times new roman]-Elhamdulillah, dedi. [/FONT] [FONT=times new roman]Küllerin içinde kaldığı halde Elhamdülillah diyen adamı gören bir başkası:[/FONT] [FONT=times new roman]-Buna rağmen, dedi, hâlâ mı şükrediyorsun? Kül başına dökülen adam:[/FONT] [FONT=times new roman]-Evet, dedi, her şeye rağmen sonsuz şükürler olsun Yüce Allah’a; ya başımdan kül değil de ateş dökselerdi?![/FONT] [FONT=times new roman]Muhammed b. Vasi’in ayağında gördüğü yaradan dolayı biri ona:[/FONT] [FONT=times new roman]-Sana acıyorum, dedi. O da:[/FONT] [FONT=times new roman]-Ben de bu yaranın gözümde çıkmadığına şükrediyorum, cevabını verdi.[/FONT] [FONT=times new roman]Sordular Rabiatü’l-Edeviyye’ye:[/FONT] [FONT=times new roman]-Kul ne zaman Rabbinden memnun olmuş sayılır? Cevabı şöyle olmuştur:[/FONT] [FONT=times new roman]-Kul ancak, nimette de, felakette de aynı halini muhafaza ettiği zaman.[/FONT] [B][SIZE=3][FONT=Calibri]“ONA HAMD SARAYI YAPIN”[/FONT][/SIZE][/B] [SIZE=3][FONT=Calibri]Allah Teâlâ, ölüm meleğine:[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Calibri]-Kulumun çocuğunun ruhunu , gözünün nurunu aldın mı? Gönlünün meyvesini kopardın mı? Melek:[/FONT][/SIZE] [FONT=Calibri][SIZE=3]-Evet, dedi. Cenab-I Hak:[/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]-Kulum ne dedi, buyurdu. Melek şöyle cevap verdi:[/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]-Sana hamd etti, inna lillah ve inna ileyhi raciûn, dedi. Cenab-I Hak ilgililere emr etti:[/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]-Bu kuluma cennette bir köşk hazırlayın ve adına “Hamd Sarayı” deyin.[/SIZE][/FONT][URL="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftn14"][FONT=calibri][FONT=calibri][U][COLOR=#0000ff][14][/COLOR][/U][/FONT][/FONT][/URL] [FONT=Calibri][SIZE=3]Her şeye rağmen Yüce Rabbimiz bizi musibetle değil, nasihatla uyandırsın. Hastalık ve deprem korkusuyla değil, gönül sevdasıyla Allah diyenlerden, namaz kılanlardan eylesin. Hepimize dünyada da, ahirette de iyilik ve güzellikler nasip etsin.[/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [URL="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftnref1"][FONT=calibri][FONT=calibri][U][COLOR=#0000ff][1][/COLOR][/U][/FONT][/FONT][/URL][FONT=Calibri][SIZE=2] Bakara, 2 / 155[/SIZE][/FONT] [URL="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftnref2"][FONT=calibri][FONT=calibri][U][COLOR=#0000ff][2][/COLOR][/U][/FONT][/FONT][/URL][FONT=Calibri][SIZE=2] Enbiya, 21 / 35[/SIZE][/FONT] [URL="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftnref3"][FONT=calibri][FONT=calibri][U][COLOR=#0000ff][3][/COLOR][/U][/FONT][/FONT][/URL][FONT=Calibri][SIZE=2] Mülk, 67 / 2[/SIZE][/FONT] [URL="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftnref4"][FONT=calibri][FONT=calibri][U][COLOR=#0000ff][4][/COLOR][/U][/FONT][/FONT][/URL][SIZE=2][FONT=Calibri] İbn-i Kesir (Muhtasar) I, 143[/FONT][/SIZE] [URL="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftnref5"][FONT=calibri][FONT=calibri][U][COLOR=#0000ff][5][/COLOR][/U][/FONT][/FONT][/URL][SIZE=2][FONT=Calibri] Fahru’r-Razî, et-Tefsirü’l-kebir, ıv, 151[/FONT][/SIZE] [URL="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftnref6"][FONT=calibri][FONT=calibri][U][COLOR=#0000ff][6][/COLOR][/U][/FONT][/FONT][/URL][SIZE=2][FONT=Calibri] Bkz. Bakara, 2 / 156-157[/FONT][/SIZE] [URL="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftnref7"][U][FONT=Times New Roman][COLOR=#0000ff][7][/COLOR][/FONT][/U][/URL][FONT=Times New Roman][SIZE=3] [/SIZE][/FONT][FONT=georgia]Buharî, Merdâ: 3, 13, 16; Müslim, Birr: 45)[/FONT] [URL="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftnref8"][FONT=calibri][FONT=calibri][U][COLOR=#0000ff][8][/COLOR][/U][/FONT][/FONT][/URL][SIZE=2][FONT=Calibri] Bkz. Nursî, Said, Lem’alar, 18 (2. Lem’a)[/FONT][/SIZE] [URL="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftnref9"][FONT=calibri][FONT=calibri][U][COLOR=#0000ff][9][/COLOR][/U][/FONT][/FONT][/URL][FONT=Calibri][SIZE=2] Fahr-I Razî, aynı yer, IV, 155[/SIZE][/FONT] [URL="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftnref10"][FONT=calibri][FONT=calibri][U][COLOR=#0000ff][10][/COLOR][/U][/FONT][/FONT][/URL][SIZE=2][FONT=Calibri] Fah-ri Razî, aynı yer, 155[/FONT][/SIZE] [URL="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftnref11"][FONT=calibri][FONT=calibri][U][COLOR=#0000ff][11][/COLOR][/U][/FONT][/FONT][/URL][SIZE=2][FONT=Calibri] Fahri Razi, aynı yer.[/FONT][/SIZE] [URL="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftnref12"][FONT=calibri][FONT=calibri][U][COLOR=#0000ff][12][/COLOR][/U][/FONT][/FONT][/URL][FONT=Calibri][SIZE=2] Fahr-I Razi, aynı yer, 156[/SIZE][/FONT] [URL="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftnref13"][FONT=calibri][FONT=calibri][U][COLOR=#0000ff][13][/COLOR][/U][/FONT][/FONT][/URL][SIZE=2][FONT=Calibri] Fecir, 89 / 27-30[/FONT][/SIZE] [URL="http://risalehaber.com/admin/author_article.php?PR_option=add#_ftnref14"][FONT=calibri][FONT=calibri][U][COLOR=#0000ff][14][/COLOR][/U][/FONT][/FONT][/URL][FONT=Calibri][SIZE=2] İbn-I Kesir, (muhtasar) I, 144[/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Blog
Blog
Musibetlere müslümanca bakış
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst