Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Müslümana haram kafire helal
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="medahms" data-source="post: 119443" data-attributes="member: 9895"><p></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>Selamün Aleyküm.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: #ff0000">MÜSLÜMANA HARAM KAFİRE HELAL</span> </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>Vaktiyle Bursa’da bir müslüman, eski adı “Yahudilik Yolağzı”, bugünkü adı Arap Şükrü olan muhitte çeşme yaptırmış ve başına bir kitabe eklemiş: “Her kula helâl, Müslüman’a haram!..”</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>Bursa başkent, tabii Osmanlı karışmış, bu nasıl fitnedir diye...</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>Gitmişler kadıya şikâyete, adam yakalanıp yaka-paça huzûra getirilmiş. “Bu nasıl fitnedir, dîni İslâm, ahâlisi Müslüman olan koca devlette sen kalk, hayrattır, sebildir diye çeşme yap, ama suyunu Müslüman’a yasakla!.. Olacak iş midir, nedir sebebi, aklını mı yitirdin?..” diye çıkışmışlar adama.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>Adam: </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>- “Müsaade buyurun, sebebi vardır, lâkin isbat ister, delil şarttır…” dedikçe kadı kızmış:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>- “Ne delili, ne ispatı?.. Sen fitne çıkardın, Müslüman ahâlinin huzûrunu kaçırdın, katlin vâciptir!” demiş.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>Demiş ama, bir yandan da merak edermiş:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>- “Nedir gerekçen?..” diye sormuş.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>Adam: </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>- “Bir tek Sultan’a derim…” diye cevap verince, ortalık yine karışmış. Söz Sultan’a gitmiş, adam yaka paça saraya götürülmüş... Padişah da sinirlenmiş ama, diğer yandan o da meraklanırmış:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>- “De bakalım ne diyeceksen. Bu nasıl iştir ki, hem çeşmeyi yaparsın, hem de her kula helâl, Müslüman’a haram yazarsın?..”</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>Adam, başı önünde konuşur:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>- “Delilim vardır, lâkin ispat ister.”</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>- “Ya dediğin gibi sağlam değilse delilin?..”</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>- “O zaman boynum, hükme kıldan incedir Sultânım…”</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>- “Eeee?!..”</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>- “Sultânım, herhangi bir havradan (sinagog) rastgele bir hahamı izahsız yaka-paça tutuklayın, bir hafta tutun. Bakın neler olacak…”</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>Dediği yapılmış adamın. Bütün azınlıklar bir olmuş, başlarında Mûsevîler, “ne oluyor, bu ne zulüm?.. Bizim din adamımıza biz kefiliz, ne gerekirse söyleyin yapalım, o masûmdur, gerekirse kefâlet ödeyelim...” </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>Çevre ülkelerden bile elçiler gelmiş, elçiler mektup üstüne mektup getirmiş… Bir hafta dolunca, adam:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>- “Sultânım, artık bırakmak zamanıdır” demiş.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>Haham bırakılmış, azınlıklar mutlu, bu sefer Sultan’a teşekkürler, hediyeler… </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>Az zaman geçmiş ki, adam:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>- “Aynı işi herhangi bir kiliseden herhangi bir papaz için yaptırınız Sultânım” demiş.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>Aynı şekilde bir papaz derdest edilip yaka-paça alınmış Pazar âyininden ve aynı tepkiler artarak devam etmiş. Haftası dolunca da serbest bırakılmış. Mutluluk ve sevinç gösterileri daha bir fazlalaşmış, teşekkürler, şükranlar... Levantenler din adamlarına kavuşmanın mutluluğuyla daha bir sarılmışlar birbirlerine...</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>Sultan:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>- “Bitti mi?..” demiş adama.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>- “Sultânım son bir iş kaldı, sonra hüküm zamanıdır izninizle” demiş.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>- “Şimdi nedir isteğin?..”</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>- “Efendim, pâyitahtımız Bursa’nın en sevilen, en sözü dinlenilen, itimat edilen âlimini alınız minberinden…”</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>Adamın dediğini yapmışlar, Ulu Câmi imamını Cuma hutbesinin ortasında almışlar, yaka-paça götürmüşler...</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>Ve ne olmuş bilin bakalım?..</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>Bir Allah’ın kulu çıkıp da, “ne oluyor, siz ne yapıyorsunuz?.. Hiç olmazsa va’zı bitene kadar bekleseydiniz”, gibi tek bir kelâm etmemiş, imamın peşinden giden, arayan-soran olmamış...</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>Geçmiş bir hafta, “nerde imam” diye gelen-giden yok!.. Aptal ve câhil bir imam tâyin edilmiş yerine, ne konuştuğunu kendi kulağı duymayan tam yobaz cinsinden biri… Halk hâlinden memnun, başlamış bir dedikodu, o geçen hafta derdest edilen koca âlim için:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>- “Biz de onu adam bilmiş, hoca bellemiştik…”</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>- “Kimbilir ne halt etti de tevkif edildi!..”</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>- “Vah vaah!.. Acırım arkasında kıldığım namazlara…”</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>- “Sorma, sorma...”</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>Padişah, kadı ve adam izliyorlarmış olup-bitenleri. Sonunda Padişah çeşmeyi yaptırana sormuş:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>- “Eee, ne olacak şimdi?..</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>Adam:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>- “Bırakma zamanıdır. Bir de özür dileyip helâllik almak lâzımdır hocadan.”</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>“Haklısın” demiş padişah, denilenin yapılması için emir buyurmuş ve adama dönmüş. Adam başı önünde konuşmuş:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>- “Ey büyük Sultânım, siz irade buyurunuz lûtfen, böyle Müslümanlar’a su helâl edilir mi?..”</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>Sultan acı acı tebessüm etmiş:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 15px"><strong>- “Hava bile haram, hava bile!..” demiş…</strong></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="medahms, post: 119443, member: 9895"] [FONT=Tahoma] [/FONT] [FONT=Courier New][SIZE=4][B]Selamün Aleyküm.[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Courier New][SIZE=4][B][COLOR=#ff0000]MÜSLÜMANA HARAM KAFİRE HELAL[/COLOR] [/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Courier New][SIZE=4][B]Vaktiyle Bursa’da bir müslüman, eski adı “Yahudilik Yolağzı”, bugünkü adı Arap Şükrü olan muhitte çeşme yaptırmış ve başına bir kitabe eklemiş: “Her kula helâl, Müslüman’a haram!..” Bursa başkent, tabii Osmanlı karışmış, bu nasıl fitnedir diye... Gitmişler kadıya şikâyete, adam yakalanıp yaka-paça huzûra getirilmiş. “Bu nasıl fitnedir, dîni İslâm, ahâlisi Müslüman olan koca devlette sen kalk, hayrattır, sebildir diye çeşme yap, ama suyunu Müslüman’a yasakla!.. Olacak iş midir, nedir sebebi, aklını mı yitirdin?..” diye çıkışmışlar adama. Adam: - “Müsaade buyurun, sebebi vardır, lâkin isbat ister, delil şarttır…” dedikçe kadı kızmış: - “Ne delili, ne ispatı?.. Sen fitne çıkardın, Müslüman ahâlinin huzûrunu kaçırdın, katlin vâciptir!” demiş. Demiş ama, bir yandan da merak edermiş: - “Nedir gerekçen?..” diye sormuş. Adam: - “Bir tek Sultan’a derim…” diye cevap verince, ortalık yine karışmış. Söz Sultan’a gitmiş, adam yaka paça saraya götürülmüş... Padişah da sinirlenmiş ama, diğer yandan o da meraklanırmış: - “De bakalım ne diyeceksen. Bu nasıl iştir ki, hem çeşmeyi yaparsın, hem de her kula helâl, Müslüman’a haram yazarsın?..” Adam, başı önünde konuşur: - “Delilim vardır, lâkin ispat ister.” - “Ya dediğin gibi sağlam değilse delilin?..” - “O zaman boynum, hükme kıldan incedir Sultânım…” - “Eeee?!..” - “Sultânım, herhangi bir havradan (sinagog) rastgele bir hahamı izahsız yaka-paça tutuklayın, bir hafta tutun. Bakın neler olacak…” Dediği yapılmış adamın. Bütün azınlıklar bir olmuş, başlarında Mûsevîler, “ne oluyor, bu ne zulüm?.. Bizim din adamımıza biz kefiliz, ne gerekirse söyleyin yapalım, o masûmdur, gerekirse kefâlet ödeyelim...” Çevre ülkelerden bile elçiler gelmiş, elçiler mektup üstüne mektup getirmiş… Bir hafta dolunca, adam: - “Sultânım, artık bırakmak zamanıdır” demiş. Haham bırakılmış, azınlıklar mutlu, bu sefer Sultan’a teşekkürler, hediyeler… Az zaman geçmiş ki, adam: - “Aynı işi herhangi bir kiliseden herhangi bir papaz için yaptırınız Sultânım” demiş. Aynı şekilde bir papaz derdest edilip yaka-paça alınmış Pazar âyininden ve aynı tepkiler artarak devam etmiş. Haftası dolunca da serbest bırakılmış. Mutluluk ve sevinç gösterileri daha bir fazlalaşmış, teşekkürler, şükranlar... Levantenler din adamlarına kavuşmanın mutluluğuyla daha bir sarılmışlar birbirlerine... Sultan: - “Bitti mi?..” demiş adama. - “Sultânım son bir iş kaldı, sonra hüküm zamanıdır izninizle” demiş. - “Şimdi nedir isteğin?..” - “Efendim, pâyitahtımız Bursa’nın en sevilen, en sözü dinlenilen, itimat edilen âlimini alınız minberinden…” Adamın dediğini yapmışlar, Ulu Câmi imamını Cuma hutbesinin ortasında almışlar, yaka-paça götürmüşler... Ve ne olmuş bilin bakalım?.. Bir Allah’ın kulu çıkıp da, “ne oluyor, siz ne yapıyorsunuz?.. Hiç olmazsa va’zı bitene kadar bekleseydiniz”, gibi tek bir kelâm etmemiş, imamın peşinden giden, arayan-soran olmamış... Geçmiş bir hafta, “nerde imam” diye gelen-giden yok!.. Aptal ve câhil bir imam tâyin edilmiş yerine, ne konuştuğunu kendi kulağı duymayan tam yobaz cinsinden biri… Halk hâlinden memnun, başlamış bir dedikodu, o geçen hafta derdest edilen koca âlim için: - “Biz de onu adam bilmiş, hoca bellemiştik…” - “Kimbilir ne halt etti de tevkif edildi!..” - “Vah vaah!.. Acırım arkasında kıldığım namazlara…” - “Sorma, sorma...” Padişah, kadı ve adam izliyorlarmış olup-bitenleri. Sonunda Padişah çeşmeyi yaptırana sormuş: - “Eee, ne olacak şimdi?.. Adam: - “Bırakma zamanıdır. Bir de özür dileyip helâllik almak lâzımdır hocadan.” “Haklısın” demiş padişah, denilenin yapılması için emir buyurmuş ve adama dönmüş. Adam başı önünde konuşmuş: - “Ey büyük Sultânım, siz irade buyurunuz lûtfen, böyle Müslümanlar’a su helâl edilir mi?..” Sultan acı acı tebessüm etmiş: - “Hava bile haram, hava bile!..” demiş…[/B][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Müslümana haram kafire helal
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst