Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Sorularla Risale-i Nur
Musikî hususunda umumî ölçümüz Nedir_?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="SaYa" data-source="post: 60049" data-attributes="member: 5"><p><strong>NEREYE KADAR MÜZİK</strong></p><p></p><p>BİR EĞLENCE ve neşe türü olan müzik hakkında Peygamberimiz (a.s.m.) zamanındaki uygulamaya baktığımızda, özellikle sünnetteki şekil ve tarza dikkat ettiğimizde, onun da eğlence kategorisi içinde değerlendirildiğini görmekteyiz. Mûsikîye, aşırılığa varmadan belli ölçü ve çerçeve içinde ihtiyaç olduğu kadar yer verildiğine şahit olmaktayız</p><p>Hz. Âişe validemiz bir kadını Ensardan bir zâtla evlendirip damadın evine götürüyordu. Resûlullah (a.s.m.), “Ey Âişe! Ensar muhabbet duygusu olan bir kavimdir. Onlara, ‘Size geldik, size geldik; Allah bize de, size de hayat versin’ şarkısını söyleyen birini gönderseydiniz” buyurmuştu. (İbn Mâce, Nikâh: 21; Müsned, 4: 78)</p><p></p><p>Hadislerde ifadesini bulan kafiyeli mısralar ve makamla söylenen sözler, daha ziyade, sanat müziği ve ilahi türü sözlerdir. Bu hususta Enes bin Mâlik bir hatırasını şöyle anlatır:</p><p></p><p>“Resûlullah (a.s.m.) Medine’nin bir tarafından geçti. O anda def çalıp şarkı söyleyen birkaç kızcağızla karşılaştı. Kızlar şöyle diyorlardı:</p><p></p><p>‘Biz Neccâr oğullarının kızlarıyız.</p><p></p><p>Muhammed ne iyi komşudur.’</p><p></p><p>Bunun üzerine Resûlullah (a.s.m.) onlara:</p><p></p><p>‘Allah biliyor ki, ben de sizleri seviyorum’ buyurdu.” (İbn Mâce, Nikâh: 21).</p><p></p><p>Yine bir sefer esnasında Peygamberimizin de hazır bulunduğu bir kafilede bir sahabinin okuduğu eseri Peygamberimizin büyük bir sevinç içinde ve dua ederek karşıladığını görmekteyiz.</p><p></p><p>Seleme b. Ekva anlatıyor: “Resûlullah’la (a.s.m.) beraber Hayber gazasına çıktık. Geceleyin yürüdük. Topluluktan birisi Âmir bin Ekva’ya, ‘Şiirlerini bize dinletsen olmaz mı?’ dedi.</p><p></p><p>Âmir şairdi ve develeri nağme söyleyerek yeden birisiydi. Devesinden indi ve o topluluğa şu şiiri makamla okudu:</p><p></p><p>‘Allah’ım! Şayet Sen olmasaydın biz hidayete eremezdik.</p><p></p><p>Sadaka da vermez, namaz da kılmazdık.</p><p></p><p>O halde can Sana feda, biz günah işledikçe affet.</p><p></p><p>Düşmanla karşılaşınca ayaklarımızı sabit kıl.</p><p></p><p>Üzerimize sekînetini indir.</p><p></p><p>Çünkü biz, cihada çağrıldığımız zaman ona icabet ederiz.</p><p></p><p>Düşman ise yaygara ile aleyhimize yardım topladı.’</p><p></p><p>Resûlullah (a.s.m.), ‘Develeri süren bu adam kim?’ diye sordu. ‘Âmir bin Ekva’dır’ dediler. ‘Allah ona rahmet etsin’ diye dua etti. Topluluktan birisi, ‘Duanız sebebiyle [şehit olmak ona] vacip oldu ey Allah’ın Resûlü! Bizi de bundan faydalandırsaydınız’ dedi.” (Müslim, Cihad: 123).</p><p></p><p>Mezhep imamları ve İslâm âlimleri yukarıda meallerini verdiğimiz hadislerden hareket ederek bellibaşlı şu hükümlere varmışlardır: </p><p></p><p>Mâlikî fakihlerinden Ebu Bekir İbnü’l-Arabî şöyle der: “İçinde Mâlik b. Enes’in de bulunduğu ekser ulemaya göre, mûsikî kalpleri heyecana getiren eğlencelerdendir. Ne Kur’ân’da, ne de sünnette onun haram olduğuna dair delil yoktur. Ama sahih hadiste mübah olduğuna delil vardır. Sahih hadiste Hz. Ebû Bekir, Hz. Âişe’nin yanına girer. O anda onun yanında Ensarın mersiyelerini okuyan iki cariye vardır. [Sonra hadîsin tamamını yazarak] Mûsikî haram olsaydı, zahiren Ebu Bekir hoş karşılamadığı halde Resûlullah’ın (a.s.m.) evinde olmaması gerekirdi.” (İbnü’l-Arabî, Ahkâmü’l-Kur’ân, III: 9).</p><p></p><p>İbn Cerîr şöyle der: “Onu tâate güç kazanmak için yapan itaatkâr, günaha güç kazanmak için yapan âsi olur. Yoksa o bir bahçede gezinmek ve gezinti yerinde hava almak kabilinden olur.” (İbn Hacer, Fethu’l-Bârî, 13:160).</p><p></p><p>Şâfiîlerin görüşüne göre, teganni (mûsikî), hakkında gelen haberlere göre mübahtır; çünkü bunda develeri yürütmeyi canlandırma, uyuyanı uyandırma faydası vardır. Onu dinlemek de, dinletmek de mübahtır. (Şirbinî, Mağni’l-Muhtâc, VI, 428).</p><p></p><p>Hanbelîlere göre, dinen hoş karşılanmayan birşey olmadıkça teganni mübahtır. İmam Ahmed b. Hanbel’e göre, mûsikînin mekruh olması, bizzat söz üzerine değil, kötü fiil üzerinedir. Yani teganni sebebiyle işlenecek kötü şey üzerinedir. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 12:42-43)</p><p></p><p>Zâhirîlerden İbn Hazm, mûsikînin haram olduğunu söyleyenlerin delil getirdikleri hadîs-i şeriflerin sıhhatli olmadığını söyler. Ona göre, bir farza saygısızlık etmemek şartıyla, mûsikî mutlak surette mübahtır. (İbn Hazm, el-Muhallâ, 9:60)</p><p></p><p>İmam Gazalî, âyet ve hadislerden ve genel prensiplerden hareket ederek, mûsikînin helal olduğunu, aksini gösteren delillerden bir kısmının uydurma olup bir kısmının da ârızî bir durum arzettiğini belirtir. İnsan aklının ve duygularından her birinin kendine has bir özelliği olduğunu ve bu özelliğine göre zevk aldığını dile getirir.</p><p></p><p>Gözün zevki, güzel şeyleri görmek, kulağın zevki de, güzel şeyleri dinlemektir kanaatini belirten Gazalî, mûsikîden etkilenmemeyi ruhsal bir bozukluk ve bazılarının tabiatında bulunan bir kabalık olarak değerlendirir. Ayrıca Medine’ye hicretinde Ensar kadınlarının def çalarak ve “Talaa’l-Bedru” şiirini nağme ile söyleyerek Resûlullah’ı karşılamalarını delil getirir. (İhyâ, I, 351)</p><p></p><p>Bu konuda sayfalar dolusu izahlara yer veren İmam Gazalî mûsikî konusunda bazı hususlara da dikkat çekerken özetle şu noktaları dile getirir:</p><p></p><p>Asıl itibarıyla mûsikîyi haram kılan şey kendisi değil, sonradan ârız olan bazı sebeplerdir.</p><p></p><p>1. Şarkı söyleyen kadın olur, dinleyen de bazı kötü duygulara kapılırsa dinlemesi caiz olmaz.</p><p></p><p>2. Şarkı ve türkünün güftesi bozuk, İslâm inanç ve ahlâkına aykırı ise bunu müzikli ve müziksiz dinlemek haramdır.</p><p></p><p>3. Cinsel duygularına mahkum olan bir genç aşırı derecede müziğe düşer, vaktinin çoğunu da bu yolda geçirirse sefih biri olur. (İhyâ, 1:700)</p><p></p><p>Bediüzzaman’ın mûsikî konusuna getirdiği ölçü çok açık bir formül gibidir. Her türlü mûsikî âleti ve insan sesini kapsamaktadır.</p><p></p><p>“Şeriatça bazı savtlar helâl, bazıları da haram kılınmıştır. Evet, ulvî hüzünleri, Rabbânî aşkları îras eden sesler helâldir. Yetimâne hüzünleri, nefsânî şehevâtı tahrik eden sesler haramdır. Şeriatın tayin etmediği kısım ise, senin ruhuna, vicdanına yaptığı tesire göre hüküm alır.” (RNK, İşârâtü’l-İ’câz, 2:1185.)</p><p></p><p>Gerek insan, gerekse mûsiki âletlerinden çıkan sesler mahiyetlerine ve etki alanlarına göre değerlendirilir. Ya insanın ruhuna tesir eder, onda yüce, dinî ve hamasî duyguların canlanmasına sebep olur veya dinlediği bir mûsikî parçası nefsine ve süflî hislerine hitap ederek manevî duyguların körelmesine sebebiyet verir. Birinci sınıfa giren helal iken, insanı ümitsizliğe, karamsarlığa ve bedbinliğe iten, cinsel duygularına hitap eden mûsikî eserleri ise haram sınıfına girmektedir.</p><p></p><p>Geriye kalanlar, yani içinde dinen mahzur bulunmayan kısım ise, insanın ruh yapısına göre değişikik gösterir, vicdanına yaptığı tesir gücüne göre hüküm alır</p><p></p><p>Mehmet Paksu..</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="SaYa, post: 60049, member: 5"] [b]NEREYE KADAR MÜZİK[/b] BİR EĞLENCE ve neşe türü olan müzik hakkında Peygamberimiz (a.s.m.) zamanındaki uygulamaya baktığımızda, özellikle sünnetteki şekil ve tarza dikkat ettiğimizde, onun da eğlence kategorisi içinde değerlendirildiğini görmekteyiz. Mûsikîye, aşırılığa varmadan belli ölçü ve çerçeve içinde ihtiyaç olduğu kadar yer verildiğine şahit olmaktayız Hz. Âişe validemiz bir kadını Ensardan bir zâtla evlendirip damadın evine götürüyordu. Resûlullah (a.s.m.), “Ey Âişe! Ensar muhabbet duygusu olan bir kavimdir. Onlara, ‘Size geldik, size geldik; Allah bize de, size de hayat versin’ şarkısını söyleyen birini gönderseydiniz” buyurmuştu. (İbn Mâce, Nikâh: 21; Müsned, 4: 78) Hadislerde ifadesini bulan kafiyeli mısralar ve makamla söylenen sözler, daha ziyade, sanat müziği ve ilahi türü sözlerdir. Bu hususta Enes bin Mâlik bir hatırasını şöyle anlatır: “Resûlullah (a.s.m.) Medine’nin bir tarafından geçti. O anda def çalıp şarkı söyleyen birkaç kızcağızla karşılaştı. Kızlar şöyle diyorlardı: ‘Biz Neccâr oğullarının kızlarıyız. Muhammed ne iyi komşudur.’ Bunun üzerine Resûlullah (a.s.m.) onlara: ‘Allah biliyor ki, ben de sizleri seviyorum’ buyurdu.” (İbn Mâce, Nikâh: 21). Yine bir sefer esnasında Peygamberimizin de hazır bulunduğu bir kafilede bir sahabinin okuduğu eseri Peygamberimizin büyük bir sevinç içinde ve dua ederek karşıladığını görmekteyiz. Seleme b. Ekva anlatıyor: “Resûlullah’la (a.s.m.) beraber Hayber gazasına çıktık. Geceleyin yürüdük. Topluluktan birisi Âmir bin Ekva’ya, ‘Şiirlerini bize dinletsen olmaz mı?’ dedi. Âmir şairdi ve develeri nağme söyleyerek yeden birisiydi. Devesinden indi ve o topluluğa şu şiiri makamla okudu: ‘Allah’ım! Şayet Sen olmasaydın biz hidayete eremezdik. Sadaka da vermez, namaz da kılmazdık. O halde can Sana feda, biz günah işledikçe affet. Düşmanla karşılaşınca ayaklarımızı sabit kıl. Üzerimize sekînetini indir. Çünkü biz, cihada çağrıldığımız zaman ona icabet ederiz. Düşman ise yaygara ile aleyhimize yardım topladı.’ Resûlullah (a.s.m.), ‘Develeri süren bu adam kim?’ diye sordu. ‘Âmir bin Ekva’dır’ dediler. ‘Allah ona rahmet etsin’ diye dua etti. Topluluktan birisi, ‘Duanız sebebiyle [şehit olmak ona] vacip oldu ey Allah’ın Resûlü! Bizi de bundan faydalandırsaydınız’ dedi.” (Müslim, Cihad: 123). Mezhep imamları ve İslâm âlimleri yukarıda meallerini verdiğimiz hadislerden hareket ederek bellibaşlı şu hükümlere varmışlardır: Mâlikî fakihlerinden Ebu Bekir İbnü’l-Arabî şöyle der: “İçinde Mâlik b. Enes’in de bulunduğu ekser ulemaya göre, mûsikî kalpleri heyecana getiren eğlencelerdendir. Ne Kur’ân’da, ne de sünnette onun haram olduğuna dair delil yoktur. Ama sahih hadiste mübah olduğuna delil vardır. Sahih hadiste Hz. Ebû Bekir, Hz. Âişe’nin yanına girer. O anda onun yanında Ensarın mersiyelerini okuyan iki cariye vardır. [Sonra hadîsin tamamını yazarak] Mûsikî haram olsaydı, zahiren Ebu Bekir hoş karşılamadığı halde Resûlullah’ın (a.s.m.) evinde olmaması gerekirdi.” (İbnü’l-Arabî, Ahkâmü’l-Kur’ân, III: 9). İbn Cerîr şöyle der: “Onu tâate güç kazanmak için yapan itaatkâr, günaha güç kazanmak için yapan âsi olur. Yoksa o bir bahçede gezinmek ve gezinti yerinde hava almak kabilinden olur.” (İbn Hacer, Fethu’l-Bârî, 13:160). Şâfiîlerin görüşüne göre, teganni (mûsikî), hakkında gelen haberlere göre mübahtır; çünkü bunda develeri yürütmeyi canlandırma, uyuyanı uyandırma faydası vardır. Onu dinlemek de, dinletmek de mübahtır. (Şirbinî, Mağni’l-Muhtâc, VI, 428). Hanbelîlere göre, dinen hoş karşılanmayan birşey olmadıkça teganni mübahtır. İmam Ahmed b. Hanbel’e göre, mûsikînin mekruh olması, bizzat söz üzerine değil, kötü fiil üzerinedir. Yani teganni sebebiyle işlenecek kötü şey üzerinedir. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 12:42-43) Zâhirîlerden İbn Hazm, mûsikînin haram olduğunu söyleyenlerin delil getirdikleri hadîs-i şeriflerin sıhhatli olmadığını söyler. Ona göre, bir farza saygısızlık etmemek şartıyla, mûsikî mutlak surette mübahtır. (İbn Hazm, el-Muhallâ, 9:60) İmam Gazalî, âyet ve hadislerden ve genel prensiplerden hareket ederek, mûsikînin helal olduğunu, aksini gösteren delillerden bir kısmının uydurma olup bir kısmının da ârızî bir durum arzettiğini belirtir. İnsan aklının ve duygularından her birinin kendine has bir özelliği olduğunu ve bu özelliğine göre zevk aldığını dile getirir. Gözün zevki, güzel şeyleri görmek, kulağın zevki de, güzel şeyleri dinlemektir kanaatini belirten Gazalî, mûsikîden etkilenmemeyi ruhsal bir bozukluk ve bazılarının tabiatında bulunan bir kabalık olarak değerlendirir. Ayrıca Medine’ye hicretinde Ensar kadınlarının def çalarak ve “Talaa’l-Bedru” şiirini nağme ile söyleyerek Resûlullah’ı karşılamalarını delil getirir. (İhyâ, I, 351) Bu konuda sayfalar dolusu izahlara yer veren İmam Gazalî mûsikî konusunda bazı hususlara da dikkat çekerken özetle şu noktaları dile getirir: Asıl itibarıyla mûsikîyi haram kılan şey kendisi değil, sonradan ârız olan bazı sebeplerdir. 1. Şarkı söyleyen kadın olur, dinleyen de bazı kötü duygulara kapılırsa dinlemesi caiz olmaz. 2. Şarkı ve türkünün güftesi bozuk, İslâm inanç ve ahlâkına aykırı ise bunu müzikli ve müziksiz dinlemek haramdır. 3. Cinsel duygularına mahkum olan bir genç aşırı derecede müziğe düşer, vaktinin çoğunu da bu yolda geçirirse sefih biri olur. (İhyâ, 1:700) Bediüzzaman’ın mûsikî konusuna getirdiği ölçü çok açık bir formül gibidir. Her türlü mûsikî âleti ve insan sesini kapsamaktadır. “Şeriatça bazı savtlar helâl, bazıları da haram kılınmıştır. Evet, ulvî hüzünleri, Rabbânî aşkları îras eden sesler helâldir. Yetimâne hüzünleri, nefsânî şehevâtı tahrik eden sesler haramdır. Şeriatın tayin etmediği kısım ise, senin ruhuna, vicdanına yaptığı tesire göre hüküm alır.” (RNK, İşârâtü’l-İ’câz, 2:1185.) Gerek insan, gerekse mûsiki âletlerinden çıkan sesler mahiyetlerine ve etki alanlarına göre değerlendirilir. Ya insanın ruhuna tesir eder, onda yüce, dinî ve hamasî duyguların canlanmasına sebep olur veya dinlediği bir mûsikî parçası nefsine ve süflî hislerine hitap ederek manevî duyguların körelmesine sebebiyet verir. Birinci sınıfa giren helal iken, insanı ümitsizliğe, karamsarlığa ve bedbinliğe iten, cinsel duygularına hitap eden mûsikî eserleri ise haram sınıfına girmektedir. Geriye kalanlar, yani içinde dinen mahzur bulunmayan kısım ise, insanın ruh yapısına göre değişikik gösterir, vicdanına yaptığı tesir gücüne göre hüküm alır Mehmet Paksu.. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Sorularla Risale-i Nur
Musikî hususunda umumî ölçümüz Nedir_?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst